eyvallah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eyvallah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2025 Pazar

Susmak En Güzel Elvedaydı, Sustum Ben De!

...Susmak En Güzel Elvedaydı, Sustum Ben De!...
Adanan koca bir ömürden sonra,
Ben bir daha hiç ayrılmaz sanırken yollarımızı,
Sen küçük küçük, her biri birbirinden koskocaman
Gizli yaftalar biriktiriyormuşsun meğer içinde!
Üstüm başım yalnızlık doluyken izin veremezdim buna da.
Öylece açtım avuçlarımı göğe,
Susmak en güzel elvedaydı, sustum bende!
Ama sen...
Nasıl olup da kayıp gittin yüreğimden.
Dün seni sordular yine!
"Artık anahtarlarımız aynı değil." diyemedim.
"Ona karşı kapım pencerem hala kırık ama
Buna rağmen, bir daha asla,
Ciğerimin baş köşesine konamaz!" diyemedim.
Gönlümün sana ne kadar çok,
Gücenik olduğunu bilsinler istemedim.
Ah, vah edip, seni vefasızlıkla suçlasınlar istemedim.
"İyidir inşallah!" dedim.
"İnşallah iyidir."
Cemre.Y.

14 Nisan 2025 Pazartesi

İçinden Yandım Hep!

...İçinden Yandım Hep!...
Mesele ateş olup yanmak değil azizim,
Mesele kül olup içinden tutuşmak.
Oysa ben gün oldu kömür oldum,
Gün oldu çıra oldum,
Gün oldu kor ateş oldum,
Gün oldu kül oldum da yetmedi.
İçinden yandım hep!
En içinden,
En ciğerinin çiziğinden.
Olsun, ona da eyvallah!
Cemre.Y.

12 Temmuz 2023 Çarşamba

Affetmek


...Affetmek...
Hayatımın bu döneminde,
Affetmeyi de,
Affetmeyi seçmeye karar verdim.
Artık,
Nasıl olsa,
"Hep affediyor." diye canımı sıkanlar düşünsün.
Affetmek falan yok artık,
Direkt Allah'a havale ona göre.
Cemre.Y.

31 Aralık 2022 Cumartesi

Madem

...Madem...
Eğer...
O tek doğru "adam",
O en doğru zamanda, güveninize dokunabilmişse
Yüreğinize başkaca tek kelam etmesine gerek yoktur.
Sadece bir kez görünür,
Sonra iki ve sonra üç!
Daha fazla olmayacak bilirsiniz!
Onu beklemenin faydası yok!
Zaten o vermiştir tek bir görüntü ile size olsun mesajını...
"Ama, seni çok özledim ve bekledim." bile diyemeden uyutur sizi,
Kendisi, sanki güneşin doğuşuna bekçi.
Peki!
Madem var'dım diye gelmedin,
Peki!
Mademki artık yok'umdur diye geldin?
"EYVALLAH!" derim ruhun bile duymaz giderim.
Cemre.Y.

16 Aralık 2022 Cuma

Suskun Gidişler

…Suskun Gidişler...
Vedasız ve eyvallah'sız,
Muallakta gidişleri sevmem!
İlle de; Sen bir kenarda bekle de,
Bir gün kimsesiz kalırsam sana dönerim." li,
Suskun gidişlerdense,
Nefret ederim!
"Hoş geldin" dediğim gibi,
"Eyvallah!" demeyi de bilirim.
Adın geçmez artık, hiçbir yerde!
Ne sesimde ses olursun,
Ne de ciğerimde nefes.
Benim, başlamadan
Gitmeye meyilli sevdalara ihtiyacım yok!
Elveda.
Cemre.Y.

22 Ekim 2022 Cumartesi

Gönül Kırığı

...Gönül Kırığı...
Bir vakit sonra,
Bir boşvermişlik oluşuyor insanın gönlünde.
Bir vakit sonra,
"Herkes bildiğini okuyorsa,
Senin ona bu çaban ne." diyorsun.
Ki zaten...
"Eyvallah" diye bir şey var,
"Neyse" ile ölesiye kapışıyor.
Ve zaten nicedir,
Sağım, solum, önüm, arkam,
Gönül kırığı...
Cemre.Y.

25 Aralık 2021 Cumartesi

Eyvallah!

