...Kıpkızıl Akşamlar...
Günlerin yaprakları kuruyup solarken,
Kıpkızıl akşamlar aniden griye kesip kararırken,
Seni düşünemeyecek kadar yorulmak isterken,
Seni düşünerek yorulurken ben...
Evet...
Aramadım seni!
Sesinin tınısını özlemedim mi sanırsın?
Ya saçlarının güneş esintileri kokusunu.
Lakin...
Sana fedayı değer biçip talan ettiğim ömrümü,
Kıymık kıymık kıydığın aymazlığın hatırımda hala!
Hiç değilse yeşil değildi ağulu mürekkebin.
Harf harf yüzüme söyledin de söyledin!
Günlerin yaprakları kuruyup solarken,
Kıpkızıl akşamlar aniden griye kesip kararırken,
Seni düşünemeyecek kadar yorulmak isterken,
Seni düşünerek yorulurken ben sonunda anladım!
Sevemedin sen beni!
Ömrüme varlığına teşekkür ederim.
Beni düşünüp yüreğini üzme sakın!
En son mesajından sonra bir hışımla doğramıştım ya saçlarımı,
Gittim kısacık kestirdim kuaförden fırça yiye yiye ve kızıla boyattım yeniden.
Sensizliğimin o son mesaj anını es geçebilene kadar da sürer bu böyle!
Hani ararsan falan...
Ulaşamazsan da çok merak etme e mi!
Aradığınız kişi şu anda ömrünün hazan yapraklarını topluyor!
Kızıl bir günün akşamında denize savurup bahara öykündüğünde,
Belki de öldüğünde...
...
Neyse!
Gün bu...
Elbet doğacak yeniden.
Cemre.Y.