kasım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kasım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2024 Perşembe

Nicedir Ömrüm Denize Hasret

…Nicedir Ömrüm Denize Hasret…
Eylül'ün yaprakları şiir gibi sarının binbir tonuna bürünürken
Ekim çoktan hazırlamıştı koca küreğini!
Süpüre süpüre geçiyordu hayat ağacının içinden.
Şimdilerdeyse kasım bile gelmiş çoktan da
Kasıla kasıla yarılamış griye kesen günlerini.
Nicedir ömrüm denize hasret,
Uzak olduğumdan da değil hani!
Gönlüm hayat kırığı ya, gitsem de şenlenemiyor bir türlü.
Oysa ben ne vakit gitsem o sahile,
Hele de bir martı çığlığı varsa o deniz esintisinde,
Aşk sanırım, sanmak isterim.
Cemre.Y.

20 Kasım 2019 Çarşamba

Kırmızılı

...Kırmızılı..
Kırmızılı bir kadın...
Kırkını beş geçe...
İlk defa...
Hiç olmayan bir fırtınada,
Basit bir işportacı şemsiyesine güvendi!
Yağmur yağmalıydı o kesin,
Ve hazırlıksız yakalanmalıydı afete lakin...
Aylardan kasım olmasına rağmen,
Ne yağmur vardı ortalıkta,
Ne de en ufak bir fırtına!
Kırmızılı bir kadın...
Altıncı yaşını beş geçe...
Henüz küçümen bir çocukken!
Geçmişinden yüz yıllarca vakit geçse bile...
Bazı şeylerin,
Esas hikayesini anlatamadı da!
Tuttu "Çünkü o'ndan nefret ediyorum!" demeyi seçti.
Çünkü diğerleri...
Bundan gayri sadece o nefretin sebep hikayesine asılacaktı.
Kırmızılı bir kadın...
Çoğu şiirinde...
Ömrünün en az otuz kilosunu verecekti her şiirinde...
Bırakmadı peşini hiç kimse!
Cemre.Y.

2 Kasım 2019 Cumartesi

Cumartesi

...Cumartesi...
Ömrümün güz güneşi vuruyor perdelerimin çiçeklerine.
Kasım'da kasıla kasıla gelmiş kurulmuş sonbaharın son deminde.
Yakındır perdeler kenara sıyrılmaz, pencereler açılmaz olur hanemde.
Bugün yüzümü yıkamadım, gülümsemedim de aynaya falan!
Ancak sade kahvemi yudumladığımda uyandım.
Günaydın cumartesim sana da günaydın.
Cemre.Y.

1 Mayıs 2019 Çarşamba

Ben Bir Adam Tanıdım

...Ben Bir Adam Tanıdım...
Resmi tatillerde bile mesaisini vermeden işçisine
"Bizde böyle işine gelmiyorsa yol orada" diyerek,
Çalışmak zorunda bırakan patronları da gördüm.
İş olmasına rağmen "1 Mayıs'ta bari dinlensinler." diyen işvereni de.
Çalışanın maaşını SGK bordrolarında eksik gösterip,
Vergisini eksik ödeyen patronları da gördüm.
Yanında çalışan emektarları için
"Bari emekli olduklarında rahat yaşasınlar,
Emeklilik maaşlarını eksik almasınlar." diyerek,
Ne ücret alıyorlarsa,
Kuruşu kuruşuna bordrolarına yansıtıp vergisini ödeyen iş vereni de.
Çalışanın maaşlarının,
Küsüratlarını cebe indiren patronları da gördüm.
Bütün küsüratları yukarı yuvarlayıp işçisine fazlasıyla ödeyen iş vereni de.
İş yerine, özel şoförünün sürdüğü son model jipiyle gelip,
Kasım kasım kasılarak,
Daha kapıdaki görevlisinden sayıp sövmeye başlayan patronları da gördüm.
Ekmek teknesine gelirken ofisine çıkmadan önce,
Bütün çalışanlarının halini, hatırını soran iş vereni de.
Kalem oyunlarıyla ortaklarının hakkını gasp eden patronları da gördüm.
"Aman be kızım kefenin cebi mi var, sakın hak geçirme kimselere,
Kul hakkıyla gitmeyeyim öte aleme." diyen iş vereni de.
Şimdi bu olanı biteni yazarken ben içinizden diyeceksiniz ki;
"Paragrafın patronlu başlarını hepimiz tanıyoruz da,
İkinci satırlarda bahsettiğin o iş veren nerede?"
Ben bir adam tanıdım,
Hem işçisi ekmek teknesinin ve hem de iş vereni yanındaki emekçilerinin
Ve de kendisine asla ve asla "Patron!" dedirtmeyen,
Keşke benim babam olsaydı dediğim ey insan,
Ey yüce gönüllü adam,
İyi ki dört yıl önce kapını çalıp senden iş istemişim,
Senin de...
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günün kutlu ve mutlu olsun, ellerinden öperim.
Cemre.Y.

3 Ekim 2018 Çarşamba

Yaralıyım Sevgilim

...Yaralıyım Sevgilim...
Bırak yüreğini yüreğimle uyutayım diyorsun ya
Yaralıyım sevgilim...
Aylardan hazan, hayatlardan hüzün.
Kasım taneleri de düşer yakında.
Ben sana nasıl sevda yükleyeyim.
Cemre.Y.

1 Ekim 2018 Pazartesi

Sevmeyi Hatırla

...Sevmeyi Hatırla...
Bir Eylül daha saklarız şiir defterlerimizin arasına...
Yani sonuçta yalnızlık da
Hele bunca alışılmışken kolay kolay vazgeçilmiyor.
Papatyalara da çoktan küsmüştük ya hani.
Şimdi kim bilir başka bir mevsimde güzel bir bahar gelir mi,
Daha sırada Ekim rüzgarları, Kasım lodosları vesaire varken?
Çoktandır sevdiğim çiçek adlarını da unutmuşum ya
Şimdi hiç yoktan gerek var mı yine sevmeyi hatırlamaya?
İlle de sonu ayrılık olduktan sonra.
Cemre.Y.

22 Eylül 2018 Cumartesi

Eylül

...Eylül...
Yaz aşklarının terk edip gittiği günlerdeyiz sevdiceğim.
Günler sararan yapraklarından kurtulma çabasıyla,
Geceyi akşam ayazlarıyla karşılar oldu.
Adına en çok yazılan şiirdir Eylül.
Bir sorsalardı ona...
Yüreğindeki incinmişlikleri Ekim'e dökerken o!
Aşk avcıları Kasıma doğru koşar adım gidiyordu.
Sevişgen gecelerin sabahlarını geçip,
Öpüşürken dahi ne kadar da yalnızlardı.
Eylül işte...
O içini dökerken gözyaşlarına onlar hep gidiyorlardı.
Yaktığı ateşin közünü kardı.
Cezvesinde her zamanki gibi tek kişilik kahvesini koydu.
Suyunu eklerken bir damla yağmur damladı.
Kahvesi köpürürken "Bu son." dedi.
Bu...
Son!
Yağmur çiselerken tek kişilik çadırına girip kahvesini yudumladı.
İçinin içini canının kırıklarına sardı.
Hayattı işte...
Bir şekilde yaşanıyordu aylardan hangisiyse!
Cemre.Y.

23 Temmuz 2018 Pazartesi

İyiyim

...İyiyim...
Sensizlik...
Temmuz güneşinde Kasım fırtınası sevdiğim.
Ama merak etme nicedir niceyim diye soranlara...
"İyiyim" diyorum yine de.
Cemre.Y.

20 Ocak 2018 Cumartesi

Randevu

...Randevu...
Eskiden hatun milleti kendini ağırdan satmak için
Randevuya on dakika geç giderdi de,
Zavallı çocuk sap sap ya gelmezse endişesiyle beklerdi.
Şimdi bakıyorum da her beş masadan dördü
Tek başına oturmuş sıkıntılı hatunla dolu.
Çocuk, yeni uyanmış kasım kasım kasıla kasıla
En yavaş adımlarıyla gelip oturuyor!
Noluyo bee!
Erkek nüfusuna kıran girdi de,
Bulunmaz hint kumaşı mı oldu bunlar...
Ohhh!
Şükür ettim halime kahvaltı ediyoruz,
Ben ve keyfim ve de kahyası,
Yok öyle beklemek gibi bir derdim.
Cemre.Y.

27 Kasım 2017 Pazartesi

Neyse

...Neyse...
Eylül gibi bir şiiri...
Ömrümüze etamin diye işlemişiz!
Kasım kasım kasılanları da iğnelerle oyalamışız!
Daha ona, bana, bize!
Kim?
Ne zaman, kimeymiş!
Neyse...
Cemre.Y.

7 Kasım 2017 Salı

Rengarenk Balonlar

...Rengarenk Balonlar...
Bazen de eser rüzgar en kasım lodoslarından.
Zaten zemheri ayazında kim bana
"Benimle bir yaz düşü kur." dedi ki.
Lunaparkın önünden geçerken biri yanlışlıkla
Rengarenk balonlar tutuşturmuştur elime,
O kadar da hazırlıksız ve sevinçli bir çocukmuşum,
Balonlarım hep benim olsun diye ipini
Koluma bağlamaya çalışırken
Hepsi birden uçuvermiş gökyüzüne.
Öyle işte...hepsi o kadar!
Hepsi o kadar!
Cemre.Y.

1 Kasım 2017 Çarşamba

Tekrar Kavuşmak Üzere

...Tekrar Kavuşmak Üzere...
Çok şey beklemiyordum
Ne Ekim'den
Ne de Kasım'dan.
Aralık da öylece geçip gider.
Kışınsa eksik yürekler hep donuk zaten!
Yalancı baharlara da
Yüreğim epeydir tok!
İyisi mi terasıma kurulmalı
Daha Güneş varken
Bir daha ki bahara yetecek kadar güneşe sarılmalı
Tekrar kavuşmak üzere güzel bir veda olmalı.
Cemre.Y.

30 Eylül 2017 Cumartesi

Siz Anlamazsınız


…Siz Anlamazsınız…
Gökyüzüne bahar dalları astım.
Yeryüzüne papatyalar, gelincikler, kasımpatılar,
Diyorlar ki olmaz artık hiçbiri,
Vakit sonbahar!
Siz anlamazsınız diyorum.
Temmuz sonunda yağıyordu bana karlar!
Cemre.Y.

13 Eylül 2017 Çarşamba

Artık Yok'um Ben Size

...Artık Yok'um Ben Size...
Bugünlerde gözümden düşen düşene!
Gönlümden ise...
Kol kırılır, yen içinde, hem de haksız yere,
Hayasızca kendi cinayetine tanık olurken,
Kendi cinayetine tanık olurken,
Son yaprağı da dökülüyor gönlümün.
Kasımpatı açmasını zaten çoktan geçmiştim de,
Ben hala…
Susuyorum ya!
Bari bizi bu kadar, kendisine böyle rezilce,
Terk etmeseydi!
Ah bu gözler, ah bu kulaklar, ah bu yürek!
Nice nadanlıklara tanık oldu da
Sonradan pişmanlık denizinde boğuldular
Bütün iftiracı nadanlar!
Afları...
Allah'a havaleli hepsinin...
Bilseydiniz de,
O son Kasım tanelerinden yaprağını,
Avuçlarınızın arasına alsaydınız!
Geç...
Kış gelecek birazdan
Zemheri ayazında
Soğuğa kesecek dilleriniz
Donduracak bensizliğimle sizi.
Artık yok'um ben size…
Cemre.Y.

29 Temmuz 2017 Cumartesi

Zamana Karşı

...Zamana Karşı...
Artık kalbine nefesin yetmez olmaya başladığında,
Fazlasıyla yorulmuşsundur her şeyden,
Etrafındaki hastalıklardan, ölümlerden, gözyaşlarından.
Sadece bir film izlemek ve kendine gelebilmek istersin.
Kendine, üzülmekten yorulmayacak kadar bir sen bulabilmek!
Karşına çıkan o filmle şoka girersin.
Kendi depreminin ilk göçüğünde buluverirsin kendini.
Eceline selam çaktığın o son zaman sözleşmesini yaptığın
Okyanus altı madeninin dehlizlerinden birinde rastlarsın kendine.
Ölmüşsündür, ölmüşsünüzdür.
Orada öylece kalmışsınızdır sonsuzluğa!
Bedenleriniz çürümemiş,
Elleriniz hala kararsızdır bırakıp bırakmamakta!
Yavaşça sokuluverirsin yanlarınıza.
Yüreğin binlerce akraban aynı anda ölmüş gibi kavrulurken,
Usul hareketlerle son kez dokunuverip
Donmuş parmak uçlarınızı ayırırsın.
Kendi bedenini kucağına alırsın ve yüzmeye başlarsın.
O ölümden, o sonsuzluktan,
Okyanustan mümkün olduğunca uzaklara yüzersin.
Gökyüzüne bakarsın,
Güneş’e doğru tek kolunla kanat açarsın.
Sırtına aldığın bedenini diğer kolun sıkıca tutar.
Bulutlar yine hayallerindeki gibi pamuk şekeridirler.
Yıl 2011 Kasımı,
Film; “Zamana Karşı” dır.
Sen kırılıverecekmiş,
Toz oluverecekmiş bedeninle
Onların en güzeline kuruluverirsin.
Son gittiğiniz filmi,
Son kez, bu sefer sadece kendinle izlerken
Biraz daha sarılırsın kendine,
Son kez öpersin omuz başlarını yalnızlığından.
Tuttuğun “Söz” ü yuvarlayıverirsin Dünya’ya.
Son kez öpersin omuz başlarını yalnızlığından.
Cemre.Y.

14 Temmuz 2017 Cuma

Kasım Taneleri

...Kasım Taneleri...
Kasım taneleri düşüyor kirpiklerimden
Yüreğim,
Devre mülk yüreklerden çoktan yorulmuş
Issızlık tohumları ekiyor yaş tanelerimden...
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...