6 Eylül 2019 Cuma

Bekle Beni

...Bekle Beni...
Ömrünü yordukça ruhların dağınıklığı,
Bir asma kilit daha takıyordu yüreğine kadın.
Her günün sonunda,
Bir gün daha artıyordu ya kafa kağıdının eskiliği,
Öğrenmişti artık imalı imleçlerin de,
Kinayeli çekim eklerinin ne manaya geldiğini.
Zamanın akışkanlığı darladıkça,
Astımlı ciğerini umursamazlığı da öğrenmişti nihayet.
Ne gereği vardı şimdi,
Hiç olmayacak bir duanın "Amin!"ini boşuna beklemenin.
Usulca kapattı ruhunun ve yüreğinin kapısını,
Usulca bir tuğla daha dikti güven duvarına.
Kendi hayallerinin gökyüzüyle,
Başkasının hayalleri bulaşamasın diye de...
Geceye ve güne yepyeni kırmızı kalpli bir asma kilit daha astı.
Yıldızlara gülümsedi sonra en buruk tebessümünden!
Belki de ilk defa,
Çocukluğunun hatırlayabildiği en küçüklüğünü buldu içlerinden.
Nasıl da güzelmiş saçları, elleri, ayakları, yüzü, gözü, ağzı, burnu!
Sevinçli birer şefkatle öptü,
Çocukluğunun henüz hiç yara açılmamış hücrelerini.
Giderken sımsıkı sarıldı küçücük bedenine...
Söz verdi arkasını dönüp gitmeden hemen önce!
"Her ne olursa olsun,
Kim gider, kim kalırsa kalsın,
Bekle beni." demişti çocukluğunda biri ona!
Yıldızlar kayıp
Gecenin mehtabında,
Yakamoz olmadan hemen önce gördü kadın kendisini.
Bunca yıldır beklediği kendisiydi!
Çocukluğunun,
Hiç kırılmamış halini kucağında tam kırk beş yıl saklayan.
Paralel evrende zaman hep daha dün gibiydi.
Biraz geç kalmış hissetse de kendini yine sımsıkı sarıldı kendisine.
Şimdi el ele vermiş,
Yeni duydukları bir müziği duyumsuyorlar kadın çocukla, çocuk kadın.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...