perde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
perde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2026 Pazar

Gitme Diyebilsem

...Gitme Diyebilsem...
Nede güzel salınıyor saçların,
Işıl ışıl parlıyor gün ışığında!
Sesinden kırgınlık akıyor koltuğunun kenarlarına ama!
Yine de yıkatmam perdeleri,
Bir kaç yumuşak bakış asıldı çiçeklerine.
Kokunu çektim ciğerlerime de,
Bir tek kere daha sarılsam bedeninle beraber yüreğinin tellerine...
Ve...
"Gitme!" diyebilsem.
"Benden bir tek kere daha gitmeee!"
Cemre.Y.

14 Eylül 2025 Pazar

Gülümse

...Gülümse...
Günaydın ey benim kırgın kirpiklerini tel tel öptüğüm.
Uyandıysan yeni güne,
Pencerenin perdelerini kenara sıyırırken,
Mor çiçekli sarmaşığın sana selam verdiyse gülümse.
Gitti, daha da gelmez dediğin güneş,
Bulutları kovalayıp konduysa terasının baş köşesine,
Hafif bir rüzgar öptüyse omuz başlarından gülümse.
Sade kahvenin yerine güne demli bir çayla başladıysan,
Aç karnına içilen ilaçlarına bu sefer ara verdiysen,
Derin bir nefes çektiysen sigaranın dumanından,
Her şeye rağmen, herkese rağmen yaşıyorsan,
Gülümse!
Hem de hayata inadına gülümse.
Günaydın ey benim pazar sabahım sana da günaydın.
Cemre.Y.

21 Şubat 2025 Cuma

Kardan Kadın

...Kardan Kadın...
Göz kapaklarını kirpiklerinden zorla ayırdı kadın.
Uyanmakla uyanmamak arasında kalktı yatağından.
Ayaklarını sürüye sürüye salonuna gitti,
Camlarının perdelerini sıyırdı hafifçe.
Penceresini açtı derin bir nefes alırken en soğuğundan
Karşı binaların çatılarına baktı uzun uzun.
Yine bembeyaz gelinliğini giymiş İstanbul.
Sokakları çocuk cıvıltıları doldurmaya başlamış.
Yaşlısı genci fark etmiyor azizim.
İstisnasız herkes el açıyor,
Gökten lapa lapa yağan karlara!
O da el açtı işte sonunda göğe, sonrasını düşünmekten cayarak.
İlk defa anı yaşadı, ilk defa içinin içi sevindi nihayet!
Terasına çıktı küçük bir kardan kadın yaptı.
Öyle ya kardan adamı herkes yapardı.
İçinden kikirdedi bu hallerine.
Kocaman bir gülümseyiş kondurdu dudaklarına.
Yaşamak lazımdı azizim,
Mademki nefes alıyorsak lazımdı yaşamak!
Cemre.Y.

11 Haziran 2024 Salı

Son Perde

...Son Perde...
Kendilerini benden akıllı sanan ne çok fani var şu dünyada!
Siz, hallerime güldüğünüzü sanırken,
Ben, son kahkahamın son perdesini çekiyordum.
Cemre.Y.

25 Haziran 2022 Cumartesi

Haziran Gülüşlü Tebessümler

...Haziran Gülüşlü Tebessümler...
Pencerelerimin perdelerini,
Üçerli beşerli, bembeyaz...
Zambak çiçeklerine terk ettiğimden beri,
Fesleğen yapraklı yalnızlıklarımın yanına,
Rengarenk çiçekli sardunyalar ektiğimden beri,
Asma ağacım yeniden yeşerdiğinden beri,
Biber çiçekleriyle, salatalık çiçekleri,
Ağız ağıza, sarmaş dolaş kavuştuğundan beri,
Haziran gülüşlü tebessümlerim var benim.
Hiç şaşmaz, her cumartesi,
Sabahında sulayıp, okşadığım hayallerim gibi,
Severim her birini teker teker.
Vakti saati gelince de...
Söverim herkeslerimin gizli ihanetlerine.
Sonra da,
Şöyle bir güzelce,
Affederim hepsini gelmişlerinden, geçmişlerinden!
Ne de olsa ömrün sonunda,
Musalla taşında yatan herkesin ardından,
"İyi bilirdik!" diyecekler nihayetinde!
Olsun.
Nasıl olsa...
O gün geldiğinde ben yine,
Düğün salonlarında,
"Ankara'nın Bağları." çalarken yaptığım gibi,
Sözlerinin acısıyla yutkuna yutkuna ağlarken,
Müziğinin ritmiyle de,
Haziran gülüşlü tebessümlerimi takınıp,
Bütün affedişlerimi savura savura söveceğim!
Cemre.Y.

12 Mart 2021 Cuma

Bu Sefer

...Bu Sefer...
Şu mart yarısının, kocakarı soğukları da bitip gidince,
Zemheri ayazlı, kış yanığı günler bitecek sevdiğim.
Ki zaten ne vakittir çocukluğunun o soğuk,
O karanlık, o yalnız odalarını da dolaşmaktaydın.
Epeyce bir vakittir de...
Unuttuklarını hatırlamakla yorulmaktaydın.
Sonra bahar güneşi doğacak yüreğinin pencerelerine!
Sımsıkı kapattığın perdelerini aralayacaksın.
Laleler boy verecek toprağın altından.
En sevdiğin meyve ağaçları çiçek açacak yine,
Bu sefer...
Onlar bahar rüzgarıyla salınıp saçlarına sarılırken,
Çocukluğunu, gençliğinin üzgün günleri hatırına bile olsa,
Görmezden gelemeyeceksin mutluluğu, umudu, sevinci.
Durduk yere dans edeceksin sokak ortasında.
Durduk yere yeni gelinler gibi salınacaksın,
O meyve ağacının altında.
Üzerine baharlar yağarken yeni bir söz vereceksin kendine,
Ömrünün bundan sonrasının her gününü hevesle karşılamaya!
Bu sefer...
Kaygılandıkça kaşınmayacak omuz başların.
Başka yaralar açamayacak hiç kimse yeni ömrüne.
Cemre.Y.

2 Mart 2021 Salı

Günlerden Sensizlik

…Günlerden Sensizlik...
Şimdi, yine, geçmişime, temizlik vakti lakin hala…
Sesinden kırgınlık akıyor koltuğun kenarlarına ama!
İlle de yıkamam perdeleri,
Ne de olsa birkaç yumuşak bakışın asıldı çiçeklerine.
Kokunu çektim ciğerlerime de,
Bir tek kere daha sarılsam bedeninle beraber yüreğinin tellerine.
Ve…
"Gitme!" diyebilsem.
"Benden bir tek kere daha gitmeee!" diyebilsem derken,
Şimdi perdelerimi de yıkama vakti sevdiceğim,
Yalanlardan örülü hayallerim sıkışmış çiçeklerinin taç yapraklarına!
Koltuklarımı da kimyasal deterjanlara bulama vakti.
Zira!
Sesinin bezgin tınılarından uçuşan perdemin çiçekleriyle,
Koltukların kenarlarına akan kırgınlıklarda duygu denen bir histiler.
Duygu dediğin,
Mis kokulu zehirlerle de saklanır, eğer içine öyle işlememişse!
Biz’in sadece yüreğimizin telleri değil,
Ruhumuz da hasar görmüş a yüreğimin çiziği!
“Yolun, sonsuz ayrılığa açılmış çoktan, madem öyle, git güle güle!”
Hem öyle değil miydi ki…
Hep aramızı bulmaya çalışanlar, yine aramıza yıktılar sıradağlar!
Halbuki düzelecek belki her şey,
Sussalar!
Hele bir sussalar, fısıl fısıl fısıldamasalar…
Zamana bıraksalar.
Yine de beni merak etme, benden o son gidişinden beridir,
Ben, üşümüyorum sensiz,
Acıkmıyorum, susamıyorum, acımıyor hiçbir yerim!
Sensiz ben insan bile değilim!
Yıllardan iki bin on üç, aylardan ekim, günlerden sensizlik.
Cemre.Y.

3 Temmuz 2020 Cuma

Hadi Gülümse

...Hadi Gülümse...
Pervasız kaldığın pencerelerinden,
Perdelerin usulca süzülürken,
Durduk yere...
Bunca ömürdür yaşadığına,
Tam da, unutmuşluğuna az kalmışken,
Rastlıyorsun ya hani...
Sen'in,
Çoktan geçtiğin yollarda sendelemiş birine!
Durduk yere...
Hisli bir keman çalınıyor geçmişin süzgecinde!
Durduk yere, omuz atıyorsun ya ömür yüküne...
Hani sonra, yorulmaktan da yoruluyor ya, insan!
Neyse ya neyse, hadi gülümse!
Cemre.Y.

2 Nisan 2020 Perşembe

Ne Zaman

...Ne Zaman...
Hayal mi gördüm,
Yoksa bir kuş mu geçti,
Perdesiz penceremin önünden?
Ne zaman bitecek tanrım,
Etrafıma örülen bu görünmez,
Zincirsiz kafesler?
Ne zaman güneş doğacak yeniden,
Umutlu ve mutlu sabahlara?
Cemre.Y.

2 Kasım 2019 Cumartesi

Cumartesi

...Cumartesi...
Ömrümün güz güneşi vuruyor perdelerimin çiçeklerine.
Kasım'da kasıla kasıla gelmiş kurulmuş sonbaharın son deminde.
Yakındır perdeler kenara sıyrılmaz, pencereler açılmaz olur hanemde.
Bugün yüzümü yıkamadım, gülümsemedim de aynaya falan!
Ancak sade kahvemi yudumladığımda uyandım.
Günaydın cumartesim sana da günaydın.
Cemre.Y.

30 Mayıs 2019 Perşembe

Küpe Çiçeği

...Küpe Çiçeği...
Hani en çok küpe çiçeklerini severdin de,
En güzel sırlarını ona söylerdin mırıldana mırıldana!
Ne çok kulak kabartsam da,
Sadece duymamı istediklerini sesli söylerdin be anam!
Bütün rastladığım küpe çiçeklerine sorardım,
"Anam sana ne dedi n'olur bana da söyle,
Misal beni senin kadar seviyor muymuş?" derdim her seferinde.
Sen beni ebediyete terk edeli epeyce zamanlar geçti be anam!
Nice vakittir, sit alanı ilan edilmiş olan, ahşap oymalı evlerin,
Yırtık perdelerinin aralarında bile rastlayamıyorum ona,
Ben hala burada dururken, götürdün mü onları da yanında!
Cemre.Y.

27 Nisan 2019 Cumartesi

Neyse


...Neyse...
Sonra birden perde kapanıyor!
Herkes seni an'a gülümsüyorsun sanıyorken,
Sen...
Bütün gelmişine,
Bütün geçmişine,
Bütün gelemeyenlerine...
Neden hala gelmediklerine,
Kocaman kocaman gülümseyip,
Sessiz bir hıçkırıkla,
İçine gömdüklerine kahkahalar atıyorsun!
Hayat!
Söküp aldı işte...
Geriye, herkesin mutluluktan sandığı,
Bu güzel gülümseyiş kaldı.
Neyse iyi olsun bütün geceler!
Cemre.Y.

3 Nisan 2019 Çarşamba

Geçip Gidiyor Ömrüm Bana Hiç Sormadan

...Geçip Gidiyor Ömrüm Bana Hiç Sormadan...
Yılların ardından ömrümün,
Pencerelerimin perdelerini araladığıma bakma adam!
Seni, hissettim de geldim.
Nicedir aklımın köşesindeydi,
İçimden içeri beni özlediğin!
Ruhun, ruhumu çağırdığındaysa
Gayrı kederine dayanamadım da geldim.
"Yaşıyor musun?" diye sordum önce!
"Çok şükür" diyemedin ya sen de ben gibi.
"Maalesef!" dedik karşılıklı.
Sonra..
"Nicedir ahvalin?"
Esenlikte miydin,
Yoksa dahası da eklenmişmiydi dertlerinin diye diye!
Dargın ayrılmadığımız yerden başladık hasbıhal etmeye,
Derin kayıplar yaşamışsın, yüreğin yarılmış senin de.
Bencileyin kayıplarla yoğrulmaktan,
Aşka da, sevdaya da mahal kalmamış hala ömründe.
Sonra durduk yere, ben sana rakı balık sözünü hatırlattım,
Sen bana "Sözüm söz, hala duruyor yerli yerinde." dedin.
Biz senle belki henüz bir sevdaya bir tek şiir bile edemedik lakin.
Birine kaldığın yerden,
Hiç kalmamış gibi başlamak ne güzel bir şeydir,
Ne yüce bir şeydir iyi bilirim.
O kadar az ki ömrüme böyle dahil kalabilen insan sayısı!
Hoş geldin sevgili dostum, dert ortağım,
Ulaşamadığım hayallerim, efsunlu rüyalarım, hoş geldin.
Söz, bu sefer olmadık şeylere küsüp gitmeyeceğim.
Kırıldığımızda ben bütün can kırıklarımı,
Hayallerimin kırıklarıyla bir edip sağa sola küfürlü savururken,
Senin sessizce kırılıp gittiğin gibi asil kalacak her şey!
Bu sefer küfürsüz seveceğim seni.
Bütün ömrümüzü sikip gidenlere içimden saydıra saydıra!
Bundan gayri sabrım da sükunetim de sana dair.
Bilirsin beni, küfür sevmem ben!
Lakin ettirme.
Baksana nicedir geçip gidiyor zaman biz daha ömürlerimize dahil olamadan.
Geçip gidiyor ömrüm bana hiç sormadan!
Cemre.Y.

