mühür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mühür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2019 Salı

Gülümse

...Gülümse...
Gecenin mührü serilirken yıldızlara,
Sırılsıklam yağmura bulandı bütün sokaklar.
Eli yüzü yıkandı şehrimin coğrafyasının.
Beni hiç sorma azizim,
Dudaklarımda şakayık gülümsemesi!
İçim dışım kalabalık aile sevgisi...
Cemre.Y.

10 Haziran 2019 Pazartesi

Mühür

...Mühür...
Dokunsam yüzüne,
Nice vakittir,
Her hücresini,
Hayalden ezber ettiğimin.
Kim bilir,
Dudakları nemli midir hala,
Tadını rüyalarımdan ezber çektiğimin.
Mühürlesem gözlerimi,
Ömrümün sonu dediğimin gözlerine.
Mil çeker gibi öpsem kirpiklerini tel tel.
Seve seve, sever mi ki gerçeğinde de...
Cemre.Y.

14 Mayıs 2019 Salı

Eyvallah

...Eyvallah...
Bazı...
"Eyvallah!" lar vardır,
Yüreğe mühür gibi kilitlidir de...
Başka hiçbir gülüşlü veda ediş, sığmaz ya o an'a!
Hani olmayanlara, oldurulamayanlara,
Hiç olmayacaklara "Eyvallah!" lı o gülüşüm var ya!
Cemre.Y.

12 Mart 2019 Salı

Mühür

…Mühür...
Ey benim zifiri yalnızlık dolu yıldızlarına,
Sabırlı bir nakkaş zanaatiyle nakış nakış sevdalar ektiğim.
Ey benim güneşi bol kalabalıklarındaki yalnızlıklarına,
Tel tel, telkari dokuyup ömrüne ömürler biçtiğim.
Sen daha benim kararsızlıklar denizimden daha yeni geçmişsin.
Oysa hissizlik okyanusumun kuytusunda rastladım ben sana,
Ruhunun çırpınışını hissettim de
Sundum sana en mahremimi ve gizemli iklimlerimi.
"Sev!"desem emir kipi ya amade olma şehrime zira benlik değil!
"Ey benim hiç yoktan hiç olmayacak yerde aklıma esişim.
Ben senin gönlüne talibim ki zaten çırpınışında bedenim.
Baksana yüzyıldır sana hasretim." derim.
Şimdi ister gel, ister gelme,
İster sev, ister sevme yürek sana yakmış şirlerinin ucunu ne gam!
Benim bundan gayrı'm sensin.
Ben seni yüreğime mühürledim.
Cemre.Y.

10 Mart 2019 Pazar

Pazar Güneşim

...Pazar Güneşim...
Sana sevda sokağının çıkmazlarında rastladım sevdiceğim.
İkimizin de üstü başı yürek kırığıydı.
Oturduk kaldırım taşına usul usul ömrümüzü döktük birbirimize.
Bir yaprak sen soyundun hayatından bir yaprak ben.
Şimdi çırılçıplak kaldık biz bize sarıldık sımsıkı.
Senin yüreğin benim kıraç yalnızlığıma dokundu.
Benim yüreğim senin kurak yalnızlığına.
Günaydın pazar güneşim.
Ben seni kalbimin limanına mühürledim.
Cemre.Y.

11 Şubat 2019 Pazartesi

Biz Ne Zaman?


…Biz Ne Zaman?...
Ey benim,
Şakağına düşmüş dalgalı zülüflerine kurban olduğum,
Ey benim,
Objektiflere her bakışında gözlerinden vuslata hasret okuduğum.
Ey benim, kaşı, gözü, yüzü apayrı birer hilal'im, gül cemalim!
Söyle...
Söyle ne vakit dolacak benim sensizliğim?
Ne vakit...
Burnumun direği sızlayıp sızlayıp,
Boğazımda yutkunulamayan o yumru kalmayacak,
Ne zaman kokunla dolacak yeniden!
Söyle...
Söyle ne vakit bitecek benim,
Karşıdan bakılıp durulan o Kız Kulesi duruşum,
Biz ne zaman tavanındaki Piri Reis haritasına bakıp bakıp,
Dudaklarımızı mühürleyeceğiz yeni bir geleceğe!
Cemre.Y.

