yasemin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yasemin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Kasım 2025 Cumartesi

Güneşli Günlerin Mevsimi De Gelecek Elbet

...Güneşli Günlerin Mevsimi De Gelecek Elbet...
Ey benim çiy damlasından yansıyan çiçek bahçem.
Yasemin kokulu saçlarına yağmurlar mı yağdı?
Ellerin de üşümüştür şimdi senin!
Burnunun ucu gül pembesine dönüşmüştür çoktan.
Gül kıvrımlı dudağının kenarına rüzgar değmiştir.
Bu puslu gri günlere kanma sakın.
Hele bir mevsimi geçsin sonbaharla kış ayazının.
Sıkı giyin bu aralar, hayata sıkı sarıl.
Güneşli günlerin mevsimi de gelecek elbet.
Cemre.Y.

19 Aralık 2020 Cumartesi

Hiç yoktan

 ...Hiç Yoktan...
Hiç yoktan leylak kokusuyla,
Sümbül kokusunu aynı anda özledim misal.
Ne bileyim...
Denizde ayaklarımı sallandırmayı,
Kıpkırmızı tahta masanın üzerine kurulmuş,
Rakıyla acılı şalgamın dostluğuna,
Balığın da eşlik etmesini özledim.
Ilık bir rüzgarla savrulan saçlarımdan,
Yasemin kokusu saçılmasını özledim.
O değil de, kaç zaman oldu hatırlayamadım,
Şah damarıma iki dudak arası öpücük konmayalı.
Neyse...
Bir tutam fesleğen okşayalım da,
Burnumuzun ucuna hızma yapalım.
Hiç yoktan o bari mutlu olsun değil mi?
Cemre.Y.

19 Eylül 2020 Cumartesi

Anlatacaktım

…Anlatacaktım…
Daha sana...
Yasemin çiçeklerinin açtığı bir günde,
Gün doğumlarıyla, gün batımlarının aynı olmadığını,
Hatta kuşların bile,
Aynı kanat çırpmadığını anlatacaktım ya neyse!
Cemre.Y.

16 Ocak 2020 Perşembe

Çocuk

...Çocuk...
Sana yıldız tozlarıyla, güneş ışıltılarından aşırılmış,
Leylak kokusuyla, zambak karışımı, yasemin esintili,
Mutluluk rengi rengarenk cümleler biriktirdim çocuk!
Boş vermiş ol gitsin, günün dilleri zemheri ağusu çınlıyormuş kulaklarında,
Boş vermiş ol bitsin, gecenin sessizliği yalnızlık çığlığı gibi her an yanında.
Ben sana...
Kış günü taze kesilmiş çimen kokusu vaat ediyorum.
Ben sana...
Yaz günü ayakların kumda yanarken serin bir esinti vaat ediyorum.
Çünkü ben seni hesapsız, kitapsız, katıksız seviyorum çocuk!
"Çünkü sen benim..."le bitmiyor sana dair yüreğimdeki hislerim.
Ben seni "Çünkü!"süz seviyorum!
Nokta.
Cemre.Y.

21 Ağustos 2019 Çarşamba

Keşke Giderken

...Keşke Giderken...
"Çiçekleri fazla sulamayacaksın!" derdi rahmetli anam,
En sevdiği menekşesinin yaprağına değdirmeden su koyarken.
"Ne çok güneşte bırakacaksın, ne de çok gölgede koyacaksın.
Her çiçeğin tabiatı da farklı elbette!" derken fısıltılarla bir şeyler derdi onlara!
"Evinde canlı bir çiçek beslemek istiyorsan eğer,
Kökünü bir yerden çalman gerek önce,
Ve sonra kendinle aşılamalısın onu ille de." derken muzipçe gülümserdi.
Halbuki çalıntı şeylerden hiç de haz etmezdi annem!
Bir çiçek merakı vardı işte.
Doğurduğu bizlerden bile çok sever, çok ilgilenirdi onlarla.
Kıskanırdım onların her bir taç yaprağını,
Sadece anneme gülümseyen her bir çiçek bakışlarını.
O gün, onca çocukluğumun kıskançlığıyla...
Bütün çiçeklerinin saksılarına tek tek işedim ya anne!
Şimdilerde nerede, saksıda bir çiçek görsem hepsinden özür diliyorum.
Sahi anne!
Ben seni çoktan affettim de, sen beni...
Affedebildin mi oralardan?
"Uykumda,
Ciğerimden vuruluyorum bazı bazı sen yokluğundan!" derdim sana da,
Sen, "Ayetel-Kürsi oku öyle zamansız anlarında korur seni" derdin ya hani,
Ben içimden sessiz çığlıklarla hep...
"Neden ki sen sarılıp yaşatmıyorsun ki beni!" diye gözüm yaşını durduramazken,
"E hadi madem boş durma öyle,
Su koy çaydanlığa bir çay içelim şöyle..." der susardın.
Konu komşu gelir, bolca muhabbetle içerdiniz çaylarınızı,
Ben köşede öylece sensizliği yutkunurken.
Şimdi kan bağın olsun olmasın,
Seni tanıyan herkeste var mutlaka bir saksı çiçeği hakkın.
Hepsi de maşallah neredeyse hiç solmuyorlar!
Ben mi?
Sadece bir kere denedim senin çiçeklerinden bir kök olsun çalabilmeyi!
Yaprak bana baktı, çiçek bana, kök bana baktı, toprak bana.
"Sen kıvamında sevemezsin ki bizi,
Ya öldürürsün sevmekten, biz sıkılırız öyle fazla ilgiden.
Ya öldürürsün ilgisizlikten biz yoruluruz beklemekten,
Bari günahımıza girme e mi!
Ha sahi rahmetli anacığının o bize fısıltılarını da çok merak edersen,
Aslında onu, canımın yongası kadar seviyorum lakin,
Bunu ona dersem sevdası soğur benden!" demekteydi.
İnsan olan...
Bunca zaman geçmiş eti sıyrılmıştır gönünden toprak altındaki bedeninin...
Diri kalmış tek tırnağını dahi öpebilmeyi özler mi?
Çünkü beceremedim hala...
Ben doğduğum andan, sevdiğim andan,
Evlenip çocuk doğurduğum andan,
Aldatılıp ayrıldığım andan itibaren,
Kucağımda senin hislerinden eserli yavrumla kalıp,
Onu da hayatıma bir tastamam mevsiminde lale,
Mevsiminde gül, mevsiminde yasemin, ya da zambak misal!
Her mevsim, mevsimine göre rüyalarının hülyası olamadım misal.
Affetsin artık beni o da beni en gül gamzesinin gül kıvrımından.
"Sahici duran sanal ve naylon bir ton çiçek var oysa,
Şöyle salonumun şu köşesine begonviller koysam,
Yatak odamın duvarlarına sarmaşıklar dolasam!" diyorum bazı bazı...
Naylon kokuyor ya onlar!
Alamıyor astımlı nefesim, kabulüme!
Yani olmuyor be anne!
Keşke giderken,
Rahmine gömseydin beni de!
Ki zaten...
Yanlış zamanın, yanlış mekanın, yanlış cinsiyetiydim,
Hani, bana hiç yokluğun, bu kadar da koymazdı bana be!
Keşke gelirken olsun bari!
Kulağıma fısıldamasaydın o ilk ve son ninniyi!
Cemre.Y.

5 Haziran 2019 Çarşamba

Benim Bayramım Sensin Bil İstedim

...Benim Bayramım Sensin Bil İstedim...
Güneş ışıltılı saçlarına burnumu gömüp,
Her bir telinden, yaseminler, zambaklar,
İğde çiçekleri, nergisler, hanımeliler,
Leylaklar, sümbüller kokladığım.
Yosun gözlerinin derin okyanuslarında kulaç atarken,
Yüzünün her zerresini, gülüşünün gamzesini,
Boynunun, omzunun, sinenin,
Yüreğinin her bir ben tanesini ezber çektiğim.
Benim bayramım sensin bil istedim.
Misal sen şimdi gittin ya...
Omzumda saçlarının kokusu,
Sehpa da ellerinin dokunuşu,
Halılarımda ayaklarının izi kalmış.
Birkaç gün de öyle bayram ederim.
Cemre.Y.

21 Mayıs 2019 Salı

Sana Koskoca Bir Ömür Biriktirdim


...Sana Koskoca Bir Ömür Biriktirdim...
Sana sardunyalar, petunyalar, ortancalar biriktirdim,
Güneş güzeli bahar gülüşüne takılsınlar diye.
Sana nergisler, yaseminler, iğde çiçekleri biriktirdim,
Gün batımı buselerine asılsınlar diye.
Sana koskoca bir ömür biriktirdim,
Öpe koklaya, şöyle doya doya...
Hiç sevmediğin kadar sev,
Hiç sevilmediğin kadar sevil diye.
Cemre.Y.

19 Mayıs 2019 Pazar

Günaydın Pazar Sabahım

...Günaydın Pazar Sabahım...
Günaydın,
Sade kahve kokulu dudaklarından baharlar içtiğim kadın.
Günaydın,
Yasemin kokulu saçlarından ömürler biçtiğim kadın.
Günaydın,
İğde çiçeği kokan göğüslerinden günaydınlar seçtiğim kadın.
Günaydın pazar sabahım…
Sana da günaydın.
Cemre.Y.

4 Mayıs 2019 Cumartesi

İstersen Gel

...İstersen Gel...
"Biliyorum, biraz geç kaldım ama, istersen gel!" dedi.
Onun da, kendince,
Güne yetişmekle ilgili benden ayrı bir dünyası vardı elbet!
Amma ve lakin ben...
O vuslat anı gelip de geçmesin diye kaç saat saydım bilseydi.
Kaç zamanımı hırpaladım, hiç olmayacak işlerle kendimi avutarak!
Bir bilseydi.
"Biliyorum, biraz geç kaldım ama istersen gel!" dedi.
"Benim canım senden yorgun be kadın, ille de gel!" demedi yani.
Bende ona, öyle yürek üzecek şiirler dizmedim tabi!
Ki bu zamanda...
Kimin umuruydu ellerimde yasemin kokulu,
Bil cümle dolusu taze lale çiçekleri...
Sanki ben hep...
Bir şekilde unutturulmuş bir zamanda gelmişim de,
Sen bana hep...
Hiç gelmek istememişsin gibi bir turuncu duygu bu!
"İstersen gel, lakin ben,
Şimdiki sana,  hiç hazır değilim gibi!"
Neyse, sen, yine de...
Tenhalarda fazla da kaybolma!
Cemre.Y.

7 Nisan 2019 Pazar

Portakal Çiçeği

...Portakal Çiçeği...
Turuncuya keserken gün batımları,
Saçlarım terasın balkon kenarından sarkarken,
Çiseleyen yağmur tanelerine karışıyordu,
Boynumdan savrulan portakal çiçeği kokuları!
Sana birikmiş "Günaydın" larım vardı oysa,
Yastık altına saklanmış bir sürü "İyi geceler" im.
Uzun bekleyişler durağında,
Sokağımın çocukları saklambaç oynuyordular.
Turuncuya kesen gün batımında, akşama hazırlanırken gün.
Bir kadın portakal çiçeği kokusunu, yasemin kokusuna terk edip,
Usulca evine girdi, kapadı yüreğinin kapısını.
Cemre.Y.

14 Şubat 2019 Perşembe

Yitirilmiş Sevdalar

...Yitirilmiş Sevdalar...
Epeyidir güllere dargın, papatyalara da küsüm ya!
Yitirilmiş sevdalar çıkmazından geçtim bugün.
Küçümen bir çingene kızı kaldırıma çökmüş
Sevgililer günü için papatyalar, güller,
Artık ne hükmü kaldıysa karanfiller satıyordu.
Soğuktan dudakları morarmış, sesi kırılmıştı.
Gönül nergisler, yaseminler satsaydı keşke diye hayıflanırken
Ki hepsini kendime alırdım.
Öz'ünden alsam köz'ü öksüz kalacaktı,
Köz'ünden alsam kül'ü yetim kalacaktı!
Yine de bütün çiçeklerini satın aldım pazarlık etmeden.
Cumhuriyet Meydanından yavaş adımlarla geçerken,
Nerede elinde çiçekle geçen o kadına özentiyle bakan bir kız görsem,
Gülümseyerek tutuşturdum ellerine demetleri birer birer.
Sevgilileri yok diye,
Diğerinin haspa çatlatma bakışlarına maruz kalmasınlar değil mi?
Ben mi?
Çiçeklerin hepsini alan bendim ya hani!
Meydandan geçerken herkes, en çok ben seviliyor muşum gibi bakıyordu.
Akşam geceye gebeyken bana kalan...
Onların kem göz nazarlarına, çiçekleri dağıttığım kızların gülümsemeleri.
Yitirilmiş sevdalar çıkmazından geçtim bugün.
İhtimalsiz bir günde rastlasaydım eğer ona!
"Kalan ömrüm kadar,
Bir süreliğine yüreğini işgal edebilir miyim?" diyecektim.
Cemre.Y.

22 Ocak 2019 Salı

Küpe Çiçeği

...Küpe Çiçeği...
Rahmetli anam, çok severdi küpe çiçeklerini,
Bir de, hiç mi hiç kokusu olmamasına rağmen,
Pencere kenarlarına özenle yerleştirip,
Öpe koklaya, zambak kokulu çağrışımlarla,
Yasemin kokularını andıran koklamaları vardı,
Menekşeleri, petunyaları, ortancalarını.
Ne çok kıskanırdım onları!
Beni hiç öyle, bir kere olsun, öpe koklaya, sevmedi diye!
Ben menekşelerin hiç kokmadığını,
Rahmetli anam, rahmetli olduktan,
Haftalar sonra öğrendim misal!
Annem öleli aylar olmuş,
Menekşelerin...
Taç yaprakları solmaya meyl etmişken öğrendim.
Kökü solan'ın yaprağına,
Geç kalınmış suyun yetmeyeceğini de öğrenmiştim o gün.
Ben...
Şanslıydım bütün annemin sevdiği o çiçeklerden!
Rahmetli anam, şanslıydı bütün o bensiz mevsimlerinden.
En son...
Beni/bizi...
Benden sonraki kardeşimle beni..
İçine çeke çeke koklayarak gitmişti.
Biz, farkında olmadan o gün öğrenmiştik ilk defa!
Meğer,
Birimiz menekşe,
Diğerimiz sardunya'y mışız!
Aralara konuvermiş pembeli mutlu sonlar'lı hayaller lakin...
Sonları, küpe çiçeği olmuş, sonraları gözyaşı çiçeği...
Yani ya ot olmuş, ya sap!
Ya da üçüncü kardeşe birer yasak'a geçici iktisap!
Kıssadan hisse...
Hayat, hep birer dakikalık girdap!
Affediyorum!
Cemre.Y.

18 Kasım 2018 Pazar

Günlük Sütyen

...Günlük Sütyen...
Biz küçükken, epeyce bir küçümen yaşımda...
Böyle, ocak kenarlarından biriktirilmiş küller vardı, en korsuzundan,
Dere kenarında gün yapardı köy kadınları,
O en nadide küllerle parlatırıldı çaydanlıklar,
Uzun süredir ocak kenarında unutulmuş güğümler,
Bakraçlar uzunca ovalanırdı!
Biz küçükken, epeyce bi küçümen yaşımda...
Böyle, zengin artığı kalıp kalıp, taze sabunlar vardı, en safından.
İlçeydi, kasabaydı, nahiheydi fark etmezdi,
Bir hamam bir tas sıcak suyu her daimdi.
Anamla gizlice dalardık kadınlar hamamına!
Küçücüktüm daha, yaşlı teyzelerin pörsümüş bir şeylerine şahit olup,
Anamın tazeliğine ahlanıp,
Benim körpeliğime vahlandıklarını ilk gördüğümde!
Geleceğime dair'li bir karar biçmiştim çoktan.
Ben kızımı her yaşında, her yere götürdüm de...
Bir hamam'a götürmedim onu, bir de masaj salonlarına,
Varsın anlamasındı, fark edemesindi bu ayrıntımızı o da!
Belki bana korkulu o, bilinçli koşullu bir hayatı yaşamaktan,
En azından vicdanım rahat yaşarım zannederken!
Az önce fark ettim eksiğimi, hem de duş alırken!
Önce...
Bize sabun'du, kül'düyü, haram eyleyip, türlü deterjanları yaftalıyorlar,
Sonra...
Misler gibi hiç solmayan duş jelleriyle birilerinin dimağına yer ediyorlar,
Sonra...
Omuzlarımız üşüyorken, biz bu saçları boşuna mı uzattık diyerek,
O en sevdiğimiz yasemin kokularını savurarak,
Saçlarımızı bağlayan o tokaya sarılmış onca vazgeçimizi görmezden sayarak,
Saçlarımızı kadere bağlatıyordular.
Sonra eşdeşlerilip, özleştiriliriyordu bağımlılıkların kokularıyla,
İlk gençliğimizin hayalli hülyalarını bozmaya çalışıyordu birileri,
Savaşıyorduk,
Zamanın bütün evrenlerine karşı ve kazanıyorduk konu namus sa!
İlk yaşlılığımızın,
Bütün vazgeçilmişliğindeyken, unutmaya meyilliydik oysa!
Nice ayak kaydırmasın'lı ayak destekli denemelerimizden sonra,
Altı üstü günlük sütyenlerimiz mi olacaktı bizi,
Kendi banyo karolarımızın dahi kayganlığından koruyan!
Öyle ya saç kremleri oldukça kaygan,
Saç şampuanları oldukça köpürgen,
Vücut jelleri mis kokularına rağmen oldukça kararsızken,
Onlar değil miydi, bize yüklenmeden bizimkileri dik tutan!
Cemre.Y.

21 Temmuz 2018 Cumartesi

Adam Dediğin


…Adam Dediğin…
Gel sevdiğim,
Sarıl bana sımsıkı…
Öyle sarıl ki gitme bir daha,
Öyle sarıl ki gitmeyeyim bir daha,
İçinde "Biz" olmayan hiçbir yere.
Gel sevdiğim,
Sen yine sus bana sesiz avaz dolusu çığlıklarınla…
Öyle sus ki bilmeyeyim hala…
Beni unutmak için işlediğin o bütün günahları,
Sen de bilme ama seni unutmak için işlediğim o bütün suçları.
Gel sevdiğim,
Son kez bir daha affedelim biz "Biz!"i…
Son kez ağlaya ağlaya gülelim birbirimizden vazgeçemeyişlerimize.
Nasılsa ben bunca aldatılış yüzlü maskelerden boğulmuşken,
İntikam için dahi aldatamayacağım madem kendimi, yine!
Gel sevdiğim,
Sen kızıl saçlı baharlarını unut,
Ben yaz ortası zemheri ayazlarımı.
Vakit…
Ecele ramak kala!
Sevişmeye vakit yok zira.
Sarılıp sımsıkı…
Koklayalım mı madem birbirimizi!
Gerçi onu da unutmuşsundur sen!
Sanki egzotik bir kuş kanadının o son teleğine dokunmuş
Yasemin notalarından, zambak ile leylak arası ara tondum ben!
Sonraki hayatımı bilemem ama,
Sen zamanlarımdan öncesinde de,
Sakalı ve de bıyığı,
Hele kapalı mekanlarda güneş gözlüğünü,
Hele hele benden aceleci yürüyen,
Zamana geç kalmış gibi, ecele gider gibi,
Hızlı yürüyüşlerden hala, hep kıllanırım.
Bence adam dediğin'in adımları senle aynı adımı atmalı!
Cemre.Y.

7 Temmuz 2018 Cumartesi

Gittikçe Uzaklaşıyordum

...Gittikçe Uzaklaşıyordum…
Eril veya dişil fark etmiyordu,
Ne zaman ki benle iletişim kurmaya kalkışsalar!
İnanılmaz derecede,
Ne kadar tanıdığım insan varsa deliyorlardı
Ağulu dedikodularıyla zihnimi.
Hepsine karşı tanıdıksızlık zırhımı geçiyordum sırtıma!
Eril veya dişil fark etmiyordu,
Ne zaman ki benle iletişim kurmaya kalkışsalar!
İnanılmaz derecede,
Ne kadar kan bağımız var sandığım insan varsa deliyorlardı
Ağulu fesatlıklarıyla beynimi.
Hepsine karşı akrabasızlık zırhımı geçiyordum sırtıma!
Eril veya dişil fark etmiyordu,
Ne zaman ki benle iletişim kurmaya kalkışsalar!
İnanılmaz derecede,
Ne kadar dost sandığım insan varsa deliyorlardı
Ağulu fesatlıklarıyla omuriliğimin en ortasını
Hepsine karşı dostsuzluk zırhımı geçiyordum sırtıma!
Eril veya dişil fark etmiyordu,
Ne zaman ki benle iletişim kurmaya kalkışsalar!
İnanılmaz derecede,
Ne kadar yaren sandığım insan varsa deliyorlardı
Ağulu fesatlıklarıyla ciğerimin en ortasını
Hepsine karşı yarensizlik zırhımı geçiyordum sırtıma!
Eril veya dişil fark ediyordu!
Er kişidir, adam'dır sandığım o Allah kulları
Ne zaman ki benle iletişim kurmaya kalkışsalar!
İnanılmaz derecede,
Ne kadar sevda sandığım insan varsa deliyorlardı
Ağulu fesatlıklarıyla yüreğimin tam ortasını
Hepsine karşı yar'sızlık zırhımı geçiyordum sırtıma!
Elbet bende isterdim,
Yeni bir bakış açısıyla yıldızların ay tutulmalarına,
Merkür'ün geri gidişine göre usul adım yürüyüp,
Venüs'ün Uranüsyen hızlı geçişine ayak uydurabilmeyi be güzelim.
Ama burası Dünya.
Ve benden başka bir tek...
Başkaca dünyalara hevesli
Asimüle edilmemiş varlık yok!
Zambaklar ve de fesleğenler de buna dahil.
Menekşelerin artık hiç kokmadığını saymıyorum bile!
Eskidendi menevşelerin o kokusu!
Anamın sağlık zamanında onların her çiçeğini ayrı severken,
"Oy benim yasemin kokulu,
Oy benim zambak kokulu,
Oy benim fesleğen kokulu,
Oy benim ıtır kokulu,
Oy benim cennet kokulu menekşem,
Sardunya'm, orkide'm.
Nasılsınız bugün?
Bak yine yaprağınızın biri solmaya meyl etmiş,
İhmal mi ettim sizi bu sıralar!
Ama siz de biliyorsunuz,
Hayat artık aynı hayat değil,
Dünya desen kayışı kopmuş,
Siz bari hep beraberce kokmaya devam edin de
Solmasın ruhum!" derdi anam!
O gün, onca iltifatı bana etmek yerine,
Çiçeği mor açacak olan o menekşeye,
O kadar umut ve koku yükledi diye,
O kadar kıskanmışım ki,
Anamla menekşe'yi ve de kokularını....
Artık anneme gerçeği söylemek vakti gelmişti.
"Anne!
Menekşelerin hiçbir çiçeği koku salmazlar,
Tıpkı zenginlerin alıp durduğu o orkideler gibi,
Çiçek açarlar ama...
Kokmaz onlar bi kerem!"demiştim.
İlk defa onu çok kızdırdığımda beni dövmemişti annem!
"İlk çocukluğundan bu yana,
Tatil diye köyümüze gidebildiğimiz zamanlarda,
Boşuna gezdirmedim ben sizi dağ bayır!
Boşuna kaya kınasını öğretmedim,
Boşuna kestane ağacını, gürgen'i palamut'u, çınar'ı
Kavak yelleri'nin neden kavak yelleri olup,
Şiirlere, şarkılara nağme olduğunu,
Boşuna öğretmedim.
Menekşeler kokar bir kere!
Memlekettir,
Sevdiceğindir,
Uzak kaldığın ne varsa...
Hepsinin kokusu saklıdır menekşe çiçeklerinde.
Sende bir gün...
Beni bir menekşe çiçeğinin kokusundan duyarsan,
Burnunun direği, buram buram sızlar da,
Hani bağır çağır ağlamak istersin de,
Hayata yenilmemek uğruna,
Akamaz ya o yaşların.
İşte o vakit anlarsın,
Neden benim menekşelerimin yanında,
İlle de küpe çiçeğiyle,
İlle de gözyaşı çiçeğini yan yana koyduğumu!
Ama sakın sardunyalara, orkidelere küsme kızım,
Ne vakit bir sardunya ya da orkide görsen,
Menekşeleri hatırla!
Ve menekşelere söylediğim şarkımı,
"Oy benim yasemin kokulu,
Oy benim zambak kokulu,
Oy benim fesleğen kokulu,
Oy benim ıtır kokulu,
Oy benim cennet kokulu menekşem,
Sardunya'm, orkide'm.
Nasılsınız bugün?
Bak yine yaprağınızın biri solmaya meyl etmiş,
İhmal mi ettim sizi bu sıralar!
Ama siz de biliyorsunuz,
Hayat artık aynı hayat değil,
Dünya desen kayışı kopmuş,
Siz bari hep beraberce kokmaya devam edin de
Solmasın ruhum!"
Şimdilerde...
Çiçeği açmış tek bir menekşe,
Bir tek sardunya görmemek için,
Annemin o günkü sesini duyup da delice özlememek için,
Nerede menekşe görsem gözümü çeviriyorum ama!
Nerede yasemin çiçeği görsem,
Nerede zambak çiçeği görsem,
Nerede ıtır görsem,
Ve her nerede fesleğen görsem bi sızlar burnumun direği!
İlle de o fesleğen'in başını okşayıp, koklayıp, öperim.
Anamın ellerini öptüğüm gibi.
Cemre.Y.

14 Aralık 2017 Perşembe

Son Teşekkür

...Son Teşekkür...
Biliyorum, o haliyle bile bir kere olsun,
Bana dair'li mutlu olup...
Hiç öpemediği kadar
Öpmeye çabalamıştı ya beni.
O an bana teşekkür etmişti güya kendince...
Onu sevmekten hiçbir zamanın, hiçbir şartında,
Onun beni sevebilme ihtimalimden hiç vazgeçmediğim için.
Bana ettiği sondan ikinci
En uzun cümlesi bu teşekkürü olmuştu.
İkincisiyse;
Gecenin üç yirmisinde
Hastanedeki odamızdan
Duş alıp çıktığımda
"Ah be kızım!
Saçların sanki yaylarımdaki
Bütün baharları getirdi buraya,
Beni gizlice soksak ya oraya,
Bende senin gibi zambak, yasemin, leylak...
Hani farkındayım toplamaya çalıştıklarının,
Ya öyle koksam ya!" demişti de
Sabah doktorlar gelene kadar da,
Fısıl fısıl çabalamıştım onun o hasta haline
Gücüm yetip de dileğini yerine getirmeye gücüm yoktu hem de hiç!
Tek başıma becerememiştim tabi.
Ertesi günse artık benimde dinlenme günümdü.
Behiye gelecekti
Anacım onu da hep yanında istiyordu,
En evladından bakan bizi seçiyordu.
Ona sımsıkı tembihledimdi.
Bir leğen ve kocaman bir sünger
Ve zambak kokulu
Ve yasemin kokulu şampuanlar aldırtmış sağ olsun,
Tam anamın koku arzularını,
Anacımın son dileklerini...
Nakşetmiştim ona da öylece!
Giderken anama…
"Yüreğin ferah olsun anam,
Ben beceremedim ama gelinin geliyor,
O misler gibi yıkacak seni." dedimdi de
Nasıl da muzibe benzer gülümsemişti.
Anlamıştı tabi.
Her zaman biliyordum ben onun bütün hayallerini!
Ertesi sabah döndüğümde,
Döner dönmez beni koklayarak
Hasretle öptü ve yine teşekkür etti.
Ben ömrümce anamdan
Hiç o kadar
Bana dair'li şükür ve teşekkür'ü
Bir arada görmedimdi!
O gün...
O günlük teşekkürüydü...
Meğerki en son bana güvenecekti...
Cenaze yıkamalarında en son halleriyle
Anamı son yıkayışımda
Nasıl da teşekkür ediyordu bütün hücreleri.
Cemre.Y.

15 Ağustos 2017 Salı

Siler Geçerim

...Siler Geçerim...
Saçlarım,
Yasemin kokularından arındığında
Buram buram deniz kokar benim.
Kulaklarım...
İmkansız sevdanın ağrısı,
Alnım...
Yürek sızısı kırışığı,
Kaşlarım...
Hiç olmayacak bir hayata umut ışığı,
Gözlerim...
Gökyüzüne küs birer martı çığlığı.
Kirpiklerim yağmura aşık,
Burnum iyot kokusuna doymaz.
Dudaklarım sustuğundaysa,
Boğazımdan geçemeyen
Babam bile olsa,
Hiç kimsem anlamaz, siler geçerim!
Cemre.Y.

9 Mayıs 2017 Salı

Kokulu Kadınlar

...Kokulu Kadınlar...
Bazı kadınlar...
İlk gördüğünüz anda huzur verir
Sinirinizi, stresinizi, ağrılarınızı unutursunuz.
Üstü başı;
Bergamot, lavanta, papatya kokar.
Bazı kadınlarsa...
Konuşmaya başladığı anda,
Zihninize hüküm sürer,
Gücünüz, cesaretiniz kendine gelir.
Sesi, nefesi ;
Okaliptüs, rezene, portakal kokar.
Bazı kadınlar da...
Saçlarını savurduğu anda
Derin bir nefes alırsınız ondan,
İçine dahil olmak istersiniz.
Saçları;
Yasemin,
Boynu;
Karanfil,
Dudakları;
Çilek kokar.
Bazı kadınlar bazen...
Yatağa uzandığı anda!
Ateşiniz yükselir.
Baştan sona bütün vücudu;
Sandal ağacı, sedir, gül kokar.
Bazı kadınlardaysa...
Siz onu okşamaya başladığınız anda,
Sadece, ona ait olduğunuzu hissedersiniz.
Bazı kuytuları;
Greyfurt, gelincik, kasımpatı,
Misk-i amber kokar.
Ama bazı kadınlar var ya!
Çokça da azdır ha onlar!
Çok sevmişlerse,
Seviştikten sonra lavanta kokarlar!
Ve sadece o kadınlar,
Tek notalı,
Bir tek koku ile,
O tek sevdiceğine,
Bütün kokularının
Notalarının hepsini,
Sadece ve sadece...
Ona sunarlar!
Üstelik!
Teninin çırılçıplak kokusu ile...
İşte o kadının
Başkalarına bütün haram yerleri
Sadece ona, safi sabun kokar
Bundandır belki!
O bir tekine,
“Seni, benim kadar,
Hiç kimse sevmeyecek” diyebilmeleri...
An gelir!
Hepsini birden!
Hiç kimsede duyumsayamadığınızdaysa
Hatırlarsınız!
Geç olur…
Çookk geç.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...