nokta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nokta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2022 Salı

Nokta!

…Nokta!…
Gelmiş geçmiş...
Kime ne zaman yazıldığı,
Zaman aşımının
Karşılıksızlığından sebep!
Önemsizce...
Bizim şiirlerimiz de içinde olmak üzere,
Okuyabildiğim bütün mısraların en sonuydu
Bizim birbirimizle ilişiğimiz.
Ya mutluydu sonu...
Ki o son…
Mutlu olsaydı bu şiir tek yazılmazdı.
Ya da...
Yalnız.
Ama son aynı sondu.
.
(NOKTA!)
Cemre.Y.

5 Ağustos 2022 Cuma

Ya Olursa

...Ya Olursa...
Altı, üstü, bir tutam şiirdi işte.
Şöyle...
Kendi yalnızlığını, yine kendinle aldatmışçasına.
Biraz güneş, biraz deniz, biraz iyot kokusu!
Ah, bir de, hiç yoktan,
Denizin kumsalla buluştuğu o noktada,
Ayaklarını çırılçıplak sunmak o an'a!
Sonrası buz gibi iki bira,
Sonrası "Voyage" müzikleriyle kendine bir yolculuk.
Sonrası...
Çok da kalabalıklaşmadan ortalık,
Kucak dolusu özlemle, kendi yalnızlığına,
Şöyle omuz uçlarından,
Kendi kendini, mutlu bir özlemle öpmeli,
Beşinci duvara uzun uzun bakmalık.
Ama bu sefer!
Buruk değil, dudak kenarındaki tebessümler,
Bu sefer...
Bu şiir...
Bir miktar umut ile bir miktar da hayal içeriyor nihayet!
Ya olursa!
Cemre.Y.

16 Nisan 2020 Perşembe

Ey Yosun Gözlüm

…Ey Yosun Gözlüm…
Yosun gözlüm ben, bir ucu gözyaşlarım ile dantel nakışlı
Şiirler işlerken sevda yanığımın kan sızılı,
Hasret prangalı özlemlerini koyarken hayatımın sarı sandığına,
Susarak kavga ederdi benle!
Sonra okurdu satır satır,
Bana küskünlük saklı kesesine koyardı onları.
Sadece dönüp bana, gözlerimin içine bakarak,
“Ben ne zaman senin şiirin olucam annem!”derdi.
Onun gözlerinin içine bakarken gülümserdim.
“Sen benim bundan sonraki bütün şiirlerim olacaksın ciğerimin çiziği.”derdim.
O, mutlulukla salınarak odasına giderdi.
Ben hıçkırıklara boğularak ağlardım.
O, sevda yanığıma ağladığımı sanırdı.
Ben son iyileşmeyecek yanığın yakında o olacağına!
Biz on yedi yıl boyunca,
Sadece bir kere kopacak kadar anlaşamadık.
Hayat o son gün bile hala tiyatroydu,
O, ilk defa gerçeği oynadı.
Ben, ilk defa yalan’ı.
"Sen benim bundan sonraki bütün şiirlerim olacaksın ciğerimin çiziği.”
Sen,
Beni,
Resim resim arındırdıkça ömrünün paragraf başlarından,
Ben,
Seni,
Resim resim ekliyorum
Ömrümün zamansız cümlesinin noktasına!
Ararsın gün gelir ey yosun gözlüm,
Göz bebeklerinin derinine…
Anne anne bakan o bir çift kahverengileri ararsın.
Ömrünün saati bensizliği özlediğinde,
Yüreğinin atışına dokun, yüreğim ellerinde.
Cemre.Y.

16 Ocak 2020 Perşembe

Çocuk

...Çocuk...
Sana yıldız tozlarıyla, güneş ışıltılarından aşırılmış,
Leylak kokusuyla, zambak karışımı, yasemin esintili,
Mutluluk rengi rengarenk cümleler biriktirdim çocuk!
Boş vermiş ol gitsin, günün dilleri zemheri ağusu çınlıyormuş kulaklarında,
Boş vermiş ol bitsin, gecenin sessizliği yalnızlık çığlığı gibi her an yanında.
Ben sana...
Kış günü taze kesilmiş çimen kokusu vaat ediyorum.
Ben sana...
Yaz günü ayakların kumda yanarken serin bir esinti vaat ediyorum.
Çünkü ben seni hesapsız, kitapsız, katıksız seviyorum çocuk!
"Çünkü sen benim..."le bitmiyor sana dair yüreğimdeki hislerim.
Ben seni "Çünkü!"süz seviyorum!
Nokta.
Cemre.Y.

9 Ocak 2020 Perşembe

Neyi Fark Ettim Biliyor Musun?

...Neyi Fark Ettim Biliyor Musun?...
An olup, aklım başıma geldiğinde,
Neyi fark ettim biliyor musun üstadım!
Her birimiz, bir nokta dahi edemiyorken koskocaman evrende,
Avuç içi kadar yüreğime...
Hem kendimi sığdırmaya çalışmışım ve hemde nice sevdiklerimi!
Sarılınca hani, sağ yanımdaki boşluğunda dolduğunu unuta unuta.
Cemre.Y.

26 Ekim 2019 Cumartesi

Bugün İlk Defa İlk Adımı Affettim Ben Çocuk

...Bugün İlk Defa İlk Adımı Affettim Ben Çocuk...
Nicedir, ömrüme dair affetmeler kraliçesiydim güya!
Lakin tuzu sonradan eklenmiş pilav gibi tadı tuzu yoktu hala hiçbir şeyin.
Ya da ne bileyim, sıcak aşa katılmış soğuk su kokusu gitmiyordu burnumdan.
Bir türlü tadı damağımda kalamıyordu yaşadığım günün!
Bugün ilk defa...
İlk adımı affettim çocuk!
Çocukluğum boyunca gereksiz noktalarla söylenen gibi değil ha!
Bildiğin "Nurten!" olan adımı!
Yahut o komedi de yer alan, o manidar repliğiyle alay edildiğim gibi, değil yani.
Bildiğin...
Nurten!
Adımı...
O davudi ezan sesiyle okuyan babamı da affettim en nihayetinde!
Oysa o kadar kanıksamıştım ki,
Yeter ki onun adlandırdığı kaderi değiştirebilmek uğruna,
Kendime sunduğum Cemreyi.
Sonra vakitsiz öldüm ben bir yerlerde!
Acısız, ağusuz, anlamsız gömüldüm kabıma zor sığan tahta tabutumla!
Toprağın altı nefesti, sıcak, geniş ve rahat...
Lakin biçilen ömürler gibi sonu da böyle başlamalıydı ya hani!
Ellerinde birer altınlı, gümüşlü sırmalı defter...
Kanatları desen biri diğerine zıt rengarenk!
Gülümsedim...
Münker ve Nekirden başka...
Kim olacaktı ki bana öğretilen o öğretilerden!
Lakin ben yalan sevmezdim ya hani?
Adımı her sorduklarında...
Arama motorları kulağıma okunan o ezan sesleriyle eşleşmeyip,
"Hayır bu sen değilsin, adın ne?" diye başlıyorlardı yeniden!
Sorguya çekilmeye bile daha başlayamamıştım.
Sahi benim adım neydi?
Bugün ilk defa ilk adımı affettim ben çocuk!
Benim adım Nurten!
Ey Münker ve Nekir ve de bil cümle melekler!
Hani hatırlıyormusunuz?
O sizin hepinize birden yalvardığım o kara geceyi!
Sonra Cemre olup, od olup, yandım da, yaktım da lakin!
İman tahtamı bir okursanız...
"Namus!" yazar!
Ve...
"İlle de aşk!"...
Benim adım Nurten Cemre Yıldırım!
Var mı başka sorusu olan!
Zira...
Yoksa...
Şurada muhteşem bir ışık var güneşe ulaşacağım!
Melekli şeytanlı bütün kanatlı ve de kanatsızları ısıtır güneş.
Çünkü onun ruhu farklı.
Çoğu korkuyor ondan cehennemi anımsatıyor diye.
Oysa cehennem ve de cennet insanın içinde.
Hoş geldin ilk adımı dahi affettiğim yerden ey cennetliğim!
Cemre.Y.

