|
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
31 Ekim 2018 Çarşamba
Pastırma Yazı
Labels:
çizgi,
gözüm,
güneş,
her şey,
İstanbul,
kader,
kapı,
neyse,
niyet,
ömrüm,
peki,
sır,
sonra,
yağmur,
yalnız,
yazar
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
29 Ekim 2018 Pazartesi
Ne Anlamı Var
…Ne Anlamı Var!...
Elbette sevişebiliriz lakin,
Daha yüreğimi ısıtamayanın yatağımda işi ne?
Milyon defa söyledim, milyar defa da söylerim.
Hayır yani sonuçta evlenmeyeceksek,
Yine hiç tanımadığın biriyle…
En başından tanışmanın ne anlamı var!
Cemre.Y.
Elbette sevişebiliriz lakin,
Daha yüreğimi ısıtamayanın yatağımda işi ne?
Milyon defa söyledim, milyar defa da söylerim.
Hayır yani sonuçta evlenmeyeceksek,
Yine hiç tanımadığın biriyle…
En başından tanışmanın ne anlamı var!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Güneş
…Güneş…
Yazdan çalıntı günlük güneşlik bir bahar gibi bugün.
Kalktım sade bir kahve ısmarladım kendime,
Emekli teyzeler gibi kadın programları izledim,
Kitap okudum epeyce, epeyce de kendimi şımarttım.
Sonra dışarı çıktım, güneş dokundu elime, yüzüme.
Durduk yere içim sevinçle doldu,
Bayram çocukları gibiyim bugün, bi uçurtmam eksik.
Cemre.Y.
Yazdan çalıntı günlük güneşlik bir bahar gibi bugün.
Kalktım sade bir kahve ısmarladım kendime,
Emekli teyzeler gibi kadın programları izledim,
Kitap okudum epeyce, epeyce de kendimi şımarttım.
Sonra dışarı çıktım, güneş dokundu elime, yüzüme.
Durduk yere içim sevinçle doldu,
Bayram çocukları gibiyim bugün, bi uçurtmam eksik.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sevemedim
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
28 Ekim 2018 Pazar
Günaydın
...Günaydın...
Günaydın uykulu kirpiklerim, gözlerim, ellerim, ayaklarım. Günaydın ağzım, burnum, yüzüm, vücudum,
Günaydın sade kahvem, ocakta kaynayan çayım.
Günaydın kızarmış ekmeğim, zeytinim, peynirim.
Günaydın dünden kalmış şiirlerim,
Günaydın ey sevgilim, sevdiceğim, günüm, güneşim, duam.
Günaydın pazar sabahım, iç huzurum, mutluluğum.
Cemre.Y.
Labels:
burnumun direği,
dua,
Günaydın,
güneş,
huzur,
mutlu,
pazar,
sabah,
sevdiceğim,
sevgilim,
şiir
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
27 Ekim 2018 Cumartesi
Küfür
...Küfür...
Bir yaradan var elbet nesl'imzi de...
Sanki benim kader kayıtlarım bir değiştirilmişmiş gibi...
Ey benim gök tengrim,
Hiç olmazsa yarattığın zamana götür beni,
Madem biliyorum ki,
Hayat.
Baştan foseptik.
Uçurulduğum an.
Tembele yatarım!
Geçsindi diğer, a.m. K'lı, anaları hariçli, a.m.koduklarım beni!
Siz varın, küfür sayın her harfimi!
Cemre.Y.
Bir yaradan var elbet nesl'imzi de...
Sanki benim kader kayıtlarım bir değiştirilmişmiş gibi...
Ey benim gök tengrim,
Hiç olmazsa yarattığın zamana götür beni,
Madem biliyorum ki,
Hayat.
Baştan foseptik.
Uçurulduğum an.
Tembele yatarım!
Geçsindi diğer, a.m. K'lı, anaları hariçli, a.m.koduklarım beni!
Siz varın, küfür sayın her harfimi!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ah Be!
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ne Demek?
…Ne Demek?…
Ne demek?
Hiç değilse kelebek kanadında bir nokta dahi olamayacakmışım!
Ne demek bunca vakit o vakit?
Senin kımıl zararlısı birer tenya olduğunu anlayamışım da
Ola ola, bir kör sinek olacağını anlayamamışım mış gibi mi yani!
Nerede kaldı benim yüreğim!
Adın aklımdan geçse…
Kaburgalarımı zorlayan kalbimin tırtıl kanatları.
Kimseden bir dileğim de yoktu hani, nicedir.
Kim, kime ne kadar azalmış…
Bana…
Yüreğimin kelebek kanatlarını, geri verin yeter!
Cemre.Y.
Ne demek?
Hiç değilse kelebek kanadında bir nokta dahi olamayacakmışım!
Ne demek bunca vakit o vakit?
Senin kımıl zararlısı birer tenya olduğunu anlayamışım da
Ola ola, bir kör sinek olacağını anlayamamışım mış gibi mi yani!
Nerede kaldı benim yüreğim!
Adın aklımdan geçse…
Kaburgalarımı zorlayan kalbimin tırtıl kanatları.
Kimseden bir dileğim de yoktu hani, nicedir.
Kim, kime ne kadar azalmış…
Bana…
Yüreğimin kelebek kanatlarını, geri verin yeter!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Susuyorum
...Susuyorum...
Her gelen bir bakışıyla da olsa bir soruyor ya seni
Onca kalabalık birer çift rengarenk gözleriyle,
Annemin gözleri bile...
Ben ne seni anlatıyorum artık, ne de sensizliği...
"Kurban bayramı ya bir yağmur yağar kesin...
Rabbim akan kanları temizler rahmetiyle,
İstanbul...
Hiç kurban verilmemiş gibi, nur-u pak olur." diyorum...
Bütün sessiz sorular susuyor ben susuyorum...
Cemre.Y.
Her gelen bir bakışıyla da olsa bir soruyor ya seni
Onca kalabalık birer çift rengarenk gözleriyle,
Annemin gözleri bile...
Ben ne seni anlatıyorum artık, ne de sensizliği...
"Kurban bayramı ya bir yağmur yağar kesin...
Rabbim akan kanları temizler rahmetiyle,
İstanbul...
Hiç kurban verilmemiş gibi, nur-u pak olur." diyorum...
Bütün sessiz sorular susuyor ben susuyorum...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
25 Ekim 2018 Perşembe
Puzzle
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
24 Ekim 2018 Çarşamba
Geçiyor Zaman
...Geçiyor Zaman...
O halde bırak yapamadıklarına gücenmeyi,
Benim onlarla uğraşırken yıllarım soldu.
Şimdi gülümsüyorsan ki gülümse budur ödemli olan.
Olamadıklarımızı düşünmekle geçiyor zaman.
Cemre.Y.
O halde bırak yapamadıklarına gücenmeyi,
Benim onlarla uğraşırken yıllarım soldu.
Şimdi gülümsüyorsan ki gülümse budur ödemli olan.
Olamadıklarımızı düşünmekle geçiyor zaman.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
23 Ekim 2018 Salı
Sahi Nasıl'ım?
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yüreğim Yok Muydu?
…Yüreğim Yok Muydu?…
Yoksa benim yüreğim yok muydu?
Hiç mi kandırılmaya meyl eylemekten son anda vazgeçip
Vicdanımı dinlemek istemedim de
Yüreğime"Yelkenler Fora!"demek istemedim.
Onun boynundaki ay ile yıldız arası,şah damarı atışına da
Seve seve yaşanırdı onunla.
