kardelen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kardelen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2025 Pazartesi

Kardelen

...Kardelen...
Bembeyaz gelinliğini giymiş de,
Yanaklarından zülüflerini sallandırmış gibi,
Salım salım salınmakta
Karşımdaki çam ağacı.
Oysa sabahın en erken saatinde,
Binamın dış kapısından çıktığımda,
Karşılamıştı beni kardan yollar.
Daha hiç ayak basılmamış,
Tek bir adım dahi atılmamıştı ya,
Bana düşmüştü o karlı yollara iz bırakmak.
Üşüyordum üşümesine de,
Çam ağacını es geçmek de olmazdı yani.
O bana gülümsedi, ben ona.
Günaydınlaşırken bir de ne görsem.
Tam eteğinin dibinde birkaç kardelen!
Durduk yere hayallendim yeniden.
Dedim ki kendi kendime;
Uçurum boylarına gitmeden geliyorsa kardelen,
Dileğimi diliyorum...
"Aşk!" olsun tam olsun.
Cemre.Y.

19 Şubat 2020 Çarşamba

Çocuk


...Çocuk...
Yüreğimin dehlizlerinde gezinirken rastladım sana çocuk!
Benim seni içimden uçurup, dünyaya akıttığım yaştasın şimdi.
Loş yıldız tozları parlarken kalbimin odalarının duvarlarında,
El yordamıyla bir yol bulmaya çalıştıkça kayboluyordum,
Tam da aldatılış durağında, öylece yersiz, yönsüz kalmıştım.
Sonra seni gördüm zemheri ayazı bir kar bahçesinde,
Çenesi dik, alnı apak, gözleri güneşe bakarken,
Kardelen olacakken bahara açmış o en taze lale mevsimiydin.
Adımı unutup Cemreler döşedim sanırken ömrüme,
Karabasanlar ayak tabanlarıyla ömrümü çiğnerken hem de!
Bir yüzün aydınlatıyordu dünyamı, bir nefesin, bir ruhun.
Yüreğimin dehlizlerinde gezinirken rastladım sana çocuk!
Benim seni içimden uçurup, dünyaya akıttığım yaştasın şimdi.
Loş yıldız tozları parlarken kalbinin odalarının duvarlarında,
El yordamıyla bir yol bulmaya çalıştıkça kayboluyordun,
Tam da aldatılış durağında, öylece yersiz, yönsüz kalmıştın.
Kabul etmek gerek ki sen benim ruhumun ta içiydin lakin,
Ben senin ruhunun yamacı dahi olamadım.
Sana başka bir yıldız tozu gerek!
Öyle meteor düşmelerini yıldız kayması sanıp,
Sevgiliyle,
El ele dilek tutulan hayalperestlerden de değilsin ki sen.
Sana, gökteki ahengine göre, 
Her gün yeri ve kaderi değişen yıldızlar değil ki çocuk,
Sana koca bir Venüs gerek!
Ve o ben değilim ne yazık ki lakin sana çok ırak da değilim,
Ne vakit,
Yüreğimin yamacına uğramak dilersen Güneş benim.
Öperim her daim, alnının kaş çatımından,
Ha bir de saçının en başak tarlasından.
Cemre.Y.

23 Ocak 2020 Perşembe

Kardelen

...Kardelen
Sen, tam da bahara nazır nisan ayazlarında üşürsün,
Hiç yoktan lalelere öykünür, hiç yoktan ısıtırsın ruhunu.
Mevsimindeydi bir şeylere yeşillenmesinin!
Beklenen, hayallenen, özlenendin zira!
O yüzden, hiç olmadı kendin ekerdin ömür tohumlarını,
Çünkü ben, seni öyle yetiştirdim, her durumda ayakta dimdik ve asil.
Bir tek, ellerini ısıtmayı beceremedim, o, tek başına olmuyor çünkü!
Bense, ne vakit güneş bana sırtını dönse,
Mevsimi fark etmeksizin, zemheriymiş gibi hep üşürüm.
Hiç yoktan doğduğum gün gelir aklıma,
Hiç yoktan karartırım ruhumu, gereksiz bir cinsiyetti gelişim.
Beklenen, hayallenen, özlenen ben değildim!
O yüzden, hiç olmadı kendi kendimi gömer,
Kendi kendimin mezar taşına yüz sürerim.
Ne tam sevildim, ne de tastamam kabullenildim.
Lakin yine de her yeni güne uyandığım sabaha,
Kardelen sevdası kadar ümitlendim de
Bir tek, ellerimi ısıtmayı beceremedim,
O, tek başına olmuyor çünkü!
İşte o yüzden kuzum, sen hep laleleri çok sevdin,
Ben, kar ortasında boynunu bükmüş kardelenleri.
Cemre.Y.

23 Temmuz 2019 Salı

Yok Başka Yolu

…Yok Başka Yolu…
Ey benim, daha mini minnacıkken,
Yüreği gümrah ırmaklar gibi çağlarken,
Zemheri nakışlı kara kışlarından korkan kardelenim.
Ey benim, daha ergenliğine yeni basmışken,
Yüreği en yüksek şelalelerden çağıldarken,
İlkbahar bakışlı solup gidecek diye ürken lale özüm.
Ey benim, genç kızlığının gençliğinde doymalara çabalarken,
Yüreği,
Can kenarı,
Mor menevşeleri gücenirse diye üzülen meyve çiçeklerim.
Sen sabret bir hele!
Ben senin kalbinin ilk atışını duyduğum her gün.
"İçimden maviler süzerek seviyorum seni,
Ve hiç usanmadan yıllar yılı da
"Her şey çok güzel olacak!"diyorum ki olacak, yok başka yolu.
Cemre.Y.

29 Aralık 2018 Cumartesi

Sarılsana Misal

...Sarılsana Misal...
Uçurumun en ucunda bir kar beyazı kardelen olsa,
Yar'dan düşmeyi düşünmeden, dalından koparmayı değil de,
Bir dokunmak, sadece hissetmek isteyecek kadar ki,
"Koklamak, ne haddimize" li gözü kara, deli olduk bazılarına da...
Gidip, anlamsızlıklara, soldular.
Hani misal, soğuk bir metrobüs akşamında, tutmuşsun kaşkolumun ucundan
Gereksiz ani frenlerle düşmeyeyim diye çekivermişsin kendine…
Sarılsana misal, bırakmasaydın ya, alsaydın ya!
Cemre.Y.

20 Aralık 2018 Perşembe

İlle De Senin Canın Kırılmasın

...İlle De Senin Canın Kırılmasın...
Can kırıkları dolu heybemde, hayallerimin de kırıkları da doluydu elbette.
Her ne durumda olursam olayım, her nasıl olursam olayım.
Ömrümde sebepsiz gülümsediğim tek ruh'umun eşdeğer'isin sen.
Ey benim alnıma yazgılı mevsimsiz tek lale'm, lülücan'ım!
Ben seni zamansız sevdim, seviyorum, severim, öyle ya yaz gelince gülleri,
Sonbaharda sardunyaları, kış gelince kardelenleri anımsamak çok kolay!
O zengin müsveddesi, gösteriş budalası,
Akmayan, kokmayan, su ya da güneş istemeyen,
Şımarık orkideleri de hiçbir zaman sevemedim ben zaten.
Hadi benim mevsimlerim neyse de, ille de senin canın kırılmasın!
Cemre.Y.

4 Kasım 2018 Pazar

Neyleyim


…Neyleyim…
Nice vakittir gönlüm gönlüne meyl etmiş sevdiceğim,
Oldum olası da "Olmaz!"lara meyilliyim.
Senin bir yanın uçurum, benim her yanım.
Orta da iki kardelen, aşktan da sevda'dan da eksikliyim.
Varsın payımıza düşen vuslata hasretlik olsun,
Kaderimiz böyleymiş neyleyim.
Cemre.Y.

10 Ekim 2018 Çarşamba

Farklı

...Farklı...
Aynı kanıyı anlatmaya koyulurken,
Sırf farklı kelimelerle cümleleri harmanlıyorlar diye,
Zıt kutuplar değillerdi aslında.
Farklı zamanlarda, farklı mekanlarda, farklı imkanlarda,
Ve farklı dahil olduklarıyla...
Apayrı paralel hayatları yaşıyorlardı ama ortak amaçları aynıydı oysa!
"Eskiden hayatımı anlatsam roman olur." diye bir cümle vardı.
Şimdilerde kimse roman falan okumuyor azizim.
Herkes kendince kendi romanını yazıyor!
O da üç beş kelimeyi geçmeyen basit emirlerden oluşuyor.
"Ya bu deveyi güdersin, ya da bu kervandan göçersin!"
Hayat bana rahmetli annem gibi davranıyor bazen,
Gereksiz, haksız, yersiz ve zamansız çıkışlarıyla!
Ortada suç falan yoktu oysa!
Varsa bile ben kırmamıştım o camı.
Ben kesmemiştim elektriği, suyu vesaireyi!
Ben yolmamıştım komşunun kiraz ağacını ya da eriklerini!
Çocukluğumdan kalma rahmetli anamın bir bakışına
Çoktan yumuluydu ellerim ikramlara "He!" diye bakmazdıysa!
Oysa yıllar yılı ne yanlış yaftalar yapıştırılmak istenmişti üstüme,
Bu hak olur, hukuk olur, namus olur ama illa ki bir yerlerde bir yanlış olur!
Şimdi bu saatten sonra bakıyorum da doğrularımla savaşlarıma,
Hala arada bir aynı tarafta olmamıza rağmen,
Yolun karşısına atmaya çalışmıyorlar mı beni?
"Cinnete beş kala cennet olmasam,
Babamdan başlayacağım doğramaya,
Bu saatten sonra da çok da fark etmezdi yani." diyorum içimden!
Sonra bir sigara daha yakıyor, hayata gülümsüyorum en buruğundan.
Sonra insan tohumları açıyor yine içimde, kahkahalar savuruyorum kaderime!
Bütün aylar boyunca, sadece bir bahar ayı içinde,
Sadece on beş gün açan laleleri seven
Ama adı Eylül olan bir kızım var hepim topum bu!
Bütün hazinem o ki o da bana değil kendisine ait!
Yüreğimin çiziği, kalbimin kardeleni, çoğu şiirlerimin müsebbibi,
Yosun gözlüm, her daim alının ortasından öptüğüm,
Saçlarının kokusunu ruhuma çektiğim nefesim de sadece o!
Bütün zenginliğim de o!
Ömrümü ömrüne adadığım da o!
Daha neyimi hazmedemiyorsunuz da,
Ertesine biriktirip biriktirip gönlümü hala fazladan yoruyorsunuz da
Üstelik üzerine inatla bastığınız can kırıklarımın sesini duyup,
Canımın yandığının farkına dahi varmıyorsunuz!
Yine de ey ömrümün en güzel, en huzurlu sahneleri,
Seviyorum sizi.
Çünkü sizin kadar beceremiyorum kindar olabilmeyi!
Misal bugün…
Bir hayal balonumun ipi daha kaçtı bileğimden,
Dünden belliydi zaten, gevşemeye başlamıştı.
Ama hayat bu!
Kim bilir ne vakit o balonlardan birinin içinde ben de olurum,
Kimse yerinde sabit değildir de zaten!
"Olmaz!" dersin olur,
"Olur!" dersin olmaz!
"Bu hayatta hiçbir şey imkansız değildir,
Olasılıksızlıkları azaltabilmeye bakar hayat!" demiştim bir gün.
"Olasılıksızlıklar…
Azalamıyorsa imkansız'a sığınmak gerekebilir bazen!" der giderim.
Cemre.Y.

26 Şubat 2018 Pazartesi

Sarı Laleler

...Sarı Laleler...
Kendine kaldığında sarı laleler düşüyorsa aklına,
Yüreğinin kardeleni de üşüyordur kesin,
Bir demet papatya çözerdi belki
Bütün çözümsüzlükleri ya
Onun da mevsimi değil zaten!
Cemre.Y.

11 Ocak 2018 Perşembe

Ses

...Ses...
Aslında ben en ilk sesine aşık oluyorum.
Her zaman...
Ses=Nefes=Ruh...
Gerisi...
Ya geliyor masal oluyor Şehrazat kıvamında binbir gece...
Gerisi bir hayal oluyor karasu kar tanelerinde
Umarsız açmış bir deli papatya...
Ya da...
Gerisi bir uçurum boyu kardelen oluyor...
Daha tutamadan uçurumun kenarından uçuveren
Daha benim vicdanıma bile dokunamayan.
Cemre.Y.

28 Ekim 2017 Cumartesi

Sende Bana Öylece Kal

...Sende Bana Öylece Kal...
Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim!
Bırak öylece kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan.
Toparlanma öyle hemen, ben geldim diye.
Sende bilirsin ki ansızın zaten toparlanılmaz.
Neyini, nereye saklasan!
Bir yerleri görünür acıların ucundan, kenarından.
Ben sana nasıl dağınık geldiysem
Sende bana öylece kal!
Yüreğinin kasırgalarını sakın savurma sevgilim!
Bırak yağsınlar, daha ne kadar tufansa.
Sam yeline meyletme öyle hemen
Ben geldim diye baharı estirme alelacele.
Sende bilirsin ki
Zemheriden sonra ansızın yaz olamaz.
Ne kadar bahar çiçekleri sunsan!
Kardeleni görünür uçurumlarının,
Ucundan, kenarından.
Sana nasıl yaz ortasında ayaz geldiysem ben
Sende bana öylece kal!
Yüreğinin yangınlarını sakın savurma sevgilim!
Bırak yansın daha ne kadar yanacaksa.
Küllerini savurma sağa sola
Öyle hemen, ben geldim diye.
Sende bilirsin ki
Ansızın bir sevdanın yerine bir diğeri konamaz.
Ne kadar yaktım bütün gemileri desen de!
Biri hortlayıverir geçmişinden, ezelinden.
Sana nasıl ölüler denizinden geldiysem ben
Sende bana öylece kal!
Yüreğinin bütün hislerini sakın savurma sevgilim!
Bırak duysunlar kime ne duyuyorlarsa.
Aşık falanda olma sakın bana ha!
Sende bilirsin ki bütün aşklar sonunda
“Ben seni unutmak için sevmedim.” le biter.
Zaten, ben, seni de unutmak için sevmedimdi!
Sonra, yüreğimi, üzerimden kilitle ve çek git!
Bir gün, sen de gideceksin nasılsa...
Sende bana benim sana kaldığım kadar kal.
Cemre.Y.

19 Ekim 2017 Perşembe

İntihar Ordusu

...İntihar Ordusu...
Ne dost bildiklerindir asıl dost,
Ne “Arkadaş” dediğindir asıl yarenin.
Ne de “Akraba” dediğindir sırtını duvarsız döndüğün!
Birinden biri, ardını sakınmasız döndüğün an
Kınsız kılıçsız, ansız...
Mutlaka sırtından ihanet hançeriyle hançerler seni
Diğerleri?
Yarin başkaca kalplerdeki yarene benzeyişine öykünür!
Ya yelkovandır,
Ya akrebidir kovalanan.
Hiçbir an diliminde denk gelemedik mesela biz
“Aşk”la sana, aynı anda!
Sadece ve sadece bize
“Var” olamadık ki bu ömrümüzün hiçbir anında
Ne yeterince savrulabildik, gönüllere
Ne de kovalamacalara
“Eyvallah!” diyebildik
Ömrümün bunca zamanı boyunca.
Aslında,
Çok.
Çok..
Çok…
Konuşan ben!
Konuştuklarımın hiçbirisi,
Hiçbir zaman diliminde boş olmayan ben!
Nice çığlıklar dolusu sessizliğime
Nice dayanılmaz avazlar savurdum!
Kah uçurum boylarında güneşe aşıktım
Kah Güneşi gördüğü an,
Sonuma razı bir kardelendim.
Kah gökkuşağıydım,
Anlaşılmadım.
Oysa onlar hep sonradan geldiler hep!
Sonradan!
Oysa beni bir duysalardı
Anlasalardı,
Algılasalardı,
Özlerine alsalardı…
Salmasalardı başkaca hiçbir yere.
Beni en tanıdığını sandıklarımın bile
Sandıklar bolluğunda kaybolmuş olmayaydım keşke!
Keşke yıllar yılı
Ona olan karşılıksız sevdamı iyi duysalar
İyice aşk etselerdi kendilerine!
Başkaca meşke gerek kalmazdı beki de!
O, sesi çıkamayan
Avaz avaz
Çıngar çıkaran çığlıklarımı bir duysalardı keşke!
Mutlak ve muğlak topluca intihar ordusu olurlardı!
Cemre.Y.

17 Ekim 2017 Salı

Meğer Sonmuş

...Meğer Sonmuş...
Hayatına ve yüreğine aldığın,
İnsan sayısının çok olması gerekmez ki bazen...
Bazen bir tek kişi, bütün mevsimleri gezdirir de sana…
Sen daha kış ayazındayken...
Derinin dibindeyken sen,
Hani zaten,
Ölüme çoktan razıyken,
Son nefeslere bir tek bahane arıyorken,
Hani o gelmişti de usulca fısıldamıştı kulağına inadına inadına.
O da biliyordu…
Savaş bir oyundur…
Hem de hayatta kalma oyunu…
Bu sefer senin hayatta kalmanı istemişti.
Önce kelimelerini fısıldadı sam yeli gibi,
Sonra,
Bir görünüp, bir kayboldu güneşin gibi…
Ay’ın gibi, yıldızların gibi…
Binbir gece masalı gibi, tüm hayatını anlattın da,
Yormadan, yargılamadan sadece sustu ve dinledi.
“Anlatmam.” diye diye de anlattı o da,
Kendi hayatının masalını, binbir gece daha.
En ilk hani sen,
Zemheri ayazı bir kış ayazındayken...
Derinin dibindeyken sen,
Hani zaten, ölüme çoktan razıyken,
Son nefeslere bir tek bahane arıyorken,
İlk kez sana, bir tek kardelen umuduyla,
İlkbaharı gösterdi diye,
Hep öyle olacak sanırsın.
Sen, onunla, artık, yaşama sarılırsın!
Oysa o,
Senin hayatta kalacağına inandığı an,
Bir bahar meltemi saçlarını savururken tel tel,
Bir zemheri kış yazında kalırsın öylece.
Derinin dibindeki yerinden
Daha da cehennem bir soğuk!
Bir bakmışsın tek başınasın öylece...
O, onsuz ve hiç kimsesiz yaşayacağını sanırken,
Sen, bir tek kokusu olmadan
Nefes bile alamazsın artık!
Bir bakmışsın!
Onun seni saran
Ama sana acıyan gözlerinin ayazında,
Önce parmak uçların donmuş,
Sızım sızım, sızlaya sızlaya,
Sonra sen o sana
Papatyalardan taç yapıyor sanıyorken...
Sana hayat buseleri kondururken
Bir kelebek narinliğinde,
Meğer son'muş!
Meğer son'unmuş...
Cemre.Y.

