...Savrulsam...
Sen gideli...
Çölümdeki fırtınalara bari yenik olsam diye
Kum olmak varken,
Savrulsam, savrulsam, savrulsam...
Tek tanem ile,
Okyanusun dibinde,
Bir mercan olsam diye avunurken...
Gittim de,
En azından,
Kurak bir toprak oldum çocuk!
Beğendin mi yaptığını!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
çöl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çöl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Kasım 2022 Cuma
Savrulsam
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Haziran 2022 Pazar
İçime Bir Miktar Hüzün Kaçtı
...İçime Bir Miktar Hüzün Kaçtı...
Uyandım.
Hem de güzelim pazar sabahına,
Hiç de yakışmayan erken bir saatte!
Çünkü yağmur,
İstanbul'un eline, yüzüne bulaşmış,
Çöl tozlarını çamura bulayarak yıkamaktaydı.
Güneş bile çekilmiş bulutların ardına,
Süklüm püklüm sabah mahmurluğunda,
Yüzünü bana göstermemekte inatçı.
İçime bir miktar hüzün kaçtı.
Dilimin, damağımın tadı yok.
Ne sade kahvemden keyif aldım.
Ne de içip durduğum çayımdan.
Ben buradayım, sorun bende değil!
Sorun...
Beni terk eden keyfim ve kahyasında.
Neyse, geçer elbet, elbet geçecek.
Biraz sonra güneş bile doğar değil mi,
Bunca eceller ve doğumların üzerine.
Cemre.Y.
Uyandım.
Hem de güzelim pazar sabahına,
Hiç de yakışmayan erken bir saatte!
Çünkü yağmur,
İstanbul'un eline, yüzüne bulaşmış,
Çöl tozlarını çamura bulayarak yıkamaktaydı.
Güneş bile çekilmiş bulutların ardına,
Süklüm püklüm sabah mahmurluğunda,
Yüzünü bana göstermemekte inatçı.
İçime bir miktar hüzün kaçtı.
Dilimin, damağımın tadı yok.
Ne sade kahvemden keyif aldım.
Ne de içip durduğum çayımdan.
Ben buradayım, sorun bende değil!
Sorun...
Beni terk eden keyfim ve kahyasında.
Neyse, geçer elbet, elbet geçecek.
Biraz sonra güneş bile doğar değil mi,
Bunca eceller ve doğumların üzerine.
Cemre.Y.
Labels:
çamur,
çay,
çöl,
ecel,
erken,
geçer,
güneş,
hüzün,
inat,
İstanbul,
kahve,
neyse,
pazar,
saat,
sabah,
uyan,
yağmur
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
26 Ocak 2020 Pazar
Git Tabi
...Git Tabi...
Sen de gidiyormuşsun diyorlar!
Git tabi.
Ömrümün cennet ırmaklarını,
Çöllerle kavurdun ya!
Tam da seni en babalığından affetmişken...
Eril kişiliğinden bulmuşsun diyorlar kanseri!
Vakit çok geç lakin.
"Öc!" desen,
Öc değil!
"Şefkat..."desen,
Şefkat değil!
Tam da ben seni affetmişken olacak iş mi?
Sen de gidiyormuşsun diyorlar!
Git tabi.
Ama sakın anamın yakınına uğrama.
Öldüğüm günden sonra,
Benim de!
Herkesin cenneti kendine!
Cemre.Y.
Sen de gidiyormuşsun diyorlar!
Git tabi.
Ömrümün cennet ırmaklarını,
Çöllerle kavurdun ya!
Tam da seni en babalığından affetmişken...
Eril kişiliğinden bulmuşsun diyorlar kanseri!
Vakit çok geç lakin.
"Öc!" desen,
Öc değil!
"Şefkat..."desen,
Şefkat değil!
Tam da ben seni affetmişken olacak iş mi?
Sen de gidiyormuşsun diyorlar!
Git tabi.
Ama sakın anamın yakınına uğrama.
