düğüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
düğüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2019 Pazartesi

Boş Salıncak

...Boş Salıncak...
Ne vakit birileri bana "Şükür Et!" dese...
Benim yüreğim,
Zamanın zembereğinin ezberini çoktan bozmuş,
Gördüğüm o son köstekli saatinin zincirini de kırmış,
Ölesiye geriye saran boş zemberek gibi,
İleriyi geçip geriye sarıyor!
Hani ne yapsam,
Ne yapmasam,
Çocukluğumun iki dut ağacı arası,
O pembe peluştan o salıncağımda,
Bir kere daha olsa sallansam şükredeceğim de...
Benim altı yaşımdan sorası...
Ne yana tutunmaya kalksam,
Hep güneş yanığı birer kumaş,
Hep kış sönüğü birer kuru dal.
Sağım, solum, önüm, arkam,
Hep boş salıncak!
O ne olacak?
Cemre.Y.

23 Ekim 2019 Çarşamba

Son Bahar

...Son Bahar...
Hiç kimse de gidip dileklerine umut bağladıkları,
Nazar boncuklu ağaç dallarını ziyaret etmiyor nedense!
Demek ki hep kabul buyuruyor yaradan,
Kuru bir dala asılan o çaput ucu bütün hayalleri.
Lakin ben ne vakit bir dilek ağacına rastlasam...
Dalların canı yanar da kırılıverir diye,
Sıkmam hiçbir dilek kurdelemin düğümünü.
Geçen gün son dileğimi görmeye gittim.
Rüzgar açıvermiş yine hafif fiyonk düğümümü...
Yine denizin derin sularına gömülmüş, dibinde görünmekte.
En mavili, en yeşilli, en kırmızılı, en beyazlı niyetlerim.
Bu sefer denize attım bütün iyi niyetlerimi.
Ne dal yorulsun, ne de o son yaprak solsun!
Ne ağaç kırılsın, ne de toprak usansın taşıyamamaktan.
Beni de sakın merak etme!
Son bahar da gelip geçiyor böylece,
Artık vakit zemheri.
Yine sensizim yani.
Cemre.Y.

29 Temmuz 2019 Pazartesi

Ah Be Anam

…Ah Be Anam…
Burnumda kesif bir kapı kolu kokusu…
Sanki bir daha girmemek üzere arkadan kapatılmış,
Gözyaşlarını silerken istemsizce koklanmış da sinmiş gibi.
Dudaklarımda acımış kekremsi bir demir tadı…
Sanki bir daha söylenmemek üzere son ünlemler tüketilmiş,
Yılların gün dönümüne ererken istemsizce dilden dökülmüş gibi.
Ah be benim kaderi kara yazgılı, allı güllü çiçek fistanlı anam!
Benim ilk sevdam sendin, daha neleri, neresizliklerinden ansam.
İnsan olan çoktan ölmüş birinin onu yıkarken ki halleri gibi,
Ölü bedeninin olsun ayak tırnaklarını bile öpmeyi özler mi?
Nasıl da pir-ü paktı en son yüz sürdüğüm ayacıklarının altı.
Yani şimdi sen…
Ölüp gittin de, beni büsbütün terk ettin de...
Yani şimdi sen, sana olan sevdalığımdan geçtim mi sandın.
Yanıldın ah be anam çok yanıldın.
Cemre.Y.

6 Ocak 2019 Pazar

Yüreğim Sev Gitsin Diyor

...Yüreğim Sev Gitsin Diyor...
Ne kadar alışmışım ah!
Ne kadar kanıksamışım,
Her sabah silkinip, yeni güne giyinirken,
Her gece soyunduğum yalnızlığıma!
Şimdi yüreğimin zincirlerini zorluyor biri,
Elinde kalp kalp ince testerelerle.
Güven duvarımı aşarken usul usul,
Asla incitmiyor canımı.
Sıkmıyor misal, zorlamıyor, darlamıyor,
İnce bir telkari ustası gibi sabırla, sabrımı sınıyor.
Hiç yoktan kendi kendine o da soruyor?
"Yüreğim sev gitsin diyor lakin,
Ne kadar alışmışım ah!
Ne kadar kanıksamışım,
Her sabah güne karışıp terk ettiğim,
Her gece süt dökmüş gibi döndüğüm yalnızlığıma!" diyor.
Yeniden sevmeliyiz sevgilim diye direnmeye mecalim yok!
Yüreğim sev gitsin diyor lakin,
Yalnızlık ceketini sarınmış bir kere ömrüne!
Çıkartıp atsın mı yoksa sıkıca sarılsın mı bilemedi.
Cemre.Y.

3 Ocak 2019 Perşembe

Unuttum Bence, Yoksa Unuttuğumu Hatırlayamazdım

...Unuttum Bence, Yoksa Unuttuğumu Hatırlayamazdım….
Hiç yoktan bir fotoğrafın düştü ömrümün pencerelerinden birine.
Tıpkı bana gülümsediğin gibi gülümsemişsin o bakışında da.
Ben yoktum yanında o kesin..
Ki bilirim, yanında olsaydım, kesin bana b/akardı gözlerin.
Kim bilir dokunmuş muydum o vakitler ömrüne,
Öpüşmüş müydük misal sokak ortasında ulu orta!
Kim bilir sevmiş miydin sen de?
Benim onca yıllık yokluğuna gözyaşı döktüğüm kadar!
Neyse işte...
Hayatının her gününü yaşıyordun hala!
Benim ruhumu,
Vücuduma gömdüğüm kadar ölü değildin nihayetinde.
Ama merak etme.
Ben de sonunda unuttum seni!
Yeni fotoğrafım yok kusuruma bakma ama!
Zira epeydir,
Aynalara bile gerçek gülümseyişlerle bakamıyorum ama!
Seni çok önceden beridir kesin, unuttum bence,
Yoksa unuttuğumu hatırlayamazdım.
Cemre.Y.

19 Kasım 2018 Pazartesi

Unutmuşum

…Unutmuşum…
Yüreğimde,
Kör düğüm sancılar gezinirken bile seviyordum ben seni.
Yine de arkanı dönüp gittin ya sen
Artık anlamsız kelimeler içeriyordu sana hasretim.
Boşunaydı seni her sorduklarında uzun uzun iç geçirişlerim.
Az önce son kez anlattım seni.
Anlatırken fark ettim artık yanmıyordu içimin içi.
Öylesine,
Başkalarından bahsedermiş gibi bir çırpıda anlatmıştım işte.
Artık tamamen emindim, unutmuşum ben seni.
Cemre.Y.

