serçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
serçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2026 Pazartesi

Olduramadım

...Olduramadım...
Sığdıramadılar abi!
Sonra bende ne sığınmak istedim,
Ne de sığabilir kalabildim
Herhangi bir yağmur altı şöyle koruması bol bir kalpte.
Şu kocaman dünyada
Kaç kere Zümrüdüanka oldum,
Doğdum, yandım, kavruldum,
Kaç kere küllerimden yeniden dirildim olmadı.
Kim bilir kaç kere de serçe oldum
Ama onlar...
O biçare serçeyi de sığdıramadılar hiçbir yüreğe.
Sustum, konuştum, durdum da
Ne yapsam ne yapmasam
Kendimi olduramadım hiç kimseyle.
Cemre.Y.

5 Mart 2026 Perşembe

Selam Söyleyin

...Selam Söyleyin...
Sıcak ülkelerin, sıcak iklimleri olan şehirlerin insanları,
Gün doğumun gökyüzüne serdiği turuncu bulutlara selam söyleyin.
Hele bir de, deniz görüyorsa yürüdüğünüz yollar,
Köşedeki ağaçların dallarında cıvıldaşan serçelere selam söyleyin.
Buralarda güya sırasıyla düşüyor Cemreler ama,
Gelmedi gelmesi gereken baharlar, üşüyor eller, ayaklar.
Sabah sabah omuzlarına düşüyorsa güneşin zülüfleri,
İlle de ona daha çok selam söyleyin.
Cemre.Y.

11 Temmuz 2024 Perşembe

Bir Yağmur Suyu Hikayesi

...Bir Yağmur Suyu Hikayesi...
Yıl 1991 (On yedi yaşımdayım.)
-“Oooff anne offf yaaa!
Köyde yaşadığın günler gerilerde kaldı artık!
Görmüyor musun sular musluklardan akıyor artık!
Ne diye balkona boş bidon koyacak mışım püüfft!
Yağmur suyu dolunca ne olacak mış yani eeee!
Öfff beee!
Saçlar mı?
Ütüye mi, sular mı kesilirseee daha neler?
Altı üstü bi saat kesilir eee!
Boşuna söylenme ordan öyle sen çok bağırınca ben hiç duymuyorum seni.
--Bbla blla la laaaa blaaaa lal laaa!--
Hayret bi şi ya burası İstanbul başka da İstanbul yokk!
Ne zaman kopacaksınız bu köy kafasından!
Ne geç ergenliği yaa!
Nolmuş yani zamanında ergen olmadıysam,
Ondan mış mış hep bu asilikler miş miş püüüfff!
Oraya bi gelirse de kafamı bidona sokarmış mış!
Köşeye mi koycaktım bu boş arap sabunu kokulu turşu bidonunu ben yaa!
Iıııyykkkk!
İyi aman rahat et koydum işte.
(Kıçına sokacak sanki yağmur suyunu hayret bişi!)
Ders kitabı arası şiir çalışcam ben!
Rahat bırak beni!
Nee o da mı nee!
Yeni bi ders adı anne!
Sanki üniversiteyi kazansam da yollayabilecek de beni.
Bu nasıl egodur yaa hiç değilse kazandı diyecekmiş sülalesine.
(Ders deyince aklı duruyo kadının yaa!
Doğruyu söylüyorum neyse ki anlamıyor!
Suç benim mi?)
Bi bidon yüzünden beni ağlattın ya!
Mutlu ol anne yağmur yağıyor ben ağlarken!
Nefret ediyorum yağmurdan ve ağlamaktaannn!
Yıl 2015 (Kır bir yaşımdayım.)
- Offf anne offf yaaa!
Dünden planımı yaptımdı oysa!
Öğleden sonra işimden dönerken eksik temizlik malzemelerimi alıp
Bana bayram olmayan bayrama temizlik yapacaktım güya!
Sahi söylemedim sana değil mi?
Geçen hafta, bizim sokaktaki senin komşun Havva ablalaların binası yıkıldı
Müteahhide mi vermişler ne!
Yıkılırken bizim binanın çatır çatır sallandığını da söylerim de,
Oralardan, ya yıkılıp gitseydik diye üzülme diye söylememişimdir sana kesin!
Neyse işte kapalı camlar ardında kesif kokulara dayanamadığımı bilirsin.
Camlar apaçık bütün hafta!
Havva ablaların yıkık binasının bütün tozları da evimde tabiside!
Bilirsin beni temizliğin temiz halini severim hep ben!
Yapmaktan hiç de haz etmem!
Sırf bu sebepten!
Her şeyim gibi temizliğin temiz halini görmek de ellerimden öperken,
Bi gün önceden ayar çekmişim hamaratlığıma!
İşten eve dönerken almışım eksiklerimi.
Evime çıkarken de Behiye'den,
(Biliyorum ana!
Hani evde bi kedi kaybolsa diye,
Ona özlemli gözyaşlarını -n hatırımda hala) elektrikli süpürgesini
(Evet ilk defa,
Bozuk süpürgemi terastan fırlatıp kredi kartına dayanıp yenisini almadım.
Offf yaa evet alamadım henüz!
Dayanacak yerim kalmadı evet olur böyle şeyler hayatta) ödünç alayım dedim.
Baktım süpürgeyi verirken çaresiz moralsiz dolanıyor ortalıkta sudan çıkmış balık gibi!
Sular kesikmiş!
Sulaaarrrrrrrr!
Hem de başkası olmayan İstanbul’daaa!
Hem de sabahtan beriiiiiii!
Neee!!!!
Boşuna söylenmeyeyim mi ben çok bağırınca duyamıyormusun beni!
--Bbla blla la laaaa blaaaa lal—derdin ama neyse miii?
Yapma ana yaaa!
Zaten biliyosun bu mevsimde ellerim bütün detarjanlara alerjili!
Neee!
Terastaki mavi bidonlar mııı!
Ne diyon yaa!
Hani geçen terasta otururken ölü hayvan kokusu gelmişti burnuma da
Kaldırıp kıçımı sağa sola bakmamıştım da eve mi girmiştim!
Eee evet emindim o kokunun ölü hayvan kokusu olduğundan da
Açık havada terasta ölü hayvanın ne işi vardı çevreden sandım dı eee!
Mavi bidonlar mı?
Yağmur suyu muuu?
Ağzı açık olan küçük turşu bidonunda da ölü bi serçe mi var!
Onu da bi zahmet bahçeye mi gömeyiimmm!
Daha da neler!
Adam gibi temizliğimi onlarla yapıvereyim mi?
Pencere pervazlarını da ovayım mı yook daha neleerr!
(Herkes çaresiz dolanırken,
Küçük bidondaki yağmur suyunda boğulmuş ölü serçe bahçeye gömüldü.
Büsbüyük mavi bidondaki saf yağmur suyuyla camlar ve yerler silindi.)
Anne affet beni yaaaa!
Olaydı ellerin hala yine teker teker öperdim parmak uçlarını
Ve ben kadın olduktan sonra bi çok kereler öptüğüm gibi,
Öperdim ayaklarının parmak uçlarını.
Yağmur yağmayacak bu sefer biliyorum yeni sildiğim pencerelerime ve gözlerime.
Eminim, ağlamayacak kadar seninleyim ama!
Anaammm sahi serçeler hep mi gözleri açık ölürler?
Ve sonsuz kere sonsuz teşekkür ederim sana,
En isyankar olduğum zamanlarda bile benim ilk sevdam canım anam olduğun için.
Seni hala, her gün, yeniden seviyorum biliyorsun zaten hep ama yine duy istedim.
Duy diye bu sefer yüreğimin taaa içinden söyledim!
Beni öylece terk ettiğin o yer, sahi mi çok güzel be ana!
Bana diyorum bana, yer var mı ki caba?
Sığınır mıyım acaba senin bi kuytuna!
Cemre.Y.

10 Haziran 2022 Cuma

Oysa Hayat Hep Acımasızdı

...Oysa Hayat Hep Acımasızdı...
Taze demlenmiş şiir tadında yaşamak vardı hayatı.
Oysa hayat...
Hep...
Acımasızdı!
Ne vakit, gülümsemelere meyl etse yüreğim,
Gözümün nurunu, dünün acılı sarmalına sardı.
Şimdi yaşım, yaşantımdan fazla ihtiyarlayınca,
Dizlerimde derman kalmayınca hani!
Fark edememişim, nihayet kapattım sandığım,
Yaralarımın, cam ve can kırığı bozuk kilitlerinin,
Pas tutup, kanadı yaralı bir serçe gibi kanadığını.
Ömrüme dahil ettiğim insan sayısı azdılar oysa!
Yine de es geçmediler, beni acıtmayı.
Gelen geçen yaramdan vurdu!
Kaç yaşıma geldim,
Hala, hastane önünde bilerek unutulmuş bebek pusetiyim.
Hala, gelen geçen, kimsesizliğimden vuruyor beni!
Cemre.Y.

7 Ağustos 2019 Çarşamba

Yorulursun

...Yorulursun....
Bazen yorulursun,
Kırgınlıklarının dehlizlerinde dolanıp durmaktan,
An gelir,
An'a ve sonrasına yetişmeye çalışmaktan,
Tıkanıp kalırsın da...
Aynanın sırrının arkasındakileri merak edersin!
Alırsın eline...
Hala yüreği kırık serçe kanatlı,
Kalbinin içi...
Can, cam ve hayal kırıklıkları dolu,
Kırk yama renkleri solmuş heybeni!
Vurursun da vurursun,
Vurursun da vurursun duvardan duvara!
Ta ki geçmişine dair,
Tek bir çivi izi kalmayana kadar.
Yorulursun...
Pes etmemekten de,
Vazgeçememekten de, savaşmaktan da,
Geçilmeden geçmeye çalışmaktan da.
"Hislerimi kaybettim,
Hükümsüzdür!
Birkaç zamandır şarkıların anlamı yok!
Kalbim yok!
Yüreğim yok.
Ruhum yok.
Sevincim yok!
Acım yok!" demiştim ya yıllar önce...
Siz ona...
"Artık kaybedecek...
Başka can'ım yok!" u da ekleyin lütfen.
Cemre.Y.

5 Mart 2019 Salı

Serçe Parmak

...Serçe Parmak...
Hayatın görünmez labirentlerinde bi kere daha,
Hiç yoktan vurduysan ayak serçe parmağını,
Hiç de orada olmaması gereken o can kırığına
Ve de yürek sancısına...
Öyle boş geçemez aga!
Saçlarının dibinden,
Ayak serçe parmağına kadar,
Hayallerinin kırıklıklarını da dökeceksin ortaya,
Saçının dibinden serçe parmağına kadar,
Yani...
Tepeden tırnağa!
Geçer ama!
Bütün anılar ve bütün acıların izi geçer...
Küfürsüz, diyemem ama!
Hiç yoktan, hiç olmayacak bir anda,
Alelacele aşırmaya çalışırken hayattan hayatını,
Ayağının serçe parmağı vuruverir hiç olmayacak bi çıkıntıya!
"Vay *mına koyayım!" dersin kişiliğine karşıt!
Hiç yoktan Can Yücel şiirleri gelir aklına!
Demiş ya üstad vakti zamanında...
"Bana şiirlerinde küfür etme!" diyorlar usulsüz;
Lan bu kadar orospu çocuğunu nasıl anlatayım küfürsüz?
Cemre.Y.

30 Eylül 2018 Pazar

Bayım

…Bayım…
Bana neyin var diye sorup durmayın bayım,
Solum ağrıyor, sen bilir misin orada ne var…
Yükü ciğerine ağır gelen bir yürek.
Kanadı kırık bir serçe misali, ıslak, korkak.
Cemre.Y.

15 Temmuz 2018 Pazar

Serçe

...Serçe...
Bir serçe konar pencerene,
Sabahın ilk güneşi ile "Günaydın sabahım,
Günaydın günümün ilk ışığı" der sana...
Yüreğinden öper seni usulca ve "Biraz daha uyu ki
O güzel gülüşün sönük bakmasın yeni güne" der...
Bilirsin onlarca kişi "Seni seviyorum ve istiyorum" la
Senin bir anında yer almaya çalışırken bi tek o susar ve sadece
Küçük bir serçenin kanadıyla gelir konar yüreğinin baş köşesine.
Cemre.Y.

26 Haziran 2018 Salı

Serçe

…Serçe…
İçimde, içinden kırılmış serçe kanatları var,
Yüreğimde yavaş yavaş gezin sevgilim,
İncinirim.
Cemre.Y.

15 Mayıs 2018 Salı

Öldür Beni

...Öldür Beni...
Yüreğim kanadı kırık bir serçe...
Ya koparırsın diğer kanadımı da,
Ya da sarar sarmalar korursun beni...
Koruyup kollamayacaksan öldür beni ey sevgili!
Cemre.Y.

14 Şubat 2018 Çarşamba

Aşka Korku

…Aşka Korku…
Ah nasıl da korkuyor yüreğim,
Kanadı kırık bir serçe misali
Yalan sarmalıyla sarmalanmak'tan.
Nasıl da ürküyor, kaçtıkça yakalanmaktan…
Cemre.Y.

29 Ocak 2018 Pazartesi

Uç Uçabildiğin Kadar

...Uç Uçabildiğin Kadar...
Sen benim ailemdin çocuk
Sen gittin, ben gittim.
Yıkıldı çekirdek ötesi ailemin
Yuvaya ait bütün duvarları.
Ailesiz ve özgürüm artık!
Kanatsız bir yavru serçe gibi
Uçsam...
Uçamam...
Yürüsem, yürüyemem.
Senin kanatların var çocuk
Uç uçabildiğin kadar.
Cemre.Y.

25 Aralık 2017 Pazartesi

Serçe Kalbi

...Serçe Kalbi...
Yüreğim...
Yarası en derininde
Yazık bir serçe kalbi şimdi...
Biraz daha sıkı tutsan
Kaburgalarım kalbimi sıkar ölürüm.
Öylece bıraksan...
Sensizlikten...
Üşürüm.
Cemre.Y.

17 Aralık 2017 Pazar

Hayır!

...Hayır!...
Hayır, bayım/bayanım,
Hayır, sayın dost ve de bilcümle de akrabalarım.
Hayır, sanal alemde gerçek sandıklarım!
Hayır, sevildim sanıp sevdiklerim.
Ve hayır, dibine kadar sevildiğimi bildiğim halde,
Bir türlü onlar gibi,
Onları, sevmeyi bir türlü beceremediklerim!
Beni en çok siz affedin.
Korkmayın, henüz ölmüyorum da.
Biraz kabuğuma çekiliyorum.
Yokluğum sadece size değil,
Bana sakın gücenmeyin, sakın ha!
Hiçbirinize, sırtımı dönmüyorum ama,
Güceniğim ben bu kaderime.
Zira...
Hep benimdir, sizlerin içlerinden birilerinin,
Kırılmış serçe kanatlarından sızan,
Her bir yarayı, ömrümün bir sızısından,
Sızıp duran yaralarımın hatıralarıyla,
Teker teker şefkatli buselerimle öpen de...
Oysa sizler...
Hepiniz!
Azıcık yaralarız geçince...
Beni sessizce terk edip duran.
Zümrüdüankalığımın gururunu,
Yüreğimi öylece yerle yeksan yıkan!
Yine de hep "Olsun." dedimdi.
Neyse ki benim sırtımı,
Sonu ecele bile dayansa feda edeceğim
Bir kızım var!
Ya sizin bir tam diyebileceğiniz,
Kendinizi, sebepsizce, sorgusuzca, sınırsızca,
Adayabileceğiniz neyiniz var?
Sonu ecele kadar,
Değecek o noktalar,
Ney'iniz?
Oysa daha en güzel hayalini dahi,
Sunamamıştım o'na...
Kısmet, kim bilir, ne zamana gerçek olur.
Kim bilir ki,
Astımım olduğunu öğrendiğinden beridir,
O hayalinden bile vazgeçmiştir!
Oysa bahçeli bir evimiz olsa...
Hiç de fena olmazdı bir Golden köpüş şimdi
O dönene kadar bana!
Bilmiyor tabi bu hayalimi de.
Kadın o da sonuçta,
Vır vır da dır dır dan zaman kalmaz hayalini anlatmaya...
Sonra dönüyorum aynama,
Gözlerimin içine bakıp şöyle diyorum,
Yalnızlık çok zor zanaat sevgilim.
Bence nerede çok konuşuluyorsa
Ve de gereksiz yoğunluksa,
Geçmişin geçmiş acılı anıları
Öpüşülmelidir nokta!
Seni yalnızlığından öpen birini bulursan,
"Suuuss"
Cemre.Y.

