huzur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
huzur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2026 Pazar

Lapa Lapa Karlar

...Lapa Lapa Karlar...
Yorgun rüyalarımın kabusundan sabaha sığınıp uyandım ki ne göreyim?
Bembeyaz gelinliğinin duvaklarını çatılara asmış yine İstanbul.
Güneş desen çoktan bulutlarını da alıp gitmişti kaç gündür.
Karanlığı yara yara yağıyordu lapa lapa karlar.
Sanki bu saatlerde insanlar işe gitmek için birbirleriyle yarışmıyorlarmış gibi
Ne korna sesi var ne de başka bir ses, öyle sessiz, öyle huzurlu ki.
İlk defa işsiz olduğuma sevindim, hiçbir yere yetişmek zorunda değildim.
Çok şükür artık bacaların kenarlarını delip evime yağacak kar suyu da yok.
İyi ki evimin çatısını onartırken söküp attırmıştım onları.
Yumuşacık battaniyemle kendimi sarıp sarmaladım.
Hiç yoktan gülümsedim hayata yeniden.
"Günaydın ruhum." dedim kendime, hem de en mutlusundan.
Artık dilediği kadar yağabilir o lapa lapa karlar.
Cemre.Y.

5 Ekim 2025 Pazar

Gibi'dir İşte, -Mış Gibi

...Gibi'dir İşte, -Mış Gibi...
Dün gece kırgın yürekler denizinin bir başka sahilindeydim.
Hani şu!
Denize çok uzak ama birkaç adım daha atsan oradasın gibi.
Hani şu!
Ormana çok uzak ama birkaç adım daha atsan tam ortasındasın gibi.
Lakin o birkaç adım'lardan da çoktan çok yorulmuşuz gibi!
Dertlerin derya olup taştığı,
Herkesin birer sandal olduğu o günler zaman aşımına uğramış gibi.
Gibi'dir işte, -mış gibi.
Hani şu!
Bizden kaybolan o kayıpların,
Çoktan kaybolmaya niyetli kayıplar olduklarına emin olduğumuzda,
Onları saldığımız o anın acısını artık hissetmemek gibi.
Değmezmiş gibi değil de, bizden yanası, çoktan yanmış gibi.
Vicdanın rahat, gönlün senden memnun.
Çünkü nihayetinde...
Kuş cıvıltıları kesildiğinde onlarla beraber uyuyorsun,
Bir ayak çıtırtısı duysan onlarla beraber uyanıyorsun gibi huzurlusun.
Bir tek...
Arada bir, sen onların hassasiyetlerine,
Ki genellikle sık sık, onlara bile fark ettirmeden çok özendiğinde bile...
Yola değil de, yürütecek olana en güvendiğinde,
Hani sızım sızlıyor ya diz kapağının bütün can özü!
İşte o kırıyor hayalinin dahi güvenini.
Çünkü sen hayata yalpalıyorken,
Çoktan gidilmiştir o yollara,
Çoktan aşılmıştır o duvarların ötesi.
Tadı tadılmış, duası okunmuştur hayatın her anının.
Şimdi o yollar sana da, onlara da kapanmış olsa onlara ne gam!
Sanki sen, o anlara değmiyormuşsun gibi gülmüşlerdir çoktan.
Sanki sen, o anları anlayamazmışsın gibi ağlamışlardır çoktan.
Ama kesin kes, herkes, her suskunluklarında sadece kendilerini düşünmüşlerdir.
Yani şimdi senle de yaşanacak yeni anıları, sensiz yaşamışlardır çoktan!
Seninle olan her yeni an, her şey, gibi'dir işte, -mış gibi hissedersin acıdır, acıtır.
Cemre.Y.

7 Aralık 2024 Cumartesi

Birlikte Yaşlanacakmışız Gibi Gel

...Birlikte Yaşlanacakmışız Gibi Gel!...
Metcezir devinimlerle geleceksen hiç gelme!
Geleceksen, gitmeyecek gibi, bitmeyecek gibi,
Birlikte yaşlanacakmışız gibi gel!
Cemre.Y.

13 Kasım 2024 Çarşamba

Hiç Yoktan

...Hiç Yoktan...
Sabah olsun diye çırpınılan,
Kabusu bol bir gecenin ardından,
Uyandım!
Sade kahvemi içmek aklıma bile gelmedi.
Çay demlemeyi de erteledim.
Durduk yere, sabahın köründe,
Şöyle bolca salçalı, kırmızı, kıpkırmızı,
Tavuk suyuna şehriye çorbası yaptım.
Yine kıştan,
Bir bahar gününü ve güneşimi çaldım.
Şimdi hiç yoktan,
Kırmızıya meyyal bir huzurdayım.
Cemre.Y.

19 Ağustos 2023 Cumartesi

Uzaklar Diye Bir Yer Var

...Uzaklar Diye Bir Yer Var...
"Değer!" ile
"Eder!" i,
Karşılaştırmadığımız için oluyor bütün bunlar böyle.
Şimdi mi?
Yüreğimin gönlünün kırıklarını topladım her yerden,
Öylece çekip gittim aranızdan.
Siz daha farkında değilsiniz,
Size, hiç yokluğumun!
Oysa bana çoktandır,
Uzaklar diye bir yer var,
Sessiz, sakin, huzurlu.
Yakındır, kırmadan,
Daha da kırılmadan,
Üzmeden,
Daha da üzülmeden,
Yollarımızı ayıran veda cümlelerim.
Bir hoşça kal ile,
Elveda'yı sımsıkı sarıp koynuma,
Yakındır gülümseyerek gitmelerim.
Cemre.Y.

26 Haziran 2023 Pazartesi

Günaydın Sevgili Kendim


...Günaydın Sevgili Kendim...
Kuş cıvıltılarının bulutlara karıştığı,
Sade kahvemin, sigaramın dumanına bulaştığı,
Limon ağacımın yapraklarıyla,
Sarmaşıklarımın, yapraklarıyla sırnaştığı,
Radyo Voyage müziklerinin,
Ruhumu okşadığı haziran sabahından günaydın.
Olmayanlarla, olduramadıkları mı da
Şöyle derin bir kirli sepetine doldurup,
Terastan aşağı fırlattıktan sonra,
Artık tamam'ım,
Günaydın sevgili kendim bana da günaydın.
Cemre.Y.

24 Mart 2023 Cuma

Kalem Kırılmış, Konu Kapanmıştır

…Kalem Kırılmış, Konu Kapanmıştır…
Bunca yılımı geçmişin "Vah!"larına harcadım...
Bundan sonra tutan "Ah!"larımı da ardımda bıraktım!
Nasıl olsa beni kaybeden ben olmadım...
Artık "An"ın ve geleceğin huzurunu duyma vakti.
Zira güven,
Bir yüreğin kalesinin bayrağıdır,
Bayrağı çalan terhis olur.
Bayrağı tutan direkse, ömür boyu mahkum!
Yüreğimden terhis olanlara selam olsun ki,
Bundan sonra…
Kimsenin egosuna tavan direği olamam!
Kalem kırılmış, konu kapanmıştır!
Bu hayat,
Can kırıklarıyla dolu kalbimi,
Acımasız adımlarıyla eze eze öğretti ki,
Ömrünü feda ettiğin evladın bile olsa,
Sahibinden çok değer verirsen,
Senin ederinden düşermiş.
Seni de yüreğimden azat ediyorum.
Cemre.Y.

15 Ocak 2023 Pazar

Ruhumu Sana Boya

…Ruhumu Sana Boya…
Şimdi huzurunun hamağında salla beni usulca,
Dokunmaya kıyamayarak okşa saçlarımı.
Sevgili cümleler kur bana denizin dalga sesleri gibi.
Geçmişin fırtına sonrasından arındır ruhumu sana boya!
Rengarenk sen koksun dudaklarım kelebek öpücüklerinle.
Sonra tenimi seninle giyindir,
Tepeden tırnağa sen koksun terim.
Cemre.Y.

24 Aralık 2022 Cumartesi

Sen Bu Yolculuğun Neresindesin?

...Sen Bu Yolculuğun Neresindesin?...
Yolun nerede başladığı önemli değildir,
Yolun neresinde,
O yolculuğa ait olduğun önemlidir!
Kendince asi,
Hırçın dalgalarıyla akan bir nehir,
Uçuruma rastlarsa, hiç düşünmeden o uçurumdan atlar.
Atlarken kurduğu hayallerden vazgeçip, çağlayan olur.
Çağlayanın, çağlayanlığından vazgeçtiği yerde,
Eceline razı bir patlayışla yine öfkeli, çılgın, asi bir nehre çarpar.
Nehir, artık bütün gençliğin fırtınalarının tadını biliyordur.
Sessiz bir kabullenişle,
Küçük kaya parçalarına ve deltalara takıla takıla
Uslanır, sakinleşir ve huzurlu bir göle,
O gölü bulandırmadan sızar.
Göl zamanla kabına sığmamaya başlar
Ve yavaşça, kendinden dışarı sızar.
Uzun bir yolculuk olur bu ve bazen,
Tekrar tekrar başa döner,
Nehir olur, deniz olur, dere olur, çağlayan olur,
Sıralamalar onun önüne çıkacak yolculara bağlıdır çünkü
Ama mutlaka her su damlasının yolu okyanusa çıkar!
Ben, senin, okyanusundum da...
Sen, bu yolculuğun neresindesin?
Cemre.Y.

27 Şubat 2022 Pazar

Bir Vakit Sonra

…Bir Vakit Sonra…
Bir vakit sonra…
Hiçbir şeye isyan etmemeyi de öğreniyor insan.
Bunca yıllık ömründe,
O kadar çok başkaldırmıştı ki,
Savaşa, ölüme, tacize, tecavüze, kayboluşlara!
Bir vakit sonra…
Don Kişot'un,
Yel değirmenine saldırısı gibi olmaya başladı her şey.
Empati denizlerinde boğulurken,
Kendini unuttuğunu hatırladı.
Sahi?
Hangisi yanındaydı,
O yokluklarla, çaresizliklerle boğuşurken?
Hangisi elini uzattı da,
Kolundan tutup kaldırdı o yere düşerken!
Bunca yıllık ömründe,
Hangisi?
Hangi sevinci, hangi mutluluğu paylaşmıştı onunla!
Hangisi?
Hangi ekmeği kırıp bölüşmüştü onunla.
Dedim ya, bir vakit sonra…
Cemre.Y.

24 Şubat 2022 Perşembe

Hayalim De Hayal Oldu Çoktan!

…Hayalim De Hayal Oldu Çoktan!...
Eskiden…
Ben çok gençken…
Ben daha henüz, yeterince büyüyememişken…
On dokuzumda, nihayet çok sevildim sanıp,
Yirmi birimde, en çok sevdiğim sanıp,
Evcilikli hayallerime büyük büyük, büyülü kanıp,
Masal kahramanlarının bütün masallarını,
Gayet de, mutlu, mesut yaşamaktayken,
Daha yirmi altı yaşımdayken,
Kocam tarafından aldatılarak, kucağımda bir bebeyle ana evine döndüğümde,
Yıllar yılı, her kalabalık ortamda üzerime, üzerime gelinip,
"Sen de bul birini, evlen de yerin, yuvan olsun." diye saldırdıklarında,
Onları susturabilmek için sığındığım tek cümlemdi.
"Ben, babama güvenemedim ki,
Kızımı elin adamına güveneyim,
Sizin dediğiniz yaşa gelirsem, huzur evine yerleşirim,
Hiç olmadı oradan kendime huzur baba alırım da,
Hiçbirinize yine yük olmam!" der,
Hepsinin çenelerine ot tıkardım!
Lakin o huzur evleri çok da huzurlu değilmiş meğer!
Yıllar yılı, ne zaman bu tür röportajlar görsem,
İnsanlara ezberletilmiş cümlelere değil de,
Gözlerine bakarım ben!
Hiç gülümseyince,
Gözlerinin içi de gülen bir tek yaşlıya rast gelmedim!
İşin kötüsü, aile yanında yaşayan yaşlıların da,
Gözlerinde bir tek gülümseme kırıntısı göremedim!
Yani hayalim de hayal oldu çoktan!
Kafam çalışmaz, elim, ayağım tutmaz olunca,
Ötenazi yollarını arayacağım ben!
Bu da böyle biline!
Ancak o zaman belki gözlerimin içi gülümseyerek,
İnsan cinsine yük olmadan,
Geçip gidebilirim bu hayattan.
Kim bilir!
Cemre.Y.