Öldüğüm günden sonra,
Benim de!
Herkesin cenneti kendine!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
11 Nisan 2018 Çarşamba
Benden Başka Bir Ben Yok!
| …Benden Başka Bir Ben Yok!... |
| Heves dediğin çölün ortasında bulunan vaha gibidir, |
| Susuzluğun bitince çöl de bitti sanırsın |
| Oysa çöl sınırsızdır, |
| Vaha tek… |
| Yani ben. |
| Benden başka bir ben yok, |
| Hele ki sana, hiç yok! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
10 Mart 2018 Cumartesi
Sadece Susarsın
...Sadece Susarsın...
Bazen...
Sadece susarsın...
Konuştuklarından iki kat susarsın!
Kimi anlar sözsüz bir tek bakışından...
Kimi anlar ne zamandır onun yüzüne bile bakmamandan...
Anlayan olsa da olmasa da
Çöl ortası serap gibi sadece susarsın...
Sadece birkaç kişi bilir ki sen susarsan
Dünyanla ahiretin aynı anda hep ah eder!
Ki an gelir o ahlarının tuttuğunu da
Görür, bilir, duyarsın.
Cemre.Y.
Bazen...
Sadece susarsın...
Konuştuklarından iki kat susarsın!
Kimi anlar sözsüz bir tek bakışından...
Kimi anlar ne zamandır onun yüzüne bile bakmamandan...
Anlayan olsa da olmasa da
Çöl ortası serap gibi sadece susarsın...
Sadece birkaç kişi bilir ki sen susarsan
Dünyanla ahiretin aynı anda hep ah eder!
Ki an gelir o ahlarının tuttuğunu da
Görür, bilir, duyarsın.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
21 Şubat 2018 Çarşamba
Kum
...Kum...
Çölde gördüğün vaha nedir ki,
Orman alaca karanlığında gördüğün
O çöl fırtınasının yanında,
Yaprağın yatağın olmadı mı?
Yastığın bir avuç kum?
Cemre.Y.
Çölde gördüğün vaha nedir ki,
Orman alaca karanlığında gördüğün
O çöl fırtınasının yanında,
Yaprağın yatağın olmadı mı?
Yastığın bir avuç kum?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
20 Şubat 2018 Salı
Çöl
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
13 Ocak 2018 Cumartesi
Sonra Diye Bir Şey Yok
…Sonra Diye Bir Şey Yok…
Nicedir hatırlamaya çalışıyorum,
En son kime,
Bu saatte uykumu feda etmiştim.
"Boşver be uyuyayım." desem,
Hissediyorum ki sen de uykusuzsun!
Oysa uykun...
Koynumda be sevgilim
Sen de bilmezsin,
Çünkü hep susmamı tercih ettin.
Sustum, ama artık,
Varlığının çizgilerini derin et!
Yoksa bundan sonrası!
"Çöl ortasında, her gördüğünü serap mı sandın?" la biter.
Yoksa bundan sonrası...
Sonra diye bir şey yok aslında.
Cemre.Y.
Nicedir hatırlamaya çalışıyorum,
En son kime,
Bu saatte uykumu feda etmiştim.
"Boşver be uyuyayım." desem,
Hissediyorum ki sen de uykusuzsun!
Oysa uykun...
Koynumda be sevgilim
Sen de bilmezsin,
Çünkü hep susmamı tercih ettin.
Sustum, ama artık,
Varlığının çizgilerini derin et!
Yoksa bundan sonrası!
"Çöl ortasında, her gördüğünü serap mı sandın?" la biter.
Yoksa bundan sonrası...
Sonra diye bir şey yok aslında.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
31 Aralık 2017 Pazar
Bir Daha Da Beni Özleme Lütfen!

…Bir Daha Da Beni Özleme Lütfen!...
İçim üşüyor!
Yine benden habersiz
Beni mi özledin?
Zira ne vakit,
Senin aklına ben düşsem,
Bunca vakit sonra bile olsa,
"Ben ve Sen."çıkıp gidiyor yüreğimden.
