sonunda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sonunda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2026 Cumartesi

Bahar Geldi

...Bahar Geldi...
Dün Galata'nın eteklerinde gezdirdim kendimi.
Gümüşsuyundan çıktım yola,
Yürüye yürüye Galata'da buldum kendimi.
Sokaklar alabildiğince kalabalık,
İnsanlarda birer heyecan.
Masalarda tek bir boş sandalye yok.
Durduk yere içim sevinçlendi.
"Sonunda." dedim.
"Nihayet bahar geldi."
Cemre.Y.

28 Kasım 2025 Cuma

Özlemelerimiz De Geçecek Bir Gün

...Özlemelerimiz De Geçecek Bir Gün...
Ah nasıl da özlemişim,
Kadife gibi naif yumuşacık,
Kırmızıya meyyal sesinin tınısını.
Nasıl da özlemişim,
O derin nefesli özür dileyişli inceden iç çekişini.
Sesinin sessizlik içindeki özrüne de kabul.
Lakin eskisi gibi güvenemem ben sana.
Büyüdün be yavrucağım.
Hangi çocukluğuna sığdırayım beni yine hançerleyişini.
Özlemelerimiz de geçecek bir gün.
Herkes kendi masalının içinde kalacak sonunda.
Bizim hikayemiz çoktan bitti zira.
Hoşça kal ama!
Hoş kal.
Cemre.Y.

11 Aralık 2024 Çarşamba

Anlatabildim mi?

...Anlatabildim Mi?...
"Son!" dediğin şey mutlu bitmediyse bile!
Bizim onları gözümüzde büyüttüğümüz kadar
Değerli ve saygıdeğerdir ve hala da aynı saygıyı hak ederler.
Ama aslında onları,
Bulutların üzerine çıkartıp indirmeyen de sadece biziz!
Farkına vardığımızda bir çuvaldıza bakar sönmeleri.
Anlatabildim mi?
Cemre.Y.

5 Mayıs 2023 Cuma

Doğmak Vakti

...Doğmak Vakti...
Nicedir...
Çocukluğumdan beridir biriken,
Uykusu eksik gecelerimin,
Düş kırıklarıyla beraber,
Diş kırıklarını da bir heybeye doldurup,
Söküp attım sonunda!
Şimdi, hayata, hemen, en ilkinden doğmak vakti.
Cemre.Y.

9 Nisan 2023 Pazar

Kader

…Kader…
Leblebinin kaderidir bu!
En iyi kavrulmuş leblebi de olsa,
En zengin karışık kuruyemiş tabağında olsa da...
Ortaya şöyle karışık fakir sofrasında da olsa...
Sona kalır!
Lakin günün sonunda, içindeki o acı suya,
İlk ilaç diye koşulan da odur!
Cemre.Y.

11 Ağustos 2022 Perşembe

Ay Dolunay

...Ay Dolunay...
En son...
Dün gece gördüm,
Zaman zaman,
Ruhumu ta...
Kendi cehennemine kadar çeken kabuslu rüyaları!
Sabaha kadar,
Kaç uykuyu uyuyamadan eskittim kimse bilemez!
Ama bu sefer kararlıydım...
Ertesi geceye taşımayacaktım,
Uykumu darağacına asan korkularımı.
Zira...
Artık...
Avutmuyordu sadece yastık yüzü değiştirmeler!
Güne...
Gözlerimi azıcık bir uyku arasıyla açmışken,
Sigaramı dudak arama sarıp,
Sade kahveme koşmada da,
Nasıl bir panik yaşadıysam?
Susuz döküldü kahve telvelerim mutfağıma!
Köşe, bucak, halı, saçak...
Ne varsa kahvelendi susuz!
Öylece bırakıp, yeni kahve yapıp,
Kapımın anahtarını üstüne kilitleyip,
Ardıma bile bakmadan evden çıkıp işime gitsem...
Gün aydın olmaz ki ruhuma.
Akşam mesaim bitip, işimden evime dönünce,
Kapımın anahtarını içime açtığımda,
Mutfağıma girerim en ilk!
Zira çamaşır makinam orada.
Daha sınırlarına ulaşamadan kalır ayaklarım,
En ilk, yerdeki fayans araları serzenişte bulunur,
Sonra çamaşır makinamın önündeki halım,
Köşe, bucak, halı, saçak...
Küskün boyunlarıyla geçit vermezler bana!
Bulaşıverirler en olmaz yerlerimin canına.
Daha ki fırına yol almaya çok var oysa.
Biliyorum.
Hem de ezberimden.
Bir keresinde, hani es kaza,
Bir kavanoz dolusu bilyelerim saçılmıştı etrafa!
Ay, dolunaydı.
Her biri de teker teker kırılmıştı,
Ta çocukluğumdan biliyorum.
Küçüktüm daha!
Sonra toparlarım sanıyordum,
Hani kurtulup sabah olunca!
Kurtuldum lakin...
Bir daha da...
Ne akşamım aynı akşam oldu,
Ne de sabahım aynı sabah.
Hiçbir mutfağın bulaşıksız fırınına yetişemedim.
O andan sonra da, asla!
Aynı yerde bırakamadım hiçbir kırığı döküğü!
Usulca yeni yapılmış kahvemi yudumlarken,
Sessiz süpürgemle,
Tertemiz ettim köşemi, bucağımı.
Bu sefer...
Bu akşam...
Sadece fırınıma koşup,
Sadece onun tozunu aldım,
Öptüm teker teker sac ayaklarını.
Değil mi ki onun bile!
Yalnızlıktan, kabuslardan korkup,
Şöyle bir sarılıp,
Saçlarından,
Yüzünden, gözünden, alnından,
Ucundan, kenarından hayatının,
Ne bileyim...
Belki de hayali değildir benim evime konmak da,
Ben zor koşup monte etmişimdir ömrüme!
En hayal kırıklığından öptüm onu,
Ta, en ilk onu hayal edip yaradılışından.
Bu gece bana kabus yok!
Ay, dolunay!
Çünkü ben...
Değil ki canımı canımdan kanırtanların!
Eşyalarımın, maddelerimin, nesnelerimin,
Zamirlerimin ve dahi sıfat koyduklarımın bile.
Ömürlerine ömür değeyim derdindeyim.
Yoksa, herkes ölür ömrü bittiğinde.
Ben de öleceğim misal.
Artık...
Tamamen pes edip,
Her şeyden vazgeçtiğimde çok ölmedim lakin.
Misal gün olur...
Kime küsüp küsmediğimi unutmayabilirim!
Ne bileyim kapımın koluyla,
Öbür odaya gitmeyeyim diye benle inatlaştı diye,
Gücenmeyi bırakabilirim.
Ne bileyim,
Aldığım kilolarca soğandan biri acı çıktı diye,
Soğana küsmeyebilirim,
Ne bileyim,
Yediğim bir kabak tatlısının kabağı göçük çıktı diye,
Ona bir ömürlük yokluk hapsetmek yerine,
Kabak tatlısıyla aramı düzeltebilirim.
Ne bileyim,
Bir komşunun getirdiği bamya yemeği,
Sümüklü sümüklü çıktı diye,
Yıllar yılı tadına dahi bakmayıp,
Yıllar sonra kendi ellerimle, usulünce yapınca,
Meğer, olunca oluyormuş dedirtmeyince...
Bamya yemeğine yeniden gülümseyebilirim.
Beni insan düsturuyla sınamayın Gök Tengrim!
Bir daha da,
Asla!
Hiçbirini...
Hiçbir zaman...
Affetmeyebilirim!
Gülümseyelim mi?
Zira ay dolunay!
Yine bizi çekiyor yıldızlar.
Onlar da sanıyorlar ki,
"Hayat, asıl bize güzel!"
Hayat...
Sadece kolay olduğu zamanlar herkese güzel.
Bu gece de...
Bundan sonraki bütün gecelerde de...
Artık, bize, kabus yok!
Cemre.Y.

6 Ağustos 2022 Cumartesi

Acı Anı

..Masal...
Hepsi, herkes!
Senin yaşamış olduğun onca acı anıları,
Birer masalmış gibi dinliyorlar,
Sanıyorlar ki, masal bitince,
Bütün o kötücül canavarlar,
Ölecek, yok olacak.
Ve kahramanlar,
Mutlu mesut yaşayacak!
Maalesef ki bu hikayelerin sonunda,
Bütün o kötü canavarlar,
Hala yaşamakta.
Cemre.Y.

4 Haziran 2022 Cumartesi

Sonunda İnandı Kadın

...Sonunda İnandı Kadın...
Uzanıp, usul usul öptü şakaklarını kadının.
Yorgun kirpiklerine tel tel dokundu sonra.
Yaşından erken çökmüşlüğüne aldırmadı hiç!
Ağarmış saçlarını okşadı yumuşacık.
Yüzünün hüzün yüklü çizgilerinde gezindi eli.
Konuşmadı.
Hiç!
Konuşmadı.
Sessizce sevdi, sevdiğini.
Öyle boş sözleri sarf etmedi,
Yok "Ölüm bizi ayırana kadar."lı,
Yok "Seni sonsuza kadar seveceğim."li,
Tek kelam etmedi tutulamayan sözlere dair.
Biliyordu çünkü!
İnanmazdım,
Çeker giderdim yalanının tam ortasında.
Susa susa sevdi kadınını,
Susaya susaya.
İnsan olan hiç!
Susuz yaşar mıydı?
Sonunda inandı kadın,
Dudaklarının kenarına,
Gülen yüzlü gelecekler için,
Gül kıvrımlı bir gülümseme yerleştirdi.
Sonunda,
Nihayet!
Her şey çok güzel olacaktı.
Cemre.Y.

19 Ekim 2021 Salı

Pes Etmek Değildir Bu!

…Pes Etmek Değildir Bu!...
İnsanlar…
Artık kolayca vazgeçilebilir olduklarını hissettikleri zaman,
Kalpleriyle beraber, umutları ve güvenleri de kırılır,
Ve eninde sonunda,
Kendilerinden vazgeçmeye meyilli olanlardan vazgeçerler,
Pes etmek değildir bu!
Durumu kabullenmek ve ruhunda sindirebilmektir.
Cemre.Y.

23 Kasım 2020 Pazartesi

Kader

...Kader...
Ben de şöyle ömrüme...
Bob Ross amcanın, yüzündeki tebessümle,
Titan beyazıyla mutlu beyaz bulutlar çizip,
Gün sarısı rengiyle de,
Altından akan nehre güneş yansıması akıtıp,
Uzaklardaki dumanı tüten ağaç eve,
Patikadan güzel bir yol çevirip,
Yalnız olmayan yeşil ağaçların tepesine,
Oynaşan kırlangıçlar çizmeyi dilerdim.
Lakin...
Kime gösterdiysem yaralarımı,
İlk fırsatta onlar kanattılar ömrümün tuvallerini.
Eninde sonunda hep...
Elimde kaldı fırçalarımla, renklerim.
Ne yapsam, ne yapmasam...
Bir türlü şu kaderimi yeniden çizemedim.
Cemre.Y.

28 Nisan 2020 Salı

Durduk Yere

...Durduk Yere...
Sanal gerçekliğin gizleminde,
Yeşilin binbir tonu seriliyor gözlerimin gerçekliğine!
Aylardan nisan belli!
Öyle belli ki, neredeyse sonuna yakın gibi...
Durduk yere hava yağmurlanmış,
Durduk yere güneşin şavkı vurmuş yaprağın tutunduğu dala,
Durduk yere meyveler filizlenip, çiçeklenmiş,
Durduk yere, sanki cennet tasviri gibi, her şey güzelleşmiş.
Her yer, her şey, gün ortası, gece karası, fark etmeksizin,
Kundağa yeni sarılmış, ceninliğini geçmiş,
Fetüslüğünde afallasa da onu da es geçmiş,
Onca günleri, haftaları, ayları aşmış da gelmiş, hoş gelmiş!
Amma ve lakin,
Mademki çoğu, hayallice doldurulamamış güncesine...
Ömrünün, en baharına öykünürken, ömrü, hep ayaz geçmiş!
Hayatların kaderini, alnının tam ortasına yazılı kaderini,
Alnının tam ortasından silercesine,
Sinesinin tam ortasına, kader diye çizmiş!
Ve belli ki az kalmış, gelecek ardından kiraz mevsimi.
"Ateşin közü,
Odunun özüne yakın olmalı!" derdi hep rahmetli anam!
Cennetimden bildiriyorum, benim dünyam, bu değildi,
O kiraz mevsimi,
Ben bir kere daha, yeni bir evren değiştirmeden, gelmeliydi!
Cemre.Y.

12 Nisan 2020 Pazar

Kader Değil

...Kader Değil...
Sanki hiç Titanic'i seyretmemişler gibi,
"Hepimiz aynı gemideyiz."diye bir türkü tutturmuşlar!
Doğrudur bayım!
"Hepimiz aynı gemideyiz!"
Fakat günün sonunda,
Öncelik…
Filikaları çoktan satın almış olanların olacak.
Kazan dairesinin camlarından fışkıran,
Bi çare fakirleri ittire ittire yol alıp, onlar hayatta kalacak.
Tıpkı, zengin malikanelerinin birer odalarını,
Oksijen tüplü, yoğun bakım odası hazırlığı yapmış olanlar gibi.
Havada asılı kalmış Corona rüzgarı,
Sanki iki gün ekmek yemese ölecekmiş gibi!
Bir gecede bütün karantinaları piç eden bütün beyinsizler,
Sokakları yağma yağma yağmalarken,
Cahil cühala herkesin burnuna dolanmakta.
Bu Corona canavarı tümevarım bileşkesiyle ilerlemekte…
Çimen yeşili, çimen kokulu günlerimle,
İyot kokusunu özledim en çok!
Lakin benim denizim bu değil.
Kabuğumdan sıyrılıp kurtulamadığım bu yer,
Benim seçtiğim kader değil.
Cemre.Y.

28 Aralık 2019 Cumartesi

Yoğun

...Yoğun...
Yoğun bakımsızlıktan yeni çıktım bayım,
Üstüm başım taze süt kesiği!
Yeni bir yıl daha kapıya dayanmış diyorlar,
Onca aylar, onca haftalar, onca günler,
Onca sabahlar, onca geceler,
Onca saatler dolusu vakitlerin sonunda,
Sonuna ramak kala kurtulduğumuza mı sevineceğiz yine!
Hiç mi olmayacak bizim de şöyle ağız dolusu keyifle...
"Vay be, ne yıldı ama darısı daha da geleceklere" diyerek,
Teşekkürlü tebessümlerle uğurladığımız bir yılımız da mı olmaz be!
Neyse...
Zaten ben yine...
Yoğun bakımsızlıktan yeni çıktım bayım,
Üstüm başım taze süt kesiği!
Ne gelen önceden söyledi geleceğini,
Ne de giden adam akıllı vedalaştı insanca!
Yine de hepinize mutlu kardan adamlar olsun.
Bana da en mavisinden unutma beni çiçekleri!
Cemre.Y.

19 Ekim 2019 Cumartesi

Yorgun

...Yorgun...
Yorgun ruhlar denizinde öylece yüzüyordu kadın.
Ne bir beklentisi vardı gelecekten,
Ne de elle tutulur gerçek bir hayali.
Sonunda kabuslarına veda etmişti geceleri lakin...
Olmayacak dualara amin demekten de,
Olan ihanetlere göğüs germekten de,
Olası ihtimallerin imkansızlıklarından da...
Herkese yetmeye çalışırken,
Hiç kimseye yetememekten de kırgındı kadın.
Artık ne ay umurundaydı, ne de güneş...
Birinin görünüp, diğerinin kaybolduğunu sandığı yılları aşmıştı çoktan.
Cemre.Y.

19 Eylül 2019 Perşembe

Yüreğimin Coğrafyası

...Yüreğimin Coğrafyası...
İklimler akıp giderken yüreğimin coğrafyasından,
Kim bilir, kimler,
Kendi atlasında diliyordu ruhumun şehrini!
Gözümün kenarında bir yıldız tozu, birkaç çiy tanesi.
Merak etme artık ağlamıyorum,
En buruğundan birer tebessümle,
Vedalaşıyorum geçmişimle.
Nicedir,
Nasıl olduğunu bile merak etmediğim geliyor aklıma,
Sesli nefesli gülümsüyorum, geleceğime!
Seni unutmayı unuttuğumu,
Hatırladığım o anlarıma da, güzellikler diliyorum.
Evren'e sesleniyorum sessiz avazlarımla!
"Benim bu evrendeki görevim bitti,
Aşkla sevmemeyi, güvenmemeyi sonunda başardım.
Artık buradan alın beni!"
("My mission in this universe is over.,
I finally managed not to love with love, not to trust.
Now Get Me Out Of Here, Please!")
Cemre.Y.

18 Ağustos 2019 Pazar

Uzun Suskunluklar Yorar Adamı

...Uzun Suskunluklar Yorar Adamı...
Üç beş hülyalı cümleden sonra,
Kendi fırtınalarına dalıyordu adam.
Sessiz bekleyişlerin sonundaysa...
El ve ayak tırnaklarına parlement mavisi ojeler sürüyordu kadın.
Uzun suskunluklar yorar adamı ya!
Fark etmiyor erkeğin adamlığıyla, kadının adamlığı!
Adam kendi okyanusunda boğulurken,
Kadın kavanozlar dolusu kelebek renkli misketleri salıyordu havaya.
Sessiz cümlelerin içinde iki kelime yoktu sadece sevilmeyen.
"Eyvallah!" ile "Neyse!" mutludur umarım bi yerlerde.
Zira...
Uzun suskunluklar yorar adamı.
Cemre.Y.

20 Nisan 2019 Cumartesi

Bugün Günlerden Sen

…Bugün Günlerden Sen…
Sadece...
Bir gün batımının yolculuğunun sonunda,
Yeni bir zamanın akışına yeni güneş doğduğunda
Bambaşka bir şehre...
Deniz tuzu, iyot kokusu olan bir şehre,
Bambaşka bir hayata uyanmak istiyorum artık!
Ve "Bugün günlerden sen." demek istiyorum birine,
Hem de her gün, her gece…
Ama hangi sen?
Artık yanın, yönün ben olayım,
Anlar arası değişip durma istersen?
Cemre.Y.

1 Nisan 2019 Pazartesi

Sana Söz Sevgili

...Sana Söz Sevgili...
Yüreğimin zemheri ayazlı kara kışlı yaralarını,
Can kırıklıklarımdan, hayallerimin kırıklarına kadar,
İlmek ilmek bahar çiçekleriyle dokudum sevgili.
Neyse ki...
Şükür ki...
Kabus dolu masallar da bitti sonunda.
Her birini binbir özenle toparlayıp,
Kağıttan kayığımın yan ceplerine doldurdum,
Kağıttan kayığımın her yerine benzin döküp,
Yelkeninden sessiz bir vedayla öylece yakıp,
Usulca akıntılı denize saldım.
O gitti, ben kalmadım.
Eğer bir gün rengarenk mis kokulu kır çiçeklerini,
Saklamadan, sakınmadan,
Sevdan göğsünde gururla yürüyerek bana ulaştırırsan.
Sana söz...
Ne geçmişin acı anıları olacak,
Ne de geleceğin gelecek mi kaygıları!
Sana söz sevgili,
Ömrünü ömrüme iliklerken iki yakasından
Bize dair'li o ilk andan başlayacağım nefes almaya!
Gözün gözüme değdiği, gönlün gönlüme dokunduğu,
Kokun kokuma karıştığı o andan başlayacağım sana.
Cemre.Y.

3 Şubat 2019 Pazar

Artık Acıtmıyor Kayıplar

...Artık Acıtmıyor Kayıplar...
Eskiden olsa...
Dünyamın başıma yıkıldığını sanırdım oysa.
Üstelik sonu başından kara kaderime de,
Bolca küfürlü sitemler sayardım susana kadar!
Nicedir fark ettim ki,
Artık acıtmıyor kayıplarım!
Sonunda öğrendim nihayet.
Ömrümüze dahil olan her şeyin...
Birer raf ömrü var!
Kim bilir ki benim yüreğimin raf ömrü nicedir?
Nicedir ahvalim!
Bildiğim bir şey varsa o da...
Artık acıtmıyor kayıplar!
Ne vakit...
Bir şeyler gitse benden,
Ya da bir şeylerden gitsem ben.
Küçücük bir valiz hazırlarım yüreğime,
Zamanı ömürle değiştirmek vaktidir demek ki.
Cemre.Y.

29 Ocak 2019 Salı

Bu Sefer

...Bu Sefer...
Nicedir gri bir şehrin,
Hep aynı renk
Kalın ve yüksek duvarlarından
Kıpkırmızı yürek sızılarımı yolluyordum geleceğime!
Hani ne vakit benden bir gidenim olsa
Bir daha dönmezdi ya buralara...
Bu sefer öyle olmadı işte!
Geleceğim,
Geçmişimle yüzleşti.
Çok şükür bu sefer,
Gidenler'imin hepsi geri geldi.
Kalbimde kelebek kanatları süzülüyor şimdi.
Şimdilik, çok şükür hepsi geldi ya!
Fakat...
İçlerinden biriyle göz göze gelmeye hazır değilim daha.
Kim bilir bu sefer...
Bana nasıl bakacak katarakta doğru yol alan o yaşlı gözleri.
Sonunda buldu mu acaba kendi cennetinin izlerini?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...