hiçbir şey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hiçbir şey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Aralık 2025 Çarşamba

Susar Ve Vazgeçersin

...Susar Ve Vazgeçersin...
Bazen...
O kadar çok seversin ki katlandıkça katlanırsın.
Değmediğini gördükçe de artık susarsın!
Onu hayalleriyle baş başa bırakmak için
Ne gerekiyorsa yaparsın.
Ve ne kadar vazgeçmen gerekiyorsa, vazgeçersin.
Ne sanıp, neye kandıkları üçüncü şahıslara...
Mühim değildir!
Artık ona yapmak isteyip de yapamadıkların
Ve yetişmek isteyip yetemediklerin de dahil...
Hiçbir şey mühim değildir!
Benden bu kadarlı susar ve vazgeçersin!
Cemre.Y.

28 Mart 2025 Cuma

Yanık Kül Kokuları

...Yanık Kül Kokuları...
Doğrudur.
Hiç Kimseyi...
Hiç kimseyi böyle sevmiş olamam.
Lakin artık bizden
Hiçbir şey olmaz!
Ama sahi!
Hani es kaza da olsa,
Arada bir...
Sızlıyor mu senin de, burnunun direği.
Yüreğimi yaktığın o günün,
Yanık kül kokularına,
Yanıyor mu boğazının ilmeği!
"Ben hangi aklımla,
Bunca yalanı, onun hayatına,
Neden yamamaya çalıştım!" diyor musun misal?
Cemre.Y.

27 Kasım 2022 Pazar

Öyle Bir Hiçlik İşte

…Öyle Bir Hiçlik İşte…
Evlenmedim ki doğurayım!
Doğmadım ki,
Doğurmuş olayım!
Öyle bir hiçlik işte,
Ömrüme vefa biçilen.
Cemre.Y.

5 Kasım 2022 Cumartesi

Hiçbir Şey Yok!

...Hiçbir Şey Yok!...
Ama ben…
Daima, önce yüreğimi sevdim!
Sen gelince içimdeki sen’i sevdim!
Sen gidince gidişini bile sevdim!
Giderken beni, gittiğin yerlere
Hangi acımasız hikayelere satabileceğin,
Hangi cümlelere,
Bedelsiz savurabileceğin,
Hangi kelimelere,
Asi bir rüzgarla fırtınalara koyvereceğin,
Hangi harflerle,
Zemheri ayazında donduracağın mühim değil çocuk!
Ben sana susarım!
Seninle ilgili her şeye buruk bir tebessümüm olursun ancak!
Duyamazlar seninle ilgili tek bir acı bile!
Çünkü ben!
Daima önce yüreğimi sevdim.
Sen gelince içimdeki sen’i sevdim!
Sen gidince gidişini bile sevdim!
Dayanabilirdim!
Dayandım!
Dayanıyorum!
Dayanacağım!
Öyle ya geldiğin gün ki kadar, acı değildi gidişin.
Ne kadar çok insanıma bedelmişsin meğer çocuk!
Sen gittin sülalem oldu benim!
Artık seni hissetmiyorum...
Size göre isyan etmeliyim, ağlamalı, sızlamalı,
Kendimi yerden yere atmalıyım!
Şişeler dolusu kadehlere sığınmalıyım...
Hiç değilse seni bari haklı çıkarmalıyım,
Yok!
Acımıyor hiçbir yerim!
Sadece arada...
Beynimden bağırsaklarımın içine kadar bir acı doluyor,
Derin bir nefes veriyorum,
Almaya gerek hissetmiyorum,
Geçiyor!
Ya da öyle sanıyorum!
Ayaklarımı dayıyorum sobaya sıcağı hissetmiyorum!
Dışarı çıkıyorum soğuğu hissetmiyorum!
Hani bir an karşıma çıksan...
Seni bile hissetmem o derece çocuk!
Biz artık yaşamıyoruz çocuk!
Sen yoksun!
Ben yokum!
Hiçbir şey yok!
Cemre.Y.

