...Geçecek...
Günaydın gönlümün yaz kenarı.
Uyandın mı, yine bensiz geçen,
Yüzüne tebessümler takınmış pazar sabahına?
Yine kahkahasız, sade bir kahvaltı mı yapacaksın?
Ama merak etme geçecek hepsi, geçecek...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
31 Ocak 2021 Pazar
Geçecek
Labels:
can kenarı,
etme,
gönül,
Günaydın,
kahkaha,
kahvaltı,
kenar,
merak,
pazar,
sabah,
sadece,
tebessüm,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
28 Ocak 2021 Perşembe
Affetmeyi Seçtim
Çocukluğum tahta beşiği,
Kardan kalelerden kaplandığından beridir,
Hiç sevemedim,
O karların eriyip çamura bulanma hallerini.
Ne vakit, geçip gitmek üzere üstüne bastığım,
O masum görünen,
Kaldırım taşının altındaki boşluktan,
Acımasızca üstüme çullanan,
O çamurlu kar suyu,
Yağmurla karışıp bana musallat olsa...
Bedenimden hınç alırcasına,
Kaynar sular altında,
Kese üstüne keselerdim kendimi.
Geçen gün, hiç olmayacak yerde,
Hiç olmayacak şekilde yine aynı sona uğrayınca,
Artık kardan kalelerin sonunu da affetmeyi seçip,
Yaz sıcağında yapacağım kumdan kalelere gülümsedim.
Cemre.Y.
Kardan kalelerden kaplandığından beridir,
Hiç sevemedim,
O karların eriyip çamura bulanma hallerini.
Ne vakit, geçip gitmek üzere üstüne bastığım,
O masum görünen,
Kaldırım taşının altındaki boşluktan,
Acımasızca üstüme çullanan,
O çamurlu kar suyu,
Yağmurla karışıp bana musallat olsa...
Bedenimden hınç alırcasına,
Kaynar sular altında,
Kese üstüne keselerdim kendimi.
Geçen gün, hiç olmayacak yerde,
Hiç olmayacak şekilde yine aynı sona uğrayınca,
Artık kardan kalelerin sonunu da affetmeyi seçip,
Yaz sıcağında yapacağım kumdan kalelere gülümsedim.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
23 Ocak 2021 Cumartesi
Can Parem
...Can Parem...
Ey benim sesinin heyecanından öptüğüm.
Gülüşünde güneş ışıltıları saklayanım.
Kokusunda misk-i amber rüyalar saçanım.
Günüm, gecem, can parem.
Cemre.Y.
Ey benim sesinin heyecanından öptüğüm.
Gülüşünde güneş ışıltıları saklayanım.
Kokusunda misk-i amber rüyalar saçanım.
Günüm, gecem, can parem.
Cemre.Y.
Labels:
can kenarı,
gece,
gülümse,
Günaydın,
güneş,
heyecan,
ışıltı,
koku,
misk-i amber,
öpücük,
rüya,
sevdiğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
22 Ocak 2021 Cuma
Mümkünse Sımsıkı Sarıl
...Mümkünse Sımsıkı Sarıl...
Sevgili, sevgilim,
Sensiz geçen,
İçinde senin olmadığın hayatımın,
Ömür törpüsü yıllarımı hiç sorma!
Hepsini ele güne şiir etmiştim zaten,
Üstüne, tam da yaralarım geçmişken,
Beni acı anılarımın izlerinden yorma!
Geçmişin, geçmişini de ta atasından affedip,
Doğmuşluğumun suçu olmadığını fark ettiğimde,
Sana dair yeni umutlarım oldu benim de!
Geçen gece misal...
Bunca zaman sokağa çıkamamış,
Farklı bir tek insana dahil olmamış olmama rağmen,
Rüyamda...
Dostlarım vardı, arkadaşlarım da yanımda,
Gitmişiz şöyle havuzlu bir restorana,
Yemişiz, içmişiz, gülmüşüz, eğlenmişiz,
Eşyalarımızı kaybetmiş,
El birliğiyle daha güzellerini bulmuşuz.
