cennet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cennet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2024 Pazartesi

Cehennem Tasviri

...Cehennem Tasviri...
Hayat çoğu zaman,
Dante'nin "Cehennem Tasviri" gibi!
Cemre.Y.

22 Temmuz 2023 Cumartesi

İçim Yetimhane Çocukları Gibi

...İçim Yetimhane Çocukları Gibi...
Doğduğum gün, içinden terk ettin beni.
Öldüğün gün, yine terk edeceksin.
Yine yanlış yaptın anne!
Şimdi yanımda,
Başımı göğsüne yaslayıp,
Gerçekten susabileceğim,
"O" diye biri bile yokken.
Yine yanlış yaptın anne!
Sanki yüzyıl olmamış gibi sen gideli,
Cennete kaçtığın günlerin yıl dönümlerinde,
İçim yetimhane çocukları gibi acıyor işte.
Cemre.Y.

6 Haziran 2023 Salı

Zira Çoktan Öldüm Ben!

…Zira Çoktan Öldüm Ben!..
Beş haziran iki bin on dörtte…
"Beklenen her dakikanın,
On yıl ettiği günlerdeyim!" demişim!
Tam tamına...
Dokuz yıl önce demiş, sonra da eklemişim;
"Dün şuurun tamamen kapalı ve her an gidebilirken,
Bugün şuurun yerine gelmiş ve kendi nefesini alabiliyorsun.
Yarın ne haber alırım bilmiyorum,
Hani sevinmeye bile korkuyorum!
Ama anne!
Eğer, bugün ölürsen seni öldürürüm!" demişim,
Bir tek gün daha olsa bile,
Nefesini duymaya dahi, sevinmişim yani!
Belki de, kendi ruhuma bile bencilceymiş bu his!
O gün, neyse ki, çok şükür ki, ölmemiş annem.
Bizi, tam tamına,
O günden, elli beş gün sonra,,
Öylece, tamamen terk etmiş annem!
Cennet diyorlarmış adına!
Sanki bizsiz orada ne işi varsa!
Hadi bensiz neyse de...
Sanki...
Biz'siz orada ne işi varsa!
Gitmiş...
Ah be anam!
Benim...
Kabem sendin.
Hala aynı yerdeyim şimdi.
"Bilmiyorum ki şimdi ne yapılır,
Daha önce hiç, annem ölmedi ki?" diyorum,
Her yıl dönümünde, hala aynı duygudayım.
Öyle ya!
"Senin olduğun yerdir benim kabe'm anam!
İstesem de uzaklaşamam yanından, yörenden.
Ömrüm boyunca olduğu gibi
Döner dururum tavafına,
Sen duysan da, duymasan da! "
"Doğurduğun andan beridir,
Sevsen de, sevmesen de,
Olsan da olmasan da!"
Ki zira...
"Yumurtadan çıkmamışımdır nihayet!" diyeceğim,
Bilim, yumurtadan çıktığımı söylüyor!
Ona da eyvallah!
Lakin,
O, hala, yaşıyor!
İsterdim ki,
Denize nazır o odada,
Karnından iğneyle beslenmek zorunda olan senken,
O, karşıki ağaçlardan dut toplayıp,
O ağacın altında piknik yapanlardan,
Gözlemeyle et isteyip, yüzsüzce...
Bunları...
Seni, bizi hiç düşünmeden,
Hapur hupur yeyip,
Cebine attığı o birkaç dut'u da,
Ziyarete gelmiş gibi davranıp,
Senin ağzına tıkmaya çalıştığı o an'ı...
Hiç mi hiç görmemiş olaydım!
Bence o gün karar verdin sen!
Kanmak istedin seni kandırıp duran meleklere!
Zorumuza gitmesinden zorsunsadın belli ki!
Gittin yani.
Öylece...
Birçok kere...
Terk mi ettin sanki, şimdi sen bizi?
Yarı gönüllü, sımsıkı dudaklarınla,
Yarı gönüllü,
Yanaklarımı öptürdüğüm günlerimiz geliyor aklıma!
Ellerini yarı gönüllü saçlarıma götürdüğüm,
Onları, okşattığım günler!
Sonrasında nasıl da zaferle gülümserdin!
Artık, benim de çok cepli çantam var be ana!
Lakin ben...
Her bir cebini açarken,
Hala...
Her şeye rağmen!
"Rabbim yoluna dikensiz güller saçtırsın." diliyorum kızma!
Lazımı mümkün değil lugatıma!
Yokmuş ama sanki çok dilenirsem kalınırmış gibi hallere!
Ama sakın...
Bugün ölme annem!
Gayri artık...
Benim ne kabem kaldı,
Ne de uğrak yer olacak bir viranem!
Zira çoktan öldüm ben!
Cemre.Y.

