…Yazarların İmza Günleri…
Yazarlar neden imza günleri düzenlerler?
Yıllardır bencileyin bir garip muhasebeciye
"Bir kitabın olmalı mutlaka hatta ilk imzalısı da bana olmalı!" derler.
Yıllardır da ben bu cümlenin muhasebesini bitiremem.
Daha doğrusu maliyet muhasebesini bitiremem.
Zira cümlenin ilk kısmı kolayca bir dört işlem iken
İkinci kısmı yedi hisli kocaman bir problem.
Cümlenin ilk kısmı beğeniyle, sevgiyle, gururla,
Başkalarından daha iyisinle karışık bir yüreklendirmedir aslında.
Issız kaldığında oturur koyarsın şapkanı önüne.
Teker teker dökersin düşünce çakıllarını.
Öncelikli sorun şudur ki hiçbir şair
Şiirlerinin hepsini beğenmez sonradan.
"Hadi bir şiir oku." deseler o anda seçemez hangisini okumalı!
Kendine kalınca kolaydır da iş kitaba gelince,
Ne güzel yazıp yazıp paylaşırken iyi olan birçok cümle
"Tam olmamış mı sanki?" li soru işaretiyle dolar.
Hadi diyelim oldurmaya niyet etti
Günler, gecelerce bütün harfleri tek tek dizmek var,
Kaliteli bir yayın evi ile anlaşabilmek var.
Kitabın "K" sinin anıldığı andan itibaren
Bütün vakitleri hayatından zamanlar çalarak
"P" sine kadar yenisini yazamamak var.
Eşten, dosttan, çoluk çocuktan, akrabadan da ıramak var.
Ana rahmine inmiş bebesi gibi
Onu ellerine alıp sayfalarından kokusunu ruhuna çekmek için
Günlerce, aylarca sabır çekmek var.
Ha tabi bebekler bedava doğmuyor
Artık ortaya yakın halli ana adayı için
Epeyce külfetli maddiyatı var.
Biriktiremediklerinin ucundan kenarından
Zar zor toparlaması var.
Sonunda bebeğin doğumuyla
Kokusuna çektiğin ruhuyla
Bütün sancıların bittiğini sanmak var ki
Bundan sonrası daha çok maliyet hesabımı tetikliyor!
Zira cümlenin ikinci yarısı hali hazırda beklemektedir...
Düşünürüm derin deriinn
Düşünce çakıllarımı şapkamda çoğaltarak.
İlk kızıma imzalar veririm,
Sonra kardeşime,
Sonra bu süreçte yanımdan hiç ayrılmayanlarıma,
Sonra bu hayali hep beraberce kurduklarıma....
Sonra....sonraa.....sonraaa.....sonraaaa
Derken hiç kimseyi kıramam ki ben.
Bir türlü de bitmez kitabımın imzalısını isteyen.
Çünkü her geçen gün
Dostlar eklenmekte veya azalmakta,
Akrabalar, tanışıklar eklenmekte veya azalmaktadır.
Hatta uzaktan bir kez selam verdiğim bile
Kitapçıya uğramaya ne gerek var tanıdığız sonuçtadır.
Offf anlatamam nasıl da yorgundum,
Nasıl da lohusa rehavetine muhtaçlıydım.
Şimdi süreç tersten başa doğru mu işlemeliydi.
Elbette satış rekorları kırarak
Zengin olmak değildi niyetim,
Kitapçıdan satın alacakları
Birkaç kuruşluk şu kıymetli bebeğimle
Raflarında daimi anımsanmaktı niyetim.
Düşünce çakıllarım doldukça şapkam deliniyor eyvah!
Oysa daha az önce biri adresini yazıverdi özelden
"İmzalı kitabını....adresine göndersen!"
Şimdi yemek yapmayı bırakıp en yakın kitapçıya gitmeli,
Kendi kitabımı ikinci kez satın almalıyım.
Zira onu oraya koydurana kadar da epeyce harcadıydım.
Sonra eve gidip ocağın altını söndürmeli
Güzelce birkaç cümleyle imzamı atıvermeliyim.
Ah hasta anam da sesleniyor
İki dakika da ilacını verip sokağa koşmalı
En yakın kargocuya uğramalıyım.
Sahi bozukluklar almalıyım.
Şimdi "Kargoyu bari sen öde." diyememki ben.
Ödüm kopar birinin bana
Üç kuruşa tamah etti."deme ihtimalinden.
"Keşke şair yürekli olacağıma, yazar yürekli olsaydım.
Kitabım basıldığı an imza günleri düzenler,
Masama kurulur hem bolca satışımı yapar
Hem de çoğu sahte gülücüklerle artık bozulan imzamı
Çiziktiriverirdim bir yerlerine." derken
Düşünce çakıllı delik deşik şapkam görünmez olur,
Ben kitabım olma ihtimalinden dahi
Cayarım bu maliyet muhasebesi yüzünden.
Ya da son anda fikir değiştirip
Bir kitap bastırtayım da herkesime,
Ama en ilk kızımdan başlayarak
Bu düşünce çakıllı şapka hikayemi okutayım.
Kızım ansızın gelip "Annecim sonunda
Kitaplarla yeniden barışmaya karar verdim
Bugün bir kitapçıya gittim.
Bil bakalım kitaba neyle barıştım?
Haydi ama imzalaa!" der demez
Bebeğimi önüme koysun,
Güzel sözlerle bir öpücük gibi değerli imzamı attırsın.
Ne dersiniz?
Siz de ister misiniz düşünce çakıllı şapkamdan.
Yoksa hiç gerek yok anladınız mı!
Kızım gibi mi yapmak isterdiniz yoksa?
Başım üstüne sevgiyle
Yapabilmeniz için elbette
Toplanırız da ortak bir yerlerde!
Cemre.Y.
Yazarlar neden imza günleri düzenlerler?
Yıllardır bencileyin bir garip muhasebeciye
"Bir kitabın olmalı mutlaka hatta ilk imzalısı da bana olmalı!" derler.
Yıllardır da ben bu cümlenin muhasebesini bitiremem.
Daha doğrusu maliyet muhasebesini bitiremem.
Zira cümlenin ilk kısmı kolayca bir dört işlem iken
İkinci kısmı yedi hisli kocaman bir problem.
Cümlenin ilk kısmı beğeniyle, sevgiyle, gururla,
Başkalarından daha iyisinle karışık bir yüreklendirmedir aslında.
Issız kaldığında oturur koyarsın şapkanı önüne.
Teker teker dökersin düşünce çakıllarını.
Öncelikli sorun şudur ki hiçbir şair
Şiirlerinin hepsini beğenmez sonradan.
"Hadi bir şiir oku." deseler o anda seçemez hangisini okumalı!
Kendine kalınca kolaydır da iş kitaba gelince,
Ne güzel yazıp yazıp paylaşırken iyi olan birçok cümle
"Tam olmamış mı sanki?" li soru işaretiyle dolar.
Hadi diyelim oldurmaya niyet etti
Günler, gecelerce bütün harfleri tek tek dizmek var,
Kaliteli bir yayın evi ile anlaşabilmek var.
Kitabın "K" sinin anıldığı andan itibaren
Bütün vakitleri hayatından zamanlar çalarak
"P" sine kadar yenisini yazamamak var.
Eşten, dosttan, çoluk çocuktan, akrabadan da ıramak var.
Ana rahmine inmiş bebesi gibi
Onu ellerine alıp sayfalarından kokusunu ruhuna çekmek için
Günlerce, aylarca sabır çekmek var.
Ha tabi bebekler bedava doğmuyor
Artık ortaya yakın halli ana adayı için
Epeyce külfetli maddiyatı var.
