21 Nisan 2017 Cuma

Bana Göre “Delirmek” Gerçekliğe İsyan Eylemidir

...Bana Göre “Delirmek” Gerçekliğe İsyan Eylemidir....
Boşversenize bayım,
Benden önceki sizi de çok iyi tanıyorum ben!
Sizden önceki kendimi tanıdığım kadar yakınen hem de!
Zaman rüzgarında savrulup duran
Bütün boşluklara,
Bilinmezlikler dolu saplantılar savuruyordunuz!
Yeterince inanmamanıza rağmen
Olmayacak bütün dualara itinayla “Amin” diyordunuz.
Üstelik, “Amin” lerinizin bütün kabullerini
Beyninizle siz iptal ediyordunuz!
Kocaman evrende, küçücük bir hortumun içinde,
Kendi tutsaklığınızla savruluyordunuz.
Nereden mi biliyorum?
Sizce?
Bana göre “Delirmek” gerçekliğe isyan eylemidir.
Bir gün ansızın,
Küçük umutlar satın almak için gittiğim bir tarotçu
“Bu saplantının içinde,
Daha ne kadar yaşamayı düşünüyorsunuz,
O bir tutku olmuş sizde, hani vicdanınız olmasa,
Onu sizden alan herkesi,
Herkesi, hiç acımadan öldürebilirsiniz bile!” demişti.
Bana, belki de hayatım boyunca ilk defa,
Biri yalın bir doğru söylemişti.
Üzgün değilim ama o siz değildiniz!
Vicdanım olmasa!
Onu benden alan kendisiyse, onu bile öldürebilirdim!
Benden başka onu sevebilme ihtimalleri olanlar olmasa!
Kendim dahil herkesi, hiç acımadan yok edebilirdim.
Vicdanım kesti yolumu!
O günün gecesinin o yarısı,
Evime dönmeyebilirdim mesela!
Bir bara dalıp, kadehler dolusu absolutu devirip,
Nihayet bir bar tuvaletinde,
Kendimi bedavaya satabilirdim.
Öyle ya bütün yolların sonu,
O derin kuytularda kaybolmaksa!
Vicdanım yine kesti yolumu.
Şimdi bakıyorum da geçmişe,
Her şeye rağmen iyi ki vazgeçmişim!
Kapısından döndüğüm tek yanlış kapı o değildi ama,
Hayatımın seyrüseferi çok fena değişirdi bu sefer!
Ne mi yaptım?
Bir otobüse atladım ve doğruca evimin yolunu tuttum.
Yolda sataşan iki salağın çenesini dağıttım!
Korkmadım hem de hiç!
Ölmek değil, öldürülmek istiyordum çünkü.
Üstelik, yeterince delirebilirsen,
Hiç kimse!
Akıllı delilere tecavüze yeltenemiyor biliyor muydun?
Bunu da kendimden biliyorum!
Ben büyüyene kadar çok delirdim.
Çünkü bana göre “Delirmek” gerçekliğe isyan eylemidir.
Şimdi size dönelim bayım!
Eve gittiğimde olanları da anlatırım elbet.
Ya siz, büyüyene kadar kaç kere delirdiniz?
Olmadı mı uğruna delirebilecek hiçbir değeriniz?
Bence oldu.
Bence daha bile ileri gittiniz delirmek konusunda!
Karşı cinslerin bir birlerine göre basit saydıkları
Bütün kaybedişler en büyük değerleridir oysa!
Tamam!
Kaşınızı, gözünüzü devirmeyiniz,
Benden devam edelim o zaman.
O gece evime döndüğümde
İlk işim, yatak odamdaki perdemin ardına saklı
Her gece yüzünü okşayarak yattığım
Dualarıma gözyaşlarımı akıttığım onun
Bütün resimlerini yırtmak oldu.
Zaten her gece kör kütük içiyordum.
Sarhoş bile değildim yani.
Sadece yalnızdım.
Ama,
“Çookk!” olan cinsinden.
Terasımdaki şömineyi ilk kez o zaman yaktım
Gecenin bir yarısı
Komşular gecenin o vakti mangal yapıyorum sanırken
Ben onlu bütün geçmişimi yaktım.
Bugün ki gibi kar yüklüydü her yer.
Kızımın söz ve cümle özgürlüğü beynimde yankılanırken,
“Anne, seni babam bile sevmedi,
Sadece senin sevgini, aşkını kullandı." derken!
Bütün sevgileri ve bütün aşkları,
Gelinliğimle beraber,
Bütün geçmiş şiirlerimi yaktım o akşamüstünde!
Siz hiç geçmişinizi yaktınız mı bayım?
Ya bütün şiirlerinizi?
Yoksa daha o kadar ilerleyemediniz mi?
Ben en son o zaman delirdim mesela!
O akşamüstü, o gece...
Ve ertesi bütün gün...
Annem ilk defa o gün sevdi beni biliyor muydunuz?
İlk defa o günün ertesinde saçlarımı okşadı.
Hasta yatağında ilk defa özür diledi benden!
Bütün geleceğimden aldıklarından,
Vermeye meyletmeyip, hiç de veremediklerinden.
Beni sevmeye hiçbir zaman meyletmediği,
Bütün günleri ve gecelerimden,
İlk defa özür diledi benden annem!
Aylar sonra daha kötüleşti durumu,
Her şeyden ama her şeyden vazgeçtim sırf onun için.
Bir gün ansızın ziyarete gelmiştiniz hatırlıyor musunuz!
O gün biri daha gelmişti.
Annem hiç de kendinde değildi!
Ertesi gece,
Ben başka biriyle başka gerçekleri konuştuktan sonra,
Kısık sesiyle “O gün gelenler mi?” demişti.
Anlamadım önce!
Onu seven ama aslında onun hayata kattıklarına
Minnet borcu olanlardan biri sandım bahsettiğini!
Teker teker saydım o gün gelenlerinin hepsini ama!
Hepsine “O değil!” diyordu.
Geriye ikiniz kalmıştınız!
Sadece siz, sadece benim için gelenler, siz ikiniz.
“Evet! Evet! Onlar!
Onlardan birisi senin geleceğin olan,
Ama bak bu sefer yanılma ha!” dedi ve uyudu...
Belki de bir daha hiç uyanmadı!
O gün...
O bayram sabahı ben...
Sizi değil de bayım, diğerini aramış olsaydım
Sizin değil de onun hayatı değişecekti...
Vicdan!
Vicdansız olsaydım keşke.
Öldürmeyi değil,
Vicdanlı olarak,
Ölmeyi tercih ettim ben hep bayım...
Zira sizinle ne de güzel ölünürdü.
Hem de gülümseyerek veda edilirdi,
Zaten yeterince güzel olmayan bu hayata.
Bu sebepten ben...
Artık deliremem!
Sizden nefret edememem!
Size en ufak bir kin duyamam!
Arayabileceğim yüzlerce numara varken,
Size doğru aktıysa ellerim suç benim!
Gidemem...
Kalamam...
Yoluma devam edemem...
Size tek bir soru soracağım
Elbet bir gün cevabını alacağım.
Peki siz?
“Neden benim günüm
Bir tek gülümsemeyle aymadan,
Aymıyor gününüz?”
Yoksa o da mı
“Vicdan!”
Yahu boşverin,
Ölüyor sonunda bütün duygular!
Yarın ben güne, aynı aymayacağım mesela.
Ya da her yeni günün sabahına heyecanla uyanacağım.
Size ne?
Buyurun kızıl saçlı baharınızla güne ayın ha bayım?
Mademki bana hiç aşık olmamışsınız ya!
Bunu hiç delirmeden başarabilirsiniz!
Elbet seni de en imkansızından sevdim
Ama sakın ha
İmkanlım olma!
Not: Hiç kimseme,
Kendime dahi!
Mükemmel kafesler inşa etmek istemedim ben...
Ben sadece herkes özgürce uçuşurken,
Belki kanatlarının rüzgarı aynı kokuyu anımsıyor,
Aynı rüzgara uçabilme ihtimalleri olabiliyor!
San-mış-tım.
Yanılmışım!
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...