31 Ocak 2025 Cuma

Bittik Biz!

...Bittik Biz!...
Sana, kış ayazı günlerin çabuk geçsin diye,
Ilık ılık bahar sabahları sunmuştum oysa!
Gecelerini hüzünlendiren kabusların bitsin diye,
Akşamından uykuna dalmadan hemen öncesi
Denizi, güneşi, kumları altın başak hayaller sunmuştum.
Elim, kolum, yüzüm, gözüm kalp kırığı doldukça,
Sen büyüdükçe iyiden iyiye riyakarlaştıkça,
Yetmez oldu sana yetmeye çabalamalarım.
Ki zaten çok geçmedi hani üzerinden.
Kırıldıkça dağıldı kalplerimizin kanatları.
Bittik biz!
Sonra anladım ki,
Ben ne kadar doğruysam,
Her şey o kadar yalanmış meğer!
Cemre.Y.

25 Ocak 2025 Cumartesi

Geçmişti, Çok Geçmişti

...Geçmişti, Çok Geçmişti...
Çatımdaki kedinin yağmurdan ıslanmış ayak seslerine uyandım bu sabah.
Önce irkildim, korktum da bir hayli.
Rüya mı yoksa kabus mu anlayamadım sandım gözlerimi açarken.
Koştum terasıma bakan penceremi açtım.
Yağmur sicim sicim yağıyordu ılık bir rüzgarla.
Birkaç zamandır terasımı mesken tutan kediyse,
Eternit kaplı çatımdan usulca atladı terasıma.
Dik dik gözlerimin içine baktı sanki ev onun evi de ben misafirim!
Kızmadım bu sefer, oysa gürültüsüyle hep izinsiz uyandırıyordu beni.
Sonra o geliverdi aklıma, çocuk gülüşleriyle hınzırca,
Tam da böyle, yaramaz tıkırtılarıyla izinsiz uyandırıyordu beni.
Nasıl da yatağıma alıp sarıp sarmalıyordum onu.
Öpücüklere boğuyordum yüzünü, gözünü, o sıkılana kadar.
Küçümen ellerini, kollarını sarmalamamdan kurtarana kadar.
Sonra kuruluverirdik kahvaltı soframıza,
Öyle ya günlerden cumartesiydi, gün, bizimdi.
Yüzüme damlayan yağmur tanesiyle kendime geliverdim.
Geçmişti, çok geçmişti, sanki yüzyıl öncesi kadar çok geçmişti.
Sade kahve yapmadım bu sefer,
Çay demledim kendime en kaçağından!
Derin bir nefes aldım ılık rüzgardan azıcık kalbim sancıdı.
Yine de insan özlemiyor değil ayrılıksız vuslatı.
Özlemekse, çocukluğunu özlemekti yani.
Nihayetinde terasıma izinsiz konan o kedi de,
Günün birinde çekip gidecekti hani.
Cemre.Y.

19 Ocak 2025 Pazar

Bilmiyorlar!

...Bilmiyorlar!...
Yaşlanmışım diyorlar...
Yüzüm, gözüm, elim, dizim,
Kalbim, ömrüm hep ihanet çiziği!
Zamanında iki koca belik ördüğüm saçlarım,
Küçük bir kız çocuğunun incecik örgüsü kadar kalmış.
Aralarına güz yanığı kırağılar yağmış bolca.
Bir tek kere daha,
Bir tek kere olsun yeniden gülebilseydi gözlerimin içi!
Eminim mutluluk yine güzelleştirecekti beni.
Lakin, dudağımın kenarına,
Hani arada bir de olsa yerleşiveren gülümsemelerim bile kırık.
Yaşlanmışım diyorlar,
Nicedir içim, dışım, terk edilmiş bir ihtiyar, bilmiyorlar!
Cemre.Y.

16 Ocak 2025 Perşembe

Anlatabildim Mi?

...Anlatabildim Mi?...
Bana, gündeme göre,
Yüz seksen derece açılay uzaklaşan biri değil,
Üç yüz atmışı da,
Tam ve daim olan gerek!
Bilmem anlatabildim mi?
Cemre.Y.

12 Ocak 2025 Pazar

Hoş Geldiniz

...Hoş Geldiniz...
Hayyam iken Şems,
Şems iken Mevlana,
Mevlana iken Meryem Ana,
Meryem Ana iken safi kul'um ben!
Velev ki hepsini,
Ayrı ayrı ayrıcalıklarıyla tanıyorsanız,
Beni ezelden beridir biliyorsunuz demektir.
Peki madem,
Ruhuma yeniden hoş geldiniz.
Cemre.Y.

8 Ocak 2025 Çarşamba

Günaydın O Zaman

...Günaydın O Zaman...
Düşün ki...
Uyanmışsın ama,
Geceliğinin bile üşüdüğü sabaha uyanmaktansa,
Ilık bir bahar sabahında güneş makas almış yanaklarından.
Çayını ocağa koyup kapını açmışsın,
Usulca süzülmüşsün günün aydınlığına.
Evinin önündeki verandanın hemen bitiminde,
Bir gelincik okşamış çıplak ayaklarını.
Durduk yere aşık olmuşsun yeniden.
Usulca okşamışsın taç yapraklarını incitmeden.
Alıp içine sokasın gelmiş ya,
Sende biliyorsun dalından koparsan sönüverecek kırmızısı.
Ufacık bir gülücük kondurmuşsun dudağının tam ortasına.
Sonra evine girmişsin, pencerenin perdeleri gelin gibi salınırken,
Çayı falan boşverip bir kahve yapmışsın en sadesinden.
Günaydın o zaman, gün aydın olsun madem.
Cemre.Y.

5 Ocak 2025 Pazar

Gönül Koyma Bana

...Gönül Koyma Bana...
Ama bazen...
Hatta çoğu zaman...
Kalabalıklar içindeki o yalnız masada,
Tek başına,
Kendisiyle hatırlaşmak istiyor insan.
Elbet bir gün geleceğim sana,
Gönül koyma bana.
Cemre.Y.

4 Ocak 2025 Cumartesi

Günaydın Öyleyse

...Günaydın Öyleyse...
Yüreğimin tellerini serdim bu gece yollara...
Ne fark eder ben öldükten sonra,
Kim ayak basmış,
Kim alıp, öpüp, bir kenara bırakmış!
Umurumda mıydı sanki?
Kabus dolu,
Nefes daraltan gecelerden,
Fırlayarak uyanılınca,
O derin nefesi tekrar alabilmiş miyim ona bakarım.
Şükür ki...
Bir şiir daha demleyecek kadar hala sağ'ım.
Günaydın öyleyse.
Günaydın, hayata, inadına!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...