…Eyvallah!...
"Eyvallah!"a…
Çok mu çok hassasım.
Evirir çevirir,
Her yanıma…
Her anıma kullanabilirim.
"Gel" derim,
"Git" derim,
"Umurum değilsin!" derim
Ve hepsini bir tek…
"Eyvallah!"la derim.
Sen hangi anlamda dedin,
Ne bileyim?
Cemre.Y.

6 Kasım 2021 Cumartesi

Hayat Kırık

…Hayat Kırık…
Bazı insanlar, siz hiç farkında olmadan…
Hayal kırıklıklarınız olmak için girer dünyanıza,
Bazıları ise, hayat kırıklıkları için!
Can kırıklarınızdan, artık çok yorulduğunuzda da,
Her şeye "Eyvallah" demeyi öğrendiğinizde,
Başlarsınız, nihayet, kendiniz için yaşamaya.
Cemre.Y.

25 Haziran 2020 Perşembe

Anlamazlar

...Anlamazlar...
Kim bilir kaç yalnızlıktır,
Kaç ömür biçtim gönlümün heybesinden.
Kim bilir kaç kere,
Can özünden kırıldı hayallerimin taç yaprakları,
Kim bilir kaç vakittir...
Kaç yanılgıyı yaşadım ömrüme ömürdür dediğimden!
Kim bilir kaç kere,
Kalbimin bütün canlarını kırdırdım en ciğerime.
Tam da yine...
Yeniden, taze törpülenmiş ömrümün,
"Vazgeçmek fıtratımda yok,
Ama ya pes ettirirlerse?" si ile...
"Neyse diye bir yer var...
Sonu eyvallah'a kadar gidiyor!" faslındayım.
Hayat hep öyledir,
Bazı şiirler bel kemiğinden vurur adamı!
Anlamazlar bile, ömrünün neresinden o'na kırıldığını.
Cemre.Y.

18 Mart 2020 Çarşamba

Neyse Diye Bir Yer Var, Eyvallah İle Ölesiye Kapışıyor!

...Neyse Diye Bir Yer Var, Eyvallah İle Ölesiye Kapışıyor!...
Şu sıralar...
Nasıl olduğumu soranlara,
Bu soruyu soran kendi kendime olsam da...
"İyiyim!" diyorum...
"Hatta,
"Hiç olmadığım kadar iyiyim!"
Zira artık...
Artıksız ve de fazlasız yaşanıyor şu ömür!
Düne çok geç kalınmış,
Defteri çoktan sürülmüş.
Ansa...
Teğet mi geçmiş gibi mi sanki!
Gelecek...
Gelecekse...
Salisesindeki yok oluş oranı belli değil!
Yeni açıklamalar için 00:00 a çok var ki....
Ertesi günümün ve de gecemin 23:59 una hapis!
Lakin...
Şu vakitlerde misal,
Ben ölürsem...
Dilimde aradığım o son telefon numarasının,
Gayette çeken o telefon teflonluğunda o mekanik ses...
"!Vıınnn, dıt, dıııtt!"
Hani mezarımda dillenmesin diye de...
Oldukça affedici şiirlerim vardı hani!
"Ben...
Seni...
Unutmak için...
Sevmedim" li.
Neyse...
Burnumun direğinde,
Boğazımın ilmeğinde,
Bir anason kokusu yığıldı hiç yoktan,
Hiç yoktan acılı şalgamın tadı dilimde,
Oysa...
Sadece...
En alt komşum mangal yakmıştı,
Beni hiç hatırlamadan!
Aslında...
Bütün ömrümün hikayesinin,
Bütün mütercimi buydu.
Ne sen duydun, ne o, ne de bir başkası!
Sen hariç!
İkinci,
Üçüncü,
Biz hariç...
Çoğul şahıslar sanki umurumdaymış gibi,
Hem de çoğulsuz!
Neyse...diye bir yer var!
Neyse hani ya?
Eyvallah ile ölesiye kapışıyor!
Cemre.Y.

18 Şubat 2020 Salı

Hiç


...Hiç!...
Önümde kalbim kadar temiz,
Tertemiz boş bir sayfa...
(Okurken idrak edelim lütfen,
"Yüreğim!" demedim!)
Bakıyor, bakıyor baktıkça tebessüm ediyorum.
Gülümseyişim bile farkında değil,
Buruk mu, yoksa muzip mi?
Öylece konuvermiş dudağımın kenarına.
Bu yeni bir ömür defteri değil,
Lakin eski de değil.
Kar beyazı da değil rengi üstelik!
Fakat hazan sarısı da değil.
Belki birkaç cümle şiir ederim diye,
Sayfalarını çeviriyorum hızlıca lakin,
Ne karalanmış, ne de silinmiş daha önce!
Sanki hiç doğmamış,
Sanki hiç doğurulmamış,
Sanki hiç doğurmamışım!
Öylesine rahvan.
Önümde kalbim kadar temiz,
Tertemiz boş bir sayfa...
Sanki yüreğim hiç olmamış gibi,
Hiç yoğrulmamış gibi boş...
Sahi sen!
"Eyvallah!" ile,
"Hoşça Kal!"ın ölesiye kapıştığı o...
"Hiç!"liği, bilir misin?
Bilme zaten!
Cemre.Y.

22 Ağustos 2019 Perşembe

Ey Minel Aşk Sen Bunca Vakittir Hala Neredesin?

...Ey Minel Aşk Sen Bunca Vakittir Hala Neredesin?...
Yorgundu kadın, kadını yoran kendisiydi bu sefer!
İlk önce öylece kıpırtısız, suskun, sakin durdu, duruldu.
Yeni okumaya başladığı kitabının sayfalarındaki müzik önerilerine baktı.
Halbuki belli ki yazar onu "Bu satırları okurken dinle.."diye eklemişti,
Üstelik kitabın ana teması, iki devrin ve asıl tarihimizin coğrafyasıydı ya,
Kadın o sayfaları okurken işinden servisine binmiş, okuyarak semtine varmış,
O sayfaları okuyarak mahallesinin köşesinde bırakılmış ve yine o sayfaları okuya okuya,
On altışar basamaktan üç merdiven boyu çıkıp, evine varmıştı.
"Neyse işte!" dinleme listesinin ve artık,
Ona dairli dahiliyesizliğinin ikinci günündeydi.
Açtı müziği son ses...
Bekledi...bekledi...
Bekledi ne çok sessizlikle başlıyordu kaç es bekledi saymadı ama bekledi...
Sonunda ses geldi, müzik de.
Yutkundu kadın,
Ağlamadı da ama bir türlü de gitmedi boğazının ilmeğine takılan o yumru.
Anlamsız bir doymuşluk hissi uyandırdı midesinde.
Hani böyle beklenmeyen anda böğrüne savrulmuş bir yumruk gibi!
Hoparlörü taktı, sesi sonuna kadar açtı.
Sonra bütün yapraklarını soyundu kadın...
Yalancı baharlar çoktan gitmiş, durduk yere sevdaya filizlenen yüreği,
Ağustos sıcağının serin beklentileriyle çoktan solmaya yüz tutmuştu.
Halbuki ne de güzeldi mavi bir gitarın sade bir kahveyle,
Aynı yatakta tatlı tatlı birbirlerine en sevdikleri kitaplarını okurken,
Çok beğendikleri paragrafları birbirlerine baştan sona okuyuşlarının hayali.
Alabildiğince derin bir nefes aldı hayattan yüreği yorula yorula.
Sonra omuzlarını ve göğüslerini ve çenesini dikleştirdi kadın.
Dinlediği müziğin tam ortasına...
Kırmızı bir gitarla solo resital yapan bir adamın videosunu kolaj yaptı.
Yorumlara aldırmadan usulca adamın görünen sağ omzuna bir buse kondurdu.
Sonraki hayalinde kirpiklerini yere devirmiş adamın,
Biraz mağrur, biraz da utangaç,
Dudakları anason kokan gülümsemesinden hafifçe öptü.
Alabildiğince derin bir nefes aldı hayattan yüreği yorula yorula.
Sonra omuzlarını ve göğüslerini ve çenesini dikleştirdi kadın.
Siyah topuklu ayakkabılarını omuzuna aldı
Kıpkırmızı elbisesinin ensesinden,
Beline kadar uzanan swarovski kolyesi de salındı rüzgarla...
Ezberindeydi artık, zemheriler hep kasvetliydi de!
Ve üstelik de kaç baharı, kaç yazı da mevsimsiz geçmişti, bundan gayri her yer...
"Eylül de geldi geçti!" ve lakin,
"Kasımda Aşk Başkadır!" mavallarından geçilmez zaten.
Kulaklarını tıkadı, yüreğine bir düğüm attı.
Geceye ve sadık dostu yalnızlığına ve dahi beş duvarına birer selam çaktı.
"Eyvallah!"tı gayrı.
Hem zaten kim yazılmamış ve yazılmayacak olan bir şiiri sevişe sevişe sarılıp yaşardı ki.
Eğer ummanları aşacak kadar yüreğine sindiremediyse!
Kaç şiir etmişliğim vardır kim bilir, hepsinden teker teker özür dilerim lakin.
Ortalık yeterince sanal sevişgenlerle doluyken ki ben
Özel mesajlardaki sade kelimelerle sevişemiyorken,
Sana dokunmak, sana ortak olmak, sana dahil olmak isterken sen...
Ey minel aşk sen bunca vakittir hala neredesin?
Cemre.Y.

18 Ağustos 2019 Pazar

Uzun Suskunluklar Yorar Adamı

...Uzun Suskunluklar Yorar Adamı...
Üç beş hülyalı cümleden sonra,
Kendi fırtınalarına dalıyordu adam.
Sessiz bekleyişlerin sonundaysa...
El ve ayak tırnaklarına parlement mavisi ojeler sürüyordu kadın.
Uzun suskunluklar yorar adamı ya!
Fark etmiyor erkeğin adamlığıyla, kadının adamlığı!
Adam kendi okyanusunda boğulurken,
Kadın kavanozlar dolusu kelebek renkli misketleri salıyordu havaya.
Sessiz cümlelerin içinde iki kelime yoktu sadece sevilmeyen.
"Eyvallah!" ile "Neyse!" mutludur umarım bi yerlerde.
Zira...
Uzun suskunluklar yorar adamı.
Cemre.Y.

17 Ağustos 2019 Cumartesi

Carpe Diem

…Carpe Diem…
Tabi ki "Carpe Diem" dersin, kaş, bıyık, ağda derdin hiç yok!
Ay saç diplerim çıkmış mı?
Yoksa PMS dönemime mi denk gelir,
"Ay iş yerinden izin alabilir miyim!" derdin yok!
"Yav he he!"
Hayat hep beylere "Carpe Diem!" zaten.
Bazen "Neyse!"mle "Eyvallah"ım ölesiye kapışıyor ya,
En elemi de bu bence...
Çünkü her sabah baktığım aynam,
Artık bana bile, hiç mutlu değil.
Neyse size her an "Carpe Diem!" zaten.
Cemre.Y.

14 Mayıs 2019 Salı

Eyvallah

...Eyvallah...
Bazı...
"Eyvallah!" lar vardır,
Yüreğe mühür gibi kilitlidir de...
Başka hiçbir gülüşlü veda ediş, sığmaz ya o an'a!
Hani olmayanlara, oldurulamayanlara,
Hiç olmayacaklara "Eyvallah!" lı o gülüşüm var ya!
Cemre.Y.

13 Mayıs 2019 Pazartesi

Eyvallah


...Eyvallah...
"Tanımadığım insanlarla tanışmayı sevmiyorum!
Tanıdığım insanlarsa, zaten benden haylice...
Uzak ara olsalarda yürekdaşım!"
Bunun neresi, anlaşılamayan bir cümle ediyor beyinlerde!
Benim...
Ne yeni bir "Merhaba!" yı kaldıracak gücüm,
Ne de yeni bir "Eyvallah!" ı yok edecek ömrüm kaldı bende?
Cemre.Y.

Güya

...Güya...
Yeni yıla ramak kalaydı ilk kelamlaşmamız,
Şiirdaşlık geldi sonraki günlerde.
Günler olmayan gecelerin sabahına ayarken,
Yaralarımızı açtık birbirimize...
Ne çok yaramız vardı ah ne çok!
Açtıkça her bir kabuğun altı yeniden kanayan!
Sonra bir gün dayanamayıp,
Öptük dizlerimizden, dirseklerimizden,
Yüreğimizden öptük sonra birbirimizi hiç görmeden.
Bilmem ki nedendi durduk yere hırçınlaşmalarımız!
Birbirimize destursuz s*ktir çekmelerimiz lakin...
Dayanamıyorduk da yokluğumuza,
Ellerimizde rengarenk misketler,
Küsüp barışan küçümen çocuklardık işte.
Karlı bir mart akşamına sözleşmiştik güya,
İlk defa göz göze gelip,
İlk defa birbirimize sımsıkı sarılıp,
İlk defa yeniden yine sevmeyi deneyecektik.
Şöminenin başında gitar çalacaktı bana!
Üşüyen ellerimin, donan ayaklarımı,
Zemheri ayazı yüreğimin kışını alacaktı güya!
O gelmedi o akşam,
Kırılmış çocuk yüreğinden öptüm de gittim ona lakin.
Kimse kimseye bir tastamam güvenemedi.
O gelmedi, ben de bir tamam gidemedim gibi bir masal bu işte.
Dudaklarımızda başlayamayan bir sevdanın kırık nağmeleri.
Belli ki kalp daha hiçbir şeye hazır değildi.
Yoksa gelirdi, yoksa severdi, yoksa kalırdı.
Bazen,
Ne çekip giden umurunuzdadır artık
Ne de, yıkıp giden...
"Eyvallah!" der geçersiniz...
Cemre.Y.

26 Mart 2019 Salı

Her Sevda Birkaç Damla Da Ayrılık İçerir Aslında

...Her Sevda Birkaç Damla Da Ayrılık İçerir Aslında...
Eskiden çok eskiden...
Daha gün kadar eskiden.
Kaç zemheri ayazı ağulu gecelerden geçtim,
Kaç baharı hiç çiçeksiz atlattım,
Kaç güneş doğmadı sabahlarıma ben sayamadım lakin.
Unutmayı da unuttum sonunda.
Hiç yoktan bir "Günaydın!"ım olsun diledim,
Hiç yoktan bir "İyi akşamlar!"ım olsun dedim de,
Açtım pencerelerini yüreğimin yüksek duvarlarını.
Halbuki,
Kaç merdiven dayanmıştı canımın kırık camlarına!
Kaçına kara perdelerimi çekip gidip yalnızlığımla yattım,
Kaçının merdivenlerini iterek onu yerin dibine attım.
Kızım haklı galiba...
"Yüreğimi ısıtmayanın yatağımda işi ne!" diye diye
Böyle ıssız, kurak topraklar gibi çimensiz kaldım.
Oysa ufacık bir rüzgar esse yağmur olmaya da hazırdım.
Her veda birkaç damla şiir yanığıdır aslında,
Yoksa ben de isterdim,
Eskisi gibi uyanınca uykulu kirpiklerim,
Açık kalmış sırtım öpülüp omzuma kadar örtülsün.
Bende isterdim bütün bu ince ruhların hepsi birden,
Durduk yere zamansız uçup gitmesin lakin.
Her sevda birkaç damla da ayrılık içerir aslında.
Hepsi herkesi ben gibi,
Onlara özel okyanusların,
Meftun kıyılarında yüzecekler sanmasalardı.
Yüreğimin yeri de kalmadı ki be sevgili!
Zira kalp dediğin dört odacık.
Dörtte biri senin cennetinle dolacakken,
Bir minder kapıp,
Gelemedin de kendine bir yer beğenemedin.
Sen beni bir tastamam yüreğine alınamadın be adam!
Şimdi var git yoluna...
Benim unuttuğum yolları aşmana,
Belli ki daha çok zaman var.
Ve ben kırk dört yılımın otuz yılını,
"Keşke yarın uyanmasam!" diye diye,
Dualar ederek uyumuş bir insanım.
Dualarımın hiçbiri kabul buyurmaz iken,
Yarın ölebilirim misal.
Yine de uyanmışsam her günün sabahına,
Her gün kaldırımlarımızı süpüren çöpçü bile,
"Günaydın!" ıma gülümseyerek,
"Günaydın." çekiyor çok şükür.
Var git yoluna!
Senin saatinin zembereği on'da kırılmış adam,
Gayri kuramazsın bana dair sevdalı cümleler!
Benim de aklımla yüreğimi,
Yetersiz bakiyenle meşgul etme!
Her sevda birkaç damla da ayrılık içerir aslında.
Sen "Eyvallah!" dersin,
Ben...
"Neyse!"
Cemre.Y.

3 Mart 2019 Pazar

Beni Güzel Hatırla

...Beni Güzel Hatırla...
Yüreğine estikçe uğradığın posta kutuna üç nokta bırakıyorum sevgili,
İstediğin kadar uzun cümleler kurabilirsin başlarına lakin,
Bize giden yolların son durağı hep noktaydı ya senin lügatında.
Bu serzenişimi de ısrardan sayma ha!
Gün senin günündür şimdi.
Esmiyor artık yüreğimde sana dair sam yeli rüzgarları.
Bilmem ki iki soğuk yürek birbirine değse alelade bir yerde,
Bir yangın daha çıkar mı ki yapayalnız şu bedenlerimizin ülkesinde.
Yırtık ceplerimizde birer "Eyvallah"ımız var bir de...
"Neyse ya...
Neyse..." ler!
Ha bir de...
Ne vakit...
Hissi kablel vuku'yu bi tam yüreğinden vurabilsek...
Daha çok "İyi ki!" lerimiz olacaktı epeyce, neyse...
"Neyse ya...
Neyse!..."
Ha bir de...
"Beni, güzel hatırla!"
Cemre.Y.

26 Şubat 2019 Salı

Denizi Olan Bir Kıyı Bulmalıyım

...Denizi Olan Bir Kıyı Bulmalıyım...
Denizi olan bir kıyı bulmalıyım kendime,
Topuklarım su toplayana kadar,
Bilemediğim çıkmaz sokaklara girip çıkıp,
Yorgun ayaklarımı uzatmalıyım kayalarına,
Kışın zemherisini umursamadan!
Önce susup uzun uzun seyretmeliyim,
Ufkun sahile getirdiği dalgaları seyretmeliyim,
Ve geri gidişlerini izlemeliyim,
Akşamın yakamozları ayın şavkına vururken.
Misal senden bahis açarak başlamalıyım ilk!
Oysa sana anlatmaya çalışmıştım daha bir gece önce.
Dinlemedin ki,
Konuşmaktan duymadın hiç aradaki ünlemlerimi!
Ben de anlatmaya çalışmaktan duyamadım belli ki seni.
Neyse ne!
Ama kıyısı olan deniz öyle mi?
Yani ölecek kadar da bitap düşüp ona dert anlatmaya kalkışsam,
Benden de dertliyse onun akşamının şavkı!
Bir fırtına patlatıverir,
Tam ben kendi derdimin konusuna odaklanmışken,
Eve nasıl döneceğim umurunun ucuna bile gelmez,
"Sus ulan!" der.
"Bir dur, biraz da beni dinle!" diyerek
Koskoca bir dalgayla ıslatıverir
Neyim var neyim yoksa her şeyi!
"Şimdi ben
Eve nasıl gideceğim." diye denize, kıyıya, kayaya,
Seçtiğim akşamın ayazına küfür etmek yerine,
Sadece ve sadece gülümserim, taksiler ne güne duruyor.
Ben "Eyvallah!" ları sırf bu yüzden hiç sevemedim mirim.
Anlam içeriği şiiri geçmiş birer romandır bende zira!
Bütün ömrüm boyunca her ne olursa olsun,
Her nereler yıkılırsa yıkılmış, nereler kırılmış olursa olsun,
Bir tek, kıyısı olan deniz küsmez bana,
Ola ki mevsimsiz, zamansız uğramış olurum yanına,
Bütün hıncı dalgasını boşaltır kafamdan aşağıya!
Bütün ömrüm boyunca her ne olursa olsun,
Her nereler yıkılırsa yıkılmış, nereler kırılmış olursa olsun,
Bir tek...
Hiçbir kıyı'm olmayan ben küsemem, kıyısı olan ona!
Nasılsa sonunda,
Birbirimizi susarak seyretmeye başlarız bir yerde.
Çocuktum, Sarayburnu sahilinde tanıştım onunla ilk!
O kadar heyecanlanmıştım ki
Bastığım kayanın yosununa denk gelmişim uçtum denize.
Anam, babam, kardeşim tutamadı da beni
Bir tek deniz verdi beni bana!
Kayıklar, tekneler, takalar öylece salınırken,
Biz öylece kar sessizliğinde söyleşiriz.
Durum vahim değilse hani maddiyattan,
Bazı da acılı şalgam eşliğinde nefesleniriz zira,
Bir tek o duyar yüreğimin korkularını.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...