dost etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dost etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2025 Pazartesi

Kar Taneleri

...Kar Taneleri...
Kim bilir kaç mevsimdir gücenikti kara kış'a!
O gün durduk yere giyinip dışarı çıktı kadın.
Öyle ya daha ne kadar uzaktan seyredecekti,
Önünden geçip giderken,
Kar topu oynayan çocukların sevinçli çığlıklarını.
Zamanında dost dediklerinden birinin
İçine taş koyup ona attığı,
Gözünü mosmor eden o acı anıyı bir kenara koyup,
Kendi kendine yumuşacık bir kar topu yaptı,
Usulca atıverdi kendi başından aşağı.
Öyle ya, kendi kendine de ihanet edecek değildi ya!
Sonra gökyüzüne baktı gözlerini kısarak.
Oradaydı, gülümsüyordu güneş!
Kadına kalpten kar taneleri yolluyordu usul usul,
Kirpiklerinin tellerine konuverdiler kalpten taneler.
Kristal ışıltılar doldu göz pınarlarına.
Birkaç tane de burnunun ucundan öptüler.
Durduk yere sevinçlendi kadın, unuttu gücenikliğini her şeye!
Cemre.Y.

24 Aralık 2024 Salı

Toz Oluyor Hepsi

...Toz Oluyor Hepsi...
Bizim dost kervanımız...
Kapalı gişe oynuyor bu gece.
Ne vakit dara düşsek toz oluyor hepsi.
Oysa...
Benim ütopyamı da bir sorsaydılar.
Camdan saraylar yapardım her birine.
Eksiksiz mutluluklar sunardım her birine.
Sorgusuz, sualsiz, hesapsız, kitapsız,
Yüreğimin en baş köşesiydi yerleri.
Ama ne vakit ayağım tökezlese, hiç yoktular!
Böyle böyle acılaştı kahvelerin telveleri.
Böyle böyle azalıp bittiler ömrümden.
Cemre.Y.

23 Ocak 2024 Salı

Hoş Geldin Madem!

...Hoş Geldin Madem!...
Cancağızım!
Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum.
Gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında,
Artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz.
Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da,
Sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bir duygu bu!
Hoş geldin madem!
Hiç korkma.
Ve merak da etme!
Ben...
Ölsem de ölmem.
Cemre.Y.

5 Mart 2023 Pazar

Ömrüm

…Ömrüm…
Ne kadar kalabalıklar içinde olursan ol!
Kalabalıklar içinde en kıymetli dost ol!
Evinin kapısından içeri girdiğin an bile değil,
Yastığını başını koyduğun an
Sağına dönsen boş...
Soluna dönsen boş...
Hep soruyorlar ya "Yaşın kaç?"
O gün neyse, onu diyorum ya!
Aslında!
Ben ömrümün sadece
Çeyrek yılının gecesini de yaşadım!
Cemre.Y.

12 Kasım 2022 Cumartesi

Mutlu Musun Uzaklarda

...Mutlu Musun Uzaklarda?...
Herkes seni soruyor,
"Sahi, sen görüşmeyeli nasılsın çocuk?
Mutlu musun uzaklarda?"
Aylar sonra, hiç ummadığın bir anda ve mekânda,
Ansızın, öylece hazırlıksız,
Eskimeyen dostunla karşılaşırsın.
Kaldığınız yerden başlamak için gözleriniz buluşur,
Okursunuz birbirinizin ruhunu...
Çok şeyler olmuş görüşmeyeli de...
Geniş zamanlara ertelenmeli...
Kaçınılmaz sorular vardır, ayaküstü sorulan
Ve cevapları aceleyle geçiştirilecek "iyiyim" le biten.
Bazı dostluklarsa, kısacık bir an olsa bile,
Birbirimize "neysek o" dur.
Bu sefer ikimizde iyi değildik de...
Seni sordu...
Bilmiyordu...
Öylece dökülürken cümleler,
Sanki…
Bana ait değildi tellerimden çıkan o sesler...
Şok'a girdi...
Oysa cümlem kısa, anlaşılır ve netti.
"Eylül'le yollarımız ayrıldı." dedim.
Öylece dondu kaldı,
Herkes gibi, herkesim gibi...
"Yani, evde yalnız mısın şimdi?"
Tek'liği ve yalnızlığı yakıştıramadım kendime de,
"Benden başka, kimsem yok!" dedim.
Gözleri, çoktan hazırdı sarılıp ağlaşmaya...
Durduk...
Bakıştık...
Gözlerim, yüreğime kadar acıdı ve orada kaldılar.
Yine sessizliğe ağlayamadım!
"Ne hissediyorsun?" dedi...
Hiçbir şey hissetmiyordum!...
"O kadar çok mu kırdı seni?" dedi.
Kırılmamıştım!...
"Geniş zamanlar ayıralım birbirimize" diyerek ayrıldık.
Sokağıma girdiğimde elektrikler kesikti.
Şimdi sen olsaydın bu evde...
Nasıl da evham yapar, eve girip de,
Senin korkmadığını görene kadar,
Kendi kendime söylenirdim.
"Kesin sarjlı lambayı şarj etmemiştir,
Üstelik, bir kat aşağı inmeye üşenmiş,
Soğukta, korka korka oturuyordur." diye,
Aceleyle merdiven otomatiğini bulup,
Olmayan elektrikle,
Lambalar yansın diye,
Boşuna bir çaba ile,
Her katta yakmaya çalışırım hep o lambaları,
Olurda yanarsa,
Sana cesaret, ışık ve sıcaklık getirebileyim diye...
Böyle zamanlarda ne zaman sana böyle gelsem,
Sen korkmamış ve üşümemiş olurdun.
Gurur duyardım kendimle...
Seni böylesi cesur ve güvenli eğittim diye...
Yalanmış!
Doğru olan...
Benim içgüdüsel evhamlı cümlelerim miş!
Bu sefer yine eklektik yoktu sokağımda,
Ne evham, ne korkum yoktu!
Telefonum ışığı ile evime girdim.
Şarjı bitti yedek bataryayı taktım...
Elektrik olmadığı için
Sobam da yanmadı ama üşümedim.
Geniş zamanlarda,
Dostuma,
Seni nereden başlayarak anlatacağımı düşünüyorum.
"Sahi, ben, en ilk,
Ne zaman sende yalan oldum a çocuk?"
Herkes seni soruyor,
"Sahi, sen görüşmeyeli nasılsın çocuk?
Mutlu musun uzaklarda?"
Cemre.Y.

11 Ekim 2021 Pazartesi

Bir Kere De Olsun

…Bir Kere De Olsun…
Bir kere de olsun, sadece bir kere…
Şöyle ağız dolusu bir yaz gülüşü sığdırsın dudaklarıma,
Boynumdaki kuş tüylü kolyeler uçuşsun.
Rengarenk ojelerim, parmaklarımdaki yüzükleri kıskansın.
Bir kere de olsun, sadece bir kere…
O benim, en güvenli limanım olsun.
Karnımdaki gebe izleri teker teker yok olsun.
Eşim, dostum demeden,
Hazımsızım, seni bana çok görenim demeden,
Senin içimdeki varlığını kutsasın.
Benim içindeki varlığımı kutsasın.
Bir kere de olsun, sadece bir kere…
Her yeni güne gülümseyebildiğim kadar,
Acımın acı,
Sancımın da sancı olduğunu anlayacak kadar ben olsun!
En nihayetinde…
Sevdiğim kadar sevilmeliyim ben de.
Hem de…
En sevdiceğimce!
Bir kere de olsun, sadece bir kere…
Ben onun gözlerinin yosununda boğulmaya razıyken,
O, benim en sadık limanım olsun.
Cemre.Y.

12 Ağustos 2021 Perşembe

Doğmuş Da, Doğurmuş Da Bir Kere!

...Doğmuş Da, Doğurmuş Da Bir Kere!...
Küs değilim,
Hadi kırgınlığı da, geçtim de,
Benim...
Sana olan...
Gönlümün bağı, kökünden, koptu.
Koptu artık...
Bil cümle, saz, tambur, keman, kanun,
Kemençe ve de çello'nun telleri!
Güven'in kalmadığı yerde...
Gayri ne yapsan, ne yapmasan...
Boş!
Ben seninle,
En sondan bir önce...
Denizi olmayan bir şehirde,
Başlarımızın üzerinden geçen,
Onca martı çığlıklarıyla,
Bir tahterevallinin iki ucundan,
En öteki olduğumu anladığımdan beri,
Ve hala...
Bunca zor olan hayatlarımıza inadına,
Olmayan gücümle ama inadına bir inatla,
Karşımdaki...
Eş, dost, akraba fark etmeksizin,
Onlar yükselsinler diye, çabalarken,
Kaybettim, en ilk geleceğime dair,
Nihayet, mutluluklu şiirlerimin mısralarını!
Sonrası da sırasıyla geldi zaten!
Kadın...
Bunca yıl, bunca nefes almak sonrası,
Yıpranmış, etleri bile...
Gönlüyle pörsümüş...
Hatta içinden içinden çürümüş de, hala...
Bir gülüşe, bin hayat sığdırmaya çalışıyor,
N'apcan!
Ömür işte.
Doğmuş da, doğurmuş da, bi kere!
Cemre.Y.

19 Aralık 2020 Cumartesi

Hiç yoktan

 ...Hiç Yoktan...
Hiç yoktan leylak kokusuyla,
Sümbül kokusunu aynı anda özledim misal.
Ne bileyim...
Denizde ayaklarımı sallandırmayı,
Kıpkırmızı tahta masanın üzerine kurulmuş,
Rakıyla acılı şalgamın dostluğuna,
Balığın da eşlik etmesini özledim.
Ilık bir rüzgarla savrulan saçlarımdan,
Yasemin kokusu saçılmasını özledim.
O değil de, kaç zaman oldu hatırlayamadım,
Şah damarıma iki dudak arası öpücük konmayalı.
Neyse...
Bir tutam fesleğen okşayalım da,
Burnumuzun ucuna hızma yapalım.
Hiç yoktan o bari mutlu olsun değil mi?
Cemre.Y.

15 Ağustos 2020 Cumartesi

Yeni Yıldızlar

 ...Yeni Yıldızlar...
Gülüşünün,
Gül kıvrımlı gamzesinde saklıydı
Yüreğinin bunca vakit,
Sanki hiç okşanmamış da
Şimdi,
Usul usul saçlarını tarayıp,
Taaa....
Yüreğine değen ellerin heyecanı.
Işıldayıverdi gözleri,
Zifiri yalnızlığına teker teker
Yeni yıldızlar asmaya başladı.
İçinde bir yerlerinde...
Dost elinin ne kadar ılık olduğunu hatırladı.
Yarın başka bir hayata doğacaktı.
Cemre.Y.

6 Temmuz 2020 Pazartesi

Küsüyor İşte

...Küsüyor İşte...
Belirsizliğin derin dehlizlerinde,
Labirentlerce...
Kendisine...
Bir tek çıkış yolu ararken,
Hiçbir yolun, hiçbir sonun olmadığını görüp,
İdrak edince anlıyor insan!
Kendisinden...
Ne kadar da en erken,
Ne kadar da çabuk vazgeçildiğini!
Bir vakitten sonra...
Eş, dost, akrabanın da,
Kendi derdinde olduğu mevsimler bunlar,
Malum...
Ortalıkta corona belası var!
Yoksa iki lafın belini kırabilen biri
Hiç...
Şiirlerine de kırılıp, küser mi?
Küsüyor işte,
Hem de öyle böyle değil ha!
Yürekten gücenmelik'li.
Şiire de küsüyor,
Cümle'ye de,
Kelime'ye de,
Hece'ye de,
Harf''e de küsüyor insan olan.
Hem de ciğerden gücenmelik'li.
Cemre.Y.

1 Temmuz 2020 Çarşamba

Yürek Bu

...Yürek Bu...
Sonra diyorum ki kendime,
Beni aldatmayan en kadim dost yalnızlığımdır!
Lakin yine de yürek bu, güvenmek istiyor birilerine.
Cemre.Y.

20 Aralık 2019 Cuma

Geçer

...Geçer...
Bir tutam evlat sevgisi,
Bir tutam kardeş şefkati,
Birkaç tutam da...
Eş, dost, hısım, akraba, ilgisi ekledik mi,
Kime ne eder ki şu hastalık illeti.
Geçer azizim geçer...
Neler neler geçmedi ki.
Cemre.Y.

15 Eylül 2019 Pazar

Ihlamur Kokusu

...Ihlamur Kokusu...
Ah nasıl da büyüyüp serpiliyor gençliğinin ıhlamur kokuları...
Daha lale cennetine gidip,
Seyrine doyulası anları özümseyecekti doya doya!
Daha tazesinden hiç tatmadığı leylak kokularını ağacından nefeslenecekti.
Daha...
Gırtlağına takılıp kalan yumrunun sebebinin müsebbibini,
Rakımı bol kadehli kendi kendilerine sırdaşlı dost meclislerinde,
Küfür gibi savurmayacaktı ulu orta!
O da biliyordu zira!
Bir çocuk doğacak kadar hiç kimse...
Kendi kendisini s***iremezdi.
Yasal bir sevişmenin en organik hücresiyken,
Hayat ona hep inorganik uzaylı muamalesi yapmayı tercih etmişti.
Şimdilerde mi?
Kapatmış bütün şehrinin ışıklarını tek bir mum alevine dahi tahammülü yok.
Doya doya bir ciğer dolusu ferah bir tek nefesi yok, razı!
Zifiri karanlıksa onsuzluk razı!
Cennet şuasıysa ondan tek bir haber razı!
Tam dalacakken uykunun rehavetine...
Kapı tıkırtısını andıran o gecenin bütün seslerine de razı!
Yeter ki...
Kimse...
Hiçbir şeye karışmasın ve de kalkışmasındı.
O, ona razı...
Ne kadar tanıdık geliyordur bütün hikayeler değil mi?
Lakin herkes yer değiştiriyor zaman sonra ilk seçtiği karaktere!
O...
Razı.
Varsın yarın bir gün hiç ummadığı yerden,
Tohumunun meyvesinden yesin o en büyük tokadı.
Üstünden yıllar geçince bir hasret köprüsünden,
"Yine gel!" diye atar yürekleri nasıl olsa!
O, ona, o olmasa bile,
Ona dair hiçbir kırıntı kalamasa dahi, ondan kalana kadar razı!
Ah nasıl da büyüyüp serpiliyor gençliğinin ıhlamur kokuları...
Daha lale cennetine gidip seyrine doyulası anları özümseyecekti doya doya!
Daha tazesinden hiç tatmadığı leylak kokularını ağacından nefeslenecekti.
Cemre.Y.

5 Haziran 2019 Çarşamba

Sevgilim

...Sevgilim...
Gel seninle biz...
Bizi kimselerin tanımadığı yerlere gidelim sevgilim.
Can bildiklerimiz hariç kimseler bilmesin yerimizi.
Bize kendilerimizin dışında, aslında bizi hiç de ilgilendirmeyen,
Yeni yeni dert güncellemesi yapmayacak,
Pozitif ruhlu insanlar bulalım eş, dost, akraba niyetine!
Gel seninle biz...
Yeniden doğalım sevgilim.
Deniz kokusu doğsun sabahlarımıza,
Güneş saçlı ağaçlar batsın akşamlarımıza!
Cemre.Y.

15 Mayıs 2019 Çarşamba

Sitem Etme

...Sitem Etme...
Senin ışıltılı gözlerinin derin denizinde boğulurdum
Ya da gökyüzü semasında uçardım da sen istedin sana karşı mesafelerimi.
Bundan gayri sakın ha sana yokluğuma sitem etme!
Halbuki bir de...
Sevdasına karşılık verecek bir yüreğim kalmadığı için,
Dostluklarını da kaybettiklerim var benim
Oysa ne de güzeldi şefkat ve ilgileri!
Sorun bendeydi yani bir türlü aşık gibi sevemedim.
Cemre.Y.