25 Ekim 2019 Cuma

Nasıl Anlatabilirsin Ki

...Nasıl Anlatabilirsin Ki...
Nasıl anlatabilirsin ki,
Yüreğinin sol anahtarının kalbi kırık tınılarıyla,
Bütün imkansızlıklar,
Bütün olasılıksızlıklara yenilmiş bir sızıyken beyninde,
Ve bütün doktorlar sana...
"Hani evin yansa!
Dönüp ardına bakmayacaksın,
Canını kurtarıp ardına bakmadan uzaklaşacaksın" dediğini!
Nasıl anlatabilirsin ki,
Senin için kocaman bir cennet diye hayallendiğinin,
Kendi cennetlerinde mutlu mesut sevişirken,
Seninse yıllar sonra bile beş duvarla hasbıhal ettiğini.
Nasıl anlatabilirsin ki,
Yüreği narin bir kelebek gibi boş duvara çarpıp duran,
"İlle de, illa!" diye her yeni gününe umut bağlayan,
Geleceğe hayallenirken, geçmişine hayıflanan,
Her ikilemde cebelleşirken gününü, an'ını kaçıran,
Zamanın zembereği bozulmuş ayarlarıyla,
Sek sek oynayan o küçücük kız çocuğuna nasıl anlatabilirsin.
Hayatın bildiğini okuduğunu ve en azından senin...
Bugüne dair geleceğe gerçek bir adım daha atman gerektiğini!
Lakin hayallerini unutmamalı insan!
Hayallerine sımsıkı sarılmalı tabi!
Tabi ki o hayalin başka bir sahibi yoksa.
Nokta.
Cemre.Y.

12 Eylül 2019 Perşembe

Tamam

…Tamam…
Ben.
Hayatı.
Aslında.
Bütün'ün,
"Tüm" olarak kısaltılabildiğini,
Ve de gayet de idrak ile, fark edebildiğim andan itibaren,
"Tamam!"dım aslında.
Üç nokta'yı mı yanlış koydum acaba!
Ya da virgül, ne bileyim "-de, -da eki"mi...
Çok mu, çok gereksizdi acaba o anda!
Cemre.Y.

3 Mart 2019 Pazar

Beni Güzel Hatırla

...Beni Güzel Hatırla...
Yüreğine estikçe uğradığın posta kutuna üç nokta bırakıyorum sevgili,
İstediğin kadar uzun cümleler kurabilirsin başlarına lakin,
Bize giden yolların son durağı hep noktaydı ya senin lügatında.
Bu serzenişimi de ısrardan sayma ha!
Gün senin günündür şimdi.
Esmiyor artık yüreğimde sana dair sam yeli rüzgarları.
Bilmem ki iki soğuk yürek birbirine değse alelade bir yerde,
Bir yangın daha çıkar mı ki yapayalnız şu bedenlerimizin ülkesinde.
Yırtık ceplerimizde birer "Eyvallah"ımız var bir de...
"Neyse ya...
Neyse..." ler!
Ha bir de...
Ne vakit...
Hissi kablel vuku'yu bi tam yüreğinden vurabilsek...
Daha çok "İyi ki!" lerimiz olacaktı epeyce, neyse...
"Neyse ya...
Neyse!..."
Ha bir de...
"Beni, güzel hatırla!"
Cemre.Y.

15 Şubat 2019 Cuma

Üç Nokta

…Üç Nokta…
Tek son nefes olsa son defa verilecek her şey!
Her şey…
Cümle sonlarına,
Akış konulamayan o üç nokta kadar olsa ne kolay.
"Ölüyorum ve sen beni ve bendeki seni kaybediyorsun!
Asıl şimdi kaybediyorsun..." dedim dedim de…
O en sevdiğimin yüreğine bir ses teli edemedim di.
Ne ölebildim dilediğimce!
Ne de…
Yeniden yüreğimi emanet edecek kadar, güvenebildim birine!
Yalnızlığıma tek mısra da şiir edemiyorum ki.
Söylenecek bütün harfler gözyaşınızla akıp gitmiştir zaten!
Bilirim böyle anlarında insanın saçma sapan teselli cümlelerine,
Velev ki yahut…
Kendi uygulayamadığı o akıllara ihtiyacı kalmadığını.
Bilirim ki….
Böyle anlarında insanın...
Varsa bir yürekdaşı, oturup beraberce susarak o zehri akıtmalı…
Ya da zamanın, değer ve eder hesabına koca bir küfür salıp,
Bir büyüğe danışmalı!
Yalnızlığına, yalnızlıkla birer kadeh tokuşturmalı.
Ne bileyim…
Taş plak Türk Sanat Musikileriyle evin çınlamalı.
Ben kaç yastığımı yaktım hatırlamak dahi istemiyorum.
Sırf uykusuzluk sendromumu yenebilmek uğruna!
Yanı sıra artıp duran…
Huysuz ayak sendromlarına daha da yenileri eklenirken.
"Biraz dur…
Biraz ağlayalım en az üç nokta!" diye diye uyuttum kendimi.
Cemre.Y.

12 Ocak 2019 Cumartesi

Virgül

…Virgül…
Kelimelerin kifayetsiz kaldığı zamanlar vardır hani,
Susmalar da yetersiz bakiye verince,
Bütün işaretler girer devreye.
Önce noktalar sıralanır, sonra soru işaretleri gelir,
Kaldığımız yerden virgüle çevirebilirsek hayatı.
Sevdiğimiz yerden severiz, bu sefer "Biz" oluruz belki!
Cemre.Y.

27 Ekim 2018 Cumartesi

Ne Demek?

…Ne Demek?…
Ne demek?
Hiç değilse kelebek kanadında bir nokta dahi olamayacakmışım!
Ne demek bunca vakit o vakit?
Senin kımıl zararlısı birer tenya olduğunu anlayamışım da
Ola ola, bir kör sinek olacağını anlayamamışım mış gibi mi yani!
Nerede kaldı benim yüreğim!
Adın aklımdan geçse…
Kaburgalarımı zorlayan kalbimin tırtıl kanatları.
Kimseden bir dileğim de yoktu hani, nicedir.
Kim, kime ne kadar azalmış…
Bana…
Yüreğimin kelebek kanatlarını, geri verin yeter!
Cemre.Y.

11 Temmuz 2018 Çarşamba

Hayal Kırıkları

…Hayal Kırıkları…
Yeni yeni insanlar tanıyıp,
Yeni hayal kırıkları değil ki benim düşlerim...
Belki de sırf bu yüzden gitmeye,
Bitmeye kalkıp yine
Gitmeye kalktığım o son noktaya dönüşlerim.
Yüreğimin yarıldığı yerden
Belki de sırf bu yüzden hep sevda sızdırdım da
Bir yüreğin içinde olsun, bir tek yürekte
Tastamam bir aşk edemedim.
Oysa sen…
Sigaram gibiydin be sevgilim,
Sensizlik bağımlılık krizlerine sokardı beni.
Sen de bitip, sen de yitip gitmedin mi?
Yeni yeni insanlar tanıyıp,
Yeni hayal kırıkları değil ki benim düşlerim...
Ciğerim, eski bir şiirimin ucundan yırtılmış ya,
Böyle zamanlarımda hep aynı şiirimi söylerim.
"Ey hayat!
Güneşte unutulmuş atlas kumaş gibisin.
Nerenden tutunmaya kalksam,
Lime lime elimde kalıyorsun!
Ya sağlam bir yamalık olsun
Bir yer sun bana,
Ya da beni öldürüyorsun!"
Cemre.Y.

25 Mayıs 2018 Cuma

Ortak Noktamız Olamaz

...Ortak Noktamız Olamaz...
Elbette ki ortak noktamız olamaz bayım!
Senin hiç...
Daha öncende...
Bütün mitokondrilerini teker teker,
Yüreğinin can kırıklarından ezen oldu mu?
Cemre.Y.

10 Mayıs 2018 Perşembe

Nokta Bile Olamaz

...Nokta Bile Olamaz…
Kuş seslerini duyabiliyorsanız
Yaşıyorsunuz demektir.
Zamansızlık düzleminde
Paralel geçişlere gebedir
Her ayrılığın sahipleri.
Bundan sonra aynı doğrunun çizgisinde
Nokta bile olamaz hiçbiri.
Cemre.Y.

12 Nisan 2018 Perşembe

Tam Nokta

…Tam Nokta…
Sonra birden, adının yanına yakışıp yakışmayacağına,
İlk baktığın, o soy adını, hiç hatırlayamıyorsun ya!
Unutmak bence orada, tam nokta!
Cemre.Y.

1 Nisan 2018 Pazar

Senle Ben

...Senle Ben...
Senle ben...
Birbirimizi bulursak nihayet!
Bir şiirin son noktasına yakın.
Sızıp kalmalıyız bir ömür.
Nefes nefese...
Cemre.Y.

30 Mart 2018 Cuma

Nokta Bile Kalamaz

...Nokta Bile Kalamaz...
Böyle böyle gidiyor kadın
Bağır çağıra!
Feryat figan.
En sonunda da susa susa!
Sustuysa...
(.) Nokta bile kalamaz ki zaten!
Cemre.Y.

17 Mart 2018 Cumartesi

Nokta


…Nokta…
Ne koysam ki olmayan bir cümlenin sonuna ben.
Nokta.
Cemre.Y.

11 Şubat 2018 Pazar

Nokta


…Nokta…
Ve Sen... 
Neyse ....
Şimdi yazsam...
Şimdi sana dair ne yazsam...
Mührümüz dağılır!
Varsın...
Sus olsun bizi...
Bize saklayan bütün o heceler! 
Konuşursak dağılabiliriz.
Sana susarak…
Koskocaman bir…
"Nokta!"
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...