bedel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bedel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2024 Perşembe

Hislerimi Kaybettim

...Hislerimi Kaybettim...
O değil de...
Camın buğusuna kalp çizerek,
İçine sevdiğimle ikimizin baş harfimizi yazardım ben!
Ömrümde,
İlk defa!
O kalbi çizersem,
İçine yazacak harf bulamadım.
Başımı cama dayadım,
Ne sevdim, ne özledim.
Sadece...
Kar'ın yağışını izledim.
Hislerimi kaybettim,
Hükmü bana bedeldir.
Cemre.Y.

13 Ocak 2023 Cuma

Vazgeç

…Vazgeç…
Ama o yataklar soğur, o çarşaflar boşalır unutma!
Vazgeç!
Bu unutuşa bedel kendinden harcanmaktan!
Ben seni hiçbir şeye bedel harcamadım mesela!
Arkandaki şarkıyı unutturacak kadar, hala vardın işte!
Cemre.Y.

5 Kasım 2022 Cumartesi

Hiçbir Şey Yok!

...Hiçbir Şey Yok!...
Ama ben…
Daima, önce yüreğimi sevdim!
Sen gelince içimdeki sen’i sevdim!
Sen gidince gidişini bile sevdim!
Giderken beni, gittiğin yerlere
Hangi acımasız hikayelere satabileceğin,
Hangi cümlelere,
Bedelsiz savurabileceğin,
Hangi kelimelere,
Asi bir rüzgarla fırtınalara koyvereceğin,
Hangi harflerle,
Zemheri ayazında donduracağın mühim değil çocuk!
Ben sana susarım!
Seninle ilgili her şeye buruk bir tebessümüm olursun ancak!
Duyamazlar seninle ilgili tek bir acı bile!
Çünkü ben!
Daima önce yüreğimi sevdim.
Sen gelince içimdeki sen’i sevdim!
Sen gidince gidişini bile sevdim!
Dayanabilirdim!
Dayandım!
Dayanıyorum!
Dayanacağım!
Öyle ya geldiğin gün ki kadar, acı değildi gidişin.
Ne kadar çok insanıma bedelmişsin meğer çocuk!
Sen gittin sülalem oldu benim!
Artık seni hissetmiyorum...
Size göre isyan etmeliyim, ağlamalı, sızlamalı,
Kendimi yerden yere atmalıyım!
Şişeler dolusu kadehlere sığınmalıyım...
Hiç değilse seni bari haklı çıkarmalıyım,
Yok!
Acımıyor hiçbir yerim!
Sadece arada...
Beynimden bağırsaklarımın içine kadar bir acı doluyor,
Derin bir nefes veriyorum,
Almaya gerek hissetmiyorum,
Geçiyor!
Ya da öyle sanıyorum!
Ayaklarımı dayıyorum sobaya sıcağı hissetmiyorum!
Dışarı çıkıyorum soğuğu hissetmiyorum!
Hani bir an karşıma çıksan...
Seni bile hissetmem o derece çocuk!
Biz artık yaşamıyoruz çocuk!
Sen yoksun!
Ben yokum!
Hiçbir şey yok!
Cemre.Y.

9 Aralık 2021 Perşembe

Ne Çok Unuttum Sevmeyi, Sevilmeyi

…Ne Çok Unuttum Sevmeyi, Sevilmeyi…
Bir damla mutluluk için, çok keder ödedim!
O bir damlanın bedeliyse,
Okyanus kadar gözyaşı oldu.
Oysa şimdi,
Ne çok unuttum sevmeyi, sevilmeyi.
Bir yanım hazanı ve hüznü dinler,
Bir yanım baharı ve yazı özler.
Cemre.Y.

8 Mart 2020 Pazar

Evet


…Evet…
Nasılsın, özümün güneşi?
Geçti mi…
Yaralardan, yarelerin?
Evet...
Onu hala seviyordum!
Ama bedelsiz,
Ve de nedensizce!
Cemre.Y.

29 Şubat 2020 Cumartesi

Neden

...Neden?...
Hangi söz geri getirebilir ki yitip gideni!
Hangi kelime, hangi cümle, hangi imleç anlatabilir,
Bir ananın ciğerinin ta içindeki o kor alevi.
Ah be evladım, ah be gözümün nuru,
Ah benim uykusuz geçecek gecelerimin yürek çiziği.
Şehit diyorlar şimdi sana cennete gidecekmişsin öyle mi?
Açık kalmış gözlerin soruyor bana,
Bu cennet neden bu kadar ağır bedelli!
Ve neden hep fakir çocuklarına uğruyor şehitlik mertebesi?
Neden zenginler cennet garantisi olan siperlere yollamıyor kimsesini!
Hangi söz geri getirebilir ki yitip gideni!
Hangi kelime, hangi cümle, hangi imleç anlatabilir,
Bir ananın ciğerinin ta içindeki o kor alevi.
Cemre.Y.

15 Ekim 2019 Salı

Ruhum

...Ruhum...
Ülkeler arası mutlu ruhlar ile mutlu şu an...
Şu an bedenim!
Evimde, emekli zamanlarındaki bütün hayallerim gibi,
Öncesi ülkemi tur tur gezip,
Sonrası bütün dünyayı gezer olmak iken,
Kırk dört yaşımda, hastaneler arası tur yorgunu olabilir,
Yürümekten yorgun ayaklarım serzenişte olabilir lakin!
Bedenim onca hayallerinin kırıklarını atmış bir kenara!
"Sen değil miydin ki üç beş merdivende ah edip,
Ecele merdiven kuran!" diye bana serzenişte bulunmakta.
Ruhum...
Merak eyleme!
Ben iyi ile kötü arasındaki farkın gayet de fevkindeyim.
Mademki değil mi ki!
Bütün doktorların ikili artısı bol olmaması gereken sonuç ile,
Tam olarak sonuç sonuca kaldığında cevapları kalmayıp,
Her şeyi psikolojikliğe bağladığında bir kez daha idrak ediyorum!
Elbette benim de pes etmeyi ret ede ede,
Anlık sanal yanılsamalardan yorulup,
Vazgeçmişliğim çoktur!
Lakin...
Gün...
Bugündür!
Sevilmeyi bekleyemeyecek kadar yorgun olduğuma göre!
Seni...
Tam da başının bebeklik bıngıldağından başlayıp...
Alnının...
Üçüncü gözünü saygıyla tekrar edip,
Sinene derin bir iç çekip,
Boğazının ilmeğinden geçirip,
Kalp ve göbek çakrasından sevgiyle aşırıp,
Hara ve kök çakrama iyimser birer veda ediyorum!
Lütfen!
Yeni bir ruh,
Yeni bir beden,
Ve...
Ki...
Elmayı hiç sevmem!
Yeni bir Havva olabilir miyim?
Hiç de...
Sana varlığıma dair öyle bir kanıta ihtiyacım yok oysa!
Söz...
Cennette öylece canı sıkılan bir eril insan olan Adem'le de hiç işim olmayacak!
Ben sadece...
Birilerine, bir şeylere, bir bedel ya da berdel olarak değil de!
Bütün genetik enlem ve de boylarımdan arınmış olarak,
Dünyası fark etmeksizin misal!
Nasıl bir form olurdum onu merak ediyorum lakin,
Mademki kendim olarak gelip konmaya hak değilim bu dünyaya!
Amip olacak kadar da umarsız olmayayım lütfen!
Cemre.Y.

19 Temmuz 2018 Perşembe

Sen Diye Bir Şey Hiç Olmadı Ki

...Sen Diye Bir Şey Hiç Olmadı Ki…
Bedelini çok ağır ödedim sevmelerimin.
Ömrümün baharından başlayarak,
Yüreğimde biri bittikçe diğerinin zıt köşesinde
Özenle apayrı tahtlar kurdum her birine.
Ben…
Sadece sevdim.
Onlarsa birer tahtakurusu sinsiliğinde,
Kemirdiler kurduğum tahtları birer birer kendi dönemlerinde.
Farklı zamanlarda öldükçe,
Hayata inadına hep yeniden doğan bir ben olarak,
Sadece sevdim.
Çok sevdim ben!
Çok dediğin de, çoğaldıkça çağlayan birer çok'tular hani.
Şimdi kalbimin her bir köşesi,
Birer sevda yanığı, çürümüş et parçası.
Sadece en ortası kaldı sağlama yakın derken
İşte sırf bu yüzden
"Sen" dedim sana hep!
İlle de sen.
Gece sen…
Gündüz sen…
Her atışında kalbimin, her nefesimde sen!
Bedelini çok ağır ödedim sevmelerimin.
Her biri kalbimin birer köşesini can kırıklarıyla yok etseler de
Hiçbirinden de pişmanlık duymadım bir an bile!
"Varsın olsun!" dedim.
Her seferinde kalbimin bir köşesini yitirdikçe kendimle beraber
Yılmadım, yeniden sevmeyi denedim.
Yüreğimin üç köşesi birer sevda yanığı,
Çoktan çürümüş birer et parçası iken,
Sadece en ortası kaldı sağlama yakın derken
Onu da buza yatırdılar sonunda.
Şimdi arada bir soruyorsun değil mi
"Yoksa ben mi yaptım!" diye
"Yoksa, yüreğini geleceğe donduran ben miydim?" diye
Sen diye bir şey hiç olmadı ki!
Sen diye bir ademoğlu hiç doğmadı.
Hiç görmedim,
Hiç tanımadım,
Hiç duymadım sesini,
Hiç güvenmedim,
Hiç dokunmadım,
Hiç koklamadım.
Ben sen diye birini…
Hiç koymadım kalbimin orta yerine!
Ne bileyim…
Hatırlardı yüreğim, diğer köşelerinin can kırıklarının batışı gibi!
Hissetmiyorum ki!
Cancağızımın dediği gibi…
Artık affedebilirim kendimi.
Sen diye biri hiç olmadı ki.
Cemre.Y.

9 Temmuz 2018 Pazartesi

Mezar Taşı


…Mezar Taşı…
"Şiirim, şiirinden öpsün ki seviyorum!"
Oysa özlemelerin bile…
Kendince ağır bir bedeli varmış biliyor musun azizim!
Hem de hiç özlemeyenin,
Hem de özlemek'ler sonradan aklına gelenin,
Hem de bir görünüp,
Bir kaybolan karabatak gibilerininkinden de ağırmış o bedeller.
Mizanı hep senden yana ağır basacaksa,
Giden hep senden gidecek kadar ağırmış o bedeller!
Hiç kimse de çıkıp karşısına dememiş ki,
Artık yorulmuşsun bu hayatın külfetinden,
Bak sırtın kamburlaştıkça, yüreğin ezilmiş çiğnenmekten.
Biraz dur kadın…
Öpeyim seni omur iliğinin onurlu eğiminden,
Biraz yavaşla, biraz vazgeç…
Daha da ezdirme yüreğini kanınla can verdiğin seni hep üzerken.
Gerek yok, öyle matemdi, yasıydı, kırkıydı, elli ikisiydi,
Külfet ve zahmete girmesin hiç kimsem,
Olur a es kaza geçerlerse yanımdan yöremden,
Vasiyetimdir,
"Şiirim, şiirinden öpsün ki seviyorum!" yazsınlar mezar taşıma!
O beni anca…
Mezar taşımdan anlar zaten!
Cemre.Y.

19 Mart 2018 Pazartesi

Film

…Film…
Senle ben bir film seyretmeliyiz
Kahramanlarının bütün ömrü
Mutlulukla geçen.
Birbirimizi bulduğumuzdaki mutluluğumuz
Onca acılara bedelli olmayan bir film olmalı bu.
Cemre.Y.

11 Şubat 2018 Pazar

Bu Da Benim Tercihim

…Bu Da Benim Tercihim…
Tutkulu bir aşkın bedeli,
İkinci, üçüncü, vs. hatun olmak değildir,
"Yüreğin ve bedenin,
Tek aiti olmaktır sevda!"yı seçtim.
Şimdi yalnızlığım,
Geçmiş karşıma alay ediyor benle ya!
Etsin!
Bu da benim tercihim…
Başım dik, alnım, apak!
Cemre.Y.

30 Aralık 2017 Cumartesi

Ey Yalnızlığım

...Ey Yalnızlığım...
Hüzünsüz sabahlarımın
Akşamdan kalmalarıma
Terki diyar yokluğunun bedelini
Ayazı don tutan yıllarım boyunca
Bana dokunabilecek
En son el olarak bulduğum
Yorganıma bile ihanet etmedim ben.
Yine de usulca koynuna girdim çarşafımın.
Yine de yüzünü öptüm ben,
En son sen kokan yastığımın ucuna dokundum.
Yine de usulca sarındım yorganıma.
En güzel ben giyindim seni,
Geceler boyu sensizliğime sustuğum kendime!
Zira sen bana baştan sona,
Bana hep sensizlik kalan yalnızlığım.
Hiç değilse sen bana hep sadıksın!
Benim sessiz çığlıklarım.
Kim duyacak ki bizi ki vallahi bunca yıl geçti kimsem duymadı.
Ben hala yalnızım ki seni hiç aldatmadım ey yalnızlığım!
Cemre.Y.

19 Aralık 2017 Salı

Satranç

…Satranç…
Bana gözlerimin sana bile kör olduğu
O esnada şahı getirin
"Mat!" ederdim.
Ama lütfen...
Ben bu kadar size şeffafken,
Bana karşı "Kale" demeyin!
Hele ki o "Fil" saçmalığına!
Bile isteye yenilmeye giderim!
"O, benim en ilkim,
Benden uçup giden
Peri'm" derdim.
"O, en son'um, oğul şansım,
Oğulcan'ım" derdim.
Ama asıl...
Bütün aralarımda ki Eylülümdür,
Son ve tek helalim....
Ömrüne acı eklemesin hiçbir bedelim.
Susarım.
Siz ise...
"Sadece..." der susarız.
Konuşmalara muhtaç,
Nice şiir sustu değil mi ya!
Ama siz...
"Sadece santranç oynuyorduk biz!" dersiniz.
İçimin içini yüreğimin cam kırıklarıyla boğduğunuzu bile bile!
Neyse biz, susalım mı yine!
Cemre.Y.

7 Aralık 2017 Perşembe

Affedemiyordum

…Affedemiyordum…
On sekizimi doldurmama sadece bir gün kalmıştı,
Ertesi günse uçağım Lodra'ya uçacaktı!
Cambridge Universirty'de bir sınıfım...
Bana ait odam olsun diye
Yeni alınmış bir evim, uçak biletim,
Vizem, pasaportum hazırdı...
Ailemle aylardır verilen savaş ve nihayet
Yurt dışına gidiş iznim hazırdı!
Tek şartları aydan aya belli bir miktar sterlin yollayacaktım!
Bu sefer ki satılışım benim için kocaman bir hayata garantiydi.
Sadece güneş doğup yarın olacaktı!
Güneş battığında,
Şimdi adını bile hatırlayamadığım bir kadın geldi evimize.
Benim yurt dışına gideceğimi öğrenince anemle babama
"Kızınızı gavur ellerine yollayıp, gavur mu edeceksiniz." dedi.
Babam olacak o adamın,
Bana yapmaya kalkıştıklarını,
Hala hatırladığımı bile bile hiddetlendiğini,
"Bu gidince size para mara yollamaz da, adınızı da, dinimizi de
Unutur da hıristiyan olur." dediğindeyse daha çok öfkelenip,
Baba denen o adam sabaha kadar
Nuh dedi de Peygamber demedi.
Anneminse tek terdi ya hakikaten de gavur olursam,
Gidip bir gavur adama varırsamdı!
Soruyorum şimdi?
Kaçsam ne olurdu?
Ne bok yiyebilirdiniz?
Kaçmadım…
Geceler gündüzler boyu ağladım ve bekledim.
Gitmedim diye bari belki bir babam olurdu
Ya da beni çok seven bir annem olurdu belki!
Oysa on sekiz yıldır ilk defa dün
İnatsız, nazsız öptürdün yanacıklarını bana!
Bilmiyordun ki artık bana hiçbir şey lazım değildi…
Hiçbir sevgi ya da kırıntısı, artık lazım değildi.
Belki de gördün bunu gözlerimde.
Kim bilir?
Ama ben seni sevdim çok sevdim de
Hiç tam affedemedim be anne!
Ne beni koruyamadığın için babamdan!
Ne de tamamen değişebilecek
Kader çizgimde yanımda olmadığın için.
Hayatımı kurtaracak olan o insanlar giderken sana ne demişlerdi hatırla!
"Biz Cemre'ye yaptıklarımızın,
Masraflarımızın bedelini size ödetmeye kalksak, ömrünüz yetmez.
Çünkü o kadar parayı asla kazanamazsınız!
Ama biz bu evladı çok sevdik, varsın dediğiniz gibi olsun,
İnşallah bundan sonraki hayatı daha iyi olsun."
Kazandın mı anne!
Yine de çok ama çok sevdim seni.
Gittim bir müslümanla evlendim
Bak bir çocukla kapına koydu beni!
Elin gavuru koymazdı belki...
Seni affedemiyordum anne!
Hele bunca yılımı senin gibi sevgisiz,
Soğuk bir anne olmamak için harcamışken,
Sonuç yine bana ihanet olmuşken...
Seni de affedemiyordum kızım!
Şimdi bakıyorum da geçmişime buğulu pencerelerden,
Artık biçilmiş kadere de razı olmak lazım demek ki.
Bu sabah aynaya baktığımda tekrar özür diledim kendimden.
Kendimi affettim.
Affettim yürekten hepimizi.
Siz de beni affedin e mi!
Cemre.Y.

1 Aralık 2017 Cuma

O, Öldü!

...O, Öldü!...
Binlerce...
Zamanlarca...
Yürürken bile okumuş olduğum
Bir tek kitapta okuduğum en derin tek romandı,
O tek cümle!
“O, öldü!”
İlk yutkunamadığımda henüz!
Altı yaşındaydım hikayesi bi babaya bedel,
İkincisinde on iki yaşındaydım,
Bir daha hiçbir dilenciye sadaka vermemeye bedel,
Üçüncüsünde yirmi altı yaşımdaydım,
Kızım kucağımda, bir boşanma adliyesinin,
Herhangi bir sarayında,
Bir daha hiç evlenmemeye bedel.
Dördüncüsünde otuz altı yaşındaydım,
Bir daha hiç hayal kurmamaya bedel.
Beşincisinde kırk yaşındaydım,
Dilimde bir şarkı her şey için
“Yeniden denemeye değer!”
Oysa yutkunamıyorum yine,
Cevap veriyorum ilk kez, o tek cümleye...
Ben, öldüm zaman zaman birilerinize de
Hiç de biriniz bari duymadınız!
Hem de kaçar kere öldüm hepinize!
Merak etmeyin helva falan da sevmem ben.
Üstelik birkaç kere de
Kendime hatim etmişliğim var
Kur-anın arapçasından...
Dirimin küllerini avuç avuç savuranlaraysa
Kalubeladan beridir alışkınım!
Hala çoklarınızdan daha çok "Adam!" gibi "Adam!" ım
Nerede benim gardaşım!
Burada!
Sinemde...
Böylece de boğazınızda kalırım aga!
Boşuna yutkunmayın!
Cemre.Y.

12 Kasım 2017 Pazar

Gittin

...Gittin...
Ey benim onulmaz yaram,
Ey yüreğimin en köhnesi!
Ey yarem..
Ey benim en ciğerim!
Varlığında...
Zamansız kereler
Hep bana yokluğunu
Yüreğime zul ettiğim.
Nice sadece bana yokluğun vardı oysa!
Şimdi anlıyorum seni
Ey yeniden var olasıca!
Ben "Tam" istiyordum seni
Sen kırpıla kırpıla kalamıyordun kimseye.
Kendine bile biraz kalamıyordun
Ki kalamadın hiç bana!
Gittin...
Hala kırpılıyorsun
Hem de en vasiyetinden!
Olsun...
Hakkım, hep helaldir sana!
Gülümsediğini görüyorum uzaklardan bana
Sevinçli gözlerinle bakıyorsun öylece.
Meğerki,
Bila bedel,
Seni tek ben sevdim diye...
Tebessümüm zaferimizdir bilesin!
Kırpsınlar bakalım...
Kırpılacak tek bir şeyin daha kalmadı ama!
Banasın artık bana...
Ötesine geçeceğim
Bende bu alemin nasıl olsa.
Cemre.Y.