Ve sen...
Dostlarınla, arkadaşlarınla şakalaşırken,
Öylece uzaktan bakıp bakıp gülümsüyordun bana.
Hiç yoktan, yeniden sosyalleştim mesela!
Ertesi gün ve gecelerde de...
Hayatıma çökmeyince o eski karabasanlar,
Hepten umutlanır oldum ben!
Öyle eskisi gibi,
Her uyandığım günün sabahına,
Bin bir çeşit olumlamalar ekip,
Gecesinde çökertmemiştiler hayata dair filizlerimi.
Gelişine yaşıyordum hayatı.
Geçen hafta sonu aldığım yeşillikleri,
Kase kase suya salmıştım köklerinden.
Baktım ki daha da dayanamayacaklar,
Bu akşam, hiç yoktan....
Usul usul...
Aheste aheste temizledim her bir yaprağını!
Onca özenle her bir telini ayırdım dereotunun,
Dalsız yaprak ayırdım tek tek maydanozu,
Yeşil soğan, kıvırcık, sivri biber falan derken,
Oldu mu mutfağımda koca bir bahar havası!
Gönül hamsi tava dilerdi derken,
Patates haşladım mesela!
Sonra mı?
Hepsini öylece bıraktım mutfakta.
Sabah olunca yine baharı göreyim de,
Yaz gelmiş sanıp,
Ne bileyim...
Dereotunun yarısını haydari yapayım,
Yarısını da maydanozla, haşlanmış patatesle,
Şöyle acılı, acısız,
Salçalı soğanla kavuşturup buluşturayım.
Sonra ne mi oldu?
Tam da ben bu satırları yazarken zil çaldı!
Elbette sen değildin.
Yüzünde koskocaman bir gülümsemeyle,
Ortanca yeğen!
Bir elinde hamsi tava, diğerinde salata!
Sevinçle teşekkür edip,
Yaradanıma da şükredip,
Onlarını da koydum, mutfağımın bahar havasına.
Oysa dolapta da rakı vardı,
Yanında da acılı şalgam!
Gönül hoş olsa,
Rüyalar gerçek olsa,
Ne de güzel giderdi ya!
Sevgili sevgilim,
Sensiz geçen,
İçinde senin olmadığın hayatımın,
Ömür törpüsü yıllarımı hiç sorma!
Hepsini ele güne şiir etmiştim zaten.
Üstüne, tam da yaralarım geçmişken,
Beni acı anılarımın izlerinden yorma!
Durduk yere...
Kahvaltı etmek istemeyip,
Mutfağımın, bu geceden ısmarladığım,
O taze baharını yaz eyle yeter!
Misal...
Bu gece...
Kendi omuz başlarıma sarılıp,
Hep aynı olmayacak,
Hayalden düşlerle,
Teselli etmek istemiyorum kendimi,
Çünkü...
Kendi kaderimi...
Ben...
Tek başıma değiştiremiyorum!
Çünkü...
Ellerim, konu yokluk olunca,
İlkbahar, yaz, sonbahar, kış...
Hep soğuk!
Neyse ki bu zemheri ayazında,
Kendime hazırladığım,
Mutfağımda salınan taze baharlar var!
Sen...
Var mısın?
Yanaş yamacıma ve mümkünse sımsıkı sarıl!
Cemre.Y.
Sevgili, sevgilim,
Sensiz geçen,
İçinde senin olmadığın hayatımın,
Ömür törpüsü yıllarımı hiç sorma!
Hepsini ele güne şiir etmiştim zaten,
Üstüne, tam da yaralarım geçmişken,
Beni acı anılarımın izlerinden yorma!
Geçmişin, geçmişini de ta atasından affedip,
Doğmuşluğumun suçu olmadığını fark ettiğimde,
Sana dair yeni umutlarım oldu benim de!
Geçen gece misal...
Bunca zaman sokağa çıkamamış,
Farklı bir tek insana dahil olmamış olmama rağmen,
Rüyamda...
Dostlarım vardı, arkadaşlarım da yanımda,
Gitmişiz şöyle havuzlu bir restorana,
Yemişiz, içmişiz, gülmüşüz, eğlenmişiz,
Eşyalarımızı kaybetmiş,
El birliğiyle daha güzellerini bulmuşuz.
Ve sen...
Dostlarınla, arkadaşlarınla şakalaşırken,
Öylece uzaktan bakıp bakıp gülümsüyordun bana.
Hiç yoktan, yeniden sosyalleştim mesela!
Ertesi gün ve gecelerde de...
Hayatıma çökmeyince o eski karabasanlar,
Hepten umutlanır oldum ben!
Öyle eskisi gibi,
Her uyandığım günün sabahına,
Bin bir çeşit olumlamalar ekip,
Gecesinde çökertmemiştiler hayata dair filizlerimi.
Gelişine yaşıyordum hayatı.
Geçen hafta sonu aldığım yeşillikleri,
Kase kase suya salmıştım köklerinden.
Baktım ki daha da dayanamayacaklar,
Bu akşam, hiç yoktan....
Usul usul...
Aheste aheste temizledim her bir yaprağını!
Onca özenle her bir telini ayırdım dereotunun,
Dalsız yaprak ayırdım tek tek maydanozu,
Yeşil soğan, kıvırcık, sivri biber falan derken,
Oldu mu mutfağımda koca bir bahar havası!
Gönül hamsi tava dilerdi derken,
Patates haşladım mesela!
Sonra mı?
Hepsini öylece bıraktım mutfakta.
Sabah olunca yine baharı göreyim de,
Yaz gelmiş sanıp,
Ne bileyim...
Dereotunun yarısını haydari yapayım,
Yarısını da maydanozla, haşlanmış patatesle,
Şöyle acılı, acısız,
Salçalı soğanla kavuşturup buluşturayım.
Sonra ne mi oldu?
Tam da ben bu satırları yazarken zil çaldı!
Elbette sen değildin.
Yüzünde koskocaman bir gülümsemeyle,
Ortanca yeğen!
Bir elinde hamsi tava, diğerinde salata!
Sevinçle teşekkür edip,
Yaradanıma da şükredip,
Onlarını da koydum, mutfağımın bahar havasına.
Oysa dolapta da rakı vardı,
Yanında da acılı şalgam!
Gönül hoş olsa,
Rüyalar gerçek olsa,
Ne de güzel giderdi ya!
Sevgili sevgilim,
Sensiz geçen,
İçinde senin olmadığın hayatımın,
Ömür törpüsü yıllarımı hiç sorma!
Hepsini ele güne şiir etmiştim zaten.
Üstüne, tam da yaralarım geçmişken,
Beni acı anılarımın izlerinden yorma!
Durduk yere...
Kahvaltı etmek istemeyip,
Mutfağımın, bu geceden ısmarladığım,
O taze baharını yaz eyle yeter!
Misal...
Bu gece...
Kendi omuz başlarıma sarılıp,
Hep aynı olmayacak,
Hayalden düşlerle,
Teselli etmek istemiyorum kendimi,
Çünkü...
Kendi kaderimi...
Ben...
Tek başıma değiştiremiyorum!
Çünkü...
Ellerim, konu yokluk olunca,
İlkbahar, yaz, sonbahar, kış...
Hep soğuk!
Neyse ki bu zemheri ayazında,
Kendime hazırladığım,
Mutfağımda salınan taze baharlar var!
Sen...
Var mısın?
Yanaş yamacıma ve mümkünse sımsıkı sarıl!
Cemre.Y.
Labels:
acı,
affet,
anı,
fark,
geçmiş,
hayat,
insan,
kahvaltı,
mümkün,
ömür,
rüya,
sarıl,
sevgilim,
sokak,
şiir,
umut,
yara
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
21 Ocak 2021 Perşembe
Nicedir Unuttuğumu Da Unuttum!
...Nicedir Unuttuğumu Da Unuttum!...
Nicedir, unuttuğumu da unuttuğumdan beridir,
Geçmişten gelen hiçbir acı hatıra da,
Artık canımı yakmadığından beridir,
Sırtımdaki hançer yaralarının izleri silindiğinden beridir,
Yeniden dinlemeye başladığım Türkçe şarkılarının,
Eskiden yüreğimin mengenesini sıkıştıran sözleri de,
Artık kalbimi falan yormadığından beridir,
Sarmaş dolaş çiftleri gördüğümde misal,
Yaşadığım o minicik mutlulukları hatırlayıp,
Onlar adına kocaman gülümsemelerle,
Mutluluklarının daimliğini dileyip,
Her sonun benim sonların gibi mutsuz bitmeyeceğini,
Bu dünyada mutlu sonların da olabileceğini,
Benim mutsuz sonlarımınsa,
Hiç kimsenin suçu olmadığını idrak ettiğimden beridir,
Artık hiç kimse, hiçbir şey, acıtamıyor ruhumu!
Cemre.Y.
Nicedir, unuttuğumu da unuttuğumdan beridir,
Geçmişten gelen hiçbir acı hatıra da,
Artık canımı yakmadığından beridir,
Sırtımdaki hançer yaralarının izleri silindiğinden beridir,
Yeniden dinlemeye başladığım Türkçe şarkılarının,
Eskiden yüreğimin mengenesini sıkıştıran sözleri de,
Artık kalbimi falan yormadığından beridir,
Sarmaş dolaş çiftleri gördüğümde misal,
Yaşadığım o minicik mutlulukları hatırlayıp,
Onlar adına kocaman gülümsemelerle,
Mutluluklarının daimliğini dileyip,
Her sonun benim sonların gibi mutsuz bitmeyeceğini,
Bu dünyada mutlu sonların da olabileceğini,
Benim mutsuz sonlarımınsa,
Hiç kimsenin suçu olmadığını idrak ettiğimden beridir,
Artık hiç kimse, hiçbir şey, acıtamıyor ruhumu!
Cemre.Y.
Labels:
acı,
can kırıkları,
geçmiş,
gülümse,
hançer,
kalp,
mutlu,
nicedir,
ruhum,
şarkı,
Türk,
unut,
yara,
yorgun
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
16 Ocak 2021 Cumartesi
Kardan Kadın
...Kardan Kadın...
Ne vakit kar yağsa, şöyle lapa lapa!Çocukluğumdan beridir,
Evlerin çatılarına bakarım en ilk.
Çatıların bacalarından uzanan dumanlara!
Mutlu evleri hayal ederdim sonra...
Mutlu evlerin, mutlu aileleri,
Mutlu mutlu, soba başında kestane pişirirlerdi.
Kuzinenin gözünden börekler çıkardı mis gibi!
Çocukların gözlerinde, yıldızlar uçardı sevinçten.
Sonra anneyle baba birbirine aşk ile bakardı yeniden.
Sözleşirlerdi gizlice, mutlu bir çocuk daha yapmak için.
Yemekler yenilip, sıcacık çaylar içilirken,
Kar sessizliğine mutlu cümleler karışırken,
Gözleri mayışırdı çocukların uykuya,
Anneleri pek masal bilmezdi lakin!
Yorganlarını örterken,
İlla ki burunlarının ucundan öperdi çocuklarının.
Sonra mı?
Sonra yağmur yağdı işte!
Çocukluk, ergenlik, gençlik, evlilik, bekarlık...
Her yer çamur çamur!
Bir tek yıldız var işte şurada, tam göğsümün ortasında,
Mevsimsiz açmış, her mevsimi ayrı bahar, tek bir lale!
Kar sessizliğinde, yüreğimin çağlayanını duyduğumdur o!
Sonrası yağmur yağmadan geçsin dileğim.
Çünkü dışarıda evlerin çatılarına bakan o kardan kadın benim.
Cemre.Y.
