inat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2025 Perşembe

İnadına Gülümse

...İnadına Gülümse...
Sana küçücük bir bebeğin gözlerinden bakıyorum ey hayat.
Ne kadar da kocaman, ne kadar da korkutucuydun öyle.
Bakma sen aradan tam elli yıl geçtiğine,
Hala en ufak bir kırgınlığıma bakıyor o günün, o anına dönmem.
Yine de mademki uyanıyorsak her yeni güne,
Küçücük bir bebeğin gözleriyle bakmak lazım hayata.
Ama bu sefer hiç korkmadan
Ve evet her sefer,
İnadına gülümseyerek bakmak lazım hayata.
Cemre.Y.

4 Ocak 2025 Cumartesi

Günaydın Öyleyse

...Günaydın Öyleyse...
Yüreğimin tellerini serdim bu gece yollara...
Ne fark eder ben öldükten sonra,
Kim ayak basmış,
Kim alıp, öpüp, bir kenara bırakmış!
Umurumda mıydı sanki?
Kabus dolu,
Nefes daraltan gecelerden,
Fırlayarak uyanılınca,
O derin nefesi tekrar alabilmiş miyim ona bakarım.
Şükür ki...
Bir şiir daha demleyecek kadar hala sağ'ım.
Günaydın öyleyse.
Günaydın, hayata, inadına!
Cemre.Y.

28 Aralık 2024 Cumartesi

Hiç Yoktan!

...Hiç Yoktan!...
Uyandım gün yine karanlık.
Açtım iki göğsümün arasını,
Yokladım kırk yamalı yüreğimi.
Kuytu köşelere saklanmış birkaç renk buldum.
Nicedir sıkılmıştım ya etrafımı saran grili anlardan.
Güneşsiz günlere inat,
Kalbimin ölü kelebeklerinin kanatlarını boyadım teker teker,
Rengarenk yamalardan uçurtma yaptım sabah sabah.
Uçurtmamın kanatlarına taktım kelebeklerin renk renk kanatlarını.
Terasıma çıkıp uçurdum uçurtmamı,
Yağmura yakalanmadan yüzdürdüm bulutların içinde.
Hiç yoktan güneşim oldular bana,
Bugün de yaşadım hiç yoktan!
Cemre.Y.

15 Aralık 2024 Pazar

Dün Geceydi İşte

...Dün Geceydi İşte...
Hatırlamıyorum ki en son ne zaman,
Gülümseyerek yattım yatağıma.
Battaniye üstü yorganıma sarınıp,
Yastığıma küçük bir buse kondurup,
Sabaha kadar hiç uyanmadan uyudum.
Dün geceydi işte.
Kırmadım, incitmedim kendimi,
Ne çatımı akıtan yağmura kızdım,
Ne de güneşimi saklayan gri bulutların karasına.
Sabahında yeniden sevdim kendimi.
Tavuk suyuna çorba yaptım hiç yoktan.
Aferin dedim canımın canına,
Ve hiç yoktan mutlu oldum yeniden.
Aferin hayata inat günaydının var hiç yoktan!
Cemre.Y.

31 Mayıs 2024 Cuma

Çamaşır Makinam Beni Terk Etme!

...Çamaşır Makinam Beni Terk Etme!...
Çamaşır makinam kaç zamandır beni terk etmek için çırpınmakta!
Sürekli altını üstünü temizlememe rağmen,
Bir sürü lavabo açıcı kullanmama rağmen
Ki lavabom tıkalı değil!
İnatla her çamaşır yıkayışımda,
Aldığı ve sıktığı suyun yarısından fazlasını mutfağıma taşırıyor!
Taşan suyu temizlerken,
"Elde yıkasam daha az yorulurdum." diye düşünüyorum ama sıkmak mesele.
O kadar söylüyorum; "Bak benim güzel emektarım, biliyorum,
Yoruldun, eskidin ama senle o kadar yıllarımız geçti.
Emekli maaşıyla yeni bir makina taksiti ödeyemem!
Zaten hala emeklerimin karşılığını alabileceğim bir iş de bulamadım.
Hadi diyelim yeni makina alabildim, senin kadar dayanıklı mı olacak yıllara!
Ben görüyorum yeni makinalar beş yıl bile dayanamıyor,
Biz seninle yaklaşık on yedi yıldır yaşıyoruz, etme eyleme!
Beni terk edersen hurdacının hurdalarının arasında paslanıp gidersin." diyorum ama nafile!
Bilmiyor ki o giderse, yerine yenisi gelse bile, eskisi gibi olamayacağız hiçbirimiz de!
Cemre.Y.