26 Nisan 2019 Cuma

Geç Kalmışım Çok Geç

…Geç Kalmışım Çok Geç…
Bazı güzel ömürlere geç kalmışım çok geç!
O his oluyor mu sizlere de?
Geçmişin gerçekten geçtiğini hissettiğin o an…
Teker teker silerken,
Ömründen çoktan azalmış olan bütün fotoğrafları,
İkinizin gözlerine baktın mı birer birer?
Misal sen severek, güvenerek, sevinçle bakmışsın
Fakat o sadece gülümsemiş!
Bir de silmeye kıyamadığın fotoğraflar da var misal,
O da seni hep sevmiş, ama sen yeterince sevememiş,
Kırılmasın diye sadece gülümsemişsin.
Bazı ömürlere geç kalmışım çok geç,
Eş, dost, akraba, sevgili, yar, yaren,
O fotoğrafta yanındayken,
Objektiflere gülümserken,
Senin gibi bakmamışsa zaten yalandır
Silmeye de, başlamaya da çok geç,
O his oluyor mu sizlere de?
Buruk bir tebessüm eyle de geçsin gitsin artık be!
Cemre.Y.

16 Mart 2019 Cumartesi

Yarın Ölebilirim Sevdiğim Seveceksen Bugün Sev!

...Yarın Ölebilirim Sevdiğim Seveceksen Bugün Sev!...
Ben senin şu lanet hayattan alacağın intikamın değilim be adam'ım,
Bakma sen sıfatım da arkadaşına arkadaş, dostuna dost,
Sevdiğine sevdiceğince cilveli kadınlığıma!
Eril cinsiyete dair değildir adamlığımın da kitabı.
Adem'den yani insan'dan gelir cevherinin hükmü ki,
Ben de gerektiğinde adam'ım/adem'im.
Benim de sırtımda onlarca, binlerce güven yarası var misal!
Adem Havva'ya inanıp o yasak elmayı yediyse,
Havva da Allah'a güvenmişti misal!
Ne bilsin şeytanı bile denemek uğruna,
Kendi kılığına razı gelip Havva'yı feda edebileceğini!
Ki bu alem yedi kat ise kim bilir bizler kaçıncı mutantlarız?
"İkra!" demiş sonra yaradan son peygamberimize!
Sonra sonra insanlığa "Eskileri okumayın!" demeyi de ihmal etmemiş.
Ki biliyor zira...
Bütün masalların başı ve sonu ta yunan mitinden, sümer mitinden,
Maya takviminden beri hep aynı!
Günümüz dizilerine benziyor biraz, mekan ayrı, zaman ayrı, insanlar ayrı,
Hikayenin özü hep aynı!
Ben senin şu lanet hayattan alacağın intikamın değilim be adam'ım,
Bakma sen benim sol gözümün tembel olup tam göremeyişine,
Sağ gözüm herkesten iyi görür yüreğimi soldan kapadığımda.
Ama sen sus!
Bu gece ben konuşayım ruhunla!
Ne kadar da korkuyoruz değil mi?
Sıfat kattığımız insanlarca yeniden yaralanmaktan,
Ki birini en ilk tanıyacakken bi tık düşünüyoruz,
Ki arkadaş seçerken iki tık düşünüyoruz,
Ki dost seçecekken ömrümüze üç tık!
Ki aşkı geçtikte hani çoktan...
Kendimize bir yol ayrımılık yeni bir hayat seçerken?
Özenle ördüğümüz o güven duvarlarımızın tuğlalarını
Teker teker geleceğe arşınlarken korkuyoruz elbette!
Habil'di Kabil'di değil artık korkumuz.
Korkumuz ya aynı sevdanın yarasından hançerlenirsek!
Ki ben kelimelerimi bile özenle seçtimdi sana!
Mademki aşmayacaksın kendine ördüğün duvarları,
Mahzenimde sakladığım çok yıllık yalnızlıklarım var,
İşte asıl onları hiç kimsem bilmiyor!
Yarın ölebilirim sevdiğim seveceksen bugün sev!
Cemre.Y.