26 Ağustos 2022 Cuma

Hissizlik

...Hissizlik...
Hani an oluyor ki bazen,
İnsanın,
Yürek kırgınlıklarıyla,
Gönül kırgınlıkları bir araya gelip,
Hani,
Çoktan beridir,
Yerle yeksan edilmiş,
O güven kırıkları da bir olup,
Acının acısından,
Artık hiçbir şey hissetmez olursun ya!
Tam öyle işte.
Ne kırgın,
Ne küsgün,
Ne kızgın,
Ne öfkeli,
Ne intikam hissi.
Artık öyle bir hissizliksin işte!
Cemre.Y.

12 Mayıs 2022 Perşembe

Özlemedim

…Özlemedim…
Yok!...
Özlemedim.
Ben, hiçbir şeyi, özlemedim.
Özlemeyi bile özlemedim anne!
Yürüdüm, kendime doğru yürüdüm.
Yalnız değilim de…
Evimin buğulu camlarına
Yazacak bir harfim bile yok işte.
Cemre.Y.

27 Şubat 2022 Pazar

Bir Vakit Sonra

…Bir Vakit Sonra…
Bir vakit sonra…
Hiçbir şeye isyan etmemeyi de öğreniyor insan.
Bunca yıllık ömründe,
O kadar çok başkaldırmıştı ki,
Savaşa, ölüme, tacize, tecavüze, kayboluşlara!
Bir vakit sonra…
Don Kişot'un,
Yel değirmenine saldırısı gibi olmaya başladı her şey.
Empati denizlerinde boğulurken,
Kendini unuttuğunu hatırladı.
Sahi?
Hangisi yanındaydı,
O yokluklarla, çaresizliklerle boğuşurken?
Hangisi elini uzattı da,
Kolundan tutup kaldırdı o yere düşerken!
Bunca yıllık ömründe,
Hangisi?
Hangi sevinci, hangi mutluluğu paylaşmıştı onunla!
Hangisi?
Hangi ekmeği kırıp bölüşmüştü onunla.
Dedim ya, bir vakit sonra…
Cemre.Y.

26 Temmuz 2021 Pazartesi

Kırık

...Kırık...
"Sen de, artık, canını yakan her şeyine,
Kırılmış diyorsun!" demişti bir keresinde.
Kaburganı incitmişsin,
"Kırıldı." diyorsun!
Dizinde sadece bir yırtık var,
"Kırık." diyorsun!
Midende gastritli ülser var,
"Kenarı kırılmış." diyorsun!
Kalbini üzmüşler,
"Zaten hep kırıkmış." diyorsun!
"Sen de, her şeye kırık diyorsun." demişti.
Ona...
Bunca zaman sonra,
Bunca kırıklarım hakkında,
İlk kez, tek bir cevap vermiştim.
"Artık, canımın canını üzen her ne olsa da,
Çoktan kırılmıştır benim için,
Canımı yakan her yerim, kırıktır benim için,
Kırılmıştır yani, çoktan olanından!
Ve buna birilerini inandırabilmek için,
Ayrıca bir çabam yok!
Kırıksa bana kırık,
Acısını da ben çekiyorum yani!" demiştim.
Anlamamıştı...
Yine hiçbir şey anlamamıştı.
"Sen öyle mutlu oluyorsan,
Herkese hep öyle de madem." demişti.
Bir kere daha kırılmıştım.
Ama bu sefer...
Canımın yongası, ciğerimin çiziği,
Taa en dibinden kırılmıştı.
Elbette, ben, ondan,
Onun bebekliğinden ergenliğine kadar,
Ayağına taş değse,
Büyüme ağrılarından kemiklerine acı değse,
Yüreğine gam değse,
Onu şefkatimle zerre zerre öptüğüm gibi,
Her şeylerimin yerlerine koyduğum sevgilerim gibi,
Ne kaburgamın,
Ne dizimin, ne midemin,
Ne de kalbimin kırıklarını,
Teker teker öpsün de geçsindili,
En ufak bir şefkat belirtisi beklemiyordum ama!
Ama, bu kadarı da...
İnsan olan,
Anahtarı, hem elinde, hem de cebindeyken,
Girip çıkacağı bir kapıyı,
Koca bir hayatın intikamıyla, öylesine dolu,
Kocaman bir tekmeyle,
O yürek kapısını darmaduman eder mi?
Neyse ya neyse...
Cemre.Y.

