30 Eylül 2020 Çarşamba

Nihayet

...Nihayet...
Çivit mavisi panjurlu pencerelerinin üzerinden,
Çingene pembesi begonviller sarkıyordu.
Çivit mavisi sürgülü dış kapısının önündeyse,
Koca bir saksı dolusu, henüz goncaları açmamış,
Yemyeşil yapraklarıyla sardunyalar onu bekliyordu.
Nihayet, deniz çok uzaklarda değildi,
Ve nihayet dokunmuyordu artık yalnızlık falan!
Cemre.Y.

28 Eylül 2020 Pazartesi

Bu Hiç Olmadı Şimdi

...Bu Hiç Olmadı Şimdi...
Birazdan, gün, geceye dönünce,
Çiçek Pasajının üstündeki mahyasını,
Üzgünce söndürüverir İstiklal Caddesi,
Beyoğlu'nun o gizemli Dersaadet sokağında,
Hiç olmadık yere kırılır bir çay bardağı,
Hiç olmadık yere çatlayıverir,
Nevizadenin tam orta yerinde bir rakı kadehi!
Hadi Galata Kulesinin gönlünü aldın,
Eminönünde nefeslendin ya hani!
Daha yıldızlar kurulmadan gökyüzüne,
Olanca gönül koymuşluğuyla,
Zülüflerini döküverir Kız Kulesi!
"Salacak merdivenlerinde, bana karşı,
Yarinin dudaklarından kahve bile içmeden gittin he mi?
Hani, en çok, İstanbuldun sen, bu hiç olmadı şimdi!"
Cemre.Y.

25 Eylül 2020 Cuma

Olmuyor İşte


...Olmuyor İşte...
Ömrümün...
Taze kesilmiş çimen kokularını saymazsak,
Yüzümden makas alan güneş ışıltılarını,
Kızgın kumlardan serin sulara atlayış anlarını,
Yeni açmış bir lalenin özündeki,
Gül kıvrımlı gülümseyişli zamanlarını,
Bembeyaz bulut öbeklerinin arasından,
Usulca, şefkatle beni okşayan ılık rüzgarları
Saymazsak...
Ya da sayalım yahu!
Sayalım!
Eh, onları da yine en çok ben sevmişim hani.
Ne yaparsam yapayım,
Ne yapmazsam yapmayayım,
Hani, oluruna bırakayım olmuyor işte.
Doğduğumdan beri,
Bir sevilmemişlik kundağı var üzerimde.
Ne kadar yaş alsam, ne kadar kilo alsam,
Ne kadar çocuk olsam, ne kadar zayıflasam,
Olmuyor işte!
Bir türlü kurtulamıyorum,
Üzerime sinmiş sevilmemişlik zıbınımdan.
Hani delirsem bari diyorum kendime!
Geçer belki...
Yeterince deliremiyorum da!
Ne olacak benim bu halim?
Rahmetli anacığım, şimdi zoruna gitmesin...
Bana sebepsiz kızmalarının her birinde,
"Keşke taş olsaydın,
Bir duvara koyardım da,
Bari bir işe yarardın." derdi.
Ben bir türlü taş olmayı beceremedim.
Taş olmayı becerebilseydim zira!
Beni en çok annem severdi.
Ve yaşanmazdı bunca yaşanmayasıcalar.
Şimdi bunca yaşımda...
Buruk bir tebessüm yapıştı dudağımın kenarına,
Kaşımı gözümü düzelttim,
Saçlarımı taradım.
Artık biliyorum o gün geldiğinde,
Ben en sonunda taş olacağım!
Ömrümde sevilmediğim kadar da sevileceğim.
Umarım adımı hissettiğim gibi yazarlar.
Cemre.Y.

24 Eylül 2020 Perşembe

Sonbahar Yorgunu

...Sonbahar Yorgunu...
Nicedir...
Sonbahar yorgunu yüreğim.
En son ne zaman,
En zemherisine tanık olmuştum kış ayazının,
En son ne zaman,
İlkbaharın taze çimen kokusunu duymuştum,
En son ne zaman,
Ilık bir yaz akşamı saçlarımı okşamıştı.
En son ne zaman,
Güneşe alnımı öptürmüştüm mevsimsiz...
En son ne zaman ağız dolusu kahkaha atmıştım,
Hatırlayamıyorum!
Nicedir, sonbahar yorgunu yüreğim.
Cemre.Y.

20 Eylül 2020 Pazar

Pazar

...Pazar...
Uyandım,
Güneş'im, gri bulutların ardına saklanmış.
Eylül rüzgarı,
Sararan yaprakları koparmış dalından.
Aç karnına içilen ilaçlarımı içip,
Sade bir kahve yaptım kendime.
Sigaramı tüttürürken demliği ocağa koydum,
Güzel bir müzik açtım.
Fesleğenimin başını okşadım şefkatle,
Çünkü bugün günlerden pazar'mış!
Cemre.Y.

19 Eylül 2020 Cumartesi

Anlatacaktım

…Anlatacaktım…
Daha sana...
Yasemin çiçeklerinin açtığı bir günde,
Gün doğumlarıyla, gün batımlarının aynı olmadığını,
Hatta kuşların bile,
Aynı kanat çırpmadığını anlatacaktım ya neyse!
Cemre.Y.

18 Eylül 2020 Cuma

Neyse

...Neyse...
Sana daha…
Güz yanığı bir söğüt ağacının,
Yapraklarına konmuş, saraypatı çiçeklerinin
Taze polenlerini anlatacaktım ya neyse!
Cemre.Y.

11 Eylül 2020 Cuma

Bir Düşün Bence

 ...Bir Düşün Bence...
Sonra...
Yine gün güneşe kapandı.
Bulutlar, yerlerini usulca yıldızlara terk ettiler.
Şehrin kalabalık ışıltısında,
Ürkek birer toz tanesi kadar görünen,
Koca bir dağın tepesindeki,
Bir köy merasındaki kadar,
Muhteşem olamayan o yıldızlara terk ettiler.
Yani şiirim...
Gördüğün yer değil,
Baktığın yerdir asıl olan biten!
Misal!
Şimdi, şu anda...
Güneş doğuyor dünyanın bir yerlerinde.
Peki senin ruhun nerede?
Hangi coğrafyanın iklimindesin,
Hangi meridyenin gölgesinde!
Bir düşün bence.
Cemre.Y.

Yarından Önce Gel


...Yarından Önce Gel...
Sonra gelme sevgili
Dünden sonra,
Yarından önce gel.
Cemre.Y.

9 Eylül 2020 Çarşamba

Yıldız Tozları

...Yıldız Tozları...
Yazdan çalıntı bir Eylül akşamında,
Kaygılarıyla dolu yorgun heybesini yanına almış,
Geleceğe giden tek kişilik kayığıyla,
Güneşi bol olsun diye ömrünün yeni günleri,
Yalnız bir okyanusun tam ortasında,
Kürek kürek yıldız tozları topluyordu adam.
Geçmişinden sıyrılan tek kişilik bileti,
Kim bilir belki de artık,
Kimsesiz o kalbi yenilenecekti.
Günler hala uzundu,
Geceler hala kısa.
Yazın son demlerini yeni geçmiş,
Sonbaharına yeni yürek açmıştı.
Meleklere ricada bulundu,
Yorgun kollarına güç versin Tanrısı diye.
"Amin!" di.
Cemre.Y.

6 Eylül 2020 Pazar

Eylül Gibi

...Eylül Gibi...
Yazdan çalıntı, yorgun, yoğun,
Akşamında...
Dalgalanmış da durulmuş bir deniz gibi,
Geceleriyse gençlerin kalp sancıları gibi,
Uykusuz, huzursuz, umutsuz...
Yeşilinin tazeliği solmaya meyilli,
Yılmış, Eylül günlerinden günleri bu sevgili.
Oysa ne kadar da güzeldi,
Sabahında...
Baharın en tazesinde tomurcuklanmış,
Tomurcuğu da taç yaprağından sıyrılmış,
Taze güneş dalı gibi yüzünde açan,
Dudaklarını gülümseten o lale mevsimi halleri.
Eylül işte...
Tam da Eylül gibi!
Cemre.Y. 

1 Eylül 2020 Salı

İyi Ki

...İyi Ki...
Ah be sevgili...
Yaz yorgunu ömürlerimiz sonbahara hazırlanırken,
Nasıl da yaprak yaprak gülümsetiyorsun hayallerimi.
Durduk yere fesleğenim çiçek açtı misal.
Durduk yere kundağa sardım mutlu aile yokluğumu.
Durduk yere Eylül açtı yüreğimde.
Hiç yoktan...
"İyi ki" sin.
Hazana doğru akıp giden ömrüme.
İyi ki!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...