11 Ekim 2017 Çarşamba

Ellerimi Geri Ver

…Ellerimi Geri Ver...
Kanatsız uçuyorum artık,
Nerede yarım avuç Güneş görsem!
Yar'lara dalıyorum
Sonunu hiç umursamadan.
Olur a!
Belki yeniden
Uçmayı başarabilirsem!
Yar'siz atlıyorum...
Yar'sızlıklara...
Öylesine düşüverirken ben!
Bir kardelen yaprağına denk geliyorum!
Yumuşatıyor ölümümü.
Yar koynuna alıyor beni.
Yar toprağına sarıyor beni.
Ama ellerim…
Sende kalmış benim!
Kanat istemiyorum senden
Bana ellerimi geri ver yeter!
Ellerimi ver!
Olmadı hiç değilse
Yüreğime dokunabilen parmak uçlarımı.
Cemre.Y.

6 Ekim 2017 Cuma

Gitme Anam!

...Gitme Anam!...
Beni hep uzaktan...
Senden uzaktayken...
Benden uzaktayken,
Öylece...sevmelerine alışkınım ya!
Ben, hep sana bir dağ tepesi bir kardelen,
Sen, hep uçurum boyundan kaçak,
Hayattan yorgun ve bıkkın, o en son amazon!
Yakından bir tek gül kokuna,
Bir tek ipek teni sarılışına,
Bir tek şefkatli öpüşüne,
Bir tek sıcak nefesine,
Sözüne hep hasret bırakmışken.
Ben...senden...bana...
Bunca en uzaklardayken sevdin ya hep beni,
Hem de hayatıma
Senden sonra girmiş olan herkes gibi.
Ben senden gitmişken
Özledin, sevdin,
Gözünün yaşını sevdana ar edip yolladın!
Ruhum sana yok sanıyordun!
Hep vardı!
Ruhum sende...
Yok olsun diliyordun!
Tuttu da can buldu!
Sadece sana ve sayende
Herkese, hep kırgındı!
Sadece bir tek kere be kadın!
Sadece bir tek kere!
Dizlerinde susup öylece,
Hiç kimseyi atmadan,
Merak etmesene de,
Hiç kimsenizi de tutmadan!
Sadece bir tek kere!
Susup saçlarımı okşa istedim
Ömrüm boyunca sadece bir tek kez
Başım ömrüne ölüme razıyken
O, son bir tek kez!
Başım dizlerinde boyun eğmişken!
Yapmadın, yapmak aklına bile gelmedi,
Hiç kimsenin aklına gelmedi!
Sende kalan ve sana olan aşkımı,
Hasretimi çözebilseydim,
Hayatımın bütünü çözülmüş olacaktım oysa!
Oysa bu kadar yanlışı bir arada,
Ardı ardına...
Asla hiç yapmayacaktım!
Çözülmedin!
Herkese, her şeye, çiçeklerine,
Menekşelerine bile çözüldün de,
Bir tek bana...
Hiçbir zaman benimle ilgili,
Dost doğru tek bir...
Bir tek his için gelmedin!
O kadar da mı çok sevdin beni he?
Çözebilseydim,
Bu kadar sana yakın ama bu kadar senden uzak!
Kor ateşler gibi
Yanmayacak mıydım değil mi senin için?
“Annem, ölüyor.” dedim.
“Sen anneni sevmiyordun ki.” dediler.
“Ben annemi seviyordum,
O beni sevmiyordu.” dedim boyun büktüler!
O kadar da mı çok sevdin be beni?
Sevginden hep şüphe bıraktıracak kadar?
Oysa unuttun be annem!
Anneydim ben de nihayetimde,
İnsan evladını taş olsa,
Dağ başı bir kardelen olsa da!
Ona erişmeye gücü yetmese de,
Sözün dinlenmese de bazen!
Bazen biçtiğimiz kılıflara
Uymasa da hiç bir gelecek...
Bazen layık gördüğümüz hayatların
Olanaksızlığında boğulsak da,
Nankör bir kedi gibi hep
“Ne zaman ki?” diye sorsa da...
İnsan olan o, ilk teninde,
Karnında nefes alanı, koşulsuz sever,
Her şeye ve tüm hatalarına rağmen de.
Beni hep uzaktan...
Senden uzaktayken,
Benden uzaktayken sevmelerine alışkınım ya!
Bu sefer daha mı çok sevdin ki beni de,
O ennn uzağa gözü diktin be annem!
“Gitme” beni yakınında,
Yüreğinin dibindeyken doya doya sevmeden!
“Gitme anam n'olur! gitmee!”
"Bak menekşelerini de sevdim."
Beni hep uzaktan...
Senden uzaktayken,
Benden uzaktayken sevmelerine alışkınım ya!
Ben, hep sana bir dağ tepesi bir kardelen,
Sen, hep uçurum boyundan kaçak,
Hayattan yorgun ve bıkkın, o son amazon!
Yakından bir tek gül kokuna,
Bir tek ipek teni sarılışına,
Bir tek şefkatli öpüşüne,
Bir tek sıcak nefesine,
Sözüne hep hasret bırakmışken.
Ben senden uzaklardayken sevdin ya hep beni,
Hem de hayatıma
Senden sonra girmiş olan herkes gibi.
Ben senden gitmişken
Özledin, sevdin,
Gözünün yaşını sevda edip yolladın.
Ruhum sana yok sanıyordun!
Hep vardı!
Ruhum sende can buldu!
Sadece sana ve sayende
Herkese, hep kırgındı!
Sadece bir tek kere dizlerinde susup öylece,
Hiç kimseyi atmadan, hiç kimseyi tutmadan!
Sadece bir tek kere!
Susup saçlarımı okşa istedim bir tek kez
Başım dizlerinde boyun eğmişken!
Yapmadın, yapmak aklına bile gelmedi,
Hiç kimsenin gelmedi!
Sende kalan ve sana olan aşkımı,
Hasretimi çözebilseydim,
Hayatımın bütünü çözülmüş olacaktım oysa!
Oysa bu kadar yanlışı bir arada,
Ardı ardına yapmayacaktım!
Çözülmedin!
Herkese, her şeye, çiçeklerine,
Menekşelerine bile çözüldün de,
Bir tek bana, hiçbir zaman benimle ilgili,
Bir tek his için gelmedin!
O kadar da mı çok sevdin beni he?
Çözebilseydim,
Bu kadar sana yakın…
Ama bu kadar senden uzak!
Kor ateşler gibi
Yanmayacak mıydım değil mi senin için?
“Annem, ölüyor.” dedim.
“Sen anneni sevmiyordun ki.” dediler.
“Ben annemi seviyordum,
O beni sevmiyordu.” dedim boyun büktüler!
O kadar da mı çok sevdin be beni sen?
Sevginden hep, hiç...
Şüphe bıraktıracak kadar?
Oysa unuttun be annem!
Anneydim ben de,
İnsan evladını taş olsa,
Dağ başı bir kardelen olsa da!
Ona erişmeye gücü yetmese de,
Sözün dinlenmese de bazen!
Bazen biçtiğimiz kılıflara
Uymasa da hiçbir gelecek…
Bazen layık gördüğümüz hayatların
Olanaksızlığında boğulsak da,
Nankör bir kedi gibi hep
“Ne zaman ki?” diye sorsa da...
İnsan olan o, o ilk teninde,
Karnında nefes alanı, koşulsuz sever,
Her şeye ve tüm hatalarına rağmen de.
Beni hep uzaktan...
Senden uzaktayken,
Benden uzaktayken sevmelerine alışkınım ya!
Bu sefer daha mı çok sevdin ki beni de,
O ennn uzağa gözü diktin be annem!
“Gitme” beni yakınında,
Yüreğinin dibindeyken doya doya sevmeden!
“Gitme anam n'olur! gitme be!”
"Bak menekşelerin
Öksüz kalır sen gidersen!" demedim mi ben sana!
Şimdi hepsi kuytu kenarlarda
Solmuş birer angut kuşu kanadı!
Daha..
Kaç kere...
Neye bedel ölüp dirilebilir ki insan olan?
Cemre.Y.