2 Şubat 2023 Perşembe

Bilemezdin

…Bilemezdin…
Senin yosun gözlerin yüreğime değdiğinde,
Hep yanardı, yine kanardı, yüreğim!
Cennete gidersem istedim ki son kokum ol!
Cehenneme gidersem son nefesim!
Bi-le-mez-din!
Kü-çü-cük-tün!
Cemre.Y.

7 Ocak 2023 Cumartesi

Sevmek

…Sevmek…
Peki ya sen?
“Yanmak nedir bilir misin?
Ya da donmak?
Ya arafta kalmak?
Nasıl bir cennet ve cehennem arası hükümsüzlüktür o!
Bilebilir misin?”
“Seni sevmek,
Ailemden, geçmişimden ve geleceğimden vazgeçebilmektir,
Her şeyi uğruna yakmaktır.”demişti biri!
“Seni sevmek,
Kızgın kumlardan, hani o en susuz kaldığın sancısında bedeninin,
Okyanusun buz gibi sularına dalmak gibi bir şey” demişti biri!
“Seni sevmek mi?
Ben, başkaca hiç kimseyi sevemem ama!
Sana, dokunduğumda ne hissettiriyorsam öyledir.” demişti biri .”
Anlayamadım ki!
Sen...
Bunca sevilip bitenlerimin hangi eksiğisin ki!
Tamamlayasın!
Yüreğimin aşklı değil,
Sevdalı değil,
Meftun damarında ne işin var be adam?
Cemre.Y.

25 Aralık 2022 Pazar

Cennet Diye Bir Yer Yok!

…Cennet Diye Bir Yer Yok!...
An gelir, et tırnaktan ayrılır kuzum!
Ne kadar acılı olmuştu tırnak çektirmelerim hatırla!
Sananların aksine…
Et, tırnaktan ciğerini söke söke ayrılır!
Acımadan söküp alırlar onu oradan da…
Birkaç ay…
Ayağına bile sağlam basamazsın!
Ben masallara doydum cancağızım.
Cennet diye bir yer yok!
Cemre.Y.

23 Temmuz 2022 Cumartesi

Hayata, İnadına, Hala!

...Hayata, İnadına, Hala!...
Ben ömrümde,
Birkaç cehennem yaşadım evet!
İlki, doğduğum gündü hani.
Sonrasını, yine, yeniden,
Saydırtma istersen!
Zira!
Her birini hatırladıkça,
Yeniden yaşıyorum, an ve can!
Canımın kırıklarına basılıp duruldukça da,
Öğrenmek zorunda kaldım,
Her yeni günün sabahına uyandıysam,
Bugünümü bari, cennet saymayı.
Hayata, inadına,
Hep de gülümsedim, en içten!
Lakin, ne vakit...
Gün geceye sararsa,
Artık aylardan hangi ay,
Akşamlardan hangi gece,
İhanetlerden hangi zamansa...
Şuramda!
Tam şuramda.
Tam da, en güvenip,
En sevdiklerimin otağının canında,
Şöyle, yamalıklı bir şilte bulmuşken,
Öyle bir alaz atıyor ki duman,
Öyle bir yakıyor ki ciğerimi can evimden,
Tekrar, yine, yeniden anımsıyorum,
Hiç kimseyi, sınırsız, sonsuz sevmemeyi.
Şimdilerdeyse benim cehennemim,
Asma yapraklarının salındığı bir akşamda,
Cızır cızır mangal kokusunun rehavetiyle,
Şuursuzca yemiş, içmiş, keyfine bakmakta.
Sus!
Ve zaman, yine, yeniden,
Sonsuz bir sabırla,
"Sus!" kaftanımı omuzuma sarmakta.
Ömrümde, hiç yoktan,
Cennete sarıldığım zamanlar geliveriyor aklıma,
Usulca öpüveriyorum,
Çoktan yitik sayılmak istenen ömrümün canından!
Mademki ölemiyoruz sağlıcakla...
Hayata!
İnadına!
Hala!
Cemre.Y.