21 Temmuz 2021 Çarşamba

Yine Yetişemedim, Ben Sana, Daha Başından Beli, Mademki

...Yine Yetişemedim, Ben Sana, Daha Başından Beli, Mademki...
Onca özlem sonrası,
Vuslatına razı geldiğim o deniz,
Artık yüzülemeyecek kadar berbat olsa da,
En azından uzunca bir yürüyüş oldu.
Gördüm ki, hiçbir yerde, hiçbir şey!
Hiçbir şey artık eskisi gibi değil!
Her yer, taş, kum, moloz,
Acısı yeniden, kanatılmış hatırat!
Çoktan...
Darmadağınık olmuş zamanın eleklerince!
Yine yetişemedim, ben sana,
Daha başından belli, mademki...
Mademki yine artık,
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaksa,
Daha da neyi...
Yeniden, hani en yenisinden...
Daha da neyi,
Kime, yenileyecekler onu da anlamış değilim!
Cemre.Y.

10 Mart 2021 Çarşamba

Nefes Al

...Nefes Al...
Gönlümün yorgun kanatları uçuşurken geceye...
Son bir umutla sarınmak istedim hayallerimize!
Bir kere gülümsediysem, iki kere yutkundum,
Bir kere kahkaha attıysam, üç kere nefes alamadım!
Ben...
Hiçbir zaman...
Hiçbir şeye yetişemedim.
Kalktım bir tütsü yaktım,
En sevdiğim müziği açtım,
Gözlerimi kapattım...
Nefes al...
Ver...
Nefes al...
Usulca ver...
Kulağımda olmayan guguklu saatin,
Dakikaları sayan "Tik, tak" sesleri...
Nefes al!
Omuzumda şeytani bir elin sesi...
"Verme lan, dursun öyle, öl!" dese de,
İnadına derin bir nefes alıp,
Usulca, upusulca, verdim nefesimi.
Nefesim nefesine!
"Yaşıyorum çok şükür!" diyemesem de,
"Ölmedim inadına!"
Nefes aaaalll!
Cemre.Y.

14 Kasım 2020 Cumartesi

Çünkü Artık

...Çünkü Artık...
Ömrünün çoğunu...
Rahmetli anan gibi,
Güneşte unutulmuş,
Atlas kumaş gibi geçirince,
Neresinden tutunmaya kalksan,
Lime lime elinde kalınca...
Artık!
Acıtmaz oluyor birçok şey!
Korkmuyorsun,
Endişelenmiyorsun,
Ürkmüyorsun,
Çünkü artık...
Hiçbir şeyi,
Eskisi gibi...
Hissetmiyorsun.
Cemre.Y.

9 Mayıs 2020 Cumartesi

Eksik

…Eksik...
Neyi eksiksiz yapsam, neyi hiç yapmasam,
Hiçbir şeye tam değilim işte!
Benim bir yanım deniz yıldızlarının hayatını kurtarır,
Bir yanım karavanla dünyayı dolaşır.
Eksik yanımsa kabeyi tavaf eder, öylesine saçmayım yani.
Cemre.Y.

9 Nisan 2020 Perşembe

Ölmedim Hala, Lakin, Yaşamıyorum Da!...

...Ölmedim Hala, Lakin, Yaşamıyorum Da!...
Nicedir, "Neyin var?" diye soranım bile yok ki,
"Hiçbir şeyim yok!" diyeyim de...
Buna, sen de dahilsin'i, varsın da, yine, anlayamasınlar!
Haberler'in şefkatli bir anına denk geliyorum misal,
Aksi, nalet, huysuz, umursuz bir ihtiyar olacaktım güya,
İstemsiz akıveriyor gözyaşlarım,
Yine kötü kraliçe taç yapraklarının taçlarını takmış,
Hüzün zırhındaki kötücül hücrelerine.
Seveni sevdiğinden ayırmakta hala,
Ve haz almakta hayatı çürütmekten,
Sevenin ciğerini de yara yara.
Şimdi adı da konmuş üstelik Corona!
Nicedir, günde üç öğün gözüm yaşını içiyorum,
Epeydir öğün vakitlerimse, çok bilinmeyenli denklem zaten.
Ve eminim ki seni de çoktan unuttum epeydir,
Yani sebeb' i mazeretim değilsin.
Şimdi mi sormasınlar sakın diye de,
Ömrüme yeni insan dahi, dahil etmiyorum?
Hani es kaza biri soracak olsa...
Daha "Hiçbir şeyim yok!" un...
"Hiç!" faslında büzülüveriyor dudaklarım,
Titremeye başlıyor kirpiklerim,
Karanlıktan çoktan korkmuş,
Elbiseleri limelenmiş, saçları dağılmış,
Yırtık kırmızı pabucunun teki ayağının ucunda asılı kalmış,
O kız çocuğu hallerime dönüp,
Hemencecik, büzülüveriyorum olduğum yerde...
Çocuk olamadan büyümüşlüğümün,
Büyümeden küçülmüşlüğümün,
Hiç'liğimin neresine sığınacağımı şaşırıyorum,
Beynimin bütün kıvrımlarında şimşekler çakıyor,
Kalbimin ritmine yetişemiyorum!
Boğuluyormuyum diye kendimi sınarken,
Derin derin nefes alıyorum, alabiliyorum,
Hava, hala sekiz aylık halimdeki gibi zemheri!
Tahta beşiğimin üstünde hala beş karış kar, korkuyorum,
Ölmedim hala lakin, yaşamıyorum da!
Cemre.Y.

12 Ocak 2020 Pazar

Ölmem

...Ölmem...
Saçlarına bahar dalları asmak isterdim çocuk...
Sen saçlarının her telinden bir gece vakti öylece vazgeçerken!
Boşuna yorulmayın bayım!
Boşuna da fikir yürütmeyin hanımlar!
Siz hiç...
Annenizin hiç olmayan saçlarını,
Yavrunuzun bir zamanlar ki bebe tarağıyla taramadınız zira!
Ki tararken de...
"Ne çok taradın be evladım,
Sanki çocukluğumdaki gibi belik belik saçlarım!"dediğini de duymadınız!
Ve benim...
"Lülücanımın saçı gibi çok tazeler be anam, belik belik büyüyorlar,
Ondan bunca hassas, uzun taramalarım"deyince...
Yüzünün uzunca bir süre sonra gözlerinin içinden gülümsediğini de görmediniz!
Saçlarına bahar dalları asmak isterdim çocuk!
Biliyorum hiçbir şeyi yeterince de beceremedim.
Ama senin için...
Elimden geldiğince ölmem mesela!
Nice ramağına an kalsa da gücüm yettiğince atlatırım mesela!
Cemre.Y.

18 Aralık 2019 Çarşamba

Hiçbir Şey'im, Hiç Yok!

...Hiçbir Şey'im, Hiç Yok!...
Koca bir çınarın...
Dalında kuruyup kalmış son yaprak gibiyim bugün.
"Neyin var!" demeyin bana.
Hiçbir şey'im, hiç yok!
Cemre.Y.

21 Kasım 2019 Perşembe

Hayal Bu Sevgili

…Hayal Bu Sevgili…
Hiçbir şey…
Ama hiçbir şey…
O en güzel gülümseyişlerimi geri getiremez bana!
Lakin…
Daha da güzel gülümseyişleri de umuyor hani insan olan.
Hayal bu sevgili'm.
Seve seve söv bitsin.
Cemre.Y.

