selam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
selam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2026 Perşembe

Selam Söyleyin

...Selam Söyleyin...
Sıcak ülkelerin, sıcak iklimleri olan şehirlerin insanları,
Gün doğumun gökyüzüne serdiği turuncu bulutlara selam söyleyin.
Hele bir de, deniz görüyorsa yürüdüğünüz yollar,
Köşedeki ağaçların dallarında cıvıldaşan serçelere selam söyleyin.
Buralarda güya sırasıyla düşüyor Cemreler ama,
Gelmedi gelmesi gereken baharlar, üşüyor eller, ayaklar.
Sabah sabah omuzlarına düşüyorsa güneşin zülüfleri,
İlle de ona daha çok selam söyleyin.
Cemre.Y.

14 Eylül 2025 Pazar

Gülümse

...Gülümse...
Günaydın ey benim kırgın kirpiklerini tel tel öptüğüm.
Uyandıysan yeni güne,
Pencerenin perdelerini kenara sıyırırken,
Mor çiçekli sarmaşığın sana selam verdiyse gülümse.
Gitti, daha da gelmez dediğin güneş,
Bulutları kovalayıp konduysa terasının baş köşesine,
Hafif bir rüzgar öptüyse omuz başlarından gülümse.
Sade kahvenin yerine güne demli bir çayla başladıysan,
Aç karnına içilen ilaçlarına bu sefer ara verdiysen,
Derin bir nefes çektiysen sigaranın dumanından,
Her şeye rağmen, herkese rağmen yaşıyorsan,
Gülümse!
Hem de hayata inadına gülümse.
Günaydın ey benim pazar sabahım sana da günaydın.
Cemre.Y.

22 Ağustos 2025 Cuma

Az Önce Güneşi Batırdım

...Az Önce Güneşi Batırdım...
Az önce güneşi batırdım,
Yosun gözlerinin maviye çalan ela tav'ında.
Gözlerinin irislerinde ne çok mavi gizli,
Ne çok gri, ne çok sarı, ne çok kahve.
Belki sen bile bilmiyorsun ama!
Ne çok yeşil saklı her bir haresi birer hazine gibi.
Birkaç damla gözün yaşı saklanmış kirpiklerinin ucuna,
Alıp usulca öptüm onları hissettin mi?
Sana...
"Beni şimdi sevme!" diyemem ama!
"Sakın ha, beni şimdi özleme, sakın ha kınalı kuzum."
Birçok şiir gibi...
Birbirimizden...
O son gün, son kez...
Geçip gittik biz.
Sen benden çoktan caydın,
Ben bana kaldım hepsi bu.
Az önce güneşi batırdım,
Yokluğunun bilmem kaçıncı akşamında
Geceye de selam olsun ki
Bazı bazı yokluyor bizsizliği!
Yoksa şiir dediğin ne ki!
Cemre.Y.

20 Ağustos 2025 Çarşamba

Selam Olsun, Gidene De, Kalana Da

...Selam Olsun, Gidene De, Kalana Da...
Sade kahveyle güne uyanmayalı çok vakit geçti lakin,
Şöyle bir yorgunluktan sonra da,
Kocaman bir fincan sade Türk kahvesiyle,
Günü selamlamak gibiydi kendi kendime gülümsemek.
Gözümden düşeni gönlüme yük etmeyi terk ettiğimden beri,
İyiydim iyi, hem neden olmasaydım ki?
Aferin bana, hem de en kocamanından.
Derin bir nefes kadar yaşıyorum şükür.
Selam olsun, gidene de, kalana da.
Cemre.Y.

22 Haziran 2024 Cumartesi

Hayallerimden De Özür Dilerim!

...Hayallerimden De Özür Dilerim!...
Sevgili kendim, emekli olduğunda,
Sana...
Sevdiceğinle koyun koyuna geceye selam edip,
Yarınlarını düşünmeyeceğiniz uykuların ardından,
Kıyısı deniz olan pencerelerden süzülen ışıklı sabahlar,
Mutlu mutfağın ocağındaki çayınız demini alırken,
Yüzünüzü denizle yıkadığınız gün doğumları hayallenmiştim.
Şimdi, hala, yalnızlığın acı çayını tek başıma yudumlağım için,
Kendimden de hayallerimden de özür dilerim.
Cemre.Y.

24 Mart 2023 Cuma

Kalem Kırılmış, Konu Kapanmıştır

…Kalem Kırılmış, Konu Kapanmıştır…
Bunca yılımı geçmişin "Vah!"larına harcadım...
Bundan sonra tutan "Ah!"larımı da ardımda bıraktım!
Nasıl olsa beni kaybeden ben olmadım...
Artık "An"ın ve geleceğin huzurunu duyma vakti.
Zira güven,
Bir yüreğin kalesinin bayrağıdır,
Bayrağı çalan terhis olur.
Bayrağı tutan direkse, ömür boyu mahkum!
Yüreğimden terhis olanlara selam olsun ki,
Bundan sonra…
Kimsenin egosuna tavan direği olamam!
Kalem kırılmış, konu kapanmıştır!
Bu hayat,
Can kırıklarıyla dolu kalbimi,
Acımasız adımlarıyla eze eze öğretti ki,
Ömrünü feda ettiğin evladın bile olsa,
Sahibinden çok değer verirsen,
Senin ederinden düşermiş.
Seni de yüreğimden azat ediyorum.
Cemre.Y.

26 Aralık 2021 Pazar

Selam Olsun

…Selam Olsun…
Keyfim, rafadan yumurta istedi,
Kahyası, biraz peynir ve zeytin.
Bana taze demlenmiş çay yeterdi
Üçümüz kahvaltı ediyoruz...
Yalnız ve çaresiz kalacak,
Düşüp yıkılacak diyenlere selam olsun.
Ha ayrıca…
Gözünü sade Türk Kahvesiyle açanlara,
Sade Türk Kahvesinin yanında,
Derin bir nefes sigara çekenlere,
Ve tiroid ilaçlarına ve mide koruyuculara,
Ve kahvaltı sonrası kolestrolle birlikte,
Hiç sevemediği şekerinin ilaçlarına,
Eriyen kemiklerine, dizinin sıvı kaybına,
Ama en çok…
Ara ara vuran yürek yangısıyla,
Ertesi güne gözünü,
İnadına, gülümseyerek açana da selam olsun!
Cemre.Y.

27 Ekim 2020 Salı

Sabaha Selam Söyle Ey Yüreğim

...Sabaha Selam Söyle Ey Yüreğim...
Meğer ne çok yok'luk çekmişim ömrümde,
Ne de çok yoksun'luk!
Yıllar yılı...
Mısra mısra yazdığım yetmezmiş gibi,
Nicedir de...
Ağır bir romanın baş kahramanı olarak,
Anlatıp duruyordum, suya söyler gibi.
Üstelik...
Yıllar önce,
Yaşlı bir teyzenin bana söylediği gibi,
Zaman dönüp devran değişince,
Eskisi kadar kanatmaz oldu,
Eskisi gibi ağlatmaz oldu,
Canımın kırık canları.
Sabaha selam söyle ey yüreğim,
Gün doğunca ona yine gülümseyeceğim.
Cemre.Y.

13 Mart 2019 Çarşamba

Vuslat Gibi

...Vuslat Gibi...
Gönlümün kanatları,
Daha yeni rüzgarından yel almışken,
Beynim hep dur çekiyor senden sebepli.
Zira ben artık...
Allı turnalara sevdiğime selam eylemekten.
Posta kutumda birikmiş cevapsız mektuplar biriktirmekten,
Çok mu çok yorgunum bir nefes kadar ötemdeyken.
Sen, deyince zaman mefhumu donuyordu güya!
Zamana inat senle ben iletişim halindeyken!
Bir sarılmak hasreti sarıyordu ruhu,
Bir de derin bir nefes almak teninden hayali.
Şimdilerde aklımın kefesi ağır çekiyor,
Dengesiz bir tahteravellinin havada asılı kalıp,
Yere çakılacaksın hissi.
Gönlümün kanatları bilmediğim diyarların,
Bilmediğim iklimlerinde sana sığınırken,
Aklımın rüzgarları yıllar yılı binbir emek kazdığım,
Yalnızlığımın çukurlarına gömüyor beni.
Ki nihayet ulaştım ilk temeline lakin bilemedim ki
Kanatlanıp uçsam mı gelecek dedikleri,
O yeni coğrafyanın iklimlerine,
Yoksa ki bir beton daha mı döküversem,
Gelememişime, geçmişime...
Adam gibi gelemeyişine.
Ki zira bu sefer...
Hıdırellez zamanı gül dibine dilek falan ekmeyeceğim,
Sonra da,
Onu denize salmak için çaba sarf eylemeyeceğim o kesin!
Hayal için dua amin olmaz bunu öğrendim.
Ama sen hayal değildin ki,
Vuslat gibiydin.
Cemre.Y.

