gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2026 Cuma

Bekleyenin Yok Mu?

...Bekleyenin Yok Mu?...
Kör bir akşamın gecesine yakınken,
Hiç olmayacak bir anda sormuştu kendi kör gözleriyle.
İkimizin de ameliyat yarası tazeydi daha!
"Senin evinde bekleyenin yok mu? dedi fütursuzca.
Boğazımın ilmeğine inen koca bir yumru ile yutkundum önce.
Sonra; "Tabi ki var!" dedim.
"Kapımın kilidi, salonum, koltuğum, halım,
Yatağım, yorganım, yastığım,
Mutfağım, dolabım, ocağım,
Benim evimde bekleyenim olmaz mı hiç!
Tabi ki var!" dedim ve uzaklaştım onun yanından.
Odaya geri döndüğümde çoktan pişman olmuştu sorduğundan.
Cemre.Y.

27 Mart 2026 Cuma

Neyse Size De Günaydın

...Neyse Size De Günaydın...
Gecesi ayaz, sabahı ayaz gri günler bitti nihayet.
Özleminden burnumun sızısı olan güneşim
Beyaz bulutların arasından süzülüverdi nihayet.
Az kaldı içim dışım ısınır yakında.
Bahar bahçe renklenirim sayesinde.
Beni kitap okurken görünce okuduğum kitabın bile
Nasıl olması gerektiğini söyleyenleri de umarsamaz olurum.
Ki mutlaka bir karakteri arkadaşımdır oysa!
Bunu bile anlayamadıklarına güler geçerim.
Öyle ya!
Bu saatten sonra beni yıpratacak insanlara değil,
Onaracak insanlara ihtiyacım var.
Neyse size de günaydın.
Onaracak insanlar çıksın karşımıza.
Cemre.Y.

30 Ocak 2026 Cuma

Özlersin

...Özlersin...
Serin gecelerin, serin sabahları olur bazen.
Fincandaki kaçak çayın çabuk soğur.
İçtiğin sigaran bile çabuk biter.
İşte o vakit, uzaklara dalıverir gözlerin.
Bazılarının gözlerinin içine bakarak gülüşünü özlersin.
Sadece sana özel o gülüşü, zamansız özlersin.
Hani durduk yere sevdaya acıkırsın ya!
Öyle aşka aşermek gibi bir his işte.
Cemre.Y.

25 Ocak 2026 Pazar

Belki De Güneş Çıkar

...Belki De Güneş Çıkar...
Dünden kalmış kaçak çay kıvamında uyandım yeni güne.
Ben de isterdim bir kerecik de güneş uyandırsın beni ama
Uykusu kabuslu rüyalarla dolu olanın sabrı kalmıyor geceye.
Birazdan gün ağarmaya başlar nasıl olsa.
Kahvaltı tabakları serilir masalara, çaylar demini alır.
Evlerde pazar neşesi başlar birazdan.
Tek başıma evimde çayımı yudumlarken,
Hiç yoktan umutlanırım mutlu evlerin, mutlu sesleriyle.
Kim bilir belki de güneş çıkar penceremin üzerine.
Kış günü sebepsiz sevinçlenirim işte o zaman.
Yüzüme bir gülümseme konuverir hemencecik.
Olamaz mı, olsun bence.
Cemre.Y.

17 Ocak 2026 Cumartesi

Kim Bilir?

...Kim Bilir?...
Kaç gündüzden kaç tane daha ışık kurutmalıyım
Doğru biz'e...
Tam zamanında yeniden kavuşabilmek için?
Kaç geceden kaç tane daha yıldız tozu toplamalıyım
Gece gündüz birbirini seven
Sevgisinden şüphe edilmeyen sevdaya bulaşmak için?
Kim bilir?
Cemre.Y.

16 Ocak 2026 Cuma

Kaybettiğimiz Yerden Toplarız

...Kaybettiğimiz Yerden Toplarız...
Sonra...
Kaybettiğimiz yerden toplarız elbet
Kendimizden kalanlarımızı.
Sarsılırız, sendeleriz, düşeriz de...
Ama asla sürünmeyiz.
Hele!
Hançer yaraları dolu sırtımıza...
Asla ayak bastırmayız.
Yorgun dizlerimizden destek alarak
Yine, yeniden dimdik ayağa kalkarız.
Korkulu kabuslu geceler de bitince
"Günaydın lan yaşamak!" deriz.
Cemre.Y. 

14 Ocak 2026 Çarşamba

Zor Da Olsa, Geçti!

...Zor Da Olsa, Geçti!...
Madem ki bu mecliste de bolca sükun etti adın.
Gah-ı söyleyip,
Gah-ı suskunca aktı yine sana gözüm yaşım.
Sonra gün ağardı.
Zor da olsa, geçti!
Diğer bütün geçenlerim gibi bu da geçti.
Amma velakin...
Her gece sen uyumadan önce
Nefesinden öpüyordum ben seni.
Biz'i en çok unuttuğun zamanlarda,
En azından saçlarını da öptüğümü hatırla.
Cemre.Y.

11 Ocak 2026 Pazar

Kış Yağmuru

...Kış Yağmuru...
Yağmurun gürültüsü gök gürültüsüne karışınca,
Üstüne bir de şimşekler çakınca uyuyamıyor insan.
Korkuyorum desen paylaşacak kimsen yok!
Üşüyorum desen sarılacak kimsen yok!
Kış yağmuru bu, öyle bahar yağmurlarına benzemez.
Damlası tenine değse içinin içi üşür.
Gecesi uyunamamış nahoş bir sabahtır bu.
Geçer ama, elbet bu yalnızlık da,
Bu hiç de sevilemeyen kışlar da geçer.
Cemre.Y.

30 Aralık 2025 Salı

Yorgan

...Yorgan...
Önceki gece sarılıp sarmalandığımı,
Her sabah usulca terk ediyorum.
Neyse ki o, her sonraki gece affediyor beni.
Ruhumu da, bedenimi de ısıtıyor.
Ah canım yorganım benim.
Cemre.Y.

16 Aralık 2025 Salı

Ruhumu Da Ruhundan Ayrı Koydun

...Ruhumu Da Ruhundan Ayrı Koydun...
Dilinin zembereği bozulmuş ağulu cümleler akıyordu dudaklarından.
Yüreğinde bir gram pişmanlık yok kırıp döktüklerine dair.
Gecenin bir yarısı tam karakolluk acılar yaşanmakta.
Kıyılamıyor işte ömrünün sicili bozulacak diye,
İçime içime akıtıyorum gözyaşlarımı.
Lakin...
Ağrılarım hala çok ağrıyor işte.
Bedenimdeki mor güller elbet geçer de,
Güvenimin korkularının sonu ne olacak?
Ruhumu da ruhundan ayrı koydun ya,
Yine de iyi bak ama kendine.
Benden olabildiğince uzak, kendine çok yakın ol lütfen.
Cemre.Y.

11 Aralık 2025 Perşembe

Arada İmsak Vakti Eksik Misal, Arada Kuşluk Vakti Eksik!

...Arada İmsak Vakti Eksik Misal, Arada Kuşluk Vakti Eksik!...
Gündöndü.
Hatta, gecelerde döndü,
Amma velakin yine de gündöndü!
Ama sanki sabah hiç olmayacakmış gibi,
Ezberlerini hepten kandırmışlar gibi,
Çoktan ardını dönmüştü güneşe, çok ama çok, çoktan!
Ki madem ben, ona...
Hep bulut olduydum ya, çoktan çekilmiştim onun ömründen.
Dün gece olsun bari, yahu!
Dün gece...
Ne demeye?
Gecenin en sağır saatinde...
Ona sımsıkı sarılmışlığına bile pişman eder insan olan bir diğerini?
Ki zaten!
Gözü yeterse...
Çiğdem çekirdek olurdu misal, yeni doğan güneşle...
Yetmedi diyelim hadi!
Saman bile olamadı ya la!
Onca sene, onun için, onun semerini taşıdığı eşeğe hem de?
Gündöndü...
Gün ile gece kaldı.
Arada imsak vakti eksik misal, arada kuşluk vakti eksik!
Uyu, hu, uyu!
Bundan gayri ne benden sana gün açar,
Ne de senden bana gece doğar,
Soyadı kısmı boş bırakılmış hükümsüz iki kayıbız biz.
Bir tek hüküm var ise, ki o da sayende, biz artık bize yok'uz.
Bundan gayri artık, biz, bize, hiç, yok'uz.
Cemre.Y.

18 Ekim 2025 Cumartesi

Yanılsama

...Yanılsama...
Sen yokkenden beridir saçlarım uzadı.
Üstelik kendi renginin üzerine göz kırpan
Beyaz ışıltılarım da hayli çoğaldı,
Bil istedim.
Lakin dişlerimi hiç sorma!
Ne vakit dara düşecek olup da
Gecesi, günü fark etmeksizin,
Farkında olmadan yine onları sıkmaya evrilsem,
Sanki çatımda olmayan tavan eksiği gibi,
Her biri beşe on kalaslarıma tutunmaya çabalamakta.
Çünkü hayat gibi işte, hayatımız gibi,
Biz hepsini gerçek sanırken her şey implant.
Yanılsama yani.
Cemre.Y.

5 Ekim 2025 Pazar

Gibi'dir İşte, -Mış Gibi

...Gibi'dir İşte, -Mış Gibi...
Dün gece kırgın yürekler denizinin bir başka sahilindeydim.
Hani şu!
Denize çok uzak ama birkaç adım daha atsan oradasın gibi.
Hani şu!
Ormana çok uzak ama birkaç adım daha atsan tam ortasındasın gibi.
Lakin o birkaç adım'lardan da çoktan çok yorulmuşuz gibi!
Dertlerin derya olup taştığı,
Herkesin birer sandal olduğu o günler zaman aşımına uğramış gibi.
Gibi'dir işte, -mış gibi.
Hani şu!
Bizden kaybolan o kayıpların,
Çoktan kaybolmaya niyetli kayıplar olduklarına emin olduğumuzda,
Onları saldığımız o anın acısını artık hissetmemek gibi.
Değmezmiş gibi değil de, bizden yanası, çoktan yanmış gibi.
Vicdanın rahat, gönlün senden memnun.
Çünkü nihayetinde...
Kuş cıvıltıları kesildiğinde onlarla beraber uyuyorsun,
Bir ayak çıtırtısı duysan onlarla beraber uyanıyorsun gibi huzurlusun.
Bir tek...
Arada bir, sen onların hassasiyetlerine,
Ki genellikle sık sık, onlara bile fark ettirmeden çok özendiğinde bile...
Yola değil de, yürütecek olana en güvendiğinde,
Hani sızım sızlıyor ya diz kapağının bütün can özü!
İşte o kırıyor hayalinin dahi güvenini.
Çünkü sen hayata yalpalıyorken,
Çoktan gidilmiştir o yollara,
Çoktan aşılmıştır o duvarların ötesi.
Tadı tadılmış, duası okunmuştur hayatın her anının.
Şimdi o yollar sana da, onlara da kapanmış olsa onlara ne gam!
Sanki sen, o anlara değmiyormuşsun gibi gülmüşlerdir çoktan.
Sanki sen, o anları anlayamazmışsın gibi ağlamışlardır çoktan.
Ama kesin kes, herkes, her suskunluklarında sadece kendilerini düşünmüşlerdir.
Yani şimdi senle de yaşanacak yeni anıları, sensiz yaşamışlardır çoktan!
Seninle olan her yeni an, her şey, gibi'dir işte, -mış gibi hissedersin acıdır, acıtır.
Cemre.Y.

13 Eylül 2025 Cumartesi

Gri Günler

...Gri Günler...
Griye uyandım bu sabah.
Göz kapaklarım dün geceden yorgun.
Gönlüm desen ağlamaktan içi çıkmış.
Şöyle bir yokladım da yüreğimi,
Ne özlemek kalmış, ne de kırılmak!
İçim dışım hissizlik.
Güneş desen, çoktan yüzünü dönmüş başka bir coğrafyaya.
Başka ülkelerin,
Başka çocukların baharlarını yaza çevirmeye başlamış.
Saçlarını sarıya boyamaya hazırlanmış çoktan.
Yağmur yürekli insanların kalplerini ısıtmış yavaştan.
Öyle ya dönüp duruyor dünya bize hiç sormadan.
Sırası bizdeydi gri günlerin, onlar da gelip geçer elbet.
Cemre.Y.

9 Eylül 2025 Salı

Yağmur Tıkırtıları

...Yağmur Tıkırtıları...
Cama vuran yağmur tıkırtıları,
Geceme ışık saçan şimşekleriyle uyandırdı beni.
Sonrası kızgın bulutların çarpıştığı gök gürültüsü.
Bir süre yatağımda kıvrılıp öylece dinledim onları.
Birkaç dua savurdum ölenime, gidenime, kalanıma.
Korkmadım bu sefer nedense.
Oysa ne çok korkardım gök gürültüsünden.
Mevsimindeyse demek ki haberli oluyormuş insan.
Sabahına yetişmem gereken bir yer olmadığından,
Varsın bu geceyi de sabaha erdirelim tam yarısından.
Kalktım çatımdan su sızan yerleri yokladım,
Çok şükür henüz akmamıştı duvarlarımın gözyaşları.
Aslında çoktan onartmalıydı onları ya!
İmkan meselesiydi işte her şey, imkan.
Cemre.Y.

22 Ağustos 2025 Cuma

Az Önce Güneşi Batırdım

...Az Önce Güneşi Batırdım...
Az önce güneşi batırdım,
Yosun gözlerinin maviye çalan ela tav'ında.
Gözlerinin irislerinde ne çok mavi gizli,
Ne çok gri, ne çok sarı, ne çok kahve.
Belki sen bile bilmiyorsun ama!
Ne çok yeşil saklı her bir haresi birer hazine gibi.
Birkaç damla gözün yaşı saklanmış kirpiklerinin ucuna,
Alıp usulca öptüm onları hissettin mi?
Sana...
"Beni şimdi sevme!" diyemem ama!
"Sakın ha, beni şimdi özleme, sakın ha kınalı kuzum."
Birçok şiir gibi...
Birbirimizden...
O son gün, son kez...
Geçip gittik biz.
Sen benden çoktan caydın,
Ben bana kaldım hepsi bu.
Az önce güneşi batırdım,
Yokluğunun bilmem kaçıncı akşamında
Geceye de selam olsun ki
Bazı bazı yokluyor bizsizliği!
Yoksa şiir dediğin ne ki!
Cemre.Y.

15 Ağustos 2025 Cuma

Hoşça Kal Gözümün Nuru, Hoş Kal

...Hoşça Kal Gözümün Nuru, Hoş Kal...
Sana nevbahar umutlar hayal etmiştim halbuki!
Lakin gecesi uyunulamayan sabahlara da,
Kendi kendime uyanmaya vakit kalmadan,
Kavgalı, nefretli insan seslerine,
Bir de korkmuş çocuk çığırtkanlığı bulaşınca,
İyice soğuyorum bu dünyada var olmaktan ya!
Bunca acının, bunca korkunun içinde,
Seni özlemek aklıma dahi gelmesin diye,
Yordum kendimi iyiden iyice,
Pazara gittim misal!
Bilirsin o çığırtkan seslerden nasıl da korkar, nefret ederim.
Ömrü hayatımda ilk defa kışlık sebzeler koydum buzluğa!
Kışı görebilmek için değil ha!
Yoruldukça daha da yorulmak için,
Yeter ki beynimin süzgecinden,
Gelecek kaygılarımla geçme diye.
Sırf seni düşünmemek için.
Durduk yere,
Uzunca bir zaman sonra sakarlığım tuttu misal!
Bardaklar, şişeler, tabaklar şakır şukur döküldü mutfağıma.
Bazıları sekip ayak bileğimi kanatmış,
Her şeyi bitirince fark ettim.
Mutfaktaki dolap prizine onlardan taşan sular dolmuş,
Cızır cızır edip kokunca şalteri kapattım.
Yordum, yoruldum,
Durdum, duruldum.
Sonra mı, ne mi oldu?
Birazdan gece çökecek yorgun omuz başlarına,
Ama, sen...
Bensiz olsan da, sakın korkma ha!
Dolunaydan topladığım ne kadar yıldız tozu varsa,
Serin bir yaz meltemi gibi yıldız tozu saracağım omuz başlarına.
Sanki yeni gün doğumuymuş gibi,
Sanki yeni günbatımıymış gibi,
Sanki en sevdiğin denizin, en sevdiğin akşamıymış gibi,
Duamsın, en güzel olası rüyalarımı seve seve ısmarladığımsın.
Hoşça kal gözümün nuru, hoş kal.
Cemre.Y.

9 Ağustos 2025 Cumartesi

Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!

...Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!...
Daha güneş bile sabaha uyanmamışken,
Düş'ümde gördüm yine seni.
Ne çok zaman geçmişti oysa, seni böyle görmeyeli.
Sen beni, yine, çok özlemişsin belli.
Yoksa öyle uzaktan göz ucuyla süzmezdin beni.
Öyle utangaç titreşirken göz kapakların,
Ağustos sıcağı gibiydi gözlerin.
Sanki "Gel." desem uçarcasına konacak gibiydin yamacıma.
"Kal." desem sarılacak gibiydin kaburgalarımı çatlatırcasına.
Lakin kalp bu, unutamıyor incindiği yeri!
Ki zaten onca uykusuz geçen gecelerden sonra,
Uykulu gözlerime ağır geliyordu kirpiklerim.
Ne sen bana tam gelebildin,
Ne de ben seni yeniden yüreğime sığdırabildim.
Cemre.Y.

7 Ağustos 2025 Perşembe

Yağmur

...Yağmur...
Ey benim gül yaprağındaki yağmur tanelerim.
Nasıl da güzelce, elini yüzünü yıkadınız İstanbul'umun.
Terasıma çıkıp kahveme birkaç damla yağmur damlatayım hele!
Seveyim, sevineyim hiç yoktan.
Öpeyim gülümseyişlerinizin kıvrımlarından.
Aylardır yokluğunuz kavuruyordu yüreğimizi.
Geldiniz, iyi ki geldiniz...
Hoş geldiniz.
Size söz verdim bu gece,
Sitem etmeyeceğim artık çatımdaki tıkırtılarınıza.
Yeter ki ağlatmasın odalarımın duvarlarını.
Cemre.Y.

5 Ağustos 2025 Salı

Yeniden Sevelim, Hiç Yoktan Sevmeyi Sevelim

...Yeniden Sevelim, Hiç Yoktan Sevmeyi Sevelim...
Nihayet rüyası yaşanılası geçen bir geceden sonra,
Sabahına gülümsemelerle uyanılan bir gündeyiz.
Kaç zamandır nefesimiz bile kavrulmaktaydı,
Yıkanır yıkanmaz bile yeniden oluşan terden, nemden,
Yapış yapış iklimden bıkmıştık artık.
Nihayet çay ile kahveyi aynı anda yapacak kadar mutluyum bu sabah.
Hadi gel...
Yeniden sevelim.
Hiç yoktan sevmeyi sevelim.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...