Her yer zemheriye kesiyor birden.
Kurak çöl toprakları gibi,
Çatır çatır yarılıyor yüreğim,
Yeniden, yine,
O ilk, gidişinden,
Yokluğundan kırılıyor ciğerim!
Mademki her seferinde yine gideceksen,
Bir daha da beni özleme lütfen!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
27 Kasım 2017 Pazartesi
Daha Neyin Derdindesin
...Daha Neyin Derdindesin...
Rüzgarlar taradı,
Sen yerine,
Sarı başak tarlası, dağınık saçlarımı,
Gün buluta meftun,
Bulut yıldıza.
Kumdan yakamozlar yaptılar geceden sabaha...
Yaralı bir ceylan gördüm
Herhangi bir coğrafyanın hiç olmayacak çöl ayazında.
Ateşe bulanmışken vücudunun eti, kemiği,
Baharın orta yerinde kışa hapsolmuş,
Zemheri ayazında donmak üzereydi yüreciği!
Bilseydim öylece son nefesin vereceğini?
Ya da bana yeniden doğup doğmayacağını?
Ya giderdim, ya kalırdım.
Hiçbir şey yapamadım,
Sessiz bir ıslık oldu şarkımız dudaklarımda
“Sen şiir yazamıyorsun ama
Şiir bakıyorsun be adam!
Daha neyin derdindesin!”
Cemre.Y.
Rüzgarlar taradı,
Sen yerine,
Sarı başak tarlası, dağınık saçlarımı,
Gün buluta meftun,
Bulut yıldıza.
Kumdan yakamozlar yaptılar geceden sabaha...
Yaralı bir ceylan gördüm
Herhangi bir coğrafyanın hiç olmayacak çöl ayazında.
Ateşe bulanmışken vücudunun eti, kemiği,
Baharın orta yerinde kışa hapsolmuş,
Zemheri ayazında donmak üzereydi yüreciği!
Bilseydim öylece son nefesin vereceğini?
Ya da bana yeniden doğup doğmayacağını?
Ya giderdim, ya kalırdım.
Hiçbir şey yapamadım,
Sessiz bir ıslık oldu şarkımız dudaklarımda
“Sen şiir yazamıyorsun ama
Şiir bakıyorsun be adam!
Daha neyin derdindesin!”
Cemre.Y.
Labels:
adam,
ayaz,
bulut,
coğrafya,
çöl,
dağınık,
dudak,
gece,
hiçbir şey,
meftun,
nefes,
rüzgar,
sabah,
şarkı,
şiir,
yakamoz,
yeniden,
yıldız,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
24 Kasım 2017 Cuma
Çöl Sınırsızdır, Vaha…Tek!
| …Çöl Sınırsızdır, Vaha…Tek!... |
| Heves dediğin... |
| O ıssız çölün ortasında bulunan vaha gibidir, |
| Susuzluğun bitince çöl de bitti sanırsın. |
| Oysa... çöl sınırsızdır, vaha tek... Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
21 Kasım 2017 Salı
Hiçlik
| …Hiçlik… |
| Biz… |
| Hiçliğe doğru |
| Çölde yelken açabilen |
| Birkaç yolcuyuz! |
| Her insanın |
| Kaldırabileceği bir tercih değildir bu |
| Hele ki elindeki, |
| Sınırsızlıklarının sonu sınırsızken... |
| Ne ki vazgeçebilecek |
| Bir canımız var o da |
| Çoklarınca… |
| Mal varlıklılarına tercih edilebilir. |
| Oysa çokluktur "Hiç!"lik… Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Kasım 2017 Pazar
Yoktun
| ...Yoktun... Oysa.... |
| Tanesiz ve adetsiz |
| İçmiştim yokluğunu da ruhuma... |
| Varlığını da tanesiz ve adetsiz içtiğim gibi. |
| Seninle başlayan... |
| Sensiz biten. |
| Bütün olamayanlarda bile |
| Her seferimde, |
| Yokluğunu yutkunuyordum. |
| Sen bir tek bunu bilemedin kum tanem. |
| Bilsen şehrim olacaktın etrafında kaleleri olan. |
| Varsın hayallerden suya damıtılmış olsun'du. |
| Şehir benim şehrim'di, hatta, |
| Herhangi bir sahil kasabasıydı, |
| O son hayaldeki, |
| Son şehir... |
| Kumum sendin ya o çöl ayazında. |
| Dalgalar da bendim işte. |
| Oysa şimdi… |
| Ne kumu bulabildim, |
| Ne tek damla huzura mavi suyu. |
| Yoktun! |
| Yokum! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
22 Eylül 2017 Cuma
En Derin Yaralar
…En Derin Yaralar…
Annemmmm!