O bile bilmiyor oysa!
Cemre.Y.
Yoksa benim yüreğim yok muydu?
Hiç mi kandırılmaya meyl eylemekten son anda vazgeçip
Vicdanımı dinlemek istemedim de
Yüreğime"Yelkenler Fora!"demek istemedim.
Onun boynundaki ay ile yıldız arası,şah damarı atışına da
Seve seve yaşanırdı onunla.
O bile bilmiyor oysa!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
22 Ekim 2018 Pazartesi
Yıldızname
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Günaydınlar
| …Günaydınlar… Ey benim uykulu kirpiklerinden, Ey benim burnunun ucundan öptüğüm. Ömrümün yaşları kadar… Yazdan kalma sıcacık öpücükler dolu "Günaydın"lar borçlusun bana. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
21 Ekim 2018 Pazar
Tekin Değil Buralar
...Tekin Değil Buralar...
Tekin değil buralar yavrucağım, oldukça tenha.
Sen sığ sularda yürüyorum sanırsın aniden fırtına kopar,
Sonra rüzgarın adı boran olur,
Sahili okşayan dalgalar devleşir de seni içine alır.
Tekin değil buralar yavrucağım, oldukça tenha.
Sen kalbinin kanatlarını dinliyorum sanırsın aniden aşk olur,
Sonra yürek çarpıntılarının adı sevda olur,
Sonra geceleri gördüğün rüyalar devleşir de günün, güneşin olur.
Tekin değil buralar yavrucağım, oldukça tenha.
Sen yüreğinin atışlarını dinliyorum sanırsın aniden zaman durur,
Tam vuslata ramak kalmışken,
Sonra dostun adı düşman olur,
Sonra sayamaz olursun sırtındaki hançer yaralarını
Oysa sen...
En leylim ley zamanlarını çoktan geçtin yavrucağım.
Ömrünün en tenha zamanlarını,
Ömrünün en zemheri ayazlarını çok erken geçtin.
Şimdi senin hayattan alacaklarını toplama vakitlerin.
Varsın senden gayrısına gelecekse kış gelsin.
Cemre.Y.
Tekin değil buralar yavrucağım, oldukça tenha.
Sen sığ sularda yürüyorum sanırsın aniden fırtına kopar,
Sonra rüzgarın adı boran olur,
Sahili okşayan dalgalar devleşir de seni içine alır.
Tekin değil buralar yavrucağım, oldukça tenha.
Sen kalbinin kanatlarını dinliyorum sanırsın aniden aşk olur,
Sonra yürek çarpıntılarının adı sevda olur,
Sonra geceleri gördüğün rüyalar devleşir de günün, güneşin olur.
Tekin değil buralar yavrucağım, oldukça tenha.
Sen yüreğinin atışlarını dinliyorum sanırsın aniden zaman durur,
Tam vuslata ramak kalmışken,
Sonra dostun adı düşman olur,
Sonra sayamaz olursun sırtındaki hançer yaralarını
Oysa sen...
En leylim ley zamanlarını çoktan geçtin yavrucağım.
Ömrünün en tenha zamanlarını,
Ömrünün en zemheri ayazlarını çok erken geçtin.
Şimdi senin hayattan alacaklarını toplama vakitlerin.
Varsın senden gayrısına gelecekse kış gelsin.
Cemre.Y.
Labels:
aşk,
ayaz,
dalga,
dost,
fırtına,
gece,
hançer,
hayat,
oysa,
rüya,
rüzgar,
sahil,
sonra,
vakit,
vuslat,
yara,
yavru,
zaman,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
19 Ekim 2018 Cuma
Duydum Ki
…Duydum Ki..
Duydum ki yüreğin…
Yüreğimin atışını hissetmeyi özlemiş.
Tenin, tenimin sıcaklığını,
Dudakların, dudaklarımın titreyişini.
Duydum ki ellerin…
Ellerimin dokunuşunu özlemiş.
Nefesin, nefesimi, sesin, sesimi özlemiş.
Cemre.Y.
Duydum ki yüreğin…
Yüreğimin atışını hissetmeyi özlemiş.
Tenin, tenimin sıcaklığını,
Dudakların, dudaklarımın titreyişini.
Duydum ki ellerin…
Ellerimin dokunuşunu özlemiş.
Nefesin, nefesimi, sesin, sesimi özlemiş.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
18 Ekim 2018 Perşembe
Ah Be Sevdiceğim
...Ah Be Sevdiceğim...
Ne vakit sen gelsen aklımın yürek nehrine,
Ya ıssızlıkla kuraklık karışımı Afrika'nın,
Kurumuş cangıllarının içinde bulurum kendimi.
Ya da Brezilya'nın her anı gözyaşları akan,
Amazon ormanlarının dibinde bulurum beni.
Ah be sevdiceğim!
Ben oralara hiç gitmedim, hiç bilmem.
Ne diye koskoca İstanbul varken,
Yüreğimin incisi Kız Kulesi varken,
Sinemin kolyesi Galata Kulesi varken,
Ömrümün rölyefi İstiklal Caddesi varken,
Ne diye hiç bilmediğim diyarlara savurdun ki sen beni?
Üstelik...
Oralarda dahi
"Hiç Yok!" satıyordun öyle mi!
Cemre.Y.
Ne vakit sen gelsen aklımın yürek nehrine,
Ya ıssızlıkla kuraklık karışımı Afrika'nın,
Kurumuş cangıllarının içinde bulurum kendimi.
Ya da Brezilya'nın her anı gözyaşları akan,
Amazon ormanlarının dibinde bulurum beni.
Ah be sevdiceğim!
Ben oralara hiç gitmedim, hiç bilmem.
Ne diye koskoca İstanbul varken,
Yüreğimin incisi Kız Kulesi varken,
Sinemin kolyesi Galata Kulesi varken,
Ömrümün rölyefi İstiklal Caddesi varken,
Ne diye hiç bilmediğim diyarlara savurdun ki sen beni?
Üstelik...
Oralarda dahi
"Hiç Yok!" satıyordun öyle mi!
Cemre.Y.
Labels:
cadde,
Galata,
gitme,
gözyaşı,
Hiç kimse,
hiç yok,
ıssız,
İstanbul,
İstiklal Caddesi,
kız kulesi,
ömrüm,
sevdiceğim,
vakit,
yürek
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Halin Nicedir
...Halin Nicedir?...
Ey benim sesine sevdalandığım,
Uzak diyarlardan,
Soğuk sonbahar akşamlarından,
Hazan yapraklarının,
Yağmura savrulduğu gecelerden,
Kimi zaman,
İnsanın içini öldüren koca koca yalnızlıklardan,
Ve soğuk yastıklardan sesleniyorum sana…
Nasılsın, halin nicedir?
Afiyette mi yoksa gam da, keder de misin?
Misal, arada bir durduk yere...
Burnunun direği sızlar mı senin de!
Cemre.Y.
Ey benim sesine sevdalandığım,
Uzak diyarlardan,
Soğuk sonbahar akşamlarından,
Hazan yapraklarının,
Yağmura savrulduğu gecelerden,
Kimi zaman,
İnsanın içini öldüren koca koca yalnızlıklardan,
Ve soğuk yastıklardan sesleniyorum sana…
Nasılsın, halin nicedir?
Afiyette mi yoksa gam da, keder de misin?
Misal, arada bir durduk yere...
Burnunun direği sızlar mı senin de!
