duvar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
duvar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2025 Salı

Koku

...Koku...
Hiç yoktan zambak kokusunu özlediğimi fark ettim bu sabah.
Hani böyle annemin köyündeki evine giderken,
Ormanın kıyısında çıkıvermişti ya karşımıza işte tam da onu özledim.
Hiç yoktan hanımeli kokusunu da özleyiverdim birden bire.
Hani böyle çocukluğumun evine giderken,
Bahçe duvarından sarkıp çıkıvermişti ya karşımıza işte tam da onu özledim.
Ben aslında burnumun direğine hızma olan,
Kokusunu ciğerime çektiğim bütün kokuları özledim de
Artık ömrümün son çeyreğindeyken,
Önüme çiçek bahçeleri serilse ne, serilmese ne!
Cemre.Y.

9 Eylül 2025 Salı

Yağmur Tıkırtıları

...Yağmur Tıkırtıları...
Cama vuran yağmur tıkırtıları,
Geceme ışık saçan şimşekleriyle uyandırdı beni.
Sonrası kızgın bulutların çarpıştığı gök gürültüsü.
Bir süre yatağımda kıvrılıp öylece dinledim onları.
Birkaç dua savurdum ölenime, gidenime, kalanıma.
Korkmadım bu sefer nedense.
Oysa ne çok korkardım gök gürültüsünden.
Mevsimindeyse demek ki haberli oluyormuş insan.
Sabahına yetişmem gereken bir yer olmadığından,
Varsın bu geceyi de sabaha erdirelim tam yarısından.
Kalktım çatımdan su sızan yerleri yokladım,
Çok şükür henüz akmamıştı duvarlarımın gözyaşları.
Aslında çoktan onartmalıydı onları ya!
İmkan meselesiydi işte her şey, imkan.
Cemre.Y.

7 Ağustos 2025 Perşembe

Yağmur

...Yağmur...
Ey benim gül yaprağındaki yağmur tanelerim.
Nasıl da güzelce, elini yüzünü yıkadınız İstanbul'umun.
Terasıma çıkıp kahveme birkaç damla yağmur damlatayım hele!
Seveyim, sevineyim hiç yoktan.
Öpeyim gülümseyişlerinizin kıvrımlarından.
Aylardır yokluğunuz kavuruyordu yüreğimizi.
Geldiniz, iyi ki geldiniz...
Hoş geldiniz.
Size söz verdim bu gece,
Sitem etmeyeceğim artık çatımdaki tıkırtılarınıza.
Yeter ki ağlatmasın odalarımın duvarlarını.
Cemre.Y.

31 Aralık 2024 Salı

Kim İstemezdi Ki Çiçekli Baharlara Soyunmayı?

...Kim İstemezdi Ki Çiçekli Baharlara Soyunmayı?...
Çatılarını kar kaplamış kalbimin duvarlarının.
Dumanı tütecek bir bacası bile kalmamış sanki,
Göğüs kafesimi sızlatan nefes borumun.
Sonra sonra fark ettim ki donmaya yüz tutmuş parmak uçlarım.
İçimin dehlizlerinde gezintiye çıktım ki ne göreyim!
Neresinden yamalasam ömrümü eskimiş, sökülmüş her anısı.
Yeterdi bu kadarı hem de çok yeterdi.
Açtım penceremi avaz avaz kahkaha attım.
Bir gören, bir duyan olsa delirdi sanırdı kesin.
Lakin biliyordum ki herkes kendi derdindeydi yine.
Yastık izi kalmış yüzümü yıkadım çıktım sokağa.
En yakın kumaşçıdan atlaslı, ipekli kumaşlar aldım ömrüme.
Dokundukça içimin çocuk yorganı sevindi.
Sarındım, sarıldım kendime,
Çünkü giden de, biten de bizdendi nihayetinde.
Yarına sevinçlenmek vakti gelmişti belki de.
Öyle ya, koskoca bir yıl daha bitti yine.
Küçük küçük umut kırıntıları ektim ruhuma!
Evet daha bahara çok vardı amma velakin,
Yaşasak da, ölsek de, gelecekti o günler de.
Kim istemezdi ki çiçekli baharlara soyunmayı?
Bu sefer hazırdım ölsem de yaşamaya!
Şimdiye kadar yaşayamadıklarıma gelinceyse,
Yeterdi çünkü, hem de çok yeterdi.
Cemre.Y.

4 Aralık 2024 Çarşamba

Her Şey İçin, Herkesi Affediyorum!

...Her Şey İçin, Herkesi Affediyorum!...
Acının hıncını, dizini döverek alırsan dizin morarır,
Duvarları yumruklayarak alırsan parmakların kırılır!
O anda ve sonrasında yeni acılar kalır.
Şimdi mor bir dizim,
Kırık değil ama çatlak bir parmağımla,
Başta kendim olmak üzere,
Her şey için, herkesi affediyorum!
Cemre.Y.

25 Kasım 2022 Cuma

Biliyorum, Normal Değilim

...Biliyorum, Normal Değilim...
Birinin gözlerinin içine bakıp...
Bütün sustuğum denizleri,
Bütün yutkunduğum okyanusları,
Bütün gün doğumlarını
Bütün gün batımlarını
Ve güvenimin kırıldığı bütün duvarları,
Şiir etmek isterdim ona romantik olsun diye!
Yoksa bana Güneş!
Tenimi saran ve ısıtan hep aynı güneşti yani...
Biliyorum, normal değilim,
Anormal sevseydiniz ya beni!
Cemre.Y.

8 Ekim 2022 Cumartesi

Hayat Hep Heyhat

…Hayat Hep Heyhat…
Sonbaharın güneş yanığı bir sabahına,
Sade bir kahve eşliğinde,
Bir fotoğraf karesine gülümsedikten sonra,
Aniden fırtına çıkıp,
Terasındaki kahvaltına,
Yağmur yağdırması gibiydi hayat.
O fotoğrafına bakanlar,
Hayat sana güzel sanırken,
Sen ne var, ne yok, taşımaya çalışıyorsundur,
Evinin akan duvarlarının arasına.
Yani hayat hep heyhattır aslında.
Cemre.Y.

24 Ağustos 2022 Çarşamba

Biri Olmalı


...Biri Olmalı...
İnsan olanın asıl sorunu,
Aslında hiç de öyle...
Kimsesizlik falan değil azizim.
İnsan, istedikten sonra,
Hani, çok da seçici olmadıktan sonra,
Ne gelirse kabulümdür hesabından,
Herkes, herkese,
Herhangi bir sıfat ihtiyacına dair,
Önemsediği birileri olabilir sonuçta!
Lakin...
Öyle bir an oluyor ki...
İnsan olanın mecburi yalnızlığına,
Yalnızlık yoldaşı olacak,
Hani yoğun bakım odalarının hemen dışındaki,
Çamaşır sepetinde saklanan çocukları gibi,
Onu bekleyip,
Onun için çarpan kalbini hissettirecek,
Bulduğu her anda içeri koşup,
Ellerini sımsıkı saracak birileri olmalı.
Biri olmalı ki,
Girilmemesi gereken,
Aşılmaması gereken duvarların arkasında bile,
Değil ki, sizin o esnalarınızda,
Başka şeylerle zaman harcamak,
Zamanın bitmesi için oyalanmak yerine,
Tüm yüreğiyle seninle olduğunu hissettiren!
Var mı?
Yok.
Cemre.Y.

5 Ağustos 2022 Cuma

Ya Olursa

...Ya Olursa...
Altı, üstü, bir tutam şiirdi işte.
Şöyle...
Kendi yalnızlığını, yine kendinle aldatmışçasına.
Biraz güneş, biraz deniz, biraz iyot kokusu!
Ah, bir de, hiç yoktan,
Denizin kumsalla buluştuğu o noktada,
Ayaklarını çırılçıplak sunmak o an'a!
Sonrası buz gibi iki bira,
Sonrası "Voyage" müzikleriyle kendine bir yolculuk.
Sonrası...
Çok da kalabalıklaşmadan ortalık,
Kucak dolusu özlemle, kendi yalnızlığına,
Şöyle omuz uçlarından,
Kendi kendini, mutlu bir özlemle öpmeli,
Beşinci duvara uzun uzun bakmalık.
Ama bu sefer!
Buruk değil, dudak kenarındaki tebessümler,
Bu sefer...
Bu şiir...
Bir miktar umut ile bir miktar da hayal içeriyor nihayet!
Ya olursa!
Cemre.Y.

