28 Nisan 2017 Cuma

Eylül'üm

...Eylül'üm...
Eylül'üm…
Yüreğimin hazan mevsimindeki papatyası...
Yavrucağım...
Yosun gözlüm...kalbimin kardeleni...
İki gün sonra bayrammış, öyle dediler.
Benim bayramlarım;
Çocukluğumun kırmızı pabuçlarının kurdelesine,
Ağlayan naylon bebeğimin gelinliğine takılı kalmış ya!
Haberim olmadı,
Epeydir bayramları, başkaları hatırlattı hep!
Her bayramın ilk günü, annemle babam kavga ederlerdi.
Babam olan o adam, kumar paralarını
Bize bayramlık almak için harcamış diye,
Zehir ederdi bayramını annemin,
Zehir ederdi bayramımızı bizim.
Sırf bu yüzden bütün bayramlarım buruk geçti benim.
Bir yanım başucumda sabahlattığım
Bayramlıklarımın mutluluğunda,
Bir yanım annemin
Sızım sızım kanayan burnunun acısında.
Kırmızı üstüne beyaz çiçekli
Bir elbise beğendim sana bayramlık!
Aslında ilk sen beğendin o numune elbiseyi...
Alabilmek için değil mi bunca çabalarım, alacağım elbet!
Gücüm yetmezse alır anneannen,
Bayram çocuklarının en güzeli olmalısın ki
Bir tek gülüşünle aydınlansın dünyam…
Sen benim güneşimsin.
Senin varlığın kalbime yol gösteren o ilahi ışıktır.
O yüzden güneşli günlerde
Gülüşün gelir aklıma mutlu olurum.
O gün sen doğdun diye
Pazartesi günlerini hep sevdim ben!
Yine de kalbim acıyor,
Biliyorum sende çocukluğum gibi,
Buruk olacaksın her bayram,
Senin de bir yanın hep yarım kalacak benim gibi.
O güzel yosun gözlerin buğulu bakacak, gülse bile.
Soracaksın "O, gelmeyecek mi?" diye.
Keşke sormasan,
Sormasan da yüreğimi kanatmasan...
Hani o elbiseyi tam alacakken,
Bana ve anneannene dönüp;
"Vazgeçsem ben bundan ha anne'm,
Babamı alın bana!" dedin de
Hani annemle biz...
Hıçkıra hıçkıra ağlamıştık da sen,
"Olmazz, biliyorum ben,
Her gittiğimiz yere baktım!
Babalar hiçbir yerde satılmıyor" demiştin ya.
Keşke...
Bayram pazarlarında satılsa da,
Sana babanı satın alsam!
Keşke...
Elimde olsa da dünyayı önünde secde ettirsem...
Ama bilirim ki…
Ne yapsam ne yapmasam,
Sana asla gerçek bir baba olamam da, alamam da.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...