tekne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tekne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2023 Cumartesi

Artık Ne Fayda!

...Artık Ne Fayda!...
Vakit...
Sabır taşının çatlamasına ramak kalmışsa!
Gayrı, kendi kendine konuşup durarak,
Sabır tesbihi çekmeyi hayli geçmiştir.
Zaman...
"Amaaann!"dan ibarettir artık.
Kadın ne vakit,
Eder bilinmezlikle
Değeri düşürüldüğünü hissettirildiği anları çoğaltıldıkça,
Deniz üzerinde yüzen bir sal dahi olsa,
Adına siz tekne deyin misal.
Usuldan kulaç atar,
Tümden gelen bütün imleçlerine.
Zira anlar ki,
Hiçbir vakit,
Kendisiyle tümevarım hiç kavranamamıştır!
Şimdi...
Kim?
Hangi dilde anlatabilir ki
Sizdeki bu "Sen!" eksikliğini?
"Biz!" var!
"Ben!" var!
"Sen!" yok!
"Nasıl olacak bu iş?"der çoktan!
Sen kendince akıl tutulmalarında sörf yaparken,
Sessizce kayığını yol almaya doğru ikna etmiştir kadın.
Karşısında sessiz bir liman olsa da,
Yahut bir çağlayan...
Akacaktır o, en uzağa!
Sonra kendi kendine hayıflansan ne fayda!
Keşke...
"Keşke!"siz duysaydınız sessiz harflerinin,
Kulaklarınızı çınlatan bütün sitemlerini.
Artık...
Ne fayda!
Cemre.Y.

29 Ağustos 2019 Perşembe

Neyse

…Neyse…
Yaz…
Yorgundu bu akşam ve de bütün gece…
Daha üç gün vardı oysa yitip, gidip bitmesine!
Oysa ne de umutla dolmuştu çırak garsonun yüreği.
Ağustos'un son masalını birlikte toplayacaklardı yorgun masadan.
Ne fark ederdi ki gayri!
Yaz maviye öykünen tüllerini toparlayıp gitmiş en özel localardan,
Gayri baharın sonbaharı gelip çatmış da sarı yaprakları süpürmekteymiş!
İşi, gücü bitince köyünün zemherisine dönecekmiş ne fark ederdi ki!
Hele!
Yüreğinde ilkbahar'ın yine filizleneceğine,
Hele!
Kendisiyle beraber mutlu gerçek vuslat'lı o sarılmayalara kavuşabilektiyse…
Yaz…
Yorgundu bu akşam ve de bütün gece…
Daha üç gün vardı oysa yitip, gidip bitmesine!
Gitti mi hakikaten sence!
Ulan!
Daha karşılıklı rakı içip,
O son yakamoza vuran o teknede baygın yatanlarla dala geçecektik.
Neyse.
Cemre.Y.

14 Ekim 2018 Pazar

Gelmediyse Hala

...Gelmediyse Hala...
Gelmediyse hala...
Beklemenin bir anlamı da kalmamış be kaptan...
Şimdi ister batır kayıkları, tekneleri, gemileri.
İster karaya vuralım ölü balıklar gibi...
Cemre.Y.

2 Eylül 2018 Pazar

"Hoş Geldin Sevgilim" Derim

..."Hoş Geldin Sevgilim." Derim...
Mevsim yapraklarını sonbahara soyunmaya hazırlanırken,
Kumsalların,
Sevişgen havluları toparlanıp şezlongları terk ederken,
Limanları,
Yaz kalabalığı yatları, tekneleri vesaireleri çekip gitmiş,
Balıkçı takaları açık denizlere açılmışken geldin.
Hoş geldin sevgilim.
Bir bilsen...
Ben seni kaç Temmuz, kaç Eylül, kaç Kasım bekledim.
Beklemelerden yorulunca da,
Ömrümün Aralıklarını,
Ocak'larıyla buluşturup kaç Şubat, kaç Mart'ı,
Yetimliğin zemheri ayazlarına ekledim.
Kim bilir kaç Nisan yağmurunda boğulup,
Kaç Mayıs kirazlarını, erikle, çilekle buluşturup,
Kaç Haziran'da,
Belki bir tatil dönüşüne denk geliriz diye hayal ektim.
Kim bilir...
Kaç Ağustos'un gün batımında seninle doğmayı diledim.
Kaç Ekim'de yalnızlığımın omuz başlarını öptüm yeniden.
Hoş geldin sevgilim.
Ertelenmiş ömürlerinle vedalaştıysan,
Kızıl saçlı baharlarınla yollarını ayırdıysan,
Sonbaharın son yapraklarını da soyunduysan,
Gitmeyeceksen, bitmeyeceksen,
Sonunda bize kalacaksan.
"Hoş geldin sevgilim." derim.
Cemre.Y.

21 Temmuz 2018 Cumartesi

Yıllar Önce

...Yıllar Önce...
"Gönül sayfamda yoksun" diyorsun ya,
"Hiç dokundun mu,
Sağ elinle sol yüreğinin üzerine..." demiştim yıllar önce!
Senin de ödün kopmuş,
Bir daha asla dokunumamıştın yüreğine.
Şimdi mi yani...
Bunca vakit sonra yani!
Hiç zahmet etmeseydin be eski yarim,
Zira benim çoktan soğudu sana yüreğim.
Arda bir geri dönüp bakmıyor değilim tabi!
Ama ne vakit geçmişime dönsem,
Daha ilk adımımdan kırılıyor yüreğimin kemikleri.
Her odası can kırığı, her damarı aldatılmışlıklı,
Her hücresi,
"Artık, acıyacak yerin kalmadı bak ona göre!" li.
Ne gönülü, ne sayfası!
Tekne alabora olmuş çoktan okyanusun dibinde,
Liman desen...
Gazetelerde manşet halinde...
Buzulların altında, teknesini beklerken göçen,
Bir liman kalıntısı bulundu!
Arkeologların dediğine göre M.Ö. bilmem ne!
Araştırılıyor hala,
Yıllar öncesinden bir şeyler kalmıştır elbet!
Buralarda bir yerlerde,
Bir aşık ve de bir maşuk olmalı bizce!
Neyse ya neyse!
Çoktan öldük lan biz...
Hayat?
Yerli yerinde!
Cemre.Y.

17 Ekim 2017 Salı

Meğer Ne Çok Hayalmiş

…Meğer Ne Çok Hayalmiş…
Meğer ne çok hayal kurmuştu onunla,
Sessiz gecelerde yalnızlığına sarılırken
Kendinden bile gizlice.
Meğer ne çok yaşamayı ummuştu onunla,
Kimsesiz sabahlarda kendisine sarınırken
Herkeslerden bile gizlice.
Bütün gelmişi, geçmişi, gelememişi
Onunla son bulacaktı nihayet!
Çocukluğu,
Büyüklüğü,
Büyüyememişliği,
Yaraları,
Yaşadıkları,
Yaşayamadıkları,
Unuttukları,
Unutamadıkları neredeyse eşitti.
Sadece o,
Biraz daha erken gelmişti işte dünyaya
Biraz daha büyümemişti hayata!
İkisinin de “Mutlu Son” la bitmeyen birer evliliği
İkisinin de…
“Sevgisizlikten” boğulmuş birer sevdiği olmuştu.
Bitmişti işte varsın bir kenarlarında dursundu.
Meğer ne çok sıfat koymuştu ona onunla,
Kimseler onu anlamazken, hırçınlaşırken
Ondan bile gizlice.
Aşıktı işte kör kütük değilse bile
Seviyordu ama hem de çok!
Onunla mutlu bir yuva dileyecek kadar.
Onun bir kızı vardı,
Diğerinin bir oğlu,
Bir de dünyanın yükünü yüklenmiş bir annesi.
Zaten çok sürmezdi ki kendi yuvalarındaki varlıkları
Uçup giderlerdi kuş misali kendi hayatlarına.
İkisi de kendi evlerinde,
Evlatları başka yuvalar kurmuşken
Bir anne ile kalıverdiklerinde
Belki olurdu minicik bir bebekleri
İkisi çalışıp evlerine ekmeklerini getirirken
Bakardı, bakmaz mıydı o bebeciğe anneleri.
O büyüyene kadar ölmemek gibi
Bir gayretleri olurdu hiç değilse!
Nihayet yaşlanmayı hayal edebilirlerdi birlikte.
Sonra el ele çekip giderlerdi
Bu keşmekeş vazgeçilmez İstanbul’dan
Rengarenk balıkçı kasabalardan birinin
Biraz uzağında olurdu belki derme çatma evleri,
Küçük bir tekneleri ve bir deniz dolusu yiyecekleri.
Diğeri balıkları pişirirken mangalda,
O salata yapar, rakılarını doldururdu mesela
Sonra uzanıp hamağa birlikte sallarlardı dünyayı
O-la-maz-mıydı?
Meğer ne çok hayal kurmuştu onunla,
Sessiz gecelerde yalnızlığına sarılırken
Kendinden bile gizlice.
Meğer ne çok yaşamayı ummuştu onunla.
Meğer, ne çok hayalmiş.
Cemre.Y.

30 Ağustos 2017 Çarşamba

Balıkçı Kasabası


...Balıkçı Kasabası...
Rengarenk balıkçı kasabalardan birinin
Biraz uzağında olur belki
Derme çatma evimiz,
Küçük bir teknemiz ve bir deniz dolusu yiyeceğimiz.
Sen balıkları pişirirken mangalda,
Ben salata yapar, rakılarımızı doldururum mesela
Sonra uzanıp hamağa birlikte sallarız dünyayı
O-la-maz-mı?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...