9 Mart 2019 Cumartesi

Hoş Geldin Yalnızlığım

...Hoş Geldin Yalnızlığım...
Bir vakit sonra anlıyor insan,
Ruhsal yalnızlıklarla
Tensel yalnızlıkların karıştığı o yerde
Fırtına öncesi uzun sessizlikler yatar!
Kimi...
Benim gibi öyle kolayca terk edemez yalnızlığını.
Kimi de daha arkasını döner dönmez,
Sığınır önüne çıkan ilk saçak altına!
Hoş geldin yalnızlığım!
Oysa daha birkaç vakit önce,
Yılların ardından helalleşip,
Yelken açmaya karar vermiştik yeni yüreklere!
Elin ayağın üşümüş gel öpeyim yüreğinden.
Üstün başın dökülmüş hırpalanmaktan!
Zayıflamışsın da epeyce!
Ortalık sanal sevişmelerle doluyken,
Kimseler sana kapı açmamış belli ki.
Sakın hiç sorma neyledim sensizken ben.
Ömrümün bütün sayfaları yaktım sen de gitmeye meyillenince!
Adlarını unuttum eski sevdiceklerimin.
Ömrüme yeni ömürler diledim.
Tam yüreğim alev alacaktı sevdanın aleviyle!
Sen beni onunla aldattın.
O kadar unutamadı ki yalnızlığını,
Bana kalamadı sevecek bir yürek.
Hoş geldin yalnızlığım.
Pişman gözlerle bakma bana bu sefer fena tökezledin.
Biraz iyileş, sakinleş ve kendini bul.
Ama sonra çek git lütfen.
Özür dilemeyeceğim senden.
Ben sana hiç kumpas kurmadım.
Başına çoraplar örmedim bana kal diye,
Hileler hurdalar çekmedim kaderine!
Sen bana hep hoş geldiğin gibi değilsin epeydir.
Ah be yalnızlığım,
Sen zalim bir zavallılıktan,
Müptezel bir aşık kalmaktan vazgeçmeyeceksin madem.
Yeni bir yanılgıdan daha uyanmış dahi olsam.
Artık seni sevemeyeceğim.
Ah be yalnızlığım,
Bana bu kadar yanlışı bir arada eylemeyecektin.
Şimdi git...
Bir daha çal yarimin kapısını.
Hasarlı bıraktın zira onun da yüreğini,
Belki seni buyur eder.
Kusura bakma ömrüm,
Bana biçtiğin kaderin tam ortasına...
Neyse ya neyse!
Gidiyorum ben.
Hoşça mı kalırsın, dostça mı?
Artık, onu, ben bilemem!
Cemre.Y.

26 Ocak 2019 Cumartesi

Kurutulmuş Güller

...Kurutulmuş Güller...
Sevenle sevilenin üçüncü şahıslarca aldatıldığı bu dünyada,
Kurutulmuş güllerle, papatyalar biriktiriyordum kitap aralarında.
Ne vakit bir dost eline ihtiyaç duysam,
Ne zaman sıcacık bir yüreğe hasret kalsam.
Açarım ömür kitabımın kapağını,
Usul usul okurum yazdığım şiirlerimi.
Arada bir elim gider kurumuş güllere, papatyalara ama
Zaten yeterince yıpranmışlar toz olmasından korkarım.
Cemre.Y.

11 Ocak 2019 Cuma

Mevsimsiz

...Mevsimsiz...
İnsan yalnız kalmak istediği zaman,
Bunu yalnızlığına bile söylemez.
Olur ki yalnızlığı,
Kıyamaz bunca yıllık yaren'ine!
Olur ki,
Yine yalnızlığı ona, yeniden dost olur diye.
Alır mey'ini...
Birbiriyle alakasız en sevdiği şarkılarını listeler,
Sözleri, ömrüne cevap olanları,
Birbiriyle kolajlayıp kolajlayıp dinlerken,
Sessizce akıtır gözyaşlarını....
İçini kanser edecek olan,
Bütün o zehrini akıtana kadar.
Zira artık...
Yeterince değerli değildir,
Kimine gül...
Kimine orkide...
Kimine papatya...
Artık yeterince değerli değildir,
Mevsimsiz açan hiçbir lale!
Zamanında bir tastamam gelmediyse.
Mevsimsiz soldu bütün zamanlarımız azizem!
Bizim mutluluk şiirimiz, nerede?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...