3 Mart 2019 Pazar

Kefen

…Kefen…
Ki senle bir şey daha öğrendim be sevgili!
Adının ismi ve de cinsi'nin geçmemesi gereken
Bütün o anlar'ı velhasıl kelam ki bütün anılar'ı…
Güya…
Yeni bir hikayeden roman yazacaktık biz bize
Hiç kimse…
Hiçbir şey…
Biz kadar gerçek değildi,
Tam da sarılacaktık koyun koyuna…
Selamız okundu durduk yere selamız!
Benim, kefenim, hala da yalnızdı!
Hak'sa helal çoktan vazgeçişli meyillerime!
Cemre.Y.

30 Ocak 2019 Çarşamba

Zaman

...Zaman...
Baktım da şöyle bir geçmişime,
Zaman...
Ayarı bozulmuş bir sarkacın gölgesine saklanmış,
O yaramaz çocuğun bütün misketlerimi çalıp,
Kayışı kopmuş zemberek hali gibi hızla geçmekte.
Karşımdaki adamın artık uzayan sakalları,
Yer yer kırlaşmış çoktan!
Saçlarına kırağı yağmış ben görmeyeli.
Halil İbrahim sofrasını da yese
Hep incecik kalan bedeninde
İhtiyar göbeği oluşmuş ben görmeyeli.
Fakat ne vakit karşıma geçip bir hikaye anlatacak olsa!
Hala arsız bir deli kanlı gibi kahkahalarla sırıtmakta.
O güldükçe gözlerinin içi öbek öbek gülmekte umursuzca!
Kızmadım bu sefer, kırılmadım, gücenmedim de,
Meğerki divanına durup
El sürdüğü Kabe bile onu adam edip büyütemediyse.
Meğerki onun da olmayasıca mizacı böyle.
Saygıda kusur etmedim yine de,
Sırf Kabe'ye el sürmüş diye elinin içini de öptüm hani!
Artık gelenin de geçenin de benimle değil mizanı.
Gördüm ki yaradan da artık,
Her onun divanına yanaşıp şeytanı taşlayanın,
Öyle nur falan yağdırmıyor yüzüne.
Selamını yollamış bana aldım kabul ettim.
Zira adam,
Nuru pak cennetlik dönseydi ona daha çok gücenecektim.
Yüreğime sardım selamını ve de sevgisini,
Çok tatlı şeyler sevmiyorum diye,
Peygamber efendimizin diktiği
Hurma ağacının torunlarından yollamış bana,
Tam da ağzımın tadına göre, ne çok tatlı, ne de tatsız!
Teşekkür ve şükür ettim.
Doğduğum günden itibaren, tam da artık tam zamanıyken,
Kendim dahil her şeyi canı gönülden,
Tam ciğerimin içinden Allah'ımı bile affettim.
Cemre.Y.

23 Şubat 2018 Cuma

Katlanmalı

…Katlanmalı…
Gecesiz gün mü ola!
Katlanmalı zifirine
Ardında saklı Güneşi
Yıldızlara yaren ederek.
Cemre.Y.

15 Şubat 2018 Perşembe

Şarkı

…Şarkı...
Güne bir şarkıyı mırıldanarak uyandım.
Güneş'ime bir selam çakıp,
Eksikli hayatıma biraz
Sen katmayı diledim.
Cemre.Y.

21 Ocak 2018 Pazar

Selam Olsun

...Selam Olsun...
Sonrası cehennem korkusu...
Ben insan gibi müthiş bir varlığı yaratmış olanın
Kullarını cehenneme atacağını dahası
Onunla sınamaya kalkacağını düşünmüyorum,
Misal evlatlarımız...
Onları bile tek başımıza var edemediğimiz halde,
Elbette en çok, en ilk,
Her şeyden çok bizi sevsinler, bizi tercih etsinler isteriz.
Ancak özgürdür yürekleri.
Beni seversen şöyle olur, sevmezsen cehennem demeyiz.
Ki yaradan?
Bence o, o kadar acımasız değil.
Sadece insanların bu kadar ve gereksiz yere
Kendi kendilerinden çoğalabileceğini ön görememiştir
Ya da farklı evrenlerde bizden daha da önemli işleri vardır!
Selam olsun ona!
Cemre.Y.

30 Kasım 2017 Perşembe

Sevgülü Kaderimi Baştan Değiştiren Gutup Ayusu Büyücüsü

…Sevgülü Kaderimi Baştan Değiştiren Gutup Ayusu Büyücüsü…
Sevgülü, kaderimi baştan değiştiren gutup ayusu büyücüsü....
Nassın görüşmeyeli, epeyce de zamanlar oldu,
Evvela selam eder, büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden,
En derin hasretlerimle, öperim.
Beni de soracak olursan…
Şimdilerde iç güveysinden bile hallice değilim!
Ömrümün kırk iki yılı boyunca bu anı,
Bila husus, sabırla ve inatla beklediğini biliyorum,
Merak etme ezberimde…
Doğduğum ana her küfrün, an gibi hala ezberimde!
Yok, bu sefer, bende sana küfretmiycem üzülme,
Allah'a da isyan etmiycem bu sefer söz!
Sen ki ömrüm boyunca, her gece uyurken,
Her sabaha uyanamamayı dilememi sağladın,
Sen ki,
Bütün şanslarıma ramak kala beni illa ki şanssızlıklara erdirdin.
Tebrik ediyorum seni, evet benden daha çok sabırlısın.
Şimdi sana dair bu son mektubumu okuyanlar varsa,
Tebessümle merak edecekler,
"Bu kızın başına yine ne geldi." diye ya...
Biliyorum, sen hiç merak etmiyorsun.
Zira zaman zaman,
Her zaman zaten gülerek kulağıma fısıldıyorsun.
Hiç umurunda değil ama, dün gece,
İlk kez beynimdeki uğultuya uyandım,
Halbuki, ne güzel geceleri bari,
Uykuya dalabilince susuyordu ve kimsem anlamıyordu,
Vücudumdaki bütün kanyuvarların,
Bütün damarlarımdan zorla ilerleyişini hissedebilişimi.
Cevap çok, sonuç yoklar ise beni hayli yoruyordu.
Başına gelmeyincelerin akılları da çok oluyordu hani ya!
Eskiden başka bir yerlerimde,
Bir şeylerim olduğunda bana değer verenlerim,
"Kafaya takma, fazla da kurma!" diyordu.
Şimdilerde ise kulaklarımı tıkadığım halde sesler sinmiyordu.
Susmuyordular!
Nasıl anlatsam!
Eskiden tek TV'li kanallarda pazar günleri,
Öğlende senfoni orkestrası çalardı bir saat filan...
Öncesi,
Renksiz televizyonda bir sürü siyahlı beyazlı kar taneleri,
O güzelim senfoni bitincesinin hemen sonrası,
Bir sürü siyahlı beyazlı kar taneleri...
O da bitecek diye ödüm kopardı, sesini son ses açardım,
Çünkü gerisi siyah ekrandı!
Hah işte!
Yaşıtım olan varsa ve o zamanlarda da bu kadar yapayalnız olan,
Onlar anlar ancak beynimdeki o seslerin tarifini!
Biliyorsun zaten ya!
Tekrar geçeyim.
Devlet Hastanelerinin sağlık kurumlarının,
Sevgülü bütün doctorları hala bir boktan çakmıyorlar!
Tabi ki bize...özeline gitsek prof kesilir hepisi.
Onlara, bize ayrılan zamanlardan,
Bir tekimize dahi ayrılan bir an, o kadar yok ki!
Ama buna rağmen, daha üç gün önce…
Beylikdüzü Devlet Hastanesi'nden aldığım bir randevuya gittiğimde,
O günlerde, doktora gitmekten usanıp doktorumun,
"Tahliller yapmalıyız ama sen, on beş gün sonra randevusuz gel."
Uyarısına dahi, gitmemiş olmama rağmen bir mesaj geliyor,
"SGK'dan otuz TL kesilmiştir!"
Ve bugün, daha kahvaltımı yaparken bir mesaj daha geliyor,
"Haydarpaşa Gata'da olduğunuz muayeneden,
Doksan dokuz nokta elli dört TL daha...kesilmiştir!"
Gülüyorum yazımın bu kısmında!
Zira Esenyurt Devlet Hastanesi'neyse acilden giriş yapmıştım da,
Bir ton tahlilde orada yapılmış, bu macera orada başlamıştı.
Artık nasıl bir "Kesilmiştir!" mesajı döşeyecekse,
Sevgülü dövlet dayın ona da...
"Peki."
Sonrası, seminerdi, şuydu, buydu derken,
Metrobüsle uzun saat, git...gel arası,
Sevdiğim ve kıymetlim şiirler ve makaleler...
Sonrası, bir an önce şirkete koşmalar ki sağ olsunlar,
Ömrümde ilk defa,
Yarım kalmış bir şey yok, her şey yolunda, rayında!
Üstelik var olsun,
Hep aynı saatte bana da yapılır en sevdiğim fincanda,
En sevdiğim sade Türk Kahvesinden...
Saat beş civarıysa…
O bilmiyor ama huyları pek bir benzeşiyor,
Artık diyet doktoru o gününe ne verdiyse,
Ki Rabbim hepisinide gönlüne göre versin!
Paylaşır mutlaka üçümüzle…
Halbuki ceviz sevmem ben, kış meyvesi sevmem!
Ama onun elinden olunca...
Bir ağlayasım geliyo sevinçten...
Bugün ilk defa itiraf ettim!
Rahmetli anam, bana bir şey sununca pek bir sevinirdim.
Yaşıma da yakışmazdı hani çocukça…
"Annem beni seviyooo!"deyişim.
Deyiverdim adıyla, sanıyla...
Şaşırma!
Benim yüreğim ne vakit yanıldı ki!
"Hıııı! Hiç de bilee!"deyiverdi hatun...
"Seviyordu, kesindi!"
Tabi...
Deyip yutkundum şu an...
Sen onu da elimden almazsan.
Ki zaten sevgülü gutup ayum hemencik akşam oldu.
Belli ki azıcık mutluluğuma, bir hayli kin beslemişsin.
Akşam oldu.
Hava karardı.
Evime geldim.
Halbuki ilk defa,
Bütün raporlarımı inceleyen şirket doktorumdan,
Nihayetine ramak kaldığım olayımı öğrenecektim.
"Kanın aşırı sulanmış olması ne demek?
K vitaminine neden bir an önce başlamamışlar ki nedir?
Kandaki hemoglabin değerleri bana da annem kadar önemli midir?
Kan değerlerim bu kadar düşükse,
Ne kadar arayla takip etmeliyimdir?
Total IGE bu kadar yüksekse!
Neden hiçbir alerji testinde alerjim yoktur da bu nedir?
Lan sevgülü gutup ayum!
Bula bula benim bunca değişikli günlerimde ve sürekli,
Süreksiz hep beynimde zıplayan ekran sonrası,
Karların sesinin yüksekliğine tıbbi merakıma,
Ve ilk anıma annemden başlayacağıma mı sardın?
Merak etme, biriktirmediysem, yazamayacağım.
Zira tam evime geldim, internetim yok!
"Peki."
Valla bu sefer hiç kızmadım, zira hatırlarsanız aynı kazığı,
Türk Telekom'dan,
Vodafonenet'ten....vs.vs.den defalarca yemiştim zaten!
Ha bu arada!
Otomatik ödeme talimatımı bir bankadan ötekine,
Üstelik zamanında diğerine geçmeme rağmen,
Eskisinden oluşmaması gereken o faturayı da,
Yine bana ödetmiş olmana da kızmadım!
Saat: 20:21 de, senin şen kahkahalarına inat nihayet,
Turkcell Wifi'nin canlı müşteri hizmetlerine ulaştım,
Data karttaki sim kartımı onun dediği gibi cep telefonuma taktım,
Sonra çıkarttım, sonra geri taktım...
Sinsice orada gülerek beklediğini biliyorum!
Bekle!
O, bu, şu...derken bu saat oldu.
Şimdiyse sana bu mektubu yazmaktayım!
Zira sen okurken, biliyorum ki ben, yarın yine doğacağım.
Üstelik yapacağım dediğim şeyleri,
Yapamamaktan nefret ederim biliyorsun!
Sen mektubumu okur iken ben birkaç şey daha araştıracağım,
Ama sana söz…
Bitsin gayrı bu nefretlik efsunun, gel madem…
Sana, ilk ve son, söz…
"Bu gece kirpik diplerim ağrımayacak, gel gelebirsen!
Hayatımda, bir z*kmediğin bi kulak arkam kaldı,
O da sana ömründe,
Mükremin hikayelerine bile kuramadığın bir fentezin olur"
Zira beynimin hiçbir zerresi sana "Evet!"demiyor!
Sen istediğin virüsü yay!
İstediğin hipnotizmayı say nüfus çoğunluğuna!
Ben tekil'im!
Sevgülü Gutup Ayum...
Yazık sana…
"Gulağımın arkası hazır, bağh yoksa seni bu sefer ben seni biiiii …
Neeeyyyseee!" dedim de ona dahi gelemedin.
Kuzum…
Kendine yeni bir kutuplar bul bence…
Zira Dünya eriyor!
Cemre.Y.