16 Haziran 2022 Perşembe

Buralar Hep Kış

…Buralar Hep Kış…
Yaz ortasında durduk yere,
Benim yüreğim üşümüşse,
Saçımdan, ayak tırnağıma kadar.
Üstelik; "Buralar hep kış…" demişsem.
Durduk yere öte dünyaya göçer,
İçten içe sevip değer verdiklerimden biri!
Dedem ölmüş lan!
Yine haber bile vermemişler bana.
Yine beni terk edip…
Dedemi cennete göndermeye gitmişler.
Hani rahmetli anacığımın babası,
Bu dünyadan göçüp gittiğinde çocuktum,
On yaşımdaydım daha,
Anlamazdım belki yeterince.
Şimdi de rahmeti babaannemin kocası ölmüş!
Hala mı büyüyemedim ben.
Aradaki "Baba!" figürü,
Hala hiç yokken hem de.
Neyse ya neyse!
Cemre.Y.

29 Nisan 2022 Cuma

Sonrası Bakarız, Kime Cehennem, Kime Cennet

...Sonrası Bakarız, Kime Cehennem, Kime Cennet...
Kalbimin kırıklarıyla,
Yüreğimin kırıklarını bir bohçaya koyup,
Sevdiklerimin can kırıklıklarını da,
Yara kabuklarını da,
Birer birer toplayıp,
Ciğer tanelerimle sarmalayıp,
Kırk yama bohçamın,
Yan ceplerine dizdim özenle.
Nasıl ki sevinçler,
Paylaşıldıkça çoğalıyorsa,
Acılar, kederler de,
Paylaşıldıkça azalıyordu nihayet!
Peki ya neden?
Tam da şimdilerde,
Midemin tam ortasında bir ejderha var!
Durmadan alevler saçıp duruyor,
Zehirli sular dolduruyor dilime?
Neyse...
Bir vakit daha,
Konuştuklarımızın azlığına inat,
Hep ve her zaman da çok sanıyorlar ya,
En derinini susalım biz, bir vakit daha!
Kim öle, kim kala deme sakın ha!
Nasıl olsa gelecek o kıyamet,
Sonrası bakarız,
Kime cehennem,
Kime cennet.
Cemre.Y.

24 Ocak 2022 Pazartesi

Öylece Gitti

…Öylece Gitti...
Ve sonra kadının biri,
Çivit mavisi gözlerini, gökyüzüne asıp
Ülkemin her yerinde lapa lapa karlar yağarken,
Soğuğa falan aldırman,
Öylece gitti.
Oysa daha birkaç zaman önce ne de güzel yaşıyordu....
Hayatın hepsini birden ne de çok seviyordu....
Dört yapraklı yoncanın yaprağından biri dondu.
Bugün Fatma Girik öldü.
Boğazımda bir yumru!
Hani "Işıklar içinde uyu!" falan desem…
İki metre mezarın altında, bu soğukta,
Işık mı kalır!
Yutkunamıyorum ki yutkunsam.
Rahmetli anacığım da üşüyor mudur acaba!
Yoksa çoktan mı gittiler cennet denen o evrene.
Cemre.Y.

