meftun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
meftun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Nisan 2023 Çarşamba

Kim Bilir?

...Kim Bilir?...
Günün birinde...
Öylece derinlere dalmışken...
"Ve öğrenmek ondan, aşkın ve musikinin derinini.
Bilemedim ki ben, ne zaman büyüyeceğim.
Ona bari geç kalmasam!
Oysa...
Sesinden başka hiçbir şey bilmiyorum.
Ve ben ona ve sesine meftunum!" dedi kendi kendine.
Sanki ruhunun ruhunu,
Biri çağırmış gibiydi.
Usulca kalktı yerinden,
Silkelendi.
"Kim bilir?" dedi kendi kendine!
Kim bilir ki gün olup gelecektir o sesin sahibi.
Kim bilir...
Gün olup sarılacaktır benim de ruhumun sessizliği!
Cemre.Y.

20 Ocak 2023 Cuma

Meftunum

…Meftunum…
Dağıttığın gibi topla beni…
Biliyorsun işte!
O son parça hala avucumun içinde!
Al işte!
Kandır beni, inandır.
Sımsıkı kapalı ellerimi
Her boğumundan öperek!
Al işte bundan sonrası,
Sana kalacak hayatının o son karesini,
Ben öptüğün o boğumlarla bir ömür yaşarım!
Çünkü ben sana sadece aşık olmadım,
Çünkü ben sana sadece sevdalanmadım.
Çünkü ben sana…
Sonsuza kadar meftunum!
Cemre.Y.

7 Ocak 2023 Cumartesi

Sevmek

…Sevmek…
Peki ya sen?
“Yanmak nedir bilir misin?
Ya da donmak?
Ya arafta kalmak?
Nasıl bir cennet ve cehennem arası hükümsüzlüktür o!
Bilebilir misin?”
“Seni sevmek,
Ailemden, geçmişimden ve geleceğimden vazgeçebilmektir,
Her şeyi uğruna yakmaktır.”demişti biri!
“Seni sevmek,
Kızgın kumlardan, hani o en susuz kaldığın sancısında bedeninin,
Okyanusun buz gibi sularına dalmak gibi bir şey” demişti biri!
“Seni sevmek mi?
Ben, başkaca hiç kimseyi sevemem ama!
Sana, dokunduğumda ne hissettiriyorsam öyledir.” demişti biri .”
Anlayamadım ki!
Sen...
Bunca sevilip bitenlerimin hangi eksiğisin ki!
Tamamlayasın!
Yüreğimin aşklı değil,
Sevdalı değil,
Meftun damarında ne işin var be adam?
Cemre.Y.

24 Aralık 2021 Cuma

Neredesin

…Neredesin?...
Ahh!
Benim karadan kara,
Gökkuşağına sevdalı ipek böceğim!
Güneşe meftun, saklı, sevdalı yüreğim!
Herkes sanıyor ki,
Sadece kendi canlarından hücreler dolusu etleri ölüyor!
Yüreğinin,
Yüreğimin üzerindeki atışını özlediğim…
Neredesin?
Cemre.Y.

11 Mayıs 2020 Pazartesi

Kim Bilir


…Kim Bilir…
Uzanıp usulca dokunacağım kirpiklerine…
Ki kirpiklerin güneşe meftun.
Kim bilir sen bana gelene kadar,
Kaç mevsim geçmiştir.
Kaç teli, kaç zemheri ayazına kurban gitmiştir.
Sen uyurken,
Kaç şiir geçecek kim bilir ömrümüzden.
Ki daha kaşlarına dokunmadım,
Alnına, saçlarına dokunmadım daha!
Ağzını, burnunu, yüzünü,
Dudağının gül kıvrımını saymıyorum bile.
Cemre.Y.

26 Mart 2019 Salı

Her Sevda Birkaç Damla Da Ayrılık İçerir Aslında

...Her Sevda Birkaç Damla Da Ayrılık İçerir Aslında...
Eskiden çok eskiden...
Daha gün kadar eskiden.
Kaç zemheri ayazı ağulu gecelerden geçtim,
Kaç baharı hiç çiçeksiz atlattım,
Kaç güneş doğmadı sabahlarıma ben sayamadım lakin.
Unutmayı da unuttum sonunda.
Hiç yoktan bir "Günaydın!"ım olsun diledim,
Hiç yoktan bir "İyi akşamlar!"ım olsun dedim de,
Açtım pencerelerini yüreğimin yüksek duvarlarını.
Halbuki,
Kaç merdiven dayanmıştı canımın kırık camlarına!
Kaçına kara perdelerimi çekip gidip yalnızlığımla yattım,
Kaçının merdivenlerini iterek onu yerin dibine attım.
Kızım haklı galiba...
"Yüreğimi ısıtmayanın yatağımda işi ne!" diye diye
Böyle ıssız, kurak topraklar gibi çimensiz kaldım.
Oysa ufacık bir rüzgar esse yağmur olmaya da hazırdım.
Her veda birkaç damla şiir yanığıdır aslında,
Yoksa ben de isterdim,
Eskisi gibi uyanınca uykulu kirpiklerim,
Açık kalmış sırtım öpülüp omzuma kadar örtülsün.
Bende isterdim bütün bu ince ruhların hepsi birden,
Durduk yere zamansız uçup gitmesin lakin.
Her sevda birkaç damla da ayrılık içerir aslında.
Hepsi herkesi ben gibi,
Onlara özel okyanusların,
Meftun kıyılarında yüzecekler sanmasalardı.
Yüreğimin yeri de kalmadı ki be sevgili!
Zira kalp dediğin dört odacık.
Dörtte biri senin cennetinle dolacakken,
Bir minder kapıp,
Gelemedin de kendine bir yer beğenemedin.
Sen beni bir tastamam yüreğine alınamadın be adam!
Şimdi var git yoluna...
Benim unuttuğum yolları aşmana,
Belli ki daha çok zaman var.
Ve ben kırk dört yılımın otuz yılını,
"Keşke yarın uyanmasam!" diye diye,
Dualar ederek uyumuş bir insanım.
Dualarımın hiçbiri kabul buyurmaz iken,
Yarın ölebilirim misal.
Yine de uyanmışsam her günün sabahına,
Her gün kaldırımlarımızı süpüren çöpçü bile,
"Günaydın!" ıma gülümseyerek,
"Günaydın." çekiyor çok şükür.
Var git yoluna!
Senin saatinin zembereği on'da kırılmış adam,
Gayri kuramazsın bana dair sevdalı cümleler!
Benim de aklımla yüreğimi,
Yetersiz bakiyenle meşgul etme!
Her sevda birkaç damla da ayrılık içerir aslında.
Sen "Eyvallah!" dersin,
Ben...
"Neyse!"
Cemre.Y.

6 Şubat 2019 Çarşamba

Bekleriz

...Bekleriz...
Uyanmış tipini FAV'ladığım...
Her sabah, hiç usanmadan…
Burnunun ucundan öptüğümü hissediyor mudur acaba?
Zira haberi yok nicedir ona meftun olduğumdan
Ama mademki ben...
Bana aidim hala!
Ki mademki ben senin...
Senin saçma hayallerine rüya olmayacağım!
Yarın...
Uyanırsam!
Bambaşka bir sabaha uyanacağım!
Çünkü orada...
Ekstra ihtimamlar'a,
Ekstra indirimler de yok...
Bindirimler de!
Ben hiçbir şeye mecbur değil olacağım bu sefer!
Benim limanım bambaşka olacak zira.
Üstelik...
Bu sefer kıyısı filan, hayale bile dahil değil ha ha!
Ve teşekkür ederim.
Örümün çizgisine yeni bir hayal dahi eklemediğiniz için!
Öyle ya...
Had-di sınır istihap'ım ne?
Anam mı var?
Babam mı!
Yoksa ki...
Bir kere bile olsun "Yoruldum." diyecek olsam...
"Ömrüne ömür katarım, elimden geldiğince!" diyen
Tek bir...
Akraba'm mı?
Ben...
Çocukluğumda bile, o gün yeterince doymamışım diye,
Bir kap daha yemek isteyince...
"B.komu yiyesiceler!" diyerek,
Evimizde beslediği kardeşine üç kaplık yemek arttırılıp,
Ocağın altına sürülen...
Ev dar diye...
Çekyatlı kütüphanelerin, çekyatında asla yatamayan,
Yerden süngerli yataklarında o bodrum katlarının,
En dibinden soluk almaya çalışandım!
Şimdi...
Ölenler öldü, kalanlarıysa kalsın istediği gibi ziyafette!
Ben mi?
Ben hala aynıyım!
Henüz sekiz aylıkken bronşit olduğumu otuz üçümde öğrendim,
Altı yaşımdan önce astıma döndüğümüyse kırk'ımda!
Koah!
Şüphesiyle acile gönderildiğimdeyse kırk üç yaşımdaydım,
Aynı zamanda gelişmişti hepsi'yle her şey...
Menepoz sendromlarıyla,
Birleşiyordu bütün sendrom ve septomlar...
Göğüs kanseri riskiyle kıyasıya savaşıyordu o yıllarım,
Rahim ağzı kitlesiyle başa baş...
Ben mi...
Ben hiç durmadan sigarama sarıyordum!
Misal...
Son maaş zamlarımda da değerlendirilmiş bu durumum!
Nefsimi körleyip acilen geri döndüğüm işim kaale alınmamış,
Kimsenin ne yapıp ne yapmadığı mühim değil ama!
Misal...
Ben çişimin bile yarısını işedim zamanları kaçmasın diye!
Misal...
Yavrucağımı dahi aramadım,
Elzem bir durum değilse de arayışına dahi cevap eylemedim!
Ne bileyim?
Özel bir işim hiç olmadı,
Epeyce bir zaman süren özel çözümlemem gereken sebeplerim!
Akrabalarım falan öldü bunca zamandır!
Kabul ki kan bağı'm değil de gerçek akraba'm olsaydılar...
Kendilerince tatil planları yok olamasın diye,
Ana'n sence ne zaman ölür diye sormazdılar da,
Ben de onlara...
Gidin, varın siz vardığınız yere...
Ana'm zaten ölünce...
Sizin olduğunuz yere gelecek derim.
Ben de dahil...
Hepimiz gitmeyeceğiz mi nasıl olsa!
Bekleriz!
Cemre.Y.

4 Ağustos 2018 Cumartesi

Hikaye

...Hikaye...
Sık...
Çok sık kitap okurum…
Neredeyse her saniye hatta bazen bildiğim bir yolda yürürken bile...
Öylece bakar insanlar
"Şimdi bir cama veya duvara toslayacak veya bir çukuru göremeyecek” diye...
Yarım kalır duvara veya cama tosladığımda
Canımın nasıl yanacağının hayalinin sevinci ve yarım kalır
Bir çukuru göremeyip bacaklarımın havaya dikileceği anın hayali...
Ben hiç görmediğim kadar görebilirim kitap okurken,
Yolda yürürken ve altı üstü bir buçuk gözümle
Ve ben hep şort giyerim uzun veya kısa etek giydiğimde...
Çünkü okumayı bırakınca bile istediğim,
Benim biçtiğim mekanlarda
Vücut olur kitaplardaki her bir karakter ve her bir yer...
Bir insansa betimlenen hayatımın bir köşesinden
Şöyle bir geçip gitmiş biri olabilir mesela
Ve bir mekansa...
Hayatımda şöyle bir geçmiş bulunduğum bir yer...
Ve çok nadir bazen sezonu bitip geçtikten sonra meftun olurum bir diziye
Ama şöyle bir değil bu sefer baş karakterlerden biri olurum bende…
Ve baş karakterlerden biri olur “O” mutlaka…
Bugünlerde en sevdiğim yazarın, en sevdiğim kitabı elimdeydi
Bir de neredeyse hayatımdan öykülenmiş olan
O sessiz çığlıklı dizisi gözümde ve yüreğimde...
Şimdi ikisi de bitti ya...
Hala anlayamadım ben kimdim aslında ve o kimdi hangi karede ve hikayede...
Bulutların üzerinden hayatı seyretmek hala hayalim evet
Ama hala uçan bir balon olmaya kadar ilerleyememişim demek...
Konuştuğumdan daha çok suskunum aslında evet de
Herkes beni çenebaz sanırken sustuklarımı kim nereden bilecek!
Ve o kitaptaki kızın bir adı bile yoktu galiba...
Ya sessiz çığlıklar...
Hangisi daha çok yakışıyor acaba bugünlerdeki bana.
Cemre.Y.

30 Haziran 2018 Cumartesi

Sen Yokken

…Sen Yokken…
Bil bakalım sen yokken neler oldu.
Sen yokken sen öldün.
Sevdiceğim öldü.
Bir köy yandı mesela, bir ülke yok oldu.
Yüreğimde her yer yangın yeri, her yer zelzele göçüğü!
Benim için cehennem senin yokluğunda saklıydı.
Öylece süzüldüm içinden de yine ölmedim.
Sen yokken…
Bazen ansızın boğuldum, nefessiz kaldım.
Bütün kokuları üstüme boca ettim de
Bulamadım senin o eşsiz cennet kokan teninin kokusunu
Bazen sınırsızlığın sınırında buldum kendimi.
Oysa sen benim başaramadığım en büyük kaçışımdın.
Sen yokken bir kere daha kaçtım aşka ama
Yine kaderim etti edeceğini, yine olmadı.
Sen yokken sevmeyi çok özledim
Ve sevilmeyi…
Ben sana meftundum eski yarim bir daha da kimseye güvenmedim.
Cemre.Y.

16 Mayıs 2018 Çarşamba

Yakamoz

…Yakamoz…
Rüzgar tarardı sarıya meyyal dağınık saçlarını,
Gün buluta meftun, bulut yıldıza,
Kumdan yakamozlar yaptılar geceden sabaha.
Cemre.Y.

12 Ocak 2018 Cuma

Şiir Bitti

...Şiir Bitti...
Şiir bitti.
Artık roman yazmak vakti.
Artık romanıma başlamalıyım!
Yürek yine şiir isterdi lakin!
Artık...
O rüzgar,
Aynı meridyenden aynı esmez.
Artık bir daha da belli ki!
Belli ki şimdi...
İşte tam da şimdi!
Artık...
Müslümanım diyen ama yüreği,
Namüslim haçlı vicdansızları da
Affettim.
Kendimi de dahil,
O kadınları
Aşk-a meftun edip
Birer birer…
Hepli toplu mezarlarda,
Öldüredim elbet!
En azından…
Namusumu kurtarmış olmanın gururuyla
Yaşıyordum hala ama!
Sanki fazlası gerek.
Hissetmiyorlar zira.
Anlayamıyorlar!
Namus...
Sadece bacak arasından yitirilmiş bir hezimet değildi.
Namus beyinden geçen her ihanetli hayalin kabusuydu.
Siz...
Hepiniz hayallerinizle boğulunuz!
Oturup düşünce çakıllı şapkalarınızı önlerinize koyunuz!
Taşlarınıza iyi bakınız.
Hanginiz tam doğrusunuz?
Belki orada bir yerlerde bulursunuz cevapsız soruların,
Vicdana en huzurlu cevaplarını!
Yaradan yarattığını,
Daha cehennemlik olamayacağını ilan ettiği yaşta...
Ölürse cennetlik, günahsız yavrucak dediği yaşta.
O adamın o kirli ellerinin tacizine neden izin verdi?
Zira ben bu hayatta yoktum...
Yokum!
Hatta hiç doğmadım.
Şimdi zaman...
Roman yazmak vakti!
Cemre.Y.

27 Kasım 2017 Pazartesi

Daha Neyin Derdindesin

...Daha Neyin Derdindesin...
Rüzgarlar taradı,
Sen yerine,
Sarı başak tarlası, dağınık saçlarımı,
Gün buluta meftun,
Bulut yıldıza.
Kumdan yakamozlar yaptılar geceden sabaha...
Yaralı bir ceylan gördüm
Herhangi bir coğrafyanın hiç olmayacak çöl ayazında.
Ateşe bulanmışken vücudunun eti, kemiği,
Baharın orta yerinde kışa hapsolmuş,
Zemheri ayazında donmak üzereydi yüreciği!
Bilseydim öylece son nefesin vereceğini?
Ya da bana yeniden doğup doğmayacağını?
Ya giderdim, ya kalırdım.
Hiçbir şey yapamadım,
Sessiz bir ıslık oldu şarkımız dudaklarımda
“Sen şiir yazamıyorsun ama
Şiir bakıyorsun be adam!
Daha neyin derdindesin!”
Cemre.Y.

12 Kasım 2017 Pazar

Ne İşin Var Be Adam

...Ne İşin Var Be Adam...
Anlayamadım ki
Sen bunca sevilip bitenlerimin
Hangi eksiğisinki
Tamamlayan'ısın!
Yüreğimin aşklı değil,
Sevdalısı değil,
Meftun damarında!
Ne işin var be adam?
Cemre.Y.

15 Ekim 2017 Pazar

Kocaman İki Yalnızlık

...Kocaman İki Yalnızlık...
Birazdan gece çöker üstümüze,
Bütün sesler ve nefesler el ayak çektiği zaman,
Sessizlik ve "O",
Bize meftun yokluğuyla,
Bütün gece çöker omuz başlarımıza,
Kocaman...
İki yalnızlık!
Demiştim sana ey sevgili,
Sancılı bu dört duvar!
Isınmaya muhtaç yorganı ile
Kimsesiz o iki çocuğun gözyaşlarını,
Suskunluğa sarıp sarmalayan!
İçinden binlerce düşünceler fışkıran,
O tek kalmış yastığına,
Hiç acımadan bulaştıran!
Sanki senle,
Sadece...
En güzel...
İlk ve son kez...
O yağmurlu gecede birlikte uyumamışız da!
Ömrümüzün bütün geceleri,
Ömrümüzün bütün sabahları,
Bizimleymiş gibi.
Sensiz bütün evlerde,
Bütün yataklarda,
Bütün yorganlarda,
Bütün yastıklarda,
Kimsesiz'im an-la-sa-na!
Şimdi, uykucu masalların
En kabuslu canavarları var duvarlarımda!
Sol kulağım,
Kalbinin sesine yokluk çilesi sızılı.
Ellerim,
Ayaklarım,
Bedenim üşüyor.
Ruhum anne karnındaki cenin pozisyonunda,
Sana sanrılı.
Sen dahi olmayan,
Ne varsa bu dört duvar arasında.
Yine sarsana!
Yine sarılsana hiç beklemediğim o anda.
Gecenin, sabaha o en yakın ayazında!
Kollarına alsana beni ey minel aşk!
Koruma, kollama beni,
Ama ısıtsana yine!
Hiç kimseye güvensizlikten üşüyen sırtımı,
Isıtsana mesela!
Zaman...
"Hiç yok!" luğuna da, yine saniyeler var oysa!
Cemre.Y.

21 Eylül 2017 Perşembe

Sana Meftunum

...Sana Meftunum…
Hep hayalim de büyüttüğüm gibi
Aşklar, sevdalar değilse de,
Zamane çılgınları gibi,
Mükemmel sevişmeler yaşayabilirim...
Artık “Anı yaşa!” diyenlere kulak asıp,
Anlık kararlarla,
Senden ve kendimden cayabilirim.
Kendimin dışında öylesine özgürüm ki
Bulutların üstünde
Pembe pamuk şekerleriyle
Sevda yüklü şiirler yazabilirim.
İnsanların gönlüne şiir şiir yağabilirdim.
Her şeyi yapabilirdim.
Ama hiçbir şey!
Ben sana sırtımı döndüğümde,
Sen uyurken bana dönüp,
Omzuma, sırtıma kondurduğun,
Dudaklarının kelebek busesinin,
Sıcaklığı kadar...
Hiçbir şey!
Ayaklarının ayaklarımı,
Sarıp sarmalaması kadar,
Isıtmaz beni.
İşte sırf bu sebepten ben…
Sana meftunum,
Sana üşüyorum ben hep be yosun gözlüm!
Ey sevgili!
Artık duyman gerek beni.
Cemre.Y.

3 Temmuz 2017 Pazartesi

Aşkın Tek, Sevgin Çok Senin

...Aşkın Tek, Sevgin Çok Senin...
Ulaşılmazlığın değildi
Beni sana meftun eden,
Göklerde Zümrüdüanka gibi süzüleceğime
Yerde ayağının tabanının görmediği bir karınca olup
Ulaşırdım sana elbet.
Paçalarından tutunurdum yüreğinin yufkasının,
Kıyamazdın ki sen bana.
Alır öperdin avuçlarında.
Hiç değilse kışı güvenle geçirirdim sıcaklığınla.
Aşkının tek,
Sevginin çok olduğunu anlamasaydım
Aşksız bir sevdanın,
Hiç yok olduğunu anlamasaydım.
Cemre.Y.

6 Haziran 2017 Salı

İzimin En Belli Olmadığı Mevsimdeyim

...İzimin En Belli Olmadığı Mevsimdeyim...
Ben dizlerinin dibindeyken...
Yani bir ona meftun,
Ondan başka herkese ve her şeye kör iken!
Bir bahar yağmuru ile başlayan,
En affedilmeyecek, en sağanak bir ihanetine,
Hiç mi hiçine bir gereksiz ve zamansız
Aldatışlara müebbet tutulmuşken...
Kışının zemheri ayazı soğuğunda,
Hem ısınmaya çalışıp hem hazanını, hem hüznünü,
Hem kar fırtınasını yaşar iken,
Ayrılığının bile yazının kor ateşiyle yanarken,
Hem acıdan
Hem hastalıktan kendimden gittikçe azalırken,
Şimdi sonbahar geldi yeniden!
Senle ama sana hasret zamanlarımda,
Artık senden vazgeçerken
Geçtiğim yerlerden geçip giderken!
Gözlerimden yaşlar akmış olsa ne fayda
Yüreğimden kan damlasa ne fayda!
Her mevsim belli eder de bütün izleri de,
Bir sonbahar kapatır bütün renkleri,
Bir sonbahar kapatır bütün yaşları
Bir sonbahar kapatır bütün yürekten sızan
O kan damlalarını.
Çünkü önce yapraklar dökülür haşin bir rüzgarla,
Sonra şiddetli yağmurlar yağar,
Kimse bilemez hangisi gözyaşları,
Hangisi yürekten akan sızı!
Belli gözlerimin içine bakıp
Çarpışacak takatin yok da!
Gittiğim yollara gitme,
Dokunduğum eşyalara dokunma ardımdan
Yani beni, geçip gittiğim
Senden azaldığım,
Senden vazgeçtiğim yerlerde arama!
İzimin en belli olmayacağı mevsimdeyim.
Baharlardan birinde…
Cemre.Y.

21 Mayıs 2017 Pazar

Hatta! An'da Donuyorum!

...Hatta! An'da Donuyorum!...
Evet!
Böyle avazım çıktığı kadar,
Katılırcasına güle güle,
Ağlamak istiyordum doya doya,
Üstelik, epeydir, sımsıkı susarak!
"Evet, Bayım, sen... evet!"
"Evet, Dostum, sen... evet!"
"Evet, sonradan halimi,
Sonramdan haylice…
Nicemi merak eden akrep'alarım evet!
Oysa hiçbiriniz yoktunuz
Benim anam kanserden katre katre ölürken!
Evet siz…
Yok'luğa yemin mi biçmiştiniz!
Eyyy benim yokluklarım?
Siz de içerisindeydiniz!
Bütün hüzünlü kahkahalarımın ta…
O en ilk duyulan heyecanlarında, o tek kelimelik,
O son çift kişilik canımın içerisindeydiniz!
Yaşamak-sa…
Hala can içimdeydi.
Evet!
Hatırlıyorum sizi!
Siz, benim kurabildiğim son hayalimdiniz.
Kaldı mı ki şimdilerde?
Bir avuç kalp atışına karşın,
Omzunun üzerindeki sırılsıklam kahkahalara,
Onca göz yaşıyla ıslanmasına katlanacak!
Sahi, şimdi kim beraberce,
Bizimle yeni bir hayata gülümseyebilecek değil mi,
Bütün zemherilerimin sonuna?
Kim, onca sabra sebat ile katlanacak?
Artık ben bile kat-la-na-mam!
İyisi mi, ben sana bahar bahçe rüzgar olayım
Sen bana katrilyon kere meftun…
Ben rüzgarına karşı,
Savurayım...
Göğsünün kafesindeki ellerimde,
Hala nefes alan son umudumu.
En son umutlu o son gülümün yaprakların
Olmayayım kimsemin.
Merak ediyorsan söyleyeyim,
Gülleri sevmeyi,
Sol omzumdan son öpüp gittiğinde vazgeçtim.
Papatyalardansa…
Aslımda çoktan.
Madem umut kalmadı,
Ne baharımdan ne kışımdan,
Ben sana sadece bir toz tanesi olayım!
No'ldu şimdi birdenbire...
Gözüne mi kaçtım?
Güven duvarım aşınmaya uğrayınca
Sevgimde aşınır benim.
Yüreğim soğur!
Üşümeye başladım bile...
Hatta...
An'da donuyorum!
Cemre.Y.