22 Ekim 2017 Pazar

Ömrüme Hoş Geldin Baharım

...Ömrüme Hoş Geldin Baharım…
Geçen yıllarımın başından sonuna kadar süren
Ömrümün en uzun, en yorucu, en eksilten
Bütün mevsimleri yüreğimi üşüten
Zemheri ayazı günleri sonunda bitti.
Şimdi annem söz verdiği gibi
Güneşi görür görmez
Açan ilk meyvenin çiçeğiyle selamlıyor beni.
Diyor ki;
"Çetin kışlar sonrası bile ağaçlar
Gelinlik tacını giyer ve hayatı selamlar
Hayatı selamla kızım!"
Selamlıyorum annem bundan sonra
"Her şey çok güzel olacak!"
Ömrüme hoş geldin baharım.
Daha yaşanacak çok günler var.
Cemre.Y.

20 Ekim 2017 Cuma

O Gündü İşte Onu Bildiğim Gün


…O Gündü İşte Onu Bildiğim Gün...
Bilmiyorum ne zamandı,
Aylardan bana yine ayaz mı
Yoksa yalancı baharlardan bir an mıydı
Bildiğim bir tek şey varsa
Şimdi ki kadar küçücüktüm o zamanda
Bütün sevgimle
Gülücükler saçarken etrafa
Hiçbir oyunu bir türlü beceremediğim için
Gerçeklerim'inse sonunu hiç getiremediğim için
Dışındaydım yine o hayatın bütün çemberlerinin
Gittikçe susuyordum içime doğru
Herkes çok konuştuğumu sanarak
Kendimden bile azalarak susuyordum.
Sonra birden
Bir tek cümlesini okudum onun
Okudukça dizelerini
Nutkum tutuldu
Boğazımda kalan bütün yumrular
Yutkunamadığım kadar hıçkırık oldular
Döküldüm kendime
Ağlayabildikçe
Daha da çözüldüm bana
Kocaman gülümsedim sonra
Zira orada bir yerde
Bütün oyunlardan uzak bir kız daha var
Sonra aniden
Resmine takılıverdi gözlerim
Bunca sustuklarımı bana yutkunduran o
Gözlerinin içi gülümseyerek hayata bakıyordu
Bana bakıyordu
Taaa gözlerimin bebeğine bakıyordu
Yani hayatın bu düzenbaz çemberinden sıyrılmış
Asiliğim'in küçücük çemberine sızıyordu
Kimsenin cesaret edemediği tekliğim'e
Yoldaş oluyordu
Fark etmezdi ki ona
Oynamazsam oynamazdım
Kaybeden olmazdı hiç değilse
O gündü işte onu bildiğim gün
Oturdu yüreğime inatçı çocuk işte
Deli kız n'olcak
Ağlasam da gitmiyor
Gülsem de gitmiyor benden
Şimdilerde
Hayata inadına bir gülüş çakıyor
Evvela selam ediyoruz herkese
Çemberimiz bize dar!
Cemre.Y.