13 Mayıs 2020 Çarşamba

Acımasız


...Acımasız...
Her akşam, haberlerde açıklanan,
Ölüm sayılarının içinden birinin,
Kendi yakının olması kadar acımasızdı hayat!
Üstelik, defalarca,
Test sonuçları negatif çıkmış olmasına rağmen,
Geçirdiği kalp krizi neticesinde,
Nefes alamama halini,
İlk başta test falan yapmadan virüs şüphesi yazdıkları için
Corona ya dair hiçbir şeyi olmamasına rağmen,
Ölüm raporuna corona virüs yazıyorlar
Ve rahmeti bol olsun,
Ömrü boyunca, yüzü gülmemiş olan yengem,
Yapayalnız, tek başına,
Mezarı başında helallik alınıp verilmeden,
Kireçlenerek acelece gömülüyor!
Şimdi ben nasıl inanayım,
Her akşam haberlerde çıkan o rakamlara?
Virüslü olmayana virüs teşhisi yazan,
Virüsten ölene de,
Kalp krizi yazan bir sisteme nasıl güveneyim?
Beraber aynı binada yaşayan herkese test yapılmış
Ve çok şükür hiçbirinde virüs çıkmamış
Buna rağmen sırf teşhis hatalarını düzeltmedikleri için
Bütün bina halkı karantinaya alınmış,
Kimse gidemedi cenazeyi defnetmeye!
Hakkım yoktur ne haddime de var ise de helal olsun yengeme.
Rabbim dayıma ve evlatlarına sabır ve metanetler versin,
Mekanı cennet olsun.
Amin.
Cemre.Y.

26 Mart 2020 Perşembe

Yoruldum


…Yoruldum…
Bir gün ölürsem,
Güzel diyarlardan birine gideceğimi umuyorum.
Aslına bakarsan…
Fragmanları hariç…
Bu Dünya yeterince cehennemdi bana!
Ki zaten burada her sabah güne uyandığımda,
Cennete uyanmış gibi hayallenip,
Gece gözümü yumana kadar,
Türlü çeşit afili reklam kuşakları arası,
Bana yazılmış kaderi yaşamaktan da hayli yoruldum.
Cemre.Y.

29 Şubat 2020 Cumartesi

Neden

...Neden?...
Hangi söz geri getirebilir ki yitip gideni!
Hangi kelime, hangi cümle, hangi imleç anlatabilir,
Bir ananın ciğerinin ta içindeki o kor alevi.
Ah be evladım, ah be gözümün nuru,
Ah benim uykusuz geçecek gecelerimin yürek çiziği.
Şehit diyorlar şimdi sana cennete gidecekmişsin öyle mi?
Açık kalmış gözlerin soruyor bana,
Bu cennet neden bu kadar ağır bedelli!
Ve neden hep fakir çocuklarına uğruyor şehitlik mertebesi?
Neden zenginler cennet garantisi olan siperlere yollamıyor kimsesini!
Hangi söz geri getirebilir ki yitip gideni!
Hangi kelime, hangi cümle, hangi imleç anlatabilir,
Bir ananın ciğerinin ta içindeki o kor alevi.
Cemre.Y.

26 Ocak 2020 Pazar

Git Tabi

...Git Tabi...
Sen de gidiyormuşsun diyorlar!
Git tabi.
Ömrümün cennet ırmaklarını,
Çöllerle kavurdun ya!
Tam da seni en babalığından affetmişken...
Eril kişiliğinden bulmuşsun diyorlar kanseri!
Vakit çok geç lakin.
"Öc!" desen,
Öc değil!
"Şefkat..."desen,
Şefkat değil!
Tam da ben seni affetmişken olacak iş mi?
Sen de gidiyormuşsun diyorlar!
Git tabi.
Ama sakın anamın yakınına uğrama.
Öldüğüm günden sonra,
Benim de!
Herkesin cenneti kendine!
Cemre.Y.

