yara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2026 Cuma

Bekleyenin Yok Mu?

...Bekleyenin Yok Mu?...
Kör bir akşamın gecesine yakınken,
Hiç olmayacak bir anda sormuştu kendi kör gözleriyle.
İkimizin de ameliyat yarası tazeydi daha!
"Senin evinde bekleyenin yok mu? dedi fütursuzca.
Boğazımın ilmeğine inen koca bir yumru ile yutkundum önce.
Sonra; "Tabi ki var!" dedim.
"Kapımın kilidi, salonum, koltuğum, halım,
Yatağım, yorganım, yastığım,
Mutfağım, dolabım, ocağım,
Benim evimde bekleyenim olmaz mı hiç!
Tabi ki var!" dedim ve uzaklaştım onun yanından.
Odaya geri döndüğümde çoktan pişman olmuştu sorduğundan.
Cemre.Y.

11 Mart 2026 Çarşamba

İyi Bak Kendine.

...İyi Bak Kendine...
Aklının kıvrımları fikrine hiç danışmadan,
Yalan hayaller, yalan filmler yükleyip,
Buna da kendini inandırıp savuruyorsan evrene...
Beni değil, kendini yaralıyorsun haberin yok.
Es kaza denk gelirsem de zehirli cümlelerine,
Artık incinmelerden de bıktığımdan okuyup geçiyorum bilesin.
Madem ki hala, yakıp, yıkıp döktüklerine bir özrün yok.
Kendi kendine daha fazla ömrünü cehennem etme!
Aklının kıvrımları seni yine ne vakit şaşırtacak olsa,
Derin bir nefes alıp fikrine danış,
"Bütün bu yalanlarım yılana dönüşüp boynuma dolanırsa!" diye?
"Yutkuna yutkuna, sapır sapır gözün yaşıyla ağlamak da iyidir,
İçinin zehrini atar, ruhun arınır." derdi rahmetli annem.
Ağladım işte bir güzel, geçip gitti içimdeki kederler.
Sen yine de iyi bak kendine.
Cemre.Y.

16 Ocak 2026 Cuma

Kaybettiğimiz Yerden Toplarız

...Kaybettiğimiz Yerden Toplarız...
Sonra...
Kaybettiğimiz yerden toplarız elbet
Kendimizden kalanlarımızı.
Sarsılırız, sendeleriz, düşeriz de...
Ama asla sürünmeyiz.
Hele!
Hançer yaraları dolu sırtımıza...
Asla ayak bastırmayız.
Yorgun dizlerimizden destek alarak
Yine, yeniden dimdik ayağa kalkarız.
Korkulu kabuslu geceler de bitince
"Günaydın lan yaşamak!" deriz.
Cemre.Y. 

24 Ağustos 2025 Pazar

Günaydın Yalnız Gönlümün Kırk Yaması

...Günaydın Yalnız Gönlümün Kırk Yaması...
Yaz sonu serinliğiyle,
Pazar sabahı mahmurluğu el ele tutuşmuş
Hafiften omuz başlarıma dokunmakta.
Çıplak ayaklarımsa üşüyüp üşümemek arası utangaçlıkta.
Nefessiz nem yapışığı günler bitti sevgilim.
Yakında soyunur bütün ağaçlar,
Yer, gök sararır solmuş yapraklarla.
Henüz kışı düşünmeye meyilli değilim.
Lakin mevsimler geçip gidiyor bize hiç sormadan.
Sen gelmedin.
Sen hala gelmedin.
Sen hiç gelmedin.
Oysa sana ne çok "Günaydın sevgilim!" biriktirmiştim.
Olsun.
Ben yine kendi kendime söylerim.
"Günaydın pazar sabahım,
Günaydın yalnız ömrümün kırk yaması
Günaydın ey sevgili kendim, elbette günaydın."
Cemre.Y.

30 Temmuz 2025 Çarşamba

Vicdan İşte!

...Vicdan İşte!...
Sanki bayrammış da,
Mahallenin hiç tanımadığı tüm zenginlerinin ellerini öpüp,
Tomar tomar paraları cebine indirmiş gibi,
Kaldırım kenarında durmuş
Paralarını döke saça saymaya çalışıyordu.
Sanırsın o, beş yaşındaki en küçük yaramaz kardeşim!
Sanırsın ben on bir yaşımdayım, bir küçüğüm on.
Tanımadığı insanların asla elini öpmeyen biz.
Eh haliyle de...
Şekerden başka bir şey toplayamamış olan bize sırtını dönmüş,
Yerden toplamaya çalışarak yeniden saymaya çalışıyor,
Sayamadıkça daha çok dökülüyordu paraları.
Etrafta onu kolaçan eden çingene çocukları
Ortalık sakinleşince doluşacaklar yere dökülenlerin üzerine!
Dayanamayıp yanına yaklaşıyorum,
Toparlayıp cebine sokuşturuyorum paralarını.
"Eve git!" diye kızıyorum ama nafile!
Ben kızdıkça o kahkahalar atıyor umursuzca.
"Çikolata alacağım ben!" diye bağırınıyor sokak ortasında.
"Sizin paranız yok diye kıskanıyorsunuz hep beni." diye çığırınıyor!
Kıyamıyorum yine de,
Sayamadığı paralarını toparlayıp bakkala götürüyorum,
Abur cubur ne isterse dolduruyor naylon poşete.
Kasadaki kızın gözleri parlıyor paraları görünce.
Ederini verip, kalanı cebine doldurup zorla eve götürüyorum.
Biz kardeşimle topladığımız bayat şekerleri anneme verirken,
O salonun ortasındaki halıya oturup bacaklarını açıyor kocaman,
Elindeki abur cubur poşetini boşaltıyor bacaklarının ortasına.
Bir onu açıyor ucundan bir ısırık,
Bir diğerini açıyor kenarından kocaman bir ısırık.
Hiç kimse de hiçbir şey demiyor ona.
Çünkü "Bar bar bağırıyor bunları ben kazandım kime ne!" diye!
Yalan yok, yutkunuyoruz ama!
Hiç de yeltenmiyoruz ondan bir ısırıkçık olsun istemeye!
Hiç kimse de bize bayram harçlığı falan da vermiyor zaten.
İşte bugün, tam da o günü yaşattı bana babam olmayasıca!
Kendine sigara almaya giderken,
Artık sayamadığı paraları sokağa saçarken,
Yerden toplayıp toplayıp tekrar yere dökerken o anı yaşattı bana.
Komşu dükkandaki insanlar pis pis ona sırıtırken
Tam da o duyguyu yaşattı bana.
Bakkala götürüp sigarasını aldım,
Parasını sayıp cebine doldurdum zar zor eve yolladım lakin,
Hala aklımın kenarında bir soru!
Yere döküp saçılan o paralar acaba kendi emeklisinden olanlar mıydı,
Yoksa onun yüzünden kanser olan,
Bir küçük kardeşimin ve eşinin çabasıyla malülen emekli olup,
Tek bir emekli maaşını bile doya doya yiyemeden ölen anamın hakkı mıydı?
Çifter çifter emekli maaşa konan o adamın
Gözümün içine soka soka,
Tekrar tekrar saymaya çalıştığı paralar saçılsa mıydı!
Birileri bir kenarda sümsüğü yapıştırıp,
Elinde belinde ne var ne yok soysa mıydı?
Lakin öyle hık diye ölmezdi ki böyleleri,
Yanarlar, yakarlar, hiç olmadı sakat kalırlar,
Canları sağ, yakınlarına sakat yaşar giderlerdi.
Bir de serde olmaz olasıca vicdan var tabi.
Onlar bilmezler.
Döke saça, yaka yıka yaşayıp giderler de.
Vicdan işte,
O da...
Kimlere konacağını biliyor demek ki!
Cemre.Y.

19 Temmuz 2025 Cumartesi

Ağlamasın Yaramı Tanıyanlar

...Ağlamasın Yaramı Tanıyanlar...
Acılarımın acıları gözyaşlarımı durduramadıkça,
Nasıl olur da benimle benzer acıları yaşamış olanlar,
Tek bir damla gözyaşı dökmeden sadece dinleyip,
Üstüne üstlük;
"Sakın ha!
En kötüsü ne olabilir ki diye merak etme!" dediklerinde,
Benim yaşadığım kadar acıyı
Hissederek yaşamamışlardır demek ki derdim hep.
Varmış.
En kötüsü de varmış!
Anlatamadığımda, ağlayamadığımda anladım.
Gençtim, o zamanlar gözyaşlarım da gençtiler.
Bilemezdim ki bu derin yaralar beni,
Yüreğimin en çiziğinden, en çok acıtırlar.
Ağlamasın yaramı tanıyanlar.
Ben artık ağlamıyorum çünkü.
Bu yaşıma kadar ben, sayamadığım kadar öldüm.
Ama sorsalar, nefes alıyorum hala.
Ve artık asla merak etmiyorum
Ömrümün en kötüsü ne olabilir cümlesini.
Yiten gitti çoktan.
Varsa yeni güne, yeni cesaretin,
Yarın yeniden doğarız nasıl olsa.
Gelsin, gelecek olanın iyisi,
Hem daha iyisi ne olabilir ki?
Cemre.Y.

11 Temmuz 2025 Cuma

Elbet Bir Gün Şöyle Ağız Dolusu Kahkahaların Da Zamanı Gelecek

...Elbet Bir Gün Şöyle Ağız Dolusu Kahkahaların Da Zamanı Gelecek...
Dudağımın kenarına izinsiz yerleşiveren uçuk yarası
Gülümsemelerimi acıtsa da,
Gelip konmalaranının zamanını aksatmadığı için
Her yıl aynı zamanlarda sadece onu ve kendimi affediyorum ben.
Ötesi hep...
Vakitsiz gelip geçen hayat kırığı zaten.
Durup durup yüreğimi incitmeye değmez diyerek
Sağ elimi de kalbimin üzerine koyarak
Acıtmadan, incitmeden, üzmeden,
Hafiften bir tebessüm yerleştiriveriyorum dudaklarıma.
Elbet bir gün şöyle ağız dolusu kahkahaların da zamanı gelecek.
Cemre.Y.

6 Haziran 2025 Cuma

Başka Bir Bayram

...Başka Bir Bayram...
Şöyle bir yokladım da içimin içini,
Artık acıtmadan anlatabiliyorum yaralarımın sebeplerini.
Geçmiş de geçmiş, bitmiş nihayet.
Kolay olmadı tabi!
Kırgın yürekler denizinde boğula boğula öğrendim yaşamayı.
Ondan mıdır bilinmez ama bu bayram başka bir bayram.
Kendi kendimin ellerini öptüm misal,
Çocukluğumdan sevdim kendimi, yetmez mi?
Cemre.Y.

1 Mayıs 2025 Perşembe

Olmuyorsa Zorlama

...Olmuyorsa Zorlama...
Kin değil de...
Sırtımda bir hançer yarası daha,
Çıkarabilirsem, ölümüm olur!
Çıkartamazsam, ölene kadar acım.
"Hepsi de bana uyar" lıyerindeyim geriye kalan ömrümün.
“Ne yapsam?
Ne yapmasam?” derken usulca dökülüverir yağmurlar.
O vakit de içimden...
“Bazen de yağmur,
Gidilmemesi gereken yollar,
Verilmesi gereken kesin kararlar için ağlar!
Olmuyorsa zorlama,
Anla ki yaratanın bir bildiği var!” der geçerim!
Cemre.Y.

16 Nisan 2025 Çarşamba

Derin Bir Nefes

...Derin Bir Nefes...
İçimin içinin acılarından,
İlmek ilmek eceli geçtikten sonra,
Nihayet derin bir nefes aldım.
Lakin...
Dilimdeki acı demir tadı,
Dudaklarımda uçuk yarasıyla,
Nefesimde kalmış eski bir şarkının nağmeleri.
Ne yapsam, ne yapmasam geçmiyor boğazımdan.
Demek ki,
O da...
Us'umdan usanana kadar dinlenmeli.
"Leylaklar dökülür, güller ağlasın."
Nasıl olsa,
Laleler'in henüz bundan haberi hiç olmadı değil mi?
Tıpkı,
Leylaklar dökülür, güller ağlarken,
Benim onlardan hiç haberim olmadığı gibi!
Ruhumda salınan incecik bir melodinin nağmeleriyle
Bundan sonramda kendim için yaşarım tabi.
Cemre.Y.

16 Mart 2025 Pazar

Yaralarımın Yeri

...Yaralarımın Yeri...
Yaralarımın yerini iyi bildiğiniz halde,
Neden, hep oralardan konu açıyorsunuz?
Kanarsa durmaz, onu da biliyorsunuz!
Cemre.Y.

27 Aralık 2024 Cuma

Buruk

...Buruk...
Yılların ardından,
Onu bir park köşesinde son gördüğümde,
Kareli ekose gömleğiyle dışarı çıkmış,
Sırtında paltosu yoktu.
Üstelik mevsim zemheriye ramak kalmıştı!
İstemsizce yavaş adımlarla ilerleyen o adama üzüldüm.
Üşürdü çünkü!
Sonra birden durdu, bakındı sağına soluna!
Beni çocukluğumdan tanıyacak da,
Yine bir köşede sıkıştıracak diye ödüm koptu!
Sonra sımsıkı sarıldım üzerimi örten yeşil yağmurluğuma!
Şapkasıyla kapadım başımı, arşınca arş!
Yanından geçip giderken ne oldu biliyor musunuz?
Tanıyamadı beni.
Ben bile kendime tanınmayacak haldeydim zira!
O an...
Ruhani bir pişmanlığa girip,
Böyle alabildiğince hıçkırarak ağlasın istedim yalan yok.
Kim bilir belki karşısına geçip,
Beraberce ağlaşırdık,
Ona gençliğinden beri yanlış doğruları gösterenlere.
Oysa o...
Sadece...
O anda sümkürdü!
Ellerini, burnunu o sümükle silip,
O sümüklü ellerini de cebine koydu!
Kim bilir belki birazdan da, o pis elleriyle
Evine giden yoldaki fırından iki ekmek alacak,
Evdekilerin akşam yemeği masasına koyacaktı.
Bugün ekmek yemedim ben o mide bulantısından.
Birkaç zaman da ekmeğe de küsüm.
Tam kaderime gülümseyeyim yeniden diyorum.
Hep onu çıkartıyor karşıma ya,
Yaradanıma da yeniden küsecek oluyorum,
Ruhumdaki sızı;
"Ben onu insan olsun diye yarattım,
Onun böyle olması ne senin suçun ne de benim!" diyor.
"Madem öyle, bugün de buna içeriz!" deyip,
Buruk bir tebessüm dökülüyor dudaklarımdan.
Cemre.Y.

21 Aralık 2024 Cumartesi

Şimdi Vakit Yaşamak Vakti

...Şimdi Vakit Yaşamak Vakti...
Ben ne zaman ömrümü kurtarmaya çalışsam.
Çoğu zaman,
Hatırlamak istemediklerimi unuturken,
Unutmak istemediklerimde siliniyordu hafızamdan.
Nice zaman sonra anladım ki,
Yıllar öncesi birine ettiğim şu cümlem yüzündendi bu!
"Ama sakın unutma!
Hafızam kuvvetlidir ve nerede neyin rüzgarına son verdiğimi,
O kendimce veda an'ımı asla unutmam!" demiştim ona!
Nicedir bu kilidi de örselemekteydim ki,
Nihayet kırıldı gitti tümden.
Düzelmeyecek, düzeltemeyeceğim ne varsa,
Onarılmayacak, onaramayacağım ne varsa,
Usulca sarmaladım yara izlerimi.
Fakat artık vakit...
Geçmişin izlerini deşip durma vakti değil.
Şimdi vakit...
Şöyle alabildiğince derin bir nefes alıp,
Yaşamak vakti.
Bugüne, yarına ve dahi geleceğime,
Usulca tebessüm edip yeni şanslar vermek vakti.
Şimdi vakit yaşamak vakti.
Cemre.Y.

9 Aralık 2024 Pazartesi

Yeter Ki Artık Sus!

...Yeter Ki Artık Sus!...
Sen daha küçükken,
Yaramaz bir laf ettiğinde,
"Ağzına acı biber sürerim." der idim!
Benden korkma diye de,
Sana ben sevdirdim acı biberi.
Şimdi ne diyeyim sana çocuk!
Kötü söz etmişsin benden yana!
Ağzını öpeyim çocuk senin.
Yine bebekliğinde olduğu gibi,
Yeter ki artık sus!
Cemre.Y.

30 Kasım 2024 Cumartesi

Renklerinle Kal Çocuk

...Renklerinle Kal Çocuk...
Sadece artık...
Yaralardan yorgan,
Acılardan yastık yapmaktan
Bir hayli yorgunum.
Bana bir tek renk bırakmamıştın,
En nefret ettiğim griden başka!
Renklerinle kal çocuk!
Cemre.Y.

8 Temmuz 2024 Pazartesi

Yarasının İzinden Öper Yalnızlığını

...Yarasının İzinden Öper Yalnızlığını...
Kimse ama hiç kimse!
Annesi, kendisinden çok başkalarının annesi olup da,
Sevilmelere sıra kendisine gelince,
Kendisine az gelen o vuslatsızlığa alışık olan birini,
Sevgisizliğiyle tehdit edemez!
Yarasının izinden öper yalnızlığını da,
Yine de minnet eylemez kimselerin yüreğine sığınmaya.
Cemre.Y.

14 Aralık 2023 Perşembe

Acı

...Acı...
Kimsesi olmayınca insanın
An gelip kimse'siz kalıyormuş meğer!
Sinesine yanık yarası sardığına muhtaç kaldığının
Çığlıkları figan olunca...
Bir yanın evlat feryadı,
Bir yanın anne avazı,
Bir yanın baba aymazlığı!
Böyle derin bir çaresizlikle,
Elin, kolun, kalbin tıkanır olurmuş.
Hiçbir şeyin acımasa bile...
Karındaşlığın acır taa bağırsaklarına kadar da
Kimselere diyemezsin çaresizliğini!
Ah be çocuk!
Aaahhh!
Keşke...
Keşke beş tel sigara içip,
Altı kutu daha bira içseydin de
Düşmeseydin bu dermansız pisliğe!
Sen...
Kendine ne yaptın be çocuk!
İnsan olan hiç ölmeden
Kendi cehenneminde kendini yakar mı cayır cayır!
Ah be çocuk!
Aaahhh!
Cemre.Y.

18 Kasım 2023 Cumartesi

Yeniden Doğarım Sevgilim

...Yeniden Doğarım Sevgilim...
Ben sana "Yar!" dedim...
Oysa "Yar!"dan büyük yaralarım vardı benim.
Kapattım, kilitledim de geldim.
Ben, senden önceki,
Sensizliklerle dolu bütün hayat hikayemin,
Cümlelerini, hecelerini ve harflerini,
Kapattım, kilitledim de sana geldim.
Sen olmaya geldim.
Sen diye biri olunca,
Ben...
Yeniden doğarım sevgilim!
Cemre.Y.

19 Temmuz 2023 Çarşamba

Sonra Bir Gün Yitip Gidersiniz Bir Şiirin Son Mısrasında

…Sonra Bir Gün Yitip Gidersiniz Bir Şiirin Son Mısrasında…
Hani böyle…
Küs değilsindir artık!
Kırgınlık…
Yahut güceniklik de kalmamıştır çoktan!
Hani böyle…
Çookk eskiden…
Ruhun…
Ruhuyla kesişmiş sanki bir şekilde de,
O an…
Çoktan geçmiş bitmiş gibi bir histir bu!
Ama yara kabukların yerli yerindedir ya hani!
Yazık ama,
Kime, neye, ne kadar, hangi zamanda yazık?
O muamma işte!
Sonra bir gün yitip gidersiniz,
Bir şiirin son mısrasında da…
Geçip bitmiş o hissin ardından konuşurlar!
Derler ki;
O da öksüz kaldı desenize,
Gençliğimin mihenk taşları azalıyor git gide!
Cemre.Y.

3 Mart 2023 Cuma

Kan Damlası

…Kan Damlası…
Ben kristal parçacıklarında savrulmuşsam evrene!
Kimin ya da kimlerin parmak uçlarına,
Bir tek kan damlası olmuşum, bana ne?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...