yelken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yelken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2023 Cuma

Yokmuş!

…Yokmuş!...
“Yakında gelecek biliyorum
Beni senden götürecek kelimelerin.” demeye mecal komadan
Rüzgar olup aktılar çoktan,
Hani, es kaza denk gelip,
Hani, dayanamayıp,
Sarmaş dolaş hasret hüzünlerinin gözyaşlarıyla
Sende biriken o melun kinleri,
Unutmaya mecal bile komadın ya sen çocuk!
Adımın bahsine bile sabrın yokmuş!
Sen her konuştuğunda ben…
Gidiyorum her gün, senden, biraz daha.
Bir sussan, ya da hep gözlerin konuşsa kalabilirim ya!
Sen kendi yüreğini bile duymuyorsun ki!
Yoruldum, artık bu geçici misafirliklerden.
Yok muydu sana can verdiğim yüreğinde,
Sevdamızın sonuna kadar kalabilecek
Sevdalar bitince gidilecek kadar bir yer?
Sende sonsuz kalabilecek kadar izin verebileceğin
Bir küçük yelkenli aşkına hiç mi yer, yok muydu?
Olsun varsın,
Gitmek lazımsa!
Giderim öyleyse senden de.
Sen benim limanım olabilecek kadar büyük değilsen
Ben demirlerim kendimi kendi limanıma üzülme sen.
A ciğerimin esaslı çiziği!
Cemre.Y.

3 Eylül 2019 Salı

Eylüldü İşte

...Eylüldü İşte...
Eylüldü işte şimdi baş başa kalmışlardı nihayet!
Torunu torbası okula başlayacak yaşlı teyzeler de kızlarıyla yazlıklarına sürgüyü çekince...
Nihayet vuslata ermişti kaç aylık kimsesizlikleri.
Yalnız bank, bütün yaz üzerine oturulup fingirdeşilmesinden yorgun,
Uzaktaki yelkenli ayıplı gecelere şahitlik etmekten mahçup...
Deniz sanki hiç suya sabuna karışmamış gibi süt liman.
Bir mavisi farklıydı işte göğün, bir de arada bembeyaz pamuk şekerine dönüşen bulutu.
Güneş desen, artık ayaza çekiyordu kendisini akşamları!
Bazen, 
"Gereksiz de olsa kalabalığı da mı olmalı sanki birinin!" dedi karşı sahildeki yalnız bank.
"Valla benim için sıkıntı yok, canıma ağır geleni atarım aşağı!" dedi yelkenli.
Deniz, daha birkaç gün önceki lodosun fırtınasıyla pir-ü pak seslendi oradan!
"Bende de sorun yok arkadaşlar, dalgalandımsa da duruldum gördüğünüz gibi." diye.
Bir mavisi farklıydı işte göğün, bir de arada bembeyaz pamuk şekerine dönüşen bulutu.
Güneş desen, artık ayaza çekiyordu kendisini akşamları!
Gök, mavi, bulut ve Güneş maskesizce seyrederken onları,
"Şimdi bir yeni rakı ne giderdi bee!" dedi içlerinden en umursamazı,
Çıkardılar ceplerinden üç beş ne kaldıysa.
Tazesinden balığı koydu tavaya tekne, masayı hazır etti en yaz artığı bi-tamamından,
Ne ki insan olmasındı 
Yeter ki koydular afili bir müzik ortaya, 
Döktüler içlerini ilkbahardan sonbahara ne kaldıysa!
Cemre.Y.

1 Nisan 2019 Pazartesi

Sana Söz Sevgili

...Sana Söz Sevgili...
Yüreğimin zemheri ayazlı kara kışlı yaralarını,
Can kırıklıklarımdan, hayallerimin kırıklarına kadar,
İlmek ilmek bahar çiçekleriyle dokudum sevgili.
Neyse ki...
Şükür ki...
Kabus dolu masallar da bitti sonunda.
Her birini binbir özenle toparlayıp,
Kağıttan kayığımın yan ceplerine doldurdum,
Kağıttan kayığımın her yerine benzin döküp,
Yelkeninden sessiz bir vedayla öylece yakıp,
Usulca akıntılı denize saldım.
O gitti, ben kalmadım.
Eğer bir gün rengarenk mis kokulu kır çiçeklerini,
Saklamadan, sakınmadan,
Sevdan göğsünde gururla yürüyerek bana ulaştırırsan.
Sana söz...
Ne geçmişin acı anıları olacak,
Ne de geleceğin gelecek mi kaygıları!
Sana söz sevgili,
Ömrünü ömrüme iliklerken iki yakasından
Bize dair'li o ilk andan başlayacağım nefes almaya!
Gözün gözüme değdiği, gönlün gönlüme dokunduğu,
Kokun kokuma karıştığı o andan başlayacağım sana.
Cemre.Y.

19 Aralık 2018 Çarşamba

Fırtına Sonrası Karanlık

…Fırtına Sonrası Karanlık…
Misal, gecenin bir vakti,
Sevdiceğimi yatağından uyandırıp,
Fırtına sonrası,
Karanlıktan çok korktuğumu söyleyebilmeliydim,
Vakit artık,
Ecelimi geçmeden söyleyebilmeliydim hem de.
Zira "Korkma sevdiğim,
Bundan sonra ben varım yanında!" diyenler,
İlk fırsatta başka koyunlara yelken açmasaydılar,
Kim bilir belki de söyleyebilirdim.
Belki de güven duvarımı aşıp,
İtiraf edebilirdim korkularımı ona!
Misal, kabuslu gecelerde,
Kedi gibi sokulmak isterdim sevdiceğimin güvenli koynuna,
Sımsıkı sarıp sarmalardı belki beni,
Kim bilir belki de korkusuzca uyuyabilirdim.
Vakit ecelime doğru yaklaştıkça,
Geçip giden yıllarım boyunca
Ya fırtına anında sevdiceğim yoktu,
Ya da sevdiceğim varken fırtına sonrası karanlık,
Fakat en mühimi,
Korkularımı dahi güvendiğim hiç olmadı ki benim.
Çocukluğumdan beri,
Korkamadım yani şöyle doya doya kadınlığımca…
Cemre.Y.

8 Kasım 2018 Perşembe

Küfürsüz

...Küfürsüz...
Acıların anıları vardır,
Anıların acıları olduğu kadar!
Aşkların sevdaları vardır,
Sevdaların aşk olduğu kadar!
Ayrılıkların kavuşmaları vardır,
Kavuşmaların ayrılığı olduğu kadar!
Şimdi doktorlar çıkmışlar ekranlara çarşaf çarşaf;
"Bir aşkın veda acısını altı aya indirdik." diyorlar!
"Yerine yenisi konulursa unutuluyor." diyorlar.
Aşık olduğuna, sevdalandığına,
Bir kere bile "Sevdiceğim." dememiş bir insan evladına,
Sevdiceğini bir kere bile uyurken seyretmemiş bir insan evladına,
Nasıl küfürsüz anlatabilirsin ki aşkı, sevdayı, yanmayı,
Hele sonlar ebede varmamışsa,
Yıllar boyu aynı kaseti başa sarıp durmayı,
Tek bir hata oranı kendinde kalmayana kadar,
O yokken bile yeniden yeniden hatırlamayı nasıl anlatabilirsin ki küfürsüz!
"Ulan okuduğunuz kitapların bütün harflerini size diktiklerim!
Altı ayda yenisini yelken açınca aşk acısı unutulmuyor,
Olunsa olunsa orospu ya da pezevenk olunuyor!"
İyisi mi sen "Sevdiceğim" in ne demek olduğunu öğren önce.
Öyle ay bu da olmadı yerine yenisi gelsin deyince olmuyor o işler!
Bu oyunda ben yoktum, yokum, çünkü o, öyle kolay unutulmuyor!"
Cemre.Y.

23 Ekim 2018 Salı

Yüreğim Yok Muydu?

…Yüreğim Yok Muydu?…
Yoksa benim yüreğim yok muydu?
Hiç mi kandırılmaya meyl eylemekten son anda vazgeçip
Vicdanımı dinlemek istemedim de
Yüreğime"Yelkenler Fora!"demek istemedim.
Onun boynundaki ay ile yıldız arası,şah damarı atışına da
Seve seve yaşanırdı onunla.
O bile bilmiyor oysa!
Cemre.Y.

20 Eylül 2018 Perşembe

Hayat

...Hayat...
Yani diyor hayat...
Yine yeniden doğmak vakti.
Ama artık...
Eskisi kadar ne gücüm,
Ne de umudum var hayata dair...
İndir be yelkenlerimin forasını miçom!
Sen de en yakın limanın yerlisi ol.
Bunca esaret ikimize birden çok ağır...
Sen git.
Ben kalayım!
Sahi oradan da bi mümkünse hala...
Emma Sahapplin'in Spente le stelle'sini yolla be usta'm...
Artık yoktur ama biraz yeni rakı,
Biraz da acılı şalgam.
Başka türlü olmuyor zira!
Doğamıyorum safi sarfiyatımla
Yeniliği hiç bitmeyen...
Zümrüdüanka'lığımla yeni ömrümün hayatına!
Ama arık vakit...
Yeniden doğmak vakti.
Ölmeyiyse epeydir beceremedik zati!
Cemre.Y.

21 Kasım 2017 Salı

Hiçlik


…Hiçlik…
Biz…
Hiçliğe doğru 
Çölde yelken açabilen 
Birkaç yolcuyuz! 
Her insanın 
Kaldırabileceği bir tercih değildir bu 
Hele ki elindeki,
Sınırsızlıklarının sonu sınırsızken... 
Ne ki vazgeçebilecek 
Bir canımız var o da
Çoklarınca…
Mal varlıklılarına tercih edilebilir.
Oysa çokluktur "Hiç!"lik…
Cemre.Y.

29 Ekim 2017 Pazar

Seni Seçtim


...Seni Seçtim....
Geçmişinin kağıttan gemilerinin üzerine
Yeni bir yelkenli inşa edemezsin
Ya kağıttan kayıklarının
Teker teker suda yok oluşunu izleyeceksin
Ya yelkenlinle mavilere
Akmaktan vazgeçeceksin
Ben mi?
Hepsini geçtim ve seni seçtim!
Cemre.Y.

23 Ekim 2017 Pazartesi

Öylece…Çekip Gitti

...Öylece...Çekip Gitti...
Biz!
Birkaç güvercine mukabil razı olduk,
"Sevdadandır." dedik.
“İmkansızlıktan aşktandır” dedik.
Sadece susarak sevdik,
Başkaca, hiçbir şey düşünmedik!
Bize gri duvarlar, gri bekleyişler,
Her rengin içinde saklısı,
Güvercinler,
Her sevdanın gizli ve sadık aşk postacısıydı!
Öylesine derin sevdik!
O gitti, okyanuslara yelken açmayı tercih etti.
Rüzgarı da olurduk,
Fırtınasız ve sakin.
Denizi de olurduk,
Mavinin huzurunda öyle sessiz huzur.
Limanı olurduk başkaca gemiler geçemeyen,
Limandaki tek ve öyle ıssız ,
Han'ı da olurduk seve seve,
Tek bir yolcusu olup,
Başkaca yere gitmek istemeyen!
O, yine de gitmek istedi.
Öylece...
Gitti lan!
Cemre.Y.

21 Ekim 2017 Cumartesi

Misafirlik

...Misafirlik...
Az kaldı bitecek benim sendeki misafirliğim.
Yakında gelecek biliyorum
Beni senden götürecek kelimelerin.
Sen her konuştuğunda ben
Gidiyorum her gün biraz daha.
Bir sussan, ya da hep gözlerin konuşsa kalabilirim ya
Sen kendi yüreğini bile duymuyorsun ki.
Yoruldum artık bu geçici misafirliklerden.
Yok muydu yüreğinde,
Sevdamızın sonuna kadar kalabilecek
Bütün sevdalar bitince gidecek kadar,
Sende sonsuz kalabilecek kadar izin verebileceğin
Bir küçük yelkenli aşkına hiç yer.
Olsun varsın gitmek lazımsa,
Giderim öyleyse senden de.
Sen benim son limanım olabilecek kadar büyük değilsen
Ben demirlerim kendimi kendi limanıma üzülme sen.
Cemre.Y.

28 Eylül 2017 Perşembe

Nice İftiralar

...Nice İftiralar...
Nice iftiralar atıldı üzerime.
Bana cennetin kapılarını müjdeleyen
Eteğinin altına sığınacak
Bir babaannem bile yoktu oysa
Ben herkesime kendim kadar şeffaf iken
Bir tek sandık vardı içimde saklı
İçinde sizin sırlarınızın saklı durduğu.
Kalbimi dağıtırsanız,
Sırlarınızın sandığı kırılır.
Ben öylece cennete giderken,
Siz sakın şaşırmayınız.
Yelkenleriniz hep mi hep
"Fora!" da
Cehenneme giden gemileriniz tam yol alırken!
Cemre.Y.

20 Eylül 2017 Çarşamba

Dönmem Geri


...Dönmem Geri…
Sen yokkenden beridir,
İkinci defa şehrime
Yağmur yağıyor ve
Ben gülümsüyorum!
Çünkü artık biliyorum
Misinanın ucuna
Yanlışlıkla takılmış
Üstelik,
Oldukça tok bir balıktım ben.
Benden balık bile olmazdı hatta sana!
Salıverdin beni öylece...
Biraz kayalıklarda savruldum amma!
Büyük denizlere
Yelken açabilecek kadar da büyüdüm sanırım!
Yani, senin oltan yine boş sevgilim.
Dönmem geri...
Cemre.Y.

16 Eylül 2017 Cumartesi

Çocuktum Ben Aşk'ta!

...Çocuktum Ben Aşk'ta!...
Ya okyanusu geçmeyi seçecektim...
Fırtına olabilecek herhangi bir mevsiminde.
Ya gökyüzünün o bembeyaz bulut yumağında,
Pamuktan yataklarda dünyayı seyredecektim...
Beni gerçekten iyi tanımışsın ey sevgili...
Aşkta bana hep iki renk vardı
Ya siyahtı, ya beyaz...
Arada grilerden, cevapsız soruları saymazsak
Üzerini basma kumaşlardan
Yamalamaya çalıştıklarımı saymazsak
Ben aşkta gök kuşağı kadar yerden göğe,
Bir avuç kum tanesi gibi savuramadım kendimi hiç!
Okyanussam...
Yelkeni bile olmayan küçücük bir takaydım,
Bulutlardaysam…
Ufacık bir yağmur damlası olsa
Savunmasız tepe taklak düşebilecek kadar
Bir paraşüte hiçbir zaman gerek duymayacak kadar
Çocuktum.
Ve güvendiysem o fırtına beni alabora etmezdi hiç!
O bulutlara da hiçbir yağmur damlası gelemezdi!
Dedim ya çocuktum aslında ben Aşk’ta...
Büyüdüm...
Artık dokunma bana...
Cemre.Y.

27 Ağustos 2017 Pazar

Bazı "Adam" lar

...Bazı "Adam" lar...
Bazı adamlar,
İlla "Beni sev!"demezler,
"Adam" salar...
Gelirken boynundan,
Kalırken sırtından,
Giderken omuzundan öperler.
Hepsi bu...
Saymıyoruz bile aradakileri...
Alnından, burnundan,
Gülüşünün gül gamzelerinden,
Dudaklarından, kalbinden öptüklerini...
Utanmıyoruz bile hatırladıkça!
Yasaklı şarabının,
En saklı mahzeninden
Birer buselik,
Ab-ı hayat-larına ömürlerdi oysa içtikleri.
Bazı adamlar,
İlla "Beni sev!"demezler,
"Adam" salar...
Gelirken boynundan, kalırken sırtından,
Giderken omzundan öperler.
Sen, bütün yelkenlerini
Sadece ona "Fora!" edersin.
Hepsi bu...
Sonra yıkılır dünya.
Cemre.Y.

23 Temmuz 2017 Pazar

Rüzgar Benim

...Rüzgar Benim...
Rüzgarın akışına göre,
Yelken açmaya çalışmaktan ve hep beceremeyip,
Hala, hep, alabora olmaktan artık çok sıkıldım.
Bundan sonra, bütün rüzgar benim!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...