7 Mayıs 2017 Pazar

İllegal Sevişmeler

...İllegal Sevişmeler…
Söz'süz şarkılar söylüyorum bu aralar...
Adı bende saklı,
Hüküm'süz nice küfürler ediyorum söz'süz!
Alayına sükunet.
Alayına sakin.
Alay’ına huzurlu.
İllegal sevişmelerimi hatırlıyorum durduk yere!
Gün ışığında Güneş'siz...
Ya da gecenin şavkında eş'siz...
Ama ille de...
Karanlığın gizemine mahkum edilen,
Ettirilmesine de haylice gönüllü olduğum.
Ay’sız, yıldız’sız, yakamoz'suz, dilek'siz...
Ama yürekten sevdalı.
Gözü kör mahkum.
İllegal sevişmelerim geliyor aklıma!
Gülümsüyorum.
Yoksa bende bilirdim!
Nazım üstadım gibi,
Önce Nüzhet’in
Sonra Piraye’nin ki "Aahh o Piraye'm" derdim.
Ardına kalmadan, yüksek perdeden attığım Piraye’mi,
Aldattığım Münevver’imin,
Ve sonunda…
Bana gelince hiç tam denk gelmeyen Vera’mın,
Bütün adam versiyonlarına
Şiirler yazmayı bende bilirdim!
Bende bilirdim.
Bir Tomris Uyar olup,
Üç üstad şairi birbirine katmayı
Turgut Uyar’ın ne suçu vardı sevmekten başka!
Ya Cemal Süreya’nın?
Ya Edip Cansever’in?
Meşrebi neredendi bunca sevmelerin?
Ya da Orhan Veli olmalıydım mesela!
Nahit hanıma aşıkken,
Bella’ya bitesiye meftun...
Tam da bugünlerde...
Şu sıralar...
Ne alakası varsa...
Memleketimin ahvali geliveriyor aklıma!
Elimde olmaksızın,
Sızı sızı...
Ona da gülümsüyorum!
Susuyorum!
Yoksa...
Bencileyin tek kalmış her insan oğluna/kızına
Derin sorular soruyorum!
Cevap bulamıyorum!
Deliriyorum!!!
Değil mi ki...
Ne işim vardı, ne alakam,
Görmüyordu ki zaten gözleri!
Ama...
Esma’ sın dan başkasına aynı hissetmeyen!
Mademki gidecekse,
Bari yolsuz kalmasın diye,
Ayakkabısının topuğuna,
Bütün hayatını koyan,
Garip bir Aşık Veysel’le
Ne işim vardı?
Oysa ne Esma olmaktı derdim
Ne de uğruna ozan olacak bir Veysel?
Benim topuğum,
Daha o ayakkabıyı giymeden acırdı!
Susuyorum sonra yine.
“Konuşan bunca hipnotize sabit beyinli,
Çoğunluk varken!” diyorum içimden avaz avaz!
“Sevişen…kimdi kiminle?
Hem de…nefes nefese!
Biri bendim o kesin” de.
Susup susup gülümsüyorum bu aralar!
İllegal sevişmelere
İllegal şiirler yazıp, yazdırdım bir kere
Üstelik, yasal olmayı hep dilerken,
Neşet Ertaş'tan,
"Cahildim Dünyanın Rengine Kandım." ını dinleye dinleye.
Memleket'im gibi, illegal sevişmelerim oldu benim de.
Bir fark vardı elbette,
Bütün şiirlerden, bütün sessiz çığlıklardan,
Ülkemde olanlardan, oldurulmaya çalışılanlardan.
Çünkü ben, hiçbir zaman,
Kendim hariç,
Hiç kimseyi, hiç öldürmedim.
Ve bütün şiirler, birer katildir, alayına gider!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...