eylem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eylem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2019 Cumartesi

Mülteci Eylem

...Mülteci Eylem...
Benim de mülteci eylemlerim oldu elbette!
Seni sevmek gibi.
Ve benim de itirafçı hallerim oldu elbette!
Seni unuttuğumu hatırlamak gibi.
Cemre.Y.

24 Nisan 2019 Çarşamba

Taciz... Don't Touch Me!

...Taciz... Don't Touch Me!...
Hani ülkemde olanlara şöyle bir bakıyorum da,
Milyonlarca duyarlı beyinlerin,
Sadece bir gün duyarlı olmaları ağır yaralıyor beni.
Misal çocuk bayramında,
Beş yaşında küçücük bir bebenin bağırsakları yırtılmış,
Büyüyüp evlenince sevdiğiyle sevişince,
Çocuğunun kurulup yerleşeceği rahimi parçalanmış!
Kaç gündür yoğun bakımda yatıyor türlü kabuslarla!
Ve ben...
Tek kelime şiir bile etmedim he mi?
Hangi yüzümle!
Her taciz ve tecavüz eylemi sonrası
Durup, düşünüp, soruyorum bu soruyu kendime!
Ve her seferinde de...
Annemin bizi guatr ameliyatı için bizi bırakıp gittiği,
Gündüzünde kırmızı pabuçlarımla sek sek oynadığım,
Ayaklarımın bağıra çağıra, tepine tepine,
Altı yaşımın kirlendirilmeye çalışılan bedenine dönüyorum!
"Önünü yaparsam seni alan olmaz,
Arkana yelteneyim!" diyen babamın sesi kulaklarımı tırmalıyor!
Korkudan altıma sıçışım,
Annemin ricası üzerine,
Komşunun bizi kolaçan etmek için kapıyı tıklatması,
Babamın acilen götümdeki bokları silip,
Beni kardeşimin yanına yatırması,
Söylersem, dilimi keseceğini söylemesi...
Hepsi ama hepsi an be an belleğimde!
Ben büyüyene kadar çok taciz edildim.
Ama ne zaman bir arkadaşımın evinde kalmaya kalksam,
Rahmetli annemin analığı tutardı da yollamazdı beni ya,
En çok o zaman gücüme giderdi.
"Sen düşmanı dışarıda değil ana,
Koynunda ara!" derdim de bana yine aylarca küserdi.
...Çocukluğumun Kırmızı Pabuçları...
Hani ülkemde olanlara şöyle bir bakıyorum da,
Milyonlarca duyarlı beyinlerin,
Sadece bir gün duyarlı olmaları ağır yaralıyor beni.
Misal bu akşam servisten indim,
Evime doğru yürürken,
Yaşlıca bir adamın,
Beş yaşlarında bir çocuğun burnunu silerken,
Onunla konuştuğunu gördüm de durdum!
Kanım dondu o an!
Çantamda bir şeyler arıyormuş gibi yapıp,
Epeyce dinledim onları!
Meğer çocuk gerçekten ihtiyarın torunuymuş,
Torununu parka götürüp,
Artık eve götürmek istiyormuş diye akıyormuş o sümükler!
Oysa babamın on sekiz yaşımdaki son tacizinde,
Hani o intihar eylemim olayında,
Ben odamın kapısını kililitlemiş,
Beşinci katın pencere pervazında korkudan titrerken,
"Napıyım anan vermiyor!" diyen bir babaydı o!
Yazmıştım epeyce o anları da!
Anam kurduğu pazardan gelmiş,
Epeyce bir arbede olmuş,
Ve yine anam bana küsmüştü!
Bende gece olunca anamın bütün ilaçlarından iksir yapıp içmiş,
Üç gün üç gece uyanamayınca,
Rahmetli anamın böğrüme indirdiği tekmelerle uyanmıştım.
Çok geçmedi zaten üzerinden onunla karşılaştım.
Yüreğime sevgi kırıntıları ekildi sandım,
Biri bari, uğruma ölümü göze alacak kadar beni sevdi sandım.
Öyle ya bir tek o demişti,
Ne anam, ne de babam,
Bir tek o demişti...
"Bundan sonra yanında ben varım Cemre Sultan!" diye.
İnandım, kandım, sevdim, sevdalandım.
Babamın yıllardır alamadığı bekaretimi ona hediye ettim.
Beni kucağımda iki yaşında bir bebeyle,
Eski sevgilisi için terk edip gideceğini de bilseydim,
Asla ama asla evlenmezdim.
Gider vesikalı orospu olurdum daha evla olurdu.
Zira o zamanlar ne anana, ne babana,
Ne de koynuna aldığın kocana güveniliyordu.
O vakitler düşman içerideydi zira!
Şimdi her yer ürkek birer korku.
Yani sizin sanki ilk defa yaşanıyormuşçasına,
Haber diye günlük tepkisel durumlarınızı,
Ben tam tamına otuz sekiz senedir,
Beynimde acı anı,
Yüreğinde hasarı telafisiz bir yara,
Bedenime sahip olmaya çalışan kirli eller olarak yaşıyorum.
O yüzden konuşup dillendirmeyelim bu konuları!
Siz...
Sadece empati yapmaya çalışırsınız,
Ben ya devamını getirebilseydi ne olurdu diye sonumu görürüm!
Üstelik rahmetli anamın gücüne gitmesin ama...
Sanmam ki beni doktora filan götürsün!
Ona da anlatırım diye korkardı zira.
"Anyway!
Please, go away!
Don't touch me!"
Cemre.Y.

30 Kasım 2018 Cuma

Kış Ayazı

…Kış Ayazı…
Kış ayazı,
Zemheri soğuğu, karanlık ve yağmurlu,
Eldivenleri evde unutulmuş günler geçiyor ömrümüzden.
Dönsen sıcacık yatağın bir daha salmaz,
Dönmesen, parmak uçların donacak.
Hayat da böyle bir ikilem arası bir eylem işte.
Cemre.Y.

17 Ekim 2018 Çarşamba

Buğu

...Buğu...
Gözleri gözlerime değdiğinde,
Buğusundan büyülendiğimi fark etmiş miydi acaba!
Bunca cesur geçinirdim güya!
Benim söz eyleme sırası ona gelince,
Dilimin damağımın lal olduğunu,
Aklımın beynimin süzgecinden geçemeyip,
Bir tek fikir edemediğini,
Gözleri gözlerime değmesin de,
Yine yeniden yanmayayım diye sustuğumu,
Gülüşünün gül gamzelerinden,
Hülyalı hayaller topladığımı hissetmiş midir ki.
Elektrik yüklü kahverengi kasabalardan kaçıp kaçıp,
Yosun yeşili tenhalarına sığınmak istediğimi de,
Anlamış mıdır acaba!
Salaş bir meyhanede kadehleri yere atarken birlikte…
"Emrin olur, başım, gözüm üstüne." diyebilmeyi düşünürken,
Dilimin tutulduğunu bilmiş midir?
Misal bugün...
Ona bu kadar, bir yürek mesafesi kadar yakınken...
İçinin içinde,
Kopan bütün fırtınalarını gördüğümü duymuş mudur acaba?
Yüreğinin can kırıklarının,
Yüreğimin can kırıklarıma dokunduğunu hissetmiş midir ki!
İçimizde ne vardıysa,
Can kırıkları dolu gülümsemelerle doluydu,
Her şey birer buğu.
Öperim seni adam, yüreğinin en ezik yerinden,
Misal yosun gözlerinden, dizlerinden.
Cemre.Y.

31 Ağustos 2018 Cuma

Ne Bileyim

...Ne Bileyim...
Eylül'ün yaprakları hazırlanırken soyunup gitmeye
Aşk'a dair mülteci eylemlerimizin hepsini,
Artık yalnızlığa terk edilmiş o kumsalın,
En yalnız kayasının kenarına terk etme vaktiydi.
Kim bilir, belki de, bütün suç benimdi.
Onca sevdalı sevişmelerden sonra...
Ne bileyim fularımı unutmalıydım belki bir yerlerde.
Belki saç tokamı, ya da sütyenimin kopçasını unutmalıydım.
Mademki sokak adlarında bile görmüyordu adımı,
Ne bileyim...
Belki bir şiirin son mısrasında aklına gelmeliydim.
Bu kadar kolay, bu kadar çabuk unutulmamalıydım.
En azından şarkıda söylendiği gibi,
Birinin bari boğazında düğüm düğüm hıçkırık olmalıydım.
Oysa ben her Eylül'de açardım sarı sandığımın kilidini.
Bir yanı şeytan lekesi anılarımı hatırlar,
Bir yanı melek kanadı hatıralarından öperdim.
Yine ağlardım ömrümden esip giden yapraklarıma ama
Geçen sonbaharda onları da denize savurmasaydım.
Cemre.Y.

21 Mayıs 2018 Pazartesi

Vazgeçebilmek

…Vazgeçebilmek…
Aslında şiir de bir nevi vazgeçebilmek erdemidir.
Boğazının ilmeğine takılan onca harf,
Onca hece, onca kelime,
Onca ipe sapa gelmez cümle varken,
Her birini teker teker yutkunabilip,
En anlaşılabilir sadelikte,
Okuyana sunabilmek eylemidir.
Oysa bir girebilseler o an'da yüreğimize!
Vay ki hallerine vay!
En acısını çektim diyenlerin bile ciğeri kül olur.
Cemre.Y.

7 Mayıs 2018 Pazartesi

Şiirler

…Şiirler…
Nice şair'li dost makamlarımdan caydım ben ki onların çoğu!
Birkaç çirkef dolusu dedikodularını çarşafıma gergef eylemeye meyl eylediler!
Ama şiirleri kaldı geriye!
Çoktan silerdim bütün harflerini çoktan ama!
Bunca yüreğime dokunan onca kelamları yazamamış olsalardı…
Demek ki onlar'ın yara kabukları benimkiler kadar da aleniyete saklıydı.
Cemre.Y.

2 Mayıs 2018 Çarşamba

Film Koptu!

…Film Koptu!...
İnsan yüreğinin,
Sevmek eylemi kadar,
Sevdiğince sevilmek fiiline de
Çok ihtiyacı olduğunu fark ettim.
Film koptu!
Cemre.Y.

1 Mayıs 2018 Salı

Yürekçe

…Yürekçe…
Oysa bilemedi hiç kimse!
Sevmek eylemi
Aşk gibi beden aramazdı ruhuna
Sevmek eylemi.
Hep yürekçeydi...
Sen hiç hissetmedin mi?
Cemre.Y.

6 Mart 2018 Salı

Sevmek Eylemi

...Sevmek Eylemi...
"Sevmek tek kişilik bir eylemdir,
Sevişmek gibi iki kişiyi gerektirmez!"
Cemre.Y.

Mülteci Aşk

...Mülteci Aşk...
Kekik kokulu
Mülteci eylemlerim oldu benim de elbette
Nazlıcan kadar olamazdım belki ama
Bu mülteci aşkının dağlarına ne zaman çıksam
Düş dünyamda…
Kekik kokusu sürerdim boynuma.
Cemre.Y.

28 Şubat 2018 Çarşamba

Öpüşmek

…Öpüşmek…
Belki bir gün daha, bir kerecik daha
Yağmur damlasını içerim
Onun gülüşünün içindeki gamzelerinden…
Öyle ya sevmek tek kişilik bir eylemdi sonuçta
Ama öpüşmek iki kişilik…
Cemre.Y.

9 Şubat 2018 Cuma

Bayrak

…Bayrak…
Vatanımda olanlara,
Oldurulmaya çalışılanlara,
Unutulanlara ve unutturmak için,
Gündemi değiştirmek için
Böylesi aşağılık bir eyleme
Müsamaha gösterenlere,
Siyasete, politikalara tepkim budur!
"Benim olduğum yerde
Bayrak ben ölmeden inemez!"
Cemre.Y.

1 Ocak 2018 Pazartesi

Umut!

…Umut!...
"Umut!" diye bir şey var neyse ki...
Yoksa bir gün ansızın kızımın
Dediği gibi olur her şey 
"Madem hep aynı iç savaşın ortasındayız, 
Senden de çok yoruldum ben, 
Sence de artık ölelim mi anne'm? 
Ölmeyelim mi hala?" 
Kızım hayatını tamamen sevip, 
Ona ben dahil, 
Dahil olanları tamamen
Affetmeden ölemem ben! 
Umut...
Özgürce büyüyor onun ruhuna! 
Yoksa vazgeçmek 
Bir noktalık bir eylemdi. 
Hayata dair sıfatlığıma!
Daha ben ölmedim.
Ben…
Daha ölmedim.
Cemre.Y.

31 Aralık 2017 Pazar

Buğulu Camlara Kalpler

…Buğulu Camlara Kalpler…
Sesinden mi sevsem seni, 
Yoksa sessizliğinden mi?
Korkma, birkaç buğuluk,
Nefes alacağım busenden. 
Hani sen de gidersen, 
Yokluğunun camlarına,
Bana son nefesinden
Yeni kalpler çizebilmek için.
Bilirsin…
Hazırlıksız bir eylemdir,
Her geçip de gitmeyen yağmurda
Nefesler dolu boş, kırılmış kalpler hayali…
Cemre.Y.

10 Aralık 2017 Pazar

Menekşelerin Kokusu

...Menekşelerin Kokusu...
Menekşelerin kokusu yoktur evladım!
Kokusu...
Rengidir mor menevşelerin.
Bir de her şeye rağmen
Hayata her daim gülümsemeleri.
Yani aslında
Renklerdir kokan...
Yoksa...
Aynı tattadır aslında
Patates, elma ve soğan!
Hayata bir tam gülümseyemediklerinden olsa gerek!
Kokusudur onları da farklı kılan.
Sen seç şimdi ömrünün kalanını!
Renk misin,
Yoksa koku mu?
Sevmezsin biliyorum ama
Aslında kavundur rengiyle kokan.
Ona da hem göz hem de burun lazım.
Ha bir de dokunmak eylemi!
Sahi sen nasılsın,
İyisin değil mi?
Yoksa her şey yine
Menekşe kokusuna mı sinsin!
İstersen fesleğenlere dokun yine,
Senden korkup korunmak için kokusunu salsın.
Bence elma elmalığını bilmeli, patatesse patates…
Yoksa sen trend diye,
Patatesi elma diye yiyenlerden misin?
Yoksa laleler midir hala en sevdiğin çiçeklerin!
Cemre.Y.

9 Aralık 2017 Cumartesi

Sahi Siz Nereye Gidiyorsunuz Ey İnsanlar?

...Sahi Siz Nereye Gidiyorsunuz Ey İnsanlar?...
Şehit ölümlerin intikamının alındığını
Düşünen bir taraf ve Berkin Elvan'ın
Öcünün alındığını düşünen diğer taraf!
Sahi siz nereye gidiyorsunuz?
Ya sizin evladınız olsaydı
Berkin Elvan?
Ya sizin babanız olsaydı
Şehit Savcı Mehmet Selim?
Nedensel olayları ne olursa olsun,
Evladınızı bekleseydiniz
Yoğun bakım köşelerinde,
Tam 269 gün, uyanır diye bekleseydiniz
Ama o uyanmasaydı?
Nedensel olayları ne olursa olsun,
Babanızı işine yollasaydınız,
Akşam yine yorgun argın geleceğini bilerek
Ama size döneceğinden emin olarak
Ama o, o akşam evinize dönmeseydi?
Siz!
Kendi duygusal devinimlerinizi
Ne zamandan beridir dinlemez oldunuz?
Ne zamandan beridir, size dikte edilen
Vicdansızlıklara büründünüz?
Ne zamandan beri,
Belli kesimlere ses olmaya çalışırken
Önce kendinizi ve sevginizi ve vicdanınızı
Ve şefkatinizi ve empatinizi unuttunuz?
Ben, babası hala hayatta olup,
Benim var olmama sebep olduğu halde
Bana babalıktan başka
Bütün felaketleri besleyen,
Bir insanın varlığıyla büyüdüm.
Şans eseri ya da canım pahasına
Savaşarak başardım dokunulmamayı.
Yine de bunca şeye rağmen hala ve hala
Sizler kadar vicdansız düşünemiyorum!
Sizler kadar galeyana gelemiyorum.
Çünkü ben anneydim,
Berkin Elvan öldüğünde,
Evladımın kılına zarar gelse
Neler hissederdim düşündüm.
Çünkü ben evladımı,
Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz öldüğünde,
Annemi evimizden son kez
Yoğun bakıma çıkardığımız akşamı düşündüm.
Size bir sır vereyim mi?
Ölen ölüp gittiği andan sonra
Etrafınızdaki kalabalıklar azar azar gidiyorlar.
Sonra baş başa kalıyorsunuz kendinizle,
Kaç kişiyseniz artık.
Bir sofra kurarken bile tabağın biri boş kalıyor.
Yokluğuna öyle kolay alışamıyorsunuz gidenin.
İnanın bana en sevdiğiniz ölüp gittiğinde,
Ne dinini umursuyorsunuz,
Ne milletini, ne de neleri sevip sevmediğini.
Ne hangi gruba dahil olduğunu
Ne de hangi eyleme müdahil olduğunu.
Hiçbirini, hiçbir şeyi umursamıyorsunuz.
Boğazınızda koca bir yumru.
Kocaman bir özlem oturuyor
Yüreğinizin baş köşesine.
Ölüsünü bile,
Öpmeyi özlüyorsunuz, ölüp gidenin.
Düşünün...!
Peki siz?
Sizler?
Nesiniz?
Ana yüreği mi?
Küçücük bir çocuğun babasının
Yokluğuna bakan gözleri mi?
Sahi siz nereye gidiyorsunuz ey insanlar!
Bireyler olarak bize dikte edilen
Galeyanlara gelmezsek
Bütün ölümlerin acı olduğunu anlarız da
Ona göre davranırız diye düşünüyorum.
Cemre.Y.

4 Aralık 2017 Pazartesi

Ağlamak


…Ağlamak…
Ağlamak bir eylemse, bu yürekteki arı damlalar nedir? 
Hıçkırıksız feryatlar mı?
Cemre.Y.

17 Kasım 2017 Cuma

Yaşamak Böyle Bir Eylemdi

...Yaşamak Böyle Bir Eylemdi...
Özlemekti...
Yorgun gülüşlü
Hiç gerçekleşmeyecek
Pembe düşler sonrası,
Kevgire dönmüş
Bir yüreği,
Nakış bakış ama derin,
Yürekler dolusu
Sevdasıyla,
Seni kendine,
Yamalayacak birini.
İşte yaşamak...
Böyle bir eylemdi.
Cemre.Y.

11 Kasım 2017 Cumartesi

Sevişmek Cinsel Bir Eylem Değildi Sadece

...Sevişmek Cinsel Bir Eylem Değildi Sadece...
Kalem...
Yürekten akıp,
Dilden sızamayanı kolay yazar çocuk!
Gizleri...
Acıları...
Aşkları...
Hasretleri...
Nefretleri...
Vedaları...
Hepsini.
Aynı acıyı çekmeyen birinin,
Asla anlayamayacağı ne varsa işte!
Şiir olur harflerin,
Bir uçurum kenarında şelale olur
Akar, akar, akar…
Deli dolu çağlayan bir nehir olur bazen,
Bazen dingin bir dere oluverir!
Sonunda bir denize yol alır çocuk.
Belki, okyanusa açılır bazen!
Bazen de
Manzarası eşsiz bir göl olur biriktirdikleriyle.
Ama illa ki en sonunda,
Bir dağ yamacında,
Yoldan geçen o son yolcunun,
Suya kanacağı minicik bir gölet olur.
Gölcüğün içindeki bir bakır tas su olur.
Gün olur, buhar olur göğe çıkar,
O ilk yağmur tanesi olup,
Göz pınarlarına konar da,
İllaki en sonunda,
Gözünün yaşının bir damlası olur be çocuk!
Sen bütün renklerin dilini biliyordun
Gittin nefreti seçtin!
Yoksa bana o son buğulu bakışında,
Sarıp sarmalayıp seni,
İçmez miydim göz pınarlarında birikenleri!
Yoksa sevişmek
Cinsel bir eylem değildi sadece!
Renklerinle kal çocuk!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...