29 Ekim 2023 Pazar

29 Ekim 1923 Türkiye Cumhuriyeti 100 Yaşında

...29 Ekim 1923 Türkiye Cumhuriyeti 100 Yaşında...
Biz senle, her 29 Ekim’de,
Cumhuriyetimizi yeniden kurardık!
Şimdi yanımda olsaydın,
Türklüğümüzün kökeninden
Orta Asya’dan başlardık yine.
Hatta ilk inanışımız olan şamanizm’e de bir dokunurduk.
Sorardın bana “Annem yoksa sen ondan mı Güneş’e bu kadar aşıksın?”
Sonra Osmanlı İmparatorluğunu kurardık Osman Gazi ile beraber,
Padişahlarımızın doğuşlarından, ölümlerine kadar hayatlarını irdelerdik!
Hatırlasana!
Fatih Sultan Mehmet’e aşık,
Kanuni Sultan Süleyman’a hayran,
Üçüncü Ahmed’in lalelerine romantik,
Yavuz Sultan Selim’e platoniktik!
Enver Paşa’ya beraberce çok da ayıp olmayan ne küfürler ederdik!
Vahdettin gibi pısırık bir çocuğa nasıl da
Batık bir gemiyi feda etmişler diye hayıflanırdık!
Abdülmecit’e ise topluca intiharın resmiyeti derdik!
Tabi ki!
Daha çöküş aşamasında!
Bu dünyaya bir Atatürk gelecekti!
Yeni bir ülke kuracaktı,
İmkan ve desteği olsa yeni bir dünya bile kurardı!
Yeni bir ülke kuracaktı,
Adı TÜRKİYE CUMHURİYETİ olacaktı.
Şimdi içinde bulunduğumuz
Bu Cumhuriyet’e yeni bir
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK gelemeyeceğine göre!
Tabi ki!
Çoktan bitmiş bir Osmanlıya hep hayıflananlar olacaktı,
Bu dünyaya bir Atatürk daha gelemeyeceğini bilebile
Yani bir Şeriat Devleti hayal edenler olacaktı çokça!
Sonra aynı anda,
Sadece gözyaşlarımız ve ikimiz!
“BİZ, LAİK VE MÜSLÜMAN BİR DEVLET’İZ,
YAŞASIN CUMHURİYETİMİZ!” deyip birbirimize sarılırdık.
Hatırla çocuk!
Sen hep!
O zaman,
“Atatürk benim” derdin de...
Gözlerinin yosun yeşilinden beynine giren bir bakışla bakardım,
Sana sadece gülümserdim, buruk bir feda ile…
“Belki de İsmet İnönü vazgeçebilecek kadar güven ve feda ise” diye!
Hatırla çocuk!
Aslında…
Her ikimizde
Her zaman…
Tarih ve coğrafyadan nefret ettik!
Ama olsundu…
Tarih bizim tarihimiz ve unutulmaya,
Hele unutturulmaya çalışılmaya hiç gelmezdi!
Ama olsundu çocuk!
Daha iki yaşından beri boşuna konuşmadım bunları senle ben!
Tarih ve Coğrafya,
Aslında o kadar biz’dik!
Tarih ve Coğrafya ikimiz dik!
Bizim etrafımızda dönüyordu dünya,
Başkaları ise bizim etrafımızda!
Şimdiye kadar sadece ATATÜRK yatıyordu o anıt mezarda da…
Şimdi kim yatıyor yanında!
Hangimiz?
Ne zaman feda ettik kendimizi ve ülkemizi
Ne zaman feda etmeye başladık
Ülkemizin en vurucu noktalarını,
Herhangi bir devlet’e ve sayılabilecek değerlere
Küçümen görünen o doğu ülkelerine
Koskoca bir CUMHURİYET’ i yok etmek pahasına kendimizi!
Sen’i,
Ben’i,
Daha sadece bir yıl oldu çocuk bunları konuşmayalı senle!
Konuşacaktık bu yıl!
Yüz yıl olacaktı Cumhuriyetimizi kuralı!
Cemre.Y.

18 Ekim 2023 Çarşamba

İnsan Olan Dedim

...İnsan Olan Dedim...
İnsan olan...
Kendinden başka her şeyin,
En ucuza alınabileceğini,
Nereden ve nasıl düşünebiliyor acaba!
Kendisi de dahil...
Bütün insanların,
Oluşum bileşenleri aynı harçtan,
Farklı sebeplerle ve farklı insanlarca,
Farklı versiyonla varyasyonlarının
Yaratıldığının bilincinde olarak!
Ama insan olan dedim tabi.
Cemre.Y.

17 Ekim 2023 Salı

Bu Neyin Yokluğu

...Bu Neyin Yokluğu...
Sen ömrüme,
Sıcak bir yaz sabahı gibi doğmayalı beri,
Buralar hep ayaz sevdiğim,
Hani "Özledim." desem.
Yüreğimin kıyısı, köşesi,
Ne var, ne yok hepsini söküp gitmişsin.
Öyle dingin bir hissizlik bırakmışsın ki,
Sanki sana dair ruhumda ne vardıysa,
Onu da alıp gitmişsin gibi.
Lakin...
Ne vakit, zaman sonbahara doğru aksa,
Ellerim, ayaklarım buz kesiyor ya,
Bu işte bu!
Bu neyin yokluğu çözemiyor insan.
Cemre.Y.

8 Ekim 2023 Pazar

Ekim Sabahı

...Ekim Sabahı...
Birdenbire serin bir ekim sabahına uyanınca,
Nasıl olup da, koskoca yaz boyu,
Tabanlarını yakan o sıcağı unutup,
Buz tutar birdenbire bu ayaklar!
Biz buna yalnızlık deriz, siz hayat.
Cemre.Y.

6 Ekim 2023 Cuma

Vazgeçmek


...Vazgeçmek...
Ben asla pes etmem de...
Siz...
Ne zaman gördünüz,
Vazgeçirilmem için,
Onca emek,
Onca çaba sarf edilmişken,
Vazgeçmemekten vazgeçmediğimi!
Gitmek gerekir bazen.
Onca çaba gerçekleştirenlerin,
Emeği bari,
Boş oy sayılmasın diye!
Gittim.
Bitti!
Cemre.Y.

2 Ekim 2023 Pazartesi

Bugün Pazar

...Bugün Pazar...
Bugün pazar...
Oysa, akşamına, en sevindiğim gündü.
Ertesi, pazartesi diye!
Hatırlamıyorum, en son...
Ne vakit pes ettirildim,
Pazartesilerine kıvanç duymaktan.
En son ne zaman,
Pişman olduruldum,
Doğduğum günün adından.
En son ne zaman,
Pişman olduruldum,
Doğurduğum günün adından.
Ve en son ne vakit...
Susturuldum,
Her bitişin,
Yeni bir başlangıç olma hikayesi olduğu gerçeğini savunmaktan!
Öyle, öyle, vazgeçmeden pes ettirildim,
Bundan daha önceki hayatımdan.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...