iyot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iyot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2026 Pazar

Güneş Öpsün Yüreğinizi

...Güneş Öpsün Yüreğinizi...
Sanki hiç beklemediği bir anda
Eline rengarenk uçan balonları tutuşturmuşlar gibi,
Çakmak çakmak ışıldıyordu gözlerinin içi!
Kalbi kelebek kanatları gibi titreşirken,
Dudaklarının kenarlarına koca bir gülüş yerleştirmiş,
Ritmik bir şarkı mırıldanıyordu neşeyle.
Burnunda denizin iyot kokusu yürüyordu kordon boyunca.
Sonra yavaşça açtı gözlerini,
Günlerden pazar, sabahlardan güneşli bir sabahtı.
Her şey hayal gibi birer rüya olsa da
Güneş öpsün yüreğinizi.
Cemre.Y.

28 Haziran 2025 Cumartesi

Güvenli Limanım Yıkıldığından Beridir

...Güvenli Limanım Yıkıldığından Beridir...
Kim bilir kaç yaz geçti şöyle bir...
Denizin koynuna boylu boyunca uzanıp,
Kulaç kulaç kaburgalarını çatlatacakmış gibi sarılmayalı!
İyot kokusunu özlemeye çare var azizim,
Tuzunu tatmaya da çare var,
Kumsalının bağrında adım adım gezinmeye de çare var.
Ama...
İlle de...
O...
İçinde olmak var ya...
Güvenli limanım yıkıldığından beridir
İşte ona çaresiz kalıyor insan olan.
Öyle ya...
Sahiline soyunsan,
Kumsalında senden kalanlara kim bakacak?
Hiç yoktan geri dönebilmek için,
Evinin anahtarını olsun kim koruyacak?
"Özledim!" derken burnunun direği sızlasa ne fayda.
Ne güven kalmış ne de liman.
Senden bana diyar olmaz birkaç zaman.
Cemre.Y.

23 Mayıs 2025 Cuma

İnadına Gülümsemeli Hayata!

...İnadına Gülümsemeli Hayata!...
Yüzüne güneş değmiş gözlerimin,
Omuz başlarım sabah sıcağına dokunmuş.
Çıplak ayaklarım çimenlerle sırnaşmakta.
Az kalmış iyot kokusuna doymaya.
Öyle özlemişim ki kaç kulaç eder acaba!
Zülüflerim de süzülür denizin koynunda.
Benim mevsimim gelmiş belli.
İçim dışım kıpırdamakta.
Bir sevmek geçer kalbimden bir de sevilmek.
Öyle ya!
Geçmişse nihayet ayaz zamanlar,
Şimdi...
İlle de, inadına gülümsemeli hayata!
Cemre.Y.

5 Ağustos 2022 Cuma

Ya Olursa

...Ya Olursa...
Altı, üstü, bir tutam şiirdi işte.
Şöyle...
Kendi yalnızlığını, yine kendinle aldatmışçasına.
Biraz güneş, biraz deniz, biraz iyot kokusu!
Ah, bir de, hiç yoktan,
Denizin kumsalla buluştuğu o noktada,
Ayaklarını çırılçıplak sunmak o an'a!
Sonrası buz gibi iki bira,
Sonrası "Voyage" müzikleriyle kendine bir yolculuk.
Sonrası...
Çok da kalabalıklaşmadan ortalık,
Kucak dolusu özlemle, kendi yalnızlığına,
Şöyle omuz uçlarından,
Kendi kendini, mutlu bir özlemle öpmeli,
Beşinci duvara uzun uzun bakmalık.
Ama bu sefer!
Buruk değil, dudak kenarındaki tebessümler,
Bu sefer...
Bu şiir...
Bir miktar umut ile bir miktar da hayal içeriyor nihayet!
Ya olursa!
Cemre.Y.

30 Temmuz 2022 Cumartesi

Gidiyor

...Gidiyor...
Temmuz bile gelmiş, gidiyor işte!
Biz daha, burnumuzun ucuna,
İyot kokusunu hızmalamadan.
Daha denizi, yatak yapacaktık oysa,
Bulutu yorgan.
Cemre.Y.

24 Temmuz 2022 Pazar

Bugün Pazar

...Bugün Pazar...
Sabah serinliğiyle usulca süzülüverdi güneş,
Kadın uyanıklıkla uyku arasında,
Yatağında dönüp durmaktaydı.
Önce kirpiklerine dokundu teker teker,
Sonra burnunun ucundan öptü yavaşça.
Yanaklarından süzülüp dudaklarına,
Kibar bir buse kondurdu.
Omuzunu okşadı fısıltıyla.
"Günaydın güzellik, bugün pazar!" dedi.
Yavaşça yatağından kalktı kadın.
Çayını ocağa koymadan, sade kahvesini hazırladı.
Şöyle iyot kokulu bir kumsala uyanmadıysa ne çıkardı.
Akşamdan mayaladığı hamura göz kırptı.
Cemre.Y.

27 Mart 2022 Pazar

Günaydın Ey Sevgili Kendim


…Günaydın Ey Sevgili Kendim…
Durduk yere, dalgaların sahile vurduğu,
Güneşin güne saçlarını savurduğu,
İyot kokusunun burnumun ucundan öptüğü,
Açık büfe kahvaltıların sıra sıra dizildiği,
Sıcacık bir Avşa adasının,
Umutlu bir pazar sabahına uyandığımı hayal ettim.
En sadesinden Türk kahvemi yudumlarken,
Hiç yoktan, tebessüm ettim.
Yeniden gülümsedim misal!
Yeniden, "Günaydın, ey sevgili kendim,
Elim, yüzüm, gözüm,
Ağzım, burnum, kulaklarım." dedim.
Ne de olsa,
Gelecek, yine gelecek,
O güzel günler gelirken, geçmeyen ne varsa,
Geçip gidecek diye sevinçlendim.
Cemre.Y.

13 Şubat 2022 Pazar

Bana Kalan



...Bana Kalan...
Uyandım, gün, griye bulanmış.
Bembeyaz pamuk bulutlar güneşe küsmüş,
Çekip gitmişler, mevsimi bahar olan diyarlara.
Güneş desen, çoktan yüzünü dönmüş,
Mevsimi yaz olan,
Sevgililerin koyun koyuna beklediği,
Gün doğumu manzarasıyla,
Denizin iyot kokusunun buluştuğu,
Sahili altın sarısı olan kumdan diyarlara.
Ben mi?
Bana kalan...
Pazar sabahıma hiç de yakışmayan,
Puslu ve soğuk bir pencere manzarasından,
Yaprakları çoktan solmuş, fesleğen yalnızlığıyla,
Çiçeksiz sardunyalarım bir olmuşlar,
Öylece bakıp duruyor kahve fincanıma.
Cemre.Y.

8 Ağustos 2021 Pazar

Öyle İşte

...Öyle İşte...
Bir yandan, gül dibindeki fesleğenim inadına çiçekler açarken,
Ağaçların dallarını yavaş yavaş terk ediyor yapraklar.
Bir yandan da...
Taze kesilmiş çimen kokusuyla, iyot kokusu bir olmuş,
Denizin yumuşak dalgalarıyla sarılırken,
Yaz yorgunu güneşim kavuruculuğunu hafifletmekte, öyle işte.
Cemre.Y.

19 Temmuz 2021 Pazartesi

Güneş

...Güneş...
Birkaç gündür ortalığı kasıp kavuran güneş,
Nihayet bu sabah,
Bulutların arkasına saklanmış, gölgelenmekte.
Kim bilir derdi neydi de,
İnsanoğlunun bütün gözeneklerini ağlatacak kadar,
Yaktı kavurdu ortalığı!
Bulutlar, bulut bulut başımı okşarken,
Durduk yere maviyi özlediğim aklıma geldi.
Biraz iyot kokusu, bir parça rüzgar,
Belki de ömrüme yeniden gelir, o taze bahar.
Cemre.Y.

16 Temmuz 2020 Perşembe

Bilmem Ki

...Bilmem Ki...
Sana...
Bunaltıcı yaz günlerine inat,
Leylak kokulu akşamlardan sesleniyorum,
Hani ılık bir bahar gecesine öykünür gibi.
Adının yerine...
Hangi sıfat yakışır henüz bilmiyorum!
Bilmem ki adın kaç harf,
Adımın yanına yakışır mı soy adın?
İyot kokusu yapışmış olur,
Güneş ışıltılı saçlarına o kesin.
Bir de lirik bir şiir gibi olur sesin.
Bilmem ki sen şimdi,
Nerede, kimlerlesin?
Hangi günün gecesine gebe,
Hangi sabahın akşamına sobe'sin!
Hangi yıldızlar eşlik ediyor yalnızlığına,
Hangi yakamozlar hatırlatıyor beni sana.
Bilmem ki varlığımdan haberli misin?
Cemre.Y.

12 Nisan 2020 Pazar

Kader Değil

...Kader Değil...
Sanki hiç Titanic'i seyretmemişler gibi,
"Hepimiz aynı gemideyiz."diye bir türkü tutturmuşlar!
Doğrudur bayım!
"Hepimiz aynı gemideyiz!"
Fakat günün sonunda,
Öncelik…
Filikaları çoktan satın almış olanların olacak.
Kazan dairesinin camlarından fışkıran,
Bi çare fakirleri ittire ittire yol alıp, onlar hayatta kalacak.
Tıpkı, zengin malikanelerinin birer odalarını,
Oksijen tüplü, yoğun bakım odası hazırlığı yapmış olanlar gibi.
Havada asılı kalmış Corona rüzgarı,
Sanki iki gün ekmek yemese ölecekmiş gibi!
Bir gecede bütün karantinaları piç eden bütün beyinsizler,
Sokakları yağma yağma yağmalarken,
Cahil cühala herkesin burnuna dolanmakta.
Bu Corona canavarı tümevarım bileşkesiyle ilerlemekte…
Çimen yeşili, çimen kokulu günlerimle,
İyot kokusunu özledim en çok!
Lakin benim denizim bu değil.
Kabuğumdan sıyrılıp kurtulamadığım bu yer,
Benim seçtiğim kader değil.
Cemre.Y.

26 Mayıs 2019 Pazar

Günaydın Pazar Sabahım

...Günaydın Pazar Sabahım...
Kuş cıvıltılarıyla uyandım bugün,
Yastığım yorganım yine "Ben" kokuyordu.
"Sen" kokmalıydı oysa ve hatta,
"Biz" kokmalıydı ya neyse!
"Günaydın pazar sabahım." dedim kendi kendime.
Hep gitmelere öykünürken,
Kalmalara mecbur bırakılmış ömrüme tebessüm ettim.
Verandaya çıkıp, denizi kucakladım.
İyot kokusunu derin derin burnuma çektim.
Sade bir kahve koydum ocağa,
Tek kişilik pazar kahvaltısı hazırladım servis tabağıma.
Birkaç dal hanımeli, birkaç dal iğde çiçeği,
Birkaç dal da pembe gül serpiştirdim masaya.
Gülümsedim her birine...
Artık gelse ne...
Gelmese ne!
Cemre.Y.

20 Nisan 2019 Cumartesi

Bugün Günlerden Sen

…Bugün Günlerden Sen…
Sadece...
Bir gün batımının yolculuğunun sonunda,
Yeni bir zamanın akışına yeni güneş doğduğunda
Bambaşka bir şehre...
Deniz tuzu, iyot kokusu olan bir şehre,
Bambaşka bir hayata uyanmak istiyorum artık!
Ve "Bugün günlerden sen." demek istiyorum birine,
Hem de her gün, her gece…
Ama hangi sen?
Artık yanın, yönün ben olayım,
Anlar arası değişip durma istersen?
Cemre.Y.

2 Aralık 2018 Pazar

Giyotin

…Giyotin…
Belki de ben…
Zamanla ömür arası büyük bir hata etmişimdir!
Bu kadar uzun yaşayabilmeye de hiç mi hiç,
Niyetlensem de…
Hiç hayalinde değildim bu nihayete!
Her gece uykuya yatarken ben…
Sabahına, "Ölmüş uyanayım!" diye dualar ederken,
Sen nerelerdeydin be tanrım!
Kimseler de uğruma hicivlenmesin hani!
Ben bütün "Hayır!" larım için giyotine çoktan hazırım!
Cemre.Y.

5 Haziran 2018 Salı

Bil İstedim

...Bil İstedim...
İyot kokusunu ruhuma çektiğim
Burada hiç martı yok.
Bil istedim.
Cemre.Y.

18 Mayıs 2018 Cuma

Hayal İşte

...Hayal İşte...
Hani "dur" diyecek kadar sakin,
"Gel" diyecek kadar çılgın olsaydı.
Güneşli bir bahar sabahı, eşofmanları çekip
İyot kokulu yürüyüşler yapsaydık uzun uzun.
Yorulunca sarılıp otursaydık bir bankta,
Terimizin tuzu karışsaydı birbirine...
Romantik bir hayal işte.
Cemre.Y.

6 Ocak 2018 Cumartesi

İyot Kokusu


…İyot Kokusu…
Peki ya sen
İyot kokusu nedir bilir misin?
Bilemezsin.
Saatlerce denize dert anlatmadın ki
Öylece geçip gidersin
Kokusunu duymadan.
Cemre.Y.

1 Ocak 2018 Pazartesi

Fırtına Kuşu

...Fırtına Kuşu...
Hatırlamıyorum ki bir zamanlar
O göğün kralları ilan ettiğim martılardan ilk ne vakit soğuduğumu,
Denizin iyot kokusu bana hep
Balığı ve rakıyı ve acılı şalgamı çağrıştırıyordu.
Yani eksiklerimize rağmen seviyorduk bir şeyleri.
Misal deniz yoktu, iyot kokusu burnumuzun direğinde,
Misal rakı yoktu, anason kokusu genzimizde,
Misal acılı şalgam yoktu, dost diye diye
Kimlere hırka olduğumuz ortalık yerde!
Bir martılar vardı...
Aşka hayal var diye diye de...
Onlar da razı olmuşlar çoktan kafalarına inip duran ucuz simide!
Halbuki sadece...
Çok da bilinmeyen fırtına kuşuydum ben!
Rüzgara inat uçmaya meylim vardı.
Oysaki uçak değildim ben.
Cemre.Y.

1 Aralık 2017 Cuma

İntihar Eşiği

…İntihar Eşiği…
Başka şansın yok ki! 
Ben çok denedim inan! 
İntiharı ilk denediğimde,
Henüz on dokuz yaşımdaydım. 
Babam bana son kere, tacize yeltendiğinde…
Tacize yeltendiğinde...
Beşinci kattaki evimizdeki odamın
Kapısını kilitleyebilip,
"Kapıyı kırarsan atarım aşağı,
Bu camdan kendimi." diyen,
Pencere pervazlarına oturmuş
Bir genç kızı hatırlıyorum.
Rahmetli annem gelene kadar,
Orada beklemiştim. 
Saatler geçmiş, altıma bile işemiştim. 
Sonra annem geldi. 
Kıyamet koptu. 
Babam yapmaya çalıştıklarını,
Anneme anlatamayım diye 
Bıçağı kapıp dilimi kesmeye kalkıştı. 
Annem bana küstü bu olanlardan. 
Bende gittim,
Ne kadar antibiyotik iğne varsa kırdım, 
Ne kadar ilaç varsa toz haline getirdim. 
İksir yaptım kendime. 
Hepsini içtim. 
Beni kurtaran neydi biliyor musun? 
Son bir sigara içmek isteğim. 
Belki de…
Ondan bırakamıyorum bu mereti.
İçtim. 
Kustum. 
Odama kadar süründüm, yattım.
Üçüncü günüymüş baygınlığımın,
Annem beni ayağıyla dürttü. 
"Ölmedin mi daha! 
Ana yüreği böyle belli ediyordu ya sevgisini,
Öldüysen bir ses ver." diye. 
Ölmemiştim! 
Sustum. 
Böğrüm acıyordu, uyudum yine.
Doktora bile, götürmemişlerdi.
"Aman, polise ne deriz?" diye! 
Bu ilk deneyimimdi.
Merak edersen daha…
Devamını da anlatırım bir gün. 
Denemiştim bir, iki, kere daha da,
Şimdilik bu kadar özelimi bilmen yeter!
Böğrüm acıyordu, uyudum yine.
Yine böğrüm acıyor ama yaşıyorum hala, artık bilme!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...