22 Şubat 2022 Salı

Az Kaldı

…Az Kaldı…
Az kaldı,
Baharın hani o en taze yeşiline,
Çimen kokusunun sardığı huzura.
Papatyaların verdiği sevgiye,
Az kaldı, çok az.
Cemre.Y.
22.02.2015 Pazar 10:56

7 Ocak 2022 Cuma

Tepeden Tırnağa

…Tepeden Tırnağa…
Şimdi.
Huzurunun hamağında salla beni usulca,
Dokunmaya kıyamayarak okşa saçlarımı.
Sevgili cümleler kur bana!
Denizin kumsala,
İnceden vuran dalga sesleri gibi olsun.
Geçmişin…
Fırtına sonrasından arındır ruhumu, sana boya!
Rengarenk sen koksun dudaklarım kelebek öpücüklerinle.
Sonra tenimi seninle giyindir,
Tepeden tırnağa sen koksun terim.
Cemre.Y.

2 Ocak 2022 Pazar

Sevdiceğinle Uyanacaksın

…Sevdiceğinle Uyanacaksın…
Mevsimsiz denizi sıcak olan yerlere gideceksin.
Umurunun dışında olacak ayaz günler, geceler.
En iyisi uzatıp ayaklarını,
Gözlerini kapatacaksın.
Kumların sıcaklığını hissedeceksin sırtında
Voyage müzikleri ile huzurun dinginliğinde,
Ayaklarına denizin serinliği dokunacak!
Bir buse konduracak sevdiceğin dudaklarına!
Uyanmak gerekiyorsa her sabah,
Sevdiceğinle uyanacaksın.
Cemre.Y.

1 Ocak 2022 Cumartesi

Şiirlerim Var Artık Benim

…Şiirlerim Var Artık Benim…
Memleketlerim var artık benim!
Neresinde istersem huzura konaklayabileceğim!
Yollarım var artık benim!
İster gazel yapraklarını savururum,
İster çiçek bahçelerinde polen savururum!
Şiirlerim var artık benim!
İçinde kavrulan tek bir yürek olmayan
İçinde sen olmayan ne varsa
Her şeyim var artık benim.
Cemre.Y.

10 Aralık 2021 Cuma

Yazık Olur

…Yazık Olur…
Vicdan, azizim!
Geceleri güne karıştırır,
Günü ise kara geceye...
Benim vicdanım
Tek bir soru işareti olmaksızın,
Huzurlu bir ninni söylerken!
Başkalarının vicdanları,
Yüreği ve beyni delen,
Koca bir çığlık olur!
Dert olur, yara olur,
Geç kalınmış aflara,
Yazık olur!
Cemre.Y.

6 Eylül 2020 Pazar

Eylül Gibi

...Eylül Gibi...
Yazdan çalıntı, yorgun, yoğun,
Akşamında...
Dalgalanmış da durulmuş bir deniz gibi,
Geceleriyse gençlerin kalp sancıları gibi,
Uykusuz, huzursuz, umutsuz...
Yeşilinin tazeliği solmaya meyilli,
Yılmış, Eylül günlerinden günleri bu sevgili.
Oysa ne kadar da güzeldi,
Sabahında...
Baharın en tazesinde tomurcuklanmış,
Tomurcuğu da taç yaprağından sıyrılmış,
Taze güneş dalı gibi yüzünde açan,
Dudaklarını gülümseten o lale mevsimi halleri.
Eylül işte...
Tam da Eylül gibi!
Cemre.Y. 

3 Aralık 2019 Salı

Şimdi?

...Şimdi?...
Zaman...
Zamansızlığının dehlizlerinde kaybolmuş,
Geçmiş ile geleceği sarmış sarmalamış,
Öylece nefesini tutmuş,
Zembereği bozulmuşçasına akmakta!
Geçmişin hesaplarını sarı sandığa gömüp,
Topunu küle çevirip denize salmıştım ya en son!
Hani en son...
Gelecek kaygılarımdan sıtkımı sıyırıp,
Elimde kalan "Şimdi." m le mutlu mesut yaşayacaktım ya!
Hiç bilmediğim bir yerde...
Hiç olmayacak bir anda...
Yön duygumu kaybetmiş gibi,
Sonu güzel bir caddeye çıkar sanıp,
Uzun uzun yürüdüğüm o yolun sonu,
Çıkmaz sokağa çıkmış,
Geri dönmeye de takatim kalmamış gibi çaresizim.
Meğer bunca ömrüm boyunca,
Hiç "Şimdi." m olmamış benim.
Şimdi...
"An'ı yaşa!" diyenler kadar sanal bir kavram mıydı yoksa....
Bunca hayat yorgunluğuna rağmen,
En azından artık ömrü çoktan solmuş koltuğuna,
Bir minder daha ekleyip,
Mümkün olduğunca yumuşak oturup,
Kim bilir kaç yıllık sehpana yorgun ayaklarını uzatıp,
Kıvrım yeri kırılmış laptopuna bari aman bir şey olmasın diye,
Dizlerine yastıklı korumalarla yerleştirdiğinde,
Gün...
Zamansız...
Amansız...
Oradan, buradan nasıl sızıdıysa birkaç kelam eyleyip,
Durduk yere deriinnn bir nefes alıp,
Artık kalbine yetişemeyen ritmine es verip,
Yavaşça...
Nefes verip ayar tutturmaya çalışmak mıydı?
Doktorumun yeni direttiği ilaçtan mı bilinmez lakin,
Bu akşam evime yürürken...
Bildiğin huzur evi, gayri kaslarına hükmedemeyen insanları gibi,
Bildiğin altıma büyük abdestimi yaptım misal!
Hem de...
Tam da evime ulaşmaya ramak kalmışken!
Sonrası çile işte.
Sahi an'ı yaşamak neydi?
Ne vakittir ben yaşayamadan geçip gitti bu zamanlar!
Peki ya şimdi?
Şimdi!
Bana biçilmiş ömrün hangi sahnesindeyim?
Repliğim ne!
Yani...
Ne demeli, ne etmeli, ne eylemeliyim şimdi?
Cemre.Y.

15 Eylül 2019 Pazar

Lakin Bir Şey Eksik

…Lakin Bir Şey Eksik…
Yağmur tanelerinin sesine uyanmak gibiydi belki de huzur.
Ya da ne bileyim…
Camdan bakan bir kedinin gözlerinin içinde
Kendi yansımanı görmek gibi bir şeydi belki de şefkat.
Lakin bir şey eksikti,
Ya da yarımdı adını anlamlandıramadığım bir şey...
O kadar tanıdık ruh halleri ki bunlar,
Sanki hiç kimse seni anlamıyormuş gibi hissedersin.
Bir süre sonra,
Onlar doğru diyormuş ben görememişim desen de,
Yıllar sonra anlıyorsun ki hakikaten seni anlamıyorlarmış.
"Keşke o zaman vazgeçmeseymişim!" diyorsun.
Çok sevdiğin bir sanatçının en sevilesi bir şarkısına
İlk defa rast gelmek gibiydi belki de hayat...
Lakin bir şey eksik…ya da…
Adını koyamadığım
Yarıda kalmak korkusunu,
Yenmeye yetecek kadar koca bir cesaret!
Cemre.Y.

8 Eylül 2019 Pazar

Bugün Pazar

...Bugün Pazar...
Saçlarını güneşe serpiştirdi kadın...
Uyanamadı tüm gün.
Gözünü açtı güneş, bulut, mavi,
Gözünü kapadı huzurun binbir rengi.
Sonra durduk yere gülümsedi.
"Bugün pazar!" dedi.
Kime neydi?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...