...Önümde Sana Küçük, Bana Büyük Yorgunluklar Var Daha...
Sana...
İçinde kalp kırıklığıyla can kırıklarının hiç olmadığı,
Hayal kırıklığıyla hayat kırıklarının hiç olmadığı,
Bir sürü küçük küçük yorgunluklar biriktirdim sevgili.
Zira arşın arşın adımlayarak çoktan geçtim ben bütün o yolları.
Ama artık üzüldükçe sıkılmaktan yorulan bütün dişler sökülüp,
Saçımdaki aklar da çoğaldıkça anladım ki,
Önümde sana küçük, bana büyük yorgunluklar var daha.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra kavanoz kapaklarını sana açtırmak gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra yatağın yönünü sana değiştirtmek gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra altını sileceğim üçlü koltukları sana kaldırtmak gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra silkeleyeceğim halının diğer ucunda olman gibi.
Ne bileyim...
Yüzmekten yorulup kumsala adım attığımda havlumu uzatman gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra pembe salıncağımızda beni sallaman gibi.
Olmasın mı yani?
Olsun tabi.
Cemre.Y.


