13 Eylül 2017 Çarşamba

Zaten Yaşamıyordum Ki Ben

...Zaten Yaşamıyordum Ki Ben...
Boşver be...
Gül çiçeğim, gelinciğim,
Boşver sen yine,
Uçurum kenarında da olsa,
Hani “Öylece ölsem değer." diye
Tutunmaya çalıştığım kalbimin kardeleni,
Boşver sen yine hiç olamayan,
Olamayacak biz’i de boş ver!
Boşver Sen’im/Sen’sizliğim.
Hani yıllar yılı,
Sen’i/Sen’sizliği başıma taç diye taktığım,
Hani öylesine tuttuğum,
Sonumuzu baştan bildiğim papatyalı falım.
Hani aslında kurutup
Sayfa sonlarım'da bile isteye unuttuğum!
Boşver be sümbüllerim, zambaklarım...
Hani hep beklediğim ve hiç gelemeyen baharım.
Boşver be...
Senli buza tutunmaya meyilli boşvermişliğimi.
Benim sana hayalli açan gamzelerim'i.
Sanki çöl ayazında
Hayale bile uzaktılar zaten onlar.
Hani hepsi birden
Hiç olamayacak
Çiçeğe salacak zamanda kırağı tutmuştu,
Bahar ortasında zemheri ayazına donmuştu,
Bütünsüz yarım kalan azalarım!
Fark etmez üzülme!
Ki zaten yaşamıyordum ki ben!
Cemre.Y.

16 Ağustos 2017 Çarşamba

Etme!