14 Aralık 2018 Cuma

Oysa

...Oysa...
Oysa ne de güzel mutlu resimler yapılırdı boş bir kağıda,
Yüreğine sığdıramadığın çocuksu sevinçlerle,
Bütün ömrün boyunca kurduğun hayalleri rengarenk harmanlayıp,
Ne de mutlu resimler yapılırdı boş bir kağıda.
Fakat bizim renklerimiz eksikti evlat!
Maviyi bulsak güneşimiz soldu,
Yeşili bulsak fırtına tufanı koptu.
Biz de tuttuk siyah harflerle şiirler yazıp,
Kırmızılı sevdalarımıza mühürledik.
Ömrümüzün hepsi buydu.
Oysa ne de güzel mutlu resimler yapılırdı boş bir sayfaya.
Cemre.Y.

24 Kasım 2018 Cumartesi

Sevdiğim


...Sevdiğim...
Ey benim sesinden vurgun yediğim.
Gözlerinde yıkık yüreğimi mühürlediğim.
Ey benim kalbi kırık mülteci sevdam.
Nefesini nefesime değdirdiğim,
Misk-i amber kokulu yarim.
Sevdiğim, sevdiceğim, ömrüm dediğim.
Söyle ne vakit dolacak sana olan hasretliğim.
Cemre.Y.

5 Ağustos 2018 Pazar

Seveceğim

…Seveceğim…
Ey benim şefkat yüreklim,
Bilsen kaç zamandır sesine hasret bu yürek.
Ellerim saçlarında gezinirken,
O güzel gözlerinin içinde yansımak
Kim bilir ne kadar güzel bir duygudur.
Sana söz…
Yormayacağım yüreğini.
Sadece…
Dudaklarımı dudaklarına mühürleyeceğim.
Hiç sevilmediğin kadar seveceğim seni.
Ey benim şefkat yüreklim,
Can kırıklarından öpeceğim seni.
Yaralarının izlerini incitmeden seveceğim seni.
Cemre.Y.

23 Haziran 2018 Cumartesi

Cancağızım

…Cancağızım...
Herkesin bildiğinin aksine,
Benimsediği adı kafa kağıdında yer almamasına rağmen!
Yaşı da doğru yer almıyordu ki!
Bir tek doğduğu ay doğruydu,
Resmi kurumlarca benimsenen makamlarca!
Kadın tam 39 yıl önce çözmüştü aslında ruhunun kimyasını...
Hatırlamıştı daha portakal ağacında vitamin bile değilken
Tanrı ve melekleriyle yaptığı o son yakarışlı yalvarışlarını.
Tam tamına 45 yıl önce...
Ya da kalubela'da ona biçilen kader ona dikte edilmeden önce,
Alnına o görünmez mühürler,
Kader diye yazılmazdan önce itiraz etmişti halbuki
"Ama bu ben değilim,
Yapıştırmayın bana,
Bu kader dediğiniz sümük gibi saydam, o yapışkan o şeyi!
Lütfen!
N'olur...
Başka bir kurban bulun kendinize!
Ki zaten eminim,
Ömrüm etiketlerinizin yafta yırtıklarıyla savaşmakla geçecek,
Kıymayın bana ey tanrım!
Belki bir kızım olacak,
Bana biçtiğiniz bu evlilik mühürüyle, babasız büyüyecek belki,
Sırf babası anlık hevesi olan benden caydı diye!
Belki aşık olacağım yeniden,
Yeniden deneyeceğim güvenmeyi ama sırf alnımdaki bu mühür,
Benden başka herkese görünüyor diye o da mutsuz son'la bitecek!
Lütfen n'olur!
Bugün kime kızgınsınız, kim kırdı ruhunuzu bilmiyorum
Ama lütfen öcünüzü benden almayınız!" demedi mi, dedi.
Peki sen ne yaptın ey tanrı!
Belli ki çok meşguldün,
Marduk gezegeninden savrulan o son küllerle!
Belli ki Neptün'ü ihmal etmiş,
Dinmek bilmeyen rüzgarlara terk etmiş olabilirsin.
Mars'ın bitmek bilmeyen fırtınalarından sıkılıp,
Yeterince keşfedilemeyen kılıp,
Lazım olursa diye görünür bir kenara bırakmış olabilirsin.
Satürn'ün buzulluğunda kendi cehenneminden soğumuşcasına,
Etrafındaki halkalarında keyif çatmış,
Onu kendinin bile çözemediği altı genlerine gark etmişsin!
İçinden aşan alevlerle arada bir Jüpiter'de kırmızı noktalarının
Dünyanın üç katı büyüklüğünde olduğuna gözlerini kapayıp,
Koca bir kara kışı geçirmiş,
Uranüs'ün güneşten uzaklaştıkça,
Çoğalan uydularını kıskanmış da olabilirsin!
Ya da Dünya çapındaki başka bir uydu ile çarpışmamak,
Kendisiyle onu yok etmemek için,
Centilmen bir hareketle,
Ya da romantik bir kadının hiç kimsenin sezemeyeceği
Bir ayak hareketiyle,
Edilen bir tango ahenginde eğimini değiştirmesi!
Ama ey tanrı!
Mars'ın o ummanları aşan dağlarının sana ne zararı vardı?
Onun , sadece kendince güvenlik duvarları vardı!
Peki ya Merkür?
Gündüz sıcaklığı +450 iken ne diye gecesini -170 etsindi ki?
(Sırf gözetleyen komşularını,
Allah için Cemre hanım'ın bir kere bile kızı ve yeğenleri hariç
Hiç yabancı misafiri olmadı" yı duyabilsin diye mi?
Bence sen bu kadar adil olamazsın!
Artık şu Marduk hikayesini bir açsan diyorum ey tanrım!
Zira orada henüz,
Biz ruhların tecellisinin mizanı bize sorulup kuruluyor hala!
Ey tanrım!
Bana ve kızıma ne kötülük biçmişsen,
Senle beraber olan insanıl cinslerin olsun!
Biz...
Sizden de...
Bizden de çoktan gittik!
Arada bir buluşup,
Olmayan dünyamızı kurtarmanın yollarını arayıp bulmaya çalışıyoruz!
Valla tanrım seni bilemem ama
Ben acilen şehriyeli pilav yapmaya gidiyorum!
Kızım aradı.
Oy atacak lan!
İşini gücünü yarıp yarın oy atmak için gelecek az sonra!
Batsın senin gemilerin.
Cemre.Y.

16 Haziran 2018 Cumartesi

Cancağızım

...Cancağızım...
Şimdilerde herkes nasıl da sanal seviyor birbirini değil mi?
Artık belki de defalarca yüz yüze geldiğimiz insanlarla bile,
Şöyle bir cafe'de oturup iki lafın belini kırabilecekken
Sosyal medyalarda birbirimizi stalk'layarak
Özel hayatımızda neler olup bittiğinin
Senoryalarını kurmaya çalışıyoruz.
Hoş ben o gruba pek girmiyorum sanırım.
Öyle stalk filan beceremiyorum.
Sosyal medyalarda gezinirken tanıyayım veya tanımayayım,
Beğendiğim bir paylaşım görürsem basıyorum beğeniyi!
Öyle sonradan kimse bana
Dönüp de teşekkür etsin diye filan da yapmıyorum bunu.
Tanışıklığım olan insanlarla ilgili
Merak ettiğim bir şey varsa da yüz yüzeyken soruyorum.
Gerçi çok da meraklı biri de değilim sanırım.
Zira beni tanıyan herkes bilir ki anlatmak istediği,
Paylaşmak istediği herhangi bir şey varsa
Zaten anlatır ve paylaşır ki bu konuşma sadece bende kalır.
İçim dışım birdir benim.
Öyle gizemlere, rollere bürünemem!
Hakkımda ne merak ediliyorsa kim sorarsa sorsun
Doğru'm neyse onu öğrenir.
Yine de yetmez insanlara!
Herkesin bildiğinden daha farklı,
Daha olaylı, daha sırlı hikayelerim olsun isterler.
Yok!
Çünkü çoğunuzun içinde büktüğü acı anılar ve an'lar da dahil
Hepsiyle önce kendim yüzleşmişimdir.
Mutluluklar yok mu içlerinde, aşk, sevda, hasret,
İhanet, vuslat... yok mu?
Var.
Ama üzgünüm be cancağızım!
Herkesin bildiğinden farklı değil hikayelerim.
Evet hepsi benim.
Evet hepsi bana ait ama ötekine anlattıklarımdan farklı değiller.
Mesela hiçbir insan evladı yaramdan vuramaz beni.
Ya da bir sırrımı aşikar etmekle tehdit edemez.
Hiç kimseye gebeliğim yoktur bu hayatta.
Ben o yaraların üstünde kaç şiir, kaç mısra, kaç cümle, kaç hece,
Kaç harflik can kırıklarıyla çize çize gezdim bilemezsiniz.
Arada bir kendi kendime mutluluk oyunu oynayacak oluyorum,
Ona bile...
"Şair insan az gizemli olur, ne bu paylaşım." diye yorum yaparsınız.
Hep aynı cevabı veririm.
"Ben şair filan değilim ve bu hayat bana ait, benim hayatım.
Canım öyle istedi."
Ah be cancağızım sen bile,
Ben senle bunları konuşurken
Oturup gözlerimin içine bakmak yerine
Bloğumdan, facebook'umdan, twetter'imden…
Belki paylaştıysam instagram'ımdan okuyorsun beni.
Büyüte büyüte bakıyorsun bütün fotoğraflarıma!
Sen gittiğinden beri saç diplerim beyazlamış mı?
Bu sene nerede tatil yapmışım, yalnız mıymışım (Yine!)?
Ayak tırnaklarım ne renkmiş?
Ben nasıl olup da çocukluğumun müzmin hastalığı
Tırnak yeme alışkanlığımı uzun zamandır terk edip
Şimdi rengarenk ojeler sürebiliyorum!
Ah ne kadar zenginim.
Çünkü bir başına,
Belli bir maaş alıyorum ve benim faturalarım yok,
Geçindirmem gereken bir evim yok, mutfağım yok,
Temizliğim yok, üniversite de okuyan kızım için
Elimden gelen kadarını sağladığım desteğim yok!
Hatta giyinmiyorum ben, ayakkabılarım eskimiyor,
Çantamın fermuarları bozulmuyor!
Ne kazanıyorsam hepsi bana kalıyor.
Hesabımı yapması da size!
Ah be cancağızım.
Artık herkes nasıl da sanal seviyor birbirini değil mi?
O da benim paylaşımımı beğensin'li beğenmeler,
Facebook yorum yapmazsan
En yakın akrabanı bile arkadaşlıktan atıyor diye korkup
Her yoruma teşekkürle karşılık vermeler...
Arada bir salak saçma mesajlardan bıkıp
"Bize özelden yazdığınız methiyeleri,
Eşiniz veya sevgilinize yapsanız
Eminim daha mutlu olurdunuz!" gibi