17 Haziran 2022 Cuma

Güven Duvarı

...Güven Duvarı...
Sana düşler ülkesinin,
Hayaller şehrini vaat etmek isterdim hep!
Ömrünün her günü,
Apayrı güzelliklerle geçen günler isterdim misal.
Lakin...
Ne vakit...
Hüznümden, hazanımdan sıyrılıp,
Güneş güzeli sabahlara uyanıp,
Umutlanmaya kalksam,
Akşamında, yıldızlar kaptılar rüyalarımı.
Güven duvarımı kemirdi kemirgenler.
Seni sevmek kolay iş güzelliğim,
Seni sevmek ibadet gibi bana,
Lakin artık neresinden güveneceğim hayata?
Cemre.Y.

15 Mayıs 2022 Pazar

İstanbul

…İstanbul…
Nicedir kendi yüreğimi,
Kaçamak zamanlarda göz atılan,
Sahipsiz posta kutusu gibi hissetmekteydim.
Nihayet dün ruhumu özgür bıraktım.
Gittikçe ağırlaşan bedenimle inatlaşmadan,
Şöyle uzunca bir İstanbul yürüyüşü yaptım.
Rahmetli anacığımın indiği durakta indim.
Çocukluğumun ellerinden tutup,
Beyazıt meydanını turladım,
Çemberlitaş'ın taş duvarlarını okşadım.
Sulnahmet'te rahmetli annemin gençliğini andım.
Gülhanede sanki yine konserler olacakmış gibi,
En ön sıradan yer tuttum.
Kendi kendime piknik yapmayı sevmediğimden,
Sarayburnunu es geçip,
Eminönüne yürüdüm.
Mısır Çarsını, Çiçek Pazarını turlayıp,
Annemin aldığı çiçek tohumlarından aradım.
Onların bile sahte çıktığını duyunca,
Elim kolum bomboş,
Balıkçı kayıklarının yanına gidip,
Denize karşı balık ekmek yedim.
Gönlümü İstanbul nefesiyle doyurdum.
Cemre.Y.

19 Mart 2022 Cumartesi

Sen De Gideceksin Biliyorum

…Sen De Gideceksin Biliyorum…
Sen de gideceksin biliyorum!
Bari hakkımda, eksiğin ve yarım'ın kalmasın diğerleri gibi!
Bazen…
Birileri çıkıverir ortaya,
Sorgusuz, sualsiz artık neye bedelse dökülüverirsiniz!
Siz…
Hayatınızın çıkmaz sokaklarının,
En karanlığına, en meczup evine sığınmışken,
Kendi duvarlarınızın meczupluğuna kapatmışken kendinizi,
Öylece dizlerinizi karnınıza çekmişken,
Herkes sizi hayata inadına gülümserken görürken,
Aslında öylece, ölüme razı buluvermişken kendinizi,
Ve ecele dua ederken
Yalnızken, üşüyorken, ölüyorken,
O!
Artık her kimse buluverir sizi!
Siz, sadece anlatırsınız
O!
Sadece elinizden tutar.
Sadece dinler sonuna kadar!
Sadece doktorların bile çözüm bulamadığı,
Çözüm bulamazsa kuruyacak o son en iyi gören göz’ü değil!
Ağlayamazsa kör olacak o sol göz’ü de kurtarıverir!
Çok kişi…
Çok şey’iniz olur belki hayatınızda ama!
Sadece bir tek’i…
Son görecek gözünüz olur, o sol gözünüz.
Cemre.Y. 15.03.2014

26 Ocak 2022 Çarşamba

Güneşi Bekleyeceğim

…Güneşi Bekleyeceğim…
Artık!
Her şey, yerli yerinde…
Gri duvarlarından,
Kendine bent yapanım,
Renkleri tanısın!
Renklerinden yorulanım,
Şeffaf yağmurlarla arınsın.
Ben mi?
Güneştir benim gezegenim.
Her yağmur damlasına,
Her kar tanesine inat!
Güneşi bekleyeceğim.
Cemre.Y.