...Etme!...
Gümrah ırmaklar çağıldarken
Yüreğimin kuraklıktan çatlayan damarlarında,
Suya ölesiye muhtaçtım oysa.
O öpüşgen dudaklarından
Bir tek yudumluk,
Tükürük olsun içseydim.
Kim bilir daha ne kadar çok gençleşecektim
Ve kim bilir o da gittiğinde,
Daha ne kadar daha
Çoook çabuk ihtiyarlayacaktım.
Bir adam,
Hiç mi hiç yorulmadan,
Şiir şiir ç/ağlıyordu oysa bana bana.
Ben gittim ömrüme sarı laleler ektim.
Yine açtım kalbimin odalarını.
Çünkü o olmasa
Kardeleni solacaktı içimin
Taaaa en içinin...
Tam sevdik diyecekken şimdi kaç gündür,
İçinden aydırıyor günleri bana
Ve kaç gecedir
Hiç yazmadığı şiirlerinden kapatıyor gecemizi.
İçinde "Ben ve Sen"
Hiç olmayan,
Olmayacak olan.
Günlerimizi ve gecelerimizi
Susarak caydırıyor cümlelerini.
Oysa ben du-yu-yo-rum!
Duymamak için kulaklarımı kapatmam yetmiyor,
Gözlerimi susturuyorum.
Tek hıçkırık çıkıyor nefesimden
Etme!
Ne kendine
Ne de bana yazık etme!
Bak ölü veririz sonra
Faillerimizi ararlarken
"Biz" i…
Bir şiir kuytusunda buluverirler sonra.
Hem sarı lalelerin cinayeti için,
Yüreği onca çoraklıktan sonra
Kuraklığa saran topraklara daha evladır.
İçinde ne sen vardır ne ben
Ne de hiç olmayan "Biz!"
Ben bu sevdanın da yükünü de alırım omzuma ama sen sakın ha!
Ne şiirin sussun başkalarına,
Ne de bana konuşsun bir daha!
Cemre.Y.

21 Mayıs 2017 Pazar

Seveyim Mi Seni Doya Doya!

...Seveyim Mi Seni Doya Doya!...
Yaaar!
Haklıydın!
Hep ama hep haklıydın...
Normal!
Sev-e-miyor-dum ben sen'i!
Haklıydın!
Benim de herkes gibi.
Sana bile bazı açılmaz kilitlerim vardı.
Kilitlerimin bütün anahtarları
Tek bir cümlene açılan!
Oysa ben sana...
Allah'ın bana bahşettiği bütün cümleleri,
Duyumsayarak söylemiştim.
Hem de...
Sen'i bana...
Öğrendiğim andan itibaren
Her gece uyumadan önce
"Sen'i Seviyorum!" kadar da
Basitti bil cümlem!
Ama...
Amalara rağmen!
Sev-e-bil-mek...
Sev-e-bil-me-yi.
Hissetmek gerekti.
Aşk ile...
Nedensiz.
Epeyidir söylüyordun ya neyse!
Bugün ilk defa
Beni gerçekten sevdiğine,
İnanmak istedim,
Sevmelerinin ben kadar olduğuna!
Yoksa!
Büyüdün mü ha evlat!
Çok mu büyüdün sen yoksa!
Hem de yaşından çok çok çokk önce ha!
Büyüme sen e-mi o kadar!
Sakın ha!
Ben kadar sevme hiç kimseyi de
Ben'i bile!
Yanma!
Şarkımızı hala hiç hatırlama mesela!
Ben severim seni ve beni
İkimizin yerine...
Yaaarr!
Yazmadan duramam!
O zaman...
Boynuma ilmek ilmek dizilir.
Hep sen açan son kardelen çiçeğimin,
Son polen taneleri.
Ben senin...
Ben sensizliğin...
Ben bana bile bensizliğin...
Ben kimsesizliğin kar tanelerini,
Çoktan dizdim ipe...
Yazmalıyım ki seni harf harf,
Hece hece, kelime kelime,
Dize dize...
Kış geçsin...
Sana bari bir gün bahar gelsin de
Gitmez olsun ikliminden..
Kır çiçekleri...
Hele en çok sevdiğin laleler
Çabuk solamasın mesela!
Yoksa yutkunamam!
Nefesim'sin!
Bir kere daha öpeyim mi?
Sen gibi değil ama!
Ben gibi...
Hani okulda anlatamadığından
"Annem!
Kendisi gibi sevdi!" diye açıklayamadığından...
Bir kere daha...
Son bir kere bile olsa
Sömüreyim mi seni ruhuma ve bana
Bir kere daha tastamam!
Ha!
Seveyim mi seni yine doya doya.
Cemre.Y.

12 Mayıs 2017 Cuma

Anormal

...Anormal...
Anormalim evet!
Standartlara…
Standartlarınıza uymuyorum.
Uçukluksa dibine kadar.
Sadece…
Başka bir ülkede yaşıyormuşum gibi…
Şehir şehir…
Ülke ülke gezebilecekmişim gibi bir hayalimle...
Bir yanım motor bisiklet tepesinde dünyayı gezer de,
Türkiye’ye uğramaz bile.
Tecavüze uğrayıp bir kenarda
Ölümüm gazetelere manşet olmasın diye…
Tabularımda var evet!
Olmazsa, olmazlarım!
Katı, despot,
Bazen tutucu, yerine göre asabiyim de!
Ama Allah için
Dengeliyim diye kandırmam bir tek insanı.
Bir yanım…
Kıpkırmızı tosbağam bozulmuş da
Buharlar içinde yol kenarında
Eğilip tamir eder motorunu da kimseye mut olmaz!
Bir yanım bembeyaz örtülerle,
Yüzü nurlarla dolu tavaf eder kabeyi .
Belki yüz bile sürer kapısına da sonsuz tevbe eder.
Bir yanım…
İlk kez…
Bembeyaz ama tek damla kan bulaşmamış!
Duvağı yerlerde sürünen
Daha hiç gelin olamamış bir gelin…
Salınıp durur…
Mayıs yeşili kırlarda….
Ne kadar onu olduğu gibi kabul eden varsa,
Hem de o kadar konukla.
Bir yanım uçurumun kenarındaki
Kardelene ulaşmaya çalışırken
Belki tutacak bir el bulamadı da uçtu yardan…
Paramparça bir yanım.
Bir yanım…
Ayaklarını uzatır sehpaya upuzun…
”Boşverrr” diyecek kadar tembel.
Bir yanım…
Bu hayatın sıkıntısı olsa bile
“Bana ne be
Hepsinden birden” deyip uzaklaşmış,
Bir yanım….
Daha doğduğum gün
Birkaç güne kalmaz ölür bu!
Baksanıza sigara kağıdı kadar!" diyenlere inat
"Savaş Cemre!
Ne olursun hemen ölme!” demiş
Kendine her gün doğumunda hiç usanmadan.
Ben kendime bile tek değilim ki!
Sen,
Hangi beni isterdin ey sevgili…
Orada...sende...her şeyimle...
Tüm hücrelerimle ve ruhumla
Tekleşebilirdim!
Sonsuz olabilirdim…
Sana sonsuz kalabilirdim.
Hiç sormadın!
Ben de söylemedim….
Cemre.Y.

28 Nisan 2017 Cuma

Eylül'üm

...Eylül'üm...
Eylül'üm…
Yüreğimin hazan mevsimindeki papatyası...
Yavrucağım...
Yosun gözlüm...kalbimin kardeleni...
İki gün sonra bayrammış, öyle dediler.
Benim bayramlarım;
Çocukluğumun kırmızı pabuçlarının kurdelesine,
Ağlayan naylon bebeğimin gelinliğine takılı kalmış ya!
Haberim olmadı,
Epeydir bayramları, başkaları hatırlattı hep!
Her bayramın ilk günü, annemle babam kavga ederlerdi.
Babam olan o adam, kumar paralarını
Bize bayramlık almak için harcamış diye,
Zehir ederdi bayramını annemin,
Zehir ederdi bayramımızı bizim.
Sırf bu yüzden bütün bayramlarım buruk geçti benim.
Bir yanım başucumda sabahlattığım
Bayramlıklarımın mutluluğunda,
Bir yanım annemin
Sızım sızım kanayan burnunun acısında.
Kırmızı üstüne beyaz çiçekli
Bir elbise beğendim sana bayramlık!
Aslında ilk sen beğendin o numune elbiseyi...
Alabilmek için değil mi bunca çabalarım, alacağım elbet!
Gücüm yetmezse alır anneannen,
Bayram çocuklarının en güzeli olmalısın ki
Bir tek gülüşünle aydınlansın dünyam…
Sen benim güneşimsin.
Senin varlığın kalbime yol gösteren o ilahi ışıktır.
O yüzden güneşli günlerde
Gülüşün gelir aklıma mutlu olurum.
O gün sen doğdun diye
Pazartesi günlerini hep sevdim ben!
Yine de kalbim acıyor,
Biliyorum sende çocukluğum gibi,
Buruk olacaksın her bayram,
Senin de bir yanın hep yarım kalacak benim gibi.
O güzel yosun gözlerin buğulu bakacak, gülse bile.
Soracaksın "O, gelmeyecek mi?" diye.
Keşke sormasan,
Sormasan da yüreğimi kanatmasan...
Hani o elbiseyi tam alacakken,
Bana ve anneannene dönüp;
"Vazgeçsem ben bundan ha anne'm,
Babamı alın bana!" dedin de
Hani annemle biz...
Hıçkıra hıçkıra ağlamıştık da sen,
"Olmazz, biliyorum ben,
Her gittiğimiz yere baktım!
Babalar hiçbir yerde satılmıyor" demiştin ya.
Keşke...
Bayram pazarlarında satılsa da,
Sana babanı satın alsam!
Keşke...
Elimde olsa da dünyayı önünde secde ettirsem...
Ama bilirim ki…
Ne yapsam ne yapmasam,
Sana asla gerçek bir baba olamam da, alamam da.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...