Haklı bir serzenişime
"Evli değilim, sevgilim de yok
Ama herkesin eşi veya sevgilisi de
Sizin kadar güzel değil ki!" li banal banal cevaplarla karşılaşmalar.
Aldatmayın kardeşim!
Aldatmak illa fiziksel ya da cinsel bir eylem değildir.
Aldatmak beyinden geçse bile aldatmaktır.
Mutlu değilseniz ayrılın!
"Bunu söylemek kolay!" diyor bazıları.
"Yoo hiç de kolay değil!"
Yirmi altı yaşımdaydım aldatılarak ayrıldığımda...
Gerisini biliyorsunuz zaten!
Yine de kızımın babasına her rastladığımda
O başka şeylerden bahsederken
İçimden teşekkür ediyorum ona ve şimdi ki eşine!
Çektiğim onca yokluk, onca çile, onca acı, onca sıkıntıya rağmen
Hiçbir şey bir ömür aldatılmaktan daha kötü değildir.
İyi ki çekip gittiler!
Mesela sen?
Ah be cancağızım,
Yıllar boyu kendince kafanda haklı sebepler uydurmuşsun.
Yıllardır evlilik cüzdanında eşin olarak adı yer alan adamı,
Soy adını taşıdığın adamı/kadını
Önüne çıkan her fırsatta aldattın, aldatıyorsun.
Oğlunu/kızını aldatıyorsun.
Ama keşke gece yatağına yatmadan önce
Aynaya baktığında da
Seviştiğin insanla olduğun kadar mutlu kalabilseydin.
Çünkü sevişmek biter!
Çünkü sana gelen zaten sevmek için değil sevişmek için gelir.
Anlık hazlar, anlık tutkular, anlık mutluluklar...biter.
Oysa ben de bütün aldatılmalarımın öcünü
Aldatmalarla almayı deneyebilirdim.
Ama ne vakit biri aklımı, yüreğimi çelmeye meyl edecek olsa,
Salonunun ışıkları yanık, tam yedi gece, yedi gün bekleyen
O kadın gelir aklıma.
Kendimin o zamanları mühür gibi saklıdır anılarımda
Olur da vazgeçer de gelirse onu unutup uyudum sanmasın da
Zile basıp içeri girebilsin diye.
Gelmedi tabi, o zaman gelmedi.
Yıllar sonra geldiğindeyse ben artık o evde değildim.
Ben artık o insan da değildim.
Özürler duydum, baktı olmadı
"İyi ki terk etmişim seni!" ler...
Ben şimdiki karımı hep seviyordum." lar duydum.
"İş yerinin az ilerisindeyim
Bir öğle yemeğine ne dersin?" ler duydum.
Sonra yine hakaretler duydum.
Hepsi eski kocamla o istiyor diye tekrar yatmadığım içindi.
Evet boşandıktan sonra da onunla ara sıra yattım
Ama bütün bunlar gerekli mesajın
Gerekli yere ulaştığından emin olmak içindi.
Ben o kadının bana kurduğu o cümleyi
Hiç mi hiç hak etmemiştim çünkü.
Sonunda mesaj yerine ulaştı.
"Kadın olsun da kocasını elinde tutsun,
Ben bu adamla bir evlilik daha yaşayamam!"
Bitti.
Bir daha da asla
Eski eşim de dahi olsa evli bir adamla beraber olmadım.
Olmam da.
Uzun yıllardır soruyorlar bana
"Arada bir yüz yüze geliyorsunuz,
Belki kızınız için buluşuyorsunuz, ne hissediyorsun?"
Ah be cancağızım,
"Hiçbir şey!" diyorum.
"Hiçbir şey!"
Ne eski koca, ne eski sevgili, ne eski dost,
Ne eski arkadaş, ne eski tanıdık, ne eski akraba!
Hiçbir şey!
O böyle espriler yapıp günü olağanca kurtarmaya çalışırken
Kızım için olağan olması gereken neyse ona odaklanıyorum
Ama karşımdaki insan bana hep sadece
Eskiden gülmüş olduğum güldürü dizilerindeki
Herhangi bir karakter gibi.
Kızımıza karşı şimdiki oğluyla geçirdiği vakitlerin
Kızımızla geçirmediği vakitler kadar
Bedelini ve ederini en azından yürekçe karşılasın yeterli.
Ah be cancağızım,
Çok şükür gururum, huzurum,
Mutluluk değilse de rahatım yerinde!
Çünkü ben hiç kendimi başkalarıyla aldatmadım.
Peki ya sen daha ne kadar kendini aldatacaksın.
Neyse sen yine beni duymayacaksın nasıl olsa!
Sana iyi sanal sevmeler!
Eyvallah!
Cemre.Y.

4 Kasım 2017 Cumartesi

Sus Ve Artık Sabret

...Sus Ve Artık Sabret...
Yapma!
Ruhu yaralım kaderi baştan karalım, etme!
Seni en iyi ben bilirim.
Altın sırmalı kaftanının içinde
Yamalar sarılmış yüreğini
Görmez benden başka hiç kimse!
Eğer şu son yamana da
Gülümün dikenini batırırsan
Bir daha dikiş tutmaz senden
Bunu etme kendine!
Beni kan damlalı mühürlerle
Acele postalara vermeye çalışarak
Benden gittikçe azalıyorsun çoğalacak yerde.
Bırak olduğu gibi kalsın her şey
Birileri gelip toplayıverir elbet
Diline mumlu mühürler bas benden yana
"Sus ve artık sabret!"
Cemre.Y.

29 Ekim 2017 Pazar

Nefesin Boynuma

…Nefesin Boynuma…
Sesin telefonun diğer ucundayken
“Orada dur, buldum seni.”dedim ya
Ben değil be sevdiceğim şaşırma!
Yüreğim tanıdı seni...
Sesinden.
Sonra sımsıkı sarıldın bana
Oysa ben sana sigara kokmayayım
Boynuma parfümümü boca etmişken
Aldırmadın.
Usulca dokundu nefesin boynuma...
Şah damarımdan öpmene
Beni yüreğimden, beni ruhumdan
Sana mühürlemene izin verdim,
Benliğime haylice şaşarken.
İşte o günden beridir
Yüreğimin şah damarısın sen.
Git-mek istersen...
Bit-mek istersen...
Bir kere daha hatırla "Biz"i!
Cemre.Y.

28 Ekim 2017 Cumartesi

Sana Ne

...Sana Ne...
Sana öylece...
Şımarık bir arsız çocuk gibi
Sundum kendimi...
Bütün hayatımda ikinci defa!
“Gel” desen gelecek kadar
Acımı unutmaya hazır.
“Kal” desen kalacak kadar
Yorgun ve muhtaç!
Belki göz bebeklerindeki
Yaralı bir serçeye aldandım ne bileyim?
Belki bir dağ başında tütmüş
Benim kadar kederli savrulan
Sigaranın dumanına.
Belki sesinin bir tek nefesine.
Belki...
Beni ansızın öptüğünde
Sorgusuz sualsiz ve aniden
Hissettirdiklerine ya da
Hissettirebileceğinin hayaline.
Kim bilir ne diye
Mühürledim seni kendime?
Aslında artık sana ne!
Belki güvercinlere ve şahanlara inat’
Bir angut kuşu idim de sen bunu bilemedin.
Sevdiceğim öldü...
Ben öldüm belki!
Senle ben yeni bi hayata tutundum!
Amaçlı ama imkansız!
Ben yaşadım belki sayende...
Artık dünümde olmak istesen ne?
Yarınımda olmak istemesen ne?
Masalsın işte...
Cemre.Y.

Cinsiyetsiz Saf Sevgi


...Cinsiyetsiz Saf Sevgi...
Bana öyle geliyor ki 
Bazı yürekleri 
Cinsiyetsiz saf sevgi çizimli
Aynı mühürle dağlamışlar!
Cemre.Y.

19 Ekim 2017 Perşembe

Haziran Gülüşü

...Haziran Gülüşü...
Ayların ardından
Hala haziran gülüşü kadar mühürlüydü bakışları
Hala göz bebeklerinin yakamozlarında
Saklıydı kalbimin hissetmeyi hatırlatan ruhu
Hala utangaç dudaklarının gül kıvrımındaydı
Hayata dair ne varsa hepsi
Hala avuçlarına dokunduğunda yanıyordu ellerim.
Bir insan;
"O benim olmasa da olur,
Yeter ki gözlerinin güneşinde bir kerecik daha
Gölgeleneyim der mi kendi kendine?" der.
"Bir tek mutlu gülüşüne sadece ben değil
Dünya kurban olsun onun yoluna der mi?" der.
"Onu benim yüreğimden
Görebilseydiniz keşke bir kere der mi?" der.
Cemre.Y.

