unut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
unut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2026 Pazartesi

Kahraman

...Kahraman...
İstisnasız herkesin bir kahramana ihtiyacı vardır.
Çoğunlukla görünmezdir pelerinleri.
Hani böyle durduk yere biri sana dokunmuş gibi hissedersin.
Ilık bir sevinç geçer içinden, yalnızlığını unutursun.
Ya da yol boş olsa bile birden bire duruverirsin kaldırımda.
Köşeden hızla gelen arabanın motor sesini bile daha duymamıştın oysa.
Dışarıdaki işin aceleyken evden o an çıkmaman gerekiyorsa hep bir şeyler ters gider.
Sonra bir bakarsın dışarısı kıyamet.
Daha buna benzer nice an gelir aklına gülümsersin.
Başını gökyüzüne çevirip dualar edersin varlığına.
Çünkü her zaman...
Bir tutam güneşle bir tutam mavi iyi gelir insanlığa.
Cemre.Y.

14 Ocak 2026 Çarşamba

Zor Da Olsa, Geçti!

...Zor Da Olsa, Geçti!...
Madem ki bu mecliste de bolca sükun etti adın.
Gah-ı söyleyip,
Gah-ı suskunca aktı yine sana gözüm yaşım.
Sonra gün ağardı.
Zor da olsa, geçti!
Diğer bütün geçenlerim gibi bu da geçti.
Amma velakin...
Her gece sen uyumadan önce
Nefesinden öpüyordum ben seni.
Biz'i en çok unuttuğun zamanlarda,
En azından saçlarını da öptüğümü hatırla.
Cemre.Y.

23 Aralık 2025 Salı

Haberin Yok

...Haberin Yok...
Kokundan sonra sesini de unutmuştum ya hani.
Geçen gün rastladım sesine.
Terasta oturmuş mırıl mırıl mırıldanmaktaydın.
Şöyle bir kulak kesildim de,
Sensin desem, sen değilsin.
Penceremden başımı uzattığımdaysa,
Anılarımdaki silüetin beliverdi karşımda.
Üşüme diye aldım içeri lakin,
Ne cümleler senin cümlelerin, ne dil senin dilin.
Gözlerin hala yosun yeşili ama,
Bakışlarını çalmışlar senden haberin yok.
Sarılma teklifine karşı koyamadım ama,
Ne eller senin ellerin, ne kollar senin kolların.
Seni senden çalmışlar haberin yok.
Meğer benim de ruhumu da çalmaya gelmişsin.
Benim sırat köprüm de sen olmuşsun meğer!
Ey benim ciğer çiziğim,
Olur da bir gün daha bana yolun düşerse,
Kaybettiğin kendini bul da öyle gel.
O güzelim bedenine,
Benim güzel meleğimin ruhunu giyindir de gel.
Belki o zaman sana yeniden güvenirim.
Cemre.Y.

9 Ağustos 2025 Cumartesi

Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!

...Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!...
Daha güneş bile sabaha uyanmamışken,
Düş'ümde gördüm yine seni.
Ne çok zaman geçmişti oysa, seni böyle görmeyeli.
Sen beni, yine, çok özlemişsin belli.
Yoksa öyle uzaktan göz ucuyla süzmezdin beni.
Öyle utangaç titreşirken göz kapakların,
Ağustos sıcağı gibiydi gözlerin.
Sanki "Gel." desem uçarcasına konacak gibiydin yamacıma.
"Kal." desem sarılacak gibiydin kaburgalarımı çatlatırcasına.
Lakin kalp bu, unutamıyor incindiği yeri!
Ki zaten onca uykusuz geçen gecelerden sonra,
Uykulu gözlerime ağır geliyordu kirpiklerim.
Ne sen bana tam gelebildin,
Ne de ben seni yeniden yüreğime sığdırabildim.
Cemre.Y.

6 Ağustos 2025 Çarşamba

Akıllı Telefonlar

...Akıllı Telefonlar...
Hayatın renkleri insanlıkta gizliydi.
Şimdiki zamanlardaysa mekanik robotlarla dolu kaldırımlar,
Her birinin ellerinde akıllı telefonlar,
En "Sevdim, seviyorum." dediklerini bile tanımıyorlar.
Hala da kendilerini insan sanıyorlar!
Oysa bağlanmak kalbe giden bir yoldu.
Unuttular, unutturuldular.
Cemre.Y.

20 Temmuz 2025 Pazar

Sorsan Herkes Şair!