5 Kasım 2017 Pazar

Tecavüzcü Beyinler, Her Yerdeler

...Tecavüzcü Beyinler, Her Yerdeler…
Ömrümün labirentler dolusu,
Yorgun patika yollarında
Yerle gök de beraber olmak üzere,
Tam altı duvarı birden,
Üzerime üzerime çöküp dururlarken,
Çokça aradım o asfalt yolu ben.
Cangılların huzur yüklü bungalovlu
Mavi bataklığından ilk kaçabildiğimdeyse,
Henüz altı yaşındaydım.
Annemin anlatıp durduğu,
O yokken gelirse,
Olabildiğince kaçmam gerektiği,
Kabuslu canavar
İlk kez yüklenmişti, omuz başlarıma…
Küçücüktüm daha.
Yüreğimin başucunda,
Bir ömür boyu silinmeyecek
Koca bir yarayla
Başarmıştım işte kaçmayı.
Az gittim,
Uz gittim ama
Dere tepe hiç düz olmuyordu bana.
Annem bir kere daha gitti sonra,
İlk kabuslu canavarımı da alıp,
Çok ağladım ardından anamın.
Sustum sonunda ama...
Ne de olsa kardeşim vardı yanımda.
Köyümüzün merasında,
Kardeşimle sırt üstü uzanırdık çimlere,
Bilseydiniz nasıl da güzeldi.
Ellerimiz ensemizde...
Altımızda çimenler sıcacık,
Birer kaz tüyü yataktılar sanki.
Üstümüzde binlerce hayal yıldızı yorgan gibi.
Hayallerimizi hatırlamıyorum acaba neydi?
Şimdi...
“Ne zaman,
Hiçbir şeye bedelsiz en mutlu oldun?” deseler,
O gündü derim.
Sonra kardeşimle beni de ayırdılar ayrı köylere.
Daha, o gece, bir kere daha geldi,
Koyun kokulu yorganlar ardında
Uyuyamıyorken ben,
Uyudum sanıp dokundu tenime elleri,
Annem “Ölsen bile bağır!” derdi hep
Nedeni anlamazdım.
Ölmekten korkmadım da,
Bağırırsam, annem hemen gelecekti
Söz vermişti!
Bağırdım, herkes geldi.
Annem hemen gelemedi.
Çok dövdüler beni, kimseye söylemeyeyim diye,
Burnumdan akan kanın ilk tadı,
O günde saklıdır hala!
Nefret ettim sonra hep
Annem gibi olamayan bütün adamlardan!
On sekizime üç gün kala,
Bir yol ayrımındaydım hayatımın,
Beni bütün labirentlerimden çekip alacak,
Apayrı bir dünyaydı benim için,
Gidecektim adını bile
Sonradan öğrendiğim o ülkeye,
Öğrenecektim artık bilmediğim ne varsa
Gavur ellerinde gavur kocaya varırım diye
Son anda vazcaydılardı göndermekten
Hayat akıp geçerken
Yıllar yılı evimden koruduğum namusumu
Sevdim sandığım o gence hediye etmiştim çoktan
Telli duvaklı gelin olurken ben
Annem hem ağlıyor hem teneke çalıyordu ardımdan
Gittimse de geri döndüm annem,
Mutlu muydun, ben yaprak gibi direnirken hayata!
Cemre.Y.

22 Ekim 2017 Pazar

Ölmedim!

...Ölmedim!...
Yeri değildi yaşatılmaya çalışıldığım ansızlıkların.
Hele zamanı hiç değildi.
Ömrümün yaşanamamış onca yaşlarıma bedel oldu.
Yine de...
En erken zamansızlığında en azından ölmeliydim.
Ölemedim.
Ölmemeyi seçmedim ölemedim!
Kan kustum ben zaman zaman.
Ağzım, burnum, yüzüm gözüm,
Dilsiz başka yerlerim bile,
Lal kırmızı zamansızlıklara hep susarken.
Kan damladılar azar azar ömrüm boyu!
Midem bile zaman zaman kanadı.
Kan kustum ben zaman zaman.
Ya babadan, yahut sevdadan!
Ya olması gerekip de olmayanlardan.
Ya olması gerekip de olamayanlardan.
İkisi, hep aynı kapıya çıkıyordu ve ben!
Hep ardındaydım o kapının.
Ölüme en yakınken ben...
Harici dileğime gerek bile yokken bir gün...
İki çift göz gördüm.
Bir çifti kahverengi,
Bir çifti yosun yeşili.
Ben kusarken ömrümü safra safra!
Onlar hayret ve korku ile yansıyordular aynama.
Bir çifti ölüme...
Bir çifti hayata bakıyordular.
Bir bilseniz, o yıl ölmem ne büyük bencillikti.
Zira onlar, onlara dair,
Yaşama dair tek sebebimdi.
Hele kahverengi yoksun yoksul,
O gözleri bir görseydiniz!
Onlardan önce gitmem fena edepsizlikti
Doktordan gelip,
"Midemdeki polipler yok olmuş" dediğimde
Sanki üç ay daha uzadıydı ömrü
O kahverengi gözlerin.
Üç ay sonrası bizden gittiğine göre de kesin öyle!
Zira sonra kahverengiler toprak olan rengine gitti
Giderken bir çift şefkatli
Ela gözleri bana musallat ederek.
Şimdi ben bir çift yosun yeşilim'e...
Bir çift ela'ma...
Hangisine en çok öleyim?
Ölmemek için kendime daha ne edeyim?
Cemre.Y.

21 Ekim 2017 Cumartesi

Mumya

...Mumya...
Ne kadar da
Kaç yüz milyarlık yıl kadar,
Ona olan sevdam kadar,
Aksine mülteci bir eylem şiddetinde,
Eylemli, söylemli depremleri varmış!
Nihayet izin verdim.
Gülümseyerek...
Ne'm kaldıysa!
Onu da başımdan alaşağı…
Öylece...
Yok edip gitti!
Şimdi her yerimiz,
Sel göçüğü!
Artık kim?
Nasıl!
Kurtarabilir ki bizi?
Öldük biz nihayet!
Evlada aşık bi anayla.
Onun hayatına hep debelenmelerini,
Hiçe eş değer sayanlarla
Savaşıp bir yandan,
Onları haklı saymaktan da yorgunum!
Bittik biz!
Nihayet...
"Ama bu sefer bari gitme!" diye diye,
Tirilyonca kere yalvarırken gözlerine
O, Benim o'na değerlerimi,
Hiç değersizmiş gibi,
Başımdan aşağı yağmur ediyordu!
Yağdım...
Arındım...
Ama sen de be ruhum,
Hala hiç yoktun!
Aile nişanlarınızda bari,
Buruk birer tebessüm olsa da takın.
Bundan sonra bari...,
Benden bari sonranızda dedim ama!
Yükünü almıştı omzuna çoktan!
Tam tamına yirmi yıllık aşkını ve nefretini.
Ve yüz milyon yıllık hissizliğinin
Bila bedelsiz
Mumyası bulunmuşlar gibi...
Kustu...
Gitti...
Bilsem yine dirilecek!
Trilyon yıllık daha!
Öylece gülümseyip,
En çok iki bira içen…
Ama sonsuz sevgili bir tek!
O mumya olurum o'na!
Cemre.Y.

19 Ekim 2017 Perşembe

Hala Neredesin Yosun Gözlüm

…Hala Neredesin Yosun Gözlüm...
Yosun gözlüm...
Gözlerin,
Kulakların,
Burnun,
Tenin,
Dilin,
Okyanusun dibine mi battı?
Altıncı ve yedinci hislerin...
Bermuda şeytan üçgeninde mi gayb oldu?
Cehennemimin, dibine mi battı?
Sen ki bana….
Bu kadar ayrılığa dayanamazdın!
Seni benden kimler, nasıl
Nelere bedel çaldı?
Hala neredesin yosun gözlüm.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...