Labels:
aile,
anne,
baba,
cümle,
çamur,
çay,
çocuk,
duman,
gizli,
hayal,
kadın,
kara kış,
masal,
misk-i amber,
mutlu,
sessiz,
sonra,
yağmur,
yıldız
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
9 Ocak 2021 Cumartesi
Sarılmak
...Sarılmak...
Bir zaman sonra,
Uzakları yakın edemediğin vuruyor insana!
Eskiden, sadece yalancıların maskesi vardı,
Şimdilerdeyse konuşulanları bile anlayamaz olduk,
Yüzlerimize taktıkları beyaz maskelerden!
Çok özlediğini, öyle uzaktan görmek yetmiyor misal.
Şöyle kalbinin kanatlarını hissedecek kadar sıkı,
Kaburgalarını çıtırdatacak kadar sıkı sarılmak istiyor insan!
Sarılmalara bile hasret kaldığımız günlerdeyiz be can.
Cemre.Y.
Bir zaman sonra,
Uzakları yakın edemediğin vuruyor insana!
Eskiden, sadece yalancıların maskesi vardı,
Şimdilerdeyse konuşulanları bile anlayamaz olduk,
Yüzlerimize taktıkları beyaz maskelerden!
Çok özlediğini, öyle uzaktan görmek yetmiyor misal.
Şöyle kalbinin kanatlarını hissedecek kadar sıkı,
Kaburgalarını çıtırdatacak kadar sıkı sarılmak istiyor insan!
Sarılmalara bile hasret kaldığımız günlerdeyiz be can.
Cemre.Y.
Labels:
beyaz,
eski,
hasret,
insan,
kaburga,
kalp,
maske,
özledim,
sadece,
sarıl,
sonra,
uzak,
yakın,
yalan,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
5 Ocak 2021 Salı
Sen Bari Geç Kalma

...Sen Bari Geç Kalma...
Çocukluğunun kırılgan kanatlarından öptüğüm,
Ben de isterdim, bütün akşamlar,
Sana, sen uyumadan önce yetişeyim de,
Sonu güzel biten masallar anlatarak uyutayım,
Ki büyüdüğünde hala uyumaktan korkmayasın.
Ben de isterdim be yosun gözlüm, bütün sabahlar,
O güneş ışıltılı saçlarından öpe koklaya,
Misler gibi kahvaltı tabaklarıyla uyandırayım seni.
Ki büyüdüğünde hala çocukluk hayaline uyayakalmayasın.
Çareler dizi dizi başka hayatlarda alemdeyken,
Tek çaresiz bizdik işte, yalnız büyüdük, yapayalnız.
Otur şöyle aynadaki yamacına, sarıl omuz başlarına,
Güzel bir müzik aç, kitaplarla barış mesela,
Seni inandıracak gerçek masalları düşün.
Uyu...
Uyan!
Yaşamaya devam et, nefes almakla kalma!
Ruhum, ruhunun içinde nefes almakta,
Yorulma!
Vazgeçmezsin biliyorum lakin pes de etme n' olur!
Görmüyor musun,
Kem gözlerin hepsi sinmişler cam kenarlarına da,
"Başaramadı" demeyi beklemekteler,
Başarmak, artık onlara göre her neyse!
Bana sorsan,
Yıllardır ailem olduğunu hissettirmiş olman bile yeter.
Lakin hayat bu, her yeni adıma bir belge ister!
Alnın çatısından gururla öptüğüm, ne yazık ki,
Küsmek, kırılmak, gücenmek sadece bizi ilgilendiriyor!
Sadece bizim canlarımızı üzüyormuş çok geç anladım.
Birileri hep kendi hayatını, umarsızca hala yaşıyormuş,
Çok geç anladım sen bari geç kalma e mi?
Öperim yara izi geçmiş gibi görünen dizlerinden.
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
ayna,
can kırıkları,
çare,
çocuk,
güneş,
hayal,
hayat,
ışıltı,
kahvaltı,
kitap,
korku,
masal,
nefes,
öpücük,
ruhum,
sabah,
sarıl,
uyan,
yosun gözlüm
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...