...Sorsan Herkes Şair!...
Salon köşelerinde unutulmuş da, yaprakları tozdan görünmez olmuş plastik çiçekler gibi,
Hiç durmadan dize dize diziyorlar yapay zekalı şiirlerini, sorsan herkes şair!
Siz hiç sandık köşesinde unutulmuş kurutulmuş canlı çiçek gibi şiirinize rastladınız mı?
Çiçeğe dokunsan sanki hala yaşıyor, cümlesine dokunsan sanki o andasın gibi oldu mu size hiç!
Cemre.Y.

30 Haziran 2025 Pazartesi

Unuttuğumu Da Unutmamalıyım

...Unuttuğumu Da Unutmamalıyım...
Nicedir unutma beni çiçeklerini de unutmuşum
Bu sabah durduk yere aklıma gelip yüreğime düşüverdiler.
Usulca, incitmeden aldım sakladığım yerden
Ciğerimin baş köşesine iliştiriverdim.
Öyle ya epeyce zaman geçti geçmişlerin üzerinden,
Neyi, kimi, ne zaman, nasıl,
Neden unuttuğumu da unutmamalıyım.
Ey benim içimin unutulmuş sızısı,
Arada bir gönlümün sabahına düşen çiy tanesi
Günaydın öyleyse sana da günaydın.
Cemre.Y.

26 Nisan 2025 Cumartesi

Özledim Sanma!

...Özledim Sanma!...
Ben senin,
Şakaklarındaki beyazlara bile şiir yazdım be adam!
Yüzüne konan kar tanelerinde,
Gecelerce eridim de sevdim.
Özledim sanma!
Şimdi sadece "Ahh!" ettim.
Cemre.Y.

19 Nisan 2025 Cumartesi

Gönlümdesin

...Gönlümdesin...
Nicedir hislerimi kaybettim sanmaktaydım.
Gecenin üç otuzunda kimsesizliğime uyanmışken,
Omuz başlarıma sarılmış kelimeler yuvarlanıyordu ağzımdan.
Hiç birinin kifayeti yetemiyordu yüreğimi hissetmeme.
Sonra birden bire sustum, durdum, yutkundum.
"Gönlümdesin!" kelimesi geçiverdi ruhumdan.
Sonra harf harf yuvarlanıverdiler dudaklarımdan.
Hissetmeyen hislerimi hissettim o an.
Böyle bildiğin burnumun direği sızladı.
Göz pınarlarım dökülmeye hazırlanan yaşlara hazırlandı.
Yok!
Ağlamadım.
Koca bir ağız dolusu tebessüm ettim.
Kalkıp gece gece uyku mahmuru gözlerimi aynaya diktim.
Olabildiğince gülümsedim.
Şükür ki insandım hala!
Ha bu arada hala...
"Gönlümdesin unutma!"
Cemre.Y.

4 Nisan 2025 Cuma

Uyan!

...Uyan!...
Hani onu özlemeyi bile unuttuğun yılların ardından,
Öylesi bir pişmanlıkla rüyana akar ya biri!
Sanki gidişine kılıf uydurmak için, almış kucağına bir erkek çocuk,
Bir ona, bir sana sarılır ya sımsıkı!
O sarılmadaki yabancıl hissi sana anlatamam.
Ruhun bilir, tanır ezelindeki o kokuyu lakin,
Sanki sen aynı sen değilsin de o hep,
Aynı aldatışındaki anında kalmış gibi!
Şöyle bir acıma gelir de yoklarsın yüreğini,
Hani sevdayı geçtim de ufacık bir şefkat bari kalmış mı diye?
Bırakmamış!
Kim bilir kaç kere kırdığı, dağıttığı,
İhanet camlarıyla kanattığı yüreğinde tek bir his olsun bırakmamış.
"Uyan!" dersin rüyandaki kendine, "Kaç kurtul bu andan."
Öyle ya...
Pişmanlıksa bu onun pişmanlığı!
Seni kendini düşündürtmesine izin verme biliyorsun ki değmez.
Bu sabahlık sade kahveyi es geç,
Bir fincan çay koy kendine,
Sabah sabah şöyle en güzelinden bir meyhane pilavı demle!
Ne rüya kalsın, ne de kabus!
"Uyan Cemre'm uyan,
Sana ne, senden sonra,
Kim, hangi pişmanlığının denizindeyse!
Aç bir müzik, salın kendi kendine!,
Artık bu hayat senin kime ne?"
Cemre.Y.

15 Mart 2025 Cumartesi

Var Mısın Bugün Mutlu Olmaya?

...Var Mısın Bugün Mutlu Olmaya?...
Güneşli bir bahar günü bugün.
Düne bıraktık hüzünleri
Var mısın bugün mutlu olmaya?
Ve sakın unutma!
Aşk hep vardır,
Dönem dönem gelir konar yüreğinin baş ucuna!
Kim daha çok severse, o kadar az sevilir de sonu şiir olur!
Bundan sonra, seven de, sevilen de hep sen ol.
Cemre.Y.