19 Ekim 2017 Perşembe

Olsun Be Gözüm

...Olsun Be Gözüm...
Ve sonra umudunun tükenip yaşamdan soğuduğun o anda,
Hayalin çıkıverir karşına hem de en toz pembesinden.
"Olsun be gözüm." dersin.
"Bu seferde böyle olsun.
Mademki bugün de ölmedim,
Olsun be gözüm, yeni hayata da selam olsun."
Cemre.Y.

1 Ekim 2017 Pazar

Gülümsemeye Yorgun Adam

...Gülümsemeye Yorgun Adam...
Sen hiç begonyaların
Akşam sefalarının,
Sardunyaların önünde
Gülümsemeye yorgun bir adam gördün mü
İçinin baş köşesi
Sarı lalelere keserken
Şiir şiir pembe güller savuruyordu
Umuda ışık selamlı yarı tebessümü ben gördüm.
Gözlerinin içinden yüreğine aktım.
Yüreği yosun kesiyordu yine,
"İyileştirsem ya" dedim vazgeçtim
Hiç değilse onunki hala mavi yeşildi
Benimse kan kızılı...
Yine de hala en güzel
Pembe güller kokar.
Cemre.Y.

29 Eylül 2017 Cuma

Geçmişten Gelen

...Geçmişten Gelen...
Yaptığı yaramazlıklar bini aşmamış gibi,
Kırıp döktüklerini görmezden gelerek
Yüzünde kocaman bir gülümseme,
Gözlerine muzip ışıklar takmış,
Yılların ötesinden öylece çıkıp geldi.
“Selam nasılsın?” diyecek kadar da hayli neşeliydi.
Yalnızlığını ve kimsesizliğini
Yine merdiven altına saklamıştı!
İyiydim.
Tabii ki iyiydim.
Hiç olmadığım kadar hem de!
Elbette şaşırmamıştım geldiğine...
Benden giden herkes!
Benden öylece biten herkes!
Bir gün mutlaka dönerdi.
Kan dökmüş bütün katilleri,
Kan kokusu çeker ve eninde sonunda
Olay mahalline, geri dönerdi.
Öyle ya!
Boşuna mı her sevda da
Bir yürek gömdüm ben!
Özlemiş...
“Bil, unutulmadın!” dedi.
Sadece tebessüm ettim.
Boşuna mı,
“Hiç kimse benim kadar sevmez seni!” demiştim.
“Hayır!”
Tabi ki yeniden görüşemezdik,
Yeniden başlayamazdık hiçbir şeye...
Yeniden çıkaramazdım
Ona ait olan o yüreği mezarından!
“Peki, şimdi ne olacak?” dedi.
Hiçbir şey olmayacaktı,
Hem de, hiçbir şey!
Bunca yıldır yokluğumu
Kimlerin koynunda avutuyorduysa
Sarhoş beyinlerde, yürek yeri bol sıfırlı,
Yılgın yataklara savuracaktı yine kendini.
Yine sabah uyandığında
Yanındakini tanımayacaktı gözleri.
Ne kadar vücut gezinse de elleri
Hiç kimse, onunla benim gibi sevişemeyecekti.
Yıllar sonra da olsa
Zamanın merdivenlerinden
Yine dönmeye meyledecek yani!
Keşke ya hiç gitmeseler
Ya da hiç dönmeye meyletmeselerdi.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...