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
burnumun direği,
gece,
hazan,
insan,
keder,
nicedir,
sevda,
soğuk,
sonbahar,
uzak,
yalnız,
yaprak,
yoksa,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
17 Ekim 2018 Çarşamba
Buğu
...Buğu...
Gözleri gözlerime değdiğinde,
Buğusundan büyülendiğimi fark etmiş miydi acaba!
Bunca cesur geçinirdim güya!
Benim söz eyleme sırası ona gelince,
Dilimin damağımın lal olduğunu,
Aklımın beynimin süzgecinden geçemeyip,
Bir tek fikir edemediğini,
Gözleri gözlerime değmesin de,
Yine yeniden yanmayayım diye sustuğumu,
Gülüşünün gül gamzelerinden,
Hülyalı hayaller topladığımı hissetmiş midir ki.
Elektrik yüklü kahverengi kasabalardan kaçıp kaçıp,
Yosun yeşili tenhalarına sığınmak istediğimi de,
Anlamış mıdır acaba!
Salaş bir meyhanede kadehleri yere atarken birlikte…
"Emrin olur, başım, gözüm üstüne." diyebilmeyi düşünürken,
Dilimin tutulduğunu bilmiş midir?
Misal bugün...
Ona bu kadar, bir yürek mesafesi kadar yakınken...
İçinin içinde,
Kopan bütün fırtınalarını gördüğümü duymuş mudur acaba?
Yüreğinin can kırıklarının,
Yüreğimin can kırıklarıma dokunduğunu hissetmiş midir ki!
İçimizde ne vardıysa,
Can kırıkları dolu gülümsemelerle doluydu,
Her şey birer buğu.
Öperim seni adam, yüreğinin en ezik yerinden,
Misal yosun gözlerinden, dizlerinden.
Cemre.Y.
Gözleri gözlerime değdiğinde,
Buğusundan büyülendiğimi fark etmiş miydi acaba!
Bunca cesur geçinirdim güya!
Benim söz eyleme sırası ona gelince,
Dilimin damağımın lal olduğunu,
Aklımın beynimin süzgecinden geçemeyip,
Bir tek fikir edemediğini,
Gözleri gözlerime değmesin de,
Yine yeniden yanmayayım diye sustuğumu,
Gülüşünün gül gamzelerinden,
Hülyalı hayaller topladığımı hissetmiş midir ki.
Elektrik yüklü kahverengi kasabalardan kaçıp kaçıp,
Yosun yeşili tenhalarına sığınmak istediğimi de,
Anlamış mıdır acaba!
Salaş bir meyhanede kadehleri yere atarken birlikte…
"Emrin olur, başım, gözüm üstüne." diyebilmeyi düşünürken,
Dilimin tutulduğunu bilmiş midir?
Misal bugün...
Ona bu kadar, bir yürek mesafesi kadar yakınken...
İçinin içinde,
Kopan bütün fırtınalarını gördüğümü duymuş mudur acaba?
Yüreğinin can kırıklarının,
Yüreğimin can kırıklarıma dokunduğunu hissetmiş midir ki!
İçimizde ne vardıysa,
Can kırıkları dolu gülümsemelerle doluydu,
Her şey birer buğu.
Öperim seni adam, yüreğinin en ezik yerinden,
Misal yosun gözlerinden, dizlerinden.
Cemre.Y.
Labels:
buğu,
can kırıkları,
düğüm,
düşün,
eylem,
fark,
fırtına,
gamze,
hayal,
mesafe,
söz,
yorgun,
yosun gözlüm,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
16 Ekim 2018 Salı
Artık Ne Mühim
…Artık Ne Mühim…
Yıllar boyunca kalbimin kırık canlarıyla,
Nefes almamaya meyilli günlerim oldu elbette.
Ve elbette,
Ertesi sabaha,
Uyanamamış olmak için dualar savurarak yattığım gecelerim.
Yine de her akşam saatimin alarmını kurdum,
Benim duamın geç uyanıp,
Gereksiz yere işime geç kalmakla ilgisi yoktu zira!
Ben çalar saatimin,
Alarmını dahi duyamacak kadar ölmüş olmayı diliyordum.
Sonra baktım ki dualar,
Evrene savrulurken atomlarca bölünmüş,
Katrilyonlarca dualarla karışıyordu
Baktım ki öyle,
"Yarına uyanamayayım!"demekle olmuyor bu hayat,
Mecbur nefes alınıyordu…
Ve gelecek,
Ben daha gelip geçtiğini anlayamadan hemencecik bitiyordu.
Saatimin alarmı çalar çalmaz yataktan fırlayıp,
Aceleyle giyinirken iki kişilik sade Türk Kahvemi yapıp,
Şöyle aynada bana bakıp duran kadını,
Beğenecek kadar acil bir makyaj yapıp,
Kaldıysa eskilerden bir iki şiirim sosyal medyalarda paylaşıp,
Servisimin gelmesine ramak kala,
Hayal penceremde iki üç dakika bir deryaya dalarım.
Tam da teknem batacakken bulabildiğim herhangi bir şişeye,
Bulabildiğim herhangi bir kağıda,
Yıllar boyunca kalbimin kırık canlarıyla,
Nefes almamaya meyilli günlerim oldu elbette.
Ve elbette,
Ertesi sabaha,
Uyanamamış olmak için dualar savurarak yattığım gecelerim.
Yine de her akşam saatimin alarmını kurdum,
Benim duamın geç uyanıp,
Gereksiz yere işime geç kalmakla ilgisi yoktu zira!
Ben çalar saatimin,
Alarmını dahi duyamacak kadar ölmüş olmayı diliyordum.
Sonra baktım ki dualar,
Evrene savrulurken atomlarca bölünmüş,
Katrilyonlarca dualarla karışıyordu
Baktım ki öyle,
"Yarına uyanamayayım!"demekle olmuyor bu hayat,
Mecbur nefes alınıyordu…
Ve gelecek,
Ben daha gelip geçtiğini anlayamadan hemencecik bitiyordu.
Saatimin alarmı çalar çalmaz yataktan fırlayıp,
Aceleyle giyinirken iki kişilik sade Türk Kahvemi yapıp,
Şöyle aynada bana bakıp duran kadını,
Beğenecek kadar acil bir makyaj yapıp,
Kaldıysa eskilerden bir iki şiirim sosyal medyalarda paylaşıp,
Servisimin gelmesine ramak kala,
Hayal penceremde iki üç dakika bir deryaya dalarım.
Tam da teknem batacakken bulabildiğim herhangi bir şişeye,
Bulabildiğim herhangi bir kağıda,
Bulabildiğim herhangi bir kalemle,
"Bu hayatta imkansız diye bir şey yoktur,
Olasılıksızlıkları azaltabilmeye bakar her şey!"derim.
Yine de şişenin kapağını,
Birileri,
Onu açabilene kadar zaman dayanacak bir mantar saklarım rüyama!
Rüyamdan ödünç aldığım mantarla şişemin kapağını kapatırım.
Artık ne mühim!
Durgun denizde durduk yere fırtına çıkmış,
Durduk yere alabora olmuş hayatım!
Ya da durduk yere kalp çarpıntılarıyla geleceğe bir ışık yakmışım.
Geçmişimi sorma sakın, romanlarla dolu hayatım.
Yazdım bitti.
Vaktim varsa biraz da "şimdi"yi, biraz da "yarın"ı…
Ne bileyim yahu!