Biriktiremediklerinin ucundan kenarından
Zar zor toparlaması var.
Sonunda bebeğin doğumuyla
Kokusuna çektiğin ruhuyla
Bütün sancıların bittiğini sanmak var ki
Bundan sonrası daha çok maliyet hesabımı tetikliyor!
Zira cümlenin ikinci yarısı hali hazırda beklemektedir...
Düşünürüm derin deriinn
Düşünce çakıllarımı şapkamda çoğaltarak.
İlk kızıma imzalar veririm,
Sonra kardeşime,
Sonra bu süreçte yanımdan hiç ayrılmayanlarıma,
Sonra bu hayali hep beraberce kurduklarıma....
Sonra....sonraa.....sonraaa.....sonraaaa
Derken hiç kimseyi kıramam ki ben.
Bir türlü de bitmez kitabımın imzalısını isteyen.
Çünkü her geçen gün
Dostlar eklenmekte veya azalmakta,
Akrabalar, tanışıklar eklenmekte veya azalmaktadır.
Hatta uzaktan bir kez selam verdiğim bile
Kitapçıya uğramaya ne gerek var tanıdığız sonuçtadır.
Offf anlatamam nasıl da yorgundum,
Nasıl da lohusa rehavetine muhtaçlıydım.
Şimdi süreç tersten başa doğru mu işlemeliydi.
Elbette satış rekorları kırarak
Zengin olmak değildi niyetim,
Kitapçıdan satın alacakları
Birkaç kuruşluk şu kıymetli bebeğimle
Raflarında daimi anımsanmaktı niyetim.
Düşünce çakıllarım doldukça şapkam deliniyor eyvah!
Oysa daha az önce biri adresini yazıverdi özelden
"İmzalı kitabını....adresine göndersen!"
Şimdi yemek yapmayı bırakıp en yakın kitapçıya gitmeli,
Kendi kitabımı ikinci kez satın almalıyım.
Zira onu oraya koydurana kadar da epeyce harcadıydım.
Sonra eve gidip ocağın altını söndürmeli
Güzelce birkaç cümleyle imzamı atıvermeliyim.
Ah hasta anam da sesleniyor
İki dakika da ilacını verip sokağa koşmalı
En yakın kargocuya uğramalıyım.
Sahi bozukluklar almalıyım.
Şimdi "Kargoyu bari sen öde." diyememki ben.
Ödüm kopar birinin bana
Üç kuruşa tamah etti."deme ihtimalinden.
"Keşke şair yürekli olacağıma, yazar yürekli olsaydım.
Kitabım basıldığı an imza günleri düzenler,
Masama kurulur hem bolca satışımı yapar
Hem de çoğu sahte gülücüklerle artık bozulan imzamı
Çiziktiriverirdim bir yerlerine." derken
Düşünce çakıllı delik deşik şapkam görünmez olur,
Ben kitabım olma ihtimalinden dahi
Cayarım bu maliyet muhasebesi yüzünden.
Ya da son anda fikir değiştirip
Bir kitap bastırtayım da herkesime,
Ama en ilk kızımdan başlayarak
Bu düşünce çakıllı şapka hikayemi okutayım.
Kızım ansızın gelip "Annecim sonunda
Kitaplarla yeniden barışmaya karar verdim
Bugün bir kitapçıya gittim.
Bil bakalım kitaba neyle barıştım?
Haydi ama imzalaa!" der demez
Bebeğimi önüme koysun,
Güzel sözlerle bir öpücük gibi değerli imzamı attırsın.
Ne dersiniz?
Siz de ister misiniz düşünce çakıllı şapkamdan.
Yoksa hiç gerek yok anladınız mı!
Kızım gibi mi yapmak isterdiniz yoksa?
Başım üstüne sevgiyle
Yapabilmeniz için elbette
Toplanırız da ortak bir yerlerde!
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder