sahil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sahil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2026 Pazar

Güneş Öpsün Yüreğinizi

...Güneş Öpsün Yüreğinizi...
Sanki hiç beklemediği bir anda
Eline rengarenk uçan balonları tutuşturmuşlar gibi,
Çakmak çakmak ışıldıyordu gözlerinin içi!
Kalbi kelebek kanatları gibi titreşirken,
Dudaklarının kenarlarına koca bir gülüş yerleştirmiş,
Ritmik bir şarkı mırıldanıyordu neşeyle.
Burnunda denizin iyot kokusu yürüyordu kordon boyunca.
Sonra yavaşça açtı gözlerini,
Günlerden pazar, sabahlardan güneşli bir sabahtı.
Her şey hayal gibi birer rüya olsa da
Güneş öpsün yüreğinizi.
Cemre.Y.

28 Şubat 2026 Cumartesi

Özledim

...Özledim...
Güneşin omuzlarımı okşamasını özledim.
Ilık bir bahar rüzgarıyla savrulan elma çiçeğinin
Burnumun tam ucundan öpmesini özledim.
Sıcacık bir günün ertesinde,
Denize gitmeye hayallenmeyi özledim.
Bir sahili boylu boyunca yürüyerek,
İyot kokusunu ciğerlerime çekmeyi özledim.
Ben yaşamayı çok özledim.
Cemre.Y.

8 Ocak 2026 Perşembe

Seve Seve Sevsen Yeterdi

...Seve Seve Sevsen Yeterdi...
Sana mavi kelebek kanatlarımdan sesleniyorum sevgilim.
Öyle avaz avaz,
Feryat figan da değil ha!
Tam da kış ortasındayken,
Issız bir temmuz gecesinin yıldız yakamoz sahilindeymişiz gibi.
Hani tam da yalnızlığın dalgaları vuruyorken kumsala...
Ateş böceğinin biri usulca ellerine konmuş da,
Sadece sana ışıldıyormuş gibi fısıltıyla sesleniyorum.
Hani sen dağınığını yeni toparlanmışsın da,
Her şeyden gayri vazgeçmişken,
Hiç ummadığın anda, her şey önüne serilmiş gibi.
Ah benim...
Saçlarına çok yanlış ışıklar değmiş güneş yanığım.
Ah benim..
Ayaklarına çok yanlış yaban yolların izi kalmış kış ayazım.
Zor değildi ki beni sevinçlendirip mutlu eylemek.
Seve seve sevsen yeterdi.
Sadece sevsen yeterdi, bundan çok eminim, sevdiler çünkü!
Cemre.Y.

2 Kasım 2025 Pazar

Önümde Sana Küçük, Bana Büyük Yorgunluklar Var Daha

...Önümde Sana Küçük, Bana Büyük Yorgunluklar Var Daha...
Sana...
İçinde kalp kırıklığıyla can kırıklarının hiç olmadığı,
Hayal kırıklığıyla hayat kırıklarının hiç olmadığı,
Bir sürü küçük küçük yorgunluklar biriktirdim sevgili.
Zira arşın arşın adımlayarak çoktan geçtim ben bütün o yolları.
Ama artık üzüldükçe sıkılmaktan yorulan bütün dişler sökülüp,
Saçımdaki aklar da çoğaldıkça anladım ki,
Önümde sana küçük, bana büyük yorgunluklar var daha. 
Ne bileyim...
Artık bundan sonra kavanoz kapaklarını sana açtırmak gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra yatağın yönünü sana değiştirtmek gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra altını sileceğim üçlü koltukları sana kaldırtmak gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra silkeleyeceğim halının diğer ucunda olman gibi.
Ne bileyim...
Yüzmekten yorulup kumsala adım attığımda havlumu uzatman gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra pembe salıncağımızda beni sallaman gibi.
Olmasın mı yani?
Olsun tabi.
Cemre.Y.

5 Ekim 2025 Pazar

Gibi'dir İşte, -Mış Gibi

...Gibi'dir İşte, -Mış Gibi...
Dün gece kırgın yürekler denizinin bir başka sahilindeydim.
Hani şu!
Denize çok uzak ama birkaç adım daha atsan oradasın gibi.
Hani şu!
Ormana çok uzak ama birkaç adım daha atsan tam ortasındasın gibi.
Lakin o birkaç adım'lardan da çoktan çok yorulmuşuz gibi!
Dertlerin derya olup taştığı,
Herkesin birer sandal olduğu o günler zaman aşımına uğramış gibi.
Gibi'dir işte, -mış gibi.
Hani şu!
Bizden kaybolan o kayıpların,
Çoktan kaybolmaya niyetli kayıplar olduklarına emin olduğumuzda,
Onları saldığımız o anın acısını artık hissetmemek gibi.
Değmezmiş gibi değil de, bizden yanası, çoktan yanmış gibi.
Vicdanın rahat, gönlün senden memnun.
Çünkü nihayetinde...
Kuş cıvıltıları kesildiğinde onlarla beraber uyuyorsun,
Bir ayak çıtırtısı duysan onlarla beraber uyanıyorsun gibi huzurlusun.
Bir tek...
Arada bir, sen onların hassasiyetlerine,
Ki genellikle sık sık, onlara bile fark ettirmeden çok özendiğinde bile...
Yola değil de, yürütecek olana en güvendiğinde,
Hani sızım sızlıyor ya diz kapağının bütün can özü!
İşte o kırıyor hayalinin dahi güvenini.
Çünkü sen hayata yalpalıyorken,
Çoktan gidilmiştir o yollara,
Çoktan aşılmıştır o duvarların ötesi.
Tadı tadılmış, duası okunmuştur hayatın her anının.
Şimdi o yollar sana da, onlara da kapanmış olsa onlara ne gam!
Sanki sen, o anlara değmiyormuşsun gibi gülmüşlerdir çoktan.
Sanki sen, o anları anlayamazmışsın gibi ağlamışlardır çoktan.
Ama kesin kes, herkes, her suskunluklarında sadece kendilerini düşünmüşlerdir.
Yani şimdi senle de yaşanacak yeni anıları, sensiz yaşamışlardır çoktan!
Seninle olan her yeni an, her şey, gibi'dir işte, -mış gibi hissedersin acıdır, acıtır.
Cemre.Y.

2 Ağustos 2025 Cumartesi

Oysa

...Oysa...
Dalgaların sahile vurduğu bir rüyaya öykünerek yatmıştım oysa,
Hani gece sırt üstü yüzerken yıldızların seyrine dalarsın ya,
Sonra kulağında o şarkının nağmeleriyle,
Yavaş yavaş evinin verandasından yatak odana süzülüp,
Öyle mutlu, hafifçe yorgun uzanmışım yatağına da,
Sabaha kadar sandaki meyhanenin müzikleriyle
Dans ediyormuşsun gibi bir rüyaya öykünerek yatmıştım oysa.
Gece boyu çıkamadığım merdivenlerin basamaklarından kayarak
Beni kovalayanların eline düşmekten son anda kurtuldum uyanarak.
Cemre.Y.

28 Haziran 2025 Cumartesi

Güvenli Limanım Yıkıldığından Beridir

...Güvenli Limanım Yıkıldığından Beridir...
Kim bilir kaç yaz geçti şöyle bir...
Denizin koynuna boylu boyunca uzanıp,
Kulaç kulaç kaburgalarını çatlatacakmış gibi sarılmayalı!
İyot kokusunu özlemeye çare var azizim,
Tuzunu tatmaya da çare var,
Kumsalının bağrında adım adım gezinmeye de çare var.
Ama...
İlle de...
O...
İçinde olmak var ya...
Güvenli limanım yıkıldığından beridir
İşte ona çaresiz kalıyor insan olan.
Öyle ya...
Sahiline soyunsan,
Kumsalında senden kalanlara kim bakacak?
Hiç yoktan geri dönebilmek için,
Evinin anahtarını olsun kim koruyacak?
"Özledim!" derken burnunun direği sızlasa ne fayda.
Ne güven kalmış ne de liman.
Senden bana diyar olmaz birkaç zaman.
Cemre.Y.

14 Mayıs 2025 Çarşamba

Yorgun Yürekler Denizi

...Yorgun Yürekler Denizi...
Yorgun yürekler denizinde el ele vermiş hep beraber boğuluyoruz.
Birileri hayatlarımızla oyun oynarken, keyfine bakıyorken hem de.
Kumsala çizip durduğunuz büyüklü küçüklü kalpleri ise,
Sanal dalgalar savurup götürüyordu denize.
En sevdiğimiz kendi kenarına çekilmiş rahatına bakarken,
Yanık canlar ordusu gibi kırıp duruyoruz cümlelerce.
Cemre.Y.

14 Kasım 2024 Perşembe

Nicedir Ömrüm Denize Hasret

…Nicedir Ömrüm Denize Hasret…
Eylül'ün yaprakları şiir gibi sarının binbir tonuna bürünürken
Ekim çoktan hazırlamıştı koca küreğini!
Süpüre süpüre geçiyordu hayat ağacının içinden.
Şimdilerdeyse kasım bile gelmiş çoktan da
Kasıla kasıla yarılamış griye kesen günlerini.
Nicedir ömrüm denize hasret,
Uzak olduğumdan da değil hani!
Gönlüm hayat kırığı ya, gitsem de şenlenemiyor bir türlü.
Oysa ben ne vakit gitsem o sahile,
Hele de bir martı çığlığı varsa o deniz esintisinde,
Aşk sanırım, sanmak isterim.
Cemre.Y.

6 Ağustos 2024 Salı

Hiç Yoktan

…Hiç Yoktan…
Hiç yoktan kahkahalarla gülen kadınlara rastladım bu sabah!
Masalarında yeşil güzeli üzüm salkımları,
Ellerinde kıpkırmızı şarap dolu kadehleriyle,
Oturmuşlar kamp sandalyelerine…
Sanırsın güneş makas almış yanaklarından,
Deniz de orada, sahil de orada, şiir de orada.
Öyle güzel gülüyorlardı ki,
Bir tutam gülüş yerleşti dudaklarımın kenarlarına.
Hiç yoktan birkaç dakikalığına da olsa güzelleşti dünyam.
Hiç yoktan sevmeyi sevdim mesela, günüm günaydınlandı.
Cemre.Y.

29 Haziran 2024 Cumartesi

Bekletme Gayrı

...Bekletme Gayrı...
Ey benim gün ışığım!
Uykulu gözlerini güne açtığında,
Dudağının kenarına gülümseme yerleşsin diye,
Sana, sade kahve tadında öpücükler biriktirdim.
Merak etme...
Sen gelmeden önce,
Canımın bütün kırıklarının paslarını sildim.
Kalbimin odalarına,
Yepyeni rengarenk kırlentler yerleştirdim.
Bundan sonra, senin denizin neredeyse,
Orası benim sahilim.
Benim okyanusum neredeyse,
Orası senin limanın.
Ömür gelip geçiveriyor biz farkına bile varmadan.
Bekletme gayrı!
Gel kurul yüreğimin otağına.
Cemre.Y.

27 Ocak 2023 Cuma

Ayrı Sahiller

...Ayrı Sahiller...
Biz bazen uzun uzun susardık birbirimize
Uzun susuşlarda akardık içlerimize!
O, son susuş anlarımızda
Akarken yine hiç kimsemizin anlayamadığı
O suskun bir dilden ruhlarımıza öylece son kez akarken!
Ne o “Gir kapıdan içeri!” diyebildi,
Ne ben “Gel kapımdan içeri!” diyebildim.
Onu son görüşleriydi ailemin
Benimse sesinin tellerinin nefes oluşunu,
Son kez duyuşumdu!
Hepimize birden, her şeyiyle son'du...
Ama insan umudu varsa,
O tek'i olsun ister yanında...
İstemedin!
Bende gelirim demedim...
Şimdi ikimiz
Ayrı sahillerinde barınırız yalnızlığımızın!
Cemre.Y.

28 Ağustos 2022 Pazar

Bugün Pazar

...Bugün Pazar...
Güne gülümseyerek uyandı kadın,
Rüyasında ne görmüşse belli ki mutluydu.
Uzun zaman önce aç karnında da,
Tok karnına da içilecek ilaçlarıyla vedalaşmıştı.
Sade bir kahve yaptı kendine!
Yudumlayarak verandasının kapısından çıktı.
Ayağını gıdıklayan kumları aşıp denize ulaştı.
Bugün pazardı ve daha kuşlar bile uyanmamıştı.
Usulca sokuluverdi denizin koynuna.
Bu sabah yüzünü deniz yıkayacaktı.
Daha akşama çok vardı.
Cemre.Y.

30 Temmuz 2022 Cumartesi

Gidiyor

...Gidiyor...
Temmuz bile gelmiş, gidiyor işte!
Biz daha, burnumuzun ucuna,
İyot kokusunu hızmalamadan.
Daha denizi, yatak yapacaktık oysa,
Bulutu yorgan.
Cemre.Y.

24 Temmuz 2022 Pazar

Bugün Pazar

...Bugün Pazar...
Sabah serinliğiyle usulca süzülüverdi güneş,
Kadın uyanıklıkla uyku arasında,
Yatağında dönüp durmaktaydı.
Önce kirpiklerine dokundu teker teker,
Sonra burnunun ucundan öptü yavaşça.
Yanaklarından süzülüp dudaklarına,
Kibar bir buse kondurdu.
Omuzunu okşadı fısıltıyla.
"Günaydın güzellik, bugün pazar!" dedi.
Yavaşça yatağından kalktı kadın.
Çayını ocağa koymadan, sade kahvesini hazırladı.
Şöyle iyot kokulu bir kumsala uyanmadıysa ne çıkardı.
Akşamdan mayaladığı hamura göz kırptı.
Cemre.Y.

2 Temmuz 2022 Cumartesi

Özlemek Mi?

...Özlemek Mi?...
Deniz ve güneş yorgunu bir günden dönüp,
Gün batımını özleyince,
Koşa koşa sahile gitmek gibi yorgunum aslında.
Lakin ne vakit!
Ayaklarımı denize daldırsam,
Geçerdi bütün yorgunluklarım.
Evet aylardan temmuz,
Ve evet, yine yaz yorgunuyum ama,
Artık, ne deniz var, ne ne kum.
Güneş bile bulutlarla beraber aynı değil artık!
Özlemek mi?
Kimse bana özlemekten bahsetmesin.
Seni en iyi ben özlerim.
Cemre.Y.

4 Mayıs 2022 Çarşamba

Günaydın Öyleyse, Hayata, İnadına

...Günaydın Öyleyse, Hayata, İnadına...
Kabullendim, artık gücenmiyorum,
Bir türlü, İstanbul'uma bahar gelemeyişine.
Her ne kadar, zülüflerimizin simli tellerinin,
Her bir ucu kırılmış olsa da.
Nihayetinde, bir yerlerde kuşlar cıvıldaşıyorlar,
Nihayetinde, bir yerlerde,
Erken uyanmış bir çocuğun,
Saçlarını okuşuyordur güneş,
Ilık bir sahil kasabasının kumsalında.
Günaydın öyleyse, hayata, inadına!
Cemre.Y.

27 Mart 2022 Pazar

Günaydın Ey Sevgili Kendim


…Günaydın Ey Sevgili Kendim…
Durduk yere, dalgaların sahile vurduğu,
Güneşin güne saçlarını savurduğu,
İyot kokusunun burnumun ucundan öptüğü,
Açık büfe kahvaltıların sıra sıra dizildiği,
Sıcacık bir Avşa adasının,
Umutlu bir pazar sabahına uyandığımı hayal ettim.
En sadesinden Türk kahvemi yudumlarken,
Hiç yoktan, tebessüm ettim.
Yeniden gülümsedim misal!
Yeniden, "Günaydın, ey sevgili kendim,
Elim, yüzüm, gözüm,
Ağzım, burnum, kulaklarım." dedim.
Ne de olsa,
Gelecek, yine gelecek,
O güzel günler gelirken, geçmeyen ne varsa,
Geçip gidecek diye sevinçlendim.
Cemre.Y.

13 Şubat 2022 Pazar

Bana Kalan



...Bana Kalan...
Uyandım, gün, griye bulanmış.
Bembeyaz pamuk bulutlar güneşe küsmüş,
Çekip gitmişler, mevsimi bahar olan diyarlara.
Güneş desen, çoktan yüzünü dönmüş,
Mevsimi yaz olan,
Sevgililerin koyun koyuna beklediği,
Gün doğumu manzarasıyla,
Denizin iyot kokusunun buluştuğu,
Sahili altın sarısı olan kumdan diyarlara.
Ben mi?
Bana kalan...
Pazar sabahıma hiç de yakışmayan,
Puslu ve soğuk bir pencere manzarasından,
Yaprakları çoktan solmuş, fesleğen yalnızlığıyla,
Çiçeksiz sardunyalarım bir olmuşlar,
Öylece bakıp duruyor kahve fincanıma.
Cemre.Y.

1 Ağustos 2021 Pazar

Oysa Bugün Pazar

...Oysa Bugün Pazar
Yapış yapış,
Buhran dolu bir geceden geliyorum sevgili,
Sensizlik yetmiyormuş gibi,
Uykusuzluk da yoldaşım şimdi.
Kışı çok sessiz olan bir sahil kasabasındaki,
Gecekondu evinin pencere önüne dizilmiş,
İki küçük kırmızı tahta sandalyenin,
Kimsesiz başlarını okşayan fesleğen yaprakları gibiyim,
Kim bilir, belki birilerinden biri,
Yazları kalabalık olan bu yerde,
Yolumdan öylece geçip giderken,
Durup iki tutam şefkat sunarlar belki.
Oysa bugün pazar,
Ağzım, yüzüm, buram buram kahve kokusu şimdi.
Birazdan kahvaltı sesleri yankılanır sokaklardan,
Çay kaşığı tıngırtıları eşlik eder onlara.
Hiç yoktan, güneşe, buluta gülümsemeli.
Günaydın ömrüm demeli.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...