1 Ocak 2024 Pazartesi

Mutlu Yıllar

...Mutlu Yıllar...
Hayat...
Her şeye rağmen!
Yaşamayı hak ediyor bence.
En azından...
"Nefes alıp verdik,
Geçti, bitti." diyecek kadar ucuz olmamalı!
İnadına yaşamak, inadına hayat!
Şu saatten sonra,
Gelene...
Hoş geldin,
Gidene...
Kapı zaten kırık.
Bahar yüzlü gözlerimizden,
Güneş ışıltıları saçılan gülüşlere ihtiyacımız var!
Mutlu yıllaaarrr!
Cemre.Y.

9 Kasım 2023 Perşembe

Yaşamak Lazım Hayatı, Hayata, İnadına!

...Yaşamak Lazım Hayatı, Hayata, İnadına!...
Gün doğumu yahut gün batımı değilse,
Güneşin kızarmasından korkarım derdi rahmetli annem.
Hele ki bulutlar kızıla yakın öbeklenmişse eğer!
Ya depremler olur bir yerlerde,
Ya da uçaklar düşer derdi.
Öyle çok depremlerim oldu ki ömrüm boyunca,
Öyle çok uçaklarım düştü ki...
Artık...
Acımın acısı bile acımıyor desem yeridir.
Yine de...
Uyanmışsak eğer yeni bir güne,
Lodosun ardından gelen yağmuru da selamlamak gerek.
Yaşamak lazım hayatı, hayata inadına!
Cemre.Y.

26 Ağustos 2023 Cumartesi

İnadına Yaşamalı

...İnadına Yaşamalı...
Elimden hiçbir şeyin gelmediği kederlerle dolu ülkem...
Her yer katliam, her yer yangın,
Her şey hüzün...
Ruhum inciniyor, hem de haddinden fazla!
O halde kitaplara sığınmalı.
Kahvenin yarenliğine inanmalı.
İnadına yaşamalı.
Cemre.Y.

22 Temmuz 2023 Cumartesi

Bir Türlü Koyun Olmayı Beceremedim Ben!

...Bir Türlü Koyun Olmayı Beceremedim Ben!...
Hayat, bazen...
Miden, açlıktan jiletle kazınıp duruyor gibiyken,
Üstelik...
Aylardır...
Ekmek ile soğanı, hatta domatesi bile!
Şöyle, damağında kalacak bir yaz keyfiyle,
Ağzına dolayıp,
Çatur çutur yiyemediğin yetmiyormuş gibi!
Senden, ısrarla, inadına,
Misafire özel...
Bol kaşarlı tost istenmiş gibi!
Üstelik o misafirin,
Sen kendine münhasır,
Mesleğinle ilgili bir şeye düşünüp dururken,
Onca emeğinden sadece iki ısırık almış gibi!
Hayat bazen...
Zemheri ayazında, elin ayağın donmuşken,
Annenin yaptığı o, etli keşkeği özlemiş gibi,
Annenin yaptığı, o, etli güveci özlemiş gibi,
Tam da...
Sen, o etlerin en kaburgalısına dalmışken,
Baban tarafından,
Sen dahil...
Bütün kardeşlerinin etleri ve kemikleri,
Çoktan onun, boğazından geçmiş gibi!
Hayat bazen...
Miden, açlıktan jiletle kazınıp duruyor gibiyken,
Üstelik...
Aylardır...
Ekmek ile soğanı, hatta domatesi bile!
Şöyle, damağında kalacak bir yaz keyfiyle,
Ağzına dolayıp,
Çatur çutur yiyemediğin yetmiyormuş gibi!
Senden, ısrarla, inadına,
El alem gibi olman bekleniyormuş gibi.
Oysa artık sen...
Elinde malzeme alacak güç varken,
Saatlerce ve saatlerce...
Soğanlarını, domateslerini,
Çeşit çeşit sebzelerini ince ince doğrayıp!
Keşkeğini de yaparsın, güvecini de...
Yetmez!
Kışlık domates salçalarını, turşularını da kurarsın.
Zeytinyağlılarını da dizersin sıra sıra!
Lakin...
Hepsi, şöyle bir tastamam olunca...
Şöyle bir durup beklersin mecbur!
İlk kaşığı kim çalacak!
Hani kabusun yorulmuş mudur nihayet yemelerden!
Sen, zaten...
Kokularından çoktan doymuşsundur.
Hala...
Bunca özgürlüğüme rağmen!
Yaptığım hiçbir yemeği,
Üzerinden zaman geçmeden yiyemiyorum ben!
Misal eksilmişse rengi, kokusu, dokusu,
İlle de, eti, kemiği...
Kim doyarsa doysun madem.
Kokusu salınıyorsa doyuyorum zira...
Bir türlü koyun olmayı beceremedim ben!
Kendime bile.
Ama işte...
Hayat, sadece...
"Bazen!"ler de kalsaydı keşke!
Amma...
Ve lakin!
Sus!
"Neyse!" ye bağlan mı yor mu, her şey sonuçta!
Evet!
Evet!
Tok'um ben!
Taa, çocukluğumdan!
Cemre.Y.

28 Ocak 2023 Cumartesi

Hayata, İnadına

…Hayata, İnadına…
Bir arka plan görürsün hayatının filminde,
Sen hiçbir zaman orada olmasan bile bilirsin işte!
An gelip,
Onun...
O koltuğa oturmuş olma ihtimali vardır!
Bir bakışınla,
Seversin, okşarsın kadifenin hiç sevmediğin o rengini!
Sonra o gelir hatırının köşesine, sana seslenir,
Sesinin tınısındaki sana seslenişini hayal edersin,
Yine ve yeniden seversin sen'i değil, o'nu değil!
Hayatta, inadına, hayatta kalabilişini seversin!
Cemre.Y.

27 Ağustos 2022 Cumartesi

Sonra Yarın Oldu

...Sonra Yarın Oldu...
Dün gece, bütün geçmişimi çöpe attım.
Tek bir damla yaş akıtmadım gözümden.
Artık olmayanlardan, olamayanlardan,
Hiç olmayacaklardan,
Hükümlü değil geçmişimin kırgınlıkları.
Sonra yarın oldu.
Yüzümdeki çizgilere inat,
Güzel gülümsemeler takındım ruhuma.
Gamzeler kondurdum yanaklarıma.
Bundan sonra hayat düşünsün.
Cemre.Y.

23 Temmuz 2022 Cumartesi

Hayata, İnadına, Hala!

...Hayata, İnadına, Hala!...
Ben ömrümde,
Birkaç cehennem yaşadım evet!
İlki, doğduğum gündü hani.
Sonrasını, yine, yeniden,
Saydırtma istersen!
Zira!
Her birini hatırladıkça,
Yeniden yaşıyorum, an ve can!
Canımın kırıklarına basılıp duruldukça da,
Öğrenmek zorunda kaldım,
Her yeni günün sabahına uyandıysam,
Bugünümü bari, cennet saymayı.
Hayata, inadına,
Hep de gülümsedim, en içten!
Lakin, ne vakit...
Gün geceye sararsa,
Artık aylardan hangi ay,
Akşamlardan hangi gece,
İhanetlerden hangi zamansa...
Şuramda!
Tam şuramda.
Tam da, en güvenip,
En sevdiklerimin otağının canında,
Şöyle, yamalıklı bir şilte bulmuşken,
Öyle bir alaz atıyor ki duman,
Öyle bir yakıyor ki ciğerimi can evimden,
Tekrar, yine, yeniden anımsıyorum,
Hiç kimseyi, sınırsız, sonsuz sevmemeyi.
Şimdilerdeyse benim cehennemim,
Asma yapraklarının salındığı bir akşamda,
Cızır cızır mangal kokusunun rehavetiyle,
Şuursuzca yemiş, içmiş, keyfine bakmakta.
Sus!
Ve zaman, yine, yeniden,
Sonsuz bir sabırla,
"Sus!" kaftanımı omuzuma sarmakta.
Ömrümde, hiç yoktan,
Cennete sarıldığım zamanlar geliveriyor aklıma,
Usulca öpüveriyorum,
Çoktan yitik sayılmak istenen ömrümün canından!
Mademki ölemiyoruz sağlıcakla...
Hayata!
İnadına!
Hala!
Cemre.Y.

12 Haziran 2022 Pazar

İçime Bir Miktar Hüzün Kaçtı

...İçime Bir Miktar Hüzün Kaçtı...
Uyandım.
Hem de güzelim pazar sabahına,
Hiç de yakışmayan erken bir saatte!
Çünkü yağmur,
İstanbul'un eline, yüzüne bulaşmış,
Çöl tozlarını çamura bulayarak yıkamaktaydı.
Güneş bile çekilmiş bulutların ardına,
Süklüm püklüm sabah mahmurluğunda,
Yüzünü bana göstermemekte inatçı.
İçime bir miktar hüzün kaçtı.
Dilimin, damağımın tadı yok.
Ne sade kahvemden keyif aldım.
Ne de içip durduğum çayımdan.
Ben buradayım, sorun bende değil!
Sorun...
Beni terk eden keyfim ve kahyasında.
Neyse, geçer elbet, elbet geçecek.
Biraz sonra güneş bile doğar değil mi,
Bunca eceller ve doğumların üzerine.
Cemre.Y.

4 Haziran 2022 Cumartesi

Bugün Günlerden Sen

…Bugün Günlerden Sen…
Bugün günlerden "Sen"di.
Yani pazartesiydi.
Bana göre hayli yağmurlu bir güne inat!
Yine de gülümsedimdi evrenime.
Oysa bütün evrenimde
Pazartesi günümün başlangıcı dahil
Sen hariç hiç kimsem!
"Ama bugün yağmur yağmıyor İstanbul'a
Demek ki yağmur…
Cemre'nin akamayan yaş tanelerinde!"demedi.
Yüz yıl kere eminim ki,
Onu, sessiz haykırışlarla diyebilen tek sendin...
Sonra soruyorlar bana "Onun, nesini sevdin?" diye
Susuyorum senin bana olmazların kadar
Bir İstanbul kadar susuyorum!
İstanbul'unsa Kız kulesi kadar susuyorum!
Oysa en sevdiğim Pazar ertesime
Ömrüm boyunca sadece ikisi denk geldiydi.
Pazarlıksız sevmeyi severdim ya ben hep!
Ertesinde yani...
Birinin yosuna sarmış çoktan gözlerin yeşili
Diğerin çoktan kuytularına sarmış alası, elası...
Sonradan yani, ertesinde yani.
Hep ertelerimin en başı ve sonu yani.
Oysa ben her Pazartesi bıkmadan başlarım,
"Gelmişine...
Neyse ya neyse" lerime!
Günlük güneşlik İstanbul'uma yağmur yağar bazen
Olmadık mevsimlerde kar yağar
Günlük güneşlik gülerim ya içim zemheriyken
Kimsem duymaz, anlamaz.
Sonra,
Ansızın,
Susar bütün şehirleri ülkemin
Umursuz olur kalbim.
Ulan!
Duymayın!
Sağır olsun sensiz bütün kulaklar.
Nasılsa bir gün yolunuz düşer
Günü İstanbul kadar kalabalık
Gecesi yapayalnız bir ahenge
Yapayalnız ayazlarınızda kadehiniz yeterse
Elbet bana doğru içersiniz
Ve ben ille de kıyamam size!
İçimden gelememişinize söverken
Dost bile olurum hepinize....
Kız Kulesi olmak hayli zor yar!
Sen daha yeni İstanbul'umu keşfederken.
Cemre.Y.

15 Mayıs 2022 Pazar

İstanbul

…İstanbul…
Nicedir kendi yüreğimi,
Kaçamak zamanlarda göz atılan,
Sahipsiz posta kutusu gibi hissetmekteydim.
Nihayet dün ruhumu özgür bıraktım.
Gittikçe ağırlaşan bedenimle inatlaşmadan,
Şöyle uzunca bir İstanbul yürüyüşü yaptım.
Rahmetli anacığımın indiği durakta indim.
Çocukluğumun ellerinden tutup,
Beyazıt meydanını turladım,
Çemberlitaş'ın taş duvarlarını okşadım.
Sulnahmet'te rahmetli annemin gençliğini andım.
Gülhanede sanki yine konserler olacakmış gibi,
En ön sıradan yer tuttum.
Kendi kendime piknik yapmayı sevmediğimden,
Sarayburnunu es geçip,
Eminönüne yürüdüm.
Mısır Çarsını, Çiçek Pazarını turlayıp,
Annemin aldığı çiçek tohumlarından aradım.
Onların bile sahte çıktığını duyunca,
Elim kolum bomboş,
Balıkçı kayıklarının yanına gidip,
Denize karşı balık ekmek yedim.
Gönlümü İstanbul nefesiyle doyurdum.
Cemre.Y.

3 Mayıs 2022 Salı

Gelmiş

…Gelmiş…
İki dudak, dört yürek ağzıydı sözleri…
Bir kapı, iki anahtar döngüsüydü özlemi,
İki çift, çivit mavisi gözlerle,
Bir çift anamın gözleri bir olmuş,
Bir çift de havanın esip duran, ahengine göre esen,
Ela mı desem, yeşil de mi bezenmiş, kalbine,
Yüreğinin rengiyle beraber değişmiş miş!
Durduk yere, yine, maviye kesmiş!
Şüpheli, şüpheci,
Nasıl olup da, aynı kadere, doğurulmuşluğundan paydaş!
Yanında, yamacında,
Her kim yoksa, her bir akrabalığından,
Teker teker, rengarenk dilek feneri olup durmuş.
Epeyce de, bayram sevinci koymuş,
Artık yetemediği heybesinin sol cebine!
Gelmiş…
Çok da, hoş gelmiş...
Beni, bayramlarından birinden saymış da gelmiş...
Aslında en ilk…
Senin alnının tam ortasından öperim çocuk,
Bunca çocukluğa, hep birden,
Göğüs germişliğinden.
Seni…
Hayata…
İnadına…
En ilk…
Gözlerinin kahvesinden,
Deminde çay kıvamında,
En ilk, umudundan öperim çocuk!
Gözlerinden, kirpiklerinden,
Yaş tanelerinden.
Lakin, kaderimi değiştiremediğim gibi,
Kaderini de değiştiremem!
Gözlerinin kahvesiyle,
Yüreğinin mavisine denk gelesin derim ben!
Tav'ını kaçıramasınlar ama!
Cemre.Y.

19 Mart 2022 Cumartesi

Sen De Gideceksin Biliyorum

…Sen De Gideceksin Biliyorum…
Sen de gideceksin biliyorum!
Bari hakkımda, eksiğin ve yarım'ın kalmasın diğerleri gibi!
Bazen…
Birileri çıkıverir ortaya,
Sorgusuz, sualsiz artık neye bedelse dökülüverirsiniz!
Siz…
Hayatınızın çıkmaz sokaklarının,
En karanlığına, en meczup evine sığınmışken,
Kendi duvarlarınızın meczupluğuna kapatmışken kendinizi,
Öylece dizlerinizi karnınıza çekmişken,
Herkes sizi hayata inadına gülümserken görürken,
Aslında öylece, ölüme razı buluvermişken kendinizi,
Ve ecele dua ederken
Yalnızken, üşüyorken, ölüyorken,
O!
Artık her kimse buluverir sizi!
Siz, sadece anlatırsınız
O!
Sadece elinizden tutar.
Sadece dinler sonuna kadar!
Sadece doktorların bile çözüm bulamadığı,
Çözüm bulamazsa kuruyacak o son en iyi gören göz’ü değil!
Ağlayamazsa kör olacak o sol göz’ü de kurtarıverir!
Çok kişi…
Çok şey’iniz olur belki hayatınızda ama!
Sadece bir tek’i…
Son görecek gözünüz olur, o sol gözünüz.
Cemre.Y. 15.03.2014

12 Ağustos 2021 Perşembe

Doğmuş Da, Doğurmuş Da Bir Kere!

...Doğmuş Da, Doğurmuş Da Bir Kere!...
Küs değilim,
Hadi kırgınlığı da, geçtim de,
Benim...
Sana olan...
Gönlümün bağı, kökünden, koptu.
Koptu artık...
Bil cümle, saz, tambur, keman, kanun,
Kemençe ve de çello'nun telleri!
Güven'in kalmadığı yerde...
Gayri ne yapsan, ne yapmasan...
Boş!
Ben seninle,
En sondan bir önce...
Denizi olmayan bir şehirde,
Başlarımızın üzerinden geçen,
Onca martı çığlıklarıyla,
Bir tahterevallinin iki ucundan,
En öteki olduğumu anladığımdan beri,
Ve hala...
Bunca zor olan hayatlarımıza inadına,
Olmayan gücümle ama inadına bir inatla,
Karşımdaki...
Eş, dost, akraba fark etmeksizin,
Onlar yükselsinler diye, çabalarken,
Kaybettim, en ilk geleceğime dair,
Nihayet, mutluluklu şiirlerimin mısralarını!
Sonrası da sırasıyla geldi zaten!
Kadın...
Bunca yıl, bunca nefes almak sonrası,
Yıpranmış, etleri bile...
Gönlüyle pörsümüş...
Hatta içinden içinden çürümüş de, hala...
Bir gülüşe, bin hayat sığdırmaya çalışıyor,
N'apcan!
Ömür işte.
Doğmuş da, doğurmuş da, bi kere!
Cemre.Y.

17 Haziran 2021 Perşembe

Yine De Siz Bilirsiniz

…Yine De Siz Bilirsiniz…
Ben…
Hayallerim ve kırıkları hariç,
Canımdan öte can saydıklarım yüzünden,
Ölüp ölüp, dirildiklerim hariç…
Yapamazsın diyenlere inat!
Sabırla, acı anların üstesinden gelmeler ustasıyım!
Yıllarca, ilmek ilmek dokuduğum bunca sabrımıysa,
Aşmaya…
Aşama dahi kaydetmeye çabalamayın derim.
Sonra ben susarım.
Sabreder, bekler, affederim de,
Yaradanımıza havale ederim.
Yarattığının neler ettiğini, nihayet, görünce…
O, neylerse, işte o vakit, çok da güzel eyler!
Zira; "Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner!"
Yine de siz bilirsiniz.
Çünkü, hani insanım ya, bir vakitten sonra,
Neyi fazla yaptım, neyi eksik yaptım da,
Bu olması gerekenler, olmamış ve olmuyorken,
Bu hiç olmaması gerekenler, nasıl olup duruyor diye,
Kendi kendimin beynini de,
Yüreğini de yemekten yorulup,
Hem vazgeçiyorum, bütün o vazgeçemediklerimden,
Hem de pes ediyorum, her şeyden.
Sonra sonra çıkıyor karşıma evrenin hikayesi.
Meğer ben suçlu değilmişim!
Suç'un unsuru hiç değilmişim!
Meğer ben sadece tesadüfen,
Soyu sopu bozukların eseriymişim de,
Kader denen o paslı zincirin,
Bütün genetiksel kalıplarını silip,
Yeni bir hayat ağacını filizlendirmeye çalışırken,
Yüreğimin bütün parsellerini satmışlar!
Ki zaten şu hayata dair,
Tek bir kalplik bir mülkiyetim bile yok!
Yine de her şeye rağmen,
Bana gelen yollara doğru giderken,
Her bulduğum meyvenin çekirdeklerini,
Otobanların toprak kenarlarına doğru atarım,
İnadına hayat!
Çünkü hayat...
Bir gün o meyve çekirdeklerini görür,
Yağmurlar canına su verirken,
Güneş yanaklarından makas alır bir gün,
Rüzgarlar saçlarını tararken
Bir gün, bir çocuk, dallarındaki yemişlere uzanır.
Çünkü hayat...
Senden sonra da, benden sonra da devam eder.
Eninde sonunda, o paslı zincir kırılır da,
Bütün kalıtımsal kötülüklerin kötü ruhlarından kurtulur.
Bazılarının cennetleriyle cehennemleri ters yüz olur.
Yine de siz bilirsiniz!
Cemre.Y.

6 Kasım 2020 Cuma

Durduk Yere

...Durduk Yere...
Ve sonra bir gün,
Bir kadın...
Hayatın ondan, bütün getirdiklerini,
Fazlasıyla götürdüklerini görünce,
Yosun gözlerini devirmekten caydı!
İçindeki karanlık odalarına inat,
Hayatının panjurlarını pembeye boyadı,
Durduk yere de...
Mavi saksılara yemyeşil çiçekler ekti.
Güneşe gülümsedi misal durduk yere.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...