18 Eylül 2018 Salı

Neyse

…Neyse…
Hayat denen bu koskoca tiyatroda,
Her şeyi gerçek sanan tek figüran bendim oysa!
Sonra ne mi oldu?
Rüzgar çıktı, fırtına oldu, perde düştü.
Maskeler de yerle yeksan olunca.
Bütün replikler unutuldu.
Neyse şiir yazalım biz.
Cemre.Y.

8 Eylül 2018 Cumartesi

Ne Bileyim

…Ne Bileyim…
Yoktu aslında…
Kimsenin hiç kimseden farkı…
Ne bileyim pencereler farklıydı,
Ne bileyim o gün perdeler daha yeni asılmıştı güneşe,
Ya da daha sabah olmamıştı.
Ne bileyim…
Belki…
Benim şehrime yağmur,
Benim yüreğime kar,
Benim ayaklarıma ilkbahar…
Erken ısınır, erkencikten de sonbahara ayaza doğardı.
Ne bileyim…
Anahtar'ım kimdeydi de...
Bunca şiir eylediğim halde.
Beni bir türlü çözüp…
Bana vurulamadı…
Ha diğerleri?
Renkleri belliydi bütün o renksizlerin.
Hepsini…
Lgbt'ye bağışladım gitti.
Alakam yoktu oysa,
Her şey kendilerinin kendi tercihiydi.
İzlediğim son filmin son repliği,
"Yaşamak istiyorsan acilen aşık ol birilerine,
Ya da bu kadar yıl güvenemediysen hala birilerine...
"Gönlünü resetle!" diyor…
Reset…
Geri dönüşüm gibi eskiyi hatırlatmak değil miydi?
Benden geleceğe mektup;
"Eğer ki geçmişle geleceği harmanlayıp,
Daha güçlü bir ben yapamadıysanız….
Topunuza…
Hepinize…
"Sizin vidalarınızı sıkan o ustanın…
Size akıllar yükleyen o en son yazılıma dokunan parmakların!
Sizden sıkılıp…
"E anca…
Bu bu kadar ama gelişecek diyen,
İnsan sızılarınızın…
Yoksa….
Robotun suçu yok!
Tıpkı…
İnsanın da aslında olmadığı gibi…
Ben söyleyince Allah'sız oluyorum!
Misal şahane bi şiir yazmışsın…
Ama şiirin romanını yazdıracak biri çıkmış karşına!
Ve sen Allah bile olsan…
Kadınına istediğin şekli ve nesili sadece " Ol!" emri ile
Bütün insanlığın ecrini dengede tutmak varken…
Sıkılıvermiş yaradan, yarattığından.
Saçma sapan işler eylemiş…
Ne bileyim 12 kardeşin dilini değişip,
Hepsini…
Bir sonrakine eş eylemiş!
İnsanım ya ben?
Ne şeytan önümde diz büksün derdindeyim,
Ne de mazlum melekler bana boyun eğsin!
Sahi rabbim açığım, falan filan ama…
Şeytana yeterince yetecek günahı da işleyemedim!
N'olacak bu memleketimin ahvali?
Yaradan yarattığından sıkılıp gitmiş
İnsan hala cennetti cehennemdi derdinde.
Cemre.Y.

16 Mart 2018 Cuma

Kalır Mısın?

…Kalır Mısın?...
Penceremin önüne konuveren kumrular gibiydi ürkekliğin,
Belli ki acıkmış, susamışsın, perdemi aralasam kalır mısın?
Cemre.Y.

24 Ocak 2018 Çarşamba

Zehir

…Zehir…
Bir noktadan sonra
Bütün perdeler sökülür de ardındaki maskeler çıkar ortaya…
Yapabildiklerin ve aslında hiç inşa edemediklerin…
Elinde olanlar ve olamayacaklar…
Bir an, bir çift göz çakışmasında ve bir korku filmi tadındaki
Kahkahaların çınlamasıyla tek bir su yeşili göz çakışması…
Sanki geleceğini görebildiğin
Bir fanus gibi öyle korkutur öyle şaşırtır ki seni...
Hiç şaşırmadığın kadar şaşırsın ve hiç korkmadığın kadar korkarsın...
Dua edersin, gerçek olmasın diye.
Kendini ikna etmeye çabalarsın
Bu sadece bilinçaltı korku kabusun
Su yeşili gözlünün küçük bir intikamı
Hiçbir zaman gerçek olmayacak…
Bırak şimdi boşaltsın içinin zehrini kalmasın sonraya!
Cemre.Y.

14 Aralık 2017 Perşembe

Bir Sen Kalırsın Geriye


…Bir Sen Kalırsın Geriye…
Gecenin sessiz yüzü çöküp de
Ayın şavkı vurunca yüzüme,
Dört kişilik kırmızı masanın
Akşamdan aceleyle terk edilmiş
Boş üç sandalyesi,
Üç ince belli çay bardağıyla
Ağzına kadar dolmuş
Bir kül tablası var ise hala!
Ay'a bakıp Güneş'e küskünlüğünle
Kendine bir şarkı armağan edersin.
Senden sonra her gelen
Bir sandalye rica eder oturmaya.
Masa toplanır, kül tablan temizlenir.
Geriye kırmızı bir masa,
Oturduğun kırmızı sandalye
Beyaz bir fincan çay,
Sadece senin kirleteceğin yalnız bir kül tablası…
Bir sen kalırsın geriye.
Ve şarkının sözleri
Veee…
Kapansın artık o son perde!
Cemre.Y.

30 Kasım 2017 Perşembe

Görülmeye Değerdi

...Görülmeye Değerdi...
Aslında hayat...
Belki de ocağın altını yanık bırakıp
Başka işlere ve düşüncelere dalmışken,
Birden aklınıza gelip mutfağa koştuğunuzda,
Yanan yemeğin buharını yağmurlu camdan
Savururken olana, olmayana, sinirleri boşaltmak yerine,
Bir türlü sevemediğiniz karşı komşunuzun
On üç-on dört yaşlarındaki köle kızlarını bile
Dokuzuncu çocuklardan biri olup
Hiç yemek yakmadığını da bilerek affedip ona gülümseyerek
Camını açacak güveni sağlayıp
"Sen o lambayı yakıp da,
Güneşliği kapatmadığın müddetçe,
O tül perdenin hangi köşesinden bakarsan bak,
Beni dikizlediğini görüyorum ben,
Bir daha dikizlemek istersen
Güneşliği ve lambayı kapatıp
Perdeyi kımıldatmadan köşesinden bakmalısın,
Denemedim ama daha az dikkat çekici olur bence
Ama böyle çok komik oluyosun." dediğimde
"Ama annemler (Kaç anne varsa)
Öyle bi şi demediydi abla kusura bakma!
Hem bizim güneşliğimiz yok.
(Bilgileri idrak etti mümkün olsa artık öyle yapacak)
Hem de göreceğini…
(Yanlış örnekli annelerin,
Umurunda olmadığını nasıl anlatabilirim ki
Daha ilk konuşmamız ve bilgi verişimiz,
Üstelik onlar da bilmiyor olabilirler ki
Öğrenince yüzlerini görmek isterdim.
Annemler bile bilmiyo mu ki?" deyiverdi.
Zaten yemeğim yanmış, kurtarma telaşındayım.
Hem bu saatte kime yemek yapıyorsam?
Nereden estiyse?
"Neyse sen bir dahakinde mutfağın ışığını kapatıp kenarından bak
Ya da en güzeli benimle konuşabilirsin,
Senin kadar becerikli olamasam da
Ben de insan ve kadınım" dediğimde
İşte aslında hayat belki de bundan ibaret....
Gözleri gülümsedi.
O yüz görülmeye değerdi.
Cemre.Y.

12 Kasım 2017 Pazar

Sen Hiç

...Sen Hiç...
Sen hiç!
Arkası sana dönük,
Yüzlerce uzun ve aynı renk liseli saçları arasından,
Bir tutam güneş ışıltısını aradın mı?
Sen hiç!
Göz pınarına birikmiş damlaları,
Bir tek kere kırpsan, bir damla aksa kirpiklerinden,
"Ağlarsan...
Buğulanır gözlerin de, o ardına döndüğünde bile,
Ya onu göremezsin, sakın ağlama." diye diye
Tehdit ettin mi kendi kendini.
Senin hiç!
Gözyaşların, kirpiklerinle bir olup,
Sana isyan ettiler mi?
Ya yine kirpiklerimin ucundan yanaklarıma
Akarlarken bütün yağmurlar!
Ya bir kerecik daha göremezsem
Onun bana o en son ihanetine pişman gözlerini…
Sakin olun okurken kapatmayın perdeleri lütfen!
Benim sen... Sen... diye diye,
Sen düştü kirpik ucumdan a ciğerimin çiziği!
Yine gördüm de…
Madem görülememek derdindesin
Görmedim var say seni, yüreğim sana hasret!
Senin kaç sol yanın varsa öpmelere kıyamam!
Bil istedim...
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...