26 Ekim 2019 Cumartesi

Bugün İlk Defa İlk Adımı Affettim Ben Çocuk

...Bugün İlk Defa İlk Adımı Affettim Ben Çocuk...
Nicedir, ömrüme dair affetmeler kraliçesiydim güya!
Lakin tuzu sonradan eklenmiş pilav gibi tadı tuzu yoktu hala hiçbir şeyin.
Ya da ne bileyim, sıcak aşa katılmış soğuk su kokusu gitmiyordu burnumdan.
Bir türlü tadı damağımda kalamıyordu yaşadığım günün!
Bugün ilk defa...
İlk adımı affettim çocuk!
Çocukluğum boyunca gereksiz noktalarla söylenen gibi değil ha!
Bildiğin "Nurten!" olan adımı!
Yahut o komedi de yer alan, o manidar repliğiyle alay edildiğim gibi, değil yani.
Bildiğin...
Nurten!
Adımı...
O davudi ezan sesiyle okuyan babamı da affettim en nihayetinde!
Oysa o kadar kanıksamıştım ki,
Yeter ki onun adlandırdığı kaderi değiştirebilmek uğruna,
Kendime sunduğum Cemreyi.
Sonra vakitsiz öldüm ben bir yerlerde!
Acısız, ağusuz, anlamsız gömüldüm kabıma zor sığan tahta tabutumla!
Toprağın altı nefesti, sıcak, geniş ve rahat...
Lakin biçilen ömürler gibi sonu da böyle başlamalıydı ya hani!
Ellerinde birer altınlı, gümüşlü sırmalı defter...
Kanatları desen biri diğerine zıt rengarenk!
Gülümsedim...
Münker ve Nekirden başka...
Kim olacaktı ki bana öğretilen o öğretilerden!
Lakin ben yalan sevmezdim ya hani?
Adımı her sorduklarında...
Arama motorları kulağıma okunan o ezan sesleriyle eşleşmeyip,
"Hayır bu sen değilsin, adın ne?" diye başlıyorlardı yeniden!
Sorguya çekilmeye bile daha başlayamamıştım.
Sahi benim adım neydi?
Bugün ilk defa ilk adımı affettim ben çocuk!
Benim adım Nurten!
Ey Münker ve Nekir ve de bil cümle melekler!
Hani hatırlıyormusunuz?
O sizin hepinize birden yalvardığım o kara geceyi!
Sonra Cemre olup, od olup, yandım da, yaktım da lakin!
İman tahtamı bir okursanız...
"Namus!" yazar!
Ve...
"İlle de aşk!"...
Benim adım Nurten Cemre Yıldırım!
Var mı başka sorusu olan!
Zira...
Yoksa...
Şurada muhteşem bir ışık var güneşe ulaşacağım!
Melekli şeytanlı bütün kanatlı ve de kanatsızları ısıtır güneş.
Çünkü onun ruhu farklı.
Çoğu korkuyor ondan cehennemi anımsatıyor diye.
Oysa cehennem ve de cennet insanın içinde.
Hoş geldin ilk adımı dahi affettiğim yerden ey cennetliğim!
Cemre.Y.

13 Ekim 2019 Pazar

Kusuruma Bakma

...Kusuruma Bakma!
Kusuruma bakma ey sevgilim,
Belki de, tam da en hayaline denk gelmiştim lakin.
Bugünü kendime rezerve ettim.
Bugün...
Durduk yere gençliğim geliverdi aklıma!
Durduk yere birilerini geçme çabam vardı nedense?
Ve ben hiçbir şeyimi yarım bırakamayandım!
Hiç bilmediğim bir dilin coğrafyalarına öykünürken,
Bütün dillerin başkaca diller ve dinler ile yarıştığını öğrendim!
Pes etmedim de lakin...
Yarışmaktan da...
Bütün hepsini geçince de vazgeçtim!
Kusuruma bakma ey sevgilim,
Sen benim en ihtiyaçsız anıma denk geldin.
Şimdi...
Sevdir de bir bakalım neresinden,
Hangi rüyama, artık tek bir hayali sevdireceksen!
Cemre.Y.

29 Eylül 2019 Pazar

Çünkü Hiçbir Şey, Zaten, Hiç Normal Değil

…Çünkü Hiçbir Şey, Zaten, Hiç Normal Değil…
Durduk yere…
Seni…
Hiç de sıfatıma uymayan bir şekilde,
Seviverdiğim geldi aklıma!
Yüreğime
"Hoş Geldin" yazmak isterdim bütün eski anılarıma lakin...
Sen, kalbime, bir dokunup gittin,
Yüreğim de haylice heveslenmişti oysa bu duruma!
Neyse...
"Neyse'li yeni sus kaftanım nasıl?
Affede affede seviyorum hepinizi"
Bence, bazen...
Ki normal hayatımda hiç sevmesem de…
Küfür ibadet gibidir!
Çünkü, hiçbir şey, zaten, hiç normal değil!
Cemre.Y.

24 Ağustos 2019 Cumartesi

Hasta

...Hasta...
Günün nemi, gecenin nemine karışana kadar,
Tüm gün yataktan kalkamadı kadın…
Hiçbir şey yiyemedi sabahtan akşama.
Ayağa kalkabildiği zamanlardaysa,
Bol bol içinin hüznünü kustu.
Elini attığı her yerde küçücük bir kız çocuğu çığlığı!
Hiçbir şey yapamadı kadın.
Hiç yoktan çizgi film açtı kendine yarı baygın yatarken.
Üzerine sinen yaşlılık hastalığını silkelenmeliydi yeniden.
Yavaşça kalktı üzerine sokağa çıkmalık bir şeyler giyindi.
Mahallesindeki parkta tam üç tur attı yavaş adımlarla.
Ellerindeki mutlu dondurmalarını yiyen ailelere baktı.
Hiç yoktan umutlandı,
Burada bir yerlerde mutlu insanlar da vardı.
Sonra köşedeki bankta oturmuş,
Ucuz şarabını içen yaşlı amcaya takıldı gözleri.
Elinde Nuh Nebiden kalmış tuşlu telefonuyla oynamaktaydı.
Kim bilir kimin sesini özlemişti de arayamamıştı.
Dalıp gitti,
Kadının yüreği yufkalandı öyle değil miydi sanki
Ne de kolayca siliniveriyor rehberlerden,
O en baş tacı isimler ve numaralar ve ünlemler…
Böyle parmak uçların titriyor biraz...
Burnunun direği sızlıyor…
Ne toz zerresiyse o artık,
Bir de gözlerden iki damla yaş süzdüren!
Ama biliyorsundur artık,
O kristal bardak son üç damlayı da alıp taşmış…
Üstüne biri saçma sapan gelip,
Kum tanesi parçalarına ayırmıştır seni de
Çoktan tuzla buz etmiştir en güzel geçecek günleri…
An gelip sonsuz olmayı hayallenirken,
An'da kalır ve son olursun!
Elinde küçük kırmızı topla koşan çocuk,
Önünde duruverdi kadının.
Öylece gülümseyerek,
Gözlerinin içine baktı en tatlı haliyle,
Elindeki topu kadına uzattı bütün samimiyetiyle.
İşte o vakit gün boyu ilk defa gülümsedi kadın.
Çocuğun dalgalı kıvırcık saçlarını okşayarak teşekkür etti.
Hiç yoktan yeni bir filiz yeşerdi kadının yüreğinde.
Evine giden yolda şarkılar bile mırıldandı hatta.
Hala hastaydı, oldukça da halsiz lakin artık yaşlı değildi.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...