
...Şair Adamı Sevmek…Şiir Kelamlı Kadına Yakışırdı...
Şair adamı sevmek….
Uzun zamandır gitmediğin kırlarda yolculuğa benzer.
Her yeni gördüğün çiçeği dikensiz gül sanırsın önceleri.
Her bastığın toprağıysa sapasağlam!
Yemyeşil çimenleri koşuştururken sen…
Yılanları, çiyanları aklına bile getiremezsin.
Hele köy çocuğu değilsen!
Bütün şiirleri, sana yazıldı sanırsın önceleri…
Bütün renkleri, sanadır dünyanın…
Hayat sana güzeldir yani.
Bazen köy çocuğu olduğunu bile
Unutup şaşarsın.
Hele artık, şehre haylice de büyümüşsen…
Bütün çiyanlar öldürüldü sanırsın!
Bütün yılanlar ve yalanlar artık yok!
Oysa…
Şair adamı sevmek…
Hiç yazılamadığın şiir olmak sanırsın.
Ne de çok yanılırsın.
Birazcık şiir'le yaşasaydı yüreğin,
O yüreğin daha önceleri nice ezildiğini görebilseydin,
Şiir etmeye çabalamak olmazdı tek derdin.
Hatta çok zamanlar…
"O'nun tek bir şiiri olmayayım da,
Son'u olaydım ya!" diye
Dualar bile ederdin.
Şair adamı sevmek…
Şiir kelamlı kadınlara yakışırdı ancak!
Hani onlar derler ya hep!
"Varlığını da ayrı severim,
Yokluğunuysa apayrı."
Ki bu sadece şiir kelamlı kadınlara müstesnaydı!
Şiir kelamlı kadınların…
Şair adamı sevmek için,
Onun güzel bir gülümseyişinden başka,
Yoktur başkaca hayalleri.
Kendi gülümseyişinin o son an'ı…
O'nun başka hayalleriyle dolu olsa da!
Ondandır belki…
Hala inadına…
Sarı sandığına kara kaplı o derin dehlizleri.
O bir tek şair adamı, hep bir başka sevmeleri.
Yoksa ne şair yaşıyor artık…
Ne şiir kelamlı kadının şiiri aynı uyaklarda.
Her şey…
Aşk'lara hala inanılan
Eski siyah beyaz bir Yeşilçam repliği şimdilerde…
Artık ol/a/mayan "O!"
O, Agora meyhanesinin
Artık sıvası dökülmüş
Üzerine aşk'la yazılmış isimleri yer yer sökülmüş
Duvarlarına fırlatılmış birkaç boş kadehten ibaretti.
Arka fonda hıçkırıklı bir replik!
"Kırıklar benden usta!
Sar gövdeme!
Bitti
Gitti!
Bir daha mı?
Böylesi, aynısı "Sevmek?" mi!
Aha ha haaaayyyy!…"demiyor kimseler ben gibi!
Zira!
Ben!
Kopyasız ve yedeksiz severdi'm.
Onlar, her seferinde
Beni de öldürüp intihar ederlerdi.
Cemre.Y.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder