hıçkırık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hıçkırık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2025 Pazartesi

Hep Bir Ağlamak Var Boğazımın Düğümünde

...Hep Bir Ağlamak Var Boğazımın Düğümünde...
Ne vakit sessiz bir yüzleşmeyle karşılaşsam bir yerlerde,
Hep bir ağlamak var boğazımın düğümünde.
Gözyaşlarım hıçkırıksız dökülüyor göz pınarlarımdan
Çünkü gerçekten ben bu, bana yapılanları hak etmedim.
Ki ömrüm boyunca da
Kimsem tarafından ihanete uğramamak için gereken her şeyi yaptım.
Lakin aldatıldım.
Hep, herkes tarafından aldatıldım.
Belki de sırf bu sebepten
Cinsiyeti fark etmeksizin yeni hiçbir insanı hayatıma dahil etmedim.
Yine de yalnızlık bazen çok büküyor boynumu.
Güvenmek istiyor bir yanım birine, bir şeylere.
Bak yine oldu işte,
Hep bir ağlamak var boğazımın düğümünde.
Cemre.Y.

1 Nisan 2023 Cumartesi

Yüreğime Sen Yağıyorsun

…Yüreğime Sen Yağıyorsun…
Nerede hıçkırarak ağlayan bir genç kız görsem,
Yüreğime sen yağıyorsun!
Oysa yıllar var ki
Yanımda hiç hıçkırarak ağlamamıştın.
"Ya şimdi?" diyorum
Tam da yine bensizken,
Öylece ağlıyorsa ve ben ona,
Sar-ı-la-mı-yor-sam!
Cemre.Y.

4 Aralık 2022 Pazar

Yara

...Yara...
Yardan çok, yaralarım vardır benim ve sen,
Asıl sen yanıldın!
Seninkilerden çoktur yaralarım!
Yaralayanlarım!
Ben seni bildim!
Gözbebeklerine baktığım o ilk anda,
O kadar tanıdım ki seni ve o kadar tanıdıktın ki,
Sanki ben sadece aynaya bakmış gibiydim.
Yaralarım kabuk tutmaz benimde,
Safran sarısından, tabut yası yeşiline meyilli, küflenir.
Küf!
Tabut üzerine konulan yeşilinden toz olur.
Toz!
Başkaca seni sevdiğini sanan birinin hıçkırıkları ile yok olur.
Halbuki!
Küf’e ve toz’a dokunmayandır asıl yarasına değmeden sarılan.
O yarayı kıskanıp,
Yeni bir yara ve yeni bir küf olmaya karar olmayandır aslolan!
Ben seni…
Hiç dokunmadan da sevebilirdim!
Sevdim!
Cemre.Y.

5 Kasım 2022 Cumartesi

Neden?

...Neden?...
Madem öyle,
Neden gözlerim,
Yanıp yanıp,
Şimşekler çakıyor!
Hıçkıra hıçkıra…
Bunca...
YOK'luğun,
Hepsine birden,
Yıldırım olup yağmak için mi?
Cemre.Y.

9 Şubat 2020 Pazar

Sonra

...Sonra...
Aradığında, çaresiz bir umut ışığıydım belli!
Sanki yoktu benden başka içinin derinini açacağı biri.
Evdeydim tabi, buyursun gelsindi.
Kapımı açtığımda, yarasına kezzap atılmış gibiydi bütün teni.
Ah nasıl da sımsıkı sarılıp sarmalamak istedim onu korkularından.
Nasıl da sarmaş dolaş hıçkıra hıçkıra ağlamak istedim omuzlarında.
Lakin...
Vakit, ona da, bana da,  zamana da geç kalmıştı bir hayli!
Ben ölüp ölüp, sabahına dirilmelere alışıktım lakin, o değildi.
Hiç yoktan af yemişliğinin rahatlığında koyverirdi kendini de,
Öylece ölüp giderdi!
Yine suçlu ben olurdum.
Hepi topu, hiç durmadan acıkan boğazı yüzünden,
Baldızının misafirliğine bile dahil edilmemiş bir misafirdi!
Oysa bana geldiğinde ne çay istemişti ne de kahve.
Farkındaydı üstümdeki haksızlığının!
Oturdu öylece koltuğun kenarına.
Nicedir beni değiştir diye yalvaran koltuklarımın oturuluşunu beğenmedi!
Üstün körü artık eskidiklerinden sebep değiştirmeye niyetli olduğumu,
Lakin gücümün yetersizliğini anlatmaya çalıştım ama dinlemedi!
Alınmadım.
Bugünlerde, hiç kimse, hiç kimsesini dinlemiyor zaten!
Dert sepeti gibiyim epeydir, dert güncelleniyor bolca ruhuma lakin,
Bir türlü çamaşır makinasında yıkanılmasına gerek duyulmuyor!
Dün...
Çocukluk arkadaşlarından en sevdiği ölmüş!
Kanserden.
Bugün gömmüşler!
Gözümün önünde acıdan zangır zangır titriyor...
"Cenazesine gidemedin demek?" diyorum.
"Buradan oraya mı, gitmek istemezdim ki zaten!" diyor.
Susuyorum.
Onun da kar altına gömülüş anısı varmış meğer!
Daha küçücük bir çocukken,
Karların ne kadar büyük olduğunu seyrederken,
Tahta evlerinin birinci katından zemine çakılmış!
Öleceğim sanmış boyunu iki arşın geçen kar altında.
Amcam gelip kurtarmış onu karları kürekle temizleyip,
Onu kucağında sobanın yanına taşımış!
Çocukluğunda oynadığı oyunları sordum sonra.
Fondip diye bir oyunları varmış,
Biri bir çukur kazar,
Buldukları en yuvarlak taşı sopayla o çukura sokmaya çalışırlarmış!
"Sizin bu fondip oyununuza özel alanlar yaratıp, çukurları uzatıp,
Bir sopayla o çukurlara o tek topu atmaya da,
Bazı insanlar milyarlar harcıyorlar biliyor musun!"dediğimdeyse...
"Niye ki bize köyde bedavaydı hep onlar?" diyor...
"Çünkü artık o oyunun adı golf!" diyorum.
"Sahi senin eben hala yaşıyor biliyor musun,
Bütün akranlarım, bütün arkadaşlarım,
Büyüklerim, atalarım sapır sapır ölürken." diyor!
Gülüşüyoruz durduk yere!
Köyün normal ebesi müsait değilmiş cenabet diye gelmemiş,
İkinci ihtimal olan ebem yıkanıp paklanıp gelene kadar,
Ben leğene düşmüşüm de göbeğimin kesilmesine ramak kalmış!
Çok ilenmişliğim vardır o anıma lakin.
Ebem yetişmeseydi anam kırk beş yıl öncemde solacaktı belki.
Gayrı umurum değil ki...
Kim kime ne kadar küfür saymış!
Buyurunuz efenim!
Kesin ebemin saçları yüz yaşında da olsa ıpıslaktır.
Pıt pıt dökülür yüzünüzün yumağına,
Bol bol sövünüz!
Cemre.Y.

8 Kasım 2019 Cuma

Sevgilim

...Sevgilim...
Sana kırık bir sazın mızrabından sesleniyorum sevgilim...
Üstüm başım yara bere içinde!
Sana kırık bir kemanın kemanesinden sesleniyorum sevgilim...
Elim ayağım yara bere içinde!
Sana kırık bir piyanonun şövalesinden sesleniyorum sevgilim...
Gecem günüm yara bere içinde!
Sana yaşamaktan yorula yorula nefes alan bir ömürden sesleniyorum sevgilim...
Aklım, hayalim yara bere içinde!
Sana...
Nefesli hiçbir enstrümandan seslenemiyorum sevgilim...
Ağzım, dilim, dişim, sesim...
Yara bere içinde!
Bütün çığlıklarımı en sadesinden gönderiyorum evrene...
Offf!
Diyorum susa susa off!
Gayrı gözüm yaşı bile akmıyor acılarımın acılarına.
Bundan on yıl önce sadece kağıt kesiği yaralarım vardı oysa...
Ne kadar derin ve ne kadar da yürek yangınıydı!
Sana on yıl sonramdan sesleniyorum sevgilim, hala mı ciğerime değmedin!
Cemre.Y.

7 Kasım 2019 Perşembe

Güz Yanığı

...Güz Yanığı...
Güz yanığı suskunluklara dişimi sıkıyorum bu aralar,
Ağzım, burnum karanfil yarası.
Ben de tıpkı onların bana yaptığı gibi,
Umarsızca, hiç de düşünmeden...
En ağulu cümlelerle onları zehirleyebilirdim lakin!
Yüreğe açtığı hasarı en iyi de bilen benim.
Güz yanığı hıçkırıklara gözümü yumuyorum bu aralar,
Yüzüm, gözüm bulut kümesi.
Ben de tıpkı onların bana yaptığı gibi,
Canının canına yüksünmeden,
En gerçek öfkelerle onları tam ciğerinden vurabilirdim lakin!
Ciğere ve beyne açtığı hasarı en iyi de ben bilirim.
Hadi şimdi bir ayna bulun kendilerinize ve...
Gözlerinizin dibine dibine bakıp...
Öfkenizi, kininizi, benimle olan alıp verememişliğinizi...
Tebrik edin!
Çünkü başardınız.
Çünkü bende artık...
Güz yanığı yaralar birer birer açılmakta kansere davetiye renginde.
Bütün o, her şey güzel olacakların hepsi birden iptal!
Gülümseyin.
Ölüyorum!
Cemre.Y.

2 Kasım 2019 Cumartesi

Değil Mi Ki

...Değil Mi Ki!...
Değil mi ki en leylim ley vakitlerimde,
Yolunu şaşırmışlara kanmamış,
İzini bilemediğim iklimlere temkinli,
Kanatlarım temkin yorgunu...
Hiçbir yere göçemeyen,
O garip son serçeyim aşk'a dair, o son umudumla.
Gözünün çeperindeki,
O son bir damla yosuna da tutundum.
Masrafsız akıtacaktın yani,
İçine gömdüğün tüm hıçkırıklarını.
Bilirim...
Sen şimdi kimyacı kimliğinle,
Birkaç damla gözyaşının,
Bütün mikrobiyoloji ilminin,
En mikrobik ölçümlerindesin,
Her nedense sadece hep bana!
Benim yağan gözyaşı damlam hiç umurun olmadı lakin!
Ben senin o yosun gözlerinin her bir kirpik telini,
Her bir yaş tanesini,
Üstelik en ağulu zamanında akanından öperim.
Değil mi ki...
Dünyaya akış zamanından matematiksel tarla tohum ilişkisinin,
Verimsiz tarlasından en yeşertebildiğim sendin!
Ve sana teşekkür ederim.
İstersen artık ömründen çekilebilirim!
Cemre.Y.

27 Nisan 2019 Cumartesi

Neyse


...Neyse...
Sonra birden perde kapanıyor!
Herkes seni an'a gülümsüyorsun sanıyorken,
Sen...
Bütün gelmişine,
Bütün geçmişine,
Bütün gelemeyenlerine...
Neden hala gelmediklerine,
Kocaman kocaman gülümseyip,
Sessiz bir hıçkırıkla,
İçine gömdüklerine kahkahalar atıyorsun!
Hayat!
Söküp aldı işte...
Geriye, herkesin mutluluktan sandığı,
Bu güzel gülümseyiş kaldı.
Neyse iyi olsun bütün geceler!
Cemre.Y.

31 Ağustos 2018 Cuma

Ne Bileyim

...Ne Bileyim...
Eylül'ün yaprakları hazırlanırken soyunup gitmeye
Aşk'a dair mülteci eylemlerimizin hepsini,
Artık yalnızlığa terk edilmiş o kumsalın,
En yalnız kayasının kenarına terk etme vaktiydi.
Kim bilir, belki de, bütün suç benimdi.
Onca sevdalı sevişmelerden sonra...
Ne bileyim fularımı unutmalıydım belki bir yerlerde.
Belki saç tokamı, ya da sütyenimin kopçasını unutmalıydım.
Mademki sokak adlarında bile görmüyordu adımı,
Ne bileyim...
Belki bir şiirin son mısrasında aklına gelmeliydim.
Bu kadar kolay, bu kadar çabuk unutulmamalıydım.
En azından şarkıda söylendiği gibi,
Birinin bari boğazında düğüm düğüm hıçkırık olmalıydım.
Oysa ben her Eylül'de açardım sarı sandığımın kilidini.
Bir yanı şeytan lekesi anılarımı hatırlar,
Bir yanı melek kanadı hatıralarından öperdim.
Yine ağlardım ömrümden esip giden yapraklarıma ama
Geçen sonbaharda onları da denize savurmasaydım.
Cemre.Y.

30 Haziran 2018 Cumartesi

Susuyorum

...Susuyorum...
Susuyorum...
Neden mi?
Çünkü onun adı Eylül'dü,
Tıpkı kızım gibi...
Boğazıma düğümlenip de avaz avaz
Yutkunamadığım uzun uzun cümlelerim var hayatımıza dair!
Ne zaman harflerim bir araya gelip de
Hecelemeye başlasa...
Hıçkırıklarımın sus çektiği uzun uzun cümleler sus çeker.
"Biz ucuzundan kurtulduk çok şükür,
Namus'larımız yerli yerinde!" derken bile...
Üstümüze yapışmış çoktan,
Bize emelleri kadar dokunamanayan o kirli ellerin,
O sapkın bakışları...
Kaç kere affetsek de geçmişimizi
Beyinlerimizde saplantılı hep o iki soru,
Kemiriyor ömrümüzün geri kalanını!
"Ya kurtaramasaydık kendilerimizi!"
"Peki bize cennet vaat edilen o yaşlarımızda,
Bizi yaratan o Rab, o Allah neredeydi?"
Cemre.Y.

19 Haziran 2018 Salı

Yandım


…Yandım…
İnsan yüreğinin çiziğini bıraktıysa bir yerlerde.
Ardına döne döne hıçkırıklarla değil de,
Başı dik bir tek damla gözyaşıyla
Vazgeçtiyse,
Ona dair bütün hayallerinden, ümitlerinden, rüyalarından.
Aslında kendini de bırakıp gitmiştir oradan…
Artık dönse de kör bir aşkla sevilen,
Sevenin yüreği kapanmış gözü açılmıştır.
Zincirler vurmuştur, prangalar takmıştır o yüreğe…
Artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.
Aşk'tan yandım, sevda'dan boğuldum.
Artık sadece huzur istiyorum!
Oysa ne de güzel şiirlerim vardı benim,
Bütün mısralarıyla acımasızca linç edildiler.
Cemre.Y.

10 Mart 2018 Cumartesi

Öyle Derin

…Öyle Derin…
Hani sıkışır sol yanın...
Kesilir bir an nefesin.
Hani sızım sızlar burnunun direği.
Kesilir hıçkırıkların.
Hani göz pınarların çağlayan olur da
Yüzün gülerken yüreğine akar ya yaş tanelerin.
Öyle derin, öyle sessiz çığlıklı kocaman bir acı işte.
Cemre.Y.

27 Ocak 2018 Cumartesi

İnadına

...İnadına...
Benim anılardan kazandığım en mühim şey...
Sen hıçkırıklarla ağlarken,
Hayata, inadına,
İnatla gülümseyen gözlerimdir önemli'm.
Cemre.Y.

24 Aralık 2017 Pazar

Görme E mi?


…Görme E mi?...
Neyse diye bir yutkunma noktası var!
Ne yukarı çıkabiliyorsun,
Ne de aşağı hıçkırabiliyorsun!
Her taraf salya sümük...
Ama sen hiç bu halimi
Görmedin değil mi?
Görme e mi!
Cemre.Y

16 Aralık 2017 Cumartesi

Bazen

...Bazen...
Ve bazen,
"Değer!" ler farklıdır.
Onlar alışık ya "Değmezsin!" diyenlere,
Sen de değmezsin sanırlar.
Ne de olsa bunca yanılgıları,
Diğer kadınlarla, diğer erkeler konuşurlar.
Oysa bazı kadınlar adına "Sevda" dediğinin,
Sevdiceğinin uğruna ölüme bile razıdır.
Hiçbir zaman sevişmelerinin ertesinde,
Kimsenin ardından,
"Bitti o iş!" demez mesela,
Bazen...
Ansızın terk edilmişlikli haline acır da,
Bazen...
"Yanlıştı!" der,
Bazen...
"Yanılgıydı..." der.
Bazen de "En olası hayaldi." der.
Bazen...
Yutkunur da sadece ağlar!
Ki ağlamandan, nefret ettiklerini bile bile...
Bazen, hıçkırıkları yetemez nefesine de,
Daha bitmeden korkarsın hüznünden.
Cemre.Y.

9 Aralık 2017 Cumartesi

Titanic

...Titanic...
Hani o, en sevdalıların
Çok değilseler bile her bitişlerinin ardından
Dudaklarından o son kere, en son savrulan,
Bol hıçkırıklı harfler dolusu gözyaşını
Evrene susarak savurduğu son bir cümle hep vardır ya!
"Hiç kimse...
Seni...
Benim gibi,
Benim kadar
Sev-me-ye-cek!" diye...
İşte o son cümle...
Yıllar sonra bile...
Geri dönüyor o cümle terk edilene!
Valla bak!
Önce...
Öylece ansız, arsız dalıyor sohbete,
Her cümlesinin sonunda da,
Diyor ki adam sandığımızın biri;
"Bir de seni çok özledim."
Ne denir ki bunca ölü şiir sonrasında!
"Hadi yaa!
Çok geç kalmadın mı şimdi beni özlemek için!" den başka!
Basite, basit!
Yine o azlarımdan birinin hiç kimsesi kalmamış belli ki
Ben kimseye o son liman değildim ki!
Bence hala!
Gemimizde...
Şimdi hala...
Ummanımızda olmalıydık hani!
Olay yer, gök, güneşse zaten sorun yoktu da!
Fırtınalar bile çıksa!
Benim için ölümü göze almalıydı.
Ben o an onun için ölürdüm zaten!
Zira ne o, Jack Dawson' du
Ne de ben, Rose De Witt!
Kimsemiz bilemedi hem de hiç kimsemiz!
Ben sadece koskocaman bir gemi Titanic'tim.
Gözlerimi Güneşe kapayalı çok yıllar oldu ama!
Hala da bir Güneş sızıntısı görsem
Hayallenirim o ilk yaradılış anıma!
Aklımda son kalan anlar ise
Herkesim, her şeyim toz zerrelerim bile öldükten sonra,
Fırtınalar bitince...
Deniz durulunca...
Güneş yine doğunca...
Ben hala her seferime çıktığımda dibe vurunca bile
Kamaralarımın her odasından apayrı hayatlarıma çınlayan
O...Muhteşem keman sesleriydi...
Anamın rahmi gibi.
Anam benden çoktan pişman!
Titanic gibi yani hadi bulun beni!
Cemre.Y.

4 Aralık 2017 Pazartesi

Ağlamak


…Ağlamak…
Ağlamak bir eylemse, bu yürekteki arı damlalar nedir? 
Hıçkırıksız feryatlar mı?
Cemre.Y.

25 Kasım 2017 Cumartesi

Sevdanı Hissedeyim

...Sevdanı Hissedeyim…
Ve okşasın saçlarını parmak uçlarım.
Ve omzunda ağlayayım hıçkıra hıçkıra,
Bütün kırgınlıklarıma, özlemlerime,
Hatta öfkelerime rağmen!
Sen sustur hıçkırıklarımı öpücüklerinle.
Şehvetini değil de sevdanı hissedeyim.
Cemre.Y.

7 Kasım 2017 Salı

Kaç Harf Etti

…Kaç Harf Etti...
Senin adın her ne zaman harf harf mısra olup,
Hiç ummadığım o anda önüme çıksa…
Yüreğim oynar yerinden de kaburgalarımı zorlar!
Nefesim hıçkırıklara dolanır ömrüme de
Hayatımı yoklar!
Ben bir kere daha ölürüm sensizlikten de.
Neyse üzülme!
Yarın yine başka doğarım yar.
Sana demiştim oysa zamanında
"Hiç kimse sen gibi, hiç kimse ben gibi,
Hiç kimse biz gibi…
"Biz" i böyle sevmeyecek bir daha ey yar!"
Şimdi söyle bana kaç harf etti
Üstümüze…
"Biz!"siz yapışıp kalan bütün o adlar!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...