26 Ekim 2019 Cumartesi

Bugün İlk Defa İlk Adımı Affettim Ben Çocuk

...Bugün İlk Defa İlk Adımı Affettim Ben Çocuk...
Nicedir, ömrüme dair affetmeler kraliçesiydim güya!
Lakin tuzu sonradan eklenmiş pilav gibi tadı tuzu yoktu hala hiçbir şeyin.
Ya da ne bileyim, sıcak aşa katılmış soğuk su kokusu gitmiyordu burnumdan.
Bir türlü tadı damağımda kalamıyordu yaşadığım günün!
Bugün ilk defa...
İlk adımı affettim çocuk!
Çocukluğum boyunca gereksiz noktalarla söylenen gibi değil ha!
Bildiğin "Nurten!" olan adımı!
Yahut o komedi de yer alan, o manidar repliğiyle alay edildiğim gibi, değil yani.
Bildiğin...
Nurten!
Adımı...
O davudi ezan sesiyle okuyan babamı da affettim en nihayetinde!
Oysa o kadar kanıksamıştım ki,
Yeter ki onun adlandırdığı kaderi değiştirebilmek uğruna,
Kendime sunduğum Cemreyi.
Sonra vakitsiz öldüm ben bir yerlerde!
Acısız, ağusuz, anlamsız gömüldüm kabıma zor sığan tahta tabutumla!
Toprağın altı nefesti, sıcak, geniş ve rahat...
Lakin biçilen ömürler gibi sonu da böyle başlamalıydı ya hani!
Ellerinde birer altınlı, gümüşlü sırmalı defter...
Kanatları desen biri diğerine zıt rengarenk!
Gülümsedim...
Münker ve Nekirden başka...
Kim olacaktı ki bana öğretilen o öğretilerden!
Lakin ben yalan sevmezdim ya hani?
Adımı her sorduklarında...
Arama motorları kulağıma okunan o ezan sesleriyle eşleşmeyip,
"Hayır bu sen değilsin, adın ne?" diye başlıyorlardı yeniden!
Sorguya çekilmeye bile daha başlayamamıştım.
Sahi benim adım neydi?
Bugün ilk defa ilk adımı affettim ben çocuk!
Benim adım Nurten!
Ey Münker ve Nekir ve de bil cümle melekler!
Hani hatırlıyormusunuz?
O sizin hepinize birden yalvardığım o kara geceyi!
Sonra Cemre olup, od olup, yandım da, yaktım da lakin!
İman tahtamı bir okursanız...
"Namus!" yazar!
Ve...
"İlle de aşk!"...
Benim adım Nurten Cemre Yıldırım!
Var mı başka sorusu olan!
Zira...
Yoksa...
Şurada muhteşem bir ışık var güneşe ulaşacağım!
Melekli şeytanlı bütün kanatlı ve de kanatsızları ısıtır güneş.
Çünkü onun ruhu farklı.
Çoğu korkuyor ondan cehennemi anımsatıyor diye.
Oysa cehennem ve de cennet insanın içinde.
Hoş geldin ilk adımı dahi affettiğim yerden ey cennetliğim!
Cemre.Y.

25 Ekim 2019 Cuma

Nasıl Anlatabilirsin Ki

...Nasıl Anlatabilirsin Ki...
Nasıl anlatabilirsin ki,
Yüreğinin sol anahtarının kalbi kırık tınılarıyla,
Bütün imkansızlıklar,
Bütün olasılıksızlıklara yenilmiş bir sızıyken beyninde,
Ve bütün doktorlar sana...
"Hani evin yansa!
Dönüp ardına bakmayacaksın,
Canını kurtarıp ardına bakmadan uzaklaşacaksın" dediğini!
Nasıl anlatabilirsin ki,
Senin için kocaman bir cennet diye hayallendiğinin,
Kendi cennetlerinde mutlu mesut sevişirken,
Seninse yıllar sonra bile beş duvarla hasbıhal ettiğini.
Nasıl anlatabilirsin ki,
Yüreği narin bir kelebek gibi boş duvara çarpıp duran,
"İlle de, illa!" diye her yeni gününe umut bağlayan,
Geleceğe hayallenirken, geçmişine hayıflanan,
Her ikilemde cebelleşirken gününü, an'ını kaçıran,
Zamanın zembereği bozulmuş ayarlarıyla,
Sek sek oynayan o küçücük kız çocuğuna nasıl anlatabilirsin.
Hayatın bildiğini okuduğunu ve en azından senin...
Bugüne dair geleceğe gerçek bir adım daha atman gerektiğini!
Lakin hayallerini unutmamalı insan!
Hayallerine sımsıkı sarılmalı tabi!
Tabi ki o hayalin başka bir sahibi yoksa.
Nokta.
Cemre.Y.

15 Ekim 2019 Salı

Ruhum

...Ruhum...
Ülkeler arası mutlu ruhlar ile mutlu şu an...
Şu an bedenim!
Evimde, emekli zamanlarındaki bütün hayallerim gibi,
Öncesi ülkemi tur tur gezip,
Sonrası bütün dünyayı gezer olmak iken,
Kırk dört yaşımda, hastaneler arası tur yorgunu olabilir,
Yürümekten yorgun ayaklarım serzenişte olabilir lakin!
Bedenim onca hayallerinin kırıklarını atmış bir kenara!
"Sen değil miydin ki üç beş merdivende ah edip,
Ecele merdiven kuran!" diye bana serzenişte bulunmakta.
Ruhum...
Merak eyleme!
Ben iyi ile kötü arasındaki farkın gayet de fevkindeyim.
Mademki değil mi ki!
Bütün doktorların ikili artısı bol olmaması gereken sonuç ile,
Tam olarak sonuç sonuca kaldığında cevapları kalmayıp,
Her şeyi psikolojikliğe bağladığında bir kez daha idrak ediyorum!
Elbette benim de pes etmeyi ret ede ede,
Anlık sanal yanılsamalardan yorulup,
Vazgeçmişliğim çoktur!
Lakin...
Gün...
Bugündür!
Sevilmeyi bekleyemeyecek kadar yorgun olduğuma göre!
Seni...
Tam da başının bebeklik bıngıldağından başlayıp...
Alnının...
Üçüncü gözünü saygıyla tekrar edip,
Sinene derin bir iç çekip,
Boğazının ilmeğinden geçirip,
Kalp ve göbek çakrasından sevgiyle aşırıp,
Hara ve kök çakrama iyimser birer veda ediyorum!
Lütfen!
Yeni bir ruh,
Yeni bir beden,
Ve...
Ki...
Elmayı hiç sevmem!
Yeni bir Havva olabilir miyim?
Hiç de...
Sana varlığıma dair öyle bir kanıta ihtiyacım yok oysa!
Söz...
Cennette öylece canı sıkılan bir eril insan olan Adem'le de hiç işim olmayacak!
Ben sadece...
Birilerine, bir şeylere, bir bedel ya da berdel olarak değil de!
Bütün genetik enlem ve de boylarımdan arınmış olarak,
Dünyası fark etmeksizin misal!
Nasıl bir form olurdum onu merak ediyorum lakin,
Mademki kendim olarak gelip konmaya hak değilim bu dünyaya!
Amip olacak kadar da umarsız olmayayım lütfen!
Cemre.Y.

4 Ekim 2019 Cuma

Hayal



...Hayal..
Bu bizim hayalimiz sevdiceğim...
Hayal havuzumuzun her damlası bizim.
İster nilüferleri yüzdürürüz üzerinde,
İster hanımeli çiçeklerini...
İster leylakları salındırırız hafif dalgasında,
İster iğde çiçeklerini.
Bu bizim hayalimiz sevdiceğim...
Hayal havuzumuzun bütün cenneti biziz!
Cemre.Y.

