kafes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kafes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2020 Perşembe

Ne Zaman

...Ne Zaman...
Hayal mi gördüm,
Yoksa bir kuş mu geçti,
Perdesiz penceremin önünden?
Ne zaman bitecek tanrım,
Etrafıma örülen bu görünmez,
Zincirsiz kafesler?
Ne zaman güneş doğacak yeniden,
Umutlu ve mutlu sabahlara?
Cemre.Y.

26 Eylül 2018 Çarşamba

İmkansızım

...İmkansızım...
Ey benim
Rabbimden gelen ikinci hediyem
Biliyorum sen imkansızımsın.
Sızı'm sın...
Şimdi uçabilirsin kafesinin üzerinden...
Sana da "Eyvallah!."
Cemre.Y.

6 Eylül 2018 Perşembe

Vicdanın Sesi

…Vicdanın Sesi…
Vicdanın sesi kör bir bıçak gibidir,
Yıllar yılı çok yorulsa da, yıkılsa da asla pes etmez.
Her gece hiç bıkmadan gıcırdar yüreğinin kafesinde.
Sonra birden artık gecelerinin neden uykusuz geçtiğini anlarsın.
Elbette çoktan affettim seni ama…
Sende çok geç kaldın be güzelim.
Cemre.Y.

11 Ağustos 2018 Cumartesi

Sevda Limanı

...Sevda Limanı...
Şimdi tabuları yıkıp, korkularla yüzleşmek zamanı.
Hep sonu belli olmayan bir yolda yürüdüm
Yolun sonuna yakın yerinde kendimden bile oldum.
Bir de harita elimdeyken yürüyeyim şu hayat yolunu.
Hatta hayat kendiliğinden akıp gitsin...
Ben bana sunulan sevda liman'ımda,
Bana sunulan sonsuz kadar güzel vaatler denizinde
Birbirine kenetlenmiş beş parmak sıcaklığında susayım.
O anlasın acımı, kederimi, mutluluğumu ya da yorgunluğumu.
Yanlışlıkla,
Göz kenarlarımdan birkaç damla yaş süzülüverirse sormasın,
Sorgulamasın ki zaten biliyor ve hissediyor henüz yaram kanıyor ya...
Sadece hep yaptığı gibi
Yüreğiyle beraber parmak uçları titreyerek silsin gözümün yaşını.
Biliyorum hep bekleyecek bir gün onun kadar sever miyim onu diye...
Sabrı sınırsız ya, beklesin...
Beni benim kadar sevemeyeni bile böyle sevebildiysem...
Onun kadar olsun derdinde değil zaten.
Biliyor ben onun kalbine sığındım yapabileceğim yanlışlardan...
Söz verdi ben onun son durağı olsam da,
O benim kasırgalarım kadar sığınağım.
Kafesimin kapısı hep açık ve dışarıya açık...
İşte sırf bu yüzden artık onunum!
Cemre.Y.

2 Haziran 2018 Cumartesi

Ölüyor

...Ölüyor...
Ömürden gerekli gereksiz birer yaprak ayrıldıkça istemli, istemsiz...
Sadece adımları atacak dizleri ağrımıyor ki insanın.
Yürek, sığınağı olan kafesinden sıyrılıp dağılıyor,
Beyin diren diye diye ölüyor...
Ulan ölüyorum kimsesizlikten de!
Bütün kulaklar sağır.
Cemre.Y.

24 Ocak 2018 Çarşamba

Hoş Geldin

…Hoş Geldin…
Dedim; Kolum kanadım kırık,
Üstüm başım kan içinde can kırıklarıyla dolu,
Kendi masalımı yaşamaya çalışırken yüreğimi parçaladılar.
Benim bir masalım hiç yokmuş.
Kafesine kapatma beni sadece sar yaralarımı...
Dedi; Bunca zaman hep bunu bekledim,
Üstüm başım yalnızlık içinde kimsesizliklerle dolu,
Kendi masalımı yaşamaya çalışırken yüreğimi parçaladılar.
Yine de ben seni kendi masalımda yaşatırım,
Ömrüme hoş geldin.
Cemre.Y.

15 Aralık 2017 Cuma

Hatun Tav Olduktan Sonra

...Hatun Tav Olduktan Sonra...
Bir adam bir kadının dikkatini çekip,
Onu etkileyene kadar olabilecek bütün yerlerden
Çekincesiz bir şekilde
Size ilgisini belli ediyorken
Siz ona "Evet." dedikten sonra,
"Sevgilim özelimizi her yerde paylaşmayalım,
İçimizde yaşayalım,
Kimsenin bilmesine gerek yok."diyorsaaaa
İçindeenn;
"A-) Bak hatun nasılsa seni kafesledim,
Kimseye çaktırma ki
Bir yandan arayışlarıma devam edebileyim.
B-) Sen benim gerçekten özelimsin ve kadınımsın
Üçüncü şahısların
Bizi yıpratmasına izin vermeyeceğim.
C-) Yan yana iken tadına varalım,
Bir birbirimize sırtımızı döner dönmez
Kimin ne halt yediği beni ırgalamaz." diyordur.
Oysa kadın;
"Özelimiz elbette özeldir de
Neyin ne kadar
Paylaşılması gerektiğini bilecek karakterdeyiz.
Biz bir birlikteliğe adım atmışsak
Bunun bilinmesi gerekir ki
Sevgilim senin de, benim de
Artık bize ait olduğumuzu anlayıp
Ona göre davransınlar." diyordur!
Evet hanımlar beyler!
Ben kafamdaki deli sorulara cevap bulamadım sizce?
Hatun tav olduktan sonra adam ne düşünüyordur?
Cemre.Y.

9 Aralık 2017 Cumartesi

Soran Olursa

...Soran Olursa...
O bana oradan...
Sabah akşam, bir "Caniçim!" diyordu,
Bana cennetin her katı, kat kat seriliyordu.
Ruhumda kelebekler uçurup,
Kalbimin kafesini sevdama dar ettirip,
Kaburgalarımı yerlerine sığamaz ediyordu.
Öyle mısralar dolusu cümleleri
Bana şiir etmesine gerek yoktu...
Cümleler dolusu güzel harflereyse
Hepten alışıktım zaten...
Hele hele...
Önemli değildi,
Kaç kere sevişebildiğimiz!
Yazılamayan,
Hiç de yazılamayacak olan tek şiirimdi işte.
Yokluğunda sığamıyorken,
Ciğerlerime tek nefesim.
Şimdi...
Dilim nasıl varsın,
"Bitti, gitti...
Çoktan unuttum onu!" demeye...
Hani yerini soran olursa,
Hala, sağ elimin içinde, tam solumda.
İstanbul'umsa hala,
Kız Kulesinin tavanındaki,
Piri Reis haritasının yıldızında.
Cemre.Y.

4 Kasım 2017 Cumartesi

Kuşlarını Da Al

…Kuşlarını Da Al…
Kuşların şakıyorlar ardından!
Kafeslerini devirecekler neredeyse!
Kablumbağan sinmiş bir kenara
Sevgimle boğup öldürmeyeyim diye
Çıt bile çıkartmıyorlar!
Al onları da...
Yazık kovsam anlamazlar!
Senin de bir b.k anlamadığın gibi...
Cemre.Y.

16 Ekim 2017 Pazartesi

Mükemmel Kafesler

...Mükemmel Kafesler...
Kimseme…
Hiç kimseme, kendime dahi!
Mükemmel kafesler inşa etmek istemedim ben...
Ben sadece herkes özgürce uçuşurken belki
Kanatlarının rüzgarı aynı kokuyu anımsıyor,
Bütün kuşlar vefalı vefalı aynı rüzgara
Uçabilme ihtimalleri olabiliyor sanmıştım.
Cemre.Y.

1 Ekim 2017 Pazar

Gönüllü Kayıp Kanatlar

...Gönüllü Kayıp Kanatlar...
Öylece kalakaldım sonramda
Kimsem olmak için çırpınan hiç kimsem yoktu.
Bir tek sen vardın.
Bir şeylere bedelli vazgeçmeden kendimden
Her şeyimi sığınabileceğim.
Tuttum sana sığındım.
Yoksa hepsi birden
Türlü çeşit kafes kapanı bekliyordular beni avlamaya,
Ben sadece evimden cayarken
Annem benden giderken
Mutlu bir sonla sürecek
Yüreğine kiracı bari kalabileyim diliyordum.
Biliyordum yoksa başkaca
Evim olamayacağını zaten.
Ancak senin yanında
Belki biraz da
Anacığının şefkat kollarında
Belki daha iyi olurdum
Kanatları kırpık kırpık bir serçe masumluğunda
Anamın ecelini beklerken ben
Ecel olmasın diye hatta sonlarıma dua
En acı çığlıklarıma sizi misafir ederken ben
Hayatımdaki en gurursuz
En aciz anımdı o
Ben ömrümce
Sakladıklarımı
Sınandıklarımı sana sunarken
Olur ya demedimdi bile, bir kez sana oysa
Fırsatım yoktu ki
Yaralarımdan
Şimdi sana göre kanatlarım gayet iyi durumda
Unutturdun bana ya annemi
Uçabilirim ya ummanlarıma
Ve teker teker
Kazanabilirim gönüllü kaybettiğim
Bütün kanatlarımı ya
Sende beni yol ortasında bırakıp,
Öylece gittin.
Cemre.Y.

26 Eylül 2017 Salı

Fırtına Kuşu... Artık Rab Düşünsün!

...Fırtına Kuşu...
Artık Rab Düşünsün!...
Ben doğduğumda, doğarken, doğar doğmaz!
Babadan yoksunlu tek kanadı kırık,
Bana göre hep yüzyıllık sürecek esaretleriyle,
Artık aşılması mümkün olamayan kafeslerimle, daimi mahkum.
Başkalarına göreyse...
"Ancak birkaç saat yaşar bu!" diye,
Boynu bile kırılmaya değmeyen,
Kendiliğinden ölecek diye de
O kadersiz boynu kırılamayan bir kumru kuşuydum.
Zümrüdüanka kuşundan olamayacak kadar da
Aslına yakışmayacak hain bir pusuydum.
O vakitler,
Zümrüdüanka, hep eril kişi doğururdu.
O vakitler, kız doğduysa suç kadınındı.
Sonradan öğrendiler çok sonradan,
Zümrüdüanka kuşuna ihanet eden ben değildim
Meğer suç...
Adam olasıcadaydı.
Ansız, arsız imam kılıklı
Bir şeytandı o ağa kızının babasını kandıran!
Ona sormamışlardı bile hükmü caiz mi diye.
Kız evlat doğdum!
Bana sorsan, anama sorsan, anamın anasına sorsan,
Hiç doğmayı filan istemezdik yeminle.
Oysa sen artık,
Ne ağa torunu derdindeydin,
Ne paşa torunu sıkıntısında...
Oysa sen...
Tam da bizim hayalimiz'ce,
Es kaza sevişgen bir an'lık değil de,
Evlendiğimizin gecesinde,
Gayba uğrayan biricik Perimize, berdeldin,
Şimdi düşünüyorum da haklısın!
Bütün suç...
Bütün suç benim, bana ait!
Evleneceğimin gecesinde ablan Peri'mize,
Tek başıma veda edip,
Onu çeyizimde...
Ya bana inanmazsalar diye,
Ailemin yüz karası sayılacak,
Olası bir recm hükmümü ertelemek için,
Sabaha kadar sessiz hıçkırıklarla mavi bir leğene,
"Allah'ım yardım et artık bu no'lur!" diye diye
İçimden kırılan canlarımla yalvara yakara,
Fetüsümün bütün kanlarını konserve kavanozuna doldurdum.
Şimdilerde rahmetli olan anacığımın,
Yemin ettiği üzere, bana hayran olan,
Bütün o adam olasıcaların,
Bana haberim olmadan yazdıkları,
Aşk-ı itiraf namelerini de çeyizime koymuş meğer anam!
O mektupların hepsi elime geçmiş olsaydı,
Belki biri için bütün bu kader baştan sona değişmeyecekti.
Kumrulardan nefret ettim yuvam yıkılınca!
Baktım her yer, kumru kumru salınıyor,
Affettim...
Onun da bir canı oldu hiç yoktan!
Serçe oldum sonra sonra
Baktım çokça yem atıyorlar
Saka oldum yön verdim kendim açken susuza
Sonra yüzü hep sevdalısına dönük
Bir martı oldum çığlık çığlığa
Kimse duymadı çığlığımın anlamını
Derdim simit sandılar kafama indi bazen attıkları
Zümrüdüanka kızı Zümrüdüanka olamazdım ya
Anamın çektiklerinden sonra
Fırtına kuşu oldum çok ama çok sonra
Bir tek intihar fırtınası buldum.
Nice zamandır ona dalıyorum bodoslama
Martı olduğunu sanıyordu o da güya!
Martı değil başka ne olsa çoktan
Ya biterdi ya bitirirdi ömrümü
Belli ki o da cinsini bulamamış benim gibi yıllarca!
Şimdi rüzgara karşı uçuyoruz
İlk fırtınada geleceğiz kanat kanada
Yenilecek olursa söz!
Kanatlarımı feda edeceğim ona!
Şimdi ne kolum kaldı, ne de kanadım,
Aynı gökyüzüne filan da takılmıyorum artık.
Öğrendim çünkü.
Acıydı.
"Hiç değilse, aynı gökyüzüne bakıyoruz!" diye
Umutlanıyordum,
Bulutların bile yer değiştirdiğini unutarak!
Fırtına kuşu yoruldu,
Özünün Zümrüdüanka'lığından cayarak!
O da öldü.
Artık Rab düşünsün.
Cemre.Y.