Bir bilsen ben sen yokken kaç kere öldüm,
Kaç kere,
Bir umut yeniden doğdum ve ben senin ilk çocucuğundum.
Bir oğul olamadım evet!
Keşke çöle gömseydin ya beni inançsız araplar gibi!
Gömmemişsin ya bari sevip korusaydın.
Bir tek nefescik be annem, annem olduğunu hatırlasaydın.
Ve bana yapılmak istenenler,
Benim suçum değildi ki hiçbir zaman!
Bulamadım ben, sen neyin nefretindesin bana ya…
Ben sadece senin ilk ve tek kız çocuğundum annem.
Bak 38 bitti değiştiremiyorum hala ne annemi ne babamı,
Ne de yaşanmışlıklarımı…
Canımı yakıyorsunuz her varlığınızı hatırladığımda,
Bir inat daha, bir yanlış daha yapıyorum,
Her hayatımı kurtarmaya çalıştığımda....
Belki sevgisizliğinizin inadına bu yarama yarama iğne batırıp durmam,
Hatta arada bir ciğerime, biraz kezzap akıtmam.
Ki o yaralar hep büzüşüp kalıyor yüreğimin bir kat daha derinine!
Belki de hep bu yüzden güzelim olası kaderlerimi karalamalarım.
Ben her canım yandıkça sizi hatırlıyorum ya hep!
Senin canın yansa ben yine de uçup, koşup gelirim ya....
Sahi beni doğururken senin hiç canın yanmadımı ki be anne!
Doğduğum günden epeyce uzaktayım oysa.
Hatırlıyorum!
Geçmişte bir gün, ben gencecik gelincik çiçeği gibiyken....
Arsız bir meltem rüzgarında…
Hani üfleseler dağılacak ya yaprakçıklarım…
Darmadağınık olacağım ya aslında!
Bir tomurcuğum bile kalmayacak,
Toprağa bile ulaşamayacak kadar toz olacakken,
Gencecik bir kırmızı gelincikken ben…
Hiç toplanamamışken taç yapraklarım….
Hani ben hisarın en tepesinden feryat figan,
Çaresizlik kokan bir nefes çığlıkla, her şeye inat,
Aslında salakça bir cesaretle pervasızca…
Gökyüzüne bakmıştım ve gözlerim yaşarana kadar.
Sonra gözyaşlarıma gözlerimi kapatıp,
Evrene uçurmuştum ya nefesimi.
”Se-niiiiii, Se-viiiii-yyooooo-rrruuuummmmmmm” diye….
İşte o aşk var ya, sendin!
Evrende asılı kalan o ilk çığlığım var ya, bunca yıl oldu…
Her nefeste sen sanıyor önüne çıkan her vefasızı ve yanılıyor ya işte…
O ilk ve sonsuz aşk aslında hep ve hala sahibini arıyor,
Aradıkları şahıs onlara hiç değil, bunu her taraf biliyor ya dert bu!
Sonra dönüp soruyorum yaradan'ıma en derin yaralarımla,
"Rab! Benim sevdiğim ve sevenim, sevip de sevildiğim nerede?" diye.
Cemre.Y.
Annemmmm!
Bir bilsen ben sen yokken kaç kere öldüm,
Kaç kere,
Bir umut yeniden doğdum ve ben senin ilk çocucuğundum.
Bir oğul olamadım evet!
Keşke çöle gömseydin ya beni inançsız araplar gibi!
Gömmemişsin ya bari sevip korusaydın.
Bir tek nefescik be annem, annem olduğunu hatırlasaydın.
Ve bana yapılmak istenenler,
Benim suçum değildi ki hiçbir zaman!
Bulamadım ben, sen neyin nefretindesin bana ya…
Ben sadece senin ilk ve tek kız çocuğundum annem.
Bak 38 bitti değiştiremiyorum hala ne annemi ne babamı,
Ne de yaşanmışlıklarımı…
Canımı yakıyorsunuz her varlığınızı hatırladığımda,
Bir inat daha, bir yanlış daha yapıyorum,
Her hayatımı kurtarmaya çalıştığımda....
Belki sevgisizliğinizin inadına bu yarama yarama iğne batırıp durmam,
Hatta arada bir ciğerime, biraz kezzap akıtmam.
Ki o yaralar hep büzüşüp kalıyor yüreğimin bir kat daha derinine!
Belki de hep bu yüzden güzelim olası kaderlerimi karalamalarım.
Ben her canım yandıkça sizi hatırlıyorum ya hep!
Senin canın yansa ben yine de uçup, koşup gelirim ya....
Sahi beni doğururken senin hiç canın yanmadımı ki be anne!
Doğduğum günden epeyce uzaktayım oysa.
Hatırlıyorum!
Geçmişte bir gün, ben gencecik gelincik çiçeği gibiyken....
Arsız bir meltem rüzgarında…
Hani üfleseler dağılacak ya yaprakçıklarım…
Darmadağınık olacağım ya aslında!
Bir tomurcuğum bile kalmayacak,
Toprağa bile ulaşamayacak kadar toz olacakken,
Gencecik bir kırmızı gelincikken ben…
Hiç toplanamamışken taç yapraklarım….
Hani ben hisarın en tepesinden feryat figan,
Çaresizlik kokan bir nefes çığlıkla, her şeye inat,
Aslında salakça bir cesaretle pervasızca…
Gökyüzüne bakmıştım ve gözlerim yaşarana kadar.
Sonra gözyaşlarıma gözlerimi kapatıp,
Evrene uçurmuştum ya nefesimi.
”Se-niiiiii, Se-viiiii-yyooooo-rrruuuummmmmmm” diye….
İşte o aşk var ya, sendin!
Evrende asılı kalan o ilk çığlığım var ya, bunca yıl oldu…
Her nefeste sen sanıyor önüne çıkan her vefasızı ve yanılıyor ya işte…
O ilk ve sonsuz aşk aslında hep ve hala sahibini arıyor,
Aradıkları şahıs onlara hiç değil, bunu her taraf biliyor ya dert bu!
Sonra dönüp soruyorum yaradan'ıma en derin yaralarımla,
"Rab! Benim sevdiğim ve sevenim, sevip de sevildiğim nerede?" diye.
Cemre.Y.
Labels:
anne,
aşk,
ciğer,
çare,
çöl,
dağınık,
derin,
dert,
evren,
geçmiş,
kız çocuğu,
olası,
rüzgar,
suç,
vefa,
yara,
yaşa,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
13 Eylül 2017 Çarşamba
Zaten Yaşamıyordum Ki Ben
...Zaten Yaşamıyordum Ki Ben...
Boşver be...
Gül çiçeğim, gelinciğim,
Boşver sen yine,
Uçurum kenarında da olsa,
Hani “Öylece ölsem değer." diye
Tutunmaya çalıştığım kalbimin kardeleni,
Boşver sen yine hiç olamayan,
Olamayacak biz’i de boş ver!
Boşver Sen’im/Sen’sizliğim.
