buruk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
buruk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2024 Cuma

Buruk

...Buruk...
Yılların ardından,
Onu bir park köşesinde son gördüğümde,
Kareli ekose gömleğiyle dışarı çıkmış,
Sırtında paltosu yoktu.
Üstelik mevsim zemheriye ramak kalmıştı!
İstemsizce yavaş adımlarla ilerleyen o adama üzüldüm.
Üşürdü çünkü!
Sonra birden durdu, bakındı sağına soluna!
Beni çocukluğumdan tanıyacak da,
Yine bir köşede sıkıştıracak diye ödüm koptu!
Sonra sımsıkı sarıldım üzerimi örten yeşil yağmurluğuma!
Şapkasıyla kapadım başımı, arşınca arş!
Yanından geçip giderken ne oldu biliyor musunuz?
Tanıyamadı beni.
Ben bile kendime tanınmayacak haldeydim zira!
O an...
Ruhani bir pişmanlığa girip,
Böyle alabildiğince hıçkırarak ağlasın istedim yalan yok.
Kim bilir belki karşısına geçip,
Beraberce ağlaşırdık,
Ona gençliğinden beri yanlış doğruları gösterenlere.
Oysa o...
Sadece...
O anda sümkürdü!
Ellerini, burnunu o sümükle silip,
O sümüklü ellerini de cebine koydu!
Kim bilir belki birazdan da, o pis elleriyle
Evine giden yoldaki fırından iki ekmek alacak,
Evdekilerin akşam yemeği masasına koyacaktı.
Bugün ekmek yemedim ben o mide bulantısından.
Birkaç zaman da ekmeğe de küsüm.
Tam kaderime gülümseyeyim yeniden diyorum.
Hep onu çıkartıyor karşıma ya,
Yaradanıma da yeniden küsecek oluyorum,
Ruhumdaki sızı;
"Ben onu insan olsun diye yarattım,
Onun böyle olması ne senin suçun ne de benim!" diyor.
"Madem öyle, bugün de buna içeriz!" deyip,
Buruk bir tebessüm dökülüyor dudaklarımdan.
Cemre.Y.

15 Ekim 2024 Salı

Günaydın

...Günaydın...
Günaydın ey sevgili kendim.
Güneşin yüzünden makas alarak uyandığın günler bitti.
Nicedir karanlık uyandırıyor bizi.
Malum, mevsim artık sonbahar.
Ekim sabahları serin olur, ayaklarını üşütme!
En sadesinden kahvene sarılmadan önce,
Sıcacık bir çay demle kendine.
Buruk bir yalnızlık çöreklense de yüreğine.
Üzülme ama!
Sakın üzülme!
Mevsim dediğin nedir ki,
Önündeki kışı da atlat hele!
Gelir elbet, o güzelim güneş güzeli günler.
Senin de mutlulukla salınır beyazlamaya başlayan saçların.
Günaydın ey sevgili kendim, günaydın.
Sarılayım omuz başlarıma,
Gidenlerimin, bitenlerimin yerine,
Şöyle usulca...
Öpeyim kirpiklerimden.
Cemre.Y.

19 Şubat 2023 Pazar

Sızı

…Sızı…
İnsan sevdiceğinin,
Suretini ve o son bakışını içine hapsetmeli!
Bir de o doyumsuz kokusunu!
An'dan sonra bilir ki,
Artık ona benzeyen ne varsa,
Sadece onu hatırlatmak için orada!
Gerisi, hiç dinmeyen burun direği sızısı.
Cemre.Y.

31 Aralık 2022 Cumartesi

Buruk Bir Tebessüm

…Buruk Bir Tebessüm…
Sizin hiç çayınıza gözyaşınız damladı mı?
Buruk bir tebessüm savurarak
"Şekerim bu olsun bari" diyerek içmeye devam ettiniz mi?
Cemre.Y.

6 Haziran 2022 Pazartesi

Adı Üstünde Geçmiş!

…Adı Üstünde Geçmiş…
Sen her ne kadar, bütün geçmişlerini sarıp sarmalayıp,
Güzelce uğurlayıp, sarı sandıkların içine kilitlesen de…
Unuttuğun pencerelerden, sarı bir zarf gelir sana, isimsiz!
Anılarını, birer birer vurur, yüzüne, yüzüne.
Oysa bir düşünsenize!
O sarı zarfın içini açan her kimse,
Kim bilir, geçen yıl çok mutluydu,
Oysa şimdi, mutsuz ve yalnızsa,
O gününü hatırlamak çok mu hoşuna gider sizce?
Ya da tam tersi olsun,
Geçen yıl bugün,
O insan depresyonda olsun ama şimdiyse çok mutlu olsun.
Geçmişine baktığı anda solmayacak mı gülüşü?
Her halukarda,
Geçmiş buruk bir tebessümden başka bir şey midir ki?
Elbette geçmişi unutmayacağız ama
Her gün geçmişle yaşamayı alışkanlık haline getirirsek,
Şimdimiz de geçmiş olduğunda,
Gelecek mutsuzluklarla dolu olacaktır.
Adı üstünde, geçmiş!
Dünümüzü unutmadan, şimdiyi, ne kadar yaşayabilirsek,
Yarınımızdaki dünler, daha mutlu, daha sağlıklı, daha huzurlu,
Daha sevgi dolu olacaktır kanaatindeyim.
Son söz; Ben geçmişimi yeniden yaşamak istemiyorum.
Bugünüme dair, elinde ne var?
Cemre.Y.

18 Şubat 2020 Salı

Hiç


...Hiç!...
Önümde kalbim kadar temiz,
Tertemiz boş bir sayfa...
(Okurken idrak edelim lütfen,
"Yüreğim!" demedim!)
Bakıyor, bakıyor baktıkça tebessüm ediyorum.
Gülümseyişim bile farkında değil,
Buruk mu, yoksa muzip mi?
Öylece konuvermiş dudağımın kenarına.
Bu yeni bir ömür defteri değil,
Lakin eski de değil.
Kar beyazı da değil rengi üstelik!
Fakat hazan sarısı da değil.
Belki birkaç cümle şiir ederim diye,
Sayfalarını çeviriyorum hızlıca lakin,
Ne karalanmış, ne de silinmiş daha önce!
Sanki hiç doğmamış,
Sanki hiç doğurulmamış,
Sanki hiç doğurmamışım!
Öylesine rahvan.
Önümde kalbim kadar temiz,
Tertemiz boş bir sayfa...
Sanki yüreğim hiç olmamış gibi,
Hiç yoğrulmamış gibi boş...
Sahi sen!
"Eyvallah!" ile,
"Hoşça Kal!"ın ölesiye kapıştığı o...
"Hiç!"liği, bilir misin?
Bilme zaten!
Cemre.Y.

21 Ekim 2019 Pazartesi

Kim Bilir

...Kim Bilir
Öyle olur uzunca bir süre...
Amaçsız yürüdüğün yollarda bile,
Karşına çıkıverir adı,
Hiç dikkat etmediğin bir sokağa isim verilmiş halde.
Oysa kim bilir kaç vakit önce...
Çoktan konmuştur adı o sokağın sen onu görmeden önce.
Öyle olur uzunca bir süre...
Evine dönerken her zamanki yoldan gitmediğinde,
Bir pencereden, bir anne seslenir adını "Eve gel!"diye.
Ne bileyim durduk yere bir kedi dolanıverir ayaklarına!
Durduk yere rüyanda görürsün misal, sensizken mutsuzmuş diye.
Öyle olur uzunca bir süre...
Herhangi bir anda karşına çıkıverir iki sevgili el ele...
Biri senin adını seslenirken,
Diğeri onun adını fısıldayarak sırnaşırlar birbirlerine!
Ne bileyim doğduğu şehirler karşına çıkıverir hiç yoktan,
Ya da ne bileyim hiç olmadık anda güzel bir anınız!
Öyle olur uzunca bir süre...
Uzunca bir süre...
Boğazının ilmeğinde koca bir yumru kalır,
Ciğerinde avaz avaz hıçkırık kalır da geçmez zaman!
Onu, onunla damat ve gelinlikle gördüğün,
O ilk anın acı anısı donar kalbinde.
Sonra sokak adlarında kaybolur adı.
Sonra anneler o isimle hiç seslenmez evlatlarına, denk gelmez zira!
Sokak kedileri bile sana göre seçer de adını öyle severler seni.
Rüyaların silinir güncel basit dertlerinle.
Lakin ne vakit bir şiir daha yazacak olsan geçmişe dair.
Öyle olur uzunca bir süre...
Boğazının ilmeği olduğunu, 
O an, yutkunamadığında sana hatırlatır.
"Olsun..."dersin sonra burukça bir tebessüm savurarak geceye...
"O bari mutlu olsun, kendi hikayesinde!"
Kim bilir belki bir gün...
Kim bilir,
Belki,
Bir gün...
Sığarım ben de iki kişilik bir hikayeye!
Cemre.Y.

17 Ekim 2019 Perşembe

Sevgili

...Sevgili...
Sana kırılgan kelebek kanatlarımı sunacağım sevgilim.
Sana, hayatımın en uzun feryat figan çığlıklı suskunluklarımı.
Sana, tebessümlerimi sunacağım sevgilim.
Sana, gülüşümü,
Sana, katıla katıla kahkahamı!
Sana, durgunluğumu, misk-i amber kokumu.
Sana itirazsız anlayışımı sunacağım misal!
Buruk hatıralarımı hiç yaşanmamış sanacaksın kusuruma bakma!
Zira ömrümün kitabının ön sözünü bile kim'ime aleni sunsam,
İlk o yaramdan sapladılar zalim hançerlerini.
Varsın biri bari şiir sever görünüp,
Hayat romanıma dahil olmadan ön söz'den...
Son söz'e kirli çarşaflara bulanma derdinde olmasın değil mi?
Yoksa ömre bir haz daha katmak ne ki sanal olduktan sonra.
Sana...
Bir ben sunarım sevgili,
Senden geçersin,
Ama geçme!
Biz'de kal uzun bir süre...
Cemre.Y.

11 Ekim 2019 Cuma

Cümle

...Cümle...
Melek kanatlarını soyunma sevdiceğim, insanlık kötü!
Ağızlarında kekremsi, buruk, ağulu harfleri kelime edip,
Çabucak da ön yargılı oklarıyla cümle edip,
Hiç de düşünmeden...
Onlara sevecen bakan yüreğinin dibine dibeğine!
Hiç de acımadan paragraf paragraf üzerine savuruyorlar.
Yani fark etmiyor demesinler diye de ne kimliğinden,
Ne kişiliğinden, ne dişiliğinden, ne de insanlığından feda etmelerin.
Melek kanatlarını soyunma sevdiceğim, insanlık kötü!
Bilcümle gizli coğrafik toplantılar yapılıp kararlar veriliyor dünyada.
Birilerinin mültecileri ülkeme sığmazken,
Ve de en alasından keyif çatarken,
Kendi coğrafyasında çıkan savaşlara
Vatanımın has evlatları siper ettiriliyor sınırlarda!
Melek kanatlarını soyunma sevdiceğim, insanlık kötü!
Ağızlarında kekremsi, buruk, ağulu harfleri kelime edip,
Çabucak da ön yargılı oklarıyla cümle edip,
Hiç de düşünmeden...
Onlara sevecen bakan yüreğinin dibine dibeğine!
Sana mavili umutlar bulutlayamam belki bu sefer ama...
Şurada bir yerde tam da yüreğimin içinde bir tutam,
Sımsıkı sarılmak var, şefkat var, ne dersin ey omuz başlarım tekrar sarılalım mı?
Cemre.Y.

22 Eylül 2019 Pazar

Merak Etme

...Merak Etme...
Sana kır çiçeklerinden güzel rüyalar ördüm sevdiceğim.
Olur ya kara kışın zemherisine denk gelirse yüreğime gelişin.
Tahta beşiklerin içindeki çocukluğun üşümesin diye.
Merak etme merak etmem çocukluk anılarını.
Sen anlatmadıkça da sormam ilk gençlik çağlarını!
Yaranın üzerini kapatırım kendi yara izlerimle.
Sana sonbahar yapraklarının dallarından güneşler ördüm sevdiceğim.
Olur ya yazın kavurucu sıcağına denk gelirse yüreğime gelişin.
Beton duvarların içindeki büyümüşlüğün yanmasın diye.
Merak etme merak etmem bunca yılı nasıl geçirdiğini.
Sen anlatmadıkça da sormam benden öncekilerini!
Buruk tebessümlerinin üzerini kapatırım kendi tebessümlerimle.
Gerek yok!
Sakın ha o güven duvarını da sakın zedeleme!
Lakin...
Epeyce yükselmiş sanki kalbine ördüğün duvarların.
Buraya bir merdiven bırakıyorum biraz da kır çiçekleri.
Belki ayakların özlemiştir çimenlerde yürümeyi.
Cemre.Y.

6 Eylül 2019 Cuma

Bekle Beni

...Bekle Beni...
Ömrünü yordukça ruhların dağınıklığı,
Bir asma kilit daha takıyordu yüreğine kadın.
Her günün sonunda,
Bir gün daha artıyordu ya kafa kağıdının eskiliği,
Öğrenmişti artık imalı imleçlerin de,
Kinayeli çekim eklerinin ne manaya geldiğini.
Zamanın akışkanlığı darladıkça,
Astımlı ciğerini umursamazlığı da öğrenmişti nihayet.
Ne gereği vardı şimdi,
Hiç olmayacak bir duanın "Amin!"ini boşuna beklemenin.
Usulca kapattı ruhunun ve yüreğinin kapısını,
Usulca bir tuğla daha dikti güven duvarına.
Kendi hayallerinin gökyüzüyle,
Başkasının hayalleri bulaşamasın diye de...
Geceye ve güne yepyeni kırmızı kalpli bir asma kilit daha astı.
Yıldızlara gülümsedi sonra en buruk tebessümünden!
Belki de ilk defa,
Çocukluğunun hatırlayabildiği en küçüklüğünü buldu içlerinden.
Nasıl da güzelmiş saçları, elleri, ayakları, yüzü, gözü, ağzı, burnu!
Sevinçli birer şefkatle öptü,
Çocukluğunun henüz hiç yara açılmamış hücrelerini.
Giderken sımsıkı sarıldı küçücük bedenine...
Söz verdi arkasını dönüp gitmeden hemen önce!
"Her ne olursa olsun,
Kim gider, kim kalırsa kalsın,
Bekle beni." demişti çocukluğunda biri ona!
Yıldızlar kayıp
Gecenin mehtabında,
Yakamoz olmadan hemen önce gördü kadın kendisini.
Bunca yıldır beklediği kendisiydi!
Çocukluğunun,
Hiç kırılmamış halini kucağında tam kırk beş yıl saklayan.
Paralel evrende zaman hep daha dün gibiydi.
Biraz geç kalmış hissetse de kendini yine sımsıkı sarıldı kendisine.
Şimdi el ele vermiş,
Yeni duydukları bir müziği duyumsuyorlar kadın çocukla, çocuk kadın.
Cemre.Y.

26 Nisan 2019 Cuma

Geç Kalmışım Çok Geç

…Geç Kalmışım Çok Geç…
Bazı güzel ömürlere geç kalmışım çok geç!
O his oluyor mu sizlere de?
Geçmişin gerçekten geçtiğini hissettiğin o an…
Teker teker silerken,
Ömründen çoktan azalmış olan bütün fotoğrafları,
İkinizin gözlerine baktın mı birer birer?
Misal sen severek, güvenerek, sevinçle bakmışsın
Fakat o sadece gülümsemiş!
Bir de silmeye kıyamadığın fotoğraflar da var misal,
O da seni hep sevmiş, ama sen yeterince sevememiş,
Kırılmasın diye sadece gülümsemişsin.
Bazı ömürlere geç kalmışım çok geç,
Eş, dost, akraba, sevgili, yar, yaren,
O fotoğrafta yanındayken,
Objektiflere gülümserken,
Senin gibi bakmamışsa zaten yalandır
Silmeye de, başlamaya da çok geç,
O his oluyor mu sizlere de?
Buruk bir tebessüm eyle de geçsin gitsin artık be!
Cemre.Y.

16 Kasım 2018 Cuma

Veda

…Veda…
Rahmetli anamdan kalma antika radyonun içindeki ses,
"Ben seni unutmak için sevmedim." diyordu yine içli içli ağlayarak.
Ve ben dudağımda geçmişin acı zehirine benzeyen o buruk tebessümümle,
Yine, yeniden yanılmış olmanın, aldatılmışlığın gamlı kederiyle,
Daha dün gece zülüflerimi yüzüne döktüğüm adamla son kez vedalaşıyordum.
Cemre.Y.

24 Ağustos 2018 Cuma

Yitip Gitmiş Çocukluğum

...Yitip Gitmiş Çocukluğum...
Kimsesizler ülkesinin kalabalık ışıklarının altında...
Hani o en karanlık köşesinin olduğu o incir ağacının altındaki
Canlı ölüler şehrindeydim kaç gündür.
Beni hiç kimse görmedi.
Yüzüne bakıp gözlerinin içine baktığım her yüzden,
Her gözden, her gülümseyişten bekledim aslında.
Sürprizli bir kutunun içinde,
Çocukluğumu hediye etsinler bana.
Olmadı tabi.
Bana artık çok uzak gelen şehirlerin
Yıldızlarına da yalvarmıştım oysa!
Onlar da...
Rahmetlinin gücüne gider diye,
Bana sadece buruk bir tebessüm eylediler.
Vakit dar...
Zaman kısa...
Hayat...
Sanki Zümrüdüanka kuşunun kanadında da,
Ben bayram çocuğu gibi
Sırtımda renkli poşetler...
Kızımın ömrüne...
Benim ömrüme yetecek kadar
Sadece yürekten akacak iki damla gözyaşı kadar,
"Beni affet" ler toplamaya çalışıyorum.
Önüme çıkan herkes...
Rahmetli anamın anası,
Babamın babası,
Canı toprağa yakın her kimim varsa
"Hakkını Helal Et!" diyorlar bana.
Biliyorlar çünkü...
Çünkü ben affettim desem
Çocukluğumuz affetmez!
-Sen şimdi beni affettin mi?
-Büyüklüğüm affetti de...
Ya çocukluğum?
-Peki ya derisini canlı canlı yüzdüğüm tilki,
Ya o beni affedecek mi?
-Ya ben baba!
"Baba!"
Diyorum sabah sabah sayıdır bu da ha!
Ulan anası hariç orospu evladı
"Hiç önden yönelmedim sana,
Bu da mı af sayılmaz!" diyorsun yüzüme!
-"Ben...
Altına sıçtım daha ileri gideme diye" diyorum.
"Nereye kadar götürecesin bu konuyu,
Mezara kadar deme sakın!" diyor.
Ölmedim ulan!
Ölmedim diyemiyorum.
Meğer gençlik ne sapık bir şeymiş
Tam da Pompei yanardağı volkanı
Kul saptıysa emri vaki olunan
Çocuktuk lan daha!
Eğer ki...
Sizin inandığınız tanrı Allah, Rab!
Hatta yaradan aynı ise...
Varın siz umrelere gidin,
Varın Kabe-i taraflara...
Ben büyüdüm artık yokum
Geç kalınmış itiraflara...
Kimsesizler ülkesinin kalabalık ışıklarının altında...
Hani o en karanlık köşesinin olduğu o incir ağacının altındaki
Canlı ölüler şehrindeydim kaç gündür.
Beni kimse görmedi.
Yüzüne bakıp gözlerinin içine baktığım her yüzden,
Her gözden, her gülümseyişten bekledim aslında.
Sürprizli bir kutunun içinde,
Çocukluğumu hediye etsinler bana.
Olmadı tabi.
Bana artık çok uzak gelen şehirlerin
Yıldızlarına da yalvarmıştım oysa!
Onlar da...
Rahmetlinin gücüne gider diye,
Bana sadece buruk bir tebessüm eylediler.
Vakit dar...
Zaman kısa...
Hayat...
Sanki Zümrüdüanka kuşunun kanadında da,
Ben bayram çocuğu gibi
Sırtımda renkli poşetler...
Kızımın ömrüne...
Benim ömrüme yetecek kadar
Sadece yürekten akacak iki damla gözyaşı kadar,
"Beni affet" ler toplamaya çalışıyorum.
Önüme çıkan herkes...
Rahmetli anamın anası,
Babamın babası,
Canı toprağa yakın her kimim varsa
"Hakkını Helal Et!" diyorlar bana.
Biliyorlar çünkü...
Cemre.Y.

18 Mayıs 2018 Cuma

Bazı Aşklar

…Bazı Aşklar…
Bazı aşklar beddualarla son bulur,
Bazı aşklar ise "O, mutlu olsun yeter" le.
Bazıları her hatırladığında ahın'dır,
Bazıları ise buruk bir gülümseme ile gönül sızın'dır.
Hepsi o kadar'dır yani.
Cemre.Y.

30 Nisan 2018 Pazartesi

Evdeki Yalnızlık

...Evdeki Yalnızlık...
Eş, dost, akrabalı kalabalık
Sevgi dolu ziyaretlerin
En buruk yanı ne biliyor musun?
Evinin kapısından girdiğin an
Yapayalnız bir boşluktasın...
Kalbin gümbür gümbür sevgi dolu
Ama sen uçurumdan düşer gibi yalnızsın...
Yapayalnızsın...
Cemre.Y.

8 Aralık 2017 Cuma

Sana Da Hoşça Kal!

…Sana Da Hoşça Kal!...
Kendi içimde kopan fırtınalara inat!
Dışımdaki bütün seslere
Merakla bakmayan
Hiçbir çığırtkan sesi merak etmeyen tek insanım belki de.
Ya da Deccal'in böyle ansız seslere yenik düşenleri
İmansızlığa hapsedeceğini bildiğimden...
Ya da fazla ve gereksiz merakın,
Beni ölüme bile götürebileceğini bildiğimdendir.
Ben birçok şeyi belki bambaşka nedenlerle bildim de
Sen bana öylece bilinmez, bilimsiz kaldın ya
Hatırladığımda buruk bir tebessümüm olursun ancak.
Sana da hoşça kal!
Cemre.Y.

29 Kasım 2017 Çarşamba

Olsun Be Güzelim

…Olsun Be Güzelim…
İçimin derin dehlizlerine yöneldikçe, ışıklar gördüm.
Sonra başımı bir kaldırdım
Benden başka her yer kararmış!
Sus zamanlı kaftanım sırtımda,
Dudağımın sağ kenarında iliştirdiğim
Buruk tebessümüm zaferim!
Olsun be güzelim.
Cemre.Y.

12 Kasım 2017 Pazar

Şiiri Küsmesin Diye

...Şiiri Küsmesin Diye...
Ne zaman kirpiklerime gölge düşecek olsa
Bilirim sızlar burnunun direği
Bir martı yüreği kanat çırpar uzaklarda
Bir serçe başı konuverir güneşin üzerine
Hüznüme hazan sarınır
Şiirleri susar
Ne zaman buruk gülümseme yerleşiverse
Dudaklarımın kıvrımlarına
Bilirim sevinçli şarkılar söyler kendi kendine
Yüzüm, gözüm, saçlarım, ruhum...
Mutluluğum
Her şeyim ondan önce
Ondan sonra
Şiiri küsmesin diye!
Cemre.Y.

4 Kasım 2017 Cumartesi

Sus Gelir

...Sus Gelir...
“Sus!” gelir,
Alnıma, yanağıma, boynuma, dudak uçlarıma
“Sus!” gelir,
Sonra buruk bir tebessüm gelir,
Sessiz çığlıklarımın tam ortasına!
Gülüşümdeki gamzeme bile
“Sus!” gelir.
Bir bakışın gelir aklıma!
Artık öpmesen bile “Sus!” gelir.
Haklıydın, senden başkaca hiç kimse de
Anlayamayacaktı dilimi nasıl olsa!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...