3 Nisan 2021 Cumartesi

Güneş Sarsın İçimizi

...Güneş Sarsın İçimizi...
Nicedir tozlarını alıyordum ömrümün,
Oksidasyona uğramış yüreğimin,
Pencere pervazlarının kilidini,
Sökmeye çalışıyordum.
Yıllar yılı, gün be gün...
Canımın kenarlarına ördüğüm o duvarları,
İlmek ilmek, şiir şiir yıkıyordum yeniden.
Nihayet...
İyice görünür oldukça,
Yara izlerimin hepsi birden!
Çok da uğraşmaz oldular ömrümle.
Artık merak edecekleri,
Ya da...
Eşeleyip deşecekleri bir şey kalmamıştı çünkü.
Şimdi...
Beklemedeyim.
Geçmişimi onarmaya çalışmaktan unuttuğum,
Onca an'ı, onca zaman'ı, onca bugün'ü,
Mümkün olduğunca yaşamaya çalışarak.
Neyse güneş sarsın içimizi.
Cemre.Y.

26 Aralık 2020 Cumartesi

Kalbimi, Yüreğime Emanet Ettim, Yetmez Mi?

...Kalbimi, Yüreğime Emanet Ettim, Yetmez Mi?...
Ömrümün geçmişi, kış ayazı zemheriyle doluyken,
Bugün durduk yere, tamda kışın ortasında,
Bahar rüzgarı salındı pencere pervazımdan,
Ardından mevsimini şaşırmış güneşim ısıttı ruhumu!
Yıkadığım çamaşırlarımı,
Dört duvar arasına hapsetmedim misal!
Gün kurutuverdi terasımda salına salına.
Ellerime, kollarıma, yüzüme, gülüşüme dokundu,
Durduk yere umudum oldu bir düşünsenize!
Limon ağaçlarımın yerini değiştirdim.
Uzun boylu olanı, diğeri kusura bakmasın ama!
Evimin içinden görebileceğim yere koydum ki,
Kasvetli günlerde hiç değilse yeşiline mutlanayım.
Üşümedim misal bugün, ruhum sımsıcacık oldu.
Yorganımı, yastığımı güneşle doldurdum.
Kalbimi, yüreğime emanet ettim.
Yetmez mi?
Cemre.Y.

27 Kasım 2020 Cuma

Siz Bilmezsiniz

...Siz Bilmezsiniz...
Siz bilmezsiniz azizim!
Yalnızken, gözünüzün içine bakamayanlar,
Kalabalıklar ortasında, tükürüklerini saça saça,
Sizi en ağır iftiralarla yaralamaya çabalarlar!
Ben mi?
Ben affederim, yaradana havale ederim.
Sonra sonra duyar bu kulaklarım,
Sizin ardınızdan iftiralar savuranların,
Bütün o saçtıkları iftiraları,
Zamanda kendilerinin yaşamaya başladığını.
Şu yürek yok mu, ah bendeki şu yürek,
Durup düşünüp onlara da üzülürüm.
Siz bilmezsiniz azizim!
Lakin ben bilirim.
Akşam olup, gece perdesini üzerime çekip,
Yalnızlık hırkamı her giydiğimde,
Evimin beş duvarı hatırlatır o günlerimi.
O yüzdendir ki, ben bilirim,
Daha da gelecektir, yaradanın ilahi adaleti.
Cemre.Y.

6 Mart 2020 Cuma

Demir Tadı

…Demir Tadı…
Yardan uçmuş yaralarımı affedip bitirdikçe,
Yeni yeni duvarlar örmüşüm yüreğimin üzerine.
Halbuki "Affettikçe gelecek güzel günler." diyordu bütün literatürler!
Şimdi bütün o çok sevdiklerimi…
Taa ciğerimin içinden çoktan affettim lakin…
Bir daha da hiç kimsemi o kadar çok sevemedim.
Geçmişin labirentleriymiş meğer sevgiyi hatırlamamı hükmeden.
Oysa ne de çok ağuyu şerbet diye şeçmiştim.
Şimdilerde mi?
Şekersiz çayı dahi şekerli tat veriyor diye azalttım ömrümden.
Ha bir de nedeni nedir bilmem!
Sade su, Sade Türk Kahvesi dahi içsem…
Tuzla karışık demir tadı damağımda, hani her şey çok güzel olacaktı?
Cemre.Y.

6 Şubat 2020 Perşembe

Hislerimi Kaybettim Hükümsüzdür


...Hislerimi Kaybettim Hükümsüzdür...
Bir vakit sonra...
Kendi kendine ördüğün duvarların,
Boyunu aştığını görüyorsun.
Bir zaman sonra...
O duvarların gölgesinden,
Göğün maviliğini yeterince göremediğini fark ediyorsun.
Uzunca bir süre sonra da...
Tam geçmişi dünde bıraktığın o anda!
Depremler oluyor bir yerlerde,
Olmadık virüsler sapır sapır kırıyor insanlığımı,
Sanki ilk defa kar görmüş şehirmiş gibi,
Çığ üstüne çığ yağıyor üzerime!
Şehit haberleri üst üste al bayraklı tabutlara sarılmış.
Sonra yeterince ölmüş müyüm diye bakıyorlar bir an!
Uçak düşüyor.
Uçak üşüyor,
Bunca vakitten,
Bunca zamandan,
Bunca süreden sonra,
Bütün o görünmeyen kanlar,
Yaralı bir adamın anlından, burnundan akıyor,
Sonra durduk yere bir ihtiyar açıyor kapısını,
"Gel ısın!" diyor sana,
Seni tam da...
O kara kışın zemherisine,
Terk etmeden sadece bir akşam öncesiymiş gibi.
"Sahi ne değişti?" diyorsun kendi kendine!
Soramıyorsun tabi.
Lakin...
Saçı, sakalından yorgun, o da gitmeye meyilli, belli.
Ah bir bilsen içimden nasıl da sımsıkı sarılmak geldi.
Lakin biz hiçbir zaman,
Hiç şefkatli sarılmamıştık ki,
Bilemedim ki, nasıl bir şeydi?
Teşekkür ettim, evim beni beklerdi,
Üşümüştür şimdi, hemen evime gitmeliydim,
Oysa asıl şimdi en şefkatli şefkatlerle,
Hiç olmadığı kadar sımsıkı sarılmak vaktiydi,
Beceremedim!
Gücüm yetmedi!
Acelece evime girip, birkaç tuğla daha ördüm üzerime!
Yarın diye bir şey kendini tekrarlarsa,
Bir tutam mavi yeterdi lakin,
Bu gece şiir kadar bile acı yok!
Tıpkı bir zamanlar aynı böyle öldüğüm gibi.
Hislerimi kaybettim hükümsüzdür,
Ve bütün şiirler birer katildir.
Cemre.Y.

2 Aralık 2019 Pazartesi

Hayat

...Hayat...
Nihayet...
Rahmetli anamın hastanede yattığı zamanlar hariç,
Bütün ömrüm boyunca...
"Taş olsaydın bari duvara koyardım!" dediği zamandayım sanırım.
O, kendince, sevmeye değersizliğimi dile getiriyordu çok da belliydi lakin!
Yine de yaşımca yaşayamadığım ömrüme inadına,
Dimdik direniyordum hayatın her gününe.
Bugün doktor...
Durduk yere yaşıma yakıştıramadığı,
Ve verdiği ilaçlara rağmen indiremediği,
Bende olmaması gereken değerleri değerlendirirken,
"Bunca doktorluk ömrümde tek vaka sensin!" dediğinde anladım.
Genetizm falan değil onun adı üstadım!
Ananın toprağı, kızına çeker bizde.
Rahmetli anama da hastalığı benzemesin öyle demişlerdi zira!
Öyle ya da böyle,
Çeşitli iklimlerle!
Öyle başlamıştı onun hikayesi de.
Neyse ki ben...
Yavrumun bütün zincirleri kırmıştım altı yıl öncesinde...
Ki iyi ki doğurmuşum onu!
Buyurunuz genetik hastalıklarınız sizin olsun.
Bana bir sade Türk kahvesi lütfen!
Zira, epeyce bir savaşacağız belli ki hayatla!
Cemre.Y.

23 Kasım 2019 Cumartesi

Nasılsın

...Nasılsın...
Kendi hayatımın...
Gereksiz kalabalığından sıyrılmaya çabalarken,
Kim bilir...
Ne kadar?
"Günaydın"ı kaçırdım ömrümde...
Ve kim bilir...
Ne kadar da,
"İyi Geceler"i.
Öyle ya...
Gün nasıl olsa geçiyor ya!
Öyle ya da böyle.
Lakin...
Gece çöker az sonra!
Az sonra...
Bütün yalnız yüreklerin,
Yalnızlığını...
Kirli çarşaflara feda etmeyenlerin vakti asılır duvarlara!
Sahi...
Sen...
Şimdi...
Nasılsın?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...