Açtıysan o şişenin mantarını,
Sildiysen dışındaki buharları, gördüysen içindeki tekneyi,
Teknenin içini de merak edip baktıysan çalışma masasına,
Üstündedir belki hala geleceğe mektubum!
Ya da onca yüz yıl gezdi durdu ya ummanlarca!
Dalgalara yenik düşüp, sarsıntıya uğramıştır ama iyi bak…
Şayet içine tuz ruhu kaçıp yazıları silinmediyse hala,
Oralarda bir yerlerde sana dair yazılmış bir mektup var!
Yıllar boyunca kalbimin kırık canlarıyla,
Nefes almamaya meyilli günlerim oldu elbette.
Ve elbette ertesi sabaha uyanamamış olmak için,
Dualar savurarak yattığım gecelerim.
Yine de her akşam saatimin alarmını kurdum,
Benim duamın geç uyanıp,
Gereksiz yere işime geç kalmakla ilgisi yoktu zira!
Ben çalar saatimin,
Alarmını dahi duyamacak kadar ölmüş olmayı diliyordum.
Sonra baktım ki dualar evrene savrulurken,
Atomlarca bölünmüş katrilyonlarca dualarla karışıyordu
Baktım ki öyle,
"Yarına uyanamayayım!" demekle olmuyor bu hayat,
Mecbur nefes alınıyordu…
Ve gelecek,
Ben daha gelip geçtiğini anlayamadan hemencecik bitiyordu.
Saatimin alarmı çalar çalmaz yataktan fırlayıp,
Aceleyle giyinirken iki kişilik sade Türk Kahvemi yapıp,
Şöyle aynada,
Bana bakıp duran kadını beğenecek kadar acil bir makyaj yapıp,
Kaldıysa eskilerden bir iki şiirim sosyal medyalarda paylaşıp,
Servisimin gelmesine ramak kala,
Hayal penceremde iki üç dakika bir deryaya dalarım.
Tam da teknem batacakken bulabildiğim herhangi bir şişeye,
Bulabildiğim herhangi bir kağıda,
Bulabildiğim herhangi bir kalemle,
"Bu hayatta imkansız diye bir şey yoktur,
Olasılıksızlıkları azaltabilmeye bakar her şey!"derim.
Yine de şişenin kapağını,
Birileri onu açabilene kadar zaman dayanacak bir mantar saklarım rüyama!
Rüyamdan ödünç aldığım mantarla şişemin kapağını kapatırım.
Artık ne mühim!
Cemre.Y.
"Bu hayatta imkansız diye bir şey yoktur,
Olasılıksızlıkları azaltabilmeye bakar her şey!"derim.
Yine de şişenin kapağını,
Birileri,
Onu açabilene kadar zaman dayanacak bir mantar saklarım rüyama!
Rüyamdan ödünç aldığım mantarla şişemin kapağını kapatırım.
Artık ne mühim!
Durgun denizde durduk yere fırtına çıkmış,
Durduk yere alabora olmuş hayatım!
Ya da durduk yere kalp çarpıntılarıyla geleceğe bir ışık yakmışım.
Geçmişimi sorma sakın, romanlarla dolu hayatım.
Yazdım bitti.
Vaktim varsa biraz da "şimdi"yi, biraz da "yarın"ı…
Ne bileyim yahu!
Açtıysan o şişenin mantarını,
Sildiysen dışındaki buharları, gördüysen içindeki tekneyi,
Teknenin içini de merak edip baktıysan çalışma masasına,
Üstündedir belki hala geleceğe mektubum!
Ya da onca yüz yıl gezdi durdu ya ummanlarca!
Dalgalara yenik düşüp, sarsıntıya uğramıştır ama iyi bak…
Şayet içine tuz ruhu kaçıp yazıları silinmediyse hala,
Oralarda bir yerlerde sana dair yazılmış bir mektup var!
Yıllar boyunca kalbimin kırık canlarıyla,
Nefes almamaya meyilli günlerim oldu elbette.
Ve elbette ertesi sabaha uyanamamış olmak için,
Dualar savurarak yattığım gecelerim.
Yine de her akşam saatimin alarmını kurdum,
Benim duamın geç uyanıp,
Gereksiz yere işime geç kalmakla ilgisi yoktu zira!
Ben çalar saatimin,
Alarmını dahi duyamacak kadar ölmüş olmayı diliyordum.
Sonra baktım ki dualar evrene savrulurken,
Atomlarca bölünmüş katrilyonlarca dualarla karışıyordu
Baktım ki öyle,
"Yarına uyanamayayım!" demekle olmuyor bu hayat,
Mecbur nefes alınıyordu…
Ve gelecek,
Ben daha gelip geçtiğini anlayamadan hemencecik bitiyordu.
Saatimin alarmı çalar çalmaz yataktan fırlayıp,
Aceleyle giyinirken iki kişilik sade Türk Kahvemi yapıp,
Şöyle aynada,
Bana bakıp duran kadını beğenecek kadar acil bir makyaj yapıp,
Kaldıysa eskilerden bir iki şiirim sosyal medyalarda paylaşıp,
Servisimin gelmesine ramak kala,
Hayal penceremde iki üç dakika bir deryaya dalarım.
Tam da teknem batacakken bulabildiğim herhangi bir şişeye,
Bulabildiğim herhangi bir kağıda,
Bulabildiğim herhangi bir kalemle,
"Bu hayatta imkansız diye bir şey yoktur,
Olasılıksızlıkları azaltabilmeye bakar her şey!"derim.
Yine de şişenin kapağını,
Birileri onu açabilene kadar zaman dayanacak bir mantar saklarım rüyama!
Rüyamdan ödünç aldığım mantarla şişemin kapağını kapatırım.
Artık ne mühim!
Cemre.Y.
Labels:
acil,
akşam,
bitti,
deniz,
dua,
elbette,
eski,
fırtına,
gece,
geçmiş,
gereksiz,
kahve,
kalbim,
kalem,
mecbur,
nefes,
saat,
sabah,
şiir
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
15 Ekim 2018 Pazartesi
Hadi Gel Yine Sevelim
…Hadi Gel Yine Sevelim…
Yazdan kalma bir tutam gülümseme savuracağım dudaklarına,
"Anı yaşa!" diyenlere inat sonsuz olacağım ruhunda.
"Hadi gel yine sevelim sevgilim" diyeceğim ona.
Cemre.Y.
Yazdan kalma bir tutam gülümseme savuracağım dudaklarına,
"Anı yaşa!" diyenlere inat sonsuz olacağım ruhunda.
"Hadi gel yine sevelim sevgilim" diyeceğim ona.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sana Ne Lan
|
Labels:
aşk,
belki,
etme,
hasta,
hayat,
ihanet,
ne kadar,
olası,
oysa,
ömrüm,
seviyorum,
sevmek,
sonra,
umut,
yalan,
zehir
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Söz Verdiğim Gibi
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Dua
…Dua…
Ben…
Yine de belki gelirsin diye…
Senden başka hiçbir ayrılığı yutkunmadım mesela!
Ne bileyim…
Yine bir yıldız kayardı bir yerlerde!
Yine bir güneş tutulurdu.
Yine yürekler ağıza gelip gelip,
Dua ederdik hep bir ağızdan!
Cemre.Y.
Ben…
Yine de belki gelirsin diye…
Senden başka hiçbir ayrılığı yutkunmadım mesela!
Ne bileyim…
Yine bir yıldız kayardı bir yerlerde!
Yine bir güneş tutulurdu.
Yine yürekler ağıza gelip gelip,
Dua ederdik hep bir ağızdan!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Pazartesi
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
14 Ekim 2018 Pazar
Gelmediyse Hala
...Gelmediyse Hala...
Gelmediyse hala...
Beklemenin bir anlamı da kalmamış be kaptan...
Şimdi ister batır kayıkları, tekneleri, gemileri.
İster karaya vuralım ölü balıklar gibi...
Cemre.Y.
Gelmediyse hala...
Beklemenin bir anlamı da kalmamış be kaptan...
Şimdi ister batır kayıkları, tekneleri, gemileri.
İster karaya vuralım ölü balıklar gibi...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ey Benim İstanbul Yüreklim
...Ey İstanbul Yüreklim...
Ey benim İstanbul yüreklim,
Sonbahar yağmurları da dinmek üzere,
Hala mı yüreğime teşrif etmeyeceksin.
Bu kış da mı soğuk yatağa yatıp,
Soğuk yorgana sarılacak,
Soğuk yastığa boynunu dolayıp,
Zemheri rüyalar göreceksin?
Cemre.Y.
Ey benim İstanbul yüreklim,
Sonbahar yağmurları da dinmek üzere,
Hala mı yüreğime teşrif etmeyeceksin.
Bu kış da mı soğuk yatağa yatıp,
Soğuk yorgana sarılacak,
Soğuk yastığa boynunu dolayıp,
Zemheri rüyalar göreceksin?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Bugün Pazar
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
13 Ekim 2018 Cumartesi
Üstadım
...Üstadım...
Gece'yi artık rahat bırak be üstadım!
Sırf sen uyuyamıyorsun diye...
Gece'ye de bu kadar hayal yükleme!
Hem bu kadar can kırklığını da ona yükleme!
Gece...
Herkese aynı gece!
Güneş çekilince, ışıkları az olan bir şehirdeysen,
Yıldızlarından yorgan olur sarınır sana.
Ne suçu var ki senin şehrin,
Senden başka herkese, her şeye fazlaca ışıklıysa!
Hem...
Ne olmuş yani yüzyıldır sevdiğin o adamın,
Sen ona daha bir kere bile sarılamadan,
Saçları, sakalları ağarmış diye!
Yüzyıl sonra yine onu gördün işte!
Ölmemiş ya!
Üstelik rüya falan değil bu gördüğün.
Yeni bir masal bulmuş yine kendine cam ekranda,
Kapat gözlerini uykuya…
Yarın...
Yarın olursa yeniden hayalleşiriz be üstadım!
Cemre.Y.
Gece'yi artık rahat bırak be üstadım!
Sırf sen uyuyamıyorsun diye...
Gece'ye de bu kadar hayal yükleme!
Hem bu kadar can kırklığını da ona yükleme!
Gece...
Herkese aynı gece!
Güneş çekilince, ışıkları az olan bir şehirdeysen,
Yıldızlarından yorgan olur sarınır sana.
Ne suçu var ki senin şehrin,
Senden başka herkese, her şeye fazlaca ışıklıysa!
Hem...
Ne olmuş yani yüzyıldır sevdiğin o adamın,
Sen ona daha bir kere bile sarılamadan,
Saçları, sakalları ağarmış diye!
Yüzyıl sonra yine onu gördün işte!
Ölmemiş ya!
Üstelik rüya falan değil bu gördüğün.
Yeni bir masal bulmuş yine kendine cam ekranda,
Kapat gözlerini uykuya…
Yarın...
Yarın olursa yeniden hayalleşiriz be üstadım!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Gerisi Hikaye
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Çok Fazla
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Cumartesi
...Cumartesi...
Günaydın uykulu gözlerim.
Günaydın aç karnına bol suyla içilen ilaçlarım.
Günaydın çift kişilik sade kahvem.
Günaydın sabah sabah ilk içtiğim sigaram.
Günaydın kendime demlediğim çayım.
Günaydın ekmeğim, zeytinim, peynirim,
Günaydın ey benim cumartesim.
Cemre.Y.
Günaydın aç karnına bol suyla içilen ilaçlarım.
Günaydın çift kişilik sade kahvem.
Günaydın sabah sabah ilk içtiğim sigaram.
Günaydın kendime demlediğim çayım.
Günaydın ekmeğim, zeytinim, peynirim,
Günaydın ey benim cumartesim.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Ekim 2018 Cuma
Eski Dost, Dost İse, Düşman Olamaz...
...Eski Dost, Dost İse, Düşman Olmaz...
O, beni hep arar...
Bazen aylar geçer üzerinden, bazen de yıllar...
Bazen birbirimizi görsek,
Bir kaşık suda boğacak kadar da,
Kızımızla ilgili bir umursamazlığına dair,
Kavga etmiş olsak dahi,
Arada bir, kafayı çektiğinde mesela,
Ya da kendini hiç kimsesiz hissettiğinde, mutlaka arar!
Hiçbir zaman da reddetmedim telefonunu!
Hiçbir zaman da,
"Şu anda müsait değilim." demedim.
Hiçbir zaman da,
"Beni değil, kızımızı ara!" demedim.
Çünkü dostlar...
Çünkü gerçek dostlar böyledir,
Eski dost, dost isen düşman olamaz!
"Kafa bir dünya ise,
Gerçekten güvenip içini açabileceğin insan tekdir."
O, beni hep arar...
Yine kim bilir, nelere yetemediğini hissetmiş,
Yine kim bilir, hangi evlat ayrımı tramvasını yaşamış,
Yine kim bilir, hangi haksızlığa uğramıştır,
Yine kim bilir,
Ne kadar da yalnız, arkadaşsız, dostsuz, güvensizdir,
Yine kim bilir,
Ne kadar da senden gayri,
Başkalarınca aldatılmış olduğunu hissetmiştir.
Ben mi?
Ben ölsem aramam, öyle zamanlarımda onu!
Yansam, yıkılsam, biçare kalsam aramam!
Kızımızla ilgili mühim bir durum harici asla aramam.
Ömrüme dahil olanlarım da oldu elbette,
Kör müydü?
Görüyordu!
Ama maksat şuna haset, buna inat değildi be kuzum!
Aradan geçmiş onca yüzyıl...
"Kim, kim için, neyi tercih etmiş." leri çoktan affetmiştim.
Hatta "Mutlu olsun yerinde, yuvasında,
Hiç değilse oğulcuğu analı babalı büyüsün!" dileğindeyim.
Ömrü bol olsun anasına hala "Anne'm" diye hitap ederim,
O da bana,
"Artık senin de,
Yüzün gülsün be evladım!" diye dua eder her konuşmamızda!
Şu bir yerlerde birbirini öldüren,
Eski eşleri anlamdıramıyorum dimağımda!
Kim kimi aldatmış,
Kim kime nispet yapmış da bu hallere düşmüşler!
O, beni hep arar...
Bazen aylar geçer üzerinden, bazen de yıllar...
Bazen birbirimizi görsek bir kaşık suda boğacak kadar da,
Kızımızla ilgili bir umursamazlığına dair kavga etmiş olsak dahi,
Arada bir, kafayı çektiğinde mesela,
Ya da kendini hiç kimsesiz hissettiğinde, mutlaka arar!
Hiçbir zaman da reddetmedim telefonunu!
Hiçbir zaman da "Şu anda müsait değilim." demedim.
Hiçbir zaman da "Beni değil, kızımızı ara!" demedim.
Çünkü dostlar…
Çünkü gerçek dostlar böyledir,
"Kafa bi dünya ise,
Gerçekten güvenip içini açabileceğin insan tekdir."
