...Son Teşekkür...
Biliyorum, o haliyle bile bir kere olsun,
Bana dair'li mutlu olup...
Hiç öpemediği kadar
Öpmeye çabalamıştı ya beni.
O an bana teşekkür etmişti güya kendince...
Onu sevmekten hiçbir zamanın, hiçbir şartında,
Onun beni sevebilme ihtimalimden hiç vazgeçmediğim için.
Bana ettiği sondan ikinci
En uzun cümlesi bu teşekkürü olmuştu.
İkincisiyse;
Gecenin üç yirmisinde
Hastanedeki odamızdan
Duş alıp çıktığımda
"Ah be kızım!
Saçların sanki yaylarımdaki
Bütün baharları getirdi buraya,
Beni gizlice soksak ya oraya,
Bende senin gibi zambak, yasemin, leylak...
Hani farkındayım toplamaya çalıştıklarının,
Ya öyle koksam ya!" demişti de
Sabah doktorlar gelene kadar da,
Fısıl fısıl çabalamıştım onun o hasta haline
Gücüm yetip de dileğini yerine getirmeye gücüm yoktu hem de hiç!
Tek başıma becerememiştim tabi.
Ertesi günse artık benimde dinlenme günümdü.
Behiye gelecekti
Anacım onu da hep yanında istiyordu,
En evladından bakan bizi seçiyordu.
Ona sımsıkı tembihledimdi.
Bir leğen ve kocaman bir sünger
Ve zambak kokulu
Ve yasemin kokulu şampuanlar aldırtmış sağ olsun,
Tam anamın koku arzularını,
Anacımın son dileklerini...
Nakşetmiştim ona da öylece!
Giderken anama…
"Yüreğin ferah olsun anam,
Ben beceremedim ama gelinin geliyor,
O misler gibi yıkacak seni." dedimdi de
Nasıl da muzibe benzer gülümsemişti.
Anlamıştı tabi.
Her zaman biliyordum ben onun bütün hayallerini!
Ertesi sabah döndüğümde,
Döner dönmez beni koklayarak
Hasretle öptü ve yine teşekkür etti.
Ben ömrümce anamdan
Hiç o kadar
Bana dair'li şükür ve teşekkür'ü
Bir arada görmedimdi!
O gün...
O günlük teşekkürüydü...
Meğerki en son bana güvenecekti...
Cenaze yıkamalarında en son halleriyle
Anamı son yıkayışımda
Nasıl da teşekkür ediyordu bütün hücreleri.
Cemre.Y.
Biliyorum, o haliyle bile bir kere olsun,
Bana dair'li mutlu olup...
Hiç öpemediği kadar
Öpmeye çabalamıştı ya beni.
O an bana teşekkür etmişti güya kendince...
Onu sevmekten hiçbir zamanın, hiçbir şartında,
Onun beni sevebilme ihtimalimden hiç vazgeçmediğim için.
Bana ettiği sondan ikinci
En uzun cümlesi bu teşekkürü olmuştu.
İkincisiyse;
Gecenin üç yirmisinde
Hastanedeki odamızdan
Duş alıp çıktığımda
"Ah be kızım!
Saçların sanki yaylarımdaki
Bütün baharları getirdi buraya,
Beni gizlice soksak ya oraya,
Bende senin gibi zambak, yasemin, leylak...
Hani farkındayım toplamaya çalıştıklarının,
Ya öyle koksam ya!" demişti de
Sabah doktorlar gelene kadar da,
Fısıl fısıl çabalamıştım onun o hasta haline
Gücüm yetip de dileğini yerine getirmeye gücüm yoktu hem de hiç!
Tek başıma becerememiştim tabi.
Ertesi günse artık benimde dinlenme günümdü.
Behiye gelecekti
Anacım onu da hep yanında istiyordu,
En evladından bakan bizi seçiyordu.
Ona sımsıkı tembihledimdi.
Bir leğen ve kocaman bir sünger
Ve zambak kokulu
Ve yasemin kokulu şampuanlar aldırtmış sağ olsun,
Tam anamın koku arzularını,
Anacımın son dileklerini...
Nakşetmiştim ona da öylece!
Giderken anama…
"Yüreğin ferah olsun anam,
Ben beceremedim ama gelinin geliyor,
O misler gibi yıkacak seni." dedimdi de
Nasıl da muzibe benzer gülümsemişti.
Anlamıştı tabi.
Her zaman biliyordum ben onun bütün hayallerini!
Ertesi sabah döndüğümde,
Döner dönmez beni koklayarak
Hasretle öptü ve yine teşekkür etti.
Ben ömrümce anamdan
Hiç o kadar
Bana dair'li şükür ve teşekkür'ü
Bir arada görmedimdi!
O gün...
O günlük teşekkürüydü...
Meğerki en son bana güvenecekti...
Cenaze yıkamalarında en son halleriyle
Anamı son yıkayışımda
Nasıl da teşekkür ediyordu bütün hücreleri.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder