nisan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nisan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2025 Pazar

Geçer Elbet

...Geçer Elbet...
Nicedir nisan ortasında yağan kar gibi üşüyordu içim, dışım.
Meyve çiçeklerime don vurmuş, ayaza kesmişti yüreğim.
Bundan sonra, yaprak yaprak yeşillensem ne, yeşillenmesem ne?
Ne meyvelerim salkım saçak dökülebilir baharıma,
Ne de sebzelerim büyüyebilir yaza öykünen sabahlarıma.
Lakin yaşıyoruz hala,
Yaşamayı nefes almaktan ibaret sansak da,
Bugünler de geçer elbet, geçmek zorunda!
Cemre.Y.

24 Temmuz 2024 Çarşamba

Bilmem Ki

...Bilmem Ki...
Epeydir yüreğimin coğrafyası aşırı sıcak ve kurak!
Toprağım çatlamış, yapraklarım çoktan kavrulmuş, çimenlerim solmuş.
Bilmem ki bundan sonramda,
Yağar mı nisan yağmurlarım, gelir mi ki beklenen o baharlar.
Cemre.Y.

16 Nisan 2022 Cumartesi

Bahar Güneşi

…Bahar Güneşi…
Nisan ortası nihayet havalar ısınmaya meyl etmişken,
Günlerden Cumartesi ve üstüne üstlük,
Bahar güneşi zülüflerini uzatmışken penceremden,
Durduk yere toprağa harmanlandı ellerim.
Minicik tohumları yerleştiriverdim binbir özenle!
Can sularını da damıttım parmak uçlarımla.
Canına can kattıklarımın,
Canımı kanattıklarını düşünmedim bu sefer!
Çünkü artık, tam da şimdi…
Çoktandır solup giden hayallerimi,
Yenileriyle yenilemek vakti!
Hiç yoktan birinden biri, belki, filizleniverir misal!
Hiç yoktan birinden biri meyve verir, sebze verir belki.
Durduk yere…
Çoktandır yenilenmemekten,
Okşanmamaktan solan gururum,
Övünçle dolar, tepeden tırnağa!
Bahar güneşinin zülüflerinden öpüp,
Saçlarıma, ellerime, yüzüme, gözüme sürüp,
Tepeden tırnağa teyemmüm edip,
Hiç yoktan…
Yeni bir ben daha olurum yeniden kim bilir!
Cemre.Y.

28 Nisan 2020 Salı

Durduk Yere

...Durduk Yere...
Sanal gerçekliğin gizleminde,
Yeşilin binbir tonu seriliyor gözlerimin gerçekliğine!
Aylardan nisan belli!
Öyle belli ki, neredeyse sonuna yakın gibi...
Durduk yere hava yağmurlanmış,
Durduk yere güneşin şavkı vurmuş yaprağın tutunduğu dala,
Durduk yere meyveler filizlenip, çiçeklenmiş,
Durduk yere, sanki cennet tasviri gibi, her şey güzelleşmiş.
Her yer, her şey, gün ortası, gece karası, fark etmeksizin,
Kundağa yeni sarılmış, ceninliğini geçmiş,
Fetüslüğünde afallasa da onu da es geçmiş,
Onca günleri, haftaları, ayları aşmış da gelmiş, hoş gelmiş!
Amma ve lakin,
Mademki çoğu, hayallice doldurulamamış güncesine...
Ömrünün, en baharına öykünürken, ömrü, hep ayaz geçmiş!
Hayatların kaderini, alnının tam ortasına yazılı kaderini,
Alnının tam ortasından silercesine,
Sinesinin tam ortasına, kader diye çizmiş!
Ve belli ki az kalmış, gelecek ardından kiraz mevsimi.
"Ateşin közü,
Odunun özüne yakın olmalı!" derdi hep rahmetli anam!
Cennetimden bildiriyorum, benim dünyam, bu değildi,
O kiraz mevsimi,
Ben bir kere daha, yeni bir evren değiştirmeden, gelmeliydi!
Cemre.Y.

23 Ocak 2020 Perşembe

Kardelen

...Kardelen
Sen, tam da bahara nazır nisan ayazlarında üşürsün,
Hiç yoktan lalelere öykünür, hiç yoktan ısıtırsın ruhunu.
Mevsimindeydi bir şeylere yeşillenmesinin!
Beklenen, hayallenen, özlenendin zira!
O yüzden, hiç olmadı kendin ekerdin ömür tohumlarını,
Çünkü ben, seni öyle yetiştirdim, her durumda ayakta dimdik ve asil.
Bir tek, ellerini ısıtmayı beceremedim, o, tek başına olmuyor çünkü!
Bense, ne vakit güneş bana sırtını dönse,
Mevsimi fark etmeksizin, zemheriymiş gibi hep üşürüm.
Hiç yoktan doğduğum gün gelir aklıma,
Hiç yoktan karartırım ruhumu, gereksiz bir cinsiyetti gelişim.
Beklenen, hayallenen, özlenen ben değildim!
O yüzden, hiç olmadı kendi kendimi gömer,
Kendi kendimin mezar taşına yüz sürerim.
Ne tam sevildim, ne de tastamam kabullenildim.
Lakin yine de her yeni güne uyandığım sabaha,
Kardelen sevdası kadar ümitlendim de
Bir tek, ellerimi ısıtmayı beceremedim,
O, tek başına olmuyor çünkü!
İşte o yüzden kuzum, sen hep laleleri çok sevdin,
Ben, kar ortasında boynunu bükmüş kardelenleri.
Cemre.Y.

5 Temmuz 2019 Cuma

Üşümüşüm

...Üşümüşüm...
Ey benim...
Nisan zülüflü Temmuz düş'üm,
Gül gamzesinin çukurundan ömürler öpüşüm.
Ey benim...
Zemheri bakışlı Ağustos gülüşüm,
Yosun kokulu saçlarından güneşler örmüşüm.
Ey benim...
Gönül yaram, yürek sevdam,
Ey benim...
Yosun gözlüm.
Ben senli her mevsimin içindeyken bile,
Her daim yaz ortasındaymışım...
Ama sensizliğe hep üşümüşüm.
Cemre.Y.

23 Nisan 2019 Salı

Ömrüme Hoş Geldin Baharım

...Ömrüme Hoş Geldin Baharım...
Ben seni bir yaprağın üzerindeki,
Küçücük çiy tanesine yıldırım düştüğünde,
Ve yaprak alev alıp ardından donduğu vakitte,
Tam da aşkın mevsiminde,
Asil bir duruşun aynası lale eyleyip doğurdum.
Ki bakarsan tarihine,
Bütün mitolojiler de bu hikayemi doğrular!
Ben seni, koynumdan uçurup kırlangıçları,
Boynuna doladığım gönül yakan çiçeğinin,
Sevinç ışığı mevsiminde doğurdum,
Ben senin gül cemalini her gördüğümde,
İçinde kelebekler uçuşurken,
Bir yandan yağmurları ağlayan nisan ayında doğurdum.
Ben seni, bana doğurdum.
Ömrüme hoş geldin baharım.
Ömrüme hoş geldin, iyi ki geldin.
Saçlarının kokusunu tel tel içime çektiğim her an,
Her mevsiminde bana ömürler bahşeden lale mevsimim.
Ömrüne lale mevsiminden başka bahar değmesin.
Cemre.Y.

17 Nisan 2019 Çarşamba

Nisan Yağmurları

...Nisan Yağmurları...
Nisan yağmurları geçiyor ömrümüzden,
Hiç yoktan sele kesiyor vatanımın bir şehri,
Hiç yoktan don vuruyor bahara çiçeklenen meyvelerime!
Halbuki biz zemherileri geçip de gelmiştik bu mevsime.
Halbuki biz sonbaharda savrulup solan son yaprak idik!
Ne bileyim hiç yoktan eriğe kesecekti dallarımız,
Hiç yoktan çilek, hiç yoktan kiraz kiraz salınacaktık!
Nisan yağmurları geçiyor ömrümüzden,
Vazgeçmek fıtratımızda yok lakin...
Ya pes ettirirlerse!
Sonundaysa, asıl onlara,
"Pes!" dedirtmek gerek bence,
Yetmedi mi ömrümüze serdikleri kara bulutları büyücü ruhların,
Sonu gelmeli artık, o kapkara bulutların.
Vaktidir, coğrafyamı yeniden doğurmamın!
Cemre.Y.

2 Eylül 2018 Pazar

"Hoş Geldin Sevgilim" Derim

..."Hoş Geldin Sevgilim." Derim...
Mevsim yapraklarını sonbahara soyunmaya hazırlanırken,
Kumsalların,
Sevişgen havluları toparlanıp şezlongları terk ederken,
Limanları,
Yaz kalabalığı yatları, tekneleri vesaireleri çekip gitmiş,
Balıkçı takaları açık denizlere açılmışken geldin.
Hoş geldin sevgilim.
Bir bilsen...
Ben seni kaç Temmuz, kaç Eylül, kaç Kasım bekledim.
Beklemelerden yorulunca da,
Ömrümün Aralıklarını,
Ocak'larıyla buluşturup kaç Şubat, kaç Mart'ı,
Yetimliğin zemheri ayazlarına ekledim.
Kim bilir kaç Nisan yağmurunda boğulup,
Kaç Mayıs kirazlarını, erikle, çilekle buluşturup,
Kaç Haziran'da,
Belki bir tatil dönüşüne denk geliriz diye hayal ektim.
Kim bilir...
Kaç Ağustos'un gün batımında seninle doğmayı diledim.
Kaç Ekim'de yalnızlığımın omuz başlarını öptüm yeniden.
Hoş geldin sevgilim.
Ertelenmiş ömürlerinle vedalaştıysan,
Kızıl saçlı baharlarınla yollarını ayırdıysan,
Sonbaharın son yapraklarını da soyunduysan,
Gitmeyeceksen, bitmeyeceksen,
Sonunda bize kalacaksan.
"Hoş geldin sevgilim." derim.
Cemre.Y.

25 Temmuz 2018 Çarşamba

Kısa Masal

...Kısa Masal...
Yosun gözlerine yine şiirler düşmüş ey yarim,
Saçlarının güneş ışıltılarına derin hikayelerden öyküler serilmiş yine.
Söyle kim kopardı yine dudağının kenarından,
Nisan nakışlı o çok sevdiğin lalelerin gülüşünü.
Kime içinden feryat figan fırtınalar çoşarken,
Sen en soğuk bakışınla susa susa çığlıklar attın
"Kristal bir kalp olsam, en yüksekten atıverseler beni
Kim bilir kaç katrilyon parçacığa bölünür ruhum da
Ben yine de taş'ım diye kendimi diriltirim." dedin.
"Bir kelimesi ömrüme ömür katıp,
Bir kelimesi ile ecelime yaklaştıranım var benim...
Hem batınım, hem zahirim gibi." deyip deyip
Kimlere sükut geçtin ömründen ömür giderken.
Kirpiklerinin içine yine yağmurlar kaçmış ey yarim,
Saçlarının kumru kumru kumrallarına
Zor hayatların kısa masalları sığınmış yine.
Cemre.Y.

5 Şubat 2018 Pazartesi

Ona Yanarım

…Ona Yanarım…
Bir nisan yağmuru kadar yeşilin en tazesine umut'ken,
Bir zemheri ayazında yağan kar fırtınası kadar...
Unutulmuşluk oldun ya ona yanarım.
Cemre.Y.

21 Ocak 2018 Pazar

Yoksun


…Yoksun…
Eylül sabahının serinliğinin içimi ürpertmesi ile,
Nisan sabahının ılık güneşinin,
Omzumu okşamasını özlediğimi,
Fark etmek gibi bir duyguydu seni özlemek.
Senden uzak, kokuna burun sızısı,
Dokunmana ten yarası, sevmene aşk acısı…
Bu sabah da yoksun işte…
Peki ya ötesi var mı?
Ötesi yok değil mi.
Cemre.Y.

19 Ocak 2018 Cuma

Zemheri

…Zemheri…
Günlük güneşlik güzelim nisan baharını da
Açık havada sevgiliyle flört etmek yerine
Koltuk köşelerinde şiir yazarak geçirdik ya...
Artık zaman...
Zamanı hatırlama mevsimidir,
Hoş gelmiş ayların en yalnızı zemherinin o son demi!
Isınacak bir şeyler biriktirin hayatınıza.
Cemre.Y.

10 Ocak 2018 Çarşamba

Hayal

...Hayal...
Mutluluk artık çok kısa bizde
Kış ortasında bulutların arasından sıyrılıp
Kaçıveren sıcacık bir güneş gibi...
Baharı müjdeleyen bir nisan yağmuru sonrası değil de
Kara kışa merhaba kıvamında renkleri bile soluk
Bir görünüp ansızın yok oluveren
Gökkuşağı kadar kısa ve tıknaz.
Mutluluk artık birer hayal bize.
Cemre.Y.

17 Aralık 2017 Pazar

Yosun Gözlüm

…Yosun Gözlüm…
Bugün günlerden...
" SEN" ertesi...
28 Nisan 1997 Pazartesi- Doğduğun gün!
(Doğduğun günden beri bütün pazartesileri çok ama çok sevdim ben)
28 Nisan 2003 Pazartesi- 6.yaşın bitti!
28 Nisan 2008 Pazartesi-11.yaşın bitti!
28 Nisan 2014 Pazartesi-17.yaşın bitti! (18’ine giriyorsun!!!)
28 Nisan 2025 Pazartesi-28.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2031 Pazartesi-34.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2036 Pazartesi-39.yaşın bitiyor! (Benim şimdiki yaşımdasın)
28 Nisan 2042 Pazartesi-45.yaşın bitiyor! (Ben olmayabilirim!)
28 Nisan 2059 Pazartesi-62.yaşın bitiyor! (Anneannenin şimdiki yaşındasın!)
28 Nisan 2064 Pazartesi-67.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2070 Pazartesi-73.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2081 Pazartesi-84.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2087 Pazartesi-90.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2092 Pazartesi-95.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2098 Pazartesi-101.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2104 Pazartesi-107.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2110 Pazartesi-113.yaşın bitiyor!
28 Nisan 2121 Pazartesi-124.yaşın bitiyor!
Takvim bitiyor, sen bitmiyorsun yüreğimin çiziği!
(Upuzun sürecek ömrün boyunca
Doğduğun günlerin pazartesiye denk düşen yıllarını buldum.)
İyi ki bu dünyada benim evladım olarak vücut bulmuşsun!
Seninle ve varlığınla gurur duyuyorum.
Nazar’ım değiyor sana, gözlerinin yosun ışıltısında kaybolurken,
“Her şeye rağmen” li bir hayat var çünkü orada.
Her gülüşünde, gül kıvrımlı dudaklarının kenarında
İki gamzen oluşuyor ya, sanki biri Güneş’im, diğeri Ay’ım.
Biliyor musun?
Artık korkmuyorum seni doyasıya sevmekten ve sana yetememekten!
Seni paylaşarak sevmeyi öğrenebildim sonunda.
Kıskancım biraz evet!
Senin, her benden gidişinde düşünüyorum mesela
Benim gibi burun direkleri sızlayacak kadar
Kokulu mu öpüyorlardır acaba seni?
“Olsun!” diyorum sonra,
“Her gördüklerinde, benim gibi yeniden aşık olmuyorlardır ya sana!”
Cemre.Y.

25 Ekim 2017 Çarşamba

Papatyalar

...Papatyalar....
Papatyalar biriktiriyorum ömrüme
Eski şiirlerimi birinci el Güneş'e satıp
Yerine yeni baharda çıkacak
Papatyalar alıyorum.
Hani uzayacak ya saçlarım o vakte kadar
Bana ne!
Ekim’le Nisan ayazından,
Yaz gelecek yine ömrüme ve ben
Belik belik seni öreceğim içine
Sen papatyam olduğunu bilmeyeceksin bile.
Cemre.Y.

19 Ekim 2017 Perşembe

Ne Diyeyim Pardon

...Ne Diyeyim Pardon...
Kim bilir kaç kereler dinledim bu şarkıyı,
Aylar ve geceler boyu...
Her bir cümlesinde,
Kelime kelime akmıştır gözlerimin yaş taneleri.
Yüzüm solmuş, dudaklarımda
Acı bir anı tebessümü,
Bir yanı buruk, her yanı kırık.
Ben sana yüreğimdeki çizikle geldim ey yar...
Ve ne yazık ki hep var!
Daha ortalık darmadağınıktı,
Toparlayamamıştım daha
Paramparça can kırıklarımı.
Azaldıkça çoğalmaya başlamıştım da…
Ben sana bitirmiş de gelmiştim
Son kırıntılarımı, kırgınlıklarımı.
Hani göz bebeklerimin içine bakıp,
“Boşluk duygusu seni bana getiren” demiştin de
Ben susmuştum sana.
Bilemedin ey yar!
Sen daha insanoğlu
Vücut bulmamışken dilediğim o tek dilektin.
Kaderimdin.
Olmamam gereken hallerden,
Gitmemem gereken yollardan koruyanımdın.
Bir nisan yağmuru kadar yeşilin en tazesine umut,
Bir zemheri ayında yağan
Kar kadar unutulmuşluktun.
Kederimdin belki ama dileğimdin,
Sen geldiğinde ben boşlukta değildim.
Sen geldiğinde vazgeçmiştim
Hayattaki varlığımdan.
“Hiç” likteydim!
Sana saçmaladığım kadar
Hiç kimseye ve hiçbir şeye saçmalamadım ben.
Hiçbir zaman öyle bir şans verilmedi bana...
Sen verdin!
Varlığın…
Var olabilme nedenin boşluktan değildi de
Yokluğun ve olamama halin,
Bermuda şeytan üçgenindeymişim
Hissi uyandırıyor bana
Ne bitirebiliyor, ne başlayabiliyorum...
Bir girdabın içinde öylece dönüp duruyor,
Öylece savrulup duruyorum...
Sadece bu şarkıyı dinliyorum...
Sadece seni yaşıyorum...
Yokluğun bile sen be sevgili,
Ne diyeyim ki!
Pardon...
Cemre.Y.

14 Eylül 2017 Perşembe

Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben

...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben...
Ne zaman şiir kuşanacak olsam,
Avuç içi kadar bir coğrafyaya,
Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma!
Hepsi birbirinden Nisan,
Hepsi diğerinden Zemheri, sen gibi.
Sonra tarihleri sıralanır dimağımda,
Başlangıçları milyonlarca kelebeklerle.
Bitişleri mutlaka,
Üçlü mezar duvarlarıyla biten sonları…
İnsandım elbette, sandığının aksine aşka dair,
Labirentlerim vardı benimde.
Güne onunla uyanmak,
Geceye onunla sonlanmak gibi.
Kısacık bir rüya kadar,
Sonu...
Sonsuzluğa çıkabilecek hayallerim hep vardılar!
Üstelik ben hiç akıllanmazdım.
Hiçbir sevdamı,
Matematiğe hiç karıştırmazdım.
Ömrümün, ömürlerine sevdaları zaten,
Oldukça azdılar be!
Ne gereği vardılar!
Sen de benden,
Yüreğimin sol kaburgasını kırıp gidene kadar.
Şimdi ben ne zaman,
Çetin bir kış sonrası,
Başka bir coğrafyada,
Bir serçe kanadında filizlenmeye çabalasam,
Eskiden kırık olan tarafı denk gelir bana yine.
Bir sen vardın…
Bir sen gittin…
Bir sen kaldın…
Senden sonrama, başka hangi sevdam uçabilirdi ki?
Yüreğimin kırık kaburgasıyla,
Ne kadar yol alabilirdim?
Gözlerimi akıtsam havaya,
Yüzüm kalırdı.
Yüzümü savursam,
Gülüşüm kalırdı.
Gülüşümü bıraksam…
Yine sen kalırsın.
Ey kalbimin kırık kaburga kemiği,
Senden sonrama,
Hangi sevdam sonsuzluğuma,
Oradan sızacak sanırsındı ki?
Beni soracak olursan,
Hala içimde,
Elinde misketler dolusu haylaz bir çocuk,
Hala ergen, hırçın,
Laf anlamaz toy bir delikanlı kızcağızım.
Hala ruhumun derininde,
Çoktan emekli mezarını kazan ihtiyarım.
Yine de…
Afiyetine dualarla,
Hamd-ü senalar eder,
Ellerinden öperim.
İyiyim ben.
Ya sen anam?
Bizi bunca bırakıp gittiğine göre,
Oralarda nasıl ahvalin?
Cemre.Y.

9 Eylül 2017 Cumartesi

Yürek Sızım

…Yürek Sızım...
Yarim…
Yüreğim…
Yürek Sızım…
Söyle mutlu musun şimdi?
Önce küçük bir meltem fısıltısıyla
Girdin de dünyama.
Sonra bir fırtına,
Bir tufan estirdin de yüreğimde…
Seninle çoğaldım,
Seninle azaldım ama hep kabıma sığdım!
Oysa senin aşkın,
Bir sonbahardan, ilkbahara,
Bir acayip nisan yağmuruydu hep.
Azar azar azalttın bendeki seni,
Yok olmaya yüz tutmuş, beni,
Türünün en son örneğini.
Benim bağrımda hep camdan bir kalp vardı da...
Zaten kırıktı, şimdi artık binbir parça sayende
Neden gelip geçip ezersin ki...
Neden doymazsın beni paramparça görmelere.
Cemre.Y.

27 Ağustos 2017 Pazar

Cennetimden Geçerim


…Cennetimden Geçerim…
Eylül'e ramak kala...
Nisan yağmurun olmaktı hep asıl niyetim
Yosun gözlümün gözlerinin çimeninde...
İlk ve son kere
Baharın sonundaki o,
Son yeşil çimen renginde olmayı diledim.
Meğer!
Baharımın ilk'ine sonmuş bu!
Kırk'ımı kırk geçe
Hayatıma çok kala
Sana hayli geç kalmışım demek ki
Bir kere bile olsa
Oysa!
Ramağı çoktan erken geçmişten
Ben sana erken gelmişim efendim...
Beni affetme sen...
Ben sana cennetimi sunardım.
Hem de bedava!
Sen yine de bana cehenneminin adını yaz!
Senin için geçerim...
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...