Hani yıllar yılı,
Sen’i/Sen’sizliği başıma taç diye taktığım,
Hani öylesine tuttuğum,
Sonumuzu baştan bildiğim papatyalı falım.
Hani aslında kurutup
Sayfa sonlarım'da bile isteye unuttuğum!
Boşver be sümbüllerim, zambaklarım...
Hani hep beklediğim ve hiç gelemeyen baharım.
Boşver be...
Boşver be...
Gül çiçeğim, gelinciğim,
Boşver sen yine,
Uçurum kenarında da olsa,
Hani “Öylece ölsem değer." diye
Tutunmaya çalıştığım kalbimin kardeleni,
Boşver sen yine hiç olamayan,
Olamayacak biz’i de boş ver!
Boşver Sen’im/Sen’sizliğim.
Hani yıllar yılı,
Sen’i/Sen’sizliği başıma taç diye taktığım,
Hani öylesine tuttuğum,
Sonumuzu baştan bildiğim papatyalı falım.
Hani aslında kurutup
Sayfa sonlarım'da bile isteye unuttuğum!
Boşver be sümbüllerim, zambaklarım...
Hani hep beklediğim ve hiç gelemeyen baharım.
Boşver be...
Senli buza tutunmaya meyilli boşvermişliğimi.
Benim sana hayalli açan gamzelerim'i.
Sanki çöl ayazında
Hayale bile uzaktılar zaten onlar.
Hani hepsi birden
Hiç olamayacak
Çiçeğe salacak zamanda kırağı tutmuştu,
Bahar ortasında zemheri ayazına donmuştu,
Bütünsüz yarım kalan azalarım!
Fark etmez üzülme!
Ki zaten yaşamıyordum ki ben!
Cemre.Y.
Benim sana hayalli açan gamzelerim'i.
Sanki çöl ayazında
Hayale bile uzaktılar zaten onlar.
Hani hepsi birden
Hiç olamayacak
Çiçeğe salacak zamanda kırağı tutmuştu,
Bahar ortasında zemheri ayazına donmuştu,
Bütünsüz yarım kalan azalarım!
Fark etmez üzülme!
Ki zaten yaşamıyordum ki ben!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
8 Ağustos 2017 Salı
Kervansaraylar Geçerdi Ömrümden
...Kervansaraylar Geçerdi Ömrümden...
Kervansaraylar geçerdi ömrümden.
Ben çöllerinin hepsini,
Her birine…
Eşsiz birer vaha,
Eşsiz birer umman yapmışken.
Bildikleri mazimdeki hiç değişmeyen,
Değişmesi de asla mümkün olmayan,
Hüzünlü gölgemde,
Bazen durup dinlenirlerdi.
Uzanıp avuç avuç su içerlerdi.
Gülerken ağlayabilen yaş tanelerimden,
O kadar çoktu ki yokları,
İstila ederlerdi ciğerimin can köşelerini.
İstisnasız hepsinin,
Anıları canlanırdı gözlerinde.
Tam da çöl fırtınasında ölmek üzereyken hem de!
Tutardım ellerinden, hepsinin de yine yaşamaya azmederlerdi.
Kanarlardı sonra bana da,
Öyle de doyarlardı ki gözleri gönülleri,
Benim de onlara,
Ben kadar ihtiyacım olabileceğini hiç görmezlerdi.
Bana doymuş yürekleriyle,
Öylece yüreğimi talan ederler,
Öylece de giderlerdi.
Sanırlardı ki az ileride de,
Benden daha da ileri bir ben daha var.
Kervansaraylar geçerdi önümden,
Akraba, arkadaş, dost, eş, sevgili ne varsa işte!
Ben onların dönüşünü beklerken,
Yine aldatılmıştım işte.
Şimdi kucağıma bile sığmayan, yüreği yine çok hüsranlı,
Yanlış güven adlı, çokuzlu ihanet bebelerle kalakalmıştım işte!
İnanın döndüğünüzde gölgem bile çok size!
Cemre.Y.
Kervansaraylar geçerdi ömrümden.
Ben çöllerinin hepsini,
Her birine…
Eşsiz birer vaha,
Eşsiz birer umman yapmışken.
Bildikleri mazimdeki hiç değişmeyen,
Değişmesi de asla mümkün olmayan,
Hüzünlü gölgemde,
Bazen durup dinlenirlerdi.
Uzanıp avuç avuç su içerlerdi.
Gülerken ağlayabilen yaş tanelerimden,
O kadar çoktu ki yokları,
İstila ederlerdi ciğerimin can köşelerini.
İstisnasız hepsinin,
Anıları canlanırdı gözlerinde.
Tam da çöl fırtınasında ölmek üzereyken hem de!
Tutardım ellerinden, hepsinin de yine yaşamaya azmederlerdi.
Kanarlardı sonra bana da,
Öyle de doyarlardı ki gözleri gönülleri,
Benim de onlara,
Ben kadar ihtiyacım olabileceğini hiç görmezlerdi.
Bana doymuş yürekleriyle,
Öylece yüreğimi talan ederler,
Öylece de giderlerdi.
Sanırlardı ki az ileride de,
Benden daha da ileri bir ben daha var.
Kervansaraylar geçerdi önümden,
Akraba, arkadaş, dost, eş, sevgili ne varsa işte!
Ben onların dönüşünü beklerken,
Yine aldatılmıştım işte.
Şimdi kucağıma bile sığmayan, yüreği yine çok hüsranlı,
Yanlış güven adlı, çokuzlu ihanet bebelerle kalakalmıştım işte!
İnanın döndüğünüzde gölgem bile çok size!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
27 Haziran 2017 Salı
Bir Damla Gözyaşında Boğulabilmek
...Bir Damla Gözyaşında Boğulabilmek...
Okyanus kuytusu derin gözleri.
Öyle uçsuz bucaksız bir ummandı ki
Göz pınarlarımdan akan
Birer damla berrak suya
Hiç düşünmeden
Parmak uçlarıyla dalmıştılar.
Benim dilim, damağım,
Ağzım, burnum okyanusa dalmışken.
Şimdi bizi kristal fanuslara koysalar kaç yazar!
Mesele balık olmak değil azizim.
Mesele kaç günlük ömür kaldığı değil!
Aşk ya da sevdanın ölçüsü hiç değil!
Mesele...
O gözlerin okyanus kuytusundan
Yüreğine inebilmek.
Mesele...
Onun bir damla gözyaşında,
Bütün yaşları çölmüş gibi...
Sen o çölde
Küçücük bir balıkmışsın gibi...
Boğulabilmeyi göze alabilmek!
Mesele…
O gittikten sonra bile sevebilmek.
Cemre.Y.
Okyanus kuytusu derin gözleri.
Öyle uçsuz bucaksız bir ummandı ki
Göz pınarlarımdan akan
Birer damla berrak suya
Hiç düşünmeden
Parmak uçlarıyla dalmıştılar.
Benim dilim, damağım,
Ağzım, burnum okyanusa dalmışken.
Şimdi bizi kristal fanuslara koysalar kaç yazar!
Mesele balık olmak değil azizim.
Mesele kaç günlük ömür kaldığı değil!
Aşk ya da sevdanın ölçüsü hiç değil!
Mesele...
O gözlerin okyanus kuytusundan
Yüreğine inebilmek.
Mesele...
Onun bir damla gözyaşında,
Bütün yaşları çölmüş gibi...
Sen o çölde
Küçücük bir balıkmışsın gibi...
Boğulabilmeyi göze alabilmek!
Mesele…
O gittikten sonra bile sevebilmek.
Cemre.Y.
Labels:
azizim,
çöl,
derin,
düşün,
gözyaşı,
günlük,
kuytu,
küçücük,
okyanus,
ömür,
parmak uçları,
sevda
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...















