...Doğmuş Da, Doğurmuş Da Bir Kere!...
Küs değilim,
Hadi kırgınlığı da, geçtim de,
Benim...
Sana olan...
Gönlümün bağı, kökünden, koptu.
Koptu artık...
Bil cümle, saz, tambur, keman, kanun,
Kemençe ve de çello'nun telleri!
Güven'in kalmadığı yerde...
Gayri ne yapsan, ne yapmasan...
Boş!
Ben seninle,
En sondan bir önce...
Denizi olmayan bir şehirde,
Başlarımızın üzerinden geçen,
Onca martı çığlıklarıyla,
Bir tahterevallinin iki ucundan,
En öteki olduğumu anladığımdan beri,
Ve hala...
Bunca zor olan hayatlarımıza inadına,
Olmayan gücümle ama inadına bir inatla,
Karşımdaki...
Eş, dost, akraba fark etmeksizin,
Onlar yükselsinler diye, çabalarken,
Kaybettim, en ilk geleceğime dair,
Nihayet, mutluluklu şiirlerimin mısralarını!
Sonrası da sırasıyla geldi zaten!
Kadın...
Bunca yıl, bunca nefes almak sonrası,
Yıpranmış, etleri bile...
Gönlüyle pörsümüş...
Hatta içinden içinden çürümüş de, hala...
Bir gülüşe, bin hayat sığdırmaya çalışıyor,
N'apcan!
Ömür işte.
Doğmuş da, doğurmuş da, bi kere!
Cemre.Y.