16 Eylül 2019 Pazartesi

Kusuruma Bakma Sevgili Tam Da Şiirime Denk Geldin

...Kusuruma Bakma Sevgili Tam Da Şiirime Denk Geldin...
Günler zemheriye doğru akıp giderken biliyordu kadın!
Hiç kimse onu, onun cehennemine kadar sevmeyecekti.
İki ayrı kalpte, tek bir yürek olabilselerdi zaten her yer cennetti.
Ki zaten nicedir, papatyaların...
Ömründeki ederini,
Başkalarının hayallerine taç yapmıştı kadın çoktandır.
Özü, can kokan pembe gülleriyse,
Burnunun direğine hızmalamayalı da çok olmuştu zaten!
Şimdi yapayalnızdırlar,
Sen gidince, bensiz masalara kondurduğun o kokusuz orkideler...
Benimle birlikte kurmadığın kumdan kaleler yapayalnızdır misal!
Sahilde kurduğun rakı sofran, mangalda közün, ateşin son mavisi,
Gün geceye sarınırken tende bıraktığın o koku!
Kırmızılı, mavili gitarların akustiği!
Sahi onları da mı yıkıp gittin?
Yoksa...
Öylece...
Ardına bile bakmadan, hiç olmayan bizi de mi terk ettin senden?
Kusuruma bakma sevgili tam da şiirime denk geldin...
Neyse.
Şimdi kahve vakti de değil zaten, gün geceye harmanlanmakta.
Sahi soğuk akşamlara yorganımı hazır etmiştim değil mi ki çoktan!
Bu akşam sarınmalı,
Taa ki omuz başlarından ayak tırnağına kadar örtünmeli.
Günün sabahı soğuk, gecesi ayaz, zamanlar arası da, iş güç zaten!
Sorsan...
Sanki gazelleri,
Çıtırdata çıtırdata yürümüş de yorulmuşuz o patika yoldan.
Ağaçlar,
Muzipçe gülümsemişler birbirlerine biz usulca öpüşürken de
Gelecek bahara birkaç yaprak daha salmışlar yapraklarından.
Lakin serin yaz geceleri yakamozlarla dans ederken,
Acemi flört anlarını da tek ettin sen!
Tıpkı lapa lapa kar yağdığında,
Şömine başı şarap alevi geceleri es geçtiğin gibi gittin sen!
Günler zemheriye doğru akıp giderken biliyordu kadın!
Hiç kimse onu, onunla cehennemine kadar sevmeyecekti.
İki ayrı kalpte, tek bir yürek olabilselerdi zaten her yer cennetti.
Sahi sen söyle ey şiirim!
Özleyen, özlediğinden bir yudum nefes almadan mı giderdi sence?
Neyse...
Kusuruma bakma sevgili tam da şiirime denk geldin.
Yoksa yastığım, yatağım, yorganım zemheriye razı!
Geçecek elbet, içimden içim geçerken geçecek!
Geçer elbet!
Sahi!
Fotoğraf ne de güzel değil mi?
Ki zaten
"What Dreams May Come" filmindeki bir resimden!
Gülümseyelim lütfen!
Cemre.Y.

15 Eylül 2019 Pazar

Ihlamur Kokusu

...Ihlamur Kokusu...
Ah nasıl da büyüyüp serpiliyor gençliğinin ıhlamur kokuları...
Daha lale cennetine gidip,
Seyrine doyulası anları özümseyecekti doya doya!
Daha tazesinden hiç tatmadığı leylak kokularını ağacından nefeslenecekti.
Daha...
Gırtlağına takılıp kalan yumrunun sebebinin müsebbibini,
Rakımı bol kadehli kendi kendilerine sırdaşlı dost meclislerinde,
Küfür gibi savurmayacaktı ulu orta!
O da biliyordu zira!
Bir çocuk doğacak kadar hiç kimse...
Kendi kendisini s***iremezdi.
Yasal bir sevişmenin en organik hücresiyken,
Hayat ona hep inorganik uzaylı muamalesi yapmayı tercih etmişti.
Şimdilerde mi?
Kapatmış bütün şehrinin ışıklarını tek bir mum alevine dahi tahammülü yok.
Doya doya bir ciğer dolusu ferah bir tek nefesi yok, razı!
Zifiri karanlıksa onsuzluk razı!
Cennet şuasıysa ondan tek bir haber razı!
Tam dalacakken uykunun rehavetine...
Kapı tıkırtısını andıran o gecenin bütün seslerine de razı!
Yeter ki...
Kimse...
Hiçbir şeye karışmasın ve de kalkışmasındı.
O, ona razı...
Ne kadar tanıdık geliyordur bütün hikayeler değil mi?
Lakin herkes yer değiştiriyor zaman sonra ilk seçtiği karaktere!
O...
Razı.
Varsın yarın bir gün hiç ummadığı yerden,
Tohumunun meyvesinden yesin o en büyük tokadı.
Üstünden yıllar geçince bir hasret köprüsünden,
"Yine gel!" diye atar yürekleri nasıl olsa!
O, ona, o olmasa bile,
Ona dair hiçbir kırıntı kalamasa dahi, ondan kalana kadar razı!
Ah nasıl da büyüyüp serpiliyor gençliğinin ıhlamur kokuları...
Daha lale cennetine gidip seyrine doyulası anları özümseyecekti doya doya!
Daha tazesinden hiç tatmadığı leylak kokularını ağacından nefeslenecekti.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...