O, beni hep arar...
Ben mi?
Ben ölsem aramam!
Öyle zamanlarımda onu bir kere aramışlığım yoktur!
Yansam, yıkılsam, biçare kalsam aramam!
Kızımızla ilgili mühim bir durum harici asla aramam.
Şu bir yerlerde birbirini öldüren,
Eski eşleri anlamdıramıyorum dimağımda!
Kim kimi aldatmış,
Kim kime nispet yapmış da bu hallere düşmüşler!
İnsan içinden haykıra haykıra susuyor!
"Hadi ben ona güvenmiyorum aldatıp gitti" diye de...
Ulan!
"Sen de mi ona, bir güvenli liman olamadın,
Bir kere bile dostu olamadın, birkaç kere olsun arkadaşı!"
"Hayır yani,
Durduk yere kızını aramış da telefonunu duymamış diye,
Anasıyla dertleşmek istemiş çok mu!"
Dinledik, dertdaşlaştık, ekonomiyi ve de ülkeyi kurtardık da,
Kızımızın kırık köprülerini ortaklaşamadık hala da...
Yavrumun anasının bir işi var ve de çalıyor daha!
O da sağ olsun,
Her zamanki gibi "Her daim destek olmaya çalışıyorum!" dedi.
Herkesin "Her daim"i farklı diye kan mı akıtalım yani?
Neyse ki...
Kızımıza ulaşmıştır o bir şekilde...
Babasına hasret anası gibi kıkırdıyordur bütün espirilerine,
Hayat bu sevgilim, sen hala bana dahil değil misin?
Cemre.Y.
O, beni hep arar...
Bazen aylar geçer üzerinden, bazen de yıllar...
Bazen birbirimizi görsek,
Bir kaşık suda boğacak kadar da,
Kızımızla ilgili bir umursamazlığına dair,
Kavga etmiş olsak dahi,
Arada bir, kafayı çektiğinde mesela,
Ya da kendini hiç kimsesiz hissettiğinde, mutlaka arar!
Hiçbir zaman da reddetmedim telefonunu!
Hiçbir zaman da,
"Şu anda müsait değilim." demedim.
Hiçbir zaman da,
"Beni değil, kızımızı ara!" demedim.
Çünkü dostlar...
Çünkü gerçek dostlar böyledir,
Eski dost, dost isen düşman olamaz!
"Kafa bir dünya ise,
Gerçekten güvenip içini açabileceğin insan tekdir."
O, beni hep arar...
Yine kim bilir, nelere yetemediğini hissetmiş,
Yine kim bilir, hangi evlat ayrımı tramvasını yaşamış,
Yine kim bilir, hangi haksızlığa uğramıştır,
Yine kim bilir,
Ne kadar da yalnız, arkadaşsız, dostsuz, güvensizdir,
Yine kim bilir,
Ne kadar da senden gayri,
Başkalarınca aldatılmış olduğunu hissetmiştir.
Ben mi?
Ben ölsem aramam, öyle zamanlarımda onu!
Yansam, yıkılsam, biçare kalsam aramam!
Kızımızla ilgili mühim bir durum harici asla aramam.
Ömrüme dahil olanlarım da oldu elbette,
Kör müydü?
Görüyordu!
Ama maksat şuna haset, buna inat değildi be kuzum!
Aradan geçmiş onca yüzyıl...
"Kim, kim için, neyi tercih etmiş." leri çoktan affetmiştim.
Hatta "Mutlu olsun yerinde, yuvasında,
Hiç değilse oğulcuğu analı babalı büyüsün!" dileğindeyim.
Ömrü bol olsun anasına hala "Anne'm" diye hitap ederim,
O da bana,
"Artık senin de,
Yüzün gülsün be evladım!" diye dua eder her konuşmamızda!
Şu bir yerlerde birbirini öldüren,
Eski eşleri anlamdıramıyorum dimağımda!
Kim kimi aldatmış,
Kim kime nispet yapmış da bu hallere düşmüşler!
O, beni hep arar...
Bazen aylar geçer üzerinden, bazen de yıllar...
Bazen birbirimizi görsek bir kaşık suda boğacak kadar da,
Kızımızla ilgili bir umursamazlığına dair kavga etmiş olsak dahi,
Arada bir, kafayı çektiğinde mesela,
Ya da kendini hiç kimsesiz hissettiğinde, mutlaka arar!
Hiçbir zaman da reddetmedim telefonunu!
Hiçbir zaman da "Şu anda müsait değilim." demedim.
Hiçbir zaman da "Beni değil, kızımızı ara!" demedim.
Çünkü dostlar…
Çünkü gerçek dostlar böyledir,
"Kafa bi dünya ise,
Gerçekten güvenip içini açabileceğin insan tekdir."
O, beni hep arar...
Ben mi?
Ben ölsem aramam!
Öyle zamanlarımda onu bir kere aramışlığım yoktur!
Yansam, yıkılsam, biçare kalsam aramam!
Kızımızla ilgili mühim bir durum harici asla aramam.
Şu bir yerlerde birbirini öldüren,
Eski eşleri anlamdıramıyorum dimağımda!
Kim kimi aldatmış,
Kim kime nispet yapmış da bu hallere düşmüşler!
İnsan içinden haykıra haykıra susuyor!
"Hadi ben ona güvenmiyorum aldatıp gitti" diye de...
Ulan!
"Sen de mi ona, bir güvenli liman olamadın,
Bir kere bile dostu olamadın, birkaç kere olsun arkadaşı!"
"Hayır yani,
Durduk yere kızını aramış da telefonunu duymamış diye,
Anasıyla dertleşmek istemiş çok mu!"
Dinledik, dertdaşlaştık, ekonomiyi ve de ülkeyi kurtardık da,
Kızımızın kırık köprülerini ortaklaşamadık hala da...
Yavrumun anasının bir işi var ve de çalıyor daha!
O da sağ olsun,
Her zamanki gibi "Her daim destek olmaya çalışıyorum!" dedi.
Herkesin "Her daim"i farklı diye kan mı akıtalım yani?
Neyse ki...
Kızımıza ulaşmıştır o bir şekilde...
Babasına hasret anası gibi kıkırdıyordur bütün espirilerine,
Hayat bu sevgilim, sen hala bana dahil değil misin?
Cemre.Y.
Labels:
affet,
anne,
bazen,
çare,
dert,
dost,
dünya,
elbette,
eski,
etme,
evlat,
geçmiş,
kızım,
kim bilir,
liman,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Şiir Yazalım
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
11 Ekim 2018 Perşembe
Başlamadan Bitti Yani
...Başlamadan Bitti Yani...
Aşktı aşk olmasına, sevdaydı sevda olmasına,
Adı aklımdan geçse, yüreğim...
Bayram harçlıklarının hepsini lunaparkta harcamış,
Küçücük bir kız çocuğu gibi pır pır ederdi.
Sanki dönme dolabın en tepesindeymiş gibi,
Sanki çarpışan arabama o sevdiğim çocuk çarpmış gibi.
Sanki uçan salıncaklarımız birbirine çarpmış gibi.
Heyecandı heyecan olmasına ama...
O...
Bunca yıl ayrılıktan sonra, çocuğunun anasını tercih etmişti.
Elbette her şey depresyona giren o kız çocuğu içindi de.
Sanki ben bu romanı başka bir kitaptan,
Başka bir karakter olarak içindeyken okumuştum hani bir ara!
Ne gerek vardı her akşam evine dönecek kocasını bekleyen o kadını,
"O kadın." olup yeni gelecek umutlarından vurmaya!
Varsındı adam kimi kiminle aldatsındı da yeter ki,
Gurur onursuzluğa yenik düşmesindi, başlamadan bitti yani!
Cemre.Y.
Aşktı aşk olmasına, sevdaydı sevda olmasına,
Adı aklımdan geçse, yüreğim...
Bayram harçlıklarının hepsini lunaparkta harcamış,
Küçücük bir kız çocuğu gibi pır pır ederdi.
Sanki dönme dolabın en tepesindeymiş gibi,
Sanki çarpışan arabama o sevdiğim çocuk çarpmış gibi.
Sanki uçan salıncaklarımız birbirine çarpmış gibi.
Heyecandı heyecan olmasına ama...
O...
Bunca yıl ayrılıktan sonra, çocuğunun anasını tercih etmişti.
Elbette her şey depresyona giren o kız çocuğu içindi de.
Sanki ben bu romanı başka bir kitaptan,
Başka bir karakter olarak içindeyken okumuştum hani bir ara!
Ne gerek vardı her akşam evine dönecek kocasını bekleyen o kadını,
"O kadın." olup yeni gelecek umutlarından vurmaya!
Varsındı adam kimi kiminle aldatsındı da yeter ki,
Gurur onursuzluğa yenik düşmesindi, başlamadan bitti yani!
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
aşk,
ayrı,
bayram,
bitti,
çocuk,
elbette,
gurur,
heyecan,
kız çocuğu,
küçücük,
roman,
sanki,
sevda,
sevdiğim,
tercih,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
10 Ekim 2018 Çarşamba
Farklı
...Farklı...
Aynı kanıyı anlatmaya koyulurken,
Sırf farklı kelimelerle cümleleri harmanlıyorlar diye,
Zıt kutuplar değillerdi aslında.
Farklı zamanlarda, farklı mekanlarda, farklı imkanlarda,
Ve farklı dahil olduklarıyla...
Apayrı paralel hayatları yaşıyorlardı ama ortak amaçları aynıydı oysa!
"Eskiden hayatımı anlatsam roman olur." diye bir cümle vardı.
Şimdilerde kimse roman falan okumuyor azizim.
Herkes kendince kendi romanını yazıyor!
O da üç beş kelimeyi geçmeyen basit emirlerden oluşuyor.
"Ya bu deveyi güdersin, ya da bu kervandan göçersin!"
Hayat bana rahmetli annem gibi davranıyor bazen,
Gereksiz, haksız, yersiz ve zamansız çıkışlarıyla!
Ortada suç falan yoktu oysa!
Varsa bile ben kırmamıştım o camı.
Ben kesmemiştim elektriği, suyu vesaireyi!
Ben yolmamıştım komşunun kiraz ağacını ya da eriklerini!
Çocukluğumdan kalma rahmetli anamın bir bakışına
Çoktan yumuluydu ellerim ikramlara "He!" diye bakmazdıysa!
Oysa yıllar yılı ne yanlış yaftalar yapıştırılmak istenmişti üstüme,
Bu hak olur, hukuk olur, namus olur ama illa ki bir yerlerde bir yanlış olur!
Şimdi bu saatten sonra bakıyorum da doğrularımla savaşlarıma,
Hala arada bir aynı tarafta olmamıza rağmen,
Yolun karşısına atmaya çalışmıyorlar mı beni?
"Cinnete beş kala cennet olmasam,
Babamdan başlayacağım doğramaya,
Bu saatten sonra da çok da fark etmezdi yani." diyorum içimden!
Sonra bir sigara daha yakıyor, hayata gülümsüyorum en buruğundan.
Sonra insan tohumları açıyor yine içimde, kahkahalar savuruyorum kaderime!
Bütün aylar boyunca, sadece bir bahar ayı içinde,
Sadece on beş gün açan laleleri seven
Ama adı Eylül olan bir kızım var hepim topum bu!
Bütün hazinem o ki o da bana değil kendisine ait!
Yüreğimin çiziği, kalbimin kardeleni, çoğu şiirlerimin müsebbibi,
Yosun gözlüm, her daim alının ortasından öptüğüm,
Saçlarının kokusunu ruhuma çektiğim nefesim de sadece o!
Bütün zenginliğim de o!
Ömrümü ömrüne adadığım da o!
Daha neyimi hazmedemiyorsunuz da,
Ertesine biriktirip biriktirip gönlümü hala fazladan yoruyorsunuz da
Üstelik üzerine inatla bastığınız can kırıklarımın sesini duyup,
Canımın yandığının farkına dahi varmıyorsunuz!
Yine de ey ömrümün en güzel, en huzurlu sahneleri,
Seviyorum sizi.
Çünkü sizin kadar beceremiyorum kindar olabilmeyi!
Misal bugün…
Bir hayal balonumun ipi daha kaçtı bileğimden,
Dünden belliydi zaten, gevşemeye başlamıştı.
Ama hayat bu!
Kim bilir ne vakit o balonlardan birinin içinde ben de olurum,
Kimse yerinde sabit değildir de zaten!
"Olmaz!" dersin olur,
"Olur!" dersin olmaz!
"Bu hayatta hiçbir şey imkansız değildir,
Olasılıksızlıkları azaltabilmeye bakar hayat!" demiştim bir gün.
"Olasılıksızlıklar…
Azalamıyorsa imkansız'a sığınmak gerekebilir bazen!" der giderim.
Cemre.Y.
Aynı kanıyı anlatmaya koyulurken,
Sırf farklı kelimelerle cümleleri harmanlıyorlar diye,
Zıt kutuplar değillerdi aslında.
Farklı zamanlarda, farklı mekanlarda, farklı imkanlarda,
Ve farklı dahil olduklarıyla...
Apayrı paralel hayatları yaşıyorlardı ama ortak amaçları aynıydı oysa!
"Eskiden hayatımı anlatsam roman olur." diye bir cümle vardı.
Şimdilerde kimse roman falan okumuyor azizim.
Herkes kendince kendi romanını yazıyor!
O da üç beş kelimeyi geçmeyen basit emirlerden oluşuyor.
"Ya bu deveyi güdersin, ya da bu kervandan göçersin!"
Hayat bana rahmetli annem gibi davranıyor bazen,
Gereksiz, haksız, yersiz ve zamansız çıkışlarıyla!
Ortada suç falan yoktu oysa!
Varsa bile ben kırmamıştım o camı.
Ben kesmemiştim elektriği, suyu vesaireyi!
Ben yolmamıştım komşunun kiraz ağacını ya da eriklerini!
Çocukluğumdan kalma rahmetli anamın bir bakışına
Çoktan yumuluydu ellerim ikramlara "He!" diye bakmazdıysa!
Oysa yıllar yılı ne yanlış yaftalar yapıştırılmak istenmişti üstüme,
Bu hak olur, hukuk olur, namus olur ama illa ki bir yerlerde bir yanlış olur!
Şimdi bu saatten sonra bakıyorum da doğrularımla savaşlarıma,
Hala arada bir aynı tarafta olmamıza rağmen,
Yolun karşısına atmaya çalışmıyorlar mı beni?
"Cinnete beş kala cennet olmasam,
Babamdan başlayacağım doğramaya,
Bu saatten sonra da çok da fark etmezdi yani." diyorum içimden!
Sonra bir sigara daha yakıyor, hayata gülümsüyorum en buruğundan.
Sonra insan tohumları açıyor yine içimde, kahkahalar savuruyorum kaderime!
Bütün aylar boyunca, sadece bir bahar ayı içinde,
Sadece on beş gün açan laleleri seven
Ama adı Eylül olan bir kızım var hepim topum bu!
Bütün hazinem o ki o da bana değil kendisine ait!
Yüreğimin çiziği, kalbimin kardeleni, çoğu şiirlerimin müsebbibi,
Yosun gözlüm, her daim alının ortasından öptüğüm,
Saçlarının kokusunu ruhuma çektiğim nefesim de sadece o!
Bütün zenginliğim de o!
Ömrümü ömrüne adadığım da o!
Daha neyimi hazmedemiyorsunuz da,
Ertesine biriktirip biriktirip gönlümü hala fazladan yoruyorsunuz da
Üstelik üzerine inatla bastığınız can kırıklarımın sesini duyup,
Canımın yandığının farkına dahi varmıyorsunuz!
Yine de ey ömrümün en güzel, en huzurlu sahneleri,
Seviyorum sizi.
Çünkü sizin kadar beceremiyorum kindar olabilmeyi!
Misal bugün…
Bir hayal balonumun ipi daha kaçtı bileğimden,
Dünden belliydi zaten, gevşemeye başlamıştı.
Ama hayat bu!
Kim bilir ne vakit o balonlardan birinin içinde ben de olurum,
Kimse yerinde sabit değildir de zaten!
"Olmaz!" dersin olur,
"Olur!" dersin olmaz!
"Bu hayatta hiçbir şey imkansız değildir,
Olasılıksızlıkları azaltabilmeye bakar hayat!" demiştim bir gün.
"Olasılıksızlıklar…
Azalamıyorsa imkansız'a sığınmak gerekebilir bazen!" der giderim.
Cemre.Y.
Labels:
anam,
aslında,
azizim,
bahar,
ciğer,
cümle,
çocuk,
fark,
hayat,
imkansız,
kardelen,
karşı,
kelime,
kiraz,
lale,
paralel,
rahmetli,
roman,
yosun gözlüm,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Aşk Olsun Sana
...Aşk Olsun Sana...
Vakit vuslatı kırk dört geçiyor sevdiceğim,
Birazdan yine gün geceye küsecek,
Ne ay var artık, ne de yıldız,
Yüreğim zifiri karanlık,
Ve sen hala gelmedin ya ey minel aşk!
Aşk olsun sana.
Cemre.Y.
Vakit vuslatı kırk dört geçiyor sevdiceğim,
Birazdan yine gün geceye küsecek,
Ne ay var artık, ne de yıldız,
Yüreğim zifiri karanlık,
Ve sen hala gelmedin ya ey minel aşk!
Aşk olsun sana.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
9 Ekim 2018 Salı
Gerek Yok Üstadım
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Olmuyor
…Olmuyor…
Ben ne zaman mutlu olmaya kalkışsam
Yalnızlığımı aldatmışım gibi hissediyorum.
Olmuyor işte...
Cemre.Y.
Ben ne zaman mutlu olmaya kalkışsam
Yalnızlığımı aldatmışım gibi hissediyorum.
Olmuyor işte...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
8 Ekim 2018 Pazartesi
Oysa Hayat
…Oysa Hayat…
Aşk…
Zirvesinde gezinmekse cennetin.
Sensizlik…
Dibinde yaşamaksa cehennemin.
Ben nerede olayım istersen razıydım işte oraya.
Oysa hayat hiç de adil davranmıyordu.
Cemre.Y.
Aşk…
Zirvesinde gezinmekse cennetin.
Sensizlik…
Dibinde yaşamaksa cehennemin.
Ben nerede olayım istersen razıydım işte oraya.
Oysa hayat hiç de adil davranmıyordu.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
7 Ekim 2018 Pazar
Yürek Mezarlığı
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
6 Ekim 2018 Cumartesi
Beni Anla
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Hayal Kırığı
...Hayal Kırığı...
Kaç yanılgı sığar ki bir ömre,
Kaç bitiş sığar, kaç vazgeçiş?
Kaç hayal kırığı sığar ki bir ömre,
Kaç rüyasız gece, kaç manasız gündüz?
Yine de yaşar değil mi insan
Ölüm bile sen istemediğin zaman gelir çünkü.
Cemre.Y.
Kaç yanılgı sığar ki bir ömre,
Kaç bitiş sığar, kaç vazgeçiş?
Kaç hayal kırığı sığar ki bir ömre,
Kaç rüyasız gece, kaç manasız gündüz?
Yine de yaşar değil mi insan
Ölüm bile sen istemediğin zaman gelir çünkü.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kral Çırılçıplak
|
Labels:
cemre,
çırılçıplak,
gözüm
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
5 Ekim 2018 Cuma
Şehit
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
4 Ekim 2018 Perşembe
Yorgunum
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Lazım
…Lazım…
Bana sesinin rengi lazım sevgilim,
Bana teninin o uyum içindeki ahengi.
Bana bakışların lazım,
Ne bileyim gülüşün, duruşun…
Bana varlığın lazım sevgilim,
Yoksa hayal dediğin ne ki?
Hiç kimsesiz sevda mı olur!
Cemre.Y.
Bana sesinin rengi lazım sevgilim,
Bana teninin o uyum içindeki ahengi.
Bana bakışların lazım,
Ne bileyim gülüşün, duruşun…
Bana varlığın lazım sevgilim,
Yoksa hayal dediğin ne ki?
Hiç kimsesiz sevda mı olur!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
"Geç" Miş
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
3 Ekim 2018 Çarşamba
Onu Bari Sevelim
…Onu Bari Sevelim…
Onlardan kaçıp kurtulmam için her şeyi yapanlardan sonra,
Benden kaçıp kurtulması için her şeyi de yapmıştım oysa!
Yükseklerden bakınca ufkun afakının kaçtığını öğrendiğimden beridir,
Yer de benim, gök de benim.
İki zaman arası cennette benim, cehennem de ben!
Yıldızlar mı?
Yıldızlar hep söner be sevdiceğim baksana yüreklerimize,
Ne kadar çok meteor sönüğü,
Ne kadar çok uydu çarpıntısı,
Ne kadar çok Güneş yanığı,
Ne kadar çok Ay karanlığı!
Nihayetinde Ay ile Güneş arası değil mi bu Dünya onu bari sevelim!
Cemre.Y.
Onlardan kaçıp kurtulmam için her şeyi yapanlardan sonra,
Benden kaçıp kurtulması için her şeyi de yapmıştım oysa!
Yükseklerden bakınca ufkun afakının kaçtığını öğrendiğimden beridir,
Yer de benim, gök de benim.
İki zaman arası cennette benim, cehennem de ben!
Yıldızlar mı?
Yıldızlar hep söner be sevdiceğim baksana yüreklerimize,
Ne kadar çok meteor sönüğü,
Ne kadar çok uydu çarpıntısı,
Ne kadar çok Güneş yanığı,
Ne kadar çok Ay karanlığı!
Nihayetinde Ay ile Güneş arası değil mi bu Dünya onu bari sevelim!
Cemre.Y.
Labels:
cehennem,
cennet,
dünya,
güneş,
her şey,
ne kadar,
nihayet,
oysa,
sevdiceğim,
sonra,
yıldız,
yürek,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...
















