12 Kasım 2017 Pazar

Şiiri Küsmesin Diye

...Şiiri Küsmesin Diye...
Ne zaman kirpiklerime gölge düşecek olsa
Bilirim sızlar burnunun direği
Bir martı yüreği kanat çırpar uzaklarda
Bir serçe başı konuverir güneşin üzerine
Hüznüme hazan sarınır
Şiirleri susar
Ne zaman buruk gülümseme yerleşiverse
Dudaklarımın kıvrımlarına
Bilirim sevinçli şarkılar söyler kendi kendine
Yüzüm, gözüm, saçlarım, ruhum...
Mutluluğum
Her şeyim ondan önce
Ondan sonra
Şiiri küsmesin diye!
Cemre.Y.

9 Kasım 2017 Perşembe

Hasret Rüzgarı

…Hasret Rüzgarı…
Aşk ki bir serçenin
Sadece bir kere göz kırpması,
Gerisi ömür törpüsü, gerisi hasret rüzgarı.
Cemre.Y.

28 Ekim 2017 Cumartesi

Sana Ne

...Sana Ne...
Sana öylece...
Şımarık bir arsız çocuk gibi
Sundum kendimi...
Bütün hayatımda ikinci defa!
“Gel” desen gelecek kadar
Acımı unutmaya hazır.
“Kal” desen kalacak kadar
Yorgun ve muhtaç!
Belki göz bebeklerindeki
Yaralı bir serçeye aldandım ne bileyim?
Belki bir dağ başında tütmüş
Benim kadar kederli savrulan
Sigaranın dumanına.
Belki sesinin bir tek nefesine.
Belki...
Beni ansızın öptüğünde
Sorgusuz sualsiz ve aniden
Hissettirdiklerine ya da
Hissettirebileceğinin hayaline.
Kim bilir ne diye
Mühürledim seni kendime?
Aslında artık sana ne!
Belki güvercinlere ve şahanlara inat’
Bir angut kuşu idim de sen bunu bilemedin.
Sevdiceğim öldü...
Ben öldüm belki!
Senle ben yeni bi hayata tutundum!
Amaçlı ama imkansız!
Ben yaşadım belki sayende...
Artık dünümde olmak istesen ne?
Yarınımda olmak istemesen ne?
Masalsın işte...
Cemre.Y.

16 Ekim 2017 Pazartesi

Fırtına Kuşu

...Fırtına Kuşu...
Senin bir suçun yoktu.
Hiç kimsenin suçu yoktu!
Rüzgara doğru inadına savrulan,
Bir fırtına kuşuydum ben.
Zaten...
Hiçbir zaman da başka bir şey olamadım ya!
Yansam, yansam...
Belki ona yanarım.
Ne ulu cami önlerinde,
Kendimle aynı cinsten,
Bir avuç yeme savrulan güvercin olabildim!
Ne vapur sefalarında,
Keyfe vicdan
Bir parça simide mest olan bir martı!
Hep “Tok” um!
Kanadı kırık yaralı serçe'liğimi ise!
Henüz yirmi birinde kaybetmiştim...
Geveze kargalardansa hep nefret ettim,
Hala da ederim!
Hiçbir sofrada,
Eğer etmiyorsa o sofra muhabbetime değer,
Muhabbet kuşu gibi şakımadım mesela!
Kanarya gibi rengarenk,
Sadece boş boş şakıyan
Basit bir gökkuşağı olmaya da
Hamurum yetmedi nedense!
Bazen turna olup yar’lara
Bir tel saçla selam iletsem de
Araları da ben bulamadım mesela!
Belki heves ettim ara sıra
Angut kuşu olmaya
Her sevdanın ardından,
Bir kere daha hep öldüm de...
Ben bir fırtına kuşuydum sonuçta!
Dirildim yeniden...
İnadına!
Sana doğru...
Sen bende, sana...
Ben sende, bana...
Ölene kadar!
Hak mısın?
Evla mısın?
Bela mısın?
Ne’sin ey yar!
Cemre.Y.

14 Ekim 2017 Cumartesi

Hiç Kimsenin Aşkında Yoktur Gözüm

…Hiç Kimsenin Aşkında Yoktur Gözüm…
Hiçbir canlının,
Ne aşkında, ne de bir sevdasında,
Ne gözüm, ne de sözüm olmaz benim.
Ben iki serçeyi yan yana görünce bile
Hangi an gagaları birbirine dokunacak diye,
Saatlerce dua edenlerdenim.
Tek bir ağaç dalından, tek yaprak yeşertemediysem,
Suç kimsemin değil, benimdir benim,
Hani o şarkı der ya "Hiç kimsenin aşkında yoktur gözüm."
Cemre.Y.

7 Ekim 2017 Cumartesi

Hepsi Her Şeyi Şiir Sandılar

...Hepsi Her Şeyi Şiir Sandılar...
Şarkıların zaten, oldukça uzun zamandır,
Bana bile tek kelamlık hatırları yoktu ya,
Şimdi de bütün yazılıp yazılıp,
Henüz harf bile edememiş
Cümlelerim teker, teker!
Bana da sustular...
Halbuki artık,
Nokta.
Nokta..
Nokta...larımdı onlar!
Daha sana bile,
Sen yanımda uyuduğun zamanlarda,
Seyrine sefalarımdılar!
Doysamdı bi hele sana,
Doymaya yakın olsaydım en azından,
Yazacaktım.
Oysa uygun bir dil bulup da,
Bir türlü yazamadım.
Senli gerçek anlar,
Kelamım bile olamayanlarımdılar.
Hepsi…
Her şeyi şiir sandılar…
Hani sitemlerimi saymasan,
Bencilliğimdin sen benim.
Özümdün.
Bendin.
Benimdin.
Benliğimin deriniydin.
Sustum...
Şimdimdeyse
Senin de sayende,
Bir tonluk suskun harf,
Boğazımda kaldılar lan!
Yutkunamadım bile...
Öldüm sandım...
Bir türlü kadın olup,
Kadın gibi ağlayamamaktan
Öldüm ben lan!
Yokluğuma bile razıydım,
Hıçkırıksızlıktan!
Hıçkırıksızlığım oldun sen benim,
Nice ilklerimin de yanında
Son ilkim de oldun.
Sonra şükrettim,
Sevindim bile hatta,
Sabaha olmayacaktım ne de olsa...
Yine uykuya,
Sonsuzlukla teslim oldum du ya!
Vaadettim amma sabah uyandım ya yine.
Bir türlü ölemedim ya la!
Şimdilerde mi?
Küstüler harflerimin
Nefesleri de bana ve sana
Ve yine hayata
O tek, o sonsuz ve eşsiz,
Mavim bile küstü bana.
Ne fark eder!
Belki bir fırtına kuşuydu,
Belki de bir martı kanadı,
Çok mu değişirdi bu hayatta
Yeni bulutlara açtığı o ilk iki kanadı.
Kanatlarının hepsi birden kırıkken.
Çok mu değişirdi,
Zümrüdüanka olup,
Issız bir serçe kuşu olduğu!
Yeni sandığı ilk hayatına
İlk kez senin kanatlarında uçtuğu
Çok mu değişirdi?
Sen bari bilseydin bunu...
Uçtu ve gittiler işte.
Kanatsız.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...