17 Eylül 2017 Pazar

Hoş Geldin Yeni Hayat

...Hoş Geldin Yeni Hayat...
Misal bir resim yapıyormuşuz,
Mecbur muşuz da buna!
Ama yeni renklere, haylice geç kalmışız bir o kadar da.
Epeyce de acemi, epeyce de yorgun muşuz hani yeni hayata!
Üstelik ülkemizin ahvali de hayli karışık ya...
Hiç yoktan,
Bize bir görev yüklenmiş,
Hani bu ayın yirmi birinde oluşacak olan,
Tam Güneş tutulmasına istinaden...
Hani hayale kurban gideceksek ilk biz gidelim minvalinde...
Mutluluğun resmini dilemiş herkes bizden,
On yüz baloncuğundan, onca insan bizi denek yapmış!
İyi madem...
Herkes istediği renk, istediği boya, istediği alandan başlasın,
Hadi boyayalım dünyayı!
Biz beğenirsek ne ala...
Ama birimizden diğeri beğenmezse...
Herkes yeni resim yapıp yapamamakta özgür!
İster rengarenk hayal bulutları çizersin,
İster geçmişin küllerinden, kül rengi kafesler.
Ben yeni bir dünya çizeceğim kendime,
Hoş geldin yeni hayat.
Cemre.Y.

7 Eylül 2017 Perşembe

Oysa Bilmiyor

...Oysa Bilmiyor...
Ben birkaç kış ayazı cümlenden sonra
Silip atabilirim sandım seni, yüreğimin altın kafesinden.
Oysa sen şimdi,
Bir yaz akşamının gün batımında,
Birkaç kadeh votka ve durmadan içtiğim sigaram kadar,
Gözlerimden akan
Bir kan damlası yaş kadar yakınsın sevdiceğim.
Oysa başladığın kadar kolay bitmeliydin...
Birkaç satır cümle, bir öpücük kadar kolay olmalıydı,
Bitişimize başlamak, senden gidebilmek,
Seni sonsuza dek bitirebilmek.
Senin ruhun kadar göçebe olmalıydı ruhum.
Bir çingene misali konup gidebilmeliydi yüreklerden.
Ah sen...
Bir daha sevmemeye ettiğim yeminlerimi,
Olmazlarımı yıktım seninle.
Sayende öğrendim olabiliyormuş...
Sensiz boğulurum sanmıştım,
Seninle de sensiz de nefes alabiliyormuşum.
Seninle nasıl yeni doğan bir bebek gibi atıyorsa kalbim,
Sensiz akciğer kanseri sanki yüreğim,
Tıkanıyorum ama atıyor işte.
Bitecek biliyorum bu sancılar
Bu yaralarda kabuklaşacak diğerleri gibi.
Ama hep; "Bu sonum olsun,
Bu son yangınım olsun" demez mi insan.
Her şeyi yeniden, sıfırdan,
Hiç yoktan var etmek o kadar zor ki...
Hiç hazıra, hiç kolaya konmadım ben mesela...
Sen benim son gücümdün sevdiğim.
Hani zor olan daha güçlü kılar ya insanı,
Hani zirveye bir adım kalmışken,
Tam da ayağın kayarken bir dal kırıntısı bulursun,
Tutunursun ona son bir gayret sımsıkı,
O seni taşıyacak, o seni doruğa ulaştıracak.
O sana hayatı sunacak...
Ve sen onun verdiği hayatla zirveye adımını attığında
Yatacaksın sırt üstü gözlerin bulutlarda
"Başardım" diyeceksin,
"Senin sevdan çok geliyor bir yüreğe,
Kendilerini senden çoğu olabilir'e inandırıp, gidiyorlar",
"Sana hayatı anlık yaşamayı öğretemedik" diyenlere inat
Son bir hayat gayreti ona sarılacaksın sımsıkı.
Ve o tek umut kırıntısı hiç yoktan "Çıt!" diye kırılıverecek
Hiç yoktan
Senin onu büyüttüğün kadar gözünde ve yüreğinde
Büyük sanacak kendini...
"Ben" diyecek,
"Senin hayata tutunduğun dal olmak istemiyorum" diyecek,
Kendini o uçurum kenarındaki zirvenin son noktası değil!
Kendini tek kalmaktan kurtaran ellerimde değil,
Bir meyve bahçesindeki herkesin bir el attığı,
Herkesin el salladığı bir dal sanacak,
"Çıt!" diye gidiverecek avuçlarından.
Oysa bilmiyor...
Ben uçurumlardan derin kör kuyulara düşsem bile
Yara bere içinde, kan revan,
Kırıklar, acılar içinde de olsam bile
Silkelenir ve yeniden başlarım yolculuğa...
Sakın sanma sen kadar severim birini daha yeniden
Sevmeden seviyor insanlar bir öğrenebilirsem
Ya sen olursun oradaki
Ya da bu sefer ellerimin değerini bilen...
Cemre.Y.

1 Eylül 2017 Cuma

Angut Kuşu

...Angut Kuşu...
Oysa ben, tam da o an,
Senin avuçlarına...
Çaresizce konduğumda,
Kanadı kırık bir angut kuşuydum,
Angut kuşunu bilir misin?
Martı değil!
Yaralı serçe değil!
Güvercin ya da kırlangıç değildim.
Beni bilerek mi aldın ki, avuçların arasına?
Avuç içlerin ondan mı,
Öylesine ısıttı ki yüreğimin yarasını ve yasını?
Oysa ben, sevdiceğimi,
Kaybettim sanmış ve büyük bir avazlık
Hıçkırıkla ölmek üzereydim.
Oysa ben...
Annemi kaybettim sanmış ve yönümü şaşırmıştım.
Donmak üzereydim bir bahar akşamı,
Bana, koca bir zemheri kış ayazı gelen
O tek lodosta!
Beni bildin de mi sardın ki
Kanadımın kanayan sol yanımdan?
Yoksa kim olsa,
Kime olsa yapardı mıydı
Şefkatinin o güneş rengini herkese?
Bana, yüreğinin kafeslerini
Sararken yavaş yavaş,
Karanlık ormanımın
Acımasız yangınını ve tutkusunu,
Konduğum gölleri ve denizi
Hep o yüzden mi resmettin bana?
Ne oraya yabancı kal…
Ne de bana diye mi?
Ne zaman istersen o zaman salabilmek için mi?
Öyleyse bilemedin!
Ben bir martı değildim,
Her simidin susamına uçan!
Ben bir serçe değildim,
Bir tek ekmek kırıntısına razı olan!
Ben bir güvercin değildim,
Bir buğday tanesine köle olan!
Ben bir kırlangıç değildim,
Uçanı, kaçanı kovalayan!
Angut kuşunu bilir misin?
Angut kuşları sevda ile beslenir ve yaşarlar,
Sevdiğinden,
“Yarim” dediğinden ayrı yaşayamazlar!
Eğer öldüyse eş seçtikleri…
Hemen ardından ölebilen tek varlıktırlar.
Oysa ben, tam da...
O an...
Aslında her an, her zaman...
Sana...
Hep...
Angut kuşuydum!
Sadece artık...
Ölmekten yoruldum!
Cemre.Y.

29 Ağustos 2017 Salı

Aşıksın İşte

...Aşıksın İşte...
Onu gördüğün an, kalbin;
Göğüs kafesinin ardından fırlayıp
Geri yerine dönüyorsa,
Beyin damarların;
Bir kedinin oynayıp karman çorman ettiği
Yün çilesine dönüyor,
Sen zorla o düğümleri tek tek çözüp
Eski halinden hallice olduruyorsan
Üstelik bu olay...
Beş-on yılda bir oluyorsa,
Zorlama be canım.
Bir kervan dolusu deve yükü kadar
Aşıksın işte
Yapacak bir şey yok
Ya da iyisi mi, iç çekip çekip şarkını söyle.
Cemre.Y.

19 Ağustos 2017 Cumartesi

Etten Duvarlar!

...Etten Duvarlar!...
"Evet!"
Sadece...
Avuç içi kadardı,
Göğsümün kafesindeki yüreğim.
Sadece de...
Avucumun içi kadardı,
Kafatasımın içindeki beynim!
Siz!
İkisini de
Yüreğimden vurduğunuzdan beridir.
Bedenimden büyük,
Etten duvarlar örüyorum üzerlerine...
Gün be gün,
Uzaklaşıyor aramız aşk'la.
Yani hayatla...
Baksam geriye,
Artık hüzün değil,
Bol kırık tebessümlü,
Çığlıklar dolusu suskun...
Artık hıçkırıksız!
"Eyvallah" larla dolu
Duvarlarımın kapı önündeki yoksul heybem.
Cemre.Y.

26 Temmuz 2017 Çarşamba

Yine Yeniden


…Yine Yeniden…
Bir kumrunun kanadından huzur nefesledim.
Bir martının çığlığından özgürlük kafesledim.
Bu küçücük sahil kasabasının,
Turuncu koltuklarına gömülüp
Nakışlı fincanından
Kendime kırk yıl hatırlı kahvemi
Yeniden yeniksizliğime yudumlarken anladım ki,
Burada insan şair de olur, şiir de…
Burada insan yazan da olur, yazılan da.
Balıkçı motorlarından biriyle,
Bir deniz kızı Cemre göndermiş yine.
Hayat nasıl olsa geçiyor da, yaşamaksa, yine…
Yeni...
Yeniden.
Cemre.Y.

7 Temmuz 2017 Cuma

Bedelsiz Sevdik Biz

...Bedelsiz Sevdik Biz...
Bedelsiz sevdik biz...
Bedelli aşk beklemedik sevdalarımızdan!
Bila bedel sevdalar çektik yani...
Belkide sırf o yüzden,
Hep sonunda boş'a kaldı
Sol göğüs kafesimizdekinin
Tam orta yeri...
Cemre.Y.

21 Mayıs 2017 Pazar

Hatta! An'da Donuyorum!

...Hatta! An'da Donuyorum!...
Evet!
Böyle avazım çıktığı kadar,
Katılırcasına güle güle,
Ağlamak istiyordum doya doya,
Üstelik, epeydir, sımsıkı susarak!
"Evet, Bayım, sen... evet!"
"Evet, Dostum, sen... evet!"
"Evet, sonradan halimi,
Sonramdan haylice…
Nicemi merak eden akrep'alarım evet!
Oysa hiçbiriniz yoktunuz
Benim anam kanserden katre katre ölürken!
Evet siz…
Yok'luğa yemin mi biçmiştiniz!
Eyyy benim yokluklarım?
Siz de içerisindeydiniz!
Bütün hüzünlü kahkahalarımın ta…
O en ilk duyulan heyecanlarında, o tek kelimelik,
O son çift kişilik canımın içerisindeydiniz!
Yaşamak-sa…
Hala can içimdeydi.
Evet!
Hatırlıyorum sizi!
Siz, benim kurabildiğim son hayalimdiniz.
Kaldı mı ki şimdilerde?
Bir avuç kalp atışına karşın,
Omzunun üzerindeki sırılsıklam kahkahalara,
Onca göz yaşıyla ıslanmasına katlanacak!
Sahi, şimdi kim beraberce,
Bizimle yeni bir hayata gülümseyebilecek değil mi,
Bütün zemherilerimin sonuna?
Kim, onca sabra sebat ile katlanacak?
Artık ben bile kat-la-na-mam!
İyisi mi, ben sana bahar bahçe rüzgar olayım
Sen bana katrilyon kere meftun…
Ben rüzgarına karşı,
Savurayım...
Göğsünün kafesindeki ellerimde,
Hala nefes alan son umudumu.
En son umutlu o son gülümün yaprakların
Olmayayım kimsemin.
Merak ediyorsan söyleyeyim,
Gülleri sevmeyi,
Sol omzumdan son öpüp gittiğinde vazgeçtim.
Papatyalardansa…
Aslımda çoktan.
Madem umut kalmadı,
Ne baharımdan ne kışımdan,
Ben sana sadece bir toz tanesi olayım!
No'ldu şimdi birdenbire...
Gözüne mi kaçtım?
Güven duvarım aşınmaya uğrayınca
Sevgimde aşınır benim.
Yüreğim soğur!
Üşümeye başladım bile...
Hatta...
An'da donuyorum!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...