9 Mart 2025 Pazar

Geçecek Elbet!

...Geçecek Elbet!...
Bugünlerde nazlı bir çocuk gibi,
Usul usul okşuyorum, artık uzamaya başlayan saçlarımı.
İncecik olsa da iki belik yapıp yanlardan sarkıtıyorum.
Sevilmeyi özledikçe acıyan ciğerlerimiyse,
Battaniye altı buharlı tencerelere solutuyorum.
Nicedir kendimi önemsemeyi unutmuşum ki,
Durduk yere hastalanıp yataklara düştüğümü anlayınca da,
Gündüz vakti birkaç mum yakıp,
Radyodan en güzelinden sözsüz bir müzik açıp,
Yavaş yavaş okşuyorum yüreğimin yufkasını.
Geçecek elbet!
Bugünler de geçecek.
Cemre.Y.

24 Şubat 2025 Pazartesi

Kar Taneleri

...Kar Taneleri...
Kim bilir kaç mevsimdir gücenikti kara kış'a!
O gün durduk yere giyinip dışarı çıktı kadın.
Öyle ya daha ne kadar uzaktan seyredecekti,
Önünden geçip giderken,
Kar topu oynayan çocukların sevinçli çığlıklarını.
Zamanında dost dediklerinden birinin
İçine taş koyup ona attığı,
Gözünü mosmor eden o acı anıyı bir kenara koyup,
Kendi kendine yumuşacık bir kar topu yaptı,
Usulca atıverdi kendi başından aşağı.
Öyle ya, kendi kendine de ihanet edecek değildi ya!
Sonra gökyüzüne baktı gözlerini kısarak.
Oradaydı, gülümsüyordu güneş!
Kadına kalpten kar taneleri yolluyordu usul usul,
Kirpiklerinin tellerine konuverdiler kalpten taneler.
Kristal ışıltılar doldu göz pınarlarına.
Birkaç tane de burnunun ucundan öptüler.
Durduk yere sevinçlendi kadın, unuttu gücenikliğini her şeye!
Cemre.Y.

21 Aralık 2024 Cumartesi

Şimdi Vakit Yaşamak Vakti

...Şimdi Vakit Yaşamak Vakti...
Ben ne zaman ömrümü kurtarmaya çalışsam.
Çoğu zaman,
Hatırlamak istemediklerimi unuturken,
Unutmak istemediklerimde siliniyordu hafızamdan.
Nice zaman sonra anladım ki,
Yıllar öncesi birine ettiğim şu cümlem yüzündendi bu!
"Ama sakın unutma!
Hafızam kuvvetlidir ve nerede neyin rüzgarına son verdiğimi,
O kendimce veda an'ımı asla unutmam!" demiştim ona!
Nicedir bu kilidi de örselemekteydim ki,
Nihayet kırıldı gitti tümden.
Düzelmeyecek, düzeltemeyeceğim ne varsa,
Onarılmayacak, onaramayacağım ne varsa,
Usulca sarmaladım yara izlerimi.
Fakat artık vakit...
Geçmişin izlerini deşip durma vakti değil.
Şimdi vakit...
Şöyle alabildiğince derin bir nefes alıp,
Yaşamak vakti.
Bugüne, yarına ve dahi geleceğime,
Usulca tebessüm edip yeni şanslar vermek vakti.
Şimdi vakit yaşamak vakti.
Cemre.Y.

14 Aralık 2024 Cumartesi

Seni Unutmak

...Seni Unutmak!...
Ne zaman kalabalıklara dalsam,
İlla ki seni soruyor ya birileri...
"İyidir inşallah!" diyorum lakin,
Bitmiyor senli soruları!
Susup kaçıyorum hemen evime.
Sarılıyorum yalnızlığımın omuz başlarına.
Teselli ediyorum kendi kendimi.
Ertesi günün sabahındaysa,
Göz pınarlarımda tuz taneleri,
Dilimde, damağımda paslı demir tadıyla,
Ne çayın çaylığını anlayabiliyorum,
Ne de kahvenin kahveliğini!
En zoru da,
Hani nicedir seni unutmuştum ya,
Unuttuğumu unutturuyorlar bana.
Şimdi işin gücün yoksa,
Gün geceye karışmadan,
Yine, yeniden seni unutmak!
Cemre.Y.

3 Aralık 2024 Salı

Artık Özlemeyi De Unutmak Lazım!

...Artık Özlemeyi De Unutmak Lazım!...
O değil de,
Hiç alakasız bir yerde,
Onun adını seslenir birileri bir avaz dolusu...
Senin yüreğin yerinden koşup, onu bulmak ve sarılmak ister ya!
Eylül sızım oldun çocuk!
Son baharım kaldın!
Hani arada bir konardın ya omuzumun başucuna,
Artık soldan konamazsın o omuzun başucuna!
Yüreğime biraz daha uzak dur a çocuk!
Sadece bir omuz kadardı ya aramız.
Şimdilerdeyse, hani arada bir de olsa bile!
Artık özlemeyi de unutmak lazım!
Cemre.Y.

29 Eylül 2024 Pazar

Eylül Akşamları Serin Olur

...Eylül Akşamları Serin Olur...
Nicedir gecenin üç otuzunda senli, sensiz kabuslarla uyanmaktayım.
Dönüp duruyorum yatağımın ortasında.
Sonra huysuz ayak sendromum sesleniyor oradan!
"Haydi kalk Cemre, iki üç tur volta at odalarında.
Ne de olsa seni sakinleştirecek hiç kimsen yok hala!"
Sonra kalbimin tam yamacında koca bir kaya oturuyor.
Böyle kıyır kıyır metcezirlerle acıtıyor anılarımı.
Üşüyor omuz başlarım gidip kıvrılıyorum yatağıma, yorganıma.
Senin de açılmış mıdır sırtın, omuzun!
Hayalimde usulca örtüyorum üzerini.
Hafifçe okşuyorum saçlarını, parmak uçlarımla çıkıyorum odandan.
Anında dönüveriyorum yalnız evime, odama!
Ayaklarımı karnıma çekip iyice kıvrılıyorum kimsesiz yatağımda.
Nicedir, olsan da, olmasan da,
Duysan da, duymasan da,
"Seni seviyorum!" diyerek uykuya dalmadığım için mi bu olanlar?
Lakin beni bilirsin yüreğimin titremeyi unuttuğu o iki cümleyi,
Hissetmediğim zaman asla fısıldamam!
Sana...
Benden uzak, kalabalık ailenle hayırlı kahvaltılar!
Unutma bugün pazar,
Sabahları hırkanı giy de çık, Eylül akşamları serin olur,
Geceleri yorganına sıkı sarıl.
Cemre.Y.

9 Eylül 2024 Pazartesi

Ey Benim Yürek Çiziğim

...Ey Benim Yürek Çiziğim...
Ey benim ömür yorgunu gülüşüm.
Fark etmeden nicedir sensizliğe hüküm sürmüşüm.
"Unuturum!" demiştim ya sana!
Unutmuşum!
Seni sevmeyi nicedir unuttuğumu da unutmuşum.
Oysa hiçbir şeyim olmasan bile pazartesimdin sen benim.
Mevsiminden umursuz umudumdun ya hani!
Fark etmeden umudumun da gönlü kırılmış sana.
Bunu fark ettiğimde,
Eylül ayazı dokunuyordu ayak uçlarıma.
Ey benim yürek çiziğim, yosun gözlüm.
Ömrümün kalp nakışlı gül kıvrımlı gülüşlü pazartesim.
Yakındır günler griye keser yine.
Sabahı da, akşamı da serinletir omuz başlarını.
Hiç sevmezsin biliyorum ama!
Dışarı çıkarken hırkanı, şemsiyeni yanına almayı sakın unutma.
Cemre.Y.

21 Temmuz 2024 Pazar

Oysa Bugün Pazar!

...Oysa Bugün Pazar!...
Sayamadım ki kaç yalnızlık sabahı uyandım sensiz.
Yine kabuslu rüyalarımın müsebbibi,
Uykusunu alamamış küçük bir kız çocuğu mahmurluğundayım.
Şekersiz çayımı yudumlarken,
Birden bire, kaç sabaha sade kahvesiz başladığım geldi aklıma!
Kahvaltı yapmayı bile unutmuşum misal.
Oysa bugün pazar!
Şöyle aile boyu, güle oynaya yapılan,
Kalabalık kahvaltılara öykünüyor insan.
Geçer ama, neler neler geçmedi ki içimdeki bu sebepsiz hüzün de geçer.
Cemre.Y.

9 Şubat 2024 Cuma

Pişman

...Pişman...
Kim bilir kaç geceler,
Dış kapımın anahtarını,
Dış kapımın kapısının kilidinde unuttum bilerek!
Hani olur da, bir tek gün, bir tek gece,
Pişman olup dönersin koynuma,
Tıpkı bebekliğindeki kadar masum
Ana sıcaklığına kıvrılırsın diye.
Hani hep soruyorlar ya,
Aşk her şeyi affeder mi diye.
Aşk evlatsa, affeder lakin!
Gerçekten pişman ise.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...