...Her Sevda Birkaç Damla Da Ayrılık İçerir Aslında...
Eskiden çok eskiden...
Daha gün kadar eskiden.
Kaç zemheri ayazı ağulu gecelerden geçtim,
Kaç baharı hiç çiçeksiz atlattım,
Kaç güneş doğmadı sabahlarıma ben sayamadım lakin.
Unutmayı da unuttum sonunda.
Hiç yoktan bir "Günaydın!"ım olsun diledim,
Hiç yoktan bir "İyi akşamlar!"ım olsun dedim de,
Açtım pencerelerini yüreğimin yüksek duvarlarını.
Halbuki,
Kaç merdiven dayanmıştı canımın kırık camlarına!
Kaçına kara perdelerimi çekip gidip yalnızlığımla yattım,
Kaçının merdivenlerini iterek onu yerin dibine attım.
Kızım haklı galiba...
"Yüreğimi ısıtmayanın yatağımda işi ne!" diye diye
Böyle ıssız, kurak topraklar gibi çimensiz kaldım.
Oysa ufacık bir rüzgar esse yağmur olmaya da hazırdım.
Her veda birkaç damla şiir yanığıdır aslında,
Yoksa ben de isterdim,
Eskisi gibi uyanınca uykulu kirpiklerim,
Açık kalmış sırtım öpülüp omzuma kadar örtülsün.
Bende isterdim bütün bu ince ruhların hepsi birden,
Durduk yere zamansız uçup gitmesin lakin.
Her sevda birkaç damla da ayrılık içerir aslında.
Hepsi herkesi ben gibi,
Onlara özel okyanusların,
Meftun kıyılarında yüzecekler sanmasalardı.
Yüreğimin yeri de kalmadı ki be sevgili!
Zira kalp dediğin dört odacık.
Dörtte biri senin cennetinle dolacakken,
Bir minder kapıp,
Gelemedin de kendine bir yer beğenemedin.
Sen beni bir tastamam yüreğine alınamadın be adam!
Şimdi var git yoluna...
Benim unuttuğum yolları aşmana,
Belli ki daha çok zaman var.
Ve ben kırk dört yılımın otuz yılını,
"Keşke yarın uyanmasam!" diye diye,
Dualar ederek uyumuş bir insanım.
Dualarımın hiçbiri kabul buyurmaz iken,
Yarın ölebilirim misal.
Yine de uyanmışsam her günün sabahına,
Her gün kaldırımlarımızı süpüren çöpçü bile,
"Günaydın!" ıma gülümseyerek,
"Günaydın." çekiyor çok şükür.
Var git yoluna!
Senin saatinin zembereği on'da kırılmış adam,
Gayri kuramazsın bana dair sevdalı cümleler!
Benim de aklımla yüreğimi,
Yetersiz bakiyenle meşgul etme!
Her sevda birkaç damla da ayrılık içerir aslında.
Sen "Eyvallah!" dersin,
Ben...
"Neyse!"
Cemre.Y.
Eskiden çok eskiden...
Daha gün kadar eskiden.
Kaç zemheri ayazı ağulu gecelerden geçtim,
Kaç baharı hiç çiçeksiz atlattım,
Kaç güneş doğmadı sabahlarıma ben sayamadım lakin.
Unutmayı da unuttum sonunda.
Hiç yoktan bir "Günaydın!"ım olsun diledim,
Hiç yoktan bir "İyi akşamlar!"ım olsun dedim de,
Açtım pencerelerini yüreğimin yüksek duvarlarını.
Halbuki,
Kaç merdiven dayanmıştı canımın kırık camlarına!
Kaçına kara perdelerimi çekip gidip yalnızlığımla yattım,
Kaçının merdivenlerini iterek onu yerin dibine attım.
Kızım haklı galiba...
"Yüreğimi ısıtmayanın yatağımda işi ne!" diye diye
Böyle ıssız, kurak topraklar gibi çimensiz kaldım.
Oysa ufacık bir rüzgar esse yağmur olmaya da hazırdım.
Her veda birkaç damla şiir yanığıdır aslında,
Yoksa ben de isterdim,
Eskisi gibi uyanınca uykulu kirpiklerim,
Açık kalmış sırtım öpülüp omzuma kadar örtülsün.
Bende isterdim bütün bu ince ruhların hepsi birden,
Durduk yere zamansız uçup gitmesin lakin.
Her sevda birkaç damla da ayrılık içerir aslında.
Hepsi herkesi ben gibi,
Onlara özel okyanusların,
Meftun kıyılarında yüzecekler sanmasalardı.
Yüreğimin yeri de kalmadı ki be sevgili!
Zira kalp dediğin dört odacık.
Dörtte biri senin cennetinle dolacakken,
Bir minder kapıp,
Gelemedin de kendine bir yer beğenemedin.
Sen beni bir tastamam yüreğine alınamadın be adam!
Şimdi var git yoluna...
Benim unuttuğum yolları aşmana,
Belli ki daha çok zaman var.
Ve ben kırk dört yılımın otuz yılını,
"Keşke yarın uyanmasam!" diye diye,
Dualar ederek uyumuş bir insanım.
Dualarımın hiçbiri kabul buyurmaz iken,
Yarın ölebilirim misal.
Yine de uyanmışsam her günün sabahına,
Her gün kaldırımlarımızı süpüren çöpçü bile,
"Günaydın!" ıma gülümseyerek,
"Günaydın." çekiyor çok şükür.
Var git yoluna!
Senin saatinin zembereği on'da kırılmış adam,
Gayri kuramazsın bana dair sevdalı cümleler!
Benim de aklımla yüreğimi,
Yetersiz bakiyenle meşgul etme!
Her sevda birkaç damla da ayrılık içerir aslında.
Sen "Eyvallah!" dersin,
Ben...
"Neyse!"
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder