22 Eylül 2017 Cuma

En Derin Yaralar

…En Derin Yaralar…
Annemmmm!
Bir bilsen ben sen yokken kaç kere öldüm,
Kaç kere,
Bir umut yeniden doğdum ve ben senin ilk çocucuğundum.
Bir oğul olamadım evet!
Keşke çöle gömseydin ya beni inançsız araplar gibi!
Gömmemişsin ya bari sevip korusaydın.
Bir tek nefescik be annem, annem olduğunu hatırlasaydın.
Ve bana yapılmak istenenler,
Benim suçum değildi ki hiçbir zaman!
Bulamadım ben, sen neyin nefretindesin bana ya…
Ben sadece senin ilk ve tek kız çocuğundum annem.
Bak 38 bitti değiştiremiyorum hala ne annemi ne babamı,
Ne de yaşanmışlıklarımı…
Canımı yakıyorsunuz her varlığınızı hatırladığımda,
Bir inat daha, bir yanlış daha yapıyorum,
Her hayatımı kurtarmaya çalıştığımda....
Belki sevgisizliğinizin inadına bu yarama yarama iğne batırıp durmam,
Hatta arada bir ciğerime, biraz kezzap akıtmam.
Ki o yaralar hep büzüşüp kalıyor yüreğimin bir kat daha derinine!
Belki de hep bu yüzden güzelim olası kaderlerimi karalamalarım.
Ben her canım yandıkça sizi hatırlıyorum ya hep!
Senin canın yansa ben yine de uçup, koşup gelirim ya....
Sahi beni doğururken senin hiç canın yanmadımı ki be anne!
Doğduğum günden epeyce uzaktayım oysa.
Hatırlıyorum!
Geçmişte bir gün, ben gencecik gelincik çiçeği gibiyken....
Arsız bir meltem rüzgarında…
Hani üfleseler dağılacak ya yaprakçıklarım…
Darmadağınık olacağım ya aslında!
Bir tomurcuğum bile kalmayacak,
Toprağa bile ulaşamayacak kadar toz olacakken,
Gencecik bir kırmızı gelincikken ben…
Hiç toplanamamışken taç yapraklarım….
Hani ben hisarın en tepesinden feryat figan,
Çaresizlik kokan bir nefes çığlıkla, her şeye inat,
Aslında salakça bir cesaretle pervasızca…
Gökyüzüne bakmıştım ve gözlerim yaşarana kadar.
Sonra gözyaşlarıma gözlerimi kapatıp,
Evrene uçurmuştum ya nefesimi.
”Se-niiiiii, Se-viiiii-yyooooo-rrruuuummmmmmm” diye….
İşte o aşk var ya, sendin!
Evrende asılı kalan o ilk çığlığım var ya, bunca yıl oldu…
Her nefeste sen sanıyor önüne çıkan her vefasızı ve yanılıyor ya işte…
O ilk ve sonsuz aşk aslında hep ve hala sahibini arıyor,
Aradıkları şahıs onlara hiç değil, bunu her taraf biliyor ya dert bu!
Sonra dönüp soruyorum yaradan'ıma en derin yaralarımla,
"Rab! Benim sevdiğim ve sevenim, sevip de sevildiğim nerede?" diye.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...