18 Ekim 2017 Çarşamba

Mühürlemiştir Seni Kendine


...Mühürlemiştir Seni Kendine...
Hani en büyük kavgalarınızın birinin
O uzun suskunluğunda
Uykusuzluktan kırıldığın, 
Yorulduğun ve uzandığın o koltuğa
Yavaşça sokulur ya adam!
"Tamam" dersin,
Herkes gibi sevişerek barışacak seninle.
Susturacak beyninde ve kalbindeki bütün savaşları,
Silecek bütün soru ve ünlem işaretlerini ama
Sonrası yerli yerine konuverecek hepsi birden!
Usulcacık yaklaşır adam sana…
Uzanıverir bedenine boylu boyunca!
Saçlarını koklar, boynunu koklar, 
Yüzüne dokunur ve bir tek kelebek öpücüğü kondurur
Dudaklarının kenarına!
Yine geldiği gibi,
Etine dokunmadan uzaklaşır bedeninden.
Ne cinsellik vardır orada, ne şehvet, ne ihtiras!
Orada bir tek kaybetmek,
Orada bir tek kaybedilmek istememek korkusu,
Orada sadece şefkat,
Sadece hasret ve gerçek sevgi vardır.
Çünkü bilir ki o senin yüreğine ait olmasa,
Hiçbir şekilde yaklaşamazdı artık yanına, 
Asla dokunamazdı sana
Bilir artık onunla olsan da, 
Onsuz olsan da ona aitsindir,
Mühürlemiştir seni kendine.
Cemre.Y.

1 Ekim 2017 Pazar

Seni Yüreğime Mühürledim

...Seni Yüreğime Mühürledim...
Buram buram Eylül ayrılığı kokuyordu
Yüzün, gözün, ellerin
Baharın başına "Son" koymuşlar ya
Ayrılık söylüyordu bütün şarkıların senin
Kalbinin kapısında bekledim sabırla
Sonra hafifçe zorladım
Meğer kilitli bile değilmiş
İncinmekten ürkmüş
Küçük bir çocuk yüreği beni bekliyordu
Sardım sarmaladım şefkatimi ekledim
Seni yüreğime mühürledim
Sonunda geldi işte Ekim.
Cemre.Y.

9 Eylül 2017 Cumartesi

Ciğerim Yanıyor

...Ciğerim Yanıyor...
Gözlerimin içine bakıyor uzun uzun
Ve ağzının içinde bir şeyler mırıldanıyor.
"Ne oldu annem ne diyosun?" deyip
Sol kulağımı dudaklarına dayıyorum
Ölecektim ya az kalsın." diyor ve ben
"Neey! Nereye gelecektin?" diyorum.
Yine ağzında bir şeyler mırıldanıyor dudaklarını mühürlüyor.
"Tam anlamadım tekrar söyle annem yaa!" diyorum.
"Kızım beni daha yorma gideyim ben." diyor...
Benim canım fena acıyor, ciğerim yanıyor.
Cemre.Y.

17 Ağustos 2017 Perşembe

Annem Rüyama Gel


…Annem Rüyama Gel...
Bir insan daha dün,
Ruhu çıkmış anasının,
Vücudunu yıkarken elini, yüzünü,
Ayaklarının parmaklarını tek tek öptüğü,
Kokusunu burnuna mühürlediği,
Öncesinden,
Sesini kulağına hapsettiği birini
Delicesine özler mi?
Vallahi de...
Billahi de özler.
Hem de öyle özler ki,
Yüreği kor ateş olur da
Gidip mezarını söküp
Bir öpücük daha alası gelir.
"Anneeemmm!
Nolur ama no'luuurr!
Bu gece de bari rüyama gel!" diye diye,
Dualarına sarılıp uyur bile.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...