mülteci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mülteci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2019 Cumartesi

Mülteci Eylem

...Mülteci Eylem...
Benim de mülteci eylemlerim oldu elbette!
Seni sevmek gibi.
Ve benim de itirafçı hallerim oldu elbette!
Seni unuttuğumu hatırlamak gibi.
Cemre.Y.

24 Kasım 2018 Cumartesi

Sevdiğim


...Sevdiğim...
Ey benim sesinden vurgun yediğim.
Gözlerinde yıkık yüreğimi mühürlediğim.
Ey benim kalbi kırık mülteci sevdam.
Nefesini nefesime değdirdiğim,
Misk-i amber kokulu yarim.
Sevdiğim, sevdiceğim, ömrüm dediğim.
Söyle ne vakit dolacak sana olan hasretliğim.
Cemre.Y.

14 Kasım 2018 Çarşamba

Gitmezdin

…Gitmezdin…
Sen bilemezsin sevdiceğim seni özlemek nasıl bir yanardağ içimde.
Yüreğinin hudutları yetmez seni özlemeyi dahi tahayyül etmek.
Ki zaten yeterince sevebilseydin,
Nereye konacağı belirsiz bir kuşun kanadına kanıp çekip gitmezdin.
Sen bilemezsin ey benim mülteci sevdam,
Seni unutamamak nasıl bir zifiri yalnızlık ruhumda.
Yüreğinin hudutları yetmez seni unutamamayı dahi tahayyül etmek.
Ki zaten yeterince sevseydin,
Sonu başından daha netameli yeni bir rüzgara kapılıp gitmezdin.
Cemre.Y.

31 Ağustos 2018 Cuma

Ne Bileyim

...Ne Bileyim...
Eylül'ün yaprakları hazırlanırken soyunup gitmeye
Aşk'a dair mülteci eylemlerimizin hepsini,
Artık yalnızlığa terk edilmiş o kumsalın,
En yalnız kayasının kenarına terk etme vaktiydi.
Kim bilir, belki de, bütün suç benimdi.
Onca sevdalı sevişmelerden sonra...
Ne bileyim fularımı unutmalıydım belki bir yerlerde.
Belki saç tokamı, ya da sütyenimin kopçasını unutmalıydım.
Mademki sokak adlarında bile görmüyordu adımı,
Ne bileyim...
Belki bir şiirin son mısrasında aklına gelmeliydim.
Bu kadar kolay, bu kadar çabuk unutulmamalıydım.
En azından şarkıda söylendiği gibi,
Birinin bari boğazında düğüm düğüm hıçkırık olmalıydım.
Oysa ben her Eylül'de açardım sarı sandığımın kilidini.
Bir yanı şeytan lekesi anılarımı hatırlar,
Bir yanı melek kanadı hatıralarından öperdim.
Yine ağlardım ömrümden esip giden yapraklarıma ama
Geçen sonbaharda onları da denize savurmasaydım.
Cemre.Y.

6 Mart 2018 Salı

Mülteci Aşk

...Mülteci Aşk...
Kekik kokulu
Mülteci eylemlerim oldu benim de elbette
Nazlıcan kadar olamazdım belki ama
Bu mülteci aşkının dağlarına ne zaman çıksam
Düş dünyamda…
Kekik kokusu sürerdim boynuma.
Cemre.Y.

21 Ekim 2017 Cumartesi

Mumya

...Mumya...
Ne kadar da
Kaç yüz milyarlık yıl kadar,
Ona olan sevdam kadar,
Aksine mülteci bir eylem şiddetinde,
Eylemli, söylemli depremleri varmış!
Nihayet izin verdim.
Gülümseyerek...
Ne'm kaldıysa!
Onu da başımdan alaşağı…
Öylece...
Yok edip gitti!
Şimdi her yerimiz,
Sel göçüğü!
Artık kim?
Nasıl!
Kurtarabilir ki bizi?
Öldük biz nihayet!
Evlada aşık bi anayla.
Onun hayatına hep debelenmelerini,
Hiçe eş değer sayanlarla
Savaşıp bir yandan,
Onları haklı saymaktan da yorgunum!
Bittik biz!
Nihayet...
"Ama bu sefer bari gitme!" diye diye,
Tirilyonca kere yalvarırken gözlerine
O, Benim o'na değerlerimi,
Hiç değersizmiş gibi,
Başımdan aşağı yağmur ediyordu!
Yağdım...
Arındım...
Ama sen de be ruhum,
Hala hiç yoktun!
Aile nişanlarınızda bari,
Buruk birer tebessüm olsa da takın.
Bundan sonra bari...,
Benden bari sonranızda dedim ama!
Yükünü almıştı omzuna çoktan!
Tam tamına yirmi yıllık aşkını ve nefretini.
Ve yüz milyon yıllık hissizliğinin
Bila bedelsiz
Mumyası bulunmuşlar gibi...
Kustu...
Gitti...
Bilsem yine dirilecek!
Trilyon yıllık daha!
Öylece gülümseyip,
En çok iki bira içen…
Ama sonsuz sevgili bir tek!
O mumya olurum o'na!
Cemre.Y.

26 Ağustos 2017 Cumartesi

Mülteci Sevdam

...Mülteci Sevdam...
Biri var ki,
Senin adının hiçbir harfinin geçmediği bir yerde,
Birden,
"Çok..." diyor,
Bütün "Az" larının devreleri yanıyor!
Ve sen öylece kalıyorsun!
Böylesi mavi,
Böylesi huzursun sen şimdi...
Oysa ne fırtınalar atlattık seninle.
Aklımdan şaşıp göynüme mülteci sevdam...
Neyleyim ki,
Bu sefer de böyle hak görmüş mevlam!
Cemre.Y.

17 Ağustos 2017 Perşembe

Artık Bu Vatan Bizim Değil

...Artık Bu Vatan Bizim Değil...
Artık bu vatan bizim değil
Ey yosun gözlüm...
Zapt-ı Rapt- eylediler!
Gidelim buralardan!
Mülteci bir eylem hakkımız
Hala mahfuzken!
Cemre.Y.

28 Temmuz 2017 Cuma

Aşka Mülteci Bir Eylem

...Aşka Mülteci Bir Eylem...
Dene!
Bir fincan çay koy kendine,
Ya da iyisi mi,
Sade bir Türk Kahvesi yap sen!
Birkaç kurabiye...
Aç müziği sonuna kadar,
Geç salıncağına,
Kitabını bu sefer böyle oku!
Yani rutinine!
Mülteci bir eylem gerçekleştir, bir kere!
Dene!
Cemre.Y.

2 Temmuz 2017 Pazar

Dönemesin Hiç Kimse Diye

...Dönemesin Hiç Kimse Diye...
Bazen de bazı şarkılarla...
Çokça susardık biz!
Kimilerine göre mülteci bir eylemdi bu!
Kimilerine göreyse suskun bir esaret.
Bu bütün susan çığlıklı şarkılar...
Yüksek sessizlik yüzünden
Sağır ediyordu cümlemizi.
Kendi evlerimizin içinde bile!
Oysa.
O kadar kötü çocuklar ve gençler,
O kadar da kötü eylemcil kadınlar değildik biz!
Gece olunca...
Nihayet evine gelecek olan,
Aldatış yüzlü adamlara,
Hala pirinç taşı ayıklıyorduk,
Akşam pişecek pilavlarımıza!
Ve bile bile nereden geldiğini,
Öyle olmama ihtimaline karşı bile değil!
"Neyse ki sağ salim bir geldi." diye
"Canına bir şey oldu sandım!" lı
Gerçek sarılışlar savuruyorduk boyunlarına.
İçinde “Ya hiç gelmeseydi!” li korkularla!
Geliyordular da.
Başkaca gelecek yerleri yoktu o zamanlar.
Sonra yer buldular onlara!
Gittiler...
Gitti.
On yedi yıl oldu.
Geldiyse de...
Kalmadı hiç kimse!
Eski şafaklarına kaçıp,
Gittiler öylece...
İlki ilkimdi yani,
Sadece...
Artık pirinç taşı ayıklamıyorum
Pilav da yapmıyorum hiç kimseye!
Kaşığımı, hançer yaralarıma sapladım
Yüreğimin ortasına kırdım!
Dönemesin hiç kimse diye!
Sade bir heves olmayacağım artık kimseye.
Artık istifa ettim küllerimden doğmaktan, doğmayacağım!
Cemre.Y.

29 Haziran 2017 Perşembe

Çoktan Prangalı Yürekler

...Çoktan Prangalı Yürekler...
Rüyamda sevmekten hayli yorgun,
Sevdanın mülteci eylemlerinden hayli bezgin,
Ayakları geçmişlerinin görünmez iskeletlerine
Çoktan prangalı yürekler gördüm.
Hepsinin çelikten zırhlı duvarlar örülüydü kalpleri.
Sevmekten usanmayan yüreğime
Hayretle bakıyorlardı olmayan gözleri!
Şeffaf görünen hayatımın,
Altında yatan en derin yaralarımı bir görselerdi
Zamansız, amansız,
Yamansız sandıkları hapisliklerinden utanıp,
Prangalarının ayaklarına bedel olmasına aldırmayıp,
Bütün zincirlerini kırıp
Birilerini...
Sevmeye giderlerdi.
Cemre.Y.

12 Nisan 2017 Çarşamba

Yokluğunda

...Yokluğunda...
Yokluğunda...
Eksik kalan yaş'larını topluyorum kara kıştan.
Sana artık çok fazla gelen yaş'larımıysa
Kana kana su içmek isteyen bir serçe gibi
Suyla beraber donmasın diye
Damla damla içime akıtıyorum.
Yokluğunda…
Eksik kalan sevgi’lerini topluyorum hayattan,
Sana artık çok fazla gelen sevgi’miyse
Doya doya özgür olmak isteyen çocuklar gibi
Mülteci bir kaçakçılıkta sahillerime vurmasınlar diye
Kaderimin dikenli tellerine razı içime akıtıyorum.
Yokluğunda…
Yokluğunda be hey ana!
Ömrüm boyunca…
Eksik kalan savaşlarını topluyorum dünyadan,
Sana artık çok fazla gelen savaş'ımıysa
Kurşun askerkercilik oynayan hırçın bir devlet gibi
Ocağıyla beraber sönmesin diye bayrak bayrak içime akıtıyorum.
Yokluğunda, merak etme be ana!
Ölmüyorum sana…
Ama hayata her gün biraz daha geç kalıyorum!
Hiç ölemedim ki ben sana şöyle doya doya!
Eksik eteğim hala ne de olsa.
Küsüyorum hala hayata!
Zira…
Sen benim son umudumdun.
Karşılıklı bir sevda’ya…
Olası başka bir hayatımaysa çoktandır yoksun!
Bir oğul da doğuramadım sana bile zaten…
“Vatan sağ olsun!” lu…
Ölüyorduk, ölüyoruz!...
Hep beraber içimizden içerimize.
Edip Cansever’in dediği kadar
Kısa bile değil artık hayat!
Artık evren sadece “An!”
Kuşlar uçamıyorlar artık,
Kanatları emin değil hiçbir yere!
Artık..
Martılar yerine ölü çocuk yüzleri vuruyor sahillere.
Ya da olmadık yere
Henüz üç yaşının parçalanmış cesedi takılıveriyor
Usulsüz balıkçı ağlarına
Ele güne yedi düvele haber ediyorlar
Sessizken, sensiz ne kadar dağıldığımı…
Sonra…
Sonra bombalar patlıyor ülkemin her yerinde,
Suçsuz onca insan bedeni parçalanıyor!
Her gün kızlarımız/kadınlarımız
Tecavüze uğruyor tenha yerlerde!
Yokluğunda…
Ben her gece ölüp,
Sonra doğuyorum her yeni güne inadına bir umutla!
Ana'm...
Sahi sen nasılsın,
Çoktan dünyandan bezmiş o yalnız galaksinde?
Zaman denen o el aman...
Oralarda ne alemde?
Anam!
Bari bu seferinde alsaydın ya beni yanına
Kaç gram yük ederdi ki aşkım sana!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...