olası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
olası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2026 Pazar

Belki De Güneş Çıkar

...Belki De Güneş Çıkar...
Dünden kalmış kaçak çay kıvamında uyandım yeni güne.
Ben de isterdim bir kerecik de güneş uyandırsın beni ama
Uykusu kabuslu rüyalarla dolu olanın sabrı kalmıyor geceye.
Birazdan gün ağarmaya başlar nasıl olsa.
Kahvaltı tabakları serilir masalara, çaylar demini alır.
Evlerde pazar neşesi başlar birazdan.
Tek başıma evimde çayımı yudumlarken,
Hiç yoktan umutlanırım mutlu evlerin, mutlu sesleriyle.
Kim bilir belki de güneş çıkar penceremin üzerine.
Kış günü sebepsiz sevinçlenirim işte o zaman.
Yüzüme bir gülümseme konuverir hemencecik.
Olamaz mı, olsun bence.
Cemre.Y.

2 Kasım 2025 Pazar

Önümde Sana Küçük, Bana Büyük Yorgunluklar Var Daha

...Önümde Sana Küçük, Bana Büyük Yorgunluklar Var Daha...
Sana...
İçinde kalp kırıklığıyla can kırıklarının hiç olmadığı,
Hayal kırıklığıyla hayat kırıklarının hiç olmadığı,
Bir sürü küçük küçük yorgunluklar biriktirdim sevgili.
Zira arşın arşın adımlayarak çoktan geçtim ben bütün o yolları.
Ama artık üzüldükçe sıkılmaktan yorulan bütün dişler sökülüp,
Saçımdaki aklar da çoğaldıkça anladım ki,
Önümde sana küçük, bana büyük yorgunluklar var daha. 
Ne bileyim...
Artık bundan sonra kavanoz kapaklarını sana açtırmak gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra yatağın yönünü sana değiştirtmek gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra altını sileceğim üçlü koltukları sana kaldırtmak gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra silkeleyeceğim halının diğer ucunda olman gibi.
Ne bileyim...
Yüzmekten yorulup kumsala adım attığımda havlumu uzatman gibi.
Ne bileyim...
Artık bundan sonra pembe salıncağımızda beni sallaman gibi.
Olmasın mı yani?
Olsun tabi.
Cemre.Y.

2 Ekim 2025 Perşembe

Oldu İşte, Oldurdular

...Oldu İşte, Oldurdular...
Ömrümden iliğimi, kemiğimi törpüleyen
Onca zemheri ayazından sonra,
Hiç aklımdan geçmezdi
Bir Eylül'e bunca telef olup
Bir daha o ağaca yaprak olmayı bırak,
Dalından bile filiz olmaktan cayacağım.
Oldu işte, oldurdular.
Cemre.Y.

27 Eylül 2025 Cumartesi

Çek Git Yoluna

...Çek Git Yoluna...
Yıllar önce dinlemiş olduğum sözsüz müziği,
Tam sekiz saat aralıksız araya araya sonunda bulmuş insanım ben.
Bana boşuna "İmkansızız!" deme istersen!
"Sevmiyorum." de mesela.
"Bi heveslenmiştim işte,
Şimdi de hevesim geçti!" de mesela.
Zira bu hayatta,
"İmkansız!" diye bir şey yoktur,
Olasılıksızlıkları,
Azaltabilmeye bakar her şey!
Şimdi çek git yoluna, bir daha da karşıma çıkma!
Cemre.Y.

30 Ağustos 2025 Cumartesi

Olamaz Mıydı, Bence Olabilirdi

...Olamaz Mıydı, Bence Olabilirdi...
Sana kulak memesi kıvamında şefkatler biriktirmiştim oysa.
Hani böyle sarılınır ya en kocamanından,
Sanki kalpler yer değiştirmiş gibi birbirine atar ya
Öyle derin, öyle sıcak sevdalar biriktirmiştim oysa.
Akşam önü, ikindi vakitleri yavaştan yaklaşınca,
Sen mangalı yakardın hafiften,
Ben penceresi denize bakan mutfağımızda salata yapardım.
Şöyle acılı şalgamı da rakıya yakıştırdıktan sonra,
Günbatımını şereflerimize tokuştururduk misal.
Buselerimizden bizi, bize içerken,
Radyodan denizi dalgalandırırdı kanun taksimi.
Olamaz mıydı, bence olabilirdi.
Hayallerimizin hayalini bile bize, çok görmeselerdi,
Olabilirdi.
Cemre.Y.

4 Temmuz 2025 Cuma

Yeniden Gülümse Hayata, İnadına!

...Yeniden Gülümse Hayata, İnadına!...
Ey benim canının içi ciğerinden kırılmış yüreğim,
En çok sen bilirsin halbuki, yeterince özlüyorsan özleneni,
Değiyorsa hani özlemelerin her haline,
Yeter ki yola çık
İmkansızlıklar durağını geçip,
Olasılıksızlıklar zincirini de aşınca
Gayri deniz de senin, kum da, kumsal da.
Hatta az daha kordon boyu sahil yanlarının hemen ötesinde
Sana gülümseyerek upuzun kulaç kulaç sarılır sana.
Tam da beklenilenlerin beklenmez olduğu son durakta
Razıysan gel sarıl koynuma der,
Güneş de benim, deniz de,
Hatta belki yeterince mutlu yolcularsam seni,
Yorgun geçmişini de geçmişine bırakırsın.
Hatta...
Belki evinin penceresinden ışıldayan ay olurum da
Bir yıldız düşürürüm sana, dilekler tutarsın gülümseyerek.
Öperim omuz başlarının mutlu güneş yanığından.
Hadi şimdi yeniden gülümse hayata, inadına!
Cemre.Y.

1 Mayıs 2025 Perşembe

Olmuyorsa Zorlama

...Olmuyorsa Zorlama...
Kin değil de...
Sırtımda bir hançer yarası daha,
Çıkarabilirsem, ölümüm olur!
Çıkartamazsam, ölene kadar acım.
"Hepsi de bana uyar" lıyerindeyim geriye kalan ömrümün.
“Ne yapsam?
Ne yapmasam?” derken usulca dökülüverir yağmurlar.
O vakit de içimden...
“Bazen de yağmur,
Gidilmemesi gereken yollar,
Verilmesi gereken kesin kararlar için ağlar!
Olmuyorsa zorlama,
Anla ki yaratanın bir bildiği var!” der geçerim!
Cemre.Y.

23 Mayıs 2024 Perşembe

Sen Yine De Gülümse Hayata


...Sen Yine De Gülümse Hayata...
Hadi gel, bugün bir değişiklik yap!
Kimse-siz şiirlerimin, kimse-si ol mesela demek isterdim birine.
Sonra ne mi oldu?
Kız Kulesine karşı bir sigara daha yaktım.
İkimiz de kalabalığa yalnızız ne de olsa.
Dedim ki kendime...
Sen yine gülümse hayata,
Olursa olur, olmazsa kendisi bilir.
Cemre.Y.

3 Mart 2024 Pazar

Çok Da Umurumda Değil

...Çok Da Umurumda Değil...
Artık hayatımda olmayan,
Olamayan, oldurulmayan şeyler hakkında,
"Çok da umurumda değil yani,
Olmuyorsa kendilerine zarar!" zamanımdayım.
Artık, siz değil!
Ben bilirim yani!
Cemre.Y.

6 Şubat 2024 Salı

Olsun Tabi

...Olsun Tabi...
Gönüle göre karşına çıkan o yer,
Oradaki gönüllere de hoş ise,
Neden olmasın?
Olsun tabi.
Cemre.Y.

26 Nisan 2021 Pazartesi

Kağıttan Gemiler

...Kağıttan Gemiler...
Ömürlerimizin...
Kendi ömrümüze yetemediği kadar uzunca bir süredir,
Mütemadiyen her gün...
Kağıttan gemiler yapıp yapıp, öylece suya bırakmıştık lakin!
Biz durgun nehir deltalarına saldıkça kağıttan gemilerimizi,
Ya hiç olmayacak anda bir tufana kapılıp alabora olmuştuk,
Ya da hiç olmayacak bir zamanda,
Koskocaman bir çağlayan kenarındaki kayaya ayağımız takılıp,
Öylece uçuvermiştik yar'larımızdan oluşan yaralarımızdan.
Şimdi durduk yere ona bari "El aman!" olur muyum diye düşünüp,
"Haydi şimdi el ele,
Gidelim madem uzak diyarlara!" diyecek olsak...
"Senin yukarı uçman lazımken, benim aşağı uçmam gerek!" derken,
Ki o esnada da, senin hangi anının,
Hangi salisesinde hayata dair,
Sana yeni bir hayat sunabileceğimi hesaplayabilmem gerek.
Seni, daha yaprağın kımıldamadan, dalından düşmeni kurtarmam gerek!
Ya da...
Şimdi...
Sezen Aksu'nun dediği gibi,
"Bi'lodos lazım şimdi, bana bi'kayık!"
Neyse...
Zamanında yeterince ölebilseydim!
Olamayacaktı zaten bütün, bütün bu olasılıksızlar,
Bari imkansızlıkları azaltmaya dahil edelim.
Unutturma sakın!
Yarın, sana, yine, aynı, gülümseyerek...
"Hayata, inadına günaydın!" diyeceğim.
Cemre.Y.

7 Mart 2020 Cumartesi

Biriciğim

...Biriciğim...
Yordum, yoruldum da epeyce!
Şimdi ardıma dönüp baktığımda...
Bir tek...
İki göğüs arasında gördüğüm,
Tam da yürek çiziğinde, öylece, sade...
Siyah çizgilerle,
Bembeyaz bir tene çizilmiş,
Taç yapraklarına hasret,
Tek bir lale!
Oysa iki güğüm arası Zümrüdüanka olasıydı orada.
Yoruldum...
Yordum da epeyce!
Beni içinden affedebilecek misin biriciğim?
Beni iki göğüs arası tam da yürek çiziği,
İki kaş arası alın yazımızdan,
İki yanak arası burnumuzun direğinden!
Beni iki dudak arası yürek kelamından affeder misin?
Cemre.Y.

25 Ekim 2019 Cuma

Nasıl Anlatabilirsin Ki

...Nasıl Anlatabilirsin Ki...
Nasıl anlatabilirsin ki,
Yüreğinin sol anahtarının kalbi kırık tınılarıyla,
Bütün imkansızlıklar,
Bütün olasılıksızlıklara yenilmiş bir sızıyken beyninde,
Ve bütün doktorlar sana...
"Hani evin yansa!
Dönüp ardına bakmayacaksın,
Canını kurtarıp ardına bakmadan uzaklaşacaksın" dediğini!
Nasıl anlatabilirsin ki,
Senin için kocaman bir cennet diye hayallendiğinin,
Kendi cennetlerinde mutlu mesut sevişirken,
Seninse yıllar sonra bile beş duvarla hasbıhal ettiğini.
Nasıl anlatabilirsin ki,
Yüreği narin bir kelebek gibi boş duvara çarpıp duran,
"İlle de, illa!" diye her yeni gününe umut bağlayan,
Geleceğe hayallenirken, geçmişine hayıflanan,
Her ikilemde cebelleşirken gününü, an'ını kaçıran,
Zamanın zembereği bozulmuş ayarlarıyla,
Sek sek oynayan o küçücük kız çocuğuna nasıl anlatabilirsin.
Hayatın bildiğini okuduğunu ve en azından senin...
Bugüne dair geleceğe gerçek bir adım daha atman gerektiğini!
Lakin hayallerini unutmamalı insan!
Hayallerine sımsıkı sarılmalı tabi!
Tabi ki o hayalin başka bir sahibi yoksa.
Nokta.
Cemre.Y.

19 Ekim 2019 Cumartesi

Yorgun

...Yorgun...
Yorgun ruhlar denizinde öylece yüzüyordu kadın.
Ne bir beklentisi vardı gelecekten,
Ne de elle tutulur gerçek bir hayali.
Sonunda kabuslarına veda etmişti geceleri lakin...
Olmayacak dualara amin demekten de,
Olan ihanetlere göğüs germekten de,
Olası ihtimallerin imkansızlıklarından da...
Herkese yetmeye çalışırken,
Hiç kimseye yetememekten de kırgındı kadın.
Artık ne ay umurundaydı, ne de güneş...
Birinin görünüp, diğerinin kaybolduğunu sandığı yılları aşmıştı çoktan.
Cemre.Y.

28 Eylül 2019 Cumartesi

Ben Satılık Değilim

...Ben Satılık Değilim....
Ben alacağımı almış, bozuk paralarımın ederini saydırmış,
Daha yeni temizlik yapmış yorgun hallerimi de yanına almış,
Öylece umarsız arkamı dönüp evime yollanırken...
Dükkan sahibi, ben o dükkana girince,
Yanında yaveri gibi gösterdiği insana,
"E sen, müşterilere böyle yaparsan, gelmezler tabi" der iken...
Diğer insan...
"Kabullenemiyorum ağbi!
Bak, ben, bazı şeyleri, yıllardır, kabullenemiyorum anla bunu!
Hem de öyle sandığın gibi,
Herkese karşı böyle değil bu hal, lakin..." diyordu ardımdan!
Diğeri, dükkan sahibi olan...
"Bak, sen benim sadece alt kat kiracım iken,
Ben yıllardır, burada çalışanım gibi gösterdim seni, artık yeter!
Sen böyle histeri krizine her girdiğinde,
He bir de zamlar daha açıklanmadan,
Biz ona zammı bindirmeye çalışınca küsüyor da,
Aylarca uğramıyor o da bu dükkana,
Anlamıyor muyum sanıyorsun,
Yolda karşılaşsak,
Selamımızı alması da ayrıca insanlığından!" derken...
Nihayet...
Yine sağ salim...
Evime giren binanın kapısında anahtarımı çevirmekteydim.
Ha!
Bu arada, bu aralar...
Nedense,
Evlenme merakında olduğuma hükmedenler olmuş durduk yere!
İnsan'ın bütün bir binası,
Bankada parası ve onunla olur ki evlenirsem,
Sıra sıra kocaman Atatürk lirası ve de Trabzon burması hazırdı ha!
Reklamını yapmıştı yıllar önce bakkal abi...
Elinde olsa kendisi evlenirdi, lakin...
Yürek işte bu, hayatın o matematik evrimselliği değil ya hani?..
Konmadıysa, kurulamıyor demek ki!
Zaten gitmeden saydırmışım bütün bozuk paralarımı...
Hepsi de bir "Tamam!" dı.
"Mevzu paraysa gözüme sokmaya çalışılan...
Bende bozuğu çok aga!
Para, aynı para değil mi, elbette sayacaksınız...
Zira, ben, satılık değilim!
Bir şekilde ödenmez yani,
E say hadi!" deyince de böyle kopacaksa o kıyamet...
"Kimsenin kıyameti beni ırgalamaz,
Bana hayırlı cumartesiler madem!"
Dönüp, özür dilemeliyim,
Belki olası bir sevdaya yelken açmalıyım lakin...
Benim hayalimin fıtratına ters,
Mal, mülk, para, pul, bilmem ne varlıklar!
Olsun tabi, olsun da lakin…
Ruhu, ruhuma hiç yaklaşamadı be ağbi!
Söyleyin...
Alsın artık ahını üzerimden,
Olmadı, olmayacak, olmaz bizden.
Cemre.Y.

27 Ağustos 2019 Salı

Lakin İmkansız

…Lakin İmkansız…
"Bu hayatta imkansız! diye bir şey yoktur!
Olasılıksızlıkları, azaltabilmeye bakar her şey!"demişim yıllar önce.
Öyle de umut ekmişim her güne de,
Şimdi kırklı yaşlarımı da beş geçerken,
Hayallerimin çoğu çoktan hayalet olmuşken,
Şöyle bir dönüp baktım da ömür dağımın ötesine!
Ben bir şekilde sanki kazara sağ kalmışım da,
Birileri inat etmişcesine bozmuş oyunu da,
İğne oyası işler gibi ömrüme dizdiğim
Bütün o domino taşlarını yıkarken bütün gizli olasılıksızlıklar!
"Lakin imkansız!"diye fısıldamış kaderime,
"Boşa kürek çekme!" diye de eklemiş sessizce.
Cemre.Y.

1 Mayıs 2019 Çarşamba

Günaydın, Kahve?

...Günaydın, Kahve?...
Sana kulak memesi kıvamında,
Yumuşacık vuslatlar biriktirip de gelmiştim oysaki,
İstesen...
Yıldız yakamoz kurabiyeler asardın karanlık gecelerimize,
İstesen yaz güneşinde,
Yağmur yağmış da,
Sanki ufkumuza gökkuşağı salınmış gibi eserdin.
Lakin ne sen vuslatı diledin,
Ne de ben gökkuşaklarının geçici hevesine kandım.
Biz bir sabaha doğduk lakin, sen bir geceyi bile biz edemedin.
Fakat yine de iyi olsun gecelerimiz sevdiğim.
Hiç yoktan,
Birimizden birimiz güzel ve gerçek olası rüyalar görsün mesela!
Zaman dilimlerimiz ayrı nasıl olsa,
Sen nereden bileceksin sana ne iyi dilekler dua eylediğimi?
Hayat!
Bana doğan bir an mı yoksa çoktan mı batmış ömrüm?
Neyse...
Günaydın, kahve?
Ben sade içerim de!
Cemre.Y.

18 Nisan 2019 Perşembe

En Son Ne Vakit

...En Son Ne Vakit...
En son, ne vakit,
Bütün hayallerime kırılmıştım hatırlıyorum,
Akşamüzerini geçip,
Güneşin güne doğmaya değil de,
Geceye batmaya meyl ettiği,
Geceye hayallenen o an'ın,
Sabahı ile akşamı arası,
Doğuşuyla, batışının,
Aynı fotoğraf karelerinde,
Gün batımında yansıyan o objektif görüntüsünün,
Gün doğumu gibi sunulup aynı zaman gibi sunulması,
Ya da tam aksi seda bir görüntüyle,
Gün batımının zamanına zamansızlık atfedilmesi an'ıydı!
En son, ne vakit,
Bütün hayallerime kırılmıştım hatırlıyorum!
Gerçekleşeceğine kesin gözüyle inandığımız,
Üzerimize yorgan diye serip rüyalarımıza kardığımız,
Birer yıldız kayması sanıp, dilek mendillerimizden,
Rüyalar uçurduğumuz bütün o yıldızların,
Birer uydu parçalanması,
Ne bileyim birer meteor yanığı olarak,
Dünyamıza düştüğü zamandı.
Velev ki, senin bir ömür desturun var.
"Bu hayatta imkansız diye bir şey yoktur,
Olasılıksızlıkları azaltabilmeye bakar her şey!"
Yeter ki hayaller kırılmasın, kırdırtma!
Cemre.Y.

5 Şubat 2019 Salı

Ecelsiz De Ölüyor İnsan

...Ecelsiz De Ölüyor İnsan...
Ecelsiz de ölüyor insan hem de diriyken birçok kereler.
Ömrüne haylice yük gelen uzunca bir vakit sonra,
An geliyor ki önüne yine koyuyor insan, düşünce çakıllı şapkasını!
Hem de bu sefer öyle daha da fazla deliği açılmasın diye,
Öyle özene bezene de değil ha!
Öylece fırlatıveriyor geçmişini, geleceğini,
Şimdi'si pek olamadı zaten.
Artık bağdaş da kuramadığından,
Rahatsız diz kapaklarının üzerinden yere fırlatıyor fütursuzca!
Öylece durup düşünüyor insan.
Bunca ömrünü yetmeye çalışıp yetemediklerine serdin.
Şunca ömründe hiç de ulaşmaya yaklaşamadığın hayallerinle!
Sorsan hiç de iyi değildin hiçbir konuda.
O halde daha neyin tasasında olasın ki!
Bundan gayrı ömrüne elzem olan,
Mademki ömür dediğin şey artık nefes almaktan ibaret,
Ki mademki hala da ölmediysen,
Hiç yoktan mutlu olacaksın doğan güneşe!
Sana lazım olan...
Bir lokma ekmek, bir hırka, bir de ayağını saran postalların işte.
Nasılsa hayat bildiğini okuyor hiç acımadan
Nasıl bir inatsa, artık bu neyin kiniyse
Dönüp bakıyor ki boşuna harcadığı o koca bir ömre,
Kırpılmayan ne kalmış ki geleceğinden...
Alevlendiriyor düşünce çakıllı şapkasını.
Bir sigara daha yakmadan önce
Sondan başlıyor şiir diye kelam ettiklerini okumaya!
Sonra bir de üşenmeyip...
(Tam da şöyle...)
Sonra bir de üşenmeyip...
Sondan başlıyor şiir diye kelam ettiklerini okumaya!
Bir sigara daha yakmadan önce
Alevlendiriyor düşünce çakıllı şapkasını.
Kırpılmayan ne kalmış ki geleceğinden...
Dönüp bakıyor ki boşuna harcadığı o koca bir ömre,
Nasıl bir inatsa, artık bu neyin kiniyse
Nasılsa hayat bildiğini okuyor hiç acımadan
Bir lokma ekmek, bir hırka, bir de ayağını saran postalların işte.
Sana lazım olan...
Hiç yoktan mutlu olacaksın doğan güneşe!
Ki mademki hala da ölmediysen,
Mademki ömür dediğin şey artık nefes almaktan ibaret,
Bundan gayrı ömrüne elzem olan,
O halde daha neyin tasasında olasın ki!
Sorsan hiç de iyi değildin hiçbir konuda.
Şunca ömründe hiç de ulaşmaya yaklaşamadığın hayallerinle!
Bunca ömrünü yetmeye çalışıp yetemediklerine serdin.
Öylece durup düşünüyor insan.
Rahatsız diz kapaklarının üzerinden yere fırlatıyor fütursuzca!
Artık bağdaş da kuramadığından,
Şimdi'si pek olamadı zaten.
Öylece fırlatıveriyor geçmişini, geleceğini,
Öyle özene bezene de değil ha!
Hem de bu sefer öyle daha da fazla deliği açılmasın diye,
An geliyor ki önüne yine koyuyor insan, düşünce çakıllı şapkasını!
Ömrüne haylice yük gelen uzunca bir vakit sonra
Ecelsiz de ölüyor insan hem de diriyken birçok kereler.
Cemre.Y.

13 Ocak 2019 Pazar

Dua

...Dua...
Ey benim gönlümü yüreğimden,
Yüreğimi, ciğerimden önce gören'im!
Altı yaşımdan beridir sana onca kırılganlıklarıma rağmen,
Sana böyle avuç içi kanatlar çırpınmaktayım lakin.
Yoruldu yüreğim seni bana dair'li sanmalarımdan!
Sen...
Beni bıraktın...
Altı yaşıma meyl eden onu huzuruna tecelli edeceksin madem!
Ar'ımı, yüz'ümü, kendime dair bütün olasılıklarını silerim içimden!
Seni de silerim.
Buyurun, geri dönüşümlü şeytan taşlarını saplayın kaderlerinize!
Buyurun, neresinden isterseniz orasından affettiriniz kendilerinizi!
Bana sorsanız, o kadar harcayacak param olsa!
O kadar param olsaydı,
Köy okullarına yardım edip,
Köy çocuklarına çizmeler giydirirdim.
Hiç yoktan...
Evladımı, hiç kimseye el açtırmadan okuturdum!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...