18 Kasım 2018 Pazar

Günlük Sütyen

...Günlük Sütyen...
Biz küçükken, epeyce bir küçümen yaşımda...
Böyle, ocak kenarlarından biriktirilmiş küller vardı, en korsuzundan,
Dere kenarında gün yapardı köy kadınları,
O en nadide küllerle parlatırıldı çaydanlıklar,
Uzun süredir ocak kenarında unutulmuş güğümler,
Bakraçlar uzunca ovalanırdı!
Biz küçükken, epeyce bi küçümen yaşımda...
Böyle, zengin artığı kalıp kalıp, taze sabunlar vardı, en safından.
İlçeydi, kasabaydı, nahiheydi fark etmezdi,
Bir hamam bir tas sıcak suyu her daimdi.
Anamla gizlice dalardık kadınlar hamamına!
Küçücüktüm daha, yaşlı teyzelerin pörsümüş bir şeylerine şahit olup,
Anamın tazeliğine ahlanıp,
Benim körpeliğime vahlandıklarını ilk gördüğümde!
Geleceğime dair'li bir karar biçmiştim çoktan.
Ben kızımı her yaşında, her yere götürdüm de...
Bir hamam'a götürmedim onu, bir de masaj salonlarına,
Varsın anlamasındı, fark edemesindi bu ayrıntımızı o da!
Belki bana korkulu o, bilinçli koşullu bir hayatı yaşamaktan,
En azından vicdanım rahat yaşarım zannederken!
Az önce fark ettim eksiğimi, hem de duş alırken!
Önce...
Bize sabun'du, kül'düyü, haram eyleyip, türlü deterjanları yaftalıyorlar,
Sonra...
Misler gibi hiç solmayan duş jelleriyle birilerinin dimağına yer ediyorlar,
Sonra...
Omuzlarımız üşüyorken, biz bu saçları boşuna mı uzattık diyerek,
O en sevdiğimiz yasemin kokularını savurarak,
Saçlarımızı bağlayan o tokaya sarılmış onca vazgeçimizi görmezden sayarak,
Saçlarımızı kadere bağlatıyordular.
Sonra eşdeşlerilip, özleştiriliriyordu bağımlılıkların kokularıyla,
İlk gençliğimizin hayalli hülyalarını bozmaya çalışıyordu birileri,
Savaşıyorduk,
Zamanın bütün evrenlerine karşı ve kazanıyorduk konu namus sa!
İlk yaşlılığımızın,
Bütün vazgeçilmişliğindeyken, unutmaya meyilliydik oysa!
Nice ayak kaydırmasın'lı ayak destekli denemelerimizden sonra,
Altı üstü günlük sütyenlerimiz mi olacaktı bizi,
Kendi banyo karolarımızın dahi kayganlığından koruyan!
Öyle ya saç kremleri oldukça kaygan,
Saç şampuanları oldukça köpürgen,
Vücut jelleri mis kokularına rağmen oldukça kararsızken,
Onlar değil miydi, bize yüklenmeden bizimkileri dik tutan!
Cemre.Y.

17 Ekim 2018 Çarşamba

Buğu

...Buğu...
Gözleri gözlerime değdiğinde,
Buğusundan büyülendiğimi fark etmiş miydi acaba!
Bunca cesur geçinirdim güya!
Benim söz eyleme sırası ona gelince,
Dilimin damağımın lal olduğunu,
Aklımın beynimin süzgecinden geçemeyip,
Bir tek fikir edemediğini,
Gözleri gözlerime değmesin de,
Yine yeniden yanmayayım diye sustuğumu,
Gülüşünün gül gamzelerinden,
Hülyalı hayaller topladığımı hissetmiş midir ki.
Elektrik yüklü kahverengi kasabalardan kaçıp kaçıp,
Yosun yeşili tenhalarına sığınmak istediğimi de,
Anlamış mıdır acaba!
Salaş bir meyhanede kadehleri yere atarken birlikte…
"Emrin olur, başım, gözüm üstüne." diyebilmeyi düşünürken,
Dilimin tutulduğunu bilmiş midir?
Misal bugün...
Ona bu kadar, bir yürek mesafesi kadar yakınken...
İçinin içinde,
Kopan bütün fırtınalarını gördüğümü duymuş mudur acaba?
Yüreğinin can kırıklarının,
Yüreğimin can kırıklarıma dokunduğunu hissetmiş midir ki!
İçimizde ne vardıysa,
Can kırıkları dolu gülümsemelerle doluydu,
Her şey birer buğu.
Öperim seni adam, yüreğinin en ezik yerinden,
Misal yosun gözlerinden, dizlerinden.
Cemre.Y.

31 Ağustos 2018 Cuma

Ne Bileyim

...Ne Bileyim...
Eylül'ün yaprakları hazırlanırken soyunup gitmeye
Aşk'a dair mülteci eylemlerimizin hepsini,
Artık yalnızlığa terk edilmiş o kumsalın,
En yalnız kayasının kenarına terk etme vaktiydi.
Kim bilir, belki de, bütün suç benimdi.
Onca sevdalı sevişmelerden sonra...
Ne bileyim fularımı unutmalıydım belki bir yerlerde.
Belki saç tokamı, ya da sütyenimin kopçasını unutmalıydım.
Mademki sokak adlarında bile görmüyordu adımı,
Ne bileyim...
Belki bir şiirin son mısrasında aklına gelmeliydim.
Bu kadar kolay, bu kadar çabuk unutulmamalıydım.
En azından şarkıda söylendiği gibi,
Birinin bari boğazında düğüm düğüm hıçkırık olmalıydım.
Oysa ben her Eylül'de açardım sarı sandığımın kilidini.
Bir yanı şeytan lekesi anılarımı hatırlar,
Bir yanı melek kanadı hatıralarından öperdim.
Yine ağlardım ömrümden esip giden yapraklarıma ama
Geçen sonbaharda onları da denize savurmasaydım.
Cemre.Y.

6 Ağustos 2018 Pazartesi

İnsanoğlu

…İnsanoğlu…
Ey insanoğlu sana kimse söylemedi mi?
Sendelerim, hatta bazen büyük hatalar yapar tökezlerim,
Yıkılırım, düşerim, acımı da dibine kadar çeker,
Yasımı da dibine kadar tutarım evet ama
Acıdan yere yığılsam bile zaman zaman,
Asla yerlerde sürünmem.
Kimse ayak basamaz yüzüme.
Kalkıp, kararlı adımlarla hayatıma devam ederim.
Güldüğüm kadar ağladığım gibi,
Ağladığım kadar da güleceğim elbet!
Cemre.Y.

2 Ağustos 2018 Perşembe

Anlamazlar

…Anlamazlar…
Ah…Yar..!
Seni nasıl, kime, anlatsam!
Seni, nasıl, kime sussam!
Kimse anlayamayacak ki
O yosun gözlerde benim ne gördüğümü?
Seni koklamayalı ciğerimin nefes alamadığını,
İyiden iyiye hastalandığını nasıl anlatsam,
Nasıl desem doktor…
“Stressiz temiz havalı bir yerde yaşa dedi." diye...
"Ve benim tek cennetim sadece senin kokundu." diye!
Sana bir tek dokunuşla hayatıma bir on yıl kattığımı söylesem!
Sana dokunamadan geçtiğim zamanlarda
Yaşayamadığım çocukluğum bile ölüyor desem!
Anlamazlar!
Sen bile anlayamadın ki!
Ya da hep sussam!
Hiç kimseye, hiçbir şey konuşmasam?
Ve bir daha asla hiç kimseye güvenmesem.
Cemre.Y.

30 Haziran 2018 Cumartesi

Susuyorum

...Susuyorum...
Susuyorum...
Neden mi?
Çünkü onun adı Eylül'dü,
Tıpkı kızım gibi...
Boğazıma düğümlenip de avaz avaz
Yutkunamadığım uzun uzun cümlelerim var hayatımıza dair!
Ne zaman harflerim bir araya gelip de
Hecelemeye başlasa...
Hıçkırıklarımın sus çektiği uzun uzun cümleler sus çeker.
"Biz ucuzundan kurtulduk çok şükür,
Namus'larımız yerli yerinde!" derken bile...
Üstümüze yapışmış çoktan,
Bize emelleri kadar dokunamanayan o kirli ellerin,
O sapkın bakışları...
Kaç kere affetsek de geçmişimizi
Beyinlerimizde saplantılı hep o iki soru,
Kemiriyor ömrümüzün geri kalanını!
"Ya kurtaramasaydık kendilerimizi!"
"Peki bize cennet vaat edilen o yaşlarımızda,
Bizi yaratan o Rab, o Allah neredeydi?"
Cemre.Y.

16 Haziran 2018 Cumartesi

Şizofren

…Şizofren…
Epeyce bir zamandır,
Canımın camlarını kırıp kırıp kaçmaktan başka bir şey yaptığım yok!
Artık ciğerimin üstüne serip çiğnemekten de yoruldum.
Daha doğrusu…
Ne can kaldı, ne cam!
Acımıyordu artık canım.
Çünkü epeydir de hissetmeyi unutmuştum.
Artık kalp atışlarımın gerçekliğinden emin olmak için,
Zaman ve adımsayar'lı aletleri bileğimize takmış olmak yetiyordu,
Günlük kaç saat uyumuşuz, kaç saati derin olmuş, kaçı kabus!
Günlük kaç adım yürümüşüz, kaç adımı verilen kilogrammış!
Saat kaç'ta uyanmalıymışız, kaç'ya uyumalı…
Yoksa uyku düzenlerimiz hayat kalitelerimize yansıyor muş!
Robotik sistem yani…
Kolumdaki derin uyudun diyor, ben uykumu alamamışım, yorgunum!
Kolumdaki kabuslarla hafif uyudun diyor,
Rüyamda gördüğüm bütün kabuslu canavarları ben yenmişim gibi dinç'im.
Bileğimdeki aptal şey nabzımı yine ölçemiyor, ben çoktan ölmüşüm!
Sonra bir bakıyorsun sanki saatlerce spor yapmışım gibi atıyor kalbim,
Meğer tiroid ilacımın ayarlarıyla oynamanın tam zamanıymış!
Aşık olsam bari diyorum!
Karşıma çıkan herif kendini oval masanın orkestra şefi sanacak kadar
Şizofren bir…
Asalakmış!
Cemre.Y.

5 Haziran 2018 Salı

Yüreğinden

…Yüreğinden…
Yüreğinden öperim senin kadın.  
Şimdi yalnız kalınca kimsesiz kaldın sandın öyle mi?
Bazen sessizliğe bürünmek istersin…
Her şeyden uzaklaşıp,
Kendi kendinin omuz başlarına sarılıp,
"Geçecek!"demek istersin.
Ve buna kendini inandırmak.
Zira geçiyor ama…
Öyle teğet filan geçmiyor be azizim,
Bayağı, bildiğin, delip geçiyor!
Yüreğinden öptüğüm...
Sensiz geçemezdi ki o vakitler boğaz'ımdan…
Kız Kulesi şahit....
Şimdilerde geçmişlerime birer af'lı gülümsemeler savurup,
Olmayan salıncağımda sallanıp huzur buluyorum,
Zira…
Biliyorum ki…
Sen hep vardın!
Varsın!
Olacaksın.
Daim'im sende bilesin.
Fırtınalarımda boğulduğum vakitler
Beni nasıl da ciğerden anladığın zamanları hatırlıyorum.
Her şey boğazında düğümlenen birer şiir'miş meğer!
Öpüyorum seni yine,
Hayata en yakın yerinden, yüreğinden!
Cemre.Y.

Meğer


…Meğer…
Fırtınalarım da boğulduğum vakitler
Beni nasıl da ciğerden anladığın zamanları hatırlıyorum.
Her şey...
Boğazında düğümlenen birer şiirmiş meğer!
Cemre.Y.

31 Mayıs 2018 Perşembe

Hançer


…Hançer…
Etrafıma ördüğüm duvarların farkındayım.
Sırtımda yeni dost hançerlerine yer kalmadı zira.
İyiyim böyle…
Cemre.Y.

3 Mayıs 2018 Perşembe

Düş'tün!

…Düş'tün!...
Velev ki,
Artık olmadığın halde
Neden seni sevmeye
Devam ettiğimi merak etmişsin.
Çünkü sen gördüğüm
En gerçek düş'tün
Düş...tün...
Cemre.Y.

28 Şubat 2018 Çarşamba

Onu Son Gördüğümde

...Onu Son Gördüğümde…
Onu son gördüğümde…
Ya onu sevmekten
Hiç vazgeçemezsem diye ödü kopuyordu!
Öylece bıraktım onu
Geriye sekiz canı kaldı.
Cemre.Y.

26 Şubat 2018 Pazartesi

Rüya

...Rüya...
Sen gördüğüm en gerçek rüyaydın adam
Günlerimi boynuna, gecelerimi koynuna serdim.
Mademki artık gitmek istersin
Yine de sen bilirsin...
Cemre.Y.

16 Şubat 2018 Cuma

Duvar

…Duvar…
Evet, ön yargılı olmak lazım azizim,
Sonradan üzülmemek için,
Oldukça gerekli bir duvardır bu...
Bile isteye kendi üstümüze